Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Examining the spiritual orientation levels of guidance teachers in terms of some variables
Bu araştırmanın amacı psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenlerinin manevi yönelimlerinin, maneviyatla ve psikolojik danışmanlık ile ilgili düşüncelerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda; nicel araştırma yaklaşımlarından hipotez içeren (explanatory) araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve veriler Mardin'in 10 ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda görev yapan 205 rehberlik öğretmeninden elde edilmiştir. Rehberlik öğretmenlerinin maneviyat ile ilgili görüşlerini ortaya koymak adına araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" ve "Manevi Yönelim Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; frekans analizinin yanı sıra değişkenler arası farklılıkların incelendiği ANOVA ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; rehberlik öğretmenlerinin manevi yönelimlerinin ortalamanın üzerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca; maneviyat konusunda bilimsel yayın okuyanların manevi yönelim düzeylerinin anlamlı derecede yüksek olduğu, manevi yönelimi yüksek olan öğretmenlerin öğrencilerin manevi ihtiyaçlarını göz önünde bulundurduğu, öğrencilerin manevi destek isteme haklarının olduğunu düşündüğü ve öğrencilere manevi destek verme isteğinin olduğu gözlenmiştir.The aim of this research is to examine the spiritual orientation of psychological counseling and guidance teachers and their thoughts about spirituality. For this purpose, explonatory research method, one of the quantitative research methods, has been identified and a survey was conducted with 205 guidance teachers serving in the Ministry of Education in 10 districts of Mardin. In this study, the "Personal Information Form" and "Spiritual Orientation Scale" form which was prepared by the researcher was used to indicate the guidance teacher's views on spirituality. In the analysis of the obtained data, in addition to frequency analysis, ANOVA and t-test was used to examine differences between variables. As a result of the research, guidance teachers' spiritual orientation turned out to be above average. Besides, it has been observed that those who read scientific publications on spiritualty have a significantly high level of spiritual orientation, teachers who have high level of spiritual orientation consider their students' spiritual needs, they think their students have right to ask for spiritual support and they have a desire to provide spiritual support to students
İslâmî İlimler fakültelerinde Türk öğrencilerinin nahiv hatalarının tahlili -Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi örneği- (Analysis of nahiv errors of Turkish students in faculties of Islamic Sciences -Mardin Artuklu University example of Faculty of Islamic Sciences-)
Araştırmacı bu çalışmada Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğrencilerinin nahiv hatalarının analizini ortaya koymaya çalışmıştır. Bunu yaparken hazırlık sınıfından 4.sınıf kadar okuyan öğrencilerin sınav kağıtlarındaki nahiv hatalarını göz önünde bulundurmuştur. Araştırmacı nahiv yanlışlarının çeşitleri ve yıllar içinde düzeltilmesi sonucuna ulaşmak için, nahiv yanlışlarının oranını ve sonuçlarına ek olarak yanlışların nedenlerini de sıralamıştır. Bu çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Araştırmacı giriş bölümünde nahivin önemi, öğretim sorunu, onunla ilişkili soruyu, istenilen hedefleri, nahivin önemi ve sınırlarını ona bağlı yönteme ek olarak ele almıştır. Böylece araştırmacı onu karşılayan zorlukları aşmıştır. Araştırmacı, çalışmanın teori kısmı olan birinci bölümde nahiv bilgisinin kaynağı, yanlışların analiziyle ortaya çıkan kavramları ve yanlışların analiz edilmesinin önemini ortaya koymuştur. Geçmiş çalışma ve tartışmaları sonlandırmak adına da daha önceki ve daha sonraki hataların analizine bağlı olarak yöntemleri de ortaya koymuştur. Çalışmanın pratik çerçevesi olan ikinci kısımda ise araştırmacı tarafından, Mardin Artuklu Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde okuyan bazı Türk öğrencilerin nahiv yanlışlarının analizi yapıldı. Araştırmacının ulaştığı sonuç, sonuç kısmında sunduğu tavsiyeler ve sonuçları işte bu istatistiklerin ve sonuçların tartışmasıdır.In this study the researcher try to analyze Grammatical errors for Turkish students who are studying at the college of Islamic Sciences at Mardin Arteglo University in Turkey, in this study grammatical errors were studied in exam papers for students from the preparation year until the fourth year, the researcher identified the causes of grammatical errors in addition to calculating its percentage and analyzing its results, and determine the types of grammatical errors and know their development over the years. This study consisting of entrance, two chapters and a conclusion, the researcher at the entrance addressed the importance of grammar, the study problem, related questiones, its desired goals, its importance and limitations, field procedures followed during the study, the study sample and its tool, in addition to the approach followed, the researcher also explained the difficulties encountered. For the first chapter, which is the theoretical framework for the study, the researcher presented the begining of grammar and the terms listed for error analysis and the importance of analyzing errors and the methods used in analyzing them for advanced and non advanced students, to finish with a presentation and discussion of some previous studies. And in the second chapter, which represents the applied framework for the study, he analyzed some of the grammatical errors of Turkish students who are studying at the college of Islamic Sciences at Mardin Arteglo University in Turkey, as well as discussing statistics and results, then the researcher come to a conclusion in which he presented the results and recommendations he reached
The eveluation of traffic rules in the context of Islamic law
Günümüzde ulaşım ve buna bağlı oluşan problemler, vahyin indiği dönemdeki ulaşım biçimi ve karşılaşılan problemlerden farklılık göstermektedir. Nitekim çağımızda kullanılan trafik araçlarının çeşitliliği, yolların niteliği ve trafik yoğunluğu o dönemdeki ulaşım kültürü ve şeklinden çok farklıdır. Dolayısıyla çağımızdaki trafik problemleri ve bu problemlerin doğurduğu sonuçlar da yeni bir konu ve alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Trafik ağlarında sürücü hataları, kullanım şekli ve kural ihlalleri sonucunda, insanların beş temel hakkının (can, din, mal, akıl, nesil) bir kısmının ihlal edildiği görülmekte ve bilinmektedir. Bu çalışmamızda İslam hukuku bağlamında çağımız trafik kuralları ve önemi; trafiğin insanların can ve mal kayıplarını nasıl etkilediği, devletin kural koyma yetkisi ve çerçevesi, trafik kurallarına karşı sorumluluklar, kural ihlalleri sonucunda meydana gelen mağduriyetler ve devletin verdiği cezalar incelenmiştir. Bu konular, vahyin indiği dönem göz önünde bulundurularak, yöntem ve tavsiyelerden ve bu kuralların ihlal edilmesi sonucunda meydana gelen can ve mal kaybı ile ilgili hükümlerden yararlanarak araştırılmıştır. O günün ulaşım hukuku ve problemlerinin nasıl ele alındığını ve olayların hangi yöntemlerle değerlendirilip sonuca bağlandığı incelenerek bu yöntemler ışığında günümüz trafiği değerlendirilmiştir.Today,transportation and the problems steming from this differ from the ones in the reveletion period. For instance,the variety of vehicles used today,the quality of roads and the traffic jam is different from the transportation culture of that period.Therefore,the problems today and the consequences steming from these create a new area and new issues. It is known that,as a result of driver errors in the traffic,the way of usage and the violation of rules some of the five fundamentar rights (life, religion,estate,reason and generation) are violated. In this study,the significance of traffic rules,in what way these rules influence people losing their lives and their estates, the frame of the government for prescription,the responsibilities towards traffic rules,the aggrievements due to the violation of rules and the penalisations of the government have been analysed. These issues have been searched in the context of revelation period ,refering the methods and the advices and the adjudgements of the government about the loss of lives and estates as a result of the violation of these rules.The traffic issue today has been evaluated analysing the way the transportation law and the problems of that period were held and the way the issues were evaluated and brought to the conclusion
Religious struggle in poetry of the Prophet's poets
Hazreti Peygamberin Şairlerinin Islam dininin savunması ve Mücadelesiyle ilgili inşad ettikleri şiirleri tespit edip incelemek.To identify and examine the poems of the Prophet Muhammad's poets built about the defense and struggle of Islam
COMPUTER AIDED ANALYSIS OF STABILITY IN ELECTRICAL CIRCUITS
Bu çalışmada, RLC elemanlarından oluşan bir doğru akım devresinin kararlığı incelenmiştir. Elektrik devresindeki bütün bağımsız kaynaklar devre dışı bırakılır. Bağımsız gerilim kaynakları kısa-devre ve bağımsız akım kaynaklarını açık devre yapılır. Elektrik devresi ilk koşulları ile bırakılır. Bu durumda durum değişkenlerinin genlikleri “t” sonsuza giderken sonlu kalıyorsa devre kararlıdır. Aksi halde devre kararsızdır. Kararsız devrelerde durum değişkenleri endüktans akımları ile kapasite gerilimleri sonsuz değerler aldığından devredeki endüktans ile kapasite elemanları hasar görür. Ayrıca RLC devresinin Simulink modellemesi yapılarak devrenin analizi ve Simülasyonu gerçekleştirilebilir. Devrenin analizini yapmak için devreyi oluşturan her bir elemanın matematiksel modeli ve bu elemanların birbirleri ile olan
bağlantıları dikkate alınması gerekir. Günümüzde devre analizinde bilgisayar desteği yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Devrenin durum denklemi ile çözümünde durum değişkenlerinin diğer elemanlarla olan ilişkisi matrissel formda yazılır. Elde edilen diferansiyel denklemler Matlab programı komutları ile çözülür. Matlab’a ait fonksiyon ve komutların desteği ile matematiksel denklemler kolaylıkla analiz edilebilir
ÇEVRE SORUNSALLARINDAN BİRİ OLAN KENTLEŞME: MARDİN ÖRNEĞİ
Günümüzde büyümekte olan şehirlerde kentleşme hızla devam etmektedir. Hızlı kentleşmeden dolayı fiziksel, çevresel, sosyoekonomik sorunlar giderek artmaktadır. Bu bağlamda büyümekte olan kentlerde, çevre sorunlarının önemli nedenlerinden biri olan kentleşme, bir sorunsal haline gelmiş diyebiliriz. Bu kentlerde özellikle sanayi merkezli büyümenin ön plana çıkması kentin gelişimini beşerî olmaktan öteye götürememektedir. Sanayileşme, çevre sorunları başta olmak üzere birçok sorunu da ortaya çıkarmaktadır. Çevresel kirliliğin önemli sebeplerinden biri de sanayileşmedir. Kentlerde sanayi merkezli büyüme ile ortaya çıkan fiziksel, çevresel ve sosyoekonomik sorunların çözümünün paralel bir şekilde yürütülmesi kentleşme sürecine daha olumlu katkı sağlayacaktır. Ancak kentlerin mevcut yapısına bakıldığında çarpık kentleşmenin oluşu, kentin gelişiminin, çevre alanlarının koruna bilirliğinin, yaşana bilirliğinin yitirilmesi, sanayinin kentleşme üzerindeki olumsuzluklarını göstermektedir. Bu doğrultuda Mardin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi‘nde ekonomisi tarıma ve hayvancılığa dayalı, tarihi dokusu ile ön plana çıkmış, kentleşmenin hızla devam ettiği bir yerdir. Çalışmada Mardin‘de kentleşme sürecinin fiziksel, çevresel ve sosyoekonomik yapıda yarattığı gelişmeleri tespit etmek amaçlanmıştır. Bu nedenle son beş yılda hızla büyümekte olan ve tarihi kimliği ile ön plana çıkan Mardin‘deki kentleşmeyle beraber doğan çevre sorunlarının neler olduğu ve şehre etkisi çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmada yöntem olarak, son beş yıla ait verilerin analizi ile birlikte yerel yönetimler ve Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırma sonuçlarından Mardin‘de kentleşmenin düzenli ve planlı olmadığı ve beraberinde birçok çevre sorununu da getirdiği ortaya çıkmıştır. Bu çevre sorunları içinde hava, su, gürültü kirliliği, ulaşım, elektrik, su problemi gibi birçok sorun bulunmaktadır. Bu doğrultuda çözüm önerileri sunulmuştur
1936 Beyannamesi Sürecinde Mardin Süryani Kadim Vakfı Başkanı Hanna Dolabani
Süryani Kadim Kilisesi’nin saygın metropolitlerinden biri olan Hanna Dolabani (1885-1969), hem entelektüel birikimiyle hem de yaşadığı dönem itibariyle Mardin’in ve Süryani toplumunun üretken değerlerinden biri olmuştur. O, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş evrelerini yaşamış, aynı zamanda Birinci ve İkinci Dünya Savaşları dönemlerine de tanıklık etmiştir. Bu bağlamda Dolabani, 84 yıllık ömrünü ifa ettiği coğrafyada vuku bulan seküler hadiseler çerçevesinde üstlendiği dinî ve ilmî misyonla, özellikle mensubu olduğu toplum nezdinde son derece önemli faaliyetlere imza atıp, ardında kayda değer eserler bırakmıştır. Hanna Dolabani, dinî vecibeleri ve araştırmacı yazar kimliğinin yanı sıra, Mardin’deki Süryani cemaatinin vakıf işleriyle de ilgilenmekteydi. Daha ziyade öteki vasıflarıyla ön plana çıkan Dolabani’nin vakıf başkanlığı ve vakıf hizmetleri günümüze kadar ya ihmâl edilmiş veya göz ardı edilmiştir. Zira o, 1936 yılından 1965 yılına kadar kâh vakıf başkanı olarak kâh vakıf mütevelli heyetinde bulunarak Mardin Süryani Kadim cemaatinin vakfına son derece mühim hizmetlerde bulunmuştur. Bu bağlamda, bu çalışmada, önce Dolabani’nin mensubu olduğu Süryani cemaatine yapmış olduğu vakıf başkanlığı ile Cumhuriyet döneminin en önemli belgelerinden biri olan 1936 Beyannamesi’ndeki ve sonrasındaki rolü ele alınacaktır. Ardından, 2008’de yürürlüğe giren “5737 Sayılı Yeni Vakıflar Kanunu” kapsamında, Mardin Süryani Kadim Vakfı’nın, Dolabani ve heyetinin hizmetlerinden ne şekilde istifade ettikleri üzerinde durulacaktır
Effect Of Hmw And Lmw Glutenın Alleles On Qualıty Traıts Of Bread Wheat
This study was performed to investigate impact of HMW and LMW glutenin alleles on quality traits of bread wheat cultivars. Fifteen bread wheat varieties were used for field trails during 2012-13 and 2013-14 under irrigated conditions of Diyarbakir and Mardin locations, Turkey. We investigated the quality of varieties that have same HMW-GS (High molecular weight subunits) and different LMW-GS (Low molecular weight subunits) or vice versa. Results indicated that GluA3-c > d > e, GluB3-g > b' = i, and GluD3-b = c > a for LMW-GS, and GluB1-7+8 > GluB1-17+18; GluD1-5+10 > GluD1-2+12 for HMW-GS have higher extensograph dough energy, extensibility, resistance, also higher farinograph stability time, gluten index and grain hardness values. The overall evaluation of the results obtained from this study demonstrated that GluA1-1 or 2*, GluB1-7+8 and GluD1-5+10 for HMW glutenin alleles and GluA3-d, GluB3-g and b, GluD3-c for LMW glutenin alleles are associated with a strong gluten structure and accordingly selection of lines harboring these alleles can contribute to the development of genotypes with high quality in wheat breeding programs
DIRECTION CONTROL OF ASYNCHRONOUS MOTORS USING PLC
Programmable logic controllers (PLCs) are electronic systems that designed to operate in industrial facilities and operate according to digital principles. These devices are designed to control a system with its own analog or digital input / output modules, functions such as logical control, timing and counting. In addition, PLCs can be used to collect data depending on various processes in production. These data
are measurable data such as temperature, ambient temperature, humidity and the like. In this study, starting condition of three phase asynchronous motor controlled by PLC is investigated. Asynchronous motors draw about 3 to 7 times their rated current during the starting time. This current value is harmful to the network. Thus, this current value is reduced by connecting the reactance coil to the stator of the induction motors. The most commonly used motor type in the industry are asynchronous motors. The
fact that it has a simple structure that works with alternating current and also requires low maintenance has made them more preferred in the industry than other motor types. PLCs are devices that can control the execution of the work in a specific order. For example; It can be used in the systems where the floors will be controlled in which order the elevators will be in which order. PLCs are long lasting and reliable.
They can work safely in dusty, dirty, humid, electrically noisy environments. PLCs are very small and space-saving devices according to their capabilities. This allows the PLCs to be installed in any environment without any problems. In addition to logic-based operations, PLCs also include commands for performing mathematical operations. These features are one of the reasons that make PLCs superior
Presence of biofilm and adhesin genes in Staphylococcus aureus strains taken from chronic wound infections and their genotypic and phenotypic antimicrobial sensitivity patterns
The purpose of this research was to examine biofilm (icaA, icaD and bap) and adhesin (clfA, fnbA, cna) genes, and also assess the genotypic and phenotypic antimicrobial resistance patterns of Staphylococcus aureus strains taken from wound specimens in Mardin, Turkey. A total of 220 wound specimens were investigated. The biofilm forming ability and resistance pattern for eleven antimicrobial agents were investigated by conventional and multiplex PCR methods. S. aureus were taken from 112 (50.9%) of 220 wound specimens. Moreover, biofilm production was found in 79 (70.5%) of the 112 S. aureus isolates. 97 (86.6%) strains of all isolates were positive for icaA and icaD, and 15 (13.4%) for bap. The adhesin genes, cna, fnbA and clfA were detected in 98 (87.5%), 87 (77.7%), and 75 (66.9%) strains, respectively. The numbers of MSSA and MRSA bearing antimicrobial resistance genes were 19 (16.96%) and 32 (28.57%) for blaZ, 9 (8.04%) and 17 (15.18%) for tetK, 6 (5.36%) and 14 (12.5%) for ermC, 2 (1.79%) and 7 (6.25%) for tetM, 0 (0%) and 5 (4.46%) for mecA, 2 (1.79%) and 4 (3.57%) for ermA, 1 (0.89%) and 2 (1.79%) for both tetK and tetM, respectively. Our findings indicate that multiplex PCR is a suitable way for identifying biofilm and adhesin producing S. aureus. Our data also provided a country-wide oversight of the S. aureus antimicrobial resistance gene profiles for the properly therapy of patients and to control the spreading of the resistance genes