Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    The Oxidative and Anti-Angiogenic Effects of Acrylamide in Chorioallantoic Membrane Model

    No full text
    Monosodium glutamate (MSG) is a flavor-enhancing food additive. MSG exposure is rising day by day because of the high commercial food consumption. MSG exposure causes damage to various tissues and organs. The aim of this study is to investigate the effects of MSG on angiogenesis and oxidant-antioxidant balance. Three different concentrations of MSG (10-4 M, 10-5 M, and 10-6 M), control, and the bevacizumab (10-6 M) were prepared and placed on the chorioallantoic membrane (CAM) of the embryos. Albumen was taken from the embryos before and after the experiment. Angiogenesis was investigated through the window that was opened on the eggshell. Angiogenesis was found to be normal in the control and 10-6 M MSG group (average score: 0.3). Anti-angiogenic effects were moderate in the 10-5 M MSG group (average score: 0.5) and in the 10-4 M MSG group (average score: 0.7), and strong in the bevacizumab group (average score: 1.1). According to our results, MSG shows anti-angiogenic properties in higher doses. MSG increased oxidative stress. According to the results of our research, it is seen that MSG inhibits angiogenesis in a dose-dependent manner in the CAM model and may cause an increase in oxidative damage by disrupting the oxidant-antioxidant balance. Since no previous study has been found in the literature regarding the effects of MSG on angiogenesis and oxidant-antioxidant balance in the CAM model, we think our results will fill an important gap in the literature

    MARDİN İLİNİN TIBBİ VE AROMATİK BİTKİ POTANSİYELİ

    No full text
    Tıbbi ve aromatik bitkiler, çok eski zamanlardan bugüne kadar günlük hayatımızın ve kültürümüzün vazgeçilmez bir unsurudur. Dünyada yenilebilir tıbbi aromatik bitkilerin 10.000’den fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu bitkilerin sağlık sektörü, kozmetik, gıda ve son zamanlarda gıda teknolojisi alanında antioksidan olarak kullanıldıkları belirlenmiştir. Tarih boyunca tıbbi aromatik bitkilerin ekim ve toplama işlemi devam etmiştir (Nohutçu ve ark. 2019). Tıbbi ve aromatik bitkilerin tohum, kök, yaprak, meyve, kabuk, çiçek ve hatta bitkinin tamamı; modern tıpta hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve sağlığın sürdürülmesine yönelik eczacılığın temel malzemesi olarak kullanılmaktadır. Şifalı bitkilerin bünyesindeki aktif bileşikler doğrudan veya dolaylı terapötik etkiye sahip ve tıbbi ajan olarak kullanılmaktadır (Phillipson, 2001)

    A GENERAL OVERVIEW AND SECTORAL ANALYSIS OF DIYARBAKIR NATURAL STONE INDUSTRY

    No full text
    Bu çalışmada; Diyarbakır Mermer Sektörü yatırımcılarının ülkenin Doğal Taş Sektörü ve dolayısıyla ekonomisine yaptığı katkıları istatistiksel olarak ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla; Diyarbakır ili sınırları içerisindeki mermer ocak ve fabrika işletmelerinin yanı sıra Diyarbakır kökenli mermer sektörü yatırımcılarının, ülkemizin başka bölgelerindeki doğal taş işletmeleri de değerlendirilmiştir. Yöntem olarak anket uygulaması yolu ile saha araştırması yapılmış ve anket verileri, SPSS-20.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Saha çalışmaları, DİMAD üyesi olan firmalarla sınırlandırılmıştır

    Investigation of the Necessity of Aspiration During the Intramuscular Injection Administered in the Ventrogluteal Site and Its Effect on Pain: A Randomized Controlled Trial

    No full text
    Abstract This experimental study, which was conducted to examine the necessity of aspiration procedure and its effect on pain in intramuscular (IM) injections made into the ventrogluteal site (VGS), is randomized controlled and double-blind. The patients in the study group (n = 834) were assigned to the IM group with the aspiration period of 5 to 10 seconds (Implementation Group A-IGA), the aspiration period of 1 to 2 seconds (Control Group-CG), and no aspiration (Implementation Group B-IGB) according to stratified block randomization list. Patients’ pain levels were evaluated with the Visual Analog Scale (VAS). No bleeding was observed when aspiration periods of 1 to 2 and 5 to 10 seconds were followed during the injections administered to the VGS. The difference between the pain medians of patients in IGB and the CG were not significant (p = .521). It can be said that there is no need to apply aspiration in IM applied into the VGS if the correct site is determined

    Safety Problems at Schools According to School Administrators’ Opinions

    Get PDF
    The aim of this study was to define safety problems at schools according to school administrators’ opinions. In the study, a case study design from qualitative research methods was employed. The participants of the study were composed of 25 school administrators working in public schools (kindergarten, primary school, secondary school, and high school) in Mardin province. The study group was determined according to the purposeful sampling method maximum variation technique. The saturation criterion was used to decide on the number of participants in the group. In the research, a semi-structured interview form was used to investigate the opinions of the administrators about the safety problems at schools. Descriptive analysis and content analysis were used in the analysis of the data. The findings showed that the school administrators faced safety problems originating from schools, students, and parents. Besides, it was found that these problems had negative effects on psychological, and academic outcomes and relationships with third parties. However, these problems could be solved with structural improvements, psycho-social support, and legal regulations. Finally, recommendations for researchers and practitioners were made based on the results of the study to minimize the safety problems at schools

    Ebelerin Profesyonel Değerleri ve Mesleki Yetkileriyle İlgili Algılarının Değerlendirilmesi

    No full text
    Amaç: Bu araştırmada, ebelerin profesyonel değerleri ve mesleki yetkileriyle ilgili algılarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma kesitsel-analitik tiptedir. Araştırma verileri 05.05.2021-31.07.2021 tarihleri arasında web tabanlı veri toplama yöntemi kullanılarak toplanmış, araştırma örneklemini 209 ebe oluşturmuştur. Araştırma verileri “Ebe Tanıtım Formu”, “Ebelerin Profesyonel Değerler Ölçeği” ve “Ebelik Mesleğinin Yetkileri ile İlgili Algı Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Ebelerin Profesyonel Değerler Ölçeği toplam puan ortalaması 130,36±17,67, Ebelik Mesleğinin Yetkileri ile İlgili Algı Ölçeği toplam puan ortalaması ise 66,88±8,97 olarak bulunmuştur. Ölçeklerin birbiri ile ilişkilerinin bakıldığı korelasyon analizinde, ebelerin profesyonel değerleri artıkça ebelik mesleğinin yetkileri ile ilgili algılarının da arttığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca mesleği isteyerek tercih etme ve çalışma zamanı ile ebelik mesleğinin yetkileri ile ilgili algı arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmada ebelerin yüksek düzeyde profesyonellik değerine ve orta düzeyde mesleki yetkinliklerinde algıya sahip oldukları, uzun süre meslekte çalışma durumunun profesyonel değer ve mesleki yetkinlik algıları üzerine olumlu yönde etki sağladığı sonucuna varılmıştır.Aims: In this study, it was aimed to evaluate the perceptions of midwives about their professional values and professional authority. Methods: It’s a cross sectional-analytical research. The research data were collected by using web based data collection method between 05.05.2021 and 31.07.2021, and the research sample consisted of 209 midwives. Research data were collected using the “Midwife Information Form”, “Midwife’s Professional Values Scale” and “Perception Scale Regarding the Competences of the Midwifery Profession”. Results: The total mean score of the Midwives’ Professional Values Scale was 130.36 ± 17.67, and the total mean score of the Perception Scale Regarding the Competences of the Midwifery Profession was 66.88 ± 8.97. In the correlation analysis, in which the relationships between the scales were examined, it was concluded that as the professional values of the midwives increased, their perceptions of the midwifery profession’s powers also increased. In addition, it has been determined that there is a significant difference between the perception of willingly choosing the profession and working time and the authorities of the midwifery profession. Conclusion: In the study, it was concluded that midwives have a high level of professionalism and a medium level of perception of professional competencies, and the fact that they work in the profession for a long time has a positive effect on their perceptions of professional value and professional competence

    In vitro Investigation of Antibacterial, Antifungal, Antibiofilm, Antiadherent and Antiinvasive Activities of Gossypin, A Flavonoid, on Standard Bacteria and Yeast Strains.

    No full text
    Amaç: Planlanan çalışmamızda Hibiscus vitofolius isimli bitkinin majör komponentlerinden biri olan gossypin isimli etken maddenin mikroorganizmalar ve onların virülans özellikleri (biyofilm oluşturma, adezyon ve invazyon yeteneği gibi) üzerine olan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntemler: Çalışmamızda, gossypin isimli maddenin 5 farklı türdeki mikroorganizmalar (2 gram pozitif bakteri, 2 gram negatif bakteri ve 1 maya) üzerine olan antibakteriyel ve antifungal etkinlikleri bir mikrodilüsyon yöntemi olan Sıvı Mikrodilüsyon Yöntemi (SMD) ile tespit edilmiştir. Ardından, biyofilm oluşumu; kristal viyole ve MTT testleri uygulanmıştır. Gossypin’in antibiyofilm aktivitesi mikroplaka yöntemi ile tespit edilip, MTT deneyleri ile doğrulanmıştır. Son olarak ise, gossypin’in antiinvazif etkinliğini ölçmek amacıyla Adherent-Invasive Escherichia coli bakterisi ile Caco-2 insan kolon hücreleri enfekte edilerek, AEIC suşunun invazyonu indüklenmiş ve etken maddenin invazyon üzerine olan inhibe edici etkisi araştırılmıştır. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre, gossypin’in doza bağlı olarak antibakteriyel, antifungal ve antibiyofilm etkinliği olduğu saptanmıştır (MİK değerleri 40-80 μg/ml arasındadır). Buna ilave olarak, gossypin dozuna bağlı olarak bakterilerin Caco-2 hücrelerine olan adezyon ve invazyon süreçleri üzerine etkili olduğu saptanmıştır. 160 μg/ml gossypin uygulaması bakteri adezyonunu %67 oranına kadar ve bakteri invazyonunu %38 oranına kadar düşürmektedir. Yapılan in-vitro çalışmalar sonucunda gossypin’in IC50 dozunun 28,20 μg/ml olduğu tespit edilmiştir. Tartışma: Elde edilen veriler, gossypin'in birden fazla antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu ve bu etkilerin mekanizmalarının saptanması için gelecekte detaylı moleküler çalışmaların yapılması gerektiğini gösterdi

    Basra ve Kûfe Dil Ekollerinin Semâʻ Özelinde İhtilaflarının Örneklerle İzahı

    No full text
    İslâm dünyasında fetih hareketlerinin artmasıyla Arap olmayan milletler Araplarla bir arada yaşamaya başlamış, Arapça’ya olan yönelim artmış, bunun neticesinde dilde bozulmalar meydana gelmiştir. Lahn denilen bu bozulmalar, dînî nasların yanlış anlaşılması da dâhil birçok hataya sebebiyet vermiştir. Lahnin önüne geçmek için gramer kurallarının tespiti zorunlu hale gelerek bu hususta ilk çalışmalar Basra’da yapılmıştır. O dönemde Kûfe’de çeşitli alanlarda ilmi faaliyetlerin yürütülüyor olması sebebiyle Kûfe âlimlerinin, dil çalışmalarına daha sonra dâhil olduğu söylenmiştir. Yaşanılan bölgelerin coğrafi konumu, buralardaki siyasi ve sosyal durumlar ve yöntem farklılıkları Kûfe ve Basra’nın iki ayrı ekol olmasında etken sebepler olmuştur. Nahiv kaideleri ortaya konulurken her iki ekol de semâʻ, kıyâs, icmâʻ gibi metotları kullanmışlar, ancak bu metotları kullanma bakımından farklılık göstermişlerdir. Aynı şekilde çalışmamızın ana konusunu teşkil eden semâʻda başvurulan kaynaklar hususunda da birbirlerinden ayrılmışlardır. Basra ekolünün bu kaynakların kullanımında tavizsiz, katı bir tutum sergilediği söylenirken Kûfe ekolünün bir miktar daha müsamahakâr davrandığı belirtilmiştir. Nitekim nahiv kurallarının oluşturulmasında esas alınan tüm yöntemlerin çıkış noktası olan semâʻda takınılan tavrın diğer metotların kullanımında da tesiri olmuştur. Söz konusu metot hakkında gerek Arapça gerek Türkçe çalışmaların yapıldığı görülmüştür. Araştırmamızda ekollerin semâʻ özelinde ihtilafa düştükleri noktalar, örnekler vasıtasıyla müşahhas bir hale getirilecektir. Çalışmamızda semâʻdan ana hatlarıyla bahsedilerek müracaat edilen kaynaklar, Basra ve Kûfe ekollerinin farklı yaklaşımlarıyla birlikte ele alınacaktır. Çalışmamızı özgün kılacak nokta ise ekollerin semâʻ metodunda ihtilafa düştükleri meselelerin örnekler üzerinden izah edilecek olmasıdır. Böylelikle ihtilaf noktaları teoriden pratiğe dökülerek somutlaştırılmaya çalışılacaktır

    The Diagnostic Role Of End-Tidal CO2 To Distinguish Unstable Angina Pectoris In Patients With Chest Pain

    No full text
    Objective: Unstable angina pectoris (UAP), one of the acute coronary syndrome (ACS) types, is difficult to identify from non-cardiac chest pain (non-CCP), hence various strategies are applied for accurate diagnosis. This study aims to examine whether non-invasively measured end-tidal CO2 (ETCO2) can detect UAP in patients admitted to the emergency department (ED) with chest pain in the lack of a cardiovascular history. Methods: This research was conducted as a prospective observational study. The individuals were separated into two groups based on the inclusion and exclusion criteria: 75 patients with non-CCP and 75 UAP. Analyses of receiver operating characteristics (ROC) were utilized to define the diagnostic value cutoff. Using univariate regression analysis, the odds ratio of ETCO2 (with 95%CI) was computed for UAP prediction. Results: ETCO2 levels were substantially lower in the UAP group compared to the non-CCP group (p<0.001). Analysis of the ROC curve revealed that a decreased ETCO2 <35 predicted UAP with 78% sensitivity and 89% specificity (AUC:0.81, p <0.001). In addition, the negative predictive value was 71.6%, and the positive predictive value was 79.4%. Patients with UAP were 8.84 times more likely to have ETCO2 <35 than patients with non-CCP. Conclusion: UAP may be differentiated from non-CCP by ETCO2 measured as a non-invasive parameter in patients with chest pain

    Kırık Hayatlar Bağlamında İstanbul'da Toplumsal Değişim

    No full text
    Osmanlı geleneksel hayatındaki değişimler Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesiyle beraber hız kazanır Toplumsal hayat pratikleri içinde yaşanan dönüşümler, devrin yansıtıcısı olan edebi metinlere de sirayet eder. Bu bağlamda siyasi tarih içinde yaşanan olaylar, genelde edebi metinler özelde romanın ana izleğini belirler. Nitekim, bu dönem romanları yaşanan kültürel değişimin, çalkantılı siyasi hayatın ve toplumun sosyalleşme biçiminin izlerini taşır. Toplumun yeniden inşa sürecinden geçtiği bu devirde, sosyal yaşamın temel unsurları olan; gelenekler, mekânsal deneyimler, beden üzerinden yansıtılan kılık-kıyafet değişimi ve yeme-içme pratikleri gibi temel unsurlar, modernleşme teşebbüslerinin etkisinde kalır. Değişimin etkisi altında belirlenen konular çerçevesinde şekillenen Tanzimat ve Servet-i Fünûn Dönemi anlatılarında toplumsal hayatın ana sorunsalı olan bu konular, ayrıntılı ve bazen de eleştirel bir dille aktarılır. Eleştirel bağlamın güçlenmesi adına dönemsel karşılaştırmalar yapılarak da konunun varmak istediği nokta belirginleştirilir. Tanzimat devri romanına yansıyan bu değişimler daha çok toplumu bilinçlendirme ve yönlendirme amacıyla ölçülü bir Batılılaşmayı anlatma çabası barındırsa da Servet-i Fünûn romanı için aynı şey söz konusu olmaz. Servet-i Fünûn romanı yazarları bir yol gösterici olmak yerine, tanıştığı yeni medeniyetin yaşamını ve kültürünü özümseyen aileleri anlatıp daha çok onların iç dünyalarına, çatışmalarına ve kapalı bir hayat içinde sürdürdükleri konak hayatlarına yönelik bir aktarımı tercih ederler. Çalışmada, modernizmin etkisiyle değişen sosyal hayat, devrin en önemli yazarlarından olan Halit Ziya Uşaklıgil’in kaleme aldığı son romanı olan Kırık Hayatlar üzerinden yansıtılacaktır. Roman, yazıldığı dönemin hayat akışının nasıl bir değişime uğradığı hususunda birçok veri sağlar. Bununla beraber, sosyal hayatta yaşanan dejenerasyona ve geleneksel yaşamdan tam olarak kopuşun gerçekleşmemesine dair vurgu da sıklıkla dile getirilir

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇