Hatay Mustafa Kemal University Institutional Repository
Not a member yet
    2946 research outputs found

    An evaluation on Osmaniye under the French occupation and Rahime Hatun

    Get PDF
    Milli Mücadele’nin güney cephesinde yer alan Osmaniye, jeostratejik bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Bölgenin tren hattı üzerinde yer alması Antep, Adana, Maraş ve Hatay’da yürütülen bağımsızlık savaşı açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın da temel sorunsalı arka planda yer alan hatta unutulan Osmaniye Kuvayı Milliyecilerinin Ermenilerle birlikte Fransız işgal güçlerine karşı vermiş oldukları amansız mücadeleyi ele almak olmuştur. Fransızların bölgeyi işgal eder etmez yönetime nasıl el koydukları, Türklere ait toprakların işbirlikçi Ermeni kuvvetlerine dağıtıldığı ve “böl-yönet” politikası sonucu bölgede işgallerin nasıl kalıcı hale getirilmeye çalışıldığı araştırmanın temel odağını oluşturmaktadır. Araştırmada her anı yazarının bahsetmeden geçemeyeceğim deyip övdüğü Rahime Hatun’un, dönemin olaylarıyla kendi tarihsel zamanı içinde ele alınıp- derli toplu olarak biyografisi oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı; kısmi olarak kullanılmamış arşiv belgelerinden, özel arşivlerden, zabıt ceridelerinden, dönemin basınına yansıyan neşredilmemiş anılardan yararlanılarak literatürün noksan kalan kısmına katkı sağlamak olmuştur.Osmaniye, which was located in the southern front of the Turkish National Struggle has quite an important place geostrategically. Because the region was on the railway route combining the east to the west, the north to the south, it carried great importance on the wars of independence in Antep, Adana, Maraş and Hatay. The main problematic of this article was the evaluation of Osmaniye’s forgotten paramilitary forces and fight against the French forces along with the Armenian groups. The main focus of the article was selected as the evaluation of how the French forces grasped the region, and how the occupations were tried to be facilitated by way of divide and rule policy. In the article, especially Rahime Hatun’s biography and services were remembered whose helpful services to the National Struggle were commemorated by any of the authors on the topic. The main target of the research was the utilization of archival documents which were used partially, private archives, legislation records, and the memoirs in those year’s press and contribution to the literature’s gaps

    Carthage amulets in the light of findings from Tlos and Silifke

    Get PDF
    Bu çalışmada biri kazı buluntusu diğeri ise müze eseri olmak üzere 2 adet çift yüzlü kadın başı biçimli pendant incelenmiştir. Eserlerden ilki Likya Bölgesi'nin önemli yerleşimlerinden Tlos Antik Kenti'nin stadyum kazılarında ele geçmiştir. Diğeri ise Silifke Müzesi koleksiyonunda yer almakta olup satın alma yoluyla müzeye kazandırılmıştır. Koyu mavi renkli camdan yapılan her iki eser çubuğa sarma ve baskı-kalıp tekniğinde yapılmıştır. Cepheden betimlenmiş Mısır perukalı kadın figürü ön ve arka yüzde tekrarlanmıştır. Silifke örneğinde korunan askı halkasından da anlaşıldığı üzere bu objeler kolye sarkacı olarak boyunda taşınmıştır. Askı halkasız örneklerin ise boynun bitiminde başlayan ve buruna kadar devam eden kanal nedeniyle iğne süsü olarak kullanıldıkları önerilmiştir Doğu sanatının özeliklerini taşıyan her iki eser Akdeniz ticaretinin de etkisiyle geniş bir alana yayılan çift yüzlü kadın amuleti grubuna girmektedir. Bu grubun sakallı ve bıyıklı betimlenen erkek versiyonları da üretilmiştir. Çift yüzlü kadın ve erkek pendantlarına yönelik olarak hazırlanan en kapsamlı çalışma 1968 yılında Haevernick tarafından yapılmıştır. Söz konusu yayında MÖ 4. yüzyıl içerisinde tarihlenen pendantların çıkış noktası olarak bir Fenike kolonisi olan Kartaca önerilmiştir. Mısır, Levant Kıyıları, Batı Anadolu, Karadeniz Kıyıları, Yunanistan, Sicilya ve İspanya'da ele geçen çift yüzlü amuletler Fenike sanatında MÖ 7. yüzyıla kadar uzanan insan yüzlü amulet geleneğinin farklı yorumlanmış biçimidir. Yalın betimlenen ve herhangi bir tanrıça simgesi taşımayan bu kadın figürlerinin Fenike dininde Astarte, Kartaca dinin de ise Tanit'i simgelediği düşünülmektedir. Sonuç olarak makale kapsamında irdelenen eserler estetik kaygının ötesinde takan kişiyi kötülüklerden koruduğuna inanılan amulet işlevi taşımıştır. Objelerin yayılım alanına bakıldığında ticaretle bağlantılı olarak kıyı kentlerinde yoğunluk gösterdiği dikkat çeker. Tlos ve Silifke amuletleri Anadolu'da bugüne kadar 8 örnekle temsil edilen bu malzeme grubunun yayılım alanı ve tipolojisini çeşitlemesi açısından büyük önem taşımaktadır.In this study two formed double-faced female head pendants, one was obtained from the Tlos excavations and the other is already exhibited in Silifke Museum, were researched. The first pendant was founded from the stadium excavations in Tlos, one of the important cities in Lycia region. However, the other one, not known the exact findspot due to acquiring by buying, is a part of the archeological collection in Silifke Museum. Both of them have been made by rod-formed and pressing glass technics from dark blue glass. The frontal depicted female head with Egypt-wig, repeated on both the obverse and the reverse side, can be seen on them. The objects have been used as a pendant according to Silifke example, ending with a ring at the top. On the other hand, the examples without having a ring, can be suggested that they must have been used as a pin head because of the hole, which is slightly off center and continued through neck. Both examples have a characteristic of orient pendants with double-faced amulet groups, disappeared from a wide area due to Mediterranean trade. Moreover, the double-faced male pendant with moustache and beard as a version of female pendant is known. Up till now the most comprehensive study about double-faced male and female pendants has been done by Haevernick. In her study, she suggested that the origin of these pendants was Carthage, colonized by Phoenicians at the 9th century BC., and they should be dated to the 4th century BC. The double-faced pendants obtained from Egypt, Levant, West Anatolia, the shore of Black Sea, Greece, Sicily and Spain are a different version based on human-faced amulets in Phoenicians art at the 7th century BC. It is thought that these female pendants, having simple form without any goddess symbol, symbolize Tanit in Carthage religion while Astarte in Phoenicians religion. Consequently, the pendants researched within the scope of this paper have been used as amulets, protecting humans from evil other than just being ornamental objects. In terms of the dispersion area, these pendants have been mainly found in the coastal cities related with Mediterranean trade. Double faced female pendants from Tlos and Silifke are very important with regard to both the dispersion area and the variety of typology represented by 8 samples in Anatolia until now

    The effect indole butyric acid doses on seedling quality of çarkıfelek (Passiflora caerulea L.) species

    Get PDF
    Bu çalışma, Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma seralarında Eylül 2013-Aralık 2014 arasında yürütülmüştür. Çalışmada Passiflora caerulea türü kullanılmıştır. Araştırmada değişik dozlarda (0, 500, 1000, 2000 ve 3000 ppm) IBA uygulamalarının, çeliklerin köklenmesi ve fidan kalitesine etkisi incelenmiştir. 1 göz içerecek şekilde alınan çelikler kasalara dikilerek sisleme altında 30 ve 45 gün bekletilerek köklendirilmeye çalışılmıştır. Köklenen çelikler 9×9×9.5 cm ebatlarında sert saksılara dikilerek 45 gün bekletilmişlerdir. Her bir söküm zamanı ve doza ait fidanlarda fidan uzunluğu, fidan gövde kalınlığı, sürgün sayısı, sürgün uzunluğu gibi özellikler incelenmiştir. Fidan kalitesi açısından hormon dozları kesin bir sonuç vermemiştirTHE EFFECT OF INDOLE BUTYRIC ACID DOSES ON SEEDLING QUALITY OF ÇARKIFELEK (Passiflora caerulea L.) SPECIES This study was carried out in research greenhouse of Mustafa Kemal University Agriculture Faculty Horticulture Department in September 2013–December 2014. Passiflora caerulea species was used in this study. The effect of different IBA doses (0, 500, 1000, 2000, 3000 ppm) application, two different harvest time (30th and 45th days) on rooting of cutting and seedling quality was investigated in the study. Cuttings were prepared including one bud and then these cuttings were placed under misting unit for rooting. Rooted cuttings are planted in a 9×9×9.5 cm in hard pots were allowed 45 days. Seedling length, seedling trunk diameter, number of shoots, shoot length and blooming time characteristics were viewed. In terms of seedling quality was inconclusive by the hormone dose

    Alternanthera sessilis (Amaranthaceae)

    Get PDF
    CABI (Invasive Species Compendium) ve EPPO (European and Mediterranean Plant Protection Organization) gibi organizasyonlar tarafından istilacı yabancı ot olarak tanımlanan tropikal kökenli Alternanthera sessilis, Asi Nehri (Hatay) kıyılarında üç popülasyonda tespit edilmiştir. Böylece İran, Irak, Ürdün ve İsrail gibi ülkelerden sonra ülkemize de giriş yapmış olduğu belirlenmiştir. Bu makalede tür taksonomik ve morfolojik özellikleriyle tanıtılmış, ekolojik önemi, taşıdığı risk ile beraber değerlendirilmiştirA tropical weed, Alternanthera sessilis (L.) R. Br. ex DC which is defined as invasive plant by organisations like CABI (Invasive Species Compendium) and EPPO (European and Mediterranean Plant Protection Organization) was encountered at the banks of the Asi River (Hatay) as three populations. So, it was determined that the species have entered to our country also after the countries like Iran, Iraq, Jordan and Israel. The species was introduced with taxonomical and morphological features herein. Its ecological impact evaluated with potential risks als

    Zenginleştirilmiş kitap (Z-kitap) kullanımı için dokuzuncu sınıf kimya dersi “Kimyasal türler arası etkileşimler” ünitesi ile ilgili materyal geliştirme ve geliştirilen materyalin etkisinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada; dokuzuncu sınıf kimya dersi öğretim programında yer alan "Kimyasal Türler Arası Etkileşimler" Ünitesi ile ilgili zenginleştirilmiş kitap (z-kitap) için öğretim materyali hazırlanmıştır. Hazırlanan materyalin öğrencilerin kimya dersindeki başarılarına, kimya dersine ve teknolojiye yönelik tutumlarına, öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada ön-test son-test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Hatay ilinde 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Fatih projesi kapsamında pilot okul olarak belirlenen liselerdeki dokuzuncu sınıf öğrencilerinden tesadüfî küme örnekleme yöntemiyle seçilmiş 4 farklı şubedeki 226 tane öğrenci oluşturmaktadır. Dersler deney grubunda hazırlanan materyalin gömüldüğü z-kitap kullanılarak, kontrol grubunda ise mevcut programa göre dersin öğretmeninin tasarladığı şekilde daha çok yazı tahtası, ders kitapları vb. kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak, "Kimya Başarı Testi","Kimya Tutum Ölçeği", "Teknolojiye Yönelik Tutum ölçeği" ve "Öğretim Materyali Motivasyon Anketi" kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) ve çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonunda; deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur (p=.000).Deney grubu öğrencilerinin kontrol grubundaki öğrencilerin kimya dersine yönelik tutum puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p=.001) ve z- kitabın öğrencilerin motivasyonlarını artırma konusunda olumlu katkı sağladığı saptanmıştır. Bunun yanında, gruplardaki öğrencilerin teknolojiye yönelik tutum puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştırBu çalışmada; dokuzuncu sınıf kimya dersi öğretim programında yer alan “Kimyasal Türler Arası Etkileşimler” Ünitesi ile ilgili zenginleştirilmiş kitap (z-kitap) için öğretim materyali hazırlanmıştır. Hazırlanan materyalin öğrencilerin kimya dersindeki başarılarına, kimya dersine ve teknolojiye yönelik tutumlarına, öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada ön-test son-test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Hatay ilinde 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Fatih projesi kapsamında pilot okul olarak belirlenen liselerdeki dokuzuncu sınıf öğrencilerinden tesadüfî küme örnekleme yöntemiyle seçilmiş 4 farklı şubedeki 226 tane öğrenci oluşturmaktadır. Dersler deney grubunda hazırlanan materyalin gömüldüğü z-kitap kullanılarak, kontrol grubunda ise mevcut programa göre dersin öğretmeninin tasarladığı şekilde daha çok yazı tahtası, ders kitapları vb. kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak, “Kimya Başarı Testi”,“Kimya Tutum Ölçeği”, “Teknolojiye Yönelik Tutum ölçeği” ve “Öğretim Materyali Motivasyon Anketi” kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) ve çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonunda; deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur (p=.000).Deney grubu öğrencilerinin kontrol grubundaki öğrencilerin kimya dersine yönelik tutum puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p=.001) ve z- kitabın öğrencilerin motivasyonlarını artırma konusunda olumlu katkı sağladığı saptanmıştır. Bunun yanında, gruplardaki öğrencilerin teknolojiye yönelik tutum puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştı

    Van gölü havzası Süphan dağı-Muş ovaları yüksek yayla kaleleri-mezarlıkları ve yerleşim kompleksleri : Orta Tunç Çağı'ndan Orta Demir Çağına(URARTU)

    Get PDF
    Fortresses-cemeteries and settlement complexes situated in the high plateau on the western slope of Mt Süphan which were studied in the basin of Lake Van survey is discussed in this article. In many archaeological sites located on Mt Süphan and the surrounding foothills in the Murat Valley-Muş Plains, fortresses and cemeteries, situated on the western slope of the mountain, are in large quantities. The most remarkable sites of our survey are settlement complexes. It seems that highlands, which had been very limitedly used in Early Bronze Age-Kura Araxes, were highly densely populated from Middle Bronze to the Early Iron Age. The cemeteries of Middle Bronze Age, found widespread on the highlands of Mt Süphan, imply the existence of a considerable population, no related settlements is observed. Settlement pattern again changed in the Late Bronze-Early Iron Age, as shown by the highland fortressescemeteries. The increase in the number of fortresses in this period is striking in the whole region. Assyrian and Urartian epigraphic sources give information about these local pre-Urartian polities of eastern Anatolia starting from 13th century BC, which are mentioned under the names of Uruatri and Nairi lands. Fortressescemeteries located in highlands, which were understood to be used extensively by these Early Iron Age (pre-Urartian) polities. Middle Iron Age-Urartian pottery were seen, though smaller in numbers compared to the Early Iron Age. It seems that, some of the local fortresses and seasonal settlements for animal husbandry have been used in Middle Iron Age-Urartu. Basically, Urartian constructions were built on a strategic location in the lower areas compared to the Early Iron Age.Süphan Dağı’nın batı eteğindeki yüksek yaylada yer alan kaleler ve mezarlıklar ile yerleşim kompleksleri makalenin konusunu oluşturur. Van Gölü Havzası yüzey araştırmamız çerçevesinde incelenen bu yüksek yayla ile onu çevreleyen Van Gölü ve Murat Vadisi-Muş Ovalarına bakan eteklerinde yer alan kale ve mezarlıklar oldukça fazladır. Yerleşim Kompleksleri bu alanlar içinde ayrıcalıklı konuma sahiptir. İlk Tunç Çağ-Kura Araxes dönemine ait birkaç parça çanak çömlek otlakların-yaylaların bu dönemde kısmen kullanılmış olduğunu gösterse de çok sayıdaki bulgu Orta Tunç ve Son Tunç-Erken Demir çağlarında yüksek yaylaların oldukça yoğun bir şekilde kullanıldığını gösterir. Orta Tunç Çağı’na ait yerleşim izine rastlanmamıştır, bu döneme ait yalnızca geniş alanlara yayılmış mezarlıklar bulunmuştur. Son Tunç-Erken Demir Çağ’ında yerleşim sistemi yeniden değişmiştir, tüm bölgede yüksek alanlarda ve ovaları-vadileri çevreleyen dağ eteklerinde çok sayıda kale ve mezarlık karşımıza çıkar. Assur kaynaklarında MÖ 13. yüzyıldan başlayarak Uruatri ve Nairi adlarıyla karşımız çıkan ve Urartu Krallığı öncesinde bölgeyi küçük coğrafi birimler çerçevesinde yöneten Erken Demir Çağ (pre-Urartu) beyleri ya da yerel krallıkları tarafından yoğun olarak kullanıldığı anlaşılan bu kale ve mezarlıklarda Orta Demir Çağ-Urartu Dönemi’ne ilişkin çanak çömleklere daha az sayıda olmak üzere rastlanmıştır. Bu durum, Urartu tarafından çok daha alçak alanlarda kurulan yeni kaleler dışında, eskinin yüksek yaylalarda ve dağ eteklerindeki yerel kalelerinin kullanımının hayvancılık ve yayla faaliyetleri nedeniyle devam etmesiyle açıklanabilir

    Scientific publication performance of Turkish anaesthesia clinics in high impact factor international journals between 2005 and 2014 : a bibliometric analysis

    Get PDF
    Uluslararası yayın etkinliklerinin ölçülmesi bilim politikalarının doğru şekilde yürütülüp yürütülmediğinin somut göstergelerinden biridir. Türkiye`nin genel bilimsel etkinlik değerlendirmelerinde yayın sayısındaki hızlı artışa rağmen yayın kalitesinde aynı artışın görülmediği bildirilmiştir Özel olarak ülkemizdeki anestezi bilim dalının uluslararası yayın etkinlikleri henüz değerlendirilme- miştir. Çalışmamızda Türkiye`deki anestezi kliniklerinin son 10 yıl içerisindeki uluslararası yüksek kaliteli yayın üretkenliklerini değer- lendirerek güncel durumu ortaya koymayı amaçladık. Yöntemler: "Thomson Reuters InCities" ve Pubmed veri taban- larını kullanarak, son 10 yılda Türkiye`deki anestezistler tarafın- dan yapılan ve 2013 yılı etki değeri 1 ve üzerinde olan anestezi ve yoğun bakım konulu dergilerde yayınlanan çalışmaları listeledik. Her bir çalışmanın yayın yılını, konusunu, yöntemini, aldığı atıf sayısını ve hangi kurum tarafından yapıldığını kaydettik ve tanım- layıcı analizler yaptık Bulgular: Seçtiğimiz ölçütlere uyan toplam 630 yayın bulundu. Yayınların 525'i (%83) anestezi, 66'sı (%10) yoğun bakım, 39'u (%6) ağrı konuluydu. Yayınların ortalama atıf sayısı 9,90 idi. 376 kontrollü/randomize kontrollü klinik çalışma, 98 gözlemsel klinik çalışma, 66 laboratuvar çalışması, 64 vaka serisi/sunumu, 5 derleme ve 21 editöre mektup yayınlanmıştı. Yayınların %82,4'ü üniversite, %15,56'sı eğitim araştırma, %0,63'ü devlet/asker ve %1,27'i özel hastanelere aitti. En çok yayına sahip kurum Başkent Üniversitesi, en çok atıf alan kurum İstanbul Üniversitesi ve öğretim görevlisi başına en çok yayın üreten kurum Trakya Üniversitesi idi. Sonuç: Son 10 yıl içerisinde Türkiye'deki anestezi kliniklerinin yük- sek etki değerli uluslararası dergilerde yer alan yayın sayısı azalma eğilimindedir ve ortalama atıf sayısı dünya ortalamasının altındadırObjective: International scientific publication productivity is a tangible indicator for the accuracy of scientific policies. The quality of scientific publications is not increasing despite the fast increase in the publication count in Turkey. The international publication activities of Turkish anaesthesia clinics have not been previously explored. Thus, we aimed to evaluate the high quality scientific productivity of Turkish anesthesia clinics within the last 10 years. Methods: We searched for studies conducted by anaesthesiologists in Turkey within the last 10 years and published in journals listed under the medical subject categories of anaesthesiology and critical care using ‘Thomson Reuters InCites’ and PubMed databases. We recorded publication year, subject, method, citation count and origin of each paper and conducted descriptive analyses. Results: There were 630 papers meeting our inclusion criteria. Among those, 525 (83%) were studies on anaesthesia, 66 (10%) were studies on critical care and 39 (6%) were studies on pain. The average citation count was 9.90. There were 376 controlled/randomized controlled trials, 98 observational studies, 66 laboratory studies, 64 case series/reports, 5 reviews and 21 letters to the editor. Studies were conducted by universities (82.4%), by training and research hospitals (15.56%), by state and military hospitals (0.63%) and by physicians in private practice (1.27%). Baskent University had the highest publication count, Istanbul University had the highest citation count and Trakya University had the highest publication count per faculty teaching staff. Conclusion: The high-impact scientific productivity of Turkish anesthesia clinics is in a downward trend in the last 10 years, and the average citation count is lower than the global average

    Agricultural water management problems in Hatay (Turkey)

    Get PDF
    This research was completed in 2014, in an attempt to determine the problems and solutions of the irrigation unions and their members who operate in the city of Hatay. The research involves 6 out of 8 irrigation unions located in Hatay. The data was gathered by face to face surveys conducted with 6 union managers and 173 union members. Logistics Regression analysis, which is a multivariate analysis technic was used in the analysis of the variables. It was concluded that 65% of the producers are satisfied, and 35% of them are unsatisfied with the irrigation union. The estimate parameters revealed that the irrigation price at low and normal level were the most effective variables. In accordance with the data, evaluated for the managerial staff in the permanent status, showed that the lack of the efficient and subject expert personnel is one of the most important issues directly interfering with the provided service. The delays occurring in the collection of the price of the irrigation water disrupts the maintenance services needed while operating the facilities. The unions need public assistance to cover the personnel expenses, large maintenance processes, and development of the facilities.This research was completed in 2014, in an attempt to determine the problems and solutions of the irrigation unions and their members who operate in the city of Hatay. The research involves 6 out of 8 irrigation unions located in Hatay. The data was gathered by face to face surveys conducted with 6 union managers and 173 union members. Logistics Regression analysis, which is a multivariate analysis technic was used in the analysis of the variables. It was concluded that 65% of the producers are satisfied, and 35% of them are unsatisfied with the irrigation union. The estimate parameters revealed that the irrigation price at low and normal level were the most effective variables. In accordance with the data, evaluated for the managerial staff in the permanent status, showed that the lack of the efficient and subject expert personnel is one of the most important issues directly interfering with the provided service. The delays occurring in the collection of the price of the irrigation water disrupts the maintenance services needed while operating the facilities. The unions need public assistance to cover the personnel expenses, large maintenance processes, and development of the facilities

    Role of cytokine gene polymorphisms on ramipril-altered inflammatory response and myocardial injury in patients undergoing coronary artery bypass surgery

    Get PDF
    Amaç: Ramipril, inflamatuar miyokardial hasarın tedavisinde TNF-?, IL-6 ve IL-8 gibi sitokin seviyelerini azaltarak etkili olmaktadır. Çalışmamızda, ramipril tedavisinin, koroner arter bypass cerrahisi esnasında oluşan inflamatuar yanıt ve miyokardiyal hasara yönelik etkisi üzerinde, sitokin gen polimorfizmlerinin herhangi bir rolü olup olmadığını araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza, koroner arter bypass cerrahisi uygulanan hastalardan cerrahi öncesi ramipril alan 51, kontrol grubu olarak ise ramipril almayan 51 olmak üzere toplam 102 hasta dahil edildi. Her iki grupta, anestezi başlamadan hemen önce (t1), kros klemp sonrası 20. dakikada (t2), ameliyatın sonunda (t3) ve anestezinin başlangıcından 24 saat sonra (t4) alınan kan örneklerinden TNF?, IL-6, IL-8 ve TnT serum düzeyleri ELISA yöntemi ile, genotipleme ise PCR-RFLP yöntemleri ile belirlendi. Bulgular: Her iki grupta TNF-? artışı cerrahi ile başlarken, IL-6 ve IL-8 artışı kardiyopulmoner bypass sırasında kardiyak arrestle başlayıp ameliyat sonuna kadar devam etmiştir. Postoperatif dönemde ise sadece IL-8 kontrol grubunda yüksek kalırken; çalışma grubunda TNF?, IL-6, IL-8 düşüşe geçmektedir. t3 zaman aralığında IL-6, t4 zamanında TNF? değerlerinde anlamlı azalma gözlenmiştir. Sonuç: Ramiprilin kardiyak arrest sonrası sitokin ve TnT düzeylerini azaltarak inflamatuar miyokardiyal hasarı önlemede yeri olabilir.Purpose: Ramipril is effective in treating inflammatory myocardial injury by reducing cytokines such as TNF-?, IL-6, and IL-8. In this study, we investigated the effect of cytokine gene polymorphisms on inflammatory response which might be reduced by ramipril. Material and Methods: Of 102 patients undergoing onpump coronary artery bypass grafting surgery, 51 were the treatment group which received ramipril and the remaining 51 were the non-treated control group. TNF-?, IL-6, and IL-8 were measured with Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay (ELISA), before anesthesia induction (t1), at 20 min following cross clamping (t2), at the end of the operation (t3), and 24 hours after anesthesia (t4). Genotyping was performed with PCR method. Results: While TNF-? increase began with surgery, IL-6 and IL-8 increase began with cardiac arrest during cardiopulmonary bypass and continued until the end of the operation. In contrast, only IL-8 remained high in the control group during the postoperative period, while TNF-?, IL-6, and IL-8 began to decrease. The decreases in IL-6 at t3 and in TNF-? at t4 were significant. Conclusion: Ramipril might have a role in preventing inflammatory myocardial injury by reducing cytokine and TnT levels after cardiac arrest

    2,358

    full texts

    2,946

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Hatay Mustafa Kemal University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇