Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    Arapça Ebced Serisi Ve Türkçe İstanbul Serisi Arasındaki Yöntem Farklılıkları

    No full text
    تناول هذا البحث سلسلتين لغويتين تعليميتين بدراسة وصفية وتحليلية لكل منهما، الأولى سلسلة أبجد لتعليم اللغة العربية للناطقين بغيرها، وأمّا الثانية فهي سلسلة إسطنبول لتعليم اللغة التركية للأجانب، معتمداً على المنهج المقارن المتبع في دراسة اللغات وكتب تعليمها؛ للوقوف على وصف دقيق لمنهج كلّ منهما. ويعد المنهج المقارن من أفضل المناهج العلمية التي تمكننا من تطوير العلوم الإنسانية وغيرها وخصوصاً اللغوية التطبيقية منها، لذلك عملنا في بحثنا هذا على المقارنة بين منهجين لغويين لتعليم لغتين مختلفتين للأجانب، للوقوف على النقاط الإيجابية والسلبية في كلٍّ منهما للوصول إلى أكمل المناهج في تعليم اللغة للأجانب. جاء هذا البحث على أربعة فصول قدمت لها بمقدمة تضمنت تمهيداً عن أهمية اللغات وتعليمها ومسوغات البحث وصعوباته ثم عرجنا على مشكلة البحث وأهدافه ذاكرين بعض الدراسات السابقة ثم عرضنا منهج الدراسة في هذا البحث والخطة المتبعة فيه، يحدد لنا الفصل الأول المفاهيم والمصطلحات الواردة في البحث، أما الفصل الثاني فكان دراسة تحليلية لمحتوى سلسلة أبجد، وكذلك في الفصل الثالث جعلناه دراسة تحليلية لسلسلة إسطنبول، لنخرج من الفصلين السابقين بفصل رابع نقابل فيه بين تحليل محتوى السلسلتين، لنقف في خاتمة البحث على أهم النتائج السلبية والإيجابية في كلّ منهما والتي نستخلص منها توصيات نقترحها علّها تكون مفيدة في تصميم مناهج تعليم اللغات للأجانب.İlim ve medeniyet insanlar arasında ortaktır, bir binanın yapı taşları gibi birbirini tamamlar. İleri düzeyde bir ilim seviyeye ulaşmak için başarılı milletlerin tecrübelerinden yararlanılmalıdır. Buna binaen bu araştırma iki serisinden oluşur bu araştırma iki dil serisini tahlil eder ve vasıflandırır. Birincisi: silsiletü ebcedtir. Bu silsile ise Arapça öğrenen yabancılara yöneliktir. İkincisi ise: silsiletü İstanbul. Bu silsile ise Türkçe öğrenen yabancılara yöneliktir. Bu iki silsileyi karşılaştırmaya dayanır. Bu karşılaştırma metodu dil öğrenmede kullanılan yöntemdir. Kullanılan karşılaştırma metodunun amacı bu iki silsileyi ayrıntılı bir şekilde vasıflandırmaktır. Karşılaştırma yöntemi öğrenmede en iyi yöntemlerden biri sayılır. Bu Karşılaştırma yöntemi ilimleri daha iyi anlamamızı sağlar. Özelliklede dil bilimlerini daha iyi anlamamızı sağlar. Bu sebeple araştırmamızda iki farklı dil öğrenen yabancılar için Karşılaştırma yöntemine yer verdik. Bu araştırmada yabancıların daha iyi dil öğrenebilmeleri için iyi ve kötü noktalara değindik. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Bu araştırma giriş bölümü: dilin önemi ve dil öğrenmenin önemi, bu araştırmayı gerekli kılan sebepler üzerinde durulmuştur. Buna ek olarak giriş bölümünde bu araştırmanın zorluklarına ve çözümlerine, araştırmanın hedeflerine, bu konudaki diğer araştırmalara ve araştırmadaki metoda yer verilmiştir. birinci bölümde: araştırmada yer alan ıstılahlara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise: silsiletü ebcedin tahlili yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise: silsiletü İstanbul'un tahlili yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise: silsiletü ebcedin ve silsiletü İstanbul karşılaştırılıp tahlil edilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise silsilerin çözümlerine ve neticelerine yer verilmiştir. Son olarak özetle bu araştırmanın yabancı dil öğrenenlere faydalı olmasını diliyorum

    Uluslararası İnsan Araştırmaları Dergisi

    No full text
    نَشَأَتِ المساعدات الإنسانية (الإغاثة) مع بَدْء ظهور المجتمعات على هذه الأرض، ولكنّها اختلفَتْ في مضمونها ونَوْعها ومفهومها حَسَبَ المجتمعات تقدُّمًا وتخلُّفًا وقوّة وضَعْفًا وغِنًى وفقرًا، وتبدّلت عبر تاريخها الطَّويل من مدِّ يدِ العون بدافع الحفاظ على الحياة إلى الإحسان والبِرِّ والصَّدقة بدافع العاطفة الدينيَّة، ثم أصبحت حقًّا للإنسان المنكوب. وقد ارتقَتْ فلم تعُدْ تقتصِرُ على مجتمع محليّ معيَّن، بل اتَّسعَت اليومَ لتشمل تقديم المساعدة لِمَنْ يحتاجُها حول العالم، وتطوّرت لتنتقل من أيدي المحسنينَ والمصلحينَ والمتبرِّعينَ إلى المنظمات والخبراء. وينقسم هذا البحث أربعة مباحث رئيسة: المبحث الأوّل: مفهوم الإغاثة الإنسانيَّة ونشأتها. المبحث الثاني: بيان مفهوم الإغاثة الإنسانيَّة عند غير العرب. المبحث الثالث: مفهوم الإغاثة عند العرب، وتتبُّعه من العصر الجاهليّ إلى العصر الحديث؛ ممثّلة في جهود المملكة العربيّة السعوديّة في الإغاثة. المبحث الرابع: الحديث عن أبرز المنظمات الإنسانيَّة الدوليّة

    Cranial size and shape sexual dimorphism in the Kangal dog from Turkey

    Get PDF
    This study has so far been the first attempt to characterize and quantify skull sexual variation in Kangal dog, by means of geometric morphometric techniques. A sample of 16 adult Kangal crania has been analyzed with this purpose. To obtain a full image of morphological pattern, digital pictures were taken from the ventral, left lateral, and dorsal sides of each skull, and a total of 16, 15, and 16 landmarks respectively were obtained on each image. Skull size and shape differed significantly in all aspects among different sexes, male skulls being bigger. Shape differences were observed mainly on zygomatic arch and muzzle on the dorsal view, pterygoid bone and articular surface to mandibular condyle in the lateral aspect, and cranial width and maxillary bone on the ventral view. Although the sample was comparatively small in number, being the first geometric morphometric approach applied on the Kangal dog, the obtained results will add vital information particularly to understand the cranial shape sexual dimorphism of this unique dog breed in Turkey

    REACTIONS FROM THE ULEMA CLASS AGAINST THE FIRST CRUSADE

    No full text
    Papa Urban’ın çağrısı ile 1095’te başlayan Haçlı seferleri, ilk aşamada İslam dünyasında yerel ve cılız sayılabilecek bir direnişle karşılaşmıştır. Gelişmelerden rahatsızlık duyan bazı İslam âlimleri bu durumu önce şiirleriyle daha sonra hilafetin merkezi olan Bağdat’ta fiili protesto eylemlerinde bulunmak suretiyle, ümmet bilincini harekete geçirmeye çalışmışlardır. Bu çalışmada Müslümanların şehir olarak üçüncü kutsalı kabul edilen Kudüs’ün Haçlı istilasına uğramasına ve gerek bu istilada ve gerekse diğer İslam topraklarında yaşanan soykırım mesabesindeki katliama sessiz kalan İslam dünyasını uyandırma çabası güden bazı alimlerin yazdıkları şiir, kitap ve fiili protestolarına yer verilmiştir. Öz olarak çalışmamız; Birinci Haçlı seferi sonrası İslam dünyasında yaşanan umursamazlık ve iç çatışmalara karşı, ulemanın hem fiili hem de yazılı metinlerle verdiği tepkiyi kapsayacaktır. The Crusades, which started in 1095 with the call of Pope Urban, encountered a resistance that could be considered local and undersized in the Islamic world. Some Islamic scholars, who are uncomfortable with this, have attempted to mobilize this awareness with their poems, first by going to Baghdad, which is the center of the caliphate, and by carrying out actual protest actions. In this study, the poems, books and de facto protests written by Muslims who tried to wake up the Islamic world that remained silent in the Crusader invasion of Jerusalem, which was accepted as the third blessing of the city, and in the genocide struggle both in this invasion and in other Islamic lands, were included. In essence, our work; It will include the reaction of the ulema to both the actual and written texts against the indifference and internal conflicts in the Islamic world after the First Crusade

    The Design and Decorative Properties of the 13th-15th Century Mosques and Madrasah’s Portals in Mardin

    Get PDF
    Süsleme, yapıları izleyenler üzerinde beğeniye yönelik bir etki oluşturmasını sağlayan yapının tamamlayıcı bir bileşenidir. Her dönemde kendi içinde mimari yapıların süsleme repertuvarında bir modanın yansıması şeklinde benzer uygulamalarla karşılaşmak mümkündür. Mardin’de de farklı dönemlerde hakimiyet kuran devletlerin günümüze ulaşan mimari eserlerine baktığımızda stil birlikteliğinin varlığı çok net bir biçimde anlaşılmaktadır. Taç kapı, yapıların süsleme programlarında taş işçiliğinin en iyi şekilde sergilendiği, yapılara anıtsallık katan en önemli unsurdur. Taş ustasının sanatını en iyi yansıttığı alan olan bu mimari elemanlar, devrin sanat üslubunun da belirlenmesinde en dikkat çekici öğelerdir. Çalışmamızda Mardin merkezde yer alan 13.-15. yüzyıla ait cami ve medrese taç kapı örneklerimizi; Latifiye Camii, Melik Mahmut Camii, Şehidiye Camii, Hamza-i Kebir Camii, Zinciriye Medresesi, Kasımiye Medresesi oluşturmaktadır. Çalışmada yapıların genel tanımları mimari ve plan özellikleri kısaca verildikten sonra, taç kapı tasarımları aynı başlık altında detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Değerlendirme ve tartışma bölümünde ise cami ve medreselerin taç kapı süsleme programlarında karşımıza çıkan malzeme, teknik, süslemede görülen desen ve motiflerin özellikleri ortaya konulmaktadır. Taş işçiliğine sahip bu yapıların süslemelerinde motif ve kompozisyon ortaklığı ile bütüncül bir yaklaşım sergiledikleri görülmektedir. Anıtsal ölçüde inşa edilen taç kapıların, Selçuklu taç kapı geleneğini ve Suriye taş işçiliği bezemesinin birleştirilerek ortaya konulduğunu söylemek mümkündür

    Specific Energy Consumption and Saving Analysis of Textile Production

    Get PDF
    As our energy demand, which is indispensable for life, increases as well. In the textile industry, energy use and efficient use of energy and efficient use of energy instead of waste have become a very important issue in sectors that need and support the national economy. This study examines the energy saving research of a textile factory established in Mardin´s organized industrial zone in 2019 with the aim of providing energy savings for the textile industry, and reviewing the literature research and energy saving of textile companies. In this study conducted based on these data, it was tried to reach general conclusions on a sectoral basis in the textile factory in Mardi

    Şemdinli Yöresel Kadın Giyimi

    Get PDF
    Her çandek û herêmek xwediyê cilûbergên xwe yên taybet e. Ew cilûbergene li gor şertûmercên dîrokî, erdnîgarî, civakî, folklorî û aborî, di nav sedsalan de rengê xwe girtine û heya îro wek kevneşopî hatine. Ev rewş bi giştî bo herêmên kurd lê dijîn, taybet ji bo devera Colemêrgê jî derbas dibe. Ev çanda cilên gelêrî ku bi guherîneke berdewam digihîje roja me, ji ber pêşketina pîşesaziyê û jiyana modern hêdî hêdî winda dibe. Ev elementên çanda cilberkirinê yên li ber mirinê, divê bêne tespîtkirin, danasîn û bo dahatûyê bêne neqilkirin. Ji bo vê jî me di vê xebata xwe de li navçeya Şemzînana Colemêrgê bi niştecihên bajêr re rû bi rû hevdîtinan pêk bînin, anket û forman dagirtin û bi pirsan, hewl da vê pîşeya qedîm bidin nasîn. Derbarê vê hêmana çandî de gotar, kitêb û tez hatine peydakirin. Cilûbergên 'edetî yên jin dê li gorî temen, demsal, rewşa aborî û bikaranîna qadê hatine senifandin. Herwiha, ji ber lokasyona Şemzînanê -ji ber ku sînor e di navbera Turkiye, Îran û Iraqê de- tesîra herêmê li ser cilûbergên 'edetî dê hate tespîtkirin. Ji dirûnkerên ku van cilan didirûn, derheqê reng, neqş, xemilandin, hecm, malzeme û xusûsiyetên teknîkî, agahiyên sereke hatin berhevkirin û bi wêneyan û bi xêzkirinê hatin pêşkêşkirin.Her kültürün ve yörenin kendine özgü yöresel kıyafetleri bulunmaktadır. Bu kıyafetler bölgenin tarihsel, coğrafik, sosyolojik, folklorik ve ekonomik koşulları ile yüzyıllar içerisinde şekillenmiş ve gelenek halinde o bölgenin folklorunun bir parçası olarak günümüze kadar gelmiştir. Bu durum genel olarak Kürtlerin yaşadığı bölgeler özel olarak da Hakkâri bölgesi için de geçerlidir. Geçmişten günümüze kadar ulaşan bu geleneksel kıyafetler veya giyim kuşam kültürü, endüstriyel gelişme ve modern yaşantı nedeniyle sürekli değişim içinde olup giderek kaybolmaktadır. Kaybolmaya yüz tutan bu yöresel kıyafetleri tespit etmek, tanıtmak ve geleceğe taşımak gerekmektedir. Bu nedenle, Hakkâri ili Şemdinli ilçe merkezi ve köylerinde yaşayan insanlarla yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanacak olan soru formu ve sorular sonucu ortaya çıkacak olan yöresel giyim elemanları değerlendirilip tespit edilmiştir. Çalışma ile ilgili makale, kitap, dergi ve tezler temin edilmiştir. Yöresel kadın giyim elemanları yaşa, mevsime, ekonomik duruma ve kullanım alanlarına göre sınıflandırılmıştır. Ayrıca üç ülkenin -Türkiye, İran ve Irak- sınırları arasında yer alan Şemdinli'nin bu özel konumunun yöresel giyim üzerindeki etkileri de tespit edilmiştir. Halen bu kıyafetlerin dikimini yapan terzilerden giyim elemanlarının kullanım alanları, renk, süsleme, boyut, malzeme ve teknik özellikleri hakkında bilgiler alınıp fotoğraflar ve teknik çizimlerle anlatımı yapılmıştır

    Ferhengên Kurdî yên Online -Lêkolîneke Çendanî-

    Get PDF
    Di destpêka sed sala 21an da bi saya înternetê, dîjîtalîzekirina ferhangan dest pê kir û ferhengên dîjîtal wek cureyek nû di qada ferhengnasîyê da cihê xwe girt. Di nav çarçoveya ferhengnasîyê da em dê lê binihêrin ku her çendî kurd ne xwedî zimanekî perwerdehîyê ne, çawa ji înternetê sûd wergirt. Armanca lêkolînê ya sereke ev e ku xebatên li ser ferhengên kurdî yên online hatine çêkirin raxe ber çavan û bide nasîn. Her çiqas li ser vê mijarê lêkolînên taybet nehatine kirin jî li gorî agahîyên berdest yekem ferhenga kurdî di sala 2004an da hatiye dîjîtalîzekirin. Lêkolîna me bi giştî ji destpêka vê salê heta roja îro, li ser ferhengên kurdî yên online yên li ser înternetê niha çalak in dê raweste. Di xebatê da em dê hewil bidin li gorî metodeke çendanî pirsên: “1. Ji aliyê hejmara bêjeyan ve çi ciyawazî di navbera van ferhangan da heye? 2. Bi kîjan zaravayên kurdî hatine nivîsîn? 3. Ji aliyê kê ve kengî hatine sazkirin? 4. Çavkanîyên xwe çawa bi dest xistine? 5. Polîtîkayên weşanê û berfirehkirina bêjeyên ferhengên online çi ne?” bi giştî bibersivînin.21. yüzyılın başında, internet sayesinde sözlüklerin dijital ortama geçişi başladı ve sözlükbilim alanında yeni bir tür olan dijital sözlükler ortaya çıktı. Bu çalışma ile sözlükbilim çerçevesinde kürtlerin bir eğitim diline sahip olmamalarına rağmen, internetten nasıl yararlandıklarına bakacağız. Araştırmanın temel amacı, online (çevrimiçi) kürtçe sözlükler alanında yapılan çalışmaları tanıtmak ve göz önüne sermektir. Bu konu ile ilgili özel bir araştırma yapılmamasına karşın, mevcut bilgilere göre ilk kürtçe sözlük 2004 yılında dijitalleştirilmiştir. Araştırmamız genel olarak bu yıldan günümüze kadar internette aktif olarak yer alan çevrimiçi kürtçe sözlükler üzerinde duracaktır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemleri ile genel olarak: “1.Kelime sayısı ve büyüklük açısından sözlükler arasındaki farklar nelerdir? 2. Bu sözlükler Kürtçenin hangi lehçelerini içinde barındırmaktadır? 3. Sözlükler kim tarafından ve ne zaman hazırlandı? 4. Sözlüğün kaynakları nelerdir? 5. Sözlüğün kelimelerinin genişletilmesi ve yayın politikası nedir?” sorularına cevap verilecektir

    The effect of special education class working conditions on teachers' alienation to work

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, resmi okullarda bulunan özel eğitim sınıflarında çalışan özel eğitim öğretmenlerinin çalışma koşullarının işe yabancılaşma düzeylerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış, verilerin analizi betimsel analiz tekniğiyle yapılmıştır. Araştırmaya Diyarbakır il merkezinde görev yapan 20 özel eğitim öğretmeni katılmıştır. Çalışma grubu kartopu ve ölçüt örneklem yöntemleriyle belirlenmiştir. Özel eğitim sınıfları çalışma koşullarını diğer branşlardan ayıran noktalar teneffüslerden yararlanma şekilleri, her bir sınıfta iki öğretmenin görevli olması, özel fiziki düzenlemelere ve materyale ihtiyaç duyulması gibi özel koşullar olarak aktarılmıştır. Bu koşulların öğretmenlerin işe yabancılaşmasına etkisini anlamaya dönük sorular hazırlanarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde öğretmenlerin yoğun şekilde işe yabancılaşma yaşadıkları, çalışma koşullarının kendilerini olumsuz etkilediği ve bulundukları okullarda çalışmayı istemedikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin işe yabancılaşması konusunda yapılan araştırmalar incelendiğinde özel eğitim öğretmenlerinin diğer branşlara göre daha fazla yabancılaşma yaşadıkları görülmüştür.The aim of this study is to determine the effect of working conditions of special education teachers working in special education classes in formal schools on alienation levels. Phenomenology pattern, one of the qualitative research methods, was used in the research. The research data were collected by semi-structured interview technique and the data were analyzed by content analysis technique. Twenty special education teachers working in Diyarbakır participated in the study. The study group was determined by the snowball and criterion sampling method. The points that differentiate the working conditions of special education classes from other branches are given as special conditions such as the ways of benefiting from breaks, two teachers in each class and the need for special physical arrangements and materials. Questions were prepared to understand the effect of these conditions on the alienation of teachers from work and interviews were conducted. The findings obtained from research were examined, it was revealed that the teachers experienced intense alienation to work, their working conditions negatively affected them and they did not want to work in the schools they were in. When the studies on teacher alienation were examined, it was seen that special education teachers experienced more alienation than other branches

    Narrators accused of fatalism: The case of Bukhari's Sahikh

    No full text
    Kaderî olmakla itham edilmiş birçok râvinin temel hadis edebiyatında rivayeti bulunmakla birlikte, bid'at ehli olmaları hasebiyle tenkid edildikleri vukû bulmuştur. Sahîh-i Buhârî'de de Kaderî râvilerin rivayet halkasında oldukları gözlemlenmiştir. Bu doğrultuda Kaderiyye özelinde bid'at ehlinden rivayet alım şartları belirtilmiştir. Ayrıca Buhârî'nin rivayet aldığı; aralarında "imam", "muhaddis", "hâfız" olarak tanıtılanların olduğu ve çoğunluğu "sika" olarak vasıflandırılmış 28 kişiden oluşan râvilerin biyografileri incelenmiştir. İncelenen bu râviler hakkında yapılan ithamlar belirtilmiş, rivayet aktarımına engel teşkil edecek herhangi bir durumun olup olmadığı irdelenmiştir. Sonuç olarak Buhârî râvilerinden Kaderiyye'ye mensup olanların, Kaderî görüşleri sebebiyle cerh edilip edilmeyeceğine ve uygulamadaki problemlere dikkat çekilmiştir.Many narrators who are accused of qadariyya (fatalism), despite their narrations in the basic hadith literature, have been found to be criticized for being ahl bid'ah. In Bukhari's Sahikh, it has been observed that fatalist narrators are in the narration circle. Accordingly, the conditions of receiving narrations from ahl bid'ah special in qadariyya are stated thoroughly. In addition, the biographies of 28 people from whom Bukhari had taken narrations and among whom there were those promoted as "imam", "hafiz", "muhaddith" and mostly qualified as "siqa" were examined. The accusations made against the examined narrators were mentioned and it was examined whether there was a circumstance that would prevent the transfer of narration. As a result, attention has been drawn to the problems in administration of rejection (jarh) to see whether Bukhari's narrators connected to qadariyya can be rejected or not because of their qadari (fatalists) views

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇