Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    AŞİRETLERİN KISKACINDA GÖZDEN DÜŞEN ŞEHİR: 19. YÜZYILDA NUSAYBİN

    No full text
    Giriş Nusaybin, Orta Çağ’ın oldukça önemli bir şehriydi. Bu çalışma, 19. yüzyılın başından son çeyreğine kadar Nusaybin’in idarî yapısına, sosyal ve asayiş olaylarına odaklanarak şehrin zaman içerisinde nasıl bir köy haline dönüştüğünü sorgulamaktadır. Vazgeçilmez bir ticari güzergâhın kavşağında yer alan Nusaybin, Osmanlı yönetiminde büyük devletlerin savaş alanı olmaktan çıkmasına rağmen, 1600’lerin ortasından itibaren Sincar eşkıyalarına ek olarak güneyden gelen Şammar ve Aneze Urban aşiretlerinin cevelangâhı olmuştur. Tüm bunlara askerî birliklerin yetersizliği de eklenince bölge adeta güvenliğin olmadığı, yerleşim yerlerinin sürekli tahrip ve talan edildiği bir alana dönüşmüştür. Çağçağ Nehri’nin aktığı havzada eskiden yapılan kanalların bozularak bataklıklara dönüşmesiyle birlikte şehir rutubetli vahim bir iklime evrilmişti

    Evolution Process of Weaving Tradition into Art

    No full text
    Dokuma geleneğinin sanata evrilme sürecini şekillendiren sanatçılar, akımlar ve sergiler bu araştırmanın odak noktasını oluşturmaktadır. 20. yüzyılda geleneksel yapısının dışında yeni biçim ve içerik üreten, teknik ve malzemenin kullanım alanını genişleterek çağdaş sanatın içinde kendisine yeni bir alan açan sanat disiplini ve gelişim parametreleri incelecektir. Uluslararası literatürde fiber art (lif sanatı), Textile art (tekstil sanatı) olarak tanımlanan bu sanat en temelinde sanat ve zanaatın birleştiği uygulamalı sanatlar olarak tarif edilebilir. Lif sanatının çıkış noktası dokuma sanatı olduğu bilinmektedir. Dokuma geleneğinin sanata alan açacak çok fazla veri barındırması bu süreçte çok etkili olduğu düşünülmektedir. Bu oluşum batıdan başlamıştır. İlk etkilerden biri tapestry tekniğini kullanarak o dönemin sanatçılarının eserlerinin dokunması ile başladığını görmekteyiz. 15.ve 18. yüzyıllarda en popüler dönemini yaşayan tapestrylere olan ilgi 19.yüzyılda sanayi devrimi ile birlikte azalmıştır. William Morris’in öncülüğünde başlayan Arts and Crafts ve devamı niteliğinde ortaya çıkan Art Nouveau hareketleri ile Bauhaus Okulu açılmasıyla tapestry üretimi tekrardan canlanmıştır. Bu hareketlenmelerin, dokuma resim sanatının başlangıcı olduğu düşünülmektedir. 20.yüzyılın en önemli tapestry sanatçısı kabul edilen Jean Lurçat’ın girişimleriyle tapestrylerin modern sanatla yeniden gündeme geldiğini görmekteyiz. Yaşanan tüm bu süreçlerin lif sanatının temellerinin atılmasında etkili olduğu yapılan araştırmalar sonucunda söylenebilir. Bu sürece Doğu Avrupalı sanatçıların katkısının büyük olduğunu ve lif sanatının uluslararası arenada yer alması, lif sanatçılarının bir araya geldiği ve izleyici ile buluşulan etkinlikler, lif sanatının çağdaş sanattaki varlığı açısından oldukça önemli olduğu görülmektedir

    19. yüzyılın Siverek’te Kolera Salgını ve Alınan Tedbirler

    No full text
    Siverek, antik çağlardan itibaren önemli bir merkez olmakla beraber 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar fizikî alan ve demografik özellikleri bakımından statik bir görüntü arz etmekteydi. Siverek’in bu döneme kadarki en önemli özelliği Halep-Diyarbekir-Erzurum yolunu takip eden ticari güzergâh üzerinde bulunmasıydı. Ancak 1820’lerden itibaren güneydeki urban aşiretlerinin çöl güzergâhı üzerinden cereyan eden Halep-Bağdat ticaretini sekteye uğratmaları ve kervanların bir daha bulunamamak üzere kaybolmaları bu güzergâhtaki ticaretin de kuzeydeki Birecik-Siverek-Diyarbekir-Mardin-Musul yolunu takip eden ve Bağdat’a devam eden “Sultan Târiki” adı verilen güzergâha kaymasına neden oldu. Diğer taraftan 1850’lerden itibaren buharlı gemilerin daha fazla kullanılmasıyla İskenderun Limanı’nın Avrupa ve Asya arasındaki en önemli ticari limanlardan birisi olması Siverek’in ticari yol olarak önemini daha da artırdı. Böylece Siverek, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Suriye, Anadolu ve Irak bölgeleri arasındaki ticari faaliyetlerin en önemli kavşak noktalarından birisi haline geldi. Bu ticari hareketlilik kısa sürede Siverek’te çok canlı bir sosyal ve ekonomik hayatı da beraberinde getirdi. Öte yandan çok uzak coğrafyalar arasında cereyan eden ticaret yollarının üzerinde bulunmak kentteki refahı artırırken bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyordu. Bu olumsuzluklardan en önemlisi ise bu yollar boyunca sık sık meydana gelen salgın hastalıklardı. Ticari öneminin artmasıyla beraber Siverek’te özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında çok sayıda salgın hastalık meydana geldi. Bu hastalıkların başında kolera gelmektedir. İlk defa 1822 yılında ticaret yolları vasıtasıyla Osmanlı Devleti topraklarına ulaşan kolera mikrobu 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Anadolu’daki varlığını korudu. Hastalığın yayılmasında ticari güzergâhların önemini iyi kavramış olan Osmanlı Devleti, ticari canlılığı korumak ve hastalığın Anadolu içlerine yayılmasını engellemek noktasında Siverek ve diğer ticari güzergâh üzerinde bulunan kentlerde daha sıkı önlemler almaktaydı. Bu önlemler daha ziyade hastalığın Anadolu içlerine nihayetinde de imparatorluğun başkentine sirayetini engellemeye dönük olarak icra edilen tahaffuzhaneler kurulması ve kordon uygulamalarıdır. Bu açıdan Siverek, devlet tarafından Anadolu’ya açılan kapı önünde bir merkez olarak kabul edilmiş ve en fazla önlem alınan yerlerden birisi olmuştur. Bu çalışmada 19. yüzyılın ikinci yarısında Siverek’te meydana gelen kolera salgınları incelenecektir. Hastalığın ortaya çıkışı, etkileri ve sonuçları başta Osmanlı Arşivi vesikaları olmak üzere yerel kaynaklar, yabancı devlet raporları, seyahatnameler ve ilgili literatür ışığında ortaya konulacaktır. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin tasavvurunda bulaşıcı hastalıklar açısından Siverek’in önemi ve çözüm pratikleri incelenecektir

    Mardin Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi: 2002-2015 Dönemi Üzerine Bir Analiz

    Get PDF
    Bu çalışmada TBMM’de 2002-2015 yılları arasında görev almış Mardin milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri sunulmaya çalışılmıştır. TBMM’nin 22, 23, 24 ve 25 olmak üzere beş döneminde görev almış yirmi Mardin milletvekilinin sosyal, kültürel özellikleri ve siyasi faaliyetlerine yer verilmiş ve bu çerçevede değerlendirilmiştir. Mardin milletvekillerinin doğum yerleri, yaş ortalamaları, medeni durumları, bildikleri yabancı diller, eğitim durumları, meslekleri ve görevleri, milletvekilli oldukları tarihler ve dönem sayıları, bakanlık yapmış milletvekilleri tablolarla desteklenerek incelenmiş böylece araştırmacıların bu bilgilerden istifade etmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda 2002-2015 yıllarında Mardin şehrinin Türkiye nüfusuna ve milletvekili sayısına göre oranları incelenmiş ve söz konusu dönemde seçilmiş yirmi Mardin milletvekilinin meclisteki yasama faaliyetleri analiz edilmiştir.This study presents Mardin deputies who served in the Turkish Grand National Assembly between 2002-2015 and their political activities. The social, cultural characteristics and political activities of twenty Mardin deputies who served in the 22, 23, 24 and 25 periods of the Grand National Assembly of Turkey were included and evaluated within this framework. They were inquired in terms of their birthplace, avarage age, marital status, proffessions and duties, foreign language knowledge, educational background, the dates and the number of periods when they were deputies. Moreover, the ones who served as ministers were examined. All these data and comparisons were given in tables in order that future researchers could benefit from it. The ratios of the city of Mardin were also examined with respect to the population of Turkey and the number of deputies between 2002 and 2015. In addition, the legislative activities of twenty Mardin deputies elected in the aforementioned period were analyzed

    The New Woman through Structuralism in Sarah Grand’s "The Heavenly Twins"

    Get PDF
    Structuralism is an approach that seeks to decode the encoded whole consisting of a system to explore a textual work’s deep structure from the surface structure. This study tries to analyse the ‘New Woman’ in Sarah Grand’s “The Heavenly Twins” (1893) according to the structuralist approach. This novel is analysed synchronically. In terms of syntagmatic relation while Evadne Frayling marries George Colquhoun, Angelica Hamilton-Wells marries Mr. Kilroy. As for paradigmatic relation, homology of relationship is seen between two couples since there are unhappy marriages not only between Evadne and Colquhoun, but also between Angelica and Mr. Kilroy. In terms of syntagmatic relation while Angelica surrenders herself sexually to her husband after the death of her friend Tenor, Evadne surrenders herself sexually to her second husband after the death of her first husband Colquhoun. Syphilis and disguise in the novel’s surface structure are closed signs. However, in the deep structure these signs turn to be explicit signs as follows: When the signifier is syphilis, the signified is reprobate and death; when the signifier is disguise, the signified is freedom. In terms of the novel’s deep structure, the harmony performs on binary oppositions between Evadne and Angelica as follows: ignorant/educated, imprisoned/free, ill/healthy. Although the novel is over, the melody goes on since Evadne and Angelica can get only the role of a wife and a mother in patriarchal society. As for the novel’s deep meaning, women and men have no innate difference for mental capacity, but women face prejudices by patriarchal society because the male-dominant society does not provide women to take the same education as men

    Sustainable Preservation in the Context of Building Certification Systems

    No full text
    In recent years, as a result of an increase in the world's population, the development of technology, globalization, and an intense rivalry environment, the consumption of natural resources has been increasing rapidly. Correspondingly, one of the most devastating consequences of increasing environmental problems is global warming caused by pollution of the ecological environment, and the other is the risks it carries for future generations as a result of wastage and misuse of resource utilization (Günaydın, 2011). In the face of increasing environmental problems, people have oriented toward environmentally friendly attitudes. Parallel with it, sustainable approaches that support green and new policies have started to be produced to reduce the damage done to the environment. Environmental problems, which were previously considered at the national level, have been carried to the international level since the 1970s, with the effect of the energy crisis. The publication of the “Limits to Growth Report” in 1972 and the UN Environment Conference held in Stockholm were the first global steps taken in this area. In the Brundtland Commission in 1987 in the report which is called "Our Common Future", the concept of sustainable development has been defined as "the ability of future generations to meet the needs of today's generation without jeopardizing their ability to meet their own needs" (Aksu, 2011; Tutkun & İmamoğlu, 2015)

    Hasankeyf Kalesi'nden Üç Konut Örneği

    No full text
    Yaklaşık 110 dönümlük bir alana yayılım gösteren Hasankeyf Kalesi gerek İslâm öncesi gerekse İslâmi dönemde önemli bir yerleşme olma durumunu korumuştur. İç kalede kesintisiz olarak devam eden yerleşim 1970 yıllarına kadar sürmüş, sonrasında halkın ‘‘aşağı şehir’’ olarak da adlandırdığı ve günümüzde baraj suları altında kalan alanda, Hasankeyf Kalesi surlarının dışında yaşam devam etmiştir. Günümüzde iç kalede aktif yaşam olmamakla beraber konutlar dönemin birer hatırası olarak kısmen yıkılmış kısmen de ayakta, varlıklarını içinde insanlar olmadan sürdürmektedir. Kalede yapılan incelemelerde yapım tekniği açısından üç konut türü ile karşılaşılmıştır. Bunlardan ilki taş malzemenin kullanımıyla inşa edilmiş yığma konutlar, ikincisi kaya oyma konutlar, üçüncüsü ise kaya oyma ve yığmanın bir arada kullanıldığı türdür. Kaya oyma konutlar bölgedeki ve Anadolu’daki benzer örnekler açısından değerlendirildiğinde İslâmi dönem öncesine ait olduğu izlenimini vermekle beraber üzerlerinde bir tarih ibaresi, yazı, sembol, motif ya da kitabe gibi yapı künyesine yönelik belge niteliğindeki ipuçlarının bulunmaması bizi tarihlendirme noktasında şimdilik daha temkinli hareket etmeye itmektedir. Yığma konutlar kalede yaşamış insanların sözlü ifadelerinden hareketle erken Cumhuriyet dönemine tarihlendirilebilir. Kaya oyma+yığma esaslı konutlar ise kullanılan Türk ve İslâm dönemi devşirme malzemelerinden hareketle kaya oymalara yığma eklemelerinin yapıldığı dönemlere tarihlendirilebilir. Çalışmada bu yapı türleri birer örnekle ile ele alınarak tanıtılacaktır. Konut sahiplerinin yaşadıkları çevre ve yaşam biçimleri ile yakından ilgili olarak konutların ekonomik ve sosyolojik açıdan irdelemesi yapılacaktır

    First report of Verticillium dahliae causing Verticillium wilt on avocado (Persea americana) in Turkey

    Get PDF
    Avocado (Persea americana Mill.) is an expanding crop in Turkey grown on 949 ha, yielding 4,209 tons of fruit annually (FAO 2021). In June 2021, 5% of 220 5-year-old trees of cv. Hass grafted onto the rootstock Fuerte (36°06′25.6"N 35°59′16.7"E) in Samandağ district of Hatay showed symptoms of twig and branch dieback with brownish black leaf and bark discoloration. Vascular tissues of branches bearing blackened dead twigs were sampled from five trees. Tissues were surface disinfected in 1% NaOCl for 2 min, rinsed with sterile distilled water (SDW), dried, placed on potato dextrose agar, and incubated at 25 °C. After 7 days, a slow-growing fungus was consistently recovered. Colonies were identified as Verticillium dahliae Kleb. on the basis of the presence of black microsclerotia (35.2 to 160.8 × 20.3 to 68.5 μm), verticillate conidiophores, and hyaline, elliptical, single celled conidia (2.9 to 7.3 × 2.2 to 3.8 μm) (Pegg and Brady 2002). Identification was confirmed by sequencing the internal transcribed spacer region (ITS) of rDNA amplified from one single-conidial isolate (AvVd01 deposited in the plant pathogenic fungal collection of the first author’s institution) using universal ITS1/ITS4 primers. BLAST analysis of the amplicon sequenced (GenBank accession No. MZ664289) showed 100% identity with a sequence of V. dahliae from kiwifruit in Turkey (MK287620.1). To fulfill Koch's postulates, 15 healthy 1-year-old P. americana ‘Hass’ seedlings were inoculated by submerging trimmed roots in a conidial suspension of 107 conidia/ml for 5 min using AvVd01. Ten control plants were dipped in SDW in the same manner. Inoculated plants showed symptoms identical to those of naturally infected plants within a month. V. dahliae was reisolated from inoculated plants but not from controls. To our knowledge, this is the first report of V. dahliae causing wilt on avocado in Turkey (Farr and Rossman 2022). It is expected to cause more problems in avocado plantings previously dedicated to vegetable crops

    Impact of fossil fuels and renewable energy consumption on economic growth in Paris Club Countries

    No full text
    The relationship between economic growth (in terms of GDP) and renewable energy (RE) and nonrenewable energy (NRE) consumption was investigated in 20 countries featured on the Renewable Energy Country Attractiveness Index list, also known as the Paris Club. The effect of both RE and NRE consumption on economic growth is discussed in the growth model based on the neoclassical production function. Labor and capital, which are important dynamics of growth, are also considered in the model. Granger causality and panel vector autoregression analysis are performed for the period 1991–2016. The results show that neither RE nor NRE consumption has a positive effect on economic growth. In reality, a 1% increase in RE consumption will reduce the GDP growth by 0.14%. For the effect of GDP growth on energy types, if growth increases by 1%, NRE consumption increases by 5.54%. If economic growth increases by 1%, a reduction of 1.73% occurs in RE consumption. In contrast, a causal link between both types of energy to growth has not been determined. There is no statistically significant coefficient of NRE and capital factors on GDP. A mutually positive and statistically significant relationship was determined between labor and growth. According to the results of variance decomposition, the basic dynamic of growth is itself: over a ten-year period, growth was affected by itself by 98%

    Length estimation of Atlantic bluefin tuna (Thunnus thynnus) using vertebrae

    Get PDF
    Atlantic bluefin tuna (Thunnus thynnus; BFT) is a large (up to 3.3 m in length) pelagic predator which has been exploited throughout the eastern Atlantic and Mediterranean since prehistoric times, as attested by its archeological remains. One key insight derivable from these remains is body size, which can indicate past fishing abilities, the impact of fishing, and past migration behavior. Despite this, there exists no reliable method to estimate the size of BFT found in archeological sites. Here, 13 modern Thunnus spp. skeletons were studied to provide power regression equations that estimate body length from vertebra dimensions. In modern specimens, the majority of BFT vertebrae can be differentiated by their morphological features, and thus, individual regression equations can be applied for each rank (position in vertebral column). In an archeological context, poor preservation may limit one's ability to identify rank; hence, “types” of vertebrae were defined, which enable length estimates when rank cannot be determined. At least one vertebra dimension, height, width, or length correlated highly with body length when vertebrae were ranked (R2 > 0.97) or identified to types (R2 > 0.98). Whether using rank or type, length estimates appear accurate to approximately ±10%. Finally, the method was applied to a sample of Roman-era BFT vertebrae to demonstrate its potential. It is acknowledged that further studies with larger sample sizes would provide more precision in BFT length estimates

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇