Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
Yapay zeka uygulamalarının sanat algısına etkisi
Bu çalışmada, sanatın mağara duvarlarından dijital ekranlara uzanan evrimi boyunca, teknolojik gelişmelerin sanat üzerindeki etkisi ve bu bağlamda ortaya çıkan “dijital sanat” kavramı ele alınmıştır. Dijital sanat üretim pratiklerinden biri olarak yapay zeka teknolojisine odaklanılmıştır.
Araştırma sürecinde, yerli ve yabancı literatürden yararlanılmış; ayrıca DALL-E ve Midjourney gibi yapay zeka uygulamaları kullanılarak sanatsal üretim süreçleri deneyimlenmiştir. Fenomenolojik araştırma yöntemine dayalı olarak sanatçılar, sanat akademisyenleri, sanat tarihçileri ve koleksiyonerlerden oluşan hedefli bir örneklem grubu ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Buna ek olarak, araştırmanın yürütüldüğü dönemde en popüler geniş dil modeli olan ChatGPT’nin verdiği yanıtlar da çalışmaya dahil edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve yorumlanmıştır.
Sonuç olarak, bu çalışma, yapay zekanın sanat dünyasındaki yerini kapsamlı bir şekilde ele almakta ve sanat ile teknoloji arasındaki ilişkiye dair yeni perspektifler sunmaktadır. Yapay zekanın sanat algısı üzerindeki etkisi veya bu alanda yaratabileceği potansiyel etkiler geniş bir çerçevede değerlendirilmiştir
The place of German course in Turkish education system from the perspective of German language teaching students and their views on current regulations
Türkiye’de Almancanın İngilizceden sonra ikinci yabancı dil olarak tercih edildiği bilinmektedir. Bu çalışmada Almanca öğretmenliği öğrencileri gözünden Almanca dersinin Türk eğitim sistemindeki yerinin ve güncel düzenlemelere ilişkin görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninde tasarlanmış olup çalışma grubunu Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Almanca Öğretmenliği Bölümü 2023-2024 Eğitim yılı Bahar Döneminde 2. sınıfta eğitim alan 27 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır ve elde edilen veriler ışığında kodlar ve temalar oluşturulmuş, katılımcıların kayda değer ifadelerine doğrudan aktarım yöntemi ile yer verilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde Almanca dersinin hak etmediği bir durumda olduğu ve bu durumun en başta gelen nedenlerinden biri Almanca öğretmenleri gösterilmektedir. Diğer yandan bakıldığında üniversite sınavlarında Almanca soru sorulmaması, öğrencilerin Almanca derslerine hevesli olmamaları, dersin gereksiz görülmesi, haftalık ders saatinin az olması ve velilerin ve bazı okul idarecilerinin Almanca dersini gereksiz bulması da elde edilen diğer sonuçlardan bazılarıdır. Almanca dersinin Türk eğitim sistemindeki yerini düzeltmek ve hak ettiği duruma getirilebilmesi için Almanca öğretimine ilköğretim kademelerinden itibaren başlanması gerektiği, öğretmen atama sayısının ve öğretmen niteliklerinin artırılması gerektiği ve özellikle ortaöğretim düzeyinde kullanılan materyallerin zenginleştirilmesi gerektiği önerilmektedi
A biographical treasure written by avfî: Lübâbü’l-elbâb
Farsça tezkireler hicrî yedinci yüzyıldan itibaren yazılmaya başlamıştır. Bu türde yazılan eserler kendisinden sonra gerek Fars edebiyatında gerek Türk edebiyatında yazılmış olan birçok tezkireye modellik etmiştir. Tezkire kitapları sadece şairlerin değil, sanatkârların, hükümdar ve vezirlerin, âlimlerin, hattatların, edip ve sûfîlerin de hayatları ve eserleri hakkında bilgi veren önemli kaynaklardır. Bu eserler, tarihî ve kültürel mirasın geçmişten günümüze taşınmasına vesile olmaktadır. Bu açıdan biyografik eserler, edebiyatçılar, tarihçiler, dilbilimciler ve diğer araştırmacılar için incelemesi gereken hazine değerinde eserlerdir.
Bu çalışmada öncelikle giriş bölümünde tezkire türü, tezkire türünün ortaya çıkışı, Fars edebiyatında tezkire yazıcılığı ve Fars edebiyatında yazılan bazı tezkireler üzerinde durulduktan sonra Muhammed Avfî’nin hayatı başlığı altında, doğumu ve ailesi ile ilgili bilgilere, eğitimine, seyahatlerine, eserlerine ve aldığı görevlere değinilmektedir. Ardından son başlık altında Fars edebiyatının ilk tezkiresi kabul edilen “Lübâbü’l-Elbâb” hakkında bilgi verilerek bölümleri, içeriği, bölümlere göre ihtiva ettiği biyografi sayısı, dil ve üslup hususiyetleri gibi konular ele alınarak eser değerlendirilmeye ve tanıtılmaya çalışılmıştır. Böylelikle eserin literatüre ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimele
Investigation of factors causing damage to building facades through a gated residential complex: Eskişehir çağdaş sitesi
Problems experienced by persons with disabilities in tourism: An evaluation of complaints on online platforms
Bu çalışma, engelli bireylerin turizm sektöründe karşılaştıkları sorunları, çevrimiçi platformlardaki şikayetler üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, 2023 yılı Ocak- Aralık dönemleri arasında sikayetvar.com, tripadvisor.com.tr, engelliler.biz, sikayet.com ve sikayetim.com platformlarındaki konuyla ilişkili 311 yorum içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler doğrultusunda 8 ana tema ve bu temalara bağlı 25 kategori belirlenmiştir. Bu temalar ve kategoriler frekans analizi ile sayısal verilere dönüştürülmüş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Ana temalar arasında en çok şikâyet edilen konular "Personel Tutum ve Davranışları", "Hizmet Kalitesi" ve "Fiziki Erişilebilirlik" olmuştur. Özellikle personel davranışları, engelli bireylerin turizm deneyimlerini olumsuz etkileyen en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, vaat edilen hizmetlerin sunulmaması ve fiziksel düzenlemelerin yetersizliği de sıklıkla dile getirilen diğer önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Çalışma, engelli bireylerin karşılaştıkları zorlukların ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. Engelli bireylerin turizm deneyimlerinin iyileştirilebilmesi için yukarıda bahsi geçen alanlardaki eksikliklerin öncelikle giderilmesi gerektiğini söylemek mümkündür.This study aims to evaluate the challenges faced by individuals with disabilities in the tourism sector by analyzing complaints on online platforms. In this context, 311 comments related to the subject, posted between January and December 2023, on platforms such as sikayetvar.com, tripadvisor.com.tr, engelliler.biz, sikayet.com, and sikayetim.com, were subjected to content analysis. Based on the data obtained, 8 main themes and 25 categories related to these themes were identified. These themes and categories were converted into numerical data through frequency analysis, and the results were interpreted. Among the main themes, the most frequently complained about issues were "Staff Attitudes and Behaviors," "Service Quality," and "Physical Accessibility." Notably, staff behaviors emerged as one of the most significant issues negatively affecting the tourism experiences of individuals with disabilities. In addition, the failure to deliver promised services and inadequate physical arrangements were also frequently mentioned as other significant problems. The study demonstrates that the challenges faced by individuals with disabilities are substantial. It can be stated that, in order to improve the tourism experiences of individuals with disabilities, the shortcomings in the aforementioned areas must be addressed as a priority
Strengthening workplace safety through applied ergonomics in the digital age
The presentation of SAFE D project will realized. The primary target group of SAFE D project are the
employees working at small enterprises with 24-65 years old. This group comprises individuals
currently employed across various industries or service sectors. As job position, they may be workers,
supervisors, or managers interested in improving workplace safety and ergonomics practices within
the enterprise. The self-employers and home-office workers which are especially sharply increasing in
number after the pandemic) are also project target. The individuals currently unemployed not in
education (NEET) but seeking for a job opportunity must be aware the sectoral ergonomic conditions
of the open jobs to make decision for employment. Women, migrants, unemployed person and other
disadvantaged groups will have priority for partnering in the project activities. The project will offer
those valuable skills and knowledge to enhance their employability. The project have three
objectives,
- Needs Analysis and Curriculum Development to identify the training and education
needs of adults, businesses, and educators in the field of ergonomics and workplace
safety to develop a tailored ergonomics curriculum for small enterprises based on the
needs analysis findings.
- On-Site Workshops and Mentoring to facilitate on-site ergonomics workshops and
mentoring activities in small enterprises to apply ergonomic principles in real-world
settings. This objective directly supports the priority of enhancing adult learning and
training through innovative methods by offering hands-on, practical training in
ergonomics.
- Project Management, Dissemination, and Reporting to establish effective project
management processes, to ensure the quality, sustainability, and dissemination of
project outcomes through the development of a sustainability and valorization plan,
a dissemination plan, and regular reporting. This objective contributes to the priority
of improving the efficiency and effectiveness of education and training systems
through strong project management and dissemination activities
Halk anlatmalarında mitolojik unsurlar (Ed. B. Durbilmez)
“Kazan Tatarlarının Halk Anlatmalarında Mitolojik Unsurlar” adlı çalışma; Giriş, Sonuç
ve Kaynakça kısımları dışında üç bölümden oluşmaktadır.
“Tatar Türklerinin Mitolojisi ve Tatar Halk Anlatmalarının Genel Özellikleri” başlıklı
ilk bölümde Kazan-Tatar Türklerinin mitolojisi ve gelenekli anlatıları genel özellikleri
açısından incelenmektedir. İlk bölümün birinci kısmında; “Hayvanlar ve İnsanlar”,
“Kozmogonik Mitler”, “İlahlar” ve “Kötü Varlıklar” ile ilgili tespit ve değerlendirmelere
yer verilmektedir. Bu bölümün ikinci kısmında; Kazan-Tatar Türklerinin gelenekli
anlatılarından “Masal”, “Destan” ve “Efsane” türlerinin özellikleri belirlenmekte, bu
türlerin sınıflandırmalarına değinilmektedir.
“Tatar Türklerinin Halk Anlatmalarında Mitolojik Unsurlar” başlıklı ikinci bölümde
Kazan-Tatar Türklerinin gelenekli anlatılarından destan, efsane ve masal türlerine giren
ürünleri araştırılmakta ve bu anlatı türlerinde bulunduğunu belirlenen mitik unsurlar
sınıflandırılarak değerlendirilmektedir. Mitik unsurlar bu bölümde “Mitolojik
Varlıklar”, “Mitolojik Tabiat Unsurları”, “Mitolojik Hayvanlar”, “Mitolojik Dünya
Tasarımı”, “Mitolojik Renkler” ve “Mitolojik Sayılar” başlıkları altında
incelenmektedir. Mitik motiflere / unsurlara yüklenen anlamların belirlenmesi ve
incelenmesi sırasında diğer Türk boylarıyla ilgili yapılan çalışmalardan da
yararlanılmaktadır. Böylelikle bir yandan gelenekli Tatar-Türk anlatılarındaki mitik
anlamlar incelenirken bir yandan da diğer Türk boylarının benzer / ortak mitik
unsurlarına ve bu unsurların taşıdığı mitik anlamlarına –genel hatlarıyladeğinilmektedir.
Bununla da yetinilmeyen araştırmada belirlenen mitik motifler ayrıca Stith Thompson’ın
“Motif Index of Folk Literature” adlı çalışmasından yararlanarak da incelenmektedir. Bu
inceleme, araştırmanın üçüncü bölümünde yer almaktadır
K.I.-Literacy von Studierenden im Grundstudium
Bu çalışmada lisans öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlıklarının çeşitli değişkenlere göre farklılık
gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Çalışmada nicel araştırma
yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini Türk Üniversitelerinde lisans
eğitimi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise, İç Anadolu Bölgesinde eğitim veren bir
devlet üniversitesinde eğitim alan lisans öğrencileridir. Araştırmada yer alan katılımcıların %71,6’sı
kadın, %28,4’ü erkektir. Katılımcıların %27,1’i birinci sınıfta, %25,5’i ikinci sınıfta, %24,5’i üçüncü
sınıfta ve %22,9’u ise dördüncü sınıfta eğitim almaktadır. Araştırmaya katılan katılımcıların %32,9’u
Eğitim Fakültesinde, %35,5’i Turizm Fakültesinde ve %31,6’sı da Fen Edebiyat Fakültesinde
eğitimlerini sürdürmektedirler. Araştırmada kullanılan veriler Wang ve arkadaşları (2023)
tarafından geliştirilen ve Polatgil ve Güler (2023) tarafından Türkçeye uyarlanan “Yapay Zekâ
Okuryazarlığı Ölçeği (YAPZEKO)” ve araştırmacılar tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu
(KBF)” ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır.
Verilerin analizi sürecinde frekans (f), tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t-testi hesaplamalarına
yer verilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerin değerlendirilmesi ikili gruplarda t-testi, ikiden fazla
gruplarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile yapılmıştır. Tek yönlü varyans analizi (ANOVA)
sonucunda, anlamlı farklılık tespit edilen veriler için farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının
belirlenmesi için Post-Hoc testlerinden Tukey testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara
göre katılımcıların yapay zekâ okuryazarlıklarının dört boyutta da sınıf düzeylerine ve eğitim aldıkları
fakültelere göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı; kadın katılımcıların etik boyutta yapay zekâ
okuryazarlıklarının erkek katılımcılara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir
Organizational barriers to service quality failures: The case of hotel businesses
The success of hotel businesses primarily hinges on delivering quality service, and achieving
this is possible through the measurement of the provided quality. In the context of measuring
service quality, the Service Quality Gap Model developed by Parasuraman, Zeithaml, and
Berry (1985) is commonly utilized. Subsequently, in 1988, Parasuraman, Zeithaml, and Berry
expanded this model and identified five fundamental gaps between customers' expectations
and perceptions of service quality. The first four gaps are related to factors within the
organization, while the fifth gap focuses on the disparity between customer expectations and
perceptions and is a function of the first four gaps. In previous research, it has been observed
that researchers often concentrate on the fifth gap, neglecting the viewpoints of the service
providers. Within this context, the aim of this study is to investigate the underlying causes of
the gap between customers' expectations and perceptions of service quality in the context of
hotel businesses. The population of the study comprises managers and employees working in
4 and 5-star hotels in Antalya. Non-probability sampling, specifically convenience sampling,
was used in the research. Data was collected from 217 managers and 217 employees using a
questionnaire. Validity and reliability analyses were conducted in the data analysis process.
The findings of the study indicate that the abundance of hierarchical levels between
management and employees, perceived control issues, paperwork negatively impacting
service quality, independent efforts in promotional activities, and making excessive promises
to customers are significant factors affecting service quality