International Journal of Innovative Approaches in Education (IJIAPE) / Uluslararası Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi
Not a member yet
106 research outputs found
Sort by
Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Sosyal Ağ Kullanımı%253A Bir Durum Çalışması
Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitim ile gerçekleştirilen yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecini desteklemek amacıyla eğitsel bir sosyal ağ olan Edmodo kullanımını incelemektir. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma deseni olan durum çalışması belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 akademik yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde (ÇOMÜ TÖMER) öğrenim gören 8 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama sürecinde, yabancı dil olarak Türkçe dersleri 18 hafta boyunca Microsoft Teams üzerinden uzaktan eğitim yoluyla yürütülmüştür. Ders dışı etkinlikler ise Edmodo programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler gözlem ve görüşme yolu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırma sonunda, uzaktan eğitim ile gerçekleştirilen yabancı dil olarak Türkçe öğretimi sürecinde öğrencilerin Edmodo programı ile desteklenebileceği, öğrencilerin bu ortamda gerçekleştirilen bir öğretimde derse karşı ilgilerinin arttığını, uzaktan eğitim sürecinde iletişimde yaşanabilecek sınırlılıkların Edmodo sayesinde üstesinden gelinerek öğrencilerin hem öğretmenleri hem de diğer öğrenenler ile rahat ve güvenli bir şekilde iletişim kurabildikleri, böylece dil öğrenme süreçlerine katkı sağlandığı, bunların yanı sıra öğrencilerin de bu sürece ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür
Sinir Sistemi Konusunun Öğrenme Günlükleriyle Öğretilmesindeki Yansımalarının Değerlendirilmesi
Bu araştırma%253B Ön lisans eğitimi esnasında öğrencilerin anlamakta, terimlerin anlamlarını teorikten uygulamaya geçirmekte zorlandıkları İnsan Anatomisi Dersinin Sinir Sistemi konusunun öğretilmesinde yansıtıcı düşünme stratejilerinden biri olan öğrenme günlükleriyle öğrencilerin bu ders konusuyla ilgili öğrenmelerinin ve öğretim elemanıyla ilgili düşüncelerinin yansımalarını belirlenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Mardin Artuklu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden İlk ve Acil Yardım Bölümü (A.T.T) öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Yansıtıcı Düşünme Stratejileriyle eğitim yapan araştırmacı tarafından araştırmanın problem cümlesine yönelik 4 aşamalı şekilde Öğrenme Günlükleri şeklinde toplanmıştır. Bu aşamalar %253B Yansıtıcı düşünmeye dayalı öğrenci günlüklerinden derse girişi yönelik öğrencilerin görüşleri, öğretime sağladığı faydalara yönelik öğrenci görüşleri, derste kullanılan yöntem ve tekniklere yönelik öğrenci görüşleri ve araştırmacının uygulama esnasındaki tutumuna yönelik öğrenci görüşleri neler olduğudur. Veri analizi%253B nitel analiz yöntemlerinden içerik analizine tabi tutulmuştur. Öğrencilerin öğrenme günlüklerinde yazmış oldukları bilgiler detaylı bir şekilde incelenmiş ve dört kategori (DGYÖG, ÖGÖSFYÖG, YTYÖG, AUETYÖG) belirlenmiştir. Daha sonra bu dört kategoriye yönelik ayrı ayrı DGYÖG1,2,3,4hellip%253B%253B ÖGÖSFYÖG 1,2,3hellip%253B, YTYÖG 1,2,3hellip%253B , AUETYÖG1,2,3,hellip%253B şeklinde kodlar oluşturulmuştur. Ayrıca her bir koda yönelik öğrenci görüşlerine Ö1,2,3hellip%253Bşeklinde yer verilmiştir. Kodlama işlemi yapıldıktan sonra öğrenme günlüğünde öğrenciler tarafından yazılan yazılar tablolaştırılmıştır. Bu tablolarda oluşturulan kodlara yönelik öğrenci görüşlerinin maddeleri öğrencilerin öğrenme günlüğünde yazdıklarına göre frekans (f) ve yüzdelikleri (%25) hesaplanmış ve bu verilere dayanarak yorum yapılmıştır. DGYÖG koduna yönelik en fazla (.31) Derse başlamadan önce hazır bulunuşluğumuzu ölçer ifadesi sahipken, en az Araştırmacı derse güler yüzlü girer ve Sıcakkanlı ve samimi bir biçimde derse başlar (%25 6.31) ifadelerinin olduğu%253B ÖGÖSFYÖG kodunun en fazla (%2522.05) Dersi anlaşılabilir hale gelir ve daha iyi anlamamızı sağlar ifadesi sahipken, en az (%251.47) ise Derse odaklanmamızı sağladı ifadelerinin sahip olduğu ortaya çıkmıştır. YTYÖG koduna göre en fazla (%2519.27) Şekil ve şema çizerek dersi işler ifadesi sahipken, en az (%253.61) ise Konuyla ilgili slayt kullandı ifadelerinin sahip olduğu ortaya çıkmıştır. AUETYÖG koduna en fazla (%2518.33) Araştırmacının uygulama süreci boyunca giyim tarzı, hitap şekli vb. den dolayı ders huzur ve enerji vericiydi ifadesi sahipken, en az (%254.16) Derse teşekkür ederek başladı ifadesi olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, öğrencilerin derse girişe yönelik araştırmacının hazır bulunuşluğu ölçerek derse başladığı, öğrenci günlüklerin öğretime faydasının konuyu anlaşılabilir ve daha iyi öğrenmesine sebep olduğu, en fazla kullanılan yöntemin şekil ve şema çizerek olduğu, araştırmacının ders esnasındaki tutumuna yönelik ise giyim tarzı, hitap şekli vb. den dolayı ders huzur ve enerji verici olduğu ortaya çıkmıştır
Creating Multimedia Image, Motion and Audio Applications using Macromedia Flash 8.0
This paper presents a didactic scenario for the creation of a multimedia application combining image and movement, which is intended for the course quot%253BInformatics Applicationsquot%253B of the Vocational High School. This is a two-hour scenario that introduces the student to the creation of a multimedia application, mobilizing the interest for the specific activity, since with simple and fast steps it leads him to the creation of his first animation. The first hour is dedicated to the general mobilization of the student and the discovery of the basic concepts and techniques, while the second leads him to the acquaintance with the environment of quot%253BMacromedia Flash 8.0quot%253B and the creation of the first animation. The development and structure of the teaching scenario is based on the standard of level B training for IT teachers
Öğrencilerin Dijital Kavramı ve Dijital Ortamlarda Kimya Öğretimi İle İlgili Görüşleri
Çalışmada değişen eğitim ve öğretim ortamlarının öğrencilerin öğrenmelerinde nasıl bir değişiklik yaptığına dair görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Fen bilimleri alanında eğitim alan 55 ön lisans öğrencisine araştırmacı tarafından geliştirilen yapılandırılmış Dijital kavramı ve dijital ortamlarda kimya öğretimi hakkında öğrenci görüşleri adlı görüşme formu uygulanmış ve elde edilen veriler içerik analizi tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda öğrencilerin zamanlarının büyük bölümünün dijital ortamlarda geçirdikleri, dijital ortamlardan bilgi edinmede yararlandıkları anlaşılmıştır. Ancak öğrencilerin kimya dersi ile ilgili ve öğrenme ortamlarının tamamen dijitalleşmesi ile ilgili sorulara dijitalleşmeye karşı çekimser veya olumsuz bir tavırla yaklaştıkları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin dijital ortamlarda derslerin içeriklerine yönelik hazırlanacak materyallerin katkısı hakkında fikir sahibi olmadıkları anlaşılmıştır
Okul Öncesi Çocuklara Yönelik Çizgi Diziler Üzerinden Gerçekleştirilen Propaganda Çalışmaları
Masum ve sempatik duruşlarıyla yaşamımızın erken dönemlerinde karşılaştığımız çizgi filmler gerçekte göründükleri kadar masum mudurlar%253F Algısının sadeliği, kolay ulaşılabilirliği ve renkli hayal dünyasının yarattığı cazibe sebebiyle rahat bir şekilde tüm ebeveynlerin göz bebekleri olan çocuklarının hayatlarına kolayca dahil olabilirler. İçerdikleri subliminal veya direkt mesajlar, hatta temelde konu edindikleri propaganda teknikleri, çok sayıda akademik araştırmaya konu olmuştur. Kritik yaş aralığında değerlendirilen okul öncesi yaş grubuna yönelik, çizgi diziler üzerinden gerçekleştirilen propaganda çalışmaları çerçevesinde çizgi dizi örneklerini incelemek temel hedeftir. Bu anlamda yerli (Pepee) ve yabancı (Şirinler) olmak üzere birer yapım seçilerek, yayın dönemlerine paralel yaşanan siyasal ideolojilerle birlikte incelemeye alınmıştır
Çoklu Doğrusal Regresyon ve Genelleştirilmiş Toplamsal Modellerin Açıklanan Varyans Sonuçlarının Karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı aynı veri setinde Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ile Genelleştirilmiş Toplamsal Modellerin açıklanan varyans değeri açısından karşılaştırmaktır. Doğrusal modeller oldukça basit olmasına rağmen, bazı gerçek hayattaki örneklerin doğrusal olmaması nedeniyle, doğrusal olmayan regresyon etkilerini tanımlamak ve karakterize etmek için daha esnek bir istatistiksel yöntem olan Genelleştirilmiş Toplamsal Modeller alternatif olarak kullanılabilir. Bu bağlamda regresyon yöntemlerinin karşılaştırılarak değerlendirilmesi ve sonuçlarının karşılaştırılması önemli görülmektedir. Çalışmaya ait veri seti PISA 2015 çalışması içinden Türk öğrencilere ait okuma becerileri puanları ile öğrencilere ait çeşitli demografik değişkenlerden oluşmaktadır. Örneklemde yer alan öğrenci sayısı 5895 olup kayıp verilerin dikkate alınmaması sonrası çalışma 5089 öğrenciye ait veri üzerinde sürdürülmüştür. Gerekli varsayımlar sınanması sonrası yapılan analizlerde%253B Çoklu Doğrusal Regresyon analizi toplam varyansın %2523,8ini açıklarken Genelleştirilmiş Toplamsal Modeller %2525,33ünü açıklamıştır. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkende açıkladıkları varyans miktarı bakımından Genelleştirilmiş Toplamsal Modellerin daha yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Genelleştirilmiş toplamsal modeller Çoklu Doğrusal Regresyon analiz yöntemine göre açıklanan varyans açısından daha yüksek elde edilmesinde Genelleştirilmiş toplamsal modellerin doğrusal tahmin edicileri olarak düzleştirici fonksiyonları kullanmasının etkili olduğu söylenebilir. Genelleştirilmiş toplamsal modeller, varsayımların sağlanamadığı veriler için Çoklu doğrusal regresyon analiz yöntemine alternatif olarak, neden sonuç temelli çalışmalarda kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu doğrultuda Genelleştirilmiş Toplamsal Modellerin Eğitim Bilimleri çalışmalarında kullanılması önerilmektedir
Öğretmenlerin Sosyal Beceriye Yönelik Algılarının Belirlenmesi
Çalışmanın amacı, altı farklı branştan öğretmenlerin sosyal beceri kavramı hakkındaki algılarının belirlenmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin sosyal beceriye yönelik algı olgusu detaylı şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma verileri, açık uçlu, yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda gerçekleştirilen veri analizi sonucunda araştırma bulguları%253B sosyal beceri ile ilgili kavramsal bilgiler, sosyal beceri gelişimini etkileyen etmenler, sosyal beceriyi geliştiren etkinlikler ve sosyal beceriyi destekleyen mesleki ve bireysel özellikler olarak temalandırılmıştır. Öğretmenlerin sosyal beceri gelişimlerini destekleyecek nitelikte çalışmalara katılmaları önemli bulunmaktadır. Elde edilen veriler ışığında hem mesleki hem de kişisel gelişim üzerimde olumlu etkisi bulunan sosyal becerilerin, eğitim öğretim sürecinde öğretmen ve öğrenci açısından önemi üzerinde durulmuştur
Bir Türk Öğrencinin Dijital Okuryazarlık ve Uzaktan Eğitim Bağlamında Kanadada Eğitim Deneyimi%253A Bir Anlatı Araştırması
Bu çalışma Kanadada öğrenim gören bir Türk öğrencinin eğitimde dijital okuryazarlık ve uzaktan eğitim hakkındaki deneyimlerini çözümlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden anlatı araştırmasına göre hazırlanmış, anlatı araştırmasının yedi aşamasına uygun olarak çalışma yürütülmüştür. Görüşme yöntemiyle veriler toplanmış ve Riessmannın veri analiz sınıflandırmasına göre tematik analizle değerlendirilmiştir. Anlatının analiz edilmesiyle elde edilen temalarla dijitalleşmeyi eğitime entegre etmeyi amaçlayan en eski ülkelerden biri olan Kanadada, eğitimde teknolojinin kullanımının ne seviyede olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Dijital okuryazarlığın lisede Yeni Medya kapsamında ana dil derslerinden biri olarak değerlendirildiği, üniversitede online laboratuvar derslerinde animasyonlarla etkileşimli dersler yapıldığı, derslerde araç gereç olarak bilgisayarın ve ilgili uygulamalarının temel araç gereç olarak kullanıldığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca Kanadada özellikle lise eğitiminde Eğitim 3.0 dönemi uygulamalarının aktif olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır
Türkiye%252339%253Bde Görsel Sanatlar Dersi ve Görsel Sanatlar Öğretmeni Yetiştirme Üzerine
Bugün Görsel Sanatlar dersinin, başta okul yöneticileri ve veliler tarafından genel eğitim programının bütününü oluşturan diğer disiplinlerden ayrı bir alan olarak düşünülüyor olması, sanat eğitiminin yalnızca yetenekli öğrenciler için gerekli bir öğrenme alanı olarak görülmesi ve Resim İş Eğitimi Anabilim dallarından mezun edildikten sonra Görsel Sanatlar öğretmeni olacak öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğini ikinci bir seçenek olarak değerlendiriyor olmalarının Görsel Sanatlar Eğitimi açısından büyük bir sorun teşkil ettiği düşünülmektedir. Bu sebeple araştırmada%253B Resim İş Eğitimi Anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adaylarının karşılaştığı yapısal sorunlar, Eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması sonucunda anabilim dalı statüsüne çekilen Resim İş Eğitimi bölümlerinin mevcut problemleri ve bu problemlerin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında okutulan Görsel Sanatlar dersine yansımaları incelenmiştir. İncelenen dokümanlar ve yapılan alanyazın taraması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak%253B Resim İş Eğitimi Anabilim dallarında yeniden yapılandırma girişimi sonucunda yıllardır çözüm bulunamayan bazı problemlerin olduğu, bu problemlerin Resim İş Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarını etkilediği ve en önemlisi, eski adıyla Resim İş Eğitimi ve Müzik Eğitimi bölümlerinin, söz konusu bölümlerde görevli akademik personel ile görüşülmeden anabilim dalı olarak tek bir bölüm altında toplanmasının her iki alan açısından da sorunlar yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur
Birleştirilmiş ve Müstakil Sınıflarda Öğrenim Gören İlkokul Öğrencilerinin Kök Değerlere Yönelik Algılarının Karşılaştırılması
Bu araştırmada, birleştirilmiş ve müstakil sınıflarda öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin 2018 yılında güncellenen öğretim programlarında yer alan kök değerlere ilişkin algıları karşılaştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılı, Artvin%252FBorçka ilçesine bağlı bir ilkokul ile Rize%252FÇayeli ilçesine bağlı bir ilkokulun 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Müstakil 3. sınıf 10, müstakil 4. sınıf 10, birleştirilmiş 3. ve 4. sınıf 12 öğrenciden oluşmaktadır. Karma bir araştırma olan bu çalışmada, hem nicel hem de nitel yaklaşım takip edilmiştir. Nicel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Örnek Olay%252F Durum Formu ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Nitel boyutta ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen Kök Değerlere İlişkin Görüş Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda%253B müstakil sınıf öğrencilerinin adalet, dostluk ve saygı kök değerlerine%253B birleştirilmiş sınıf öğrencilerinin ise sabır, sorumluluk ve yardımseverlik kök değerlerine daha çok sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin kök değerlere yönelik görüşleri incelendiğinde ise%253B iki farklı sınıf türünde öğrenim gören öğrencilerin kök değerlere yönelik algılarının farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Birleştirilmiş ve müstakil sınıf öğrencilerinin her ikisinin de öz denetim değerine ilişkin ifadelerinin sınırlı olduğunun tespit edilmiş olması ise dikkat çekici bir bulgudur. Bununla beraber genel olarak karşılaştırıldığında müstakil sınıf öğrencilerinin kök değerlere yönelik algılarının birleştirilmiş sınıf öğrencilerine göre çeşitlilik gösterdiği tespit edilmiştir