Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
Telaferli Âşık Babaoğlu'nun Âşık Edebiyatı içindeki yeri ve şiir sanatı üzerine bir inceleme
Irak Türkmenlerinin halk edebiyatı ve özellikle de halk şiiri üzerine yapılan
akademik çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla hazırlanan bu çalıçma, Telaferli
bir Türkmen şairin yazdığı halk şiirlerinin geleneğini anlamaya yönelik bir
araştırmayı kapsamaktadır. Çalışmada, Irak Türkmenlerinden Telaferli Âşık Casim
Babaoğlu‟nun Ģiir varlığından seçilen örnekler üzerinde bir inceleme yapılmıĢtır.
Seçilen şiir örnekleri Arap harfleriyle ve Irak Türkmen Türkçesiyle yazılmıştır. Bu
şiirler ağız araştırmalarında kullanılan çeviri yazı alfabesiyle transkripsiyon yapılarak
Latin harflerine aktarılmıştır.
Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Irak Türkmenleri hakkında
genel bilgiler verilmekte ve âşık edebiyatı ele alınmaktadır. Âşık edebiyatı hakkında
gelen bilgiler verildikten sonra Irak Türkmen âşıklarından kısaca bahsedilmekte ve
eserlerinden örnekler verilmektedir. İkinci bölümde ise "Âşık Babaoğlu ve Âşık
Edebiyatı Gelenekleri" başlığı altında, öncelikle âşık Babaoğlu'nun hayatı hakkında
bilgi verilmiĢ ve Casim Babaoğlu'nun âşıklık gelenekleri içindeki yeri ele alınmıştır.
Üçüncü bölümde ise şairin şiirlerindeki yapı özellikleri, nazım birimi, hane sayısı,
vezin, ayak ve kafiye yapısı, nazım şekilleri ve türleri başlığı altında incelenmiştir.
Dördüncü bölümde ise "Babaoğlu'nun ġiirlerinde İşlediği Konular" üzerinde ayrıntılı
bir inceleme yapılmıĢtır. "Ġncelenen Metinler" baĢlığı altında ise ÂĢık Casim
Babaoğlu‟nun Ģiirlerinden örnekler verilmesi uygun görülmüşür
Heterodoks politikalar çerçevesinde reel politika faizi, reel efektif döviz kuru ve üçüz açık endeksi
Beklenmedik bir şokla dünyada neredeyse tüm alanları etkisi altına alan Covid-19 küresel pandemi süreci, ekonomi politikalarını da derinden etkilemiştir. Sürecin başında, talep yetersizliği ve durgunluk endişeleri ile helikopter para politikaları olarak ifade edilen genişletici para ve maliye politikalarına çok hızlı bir geçiş olmuştur. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları sonucunda yüksek olasılıkla enflasyon doğuracak politikaları tahmin etse de bunun ılımlı ve kontrollü olacağı beklentisitaşımaktaydı.
Fakat 2022 yılına gelindiğinde özellikle gelişmiş ülkelerin enflasyon verileri tarihi
rekorlar kırmıştır. Bu sorunlara eş zamanlı olarak eklemlenen Rusya-Ukrayna Savaşı, aksayan Çin
aramalı üretimi, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle rijit dezenflasyonist faiz politikalarına
çekimser yaklaşılmış, politika faizlerinde daha itidalli yükselişler olmuştur. Olası küresel resesyon
ve stagflasyon endişeleriyle yumuşak geçişler öngörülürken enflasyonist baskı halen devam etmektedir. Son olarak ABD‘de SVB Bankasının batması, Lehman Brothers tecrübesi nedeniyle kaygıları artırmış olsa da, FED ve gelişmiş ülke merkez bankaları gelişmeler doğrultusunda Ortodoks ekonomi politikalarına devam etmektedir.
Özellikle son üç yıldaki gelişmeler Türkiye açısından ele alındığında, her dönemde TCMB politikalarının diğer merkez bankalarından negatif yönde ayrıştığı görülmektedir. Pandemi başlangıcında çok yüksek bir faiz artırımına gidilirken, pandemi sonuna doğru ise neredeyse dünyanın en yüksek enflasyona rağmen politika faizinde indirime gidilmiştir. Türk lirasının önemli değer kaybıyla yaşanan kur şokunun kısa sürede enflasyona yansıdığı görülmüş fakat faiz politikasından vazgeçilmeyerek, heterodoks politikalar uygulanacağı ilan edilmiştir. Nitekim fiyat ve ücret sabitlemeleriyle
de gelirler politikası da heterodoks politikalara evrilmiştir. Yeni ekonomi modeli olarak
deklare edilen bu modelin reel efektif döviz kuru kanalı ile cari denge üzerinde, KKM uygulamalarıyla ise bütçe dengesi üzerindeki negatif baskı oluşturduğu net olarak gözlenmektedir. Nihayetinde genişletici negatif reel faiz politikasının, Türkiye’nin kronik sorunu haline gelen üçüz açıklar üzerinde daha fazla derinleşmeye neden olduğu düşünülmektedir.
Çalışmada, reel politika faizlerinin ve reel efektif döviz kurunun ve Akçayır (2022) çalışmasında
önerilen derecelendirilmiş üçüz açık endeksi üzerindeki etkisi 1998-2022 yıllarına ait çeyreklik verileriyle ekonometrik olarak analiz edilmiştir. Birim kök analizleri hem Christopoulos- León-Ledesma (2010) Fourier-ADF, hem standart ADF testleri ve KPSS testi ile yapılmış, sınır testi ve ARDL prosedürü uygulanmıştır. Seriler arasındaki nedensellik ilişkisi Toda- Yamamoto ve Dolado- Lütkepohl (1996) testleri ile araştırılmış ve nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Uzun dönemde,reel politika faizindeki 100 baz puanlık artışın üçüz açık endeks değerini 0. 20 oranında artırdığı, reel efektif döviz kurundaki %1‘lik azalışın ise üçüz açığı yaklaşık 3 birim azalttığı sonucunaulaşılmıştır
Ümmü Seleme (ö. 62/681) örnekliğinde erken dönem İslam tarihinde kadın ve hicret olgusu
Hicret, tarihin hiçbir devrinde kolaylıkla gerçekleşen bir
vakıa değildir. İçerisinde az veya çok meşakkat barındırır.
Günümüzle kıyas edildiğinde ise, erken dönem İslam tarihinde
bu olgunun çok daha zor olması yadsınamaz. Zira yolculuğun
zorluğu bir yana, yolların emniyeti, hassaten tek
başına hicret edenler için büyük bir problem teşkil eder. Aynı
zamanda hicret edilen yere uyum sağlamak hususu da
üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur.
Erken dönem İslam tarihinde bir kadın için hicretin ne
denli zor ve meşakkatli olduğunu müşahede etmekteyiz. Zira
yol emniyeti bir tarafa, gerçekleştirilen hicret için büyük
bir irade gücüne de sahip olmak gerekir. Ümmü Seleme bu
iradeyi gösterip, Allah yolunda sebat ederek her daim İslam’a kendisini hâdim kılmıştır. Bunu Hudeybiye’deki vakıada
görebiliriz. Aynı zamanda kendisini fitne dönemindeki
olaylardan da esirgemesi takdire şayandır.
Ümmü Seleme, erken dönem İslam tarihinde gerçekleştirmiş
olduğu iki farklı hicretle, zekâsıyla, ahlakıyla, ilmiyle,
feraseti ve olgunluğuyla gerek Hz. Peygamber hayattayken
gerekse de onun vefatından sonraki yaşamında yaşadığı toplumda
büyük bir takdir ve saygı görmüştür. Kendisi her ne
kadar zor zamanlardan geçse de İslam’ı tebliğ yolundaki imtihanını
en güzel şekilde vermeyi başarabilmiştir
Din toplum ilişkisi
Din, insanlık tarihi boyunca her yerde ve her zaman var olmuş, bundan sonra da varlığını devam ettirecek evrensel bir olgudur. Bireylere ve toplumlara ait her alanda din olgusunun etkilerini görmek mümkündür. Antropologlar bireysel olarak inanmayanlar olmakla birlikte dinsiz bir topluma rastlanmadığını dile getirmektedir. Eski Yunan filozoflarından Plutargue da “dünyayı dolaşınız, duvarsız, edebiyatsız, kanunsuz, servetsiz şehirler bulacaksınız; fakat mabedsiz ve mabudsuz bir şehir bulamayacaksınız” diyerek dinin toplumlar için vazgeçilmez bir olgu olduğu gerçeğini dile getirmektedir. Geçmişte böyle olduğu gibi, bugün de ilimsiz, sanatsız, felsefesiz cemiyetler vardır, ancak dinsiz bir cemiyet yoktur, bundan sonra olması da beklenmemektedir.
Din toplum ilişkisinde din mi toplumu etkiler yoksa toplum mu dini etkiler soruları bu alanda çalışmalar yapan kişilerin temel soruları olmuştur. Genel olarak çıkarılan sonuç ise dinlerin toplumları etkilediği gibi toplumların da dinleri etkilediği yönündedir. Tarih bunun örnekleri ile dolu olduğu gibi günümüzde de aynı örnekleri görmek mümkündür. Dolayısıyla dinler ve toplumlar arasında karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Dinler nasıl ki insanların karakterlerinin oluşmasında, yaşamlarının güzelleşmesinde, eksik ve yanlışların ortadan kaldırılmasında insana yön veriyorsa aynı şekilde toplumlar da dine yön vermekte ve dini etkilemektedir. Bir toplum, içinde bulunduğu sürecin şartlarına göre dinin inanç, ibadet ve ahlaki kurallarını değiştire-bilmekte ya da kendi arzu ve isteklerine göre dini kurallar koyabilmektedir. Kişi inandığı gibi yaşamayınca da yaşadığı gibi inanmaya başlamaktadır.
Bu çalışmada dinin özellikle toplumsal yönü üzerinde durul-makta, din ve toplum ilişkisi açıklanmaktadır. Bununla birlikte bu çalışmada sadece dinin topluma olan etkileri değil toplumun dine olan etkileri de farklı yönleri ile ele alınmaktadı
An Extraction of Japanese Compound Verbs from Corpus: An Example of Modern Literary Works
これまで谷崎潤一郎作品に出現する複合動詞をマニュアルにて抽出し、データベース化してきた。今後、さらに多くの谷崎作品から複合動詞を網羅的に取得するにあたり、検索作業の自動化を試みた。本稿では、既存の複合動詞データベース3件(野田2013, 山口2013,国立国語研究所2015)のデータを統合して検索・処理に使用し、谷崎作品に応用した結果に基づいて評価をおこなう。また、複合動詞と単純動詞を区別せず、一般動詞の語彙素として認定しているUniDicの解析データの問題点の克服を試みるとともに、さらに、既存の複合動詞データベースに含まれない「新しい」複合動詞の候補を効率よく発見するための工夫についても紹介する
Sözlü kültürden yazılı kültüre: Dede Korkut'un soy kökü ve ailesi üzerine bazı tespitler
Dede Korkut’un soy kökü ile yazılı ve sözlü kaynaklarda geçen bilgiler, Dede Korkut’un yaşadığı düşünülen dönemde Kaŋlı-Kıpçak (Türk Hanlığı) hâkimiyetinin olduğu yönündeki bilgileri desteklemektedir. Elde edilen verilerden hareketle kabul edilmektedir ki Korkut’un soy kökü baba tarafından Kaŋlı / Oğuz Türklerine dayanır. Dede Korkut kitabının baş tarafında yer alan bilgiler (Bayat boyundan olduğu) de bu görüşü
doğrulamaktadır. Dede Korkut’un anne tarafından soy kökünün Kıpçak Türklerine dayandırılması da Kaŋlı-Kıpçak (Türk Hanlığı) döneminde Oğuz ve Kıpçak Türklerinin birlikte yaşadıkları gerçeğini desteklemektedir. Bir Oğuz Türkü ile bir Kıpçak Türkü arasındaki evlilik tabiidir. Dede Korkut anlatılarının daha çok Oğuz ve Kıpçak Türkleri arasında yayılması da bundan kaynaklanmış olmalıdır. Dede Korkut’un annesi ve karısı
ile ilgili olarak anlatılan peri/ dev kızı oldukları yönündeki anlatılar ise efsanedir. Zaten Korkut’un ailesi ile ilgili bilgiler çoğunlukla sözlü iletişim ortamlarında derlenen mit kaynaklı
efsane ve rivayetlere dayanmaktadır.
Korkut Ata’nın soy kökü ve ailesi hakkında anlatılan ef saneler, ne kadar gerçeğimsi unsurlar taşırsa taşısın, bu efsane lerde geçen bilgileri tarihî gerçek olarak kabul etmek elbette
doğru değildir. Ancak bu bilgileri sözlü tarih ve edebî metin iliş kileri bağlamında değerlendirmek, başka verilerle bilgileri de
tarihî gerçeğin edebî ürüne yansıması olarak kabul etmek doğru
olacaktır. Yazılı kaynaklarda geçen bilgiler, sözlü kaynaklarda çeşitlenmektedir. Bugün farklı Türk boylarının Dede Korkut’u benimsemeleri, sahiplenmeleri ve Dede Korkut’a ortak çıkmaları, anonim kültürün belirgin özelliklerindendir. Korkut Ata, pek çok yerde mezarı veya makamı bulunan ve Dede Korkut kitabına geçen boylardan başka adına bağlanan mit, efsane, masal, hikâye gibi değişik anlatıları da geniş bir coğrafyada anlatılan ortak bir anlatı tipine dönüşmüştür. Nitekim Dede Korkut’un Ak Ene / Ak Ana (Türeyiş), Köroğlu, Oğuz Kağan gibi destan / anlatı kahramanlarıyla akrabalık bağına değinen mit kökenli efsaneler anlatılması Dede Korkut / Korkut Ata’nın da bir anlatı tipine dönüştüğünü gösterir.Oral history and oral literature relations have an important place in the formation and development of epics. For this
reason, it is necessary to consider the historical information in
the epics cautiously. Historical events, historical figures and
place names in epics may have undergone various changes during the formation and development process of epics. Historical
events adorned with elements of oral literature such as various
myths, legends and fairy tales can be told by adapting them according to the time and place in which the epic is told and/or
written. If the adaptability and diversification features of oral
history and oral literature products are ignored, evaluations
about the information in the texts may mislead researchers. Despite this, epics maintain their feature of being an important source of information in studies about historical events and historical figures for which there is not enough information and documents. Among the most important sources of information
about research on Turkish history are the Oguznames. Dede
Korkut manuscripts have a special place among the Oğuznames. Apart from the Dede Korkut manuscripts, there are also
various myths, legends, tales and story-specific narratives related to Dede Korkut. If we accept Dede Korkut and the epic heroes in the stories in the Dede Korkut manuscripts as personalities who lived in history, we will have to search for informationabout them from written and oral cultural sources. Although information about Dede Korkut's ancestry and family is rarely
included in written sources, most of this information is based
on literary products told within the oral culture tradition. Although other information and documents are needed to support
the accuracy of this information, it is useful to evaluate the information from oral literature until new information and documents are found.
In this research, it is aimed to gather the information in
written and oral sources about Dede Korkut's ancestry and family (his mother, father, siblings -brother and sister-, wife and
children) and to evaluate this information in terms of oral history
Investigation of the usability of acidic pumice aggregate in the production of permeable concrete
Geçirimli betonlar ekolojik dengenin korunması amacıyla
ortaya çıkmış yenilikçi malzemelerdir. Pomzanın
geçirimli betonlarda kullanımı ile ilgili çalışmalar son
derece kısıtlıdır. Bu çalışmada asidik pomza agregasının
geçirimli beton üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır.
Karışımlar 4-8 mm boyutlarında pomza agregaları
kullanılarak, 0.30, 0.35 ve 0.40 olmak üzere 3 farklı
su/çimento oranı ile oluşturulmuştur. Pomza agregaları
ile üretilen geçirimli betonların basınç dayanımı ve
hidrolik geçirimlilik özellikleri araştırılmıştır. Çalışma
sonucunda, %100 pomza agregası kullanılan
numunelerde maksimum 4.40 MPa basınç dayanımı ve
maksimum 2.65 cm/s geçirimlilik katsayısı elde
edilmiştir. Su/çimento oranının artması ile basınç
dayanımın arttığı, hidrolik geçirimlilik katsayısının ise
azaldığı tespit edilmiştir
Beliefs and rituals about death at Adana's Tahtacilar: The example of Nergizlik village
Çalışmada Adana'nın Karaisalı ilçesi Nergizlik köyü Tahtacılarının ölüm olgusuna yükledikleri anlam hayatın geçiş dönemleri bağlamında değerlendirilmiştir. Bireylerin, ölümü ve ölüm etrafında oluşan inanış ve ritüelleri nasıl anlamlandırdıkları araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Adana Tahtacılarının ölüm öncesinde ölümün ön belirtisi olarak gördükleri olay, durum ve nesnelerin kültürel anlamları ile ölümden kaçınmak için yaptıkları ritüel ve uygulamaların toplumsal ve kültürel anlamları; ölüm sırası inanış ve ritüellerin sembolik anlamları; ölüm sonrası inanış ve uygulamalarının sembolik anlamları ve ölüm sonrası ritüellerinin kültürel ve toplumsal anlamları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın temel amacı Nergizlik köyü Tahtacılarının ölümü ve ölümle ilişkili inanış, ritüel ve uygulamaları nasıl anlamlandırdığı; ölüme ilişkin bu anlamlandırmaların ne şekilde inşa edildiği ve tüm bu anlamlandırmaların katılımcıların anlam dünyasında nasıl bir yere sahip olduğunu anlamaktır. Nergizlik köyünde yaşayanların Alevi inancını yaşayan Tahtacı bir topluluk olması, topluluğun ölümü Alevi inanç dairesi içinde anlamlandırmasında etken olmaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesini ölümün bir geçiş dönemi olmasının yanında içinde inanış ve ritüelleriyle birçok sembolü barındırmasından dolayı sembolik etkileşim kuramı oluşturmaktadır. Tahtacıların ölüme ilişkin anlamlandırmaları nitel araştırma yöntemiyle ele alınmıştır. Nergizlik köyünde ölüm konusuyla ilgili zengin bilgiler elde edilebilecek katılımcılara ulaşmak ve örneklemi belirlemek için örneklem olarak amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi Nergizlik köyünde ikamet eden 41-83 yaş aralığında, 10'u kadın 6'sı erkek olmak üzere toplam 16 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılardan biri de cemevi dedesidir. Böylelikle toplam katılımcı sayısı 17'dir. Örneklemin tamamı hayatının belirli bir döneminde ağaç kesim işiyle geçimini temin etmiş ve etmektedir. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme ve yarı katılımlı gözlem teknikleri kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler kodlama sürecine tabi tutulmuş ve veriler, ulaşılan tematik kodlarla analiz edilmiştir. Buna göre Nergizlik köyü Tahtacılarının ölüm öncesi, ölüm sırası ve ölüm sonrası inanış ve ritüellerinin içinde birçok sembolik anlamın olduğuna ve bu sembolik anlamların toplumsal etkileşim içinde belirli bir süreç dahilinde oluştuğu sonucuna varılmıştır. Topluluğun ölüme ilişkin inanç ve uygulamalarında geçmişten bu zamana özgün durumlarını koruduğu ancak bazı inanç ve uygulamaların geçmişten bugüne yavaş da olsa değişime uğradığı bazılarının da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür.In the study, the meaning attributed to the death phenomenon by the Tahtacıs of Nergizlik village in Adana's Karaisalı district was evaluated in the context of the transitional periods of life. The subject of the research is how individuals make sense of death and the beliefs and rituals around death. In this direction, the cultural meanings of events, situations and objects that Adana Tahtacıs see as a precursor of death, and the social and cultural meanings of their rituals and practices to avoid death are emphasized. symbolic meanings of beliefs and rituals at the time of the death of the individual; The symbolic meanings of postmortem beliefs and practices and the cultural and social meanings of postmortem rituals are emphasized. The main purpose of the study is: How the Tahtacıs of Nergizlik village make sense of the beliefs, rituals and practices related to death; is to understand how these meanings about death are constructed and how all these interpretations have a place in the meaning world of the participants. The fact that the people living in the village of Nergizlik are a Tahtaci community living the Alevi faith, is a factor in the community's interpretation of death within the Alevi faith. The theoretical framework of the study is the symbolic interaction theory, since death is a transitional period and contains many symbols with its beliefs and rituals. The meanings of the Tahtacı community about death were handled with the qualitative research method. Purposive sampling technique was used as a sample in order to reach the participants from whom rich information can be obtained about death in Nergizlik village and to determine the sample. The sample of the study consists of a total of 16 participants, 10 female and 6 male, between the ages of 41 and 83, residing in the village of Nergizlik. One of the participants is the Cemevi grandfather. Thus, the total number of participants is 17. All of the sample have made a living by cutting trees in a certain period of their life and they are making a living. In the study, semi-structured in-depth interviews and semi-participatory observation techniques were used as data collection tools. The data obtained from the participants were subjected to the coding process and the data were analyzed with the thematic codes reached. According to this, it has been concluded that there are many symbolic meanings in the beliefs and rituals of Nergizlik village Tahtacıs before, during and after death, and that these symbolic meanings are formed within a certain process in social interaction. It has been observed that the group's beliefs and practices regarding death have preserved their original status from past to present, but some beliefs and practices have changed, albeit slowly, from past to present, and some are in danger of extinction
The Plece of legends in tourist guidance,: A research in Cappadocia
Efsaneler, evrenin ve insanlığın oluşum aşamaları, yeryüzü ve gökyüzünde gelişen olayların saklı anlamları gibi birçok olağanüstü açıklanamayan durumlarda, merak edilen sorulara dair cevaplar içermesi bakımından insanlar tarafından dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, turist rehberlerinin mesleğini icra ederken efsanelerden yararlanıp yararlanmadıklarını ortaya koymaktır. Diğer alt amaçları ise, anlatılan efsanelerin turun niteliğine bir katkı sağlayıp sağlamadığını ve turistin tur ile ilgili düşüncelerini nasıl etkilediğini tespit etmektir. Bu nedenlere bağlı olarak, efsane veya hikâye gibi anlatıları turistlere anlatan ve doğrudan turisti gözlemleme imkânına sahip olan profesyonel turist rehberleri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji (olgu bilim) deseni tercih edilmiştir. Araştırma örnekleminin oluşturulması için kartopu örneklemi temel alınmıştır. Araştırmanın örneklemi, Kapadokya Bölgesinde aktif olarak çalışan 17 profesyonel turist rehberinden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Görüşme formunda; turist rehberlerine ilişkin demografik sorular ile rehberlik mesleğine ilişkin açık uçlu sorular sorulmuştur. Soruların yanıtları tur esnasında rehberin gruba serbest zaman verdiği zamanlarda 35 dakikalık görüşmeler ile elde edilmiştir. Elde edilen bu veriler QDA miner yazılımına aktarılmıştır. Aktarılan metinlerde araştırma amaçlarına uygun olarak üç bölümden oluşan kodlama yapılmıştır. Kodlamalar, tur esnasında anlatılan efsanelerin, turun çekiciliğini ne yönde etkilediğini tespit etmek, efsane anlatımların Kapadokya destinasyonu açısından turistleri nasıl etkilendiklerini belirlenmesine yönelik rehber algılarını tespit etmek, rehberlerin anlattıkları efsaneleri hangi kaynaklardan edinildiğini tespit etmek şeklinde belirlenmiştir. Yapılan bu kodlamalar sonucuna, efsanelerin turist rehberliği mesleğinde önem taşıdığı, turu daha ilgi çekici hale getirdiği, destinasyona ilişkin imajın ve markalaşmaya pozitif yönde etki ettiği son olarak turistlerin tura ilişkin unutulmaz turizm deneyimlerine katkı sağladığı tespit edilmiştir