Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
KEŞFÎ MEHMED ÇELEBİ AND HISTORIANISM
İslam tarihçiliğinin bir uzantısı olan Osmanlı tarihçiliği, kendine özgü bir karaktere sahiptir. Bu
özgünlük içerisinde en belirgin noktayı ise “Selimnâmeler” oluşturur. Kısa ve özlü bir üslupla kaleme
alınan bu eserlerin yazarları, devlet ricali ve özellikle padişah tarafından büyük iltifatlara mazhar
olmuşlardır. Dönemlerinin önemli kaynakları olan bu eserler, iltifata mazhar olma niyetinin getirdiği
bazı önyargılara rağmen, siyasi, dini, kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan dönemlerinin birer aynası
olarak o günlerin atmosferini günümüze taşımaktadır. Bilhassa Yavuz Sultan Selim devrini yaşayan ve
onunla birlikte seferlere katılan yazarların kaleme aldığı bu eserler, Yavuz'un methini anlatan manzum
kısımlar hariç tutulursa, oldukça güvenilir tarihi ve edebi eserlerdir. Bu eserler, o dönemdeki olayların
doğru bir şekilde algılanmasını sağlayan ve o döneme ışık tutan tarihi değere sahip eserlerdir. Olayları
kısa ve özlü bir şekilde anlatan Selimnâmeler, başka eserlerde sayfalarca anlatılan bilgileri bir özet gibi
sunduğundan okunması kolay ve ilgi çekicidir. Selimnâmeleri okuyanlar, onları adeta bir kahramanlık
eseri okur gibi okurlar. Keşfi Mehmed Çelebi'nin en önemli eseri, “Selimnâme” adlı eseridir. Eser, sade
ve akıcı bir üslupla yazılmış ve güvenilir bir kaynak olarak kabul edilir. Keşfi Mehmed Çelebi, olayları
objektif bir şekilde anlatmaya çalışmış ve kaynaklarını açıkça belirtmiştir. Eser, Osmanlı tarihi hakkında
bilgi edinmek için önemli bir kaynaktır. Bu araştırmada Keşfî Mehmed Çelebi’nin hayatı, Selimnâmeler
ve özellikleri, tarihi değerleri, güçlü ve zayıf yönleri, Keşfî Mehmed Çelebi’nin tarihçiliği ve
Selimnâmesi hakkında bilgi sunulmaktadır. Bu alanda yapılmış çalışmalar bulunmakla birlikte bu
araştırmanın da alana katkı sağlaması şüphesizdir
The effect of local and beverages on behavioral intention: Research on tourists visiting Trabzon
Günümüzde yiyecek içecek faaliyetlerinin turizm sektöründe öneminin artmasıyla birlikte üretildiği bölgenin kimliğini ve kültürel değerlerini yansıtan yöresel yiyecek ve içeceklerin de önem kazanması kaçınılmaz olmuştur. Bu doğrultuda turistlerin destinasyon seçimi aşamasında önem arz eden talep ve beklentileri arasında yöresel mutfaklara ilişkin de bir algı oluşmuştur. Bu çalışmada turistlerin yöresel yiyecek ve içecek tüketimine yönelik motivasyon faktörleri; ''yerel alışveriş'', ''yöresel yiyecekler'', ''yerel içecekler'', ''saygınlık/prestij'' ve ''aşinalık'' olarak belirlenmiş ve bu motivasyon faktörlerinin müşteri memnuniyeti ve davranışsal niyetler ile olan ilişkileri incelenmiştir. Araştırma verileri Trabzon şehrini ziyaret eden 403 yerli turiste anket formu uygulanmasıyla elde edilmiştir Araştırma kapsamında elde edilen verilere geçerlilik ve güvenirlik analizleri, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Analizler sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda yöresel yiyecek ve içecek tüketiminin müşteri memnuniyeti üzerinde, müşteri memnuniyetinin de davranışsal niyetler üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır.Nowadays, with the increasing importance of food and beverage activities in the tourism sector, local food and beverages that reflect the identity and cultural values of the region where they are produced It has become inevitable that it will gain importance. In this context, tourists demands and expectations A perception of local cuisine that plays an important role in the destination selection stage among has emerged. In this study, tourists consumption of local food and beverages motivation factors; ''local shopping'', ''local food'', ''local drinks'', It was determined as 'respect/prestige'' and ''familiarity''. Their relationships with satisfaction and behavioral intentions were examined. Research data was obtained from people who visited the city of Trabzon and experienced local food and beverages. It was obtained by including 403 domestic tourists in the study. Obtained with in the scope of the research validity and reliability analysis, explanatory and confirmatory factor analysis, correlation analysis and structural equation modeling were applied. The analysis revealed that local food and beverage consumption has a significant and positive effect on customer satisfaction and a significant and positive effect on behavioural intentions
The role of attitude towards digital technology in the effect of tourists' perceptions of restaurant innovativeness on the willingness to revisit and use service robots: The case of Cappadocia
Hızla yayılan dijital dönüşüm, teknoloji yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Evimizden iş yerimize kadar geniş bir alanı kapsayan teknoloji, günlük yaşamımızdaki değişen ihtiyaçlara cevap vererek etkileşimde bulunmaktadır. Yiyecek ve içecek sektörü de bu evrimden etkilenmekte ve teknolojik gelişmelerle uyum sağlama ihtiyacı duymaktadır. Bu durum, yiyecek ve içecek işletmelerinde hizmetin her aşamasında dijital dönüşüm sürecinin kendisini gösterdiği bir gerçeği yansıtmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın temel amacı, turistlerin restoran yenilikçiliğine olan algısının, restoranı tekrar ziyaret etme niyetleri ve hizmet robotlarına duydukları talep arasındaki ilişkiyi anlamaktır. Aynı zamanda dijital teknolojiye yönelik tutumun bu ilişkiler üzerindeki düzenleyici rolünü ve etki düzeyi değerlendirilmiştir. Bu bağlamda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için nicel araştırma yöntemleri benimsenmiş ve analizler SmartPLS programı ile analizler gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu, Kapadokya bölgesinde faaliyet gösteren restoranlarda yemek yiyen yabancı turistlerden oluşmaktadır. Belirlenen örneklemde yer alan turistlere ulaşabilmek adına olasılıklı örnekleme yönteminden basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 424 anket toplanarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amaçları doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesinde kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi (KEKK-YEM) yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda turistlerin restoran yenilikçiliği algıları ile tekrar ziyaret etme niyetleri ve hizmet robotu kullanımı istekleri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Olumlu restoran yenilikçiliği algısı, restoranı tekrar ziyaret niyetlerini artırmıştır. Bu bağlamda bu ilişkide dijital teknolojiye yönelik tutum, düzenleyici bir etki gösterirken dijital teknolojiye olumlu tutum, hizmet robotu kullanımı isteği ile tekrar ziyaret arasında azaltıcı bir düzenleyici olarak tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, teknolojiye dayalı hizmet yenilikçiliği ile restoranı tekrar ziyaret etme arasında hizmet robotu kullanımı istekliliğinin aracı bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır.With the rapidly spreading digital transformation, technology has become an indispensable part of our lives. Covering a wide area from our homes to our workplaces, technology interacts by responding to the changing needs in our daily lives. The food and beverage industry is also affected by this evolution and needs to adapt to technological developments. This situation reflects the fact that the digital transformation process manifests itself at every stage of service in food and beverage businesses. In this context, the main purpose of the research is to understand the relationship between tourists' perception of restaurant innovativeness, their intention to visit the restaurant again and their demand for service robots. At the same time, the moderating role and level of influence of attitude towards digital technology on this relationship was evaluated. In this regard, quantitative research methods were adopted to achieve the stated objectives and the analyses were carried out with the SmartPLS program. The sample group consists of foreign tourists who dine in restaurants operating in the Cappadocia region. In order to reach the tourists in the determined sample, simple random sampling method was preferred from the probability sampling method and 424 questionnaires were collected and analyzed. Partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM) method was used to test the hypotheses formed in line with the objectives of the study. As a result of the study, significant relationships were found between tourists' perceptions of restaurant innovativeness and their intention to revisit and their willingness to use service robots. Positive perceptions of restaurant innovativeness increased the intention to revisit the restaurant. In this context, attitude towards digital technology showed a moderating effect in this relationship, while positive attitude towards digital technology was found to be a moderating moderator between intention to use service robot and revisit. In addition, it is concluded that the willingness to use service robots plays a mediating role between technology-based service innovativeness and revisiting the restaurant
Kazan Tatarlarının Halk Anlatmalarında Mitolojik Unsurlar (Ed. Prof. Dr. Bayram Durbilmez)
Türkiye’de kültür ve edebiyat araştırmaları olarak da bilinen halk bilimi ve gelenekli
Türk edebiyatı (Türk halk edebiyatı) araştırmaları, 20. yüzyılın sonlarına doğru Türk
kültür coğrafyasının ortak kültür değerlerinin belirlenmesi ve incelenmesi çalışmalarına
ağırlık vermeye başladı. Sovyetler Birliği’nin dağılmaya başlaması; Azerbaycan,
Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan gibi bağımsızlıklarını kazanan Türk
Cumhuriyetleri ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kardeşlik ilişkilerinin geliştirilmesi,
Rusya ile komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi gibi olumlu gelişmeler, ortak kültür
değerlerinin belirlenmesi ve incelenmesi çalışmalarına hız kazandırdı. Türk Dünyası ve
akraba topluluklarda görev yapan bilim insanları çeşitli kongre ve bilgi şölenlerinde bir
araya gelerek Türk kültür coğrafyasının ortak kültür değerleri konusunda bilgi
alışverişinde bulundular. Alanın tanınmış bilim insanları ile birlikte genç araştırmacılar
da çeşitli Türk lehçe ve şivelerini öğrenerek alan araştırmaları yapma, eskiden beri
kaydedilen somut olmayan kültür değerlerini inceleme olanağı buldular. Türk halk bilimi
ve gelenekli Türk edebiyatı alanlarında çalışan genç araştırmacılardan bir kısmı, doktora
tezi olarak, Türk kültür coğrafyasının ortak kültür değerlerlerini araştırıp bu alanda
uzmanlaştı. Bu genç araştırmacılardan biri de Doç. Dr. Fatma TEKİN’dir.
Özellikle Kazan-Tatar Türklerinin gelenekli anlatıları, mitolojik motifleri ve atasözleri
konularında çalışmalarıyla dikkat çeken Doç. Dr. Fatma TEKİN, lisans eğitimine
başladığından beri akademik gelişimine tanıklık ettiğim genç ve çalışkan bir bilim
insanıdır. Lisans, yüksek lisans ve doktora aşamalarında derslerine girdim. Lisans
aşamasında başarılı bir öğrenciydi. Üniversite bitirme tezine de danışmanlık yaptım. Bu
süreçte daha yakından tanıdım. Disiplinli çalışma çabası, sorgulama özelliği, derinlikli
düşünme ve elde edilen verileri yorumlama yeteneği dikkatimi çekti. Bu özellikleri
taşıyan genç meslektaşlarımızın bilim alanına kazandırılması gerekiyordu. Yapılan
sınavları geçerek mezun olduğu üniversitede akademik yolculuğuna devam etti. Yüksek
lisans ve doktora derslerine girdiğim dönemlerde de akademik alanda yararlı işler
yapacağına olan inancım pekişti. Doktora tez danışmanı olduğum öğrencilerimi, genç
meslektaşlarımı genellikle Türk kültür coğrafyasının ortak kültür değerlerini araştırmaya
yönlendiriyordum. Doktora öğrencilerimden Fatma TEKİN de gelenekli Türk
anlatılarına ve mitoloji araştırmalarına ilgisi sebebiyle “Kazan Tatarlarının Halk
Anlatmalarında Mitolojik Unsurlar” konulu doktora tezini hazırlamaya başladı. Bu
başlangıç onun Türkiye’de ve Türk Dünyası’nda “Tataristan sahası halk bilimi”
uzmanlarından biri olmasına yol açtı.
“Kazan Tatarlarının Halk Anlatmalarında Mitolojik Unsurlar” adlı çalışma; Giriş, Sonuç
ve Kaynakça kısımları dışında üç bölümden oluşmaktadır
A comparative evaluation of the verses containing special provisions to the Prophet (PBUH) in Cesssâs' interpretation of Ahkâmu'l-Qur'ân
Yüce Allah insanoğlunu ahsen-i takvim suretinde yaratıp imtihan için dünyaya göndermiştir. Kendisine halife olarak seçtiği insanı dünyada kendi başına bırakmamış, ebedî mutluluğun yolunu göstermeleri için onlara yine kendi içlerinden elçiler göndermiştir. Tebliğ vazifesini yerine getirirken karşılaştıkları güçlüklere karşı onlara mucizelerle destek sağlamıştır. Son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed'e (s.a.s) de sorumlulukları yanında bazı ayrıcalıklar da vermiştir. Bu üstünlük ve faziletlere ait Kur'an'da ve Sünnette pek çok deliller bulunmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s) de hadislerinde, bazı fiillerin sadece kendine mahsus olduğunu bildirmiştir. Hz. Peygamber'e (s.a.s) has olan bu üstünlüklere İslam âlimleri "hasâis" ismini vermişlerdir. Bu üstünlükler hadis, siyer ve şemâil kitaplarında ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bu çalışmamızda önemli İslam fıkıh kaynaklarından olan ve ahkâm âyetlerinde referans gösterilen Ebu Bekir Ahmed b. Ali er-Râzî el-Cessâs'ın Ahkâmu'l-Kur'an tefsirindeki Hasâisu'n-Nebî ile ilgili âyetleri tespit ettik. Bu tespit ettiğimiz âyetleri diğer müfessirlerin yorumlarıyla mukayese yaparak Hz. Muhammed'e (s.a.s) özel olan bu hükümlerin hikmetini belirledik. Tezimizde Ebû Bekir el-Cessâs'ın Ahkâmu'l-Kur'an özelinde Hz. Peygamber'e (s.a.s) özgü hüküm içeren âyetlerin mukayeseli değerlendirmesi ele alındı. Üç ana bölüm olarak hazırladığımız tezimizin birinci bölümünde Cessâs'ın hayatı, yaşadığı dönem, şahsiyeti, ilmî kişiliği, hocaları, öğrencileri ve eserleri hakkında bilgi verildi. Tezimizin ana konusunu oluşturan Ahkâmu'l-Kur'an isimli eserin özelliklerinden, kaynaklarından, âyetleri tefsir ederken Cessâs'ın izlediği yoldan bahsedildi. İkinci bölümde hasâisle ilgili bilgi verildi. Hasâisle yakın ilgisi olan delâil, fezâil, mu'cizât ve şemâil kavramları açıklandı. Hasâisin ortaya çıkışı, hasâisle ilgili eserlerden bahsedilerek hasâis müelliflerince gruplandırılan Hz. Peygamber'e (s.a.s) has olan İlahî hükümlere yer verildi. Tezimizin esas kısmını teşkil eden üçüncü bölümde ise, Hz. Peygamber'e (s.a.s) has kılınan âyetlerden Cessâs'ın Ahkâmu'l-Kur'an tefsirine aldığı âyetler tespit edilerek sadece bu âyetler tefsir edildi. Hz. Peygamber'in (s.a.s) hilm sahibi insanlarla meşveret etmesi, Hz. Peygamber (s.a.s) içlerindeyken bir topluluğa azap edilmemesi, ganimetlerin taksimi, teheccüd namazı, Hz. Peygamber'e (s.a.s) saygı gösterilmesi, tahyir, eşlerinin amellerinin iki katıyla karşılık bulacağı, Hz. Peygamber'e (s.a.s) helal kılınan kadınlar, eşleri arasında taksimatta hür olması, başka kadınlarla evlenmesinin yasaklanması, kötülüğü en uygun şekilde bertaraf etmesi konuları önce Cessâs'ın Ahkâmu'l-Kur'an tefsirinden, sonra da diğer tefsir kitaplarından incelendi. Zaman zaman Hz. Peygamber (s.a.s) hakkında yapılan farklı yorumlamalara ve yanlış düşüncelere bu âyetlerle cevap verildi. Hz. Peygamber'in (s.a.s) daha doğru tanınmasına çalışıldı. Anahtar Kelimeler: Ahsen-i Takvim, Tebliğ, Hasâis, Şemâil, Mukayese, Cessâs
Osmanlı devleti’nde vergi muafiyeti: İlbasan Sancağı’nda muaf ve müsellemler (1574 tarihli mufassal tahrir defterine göre)
Waste-free kitchen management: A research on starred restaurants in the Michelin Guide in Turkey
Bu araştırmada; Türkiye'de Michelin Rehberinde yıldız almış restoran işletmelerinin atıksız mutfak yönetimi ile ilgili çalışmaları araştırılmış olup, yiyecek-içecek işletmelerine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda araştırma verileri Michelin Guide tarafından Türkiye'de listeye alınmış ve yıldız almaya hak kazanmış restoran işletmelerinde çalışan şeflerle derinlemesine mülakat tekniği ile elde edilmiştir. Amaçlı (kasti) örnekleme yöntemi ile elde edilen veriler "MAXQDA Nitel Analiz Paket Programı" ile tematik içerik analizi yapılmıştır böylelikle araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Mülakat soruları hazırlanması aşamasında e-posta yoluyla altı farklı uzman görüşüne başvurulmuştur. Mülakat soruları; atık yönetimi stratejileri, sürdürülebilir mutfak uygulamaları, geri dönüştürülebilir ürünler, personel eğitimi ve tedarikçilerle işbirliği durumları, yenilenebilir enerji ve restoranların Michelin kriterleriyle bu süreçte nasıl ilişkilendirildiği konularına odaklanmıştır. Araştırmanın bulguları kısmında; tanımlayıcı bilgiler ve mülakat ifadelerinde yer alan kelime frekansları, kelime bulutları, kelime kombinasyonları, alt kodların istatistikleri, tek vaka modeli-bütüncül görünüm, kodlar hiyerarşisi, kod-alt-kod bölümler modeli ve iki vaka modeli gibi veriler yer almaktadır. Michelin Rehberinde yıldız almış işletmelerle yapılan mülakatlardan çıkarılan sonuçlara bakıldığında atıksız mutfak uygulamalarında; atıksız menü, organik atıkların yeniden değerlendirilmesi, tek kullanımlık malzemelerin tercih edilmemesi, personelin işbaşı eğitimlere tabi tutulması ve tedarikçilerle işbirliğinde yaşanılan eksiklikler göze çarpmaktadır. Bu çalışmanın bulguları ve önerileri, alanındaki mevcut literatüre özgün bir katkı sağlayarak, yeni bir bakış açısı sunmaktadır.In this research; the studies of Michelin Guide starred restaurant establishments in Turkey on waste-free kitchen management have been investigated and suggestions for food and beverage establishments have been developed. In this context, research data were obtained through in-depth interviews with chefs working in restaurant establishments listed by the Michelin Guide in Turkey and entitled to receive a star. The data obtained by purposive sampling method were subjected to thematic content analysis with "MAXQDA Qualitative Analysis Package Program", thus the findings of the research were reached. Six different expert opinions were consulted via e-mail during the preparation of the interview questions. The interview questions focused on waste management strategies, sustainable kitchen practices, recyclable products, staff training and cooperation with suppliers, renewable energy and how restaurants are associated with Michelin criteria in this process. In the findings section of the research; descriptive information and data such as word frequencies, word clouds, word combinations, statistics of sub-codes, single case model-holistic view, hierarchy of codes, code-sub-code sections model and two case models in the interview statements are included. When we look at the results of the interviews with the Michelin Guide starred establishments, we can see that there are deficiencies in waste-free kitchen practices such as waste-free menu, reuse of organic waste, not preferring disposable materials, on-the-job training of personnel and cooperation with suppliers. The findings and recommendations of this study provide an original contribution to the existing literature in the field and offer a new perspective
Keşfî Mehmed Çelebi and Historianism
İslam tarihçiliğinin bir uzantısı olan Osmanlı tarihçiliği, kendine özgü bir karaktere sahiptir. Bu
özgünlük içerisinde en belirgin noktayı ise “Selimnâmeler” oluşturur. Kısa ve özlü bir üslupla kaleme
alınan bu eserlerin yazarları, devlet ricali ve özellikle padişah tarafından büyük iltifatlara mazhar
olmuşlardır. Dönemlerinin önemli kaynakları olan bu eserler, iltifata mazhar olma niyetinin getirdiği
bazı önyargılara rağmen, siyasi, dini, kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan dönemlerinin birer aynası
olarak o günlerin atmosferini günümüze taşımaktadır. Bilhassa Yavuz Sultan Selim devrini yaşayan ve
onunla birlikte seferlere katılan yazarların kaleme aldığı bu eserler, Yavuz'un methini anlatan manzum
kısımlar hariç tutulursa, oldukça güvenilir tarihi ve edebi eserlerdir. Bu eserler, o dönemdeki olayların
doğru bir şekilde algılanmasını sağlayan ve o döneme ışık tutan tarihi değere sahip eserlerdir. Olayları
kısa ve özlü bir şekilde anlatan Selimnâmeler, başka eserlerde sayfalarca anlatılan bilgileri bir özet gibi
sunduğundan okunması kolay ve ilgi çekicidir. Selimnâmeleri okuyanlar, onları adeta bir kahramanlık
eseri okur gibi okurlar. Keşfi Mehmed Çelebi'nin en önemli eseri, “Selimnâme” adlı eseridir. Eser, sade
ve akıcı bir üslupla yazılmış ve güvenilir bir kaynak olarak kabul edilir. Keşfi Mehmed Çelebi, olayları
objektif bir şekilde anlatmaya çalışmış ve kaynaklarını açıkça belirtmiştir. Eser, Osmanlı tarihi hakkında
bilgi edinmek için önemli bir kaynaktır. Bu araştırmada Keşfî Mehmed Çelebi’nin hayatı, Selimnâmeler
ve özellikleri, tarihi değerleri, güçlü ve zayıf yönleri, Keşfî Mehmed Çelebi’nin tarihçiliği ve
Selimnâmesi hakkında bilgi sunulmaktadır. Bu alanda yapılmış çalışmalar bulunmakla birlikte bu
araştırmanın da alana katkı sağlaması şüphesizdir.Ottoman historiography, an extension of Islamic historiography, possesses a distinct character, with its most prominent feature being the “Selimnâmes” (Selimnames). These concise and succinctly written works have earned great praise from state officials, particularly the sultans, who bestowed significant favors upon their authors. Despite some biases stemming from the intention to receive favor, these works, which are important sources of their respective periods, serve as mirrors reflecting the atmosphere of those times from political, religious, cultural, social, and economic perspectives. Especially the works written by authors who lived during the reign of Yavuz Sultan Selim and participated in his campaigns, except for the poetic sections praising Yavuz, are reliable historical and literary works. These works, providing a brief and concise account of events, make it easy and engaging to read, offering a valuable insight into the period. Selimnâmes, in essence, present information that is often elaborated in other works, condensed like a summary. Readers of Selimnâmes perceive them as if reading an epic of heroism. One of the most significant works is Keşfi Mehmed Çelebi's “Selimnâme” The work is written in a simple and fluid style, recognized as a reliable source. Keşfi Mehmed Çelebi endeavors to narrate events objectively and clearly indicates his sources. The work is an important source for gaining insights into Ottoman history. This research provides information on Keşfi Mehmed Çelebi's life, Selimnâmes and their characteristics, historical values, strengths and weaknesses, as well as Keşfi Mehmed Çelebi's approach to historiography and his Selimnâme. While there are existing studies in this field, this research undoubtedly contributes to the field
Kadimle modernlik arasında Teutscher Fürsten – Staat ile Koçi Bey risalesi üzerine bir değerlendirme
İdeal bir yönetimin çerçevesini çizen ve genellikle yöneticileri veya devlet adamlarını uyarma misyonuyla yazılan siyasetnâmeler hem Doğu geleneğinde hem de Batı geleneğinde görülen metinlerdir. Devlet yönetimine ilişkin değerlendirmeler sunan siyasetnâmeleri birçok bakımdan birbiri ile karşılaştırmak ve aralarındaki benzerlikleri veya farklılıkları tespit etmek mümkündür. Bu kapsamda çalışma aynı dönemlerde yazılan ve iki farklı gelenek içerisinde temsil edilen siyasetnâme türündeki eserleri karşılaştırmayı amaçlayarak siyasetnâme literatürüne katkı sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma 1631 yılında Koçi Bey tarafından dönemin padişahı IV. Murad’a sunulan Koçi Bey Risalesi ile 1656 yılında Veit Ludwig von Seckendorff tarafından Saksonya-Gotha düküne sunulan Teutscher Fürsten – Staat (Alman Prens Devleti) adlı eseri merkeze almaktadır. Osmanlı yönetim geleneği içerisinde önemli bir rolü olan ve devlet adamlığı yapmış Koçi Bey ile kameralizmin önemli temsilcilerinden biri olan, çeşitli düzeylerde devlet kademelerinde bulunmuş ve eserleri uzun süre Alman üniversitelerinde okutulmuş Seckendorff yaklaşık aynı dönemlerde yaşamış olmaları, benzer görevlerde bulunmaları ve benzer amaçlarla siyasetnâme kaleme almaları nedeniyle karşılaştırmalı yönetim çalışmaları noktasında önem arz etmektedir. İki farklı geleneğin temsilcisi olarak ele alınan yazarların söz konusu eserleri incelendiğinde sunulan reçete birbirinden oldukça farklıdır. Koçi Bey çözümü geçmişte ararken Seckendorff ise yeni bir akımın öncüsü olarak dikkat çekmektedir. Nitekim çalışma bu noktada bu eserleri farklı yönetim gelenekleri içerisinde değerlendirerek analiz etmektedir