Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
Not a member yet
    8560 research outputs found

    The bryophyte flora of Cappadocia-Göreme National Park

    No full text
    Bu çalışmada, Nevşehir sınırları içindeki Kapadokya-Göreme Milli Parkı'nın briyofit florası araştırılmıştır. Yaklaşık 670 Briyofit örneğinin değerlendirilmesi sonucu, 14 familya ve 43 cinse ait 100 takson tespit edilmiştir. En fazla takson içeren familyalar sırasıyla Pottiaceae (34), Brachytheciaceae (16), Orthotrichaceae (14), Bryaceae (10), Grimmiaceae (8) ve Amblystegiaceae (7)'dir. En çok taksonu olan cinslerden Orthotrichum, Tortula, Didymodon, Syntrichia ve Tortula'da 8, Grimmia'da 6 takson vardır. Taksonların tamamı Bryophyta şubesine aittir, Marchantiophyta ve Anthocerotophyta'ya ait herhangi bir taksona rastlanmamıştır. Teşhisi yapılan taksonlardan Pterygoneurum compactum M.J. Cano, J. Guerra & Ros, Syntrichia rigescens (Broth. & Geh.) Ochyra, Hennediella polyseta (C. Müll.) Zand. Coscinodon monchiquensis R.D. Porley, Ochyra & Ignatova ve Bryum arachnoideum C. Müller Türkiye Karayosunu Florası için yeni kayıttır. Tortula vlassovii (Laz.) Ros & Herrnst ve Sciuro-hypnum glaciale (Schimp.) Ignatov & Huttunen Türkiye'den ikinci, Pohlia lescuriana (Sull.) Ochi ise bu çalışma ile Türkiye'den üçüncü kez kaydedilmiştir. IUCN koruma kriterlerine göre nesli tehlikede (EN) olarak değerlendirilen Tortula vlassovii (Laz.) Ros & Herrnst, 48 yıl sonra ilk defa bu çalışma ile tekrar toplanmıştır. Syntrichia ruralis (Hedw.) F. Weber & D.Mohr, Grimmia pulvinata (Hedw.) Sm. ve Lewinskya affinis (Schrad. ex Brid.) F. Lara, Garilleti & Goffinet ise alanda en yaygın türlerdir. Alanda kserofit karakterli akrokarp türler daha fazla bulunmaktadır. Ayrıca (*) ile işaretlenen 94 tür/tür altı, 33 cins ve 9 familya Henderson (1961) kareleme sistemine göre Nevşehir ili için yeni kayıttır.In this study, the bryophyte flora of the Cappadocia-Göreme National Park within the borders of Nevşehir was investigated. As a result of the evaluation of approximately 670 bryophyte specimens, 100 taxa belonging to 14 families and 43 genera were identified. The families with the most taxa are Pottiaceae (34), Brachytheciaceae (16), Orthotrichaceae (14), Bryaceae (10), Grimmiaceae (8) and Amblystegiaceae (7), respectively. Among the genera with the most taxa, Orthotrichum, Tortula, Didymodon, Syntrichia and Tortula have 8 taxa and Grimmia has 6 taxa. All of the taxa belong to the Bryophyta branch, no taxa belonging to Marchantiophyta and Anthocerotophyta were found. Among the identified taxa, Pterygoneurum compactum M.J. Cano, J. Guerra & Ros, Syntrichia rigescens (Broth. & Geh.) Ochyra, Hennediella polyseta (C. Müll.) Zand. Coscinodon monchiquensis R.D. Porley, Ochyra & Ignatova and Bryum arachnoideum C. Müller are new records for the Moss Flora of Turkey. Tortula vlassovii (Laz.) Ros & Herrnst and Sciuro-hypnum glaciale (Schimp.) Ignatov & Huttunen were recorded for the second time from Turkey, and Pohlia lescuriana (Sull.) Ochi was recorded for the third time from Turkey with this study. Tortula vlassovii (Laz.) Ros & Herrnst, which is considered as endangered (EN) according to IUCN conservation criteria, was collected again with this study for the first time in 48 years. Syntrichia ruralis (Hedw.) F. Weber & D. Mohr, Grimmia pulvinata (Hedw.) Sm. and Lewinskya affinis (Schrad. ex Brid.) F. Lara, Garilleti & Goffinet are the most common species in the area. There are more xerophytic acrocarp species in the area. In addition, 94 species/subspecies, 33 genera and 9 families marked with (*) are new records for Nevşehir province according to the Henderson (1961) grid system

    The rare altars belong to Göktürk era

    Get PDF
    Bu araştırmada 2001-2004 yılları arasında yapılan Bilge Kağan anıt alanı arkeolojik çalışmalarında ortaya çıkarılan Sunak başta olmak üzere Kül Tegin ve Nomgon I sunakları hakkında bilgi verilecektir. Atalar kültüne bağlı olarak kurban sunma ritüelinin yapıldığı sunu alanındaki büyük granit sunak taşı incelenecektir. Bilge Kağan anıt alanında toprak örtünün kaldırılması esnasında tam olarak ortaya çıkma anı 2001 yılında L. Gürkan GÖKÇEK tarafından ilk defa fotoğraflanmıştır. Fotoğraflar Ahmet TAŞAĞIL’ın belirttiği üzere tarihi belge niteliğindedir. Bu çalışmanın temel amaçlarından biri 21 yıl sonra ortaya çıkan bu fotoğrafları yayınlamaktır.In this study, it is informed about the altars especially Kül Tegin and Nomgon I altars which were unearthed during archaeological excavations around Bilge Khagan’s monument site in 2001-2004. Depending on the cult of ancestors, the large granite altar stone in the oblation area, where the sacrifice ritual is performed, will be examined. The photographs were taken for the first time in course of overburden in Bilge Khagan’s monument site by L. Gürkan GÖKÇEK. As stated by Ahmet TAŞAĞIL, the photographs are historical documents. One of the main purposes of this study is to publish these photographs that emerged after 21 year

    Investigation of the relationships between pumice shape and the physical mechanical properties of ıgnimbrites

    No full text
    Bu çalışma kapsamında Kayseri, Nevşehir ve Ahlat yerleşimlerinden elde edilen farklı renk ve doku özellikleri sunan 16 ignimbirit türüne ait örneklerde fiziksel ve mekanik özellikler ortaya konulmuştur. Aynı ignimbirit örneklerindeki pomza tanelerinin uzun ve kısa eksen uzunlukları mikroskop altında ölçülmüş ve farklı şekil parametresi değerlendirme yöntemleri kullanılarak şekil oranları ortaya konmuştur. Tek eksenli basınç deneyleri sonucunda en yüksek dayanıma (36.84 MPa) Kayseri bölgesine ait ignimbiritlerin, en düşük dayanıma (6.3 MPa) ise Nevşehir ignimbiritlerinin sahip olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, Kayseri ve Ahlat ignimbiritlerinde pomza taneleri daha merceksi bir yapı kazanmışken, Nevşehir ignimbiritlerinde pomza taneleri yuvarlağa daha yakındır. Basit regresyon analizleri sonucunda ignimbiritlerin fiziksel ve mekanik özellikleri ile pomza tane şekli arasında en anlamlı ilişkinin en-boy ve basıklık oranı şekil parametreleri ile tek eksenli basınç dayanımı arasında olduğu belirlenmiştir. Bu ilişkilerdeki belirleme katsayıları sırasıyla 0.61 ve 0.59 olarak bulunmuştur. Bu ilişkiye göre, ignimbiritlerdeki pomza tanelerinin basıklık oranı arttıkça, en-boy oranı azaldıkça malzeme dayanımı yükselmektedir

    Effect of ultrasonication pretreatment on particle size distribution of dairy wastewaters

    No full text
    Süt ve süt ürünleriendüstrisi atıksuları yüksek organik madde içeriği ile karakterize edilir ve bu nedenle genellikle biyolojik proseslerle arıtılır. Atıksularda organik maddelerin partikül boyut dağılımı (PBD) ise biyolojik ayrışma hızını etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Partiküllerin boyutunun indirgenmesi hidroliz sürecini kısaltacağından, arıtma süresini, buna bağlı olarak maliyetleri de azaltacaktır. Bu amaçla aktif çamur prosesi öncesinde önişlem olarak ultrases uygulaması etkili olabilmektedir. Ultrases adı verilen 16 kHz – 100 MHz aralığındaki ses dalgaları bir taraftan akustik kavitasyon oluşturarak mekanik parçalanmaya neden olurken, diğer taraftan da hidroksil radikalleri oluşturarak kimyasal oksidasyon sağlayabilmektedir. Bu çalışmada süt ürünleri endüstrisi atıksuyunda ultrases önişleminin PBD üzerine etkisi araştırılmıştır. Peynir çeşitleri, tereyağı, yoğurt ve ayran üreten bir işletmenin biyolojik arıtma girişinden alınan atıksuyun karakterizasyonu ve PBD belirlendikten sonra, 0.25 W/mL spesifik gücünde 2, 4 ve 8 dakikalık süreler ile ultrases uygulanmış ve PBD'deki değişim izlenmiştir. PBD analizinde ardışık filtrasyon-ultrafiltrasyon yöntemi uygulanmıştır. Toplam kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) konsantrasyonu 2560 mg/L olan ham atıksuyun 2 nm gözenek çaplı filtreden geçebilen KOİ konsantrasyonu 8 dk ultrases uygulaması ile 500 mg/L'den 760 mg/L'ye yükselmiştir. Böylece çözünmüş olarak kabul edilebilecek 2 nm'nin altındaki organik partiküller %52 oranında artarken, toplam KOİ içerisindeki oranı da %19.5'ten %29.7'ye yükselmiştir.Dairy wastewaters are characterized by high organic content, and so they are treated by biological processes. Particle size distribution (PSD) of organic matter in wastewaters is one of the most important factors which affect the rate of biological degradation. Since the reduction of particle size will decrease the hydrolysis time, this causes a decrease in treatment time and so, cost reduction. With this aim, before the activated sludge process, the application of ultrasound as a pretreatment can be efficient. Sound waves between 16 kHz – 100 MHz which are named ultrasound cause mechanical destruction by creating acoustic cavitation, while providing chemical oxidation by generating hydroxyl radicals. In this study, the effect of ultrasound pretreatment on PSD in dairy wastewater was investigated. The wastewater sample taken from the influent of biological treatment of a plant producing cheese species, butter, yogurt, and buttermilk was characterized, and after determination of PSD, ultrasound with 0.25 W/mL specific power was applied for the periods of 2, 4, and 8 minutes and the changes in the PSD was observed. The sequenced filtration-ultrafiltration method was applied for PSD analyses. In the raw wastewater with 2560 mg/L total chemical oxygen demand (COD), the COD which can pass through the filter with 2 nm pore size was increased from 500 mg/L to 760 mg/L by 8 min ultrasound application. Thus, organic particles below 2 nm which can be accepted as soluble were increased 52%, while its ratio in total COD was increased from 19.5% to 29.7%

    Üniversite öğrencilerinin üniversite ve kent memnuniyetinin değerlendirilmesi: Türkiye’den bir örnek

    Get PDF
    University satisfaction is not limited to academic processes, pedagogical interactions, or on-campus experiences. The city environment in which students live outside the university can also affect students’ satisfaction levels. This research aims to define the city and university satisfaction levels of students enrolled in a state university in Turkey, and to determine the relationship between students’ city and university satisfaction levels. The research was designed with a descriptive and relational design within the scope of quantitative research methods, and the sample consists of 1071 university students. A significant difference was found between city and university satisfaction and gender, education level, size of the family residence, and geographical region. The research concluded that city satisfaction is a significant variable in explaining university satisfaction. As students’ city satisfaction increases, university satisfaction also increases. City satisfaction explains 33% of the total variance in university satisfaction. Services and facilities that will increase university students’ city satisfaction positively affect university satisfaction. This result shows that the city and the university have complementary qualities. At the same time, the results show that university satisfaction of students cannot be reduced to pedagogical and academic activities and on-campus experiences. In this context, it is possible that the university satisfaction level of the young people who study in a city is high, where the level of city satisfaction is high in terms of basic needs, social and cultural interactions, feeling of safety, entertainment opportunities, sports activities, adequate transportation, and travel services.Üniversite memnuniyetini akademik süreçler, pedagojik etkileşimler veya kampüs içi deneyimlerle sınırlandırmak mümkün değildir. Kent ortamı da öğrencilerin memnuniyet düzeylerini etkileyebilmektedir. Bu araştırma, Türkiye’de bir devlet üniversitesinde eğitim gören öğrencilerin yaşadıkları kentten ve eğitim gördükleri üniversitelerinden memnuniyet düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemleri kapsamında ilişkisel tarama deseni ile tasarlanmış olup, örneklemini 1071 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kent ve üniversite memnuniyeti ile cinsiyet, eğitim düzeyi, aile ikametgâhının büyüklüğü ve coğrafi bölge arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Kent memnuniyetinin üniversite memnuniyetini açıklamada önemli bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin kent memnuniyeti arttıkça üniversite memnuniyeti de artmaktadır. Şehir memnuniyeti, üniversite memnuniyetinin toplam varyansının %33’ünü açıklamaktadır. Kent memnuniyetini artıracak nitelikteki hizmet ve tesisler, üniversite memnuniyetini de olumlu yönde etkilemektedir. Bu sonuç, kentin ve üniversitenin birbirini tamamlayan niteliklere sahip olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin üniversite memnuniyetinin pedagojik ve akademik faaliyetlere ve kampüs içi deneyimlere indirgenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda temel ihtiyaçlar, sosyal-kültürel etkileşimler, güvenlik duygusu, eğlence olanakları, spor aktiviteleri, yeterli ulaşım ve seyahat hizmetleri bakımından kentten memnuniyetinin yüksek olduğu ortamda üniversite memnuniyet düzeyinin yüksek olması olasıdır. Anahtar Sözcükler: Memnuniyet, Kent memnuniyeti, Üniversite memnuniyeti, Üniversite öğrencileri, Gençlik sosyolojis

    Evaluation of Nevşehir province's soil and water resources potential with environmental dimensions using geography information systems (GIS)

    No full text
    Bu çalışma Nevşehir ilinde toprak ve su kaynaklarının Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında mekânsal olarak değerlendirilmesi ve çevresel boyutları ile birlikte değerlendirilmesi kapsamında yürütülmüştür. Toprak kaynaklarının değerlendirilmesi için 1/25.000 ölçekli sayısal toprak haritaları kullanılmıştır. Su kaynaklarının değerlendirilmesinde uydu görüntüleri üzerinden sayısallaştırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Toprak ve su kaynakları ile ilgili tüm veriler yapılan sayısallaştırma ve mekânsal analiz işlemleri ile birlikte Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden faydalanılarak yorumlanmıştır. Sayısallaştırma ve mekânsal analiz işlemlerinde CBS yazılımlarından Arc GIS 10.3.1 yazılımı kullanılmıştır. Sayısal toprak altlıkları kullanılarak büyük toprak grupları, arazi kullanım kabiliyetleri ve alt sınıfları, toprak derinlik sınıfları, erozyon dereceleri, diğer toprak özellikleri, şimdiki arazi kullanımları, yükselti dağılımları ve bakı özellikleri belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Nevşehir ilinde en fazla alanı kaplayan toprak grubunun 304248,49 ha alanla (%50,68) kahverengi topraklar olduğu görülmüştür. Arazilerin büyük çoğunluğunun VI. sınıf araziler olduğu ve toplam alanın %39,06'sını kapsadığı belirlenmiştir. Toplam alanın % 62,80'nin toprak yetersizliği, eğim ve erozyon zararına maruz kalan arazilerin olduğu belirlenmiştir. Toprak derinliklerinde 50-90 cm sınıfına giren sığ toprakların (322101,01 ha, % 53,65) genel olarak hakim olduğu görülmüştür. Alanının genelinde orta derece erozyon şiddetine maruz kalan alanların olduğu (342227,47 ha, %57,01) belirlenmiştir. Araştırma sahasının % 23,25'inde taşlı alanların hakim olduğu görülmüştür. Kuru tarım alanlarının ise toplam alanın %60,47'sini kapsadığı belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Nevşehir ilinde 5 baraj ve 3 göletin faal olarak işletmede olduğu ve il genelinde kişiler tarafından açılan ve ruhsatlı olarak işletilen 5388 yeraltı su kuyusu olduğu belirlenmiştir. Nevşehir ilindeki baraj ve göletlerin büyük çoğunluğu tarımsal sulama amaçlı kullanıldığı ve yer altı suyu sulamaları kapsamında İl Özel İdaresi tarafından işletilen 55 adet kuyudan sulama hizmeti verildiği görülmüştür. Nevşehir ili genelinde yürütülen bu çalışmada toprak ve su kaynaklarının potansiyeli ve mevcut durumları çevresel boyutları ile birlikte analiz edilmiş ve sonuçların tarıma, iş gücüne, ekonomiye ve iklime etkileri araştırılarak tartışılmıştır.This study was carried out within the scope of spatial evaluation of soil and water resources in Nevşehir province by using Geography Information Systems (GIS) and evaluating them together with their environmental dimensions. For the evaluation of soil resources, 1/25.000 scaled digital soil maps were used. In the evaluation of water resources, digitization processes were carried out on satellite images. All data related to soil and water resources have been interpreted by making use of the data of the General Directorate of State Hydraulic Works and the Ministry of Agriculture and Forestry, together with the digitization and spatial analysis processes. Arc GIS 10.3.1 software from GIS software was used in digitization and spatial analysis processes. Major soil groups, land use capabilities and subclasses, soil depth classes, degrees of erosion, other soil properties, current land uses, elevation distributions and aspect characteristics were determined by using digital soil bases. As a result of the study, it was seen that the soil group covering the largest area in Nevşehir province was brown soils with an area of 304248.49 ha (50.68%). VI. class lands of the vast majority of the land covers 39.06% of the total area. It has been determined that 62.80% of the total area is lands exposed to soil insufficiency, slope and erosion damage. It has been observed that shallow soils (322101.01 ha, 53.65%) in the 50-90 cm class at soil depths are generally dominant. It was determined that the area covered by the areas exposed to moderate erosion intensity (342227.47 ha, 57.01%) throughout the area. It has been observed that 23.25% of the research area is dominated by stony areas. It has been determined that dry agricultural areas cover 60.47% of the total area. Within the scope of the research, it has been determined that 5 dams and 3 ponds are in active operation in Nevşehir province and that there are 5388 underground water wells drilled and licensed by individuals throughout the province. It has been observed that irrigation service is provided from 55 wells operated by the Special Provincial Administration. In this study carried out throughout Nevşehir province, the potential and current status of soil and water resources were analyzed together with their environmental dimensions, and the effects of the results on agriculture, workforce, economy and climate were investigated and discussed

    Türkler ve Kur'an

    Get PDF

    Investigation of reading texts and activities of academic Turkish book sets of Erciyes University, İstanbul University and Gazi University

    No full text
    Bu tez çalışmasında amaç yabancılara Türkçe öğretimi amaçlı kullanılan Erciyes Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Akademik Türkçe kitap setlerindeki okuma metinlerinin ve etkinliklerinin incelenmesidir. Öğrencilerin akademik anlamda okuma, okuduğunu anlayıp yorum yapabilme becerisini geliştirmektir. Bu bağlamda okuma metinleri ve okuma metin etkinlikleri başta olmak üzere metinlere ait farklı unsurlar üzerinde incelemeler yapılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman incelemesi yöntemine başvurularak gerçekleştirilmiştir. "Doküman incelemesi, araştırılması hedeflenen olgu ve olaylar hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizini kapsar" (Yıldırım ve Şimşek, 2013, s. 217). Yıldırım ve Şimşek'e (2013) göre doküman incelemesi nitel araştırmalarda tek başına kullanılabilmektedir. Bu çalışmada, araştırmanın doğası gereği doküman incelemesi tek başına yeterli görülmüş ve herhangi bir başka yöntemden yararlanılmamıştır. Çalışma kapsamında toplamda 7 akademik ders kitabı incelenerek çeşitli bulgulara ve sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada incelenen tüm kitaplar elde edilen bulgular doğrultusunda karşılaştırılmıştır. Farklı çalışma maddeleri doğrultusunda incelenen kitaplar arasında değerlendirilmeye gidilmiştir. Yapılan değerlendirmelere göre, akademik Türkçe ders kitaplarında, okuma metinleri her bölümde farklılık göstermektedir. Okuma metinlerinde aynı tür etkinliklerin kullanımı dikkat çekmektedir. Etkinlik türlerinin çeşitlenmesi öğrencilerin bilişsel düşünme yeterliliğini desteklemesi bakımından önemlidir. Ayrıca sosyal bilimler, sağlık bilimleri ve fen bilimleri alanında yazılmış kitapların metin sayılarının eşit olması önemlidir. Metin sayılarının türlere göre eşit ya da yakın sayıda olması öğrencilerin akademik anlamda eşit terim ve kavrama ulaşmasını destekler bir durumdur. Okuma metinlerinin görsellerle desteklenmesi uzman görüşlerce önemlidir. Görsel kullanımı öğrenmeyi kalıcı hale getiren bir durumdur. İncelenen akademik ders kitapları arasında görsel kullanımı konusunda önemli farklılıklar mevcuttur. Akademik metinlerin görseller ile desteklenmesi ve kullanılan görsellerin metne uygunluğu uzman görüşlerce önerilmektedir.The aim of this thesis study is to examine the reading texts and activities in Erciyes University, Istanbul University, Gazi University Academic Turkish book sets used for teaching Turkish to foreigners. It is to develop the ability of students to read in an academic sense, to understand what they read and to make comments. In this context, studies were made on different elements of the texts, especially reading texts and reading text activities. The study was carried out by applying the document analysis method within the framework of the qualitative research approach. "Document analysis includes the analysis of written materials containing information about the facts and events aimed to be investigated" (Yıldırım and Şimşek, 2013, p. 217). According to Yıldırım and Şimşek (2013), document analysis can be used alone in qualitative research. In this study, due to the nature of the research, document analysis alone was considered sufficient and no other method was used. Within the scope of the study, a total of 7 academic textbooks were examined and various findings were reached. All the books examined in the study were compared in line with the findings obtained. An evaluation was made among the books examined in line with different study items. According to the evaluations, there is variation in the distribution of reading texts according to chapters in academic Turkish textbooks. The use of the same type of activities in reading texts draws attention. The diversity of activity types is important in terms of supporting students' cognitive thinking competence. In addition, it is important that the number of texts of the books written in the fields of social sciences, health sciences and science is equal. The fact that the number of texts is equal or close according to the genres is a situation that supports students to reach equal terms and concepts in academic terms. Supporting reading texts with visuals is important by expert opinions. Visual use is a condition that makes learning permanent. There are significant differences in the use of visuals among the academic textbooks examined. Supporting academic texts with visuals and the compatibility of the visuals with the text are suggested by expert opinions

    Gaucher hastalığı taramasına yönelik ELISA test sistemi geliştirilmesi

    No full text
    Bu projede kullanılan antikorla fonksiyonelleştirilmiş hibrit nano konjugat konvansiyonel sistemlere yeni bir alan yaratarak işaretlenmesi zor antikorların tek basamakta HRP enzimi ile birleştirilerek test sistemlerine dahil edilebileceği göstermiştir.NEVÜ BA

    2,905

    full texts

    8,560

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇