Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Şehrin Akademik Araştırmalara Konu Edinilmesi ile Üniversitenin “Beklenti” Bağlamında Şehir Düşüncesi İlişkisi: Mardin Örneği
Bu çalışmada, Mardin’in şehir olarak bir üniversite faaliyeti olan lisansüstü araştırmalar kapsa-mında hangi alanlarda araştırma konusu edildiğine göre bazı lisansüstü öğrencilerinin üniversite üzerinden şehre dair düşüncesi beklenti değişkeni aracılığıyla üniversite-şehir ilişkisi olarak ince-lenecektir. Bu kapsamda temel olarak üniversitenin anlamı ve işlevi, mevcut araştırmalar ve bek-lenti arasındaki örüntü üzerinden ortaya çıkarılacaktır. Bunun için ilk olarak, Mardin’in ele alın-dığı tezlerin dağılımının normalliği ve betimselliği YÖK Tez Merkezi verisi ile sosyo-demografik unsurlara göre nicel açıdan analiz edilecektir. Sonrasında Kültürel Çalışmalar, Sosyoloji ve Felsefe bölümlerindeki bazı lisansüstü öğrencilerine göre üniversiteye yönelik beklenti ve şehre dair düşünceler yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile tematik analiz kapsamında açıklanacaktır. Bu-radan nicel veriler ve nitel veriler aracılığıyla üniversitenin şehre dair perspektifi elde edilecektir. Böylece ilgili perspektifle, üretilen bu iki veriye dayalı olarak (nicel ve nitel) üniversitenin şehre yönelik akademik açıdan araştırma odaklı çalışmalarının üniversitenin içkin bir paydaşı olarak lisansüstü öğrencilerinden gelecek geri bildirim sonucunda uyumu ve farkı gibi temel anlamı açık kılınacaktır. Bu uyum ve/veya fark, üniversite ile şehrin karşılıklı olarak “beklenti” üzerinden ölçülmesine gerekçe sunabilir. Sonuç olarak, bir şehrin lisansüstü süreçler aracılığıyla problem edilmesi/teze
konu olması, Mardin ilinin akademik olarak anlamını yine akademinin ve şehrin “bilimsel ortak paydaşı olarak öğrenciler” aracılığıyla değerlendirilecek ve “üniversite-şehir bek-lentisi” başlığındaki alanyazında Mardin örneği tartışmaya açılacaktır
Mutfaktaki Mekânsal Değişimin Kullanıcılar Üzerinden Değerlendirilmesi: Midyat Örneği
Teknoloji, günümüzdeki toplumsal değişim ve dönüşümlerde çok etkili olduğu kadar katkısının da büyük olduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçevede ihtiyaçları, yaşam biçimini ve dolayısıyla mekânsal organizasyonları büyük bir ölçüde etkilemektedir. Günümüzde konut tasarımlarında önemli olan mekânsal organizasyonlarda değişimlerden en çok etkilenen alanlardan biri de mutfaklardır.
Bu çalışmanın amacı, Mardin’in ilçelerinden olan Midyat’ta son yirmi yılda apartman tipi konutlarında, mutfak tasarımında değişimin sorgulanması ve kullanıcılar üzerindeki etkisini incelemektir.
Çalışma kapsamına gerekli literatür çalışmasıyla birlikte, kullanıcı beğenilerini ve tercihlerini belirlemek amacıyla mutfak kullanıcıları ile görüşmeler yapılmıştır. Bu bağlamda mutfak tasarımlarının mimari planları ve fotoğrafları da bırakılmış olup değerlendirme bölümü oluşturulmuştur.
Çalışmada mutfak kullanıcıları ile yapılan görüşmelerde nicel araştırma yöntemi kullanılarak sayısal veriler üzerinden çalışmaya yön verilmiştir.
Yapılan araştırma sonucunda, mutfağın durağan bir mekân olmadığının, gelişen teknoloji, yaşam şartları ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendiği ortaya çıkmıştır. Kullanıcıların bu değişimden etkilendiği, alan çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu değişim ve etkileşimlerin ileriki zamanlarda da devam edeceği ve bu bağlamda tasarımcının bunu dikkate alması önemli olacaktır
GENDER (IN)EQUALITY AND WORK-LIFE (IM)BALANCE IN TOURISM AND HOSPITALITY LABOUR: PERSPECTIVES OF TOURISM ORGANISATIONS IN PORTUGAL
Purpose – This research note explores the perceptions of key stakeholders in tourism organisations regarding gender equality and work-life balance in the Portuguese tourism and hospitality industry. Methodology/Design/Approach – Eleven key stakeholders representing tourism organisations in Portugal were interviewed to obtain qualitative data. A content analysis was then conducted to uncover themes and sub-themes. Findings – The results show two main themes, including sub-themes: Gender inequality (partial gender equality, lack of gender salary equality, lack of women in higher positions, and gender inequality in career advancement) and work-life balance (the difficulty of balancing work and personal/family life and the need for better conditions for women accompanying children). Originality of the research – his study highlights gender equality and work-life balance in the tourism and hospitality industry from the perspective of managers of the leading tourism organisations in Portugal. The study also provides critical implications and future directions based on the findings
The mediating role of peritraumatic stress in the relationship between childhood psychological maltreatment and optimism and pessimism among earthquake survivors in Turkey
Introduction: People encounter many events across their life span. However, some life experiences cause negative psychological outcomes. One of them is earthquakes. Therefore, in this study, it was aimed to examine the mediating role of peritraumatic distress in the relationship between childhood psychological maltreatment and optimism and pessimism among earthquake survivors. Methods: Using a snowball sampling technique with a cross-sectional research design, the sample comprised 311 adults who survived earthquake survivors in Turkey. Participants ranged in age between 18 and 61 years (mean age = 27.57±8.03). Of the participants, 231 (74.3%) were females and 80 (25.7%) were males, and they completed the Psychological Maltreatment Questionnaire–Short Form, Peritraumatic Distress Inventory, and Optimism and Pessimism Questionnaire. Results: The findings showed that childhood psychological maltreatment was positively related to peritraumatic distress and pessimism, and negatively related to optimism. Similarly, peritraumatic distress was positively related to pessimism and negatively related to optimism. More importantly, peritraumatic distress mediated the relationship between childhood psychological maltreatment and optimism and pessimism. These findings highlight the importance of addressing peritraumatic distress as an important factor in improving individuals' perspectives on life. Discussion: Implementing tailored interventions to mitigate peritraumatic distress could lead to a more optimistic mindset and reduced levels of pessimism. By providing individuals with effective coping strategies and support systems, such interventions may empower them to overcome the challenges posed by stressful situations and cultivate a more positive outlook on life. Take-home message: Childhood psychological maltreatment has significant implications for earthquake survivors' mental well-being, impacting their levels of optimism and pessimism. Peritraumatic distress plays a crucial mediating role in this relationship. Addressing peritraumatic distress through tailored interventions can foster a more optimistic mindset, reduce pessimism, and empower individuals to cope effectively with stress and improve their overall life outlook
‘Düşünen Ben’den Saf Düşünmeye: Kartezyen Ben Kritiği Olarak Hegel’in Önvarsayımsız Felsefe Düşüncesi
Descartes’ın ben kavramı modern rasyonalist düşünce içerisinde bir ayrımın temel nosyonudur. Bu ayrım kökenlerini düşüncenin ben kavramından bağımsız olup olamayacağı konusuna dair aldığı pozisyonlarda kendisini gelişmiştir. Descartes, bu ayrımın bir kutbunu düşüncenin bir benden bağımsız olamayacağını savunarak oluştururken, bu ayrımın diğer kutbunu ise Spinoza, düşüncenin bensiz tözün bir niteliği olarak tasarımlamasıyla oluşturur. Bu ayrım, ben kavramının düşüncedeki rolü noktasında belirirken, özne olmaklık düşünüldüğünde düşüncenin özneye ait bir nitelik olduğu konusunda yok olur. Bu ayrımın daha belirgin kılınması için Spinoza bize düşünce ve ben ilişkisinin bir kritiğini sunmaz, ama tözün özne olarak tasarımlanması ben kavramını içermediği için, ben içermeyen bir düşünen özne kavramını sessizce kabulünün bir olanağını sunar. Bu nedenle Spinoza’da düşünmenin bensiz kavranması gerektiği fikrinin zemini ben kritiği içermediği için Descartes’ın düşünme ve ben ilişkisine eleştirel bir alternatif oluşturma noktasında yetersizdir. Bu eleştiri, modern rasyonalist geleneğin takipçisi bir diğer rasyonalist Hegel tarafından düşüncenin benden yalıtık bir biçimde olması gerektiğinin yeterli ve zorunlu nedenlerini gösterdiği önvarsayımsız felsefe konusundaki fikirleriyle Mantık Bilimi’nde giderilecektir. Bu metin, Spinoza’daki iddia edilen Kartezyen ben kritiği eksikliğinin, Hegel’in önerdiği önvarsayımsız felsefe düşüncesiyle giderilebileceği iddia edilecektir
Turizm Mezunlarının Yiyecek ve İçecek Sektöründe Kariyerlerine Devam Etmeme Nedenleri Üzerine Nitel Bir Araştırma
Bu çalışma, Türkiye’de yükseköğretim düzeyinde turizm programlarından mezun olup ve kariyerine yiyecek ve içecek sektöründe başladıktan daha sonra sektörden ayrılan çalışanların, bu kararı almasında etkili olan faktörleri belirleme amacındadır. Çalışma kapsamında 29 katılımcı ile 20 Mayıs-02 Temmuz 2023 tarihleri arasında görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmaya katılan katılımcılardan elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda katılımcıların, yiyecek ve içecek sektöründe kariyerlerine devam etmemelerine neden olan yedi tema ortaya çıkartılmıştır. Bu temalar; uzun ve ağır çalışma koşulları, aile ve sosyal hayattan kopukluk, mesleğin sosyal statüsü ve maaş yetersizliği, kuşak çatışması ve alaylılar, kariyer gelişiminin kısıtlı olması, yasal düzenleme eksikliği ve kurumsallaşamayan işletmeler şeklindedir. Çalışmanın sonuç kısmında ise elde edilen bulgular kapsamında değerlendirmeler yapılmış ve öneriler geliştirilmiştir
Current Status and Future of Bread Wheat Landraces in Southeastern Anatolia Region
Chapter 3..................33
Current Status and Future of Bread Wheat Landraces in Southeastern Anatolia Region Enver KENDA
MARDİN'İN SEKTÖREL PANORAMASI TEMATİK BAZI SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNELERİLERİ (MARDİN'DE TURİZM SEKTÖRÜNÜN TEMEL SORUNLARI VE POTANSİYEL İŞ BİRLİĞİ ALANLARI)
..
Technological Innovations in The Food and Beverage Industry
The food and beverage industry, owing to its organizational framework, is
among the sectors that experience swift and profound impacts from alterations.
The food and beverage business, characterized by its dynamic and progressive
nature, has significant impacts from technology advancements. Technological
advancements have had a significant impact on the structural and functional
components of the food and beverage sector, particularly in recent years. The
objective of this research is to assess the technological transformations that have
occurred within the food and beverage industry, as well as to anticipate the
forthcoming changes that this sector will endure. Within this particular context,
a comprehensive overview was provided regarding the advancements and
prospective trajectory of the sector. Furthermore, the conclusion included
critical assessments pertaining to the technical prospects of the food and
beverage industry