Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Klasik Türk Ve Fars Edebiyatlarında Çocuğun Eğitilebilirliği Ve Bir Mübalağa Unsuru Olarak Terbiye
Sa’dî’nin Gülistân ve Mevlânâ’nın Mesnevî adlı eserleri Osmanlı-Türk toplumunda en çok okunan Farsça metinler olmuş, toplumun ruh ve zihin dünyasını derinden etkilemiştir. Gülistân daha ziyade medreseler üzerinden, Mesnevî ise tasavvuf müesseseleri vasıtasıyla tesirini göstermiştir. Gerek toplumda ve gerekse edebiyatta uyandırdığı akisler itibariyle kurucu metin olarak nitelendirilebilecek bu eserler didaktik bir mahiyete sahiptir. Bunun yanı sıra her iki müellifin eserlerinde eğitime dair doğacı ve yetiştirmeci görüşleri tartışmaları dönemin eğitim anlayışının tespiti açısından değerli veriler sunar. Sa’dî-i Şîrâzî’nin aynı zamanda bir eğitimci olması bu görüşleri daha önemli kılmaktadır.
Bu makalede Gülistân ve Mesnevî’deki eğitime dair görüşler ortaya konulduktan sonra klasik Türk ve Fars şiirinde bu meselenin ne yönde tezahür ettiği tespit edilmekte ve eğitim hakkındaki bu kanaatlerin bir neticesi olarak terbiyenin şiirde nasıl bir mübalağa unsuruna dönüştüğü ele alınmaktadır
Asetonla Muamele Edilmiş Docetaxelin PC3 ve PNT1A Hücreleri Üzerindeki Sitotoksik Etkisi
Bu çalışmada, prostat kanserinin tedavisinde önemli bir kemoterapötik ajan olarak kullanılan docetaxelin, insan sağlam prostat hücresi (PNT1A) ve insan kanserli prostat hücresi (PC3) üzerindeki sitotoksik etkileri araştırılmıştır. Çalışmada ticari docetaxelin saf ve asetonda bekletilmiş formu kullanılmıştır. MTT [3-(4,5-dimetiltiazol-2-il)-2,5-difenil-2H-tetrazolyum bromid] testi kullanılarak 24, 48 ve 72 saatlik inkübasyon sonrası yapılan analizlerde farklı docetaxel formlarının kullanımı arasında anlamlı bir fark bulunmadığı tespit edilmiştir (p<0.01). Elde edilen bulgular, docetaxel formlarının PC3 ve PNT1A hücreleri üzerinde doza bağımlı sitotoksik etkilerinin varlığını ortaya koymaktadır. Sitotoksik etkinin doza bağımlılığının özellikle ilk 24 saatte oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir (PC3 için p<0.05, PNT1A için p<0.01). 48. saatte saf docetaxelin PC3 hücresi için IC50 değeri 0.0116 μg/mL, PNT1A hücresi için IC50 değeri 3.5462 μg/mL olarak hesaplanmıştır. Bu değerler docetaxelin PNT1A hücrelerinde, PC3 hücrelerine kıyasla daha düşük olsada, sitotoksik etki oluşturduğunu göstermektedir. Direnç geliştirmiş prostat kanseri hücrelerinde de terapötik etkileri olan docetaxelin ilaç taşıma sistemleri ile beraber kullanılarak sağlam hücrelerdeki hasarının azaltılması uygun bir yaklaşım olarak düşünülmektedir
MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ HIRBE HELALE NEKROPOL ALANI CAM BULUNTULARI (2010, 2011, 2018 YILI KAZILARI)
Hırbe Helale nekropol alanı; Mardin-Diyarbakır karayolunun 6. kilometresinin batısında, Mardin ili Artuklu ilçesi sınırlarında, Mardin Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içerisinde yer almaktadır. III. Derece Arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş olan Hırbe Helale nekropol alanında, 2010, 2011 ve 2018 yıllarında kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar, Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Otoparkı’nın kuzeydoğusunda bulunan alanda yürütülmüştür. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde tespit edilen buluntular Paleolitik Dönem, Geç Roma Dönemi, Bizans Dönemi ve Artuklu Dönemi gibi birbirinden farklı dönemlere tarihlendirilmiştir. Bu çalışmanın kapsamı; Hırbe Helale nekropol alanı 2010, 2011 ve 2018 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan cam materyeller arasından seçilen ve profil veren kase parçaları, kandil parçaları, kadeh parçaları, karıştırma çubuğu parçaları, oyun taşı ile bileziklerden oluşmaktadır. Bu çalışma ile kazılar sırasında açığa çıkarılan cam materyallerin ilk bilimsel verilerine ulaşmak amaçlanmaktadır. Söz konusu materyaller Hırbe Helale nekropol alanının genel stratigrafisi ve yaptığımız kaynak araştırması sonucunda saptanan paralel örnekler ışığında tipolojik ve kronolojik olarak değerlendirilmiştir. Kazı verileri ve kaynak araştırması sonucunda tespiti yapılan paralel örnekler bu cam buluntuların Geç Roma ve Bizans dönemlerinden köken aldıklarını açığa çıkarmıştır. Bu nedenle Hırbe Helale nekropol alanında Geç Roma Dönemi ve Bizans Dönemi’ne tarihlenen cam buluntuların ortaya çıkarılması, kentin sosyal yaşamının bir parçası olan cam kap formları hakkında detaylı verilere ulaşmamızı sağlaması açısından önem arz etmektedir.Hırbe Helale necropolis area is located on the borders of Artuklu, a town in Mardin province and Mardin Artuklu University Campus area, which is 6 km away from the city centre on the highway to Diyarbakir province. Three excavations were carried out in 2010, 2011 and 2018 in this area, and it is registered as a Third Degree Archaeological site. The excavations were carried out on the northeast of the parking lot of Mardin Artuklu University Faculty of Fine Arts. During the excavations, numerous finds which were produced by using stone, terracotta, metal and glass materials were found, and these finds date to different periods such as the Paleolithic Period, the Late Roman Period, the Byzantine Period and the Artukid Period. The samples included in the scope of the study consist of profile bowl fragments, oil lamp fragments, goblet fragments, stirring stick fragments, game stones and bracelets selected from glass materials unearthed in Hırbe Helale necropolis area in 2010, 2011 and 2018. This study aims to reach the first scientific data on glass materials unearthed during these excavations. The mentioned materials were evaluated typologically and chronologically in the light of the parallel straits that were determined as a result of the general stratigraphy of Hırbe Helale necropolis area and literature research. The parallel samples determined as a result of the literature research and excavation data revealed that the glass finds originate from the Late Roman and Byzantine Period. For this reason, the detection of glass finds dating to the Roman and Byzantine Periods in Hırbe Helale necropolis area is important in terms of providing detailed information about the glass container forms that were an essential part of the social life of the city
Turkey Long-Term Energy Consumption Prediction Using Whale Optimization Algorithm
Energy is one of the most important topics for the sustainable development of countries. Due to the fact that the energy used can be depleted, it imports many energy sources, and environmental factors, it is of great importance for Turkey to predict how much energy needs may be in the future. In this study, whale optimization algorithm (BOA) was preferred from heuristic algorithms in order to be able to estimate Turkey's energy demand until 2040. In order to determine the performance of the whale optimization algorithm, the results were compared with the genetic algorithm (GA). All models are arranged linearly and squared and the result is obtained. Data for independent variables such as gross domestic product (GDP), population, imports and exports affecting energy demand were used between 1990 and 2019. Modeling of the past 30 years has been provided to calculate the accuracy of the results. After obtaining the most suitable model, calculations were made according to 4 different scenarios for the next 20 years
The Management Styles of The School Principals And The Trust Levels of The School Principals Based on The Teachers’ Opinions
Bu araştırmada, öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak okul müdürlerinin yönetim tarzları ile müdüre güven düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu iki değişkenin bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Araştırmaya Mardin ili Midyat ilçe merkezindeki okullarda görev yapan toplam 530 öğretmen katılmıştır. Araştırmada “Okul Müdürünün Yönetim Tarzı Ölçeği” ve “Müdüre Güven Ölçeği” kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin okul müdürünün yönetim tarzı ve müdüre güven algı düzeylerinin görev yapılan eğitim kademesi, cinsiyet ve farklı bir okulda çalışma isteği değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güven düzeyini anlamlı şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla yapılan regresyon analizine göre, okul müdürünün yönetim tarzının müdüre duyulan güvene ilişkin toplam varyansın %64’ünü açıkladığı belirlenmiştir. Diğer yandan algılanan yönetim tarzı ile müdüre güven arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için yapılan analizler sonucunda, işbirlikli yönetim tarzı ile müdüre güven arasında pozitif yönde, otokratik, ilgisiz ve karşı koyucu yönetim tarzı ile müdüre güven arasında negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.In this study, it was aimed to determine the management styles of school principals and their level of trust in the principal based on the opinions of the teachers. In addition, it was examined whether these two variables differ according to the independent variables. 530 teachers who were working in the schools in the Midyat district center of Mardin province participated in the research. "School Principal’s Management Style Scale" and "Trust to School Principal Scale" were used in the research. As a result of the analysis, it was determined that the teachers' perception of the management style of the school principal and trust to school principal differ significantly according to the education stage, gender and the desire to work in a different school. As a result of the regression analysis conducted to determine whether the management style of the school principal significantly predicted the trust level, it was determined that the management style of the school principal explained for 64% of the total variance related to trust to principal. On the other hand, it was determined that there was a positive relationship between the cooperative management style and the trust in the manager, and a negative relationship between the autocratic, irrelevant and counterintuitive management style and the trust in the manager
Yeni bir yöntem ve öncü maddeler ile bor nitrür nanotüplerin (BNNT'lerin) sentezi ve karakterizasyonu
Boron nitride nanotubes (BNNTs) have many application areas thanks to their superior properties such as thermal and electrical insulation, resistance to oxidation, high hydrophobicity, and high hydrogen storage capacity, as well as biocompatible properties. Therefore, new synthesis methods are being searched for BNNT with increasing interest in recent years. In this study, high purity and yield BNNTs were synthesized using precursor materials and methods that were not previously tried in the literature. A chemical vapor storage (CVD) furnace was used for the synthesis, and various parameters were changed to achieve optimum conditions. The structure of the obtained BNNTs was characterized by Fourier conversion infrared spectroscopy (FTIR), Raman spectroscopy, and a UV-visible spectrophotometer. In addition,
surface morphologies were illuminated using transmission electron microscopy (TEM) and scanning electron microscopy (SEM). However, it has been observed that BNNTs obtained as a result of HR-TEM (high-resolution transmission electron microscope) analysis have a single-walled structure that is difficult to synthesize. This increases the importance and quality of synthesized BNNTs.Bor nitrür nanotüpler (BNNT’ler) ısıl ve elektriksel yalıtkanlıkları, oksidasyona karşı dayanıklılıkları, yüksek
hidrofobiteleri ve yüksek hidrojen depolama kapasiteleri gibi üstün özelliklerinin yanı sıra biyouyumlu özellikleri
sayesinde birçok uygulama alanına sahiptir. Dolayısıyla BNNT için son yıllarda gittikçe artan bir ilgiyle yeni sentez
yöntemleri araştırılmaktadır. Bu çalışmada, literatürde daha önce denenmemiş öncü maddeler ve yöntemle yüksek
saflıkta ve verimde BNNT’ler sentezledi. Sentez için bir kimyasal buhar depolama (CVD) fırını kullanıldı ve çeşitli
parametreler değiştirilerek optimum koşullar elde edildi. Elde edilen BNNT’lerin yapısı fourier dönüşümlü kızılötesi
spektroskopisi (FTIR), Raman spektroskopisi ve bir UV-visible spektrofotometresi kullanılarak karakterize edildi. Ayrıca
yüzey morfolojileri geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak
aydınlatıldı. Bunla birlikte HR-TEM (yüksek çözünürlüklü geçirimli elektron mikroskobu) analiz sonuçlarına göre elde
edilen BNNT’lerin, sentezlenmesi zor olan tek duvarlı (single-walled) bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Buda
sentezlenen BNNT’lerin önemini ve kalitesini arttırmaktadır
COVID -19’ un sağlık çalışanlarının ruh sağlığına etkisi ve ruhsal travmaların önlenmesi
Dünyada hızla yayılıp yaklaşık 2 milyon insanın ölümüne sebep olan coronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Wuhan Eyaleti’nde 2019 yılı Aralık ayının sonlarında ortaya çıkarak, solunum yolu enfeksiyonuna neden olup, insandan insana bulaşabilen bir virüstür. Önce Asya sınırlarına, sonra tüm Avrupa’ya yayılan COVID-19 WHO tarafından pandemi olarak kabul edildi.
Pandemi sürecindeki bu müdahaleler bireysel ve toplumsal ruh sağlığı üzerinde oldukça olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Toplumun salgınla mücadele sürecinin en önemli üyelerinden olan sağlık çalışanları da bu olumsuz etkilere en fazla maruz kalan meslek gruplarından olup fiziksel ve psikolojik yönden birçok tehdite maruz kalmaktadırlar. COVID-19 salgınının ilk ortaya çıktığı Wuhan kentinde sağlıkçılar üzerinde gerçekleştirilen ilk çalışmada, salgının hemen ardından sağlık ekiplerinin %71,3'ünde eşik altı ve hafif düzeyde, %22,4'ünde orta düzeyde, %6,2’sinde ciddi düzeyde ruhsal bozuklukların meydana geldiği belirlenmiştir. COVID-19 pandemisinde sağlık çalışanlarının ruhsal travmalardan korunması için; yeterli uyku, yoga, meditasyon gibi gevşeme uygulamaları stres azaltıcı, müzik dinleme, resim çizme gibi yöntemler faydalı olacaktır
Geleneksel ve Faaliyete Dayalı Maliyetleme Sistemlerinin Karşılaştırılması: Bir Üretim İşletmesinde Uygulama
Bu çalışmada herhangi bir maliyetleme sisteminin olmadığı bir üretim
işletmesinde hem geleneksel üç aşamalı maliyetleme sistemi hem de Faaliyete
Dayalı Maliyetleme (FDM) sistemi uygulanmış, elde edilen sonuçlar
karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilere
göre, işletmenin tüm faaliyetlerinin “birim seviye” faaliyet seviyelerinden
oluşmasından dolayı her iki sistemin sonuçları da birbirine yakın çıkmıştır.
Böylece FDM sisteminin maliyetler üzerinde parti ve mamul faaliyet
seviyelerinde etkili olduğu, ama birim faaliyet seviyesinde farklı bir sonuç
vermediği sonucuna ulaşılmıştır
112 SAĞLIK ÇALIŞANLARININ COVID-19 KORKU DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ
Objective: The purpose of the study is to assess the levels of fear of Covid-19 in 112 healthcare
professionals.
Material-Method: This descriptive study was conducted with 171 healthcare professionals working at 112 Emergency Healthcare Services in Mardin, Turkey. A descriptive characteristics form and the Covid- 19 fear scale were used to collect data.
Results: Most of the participants stated that protective equipment was sufficient, they had received preventive trainings on Covid-19, some of their colleagues were infected with Covid-19, and they were still as concerned about Covid-19 as they were when it first broke out. The fear of Covid-19 mean scores of the professionals were 18.53±6.43 (moderate level).
Conclusion: In the research, it was determined that the fear levels of 112 healthcare workers were affected during the Covid-19 pandemic process. In this process, in order to protect and improve the mental health of healthcare professionals, psychotherapy, methods of coping with stress and anxiety, etc., can be supported by providing online training and sessions.Amaç: Araştırmanın amacı, 112 sağlık çalışanlarının Covid-19 korku düzeylerini değerlendirmektir.
Materyal-Metot: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırma Mardin ili 112 Acil Sağlık hizmetlerinde çalışan 171 sağlık çalışanı ile yapıldı. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu ve Covid-19 Korku Ölçeği kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının çoğu koruyucu ekipmanın yeterli olduğunu, Covid- 19’a yönelik koruyucu eğitimler aldıklarını, çalışma arkadaşlarından Covid-19’a yakalanan olduğunu, Covid-19 ile ilgili ilk gün kadar endişe duyduklarını ifade etti. Araştırma da sağlık çalışanlarının Covid- 19 korku ortalamalarının 18.53±6.43 (orta düzey) olduğu belirlendi.
Sonuç: Araştırmada, Covid-19 pandemi sürecinde 112 sağlık çalışanlarının korku düzeylerinin etkilendiği belirlendi. Bu süreçte sağlık çalışanlarının ruh sağlığını korumak ve geliştirmek için psikoterapi, stres ve anksiyete ile baş etme yöntemleri vb. online eğitimler, oturumlar sağlanarak desteklenebilir
GÜÇ KABLOLARINDA MİNİMUM ISINMA SÜRESİNİN DEĞİŞİK YÜK DURUMLARINDA ANALİTİK OLARAK HESAPLANMASI
Günümüzde kalabalık yerleşim bölgelerindeki artan elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması, elektrik enerjisinin iletimi ve dağıtımında,n kablolar çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Pratikte birçok kablo türü kullanılmaktadır. Bunlar, güç kabloları, doğru akım kabloları, süperniletkenli kablolar, gaz yalıtımlı kablolar, sodyum iletkenli kablolar, çok yüksek gerilim kabloları, deniz altında kullanılan kablolar. Kablolar kısa
devre akımlarından odlukça etkilenmektedirler. Kısa devre akımının değeri artıkça kablolarda sıcaklık değeri artar ve kablo hasar görür