Duzce University

DSpace@Düzce (Düzce Univ.)
Not a member yet
    21241 research outputs found

    PFOA Maruziyetinde Resveratrol’ün Oksidatif Stres ve Ferroptosis Üzerindeki Olası Koruyucu Etkilerinin HepG2 Hücrelerinde Araştırılması

    Get PDF
    Objective: Exposure to perfluorooctanoic acid (PFOA) is linked to adverse health effects, including cancer and hepatic diseases. PFOA induces reactive oxygen species generation in human hepatic cells, causing oxidative stress and cell death. Resveratrol (RSV) has garnered attention for its protective effects against xenobiotic-induced damage, yet its impact on PFOA-induced oxidative stress and ferroptosis in the liver remains understudied. This study investigates RSV's protective mechanisms against oxidative stress and ferroptosis in HepG2 cells exposed to PFOA.Method: HepG2 cells were cultured in DMEM with 10% FBS and 1% penicillin/streptomycin in a 5% CO2 incubator at 37°C. PFOA was added to the cells at concentrations ranging from 0 to 450 µM and incubated at 37°C for 24 hours. The IC50 was determined to be 457 ?M. To examine RSV's protective effects, cells were treated with 60 ?M RSV. Following treatment with PFOA, RSV, and the combination of PFOA+RSV, cell lysates were prepared for analysis. Oxidative stress and ferroptosis parameters were measured spectrophotometrically using ELISA. Results: In the PFOA+RSV group, antioxidant capacity increased, and ferroptosis was suppressed compared to the control. Conversely, the PFOA group showed decreased antioxidant capacity, increased oxidant capacity, and induced ferroptosis compared to the control and RSV-treated groups. Conclusion: PFOA exposure heightens oxidative stress and ferroptosis, whereas RSV treatment significantly reduces hepatic oxidative stress and protects against ferroptosis during PFOA exposure.Amaç: Perflorooktanoik asit (PFOA) maruziyeti, kanser ve karaciğer hastalıkları dahil olmak üzere çeşitli olumsuz sağlık etkileri ile ilişkilendirilmiştir. PFOA, insan karaciğer hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin oluşumunu indükleyerek oksidatif strese ve hücre ölümüne neden olur. Son yıllarda, Resveratrolün (RSV) ksenobiyotiklerin neden olduğu hasarlara karşı koruyucu etkisi üzerine çalışmalar önem kazanmıştır. Ancak, RSV'nin karaciğerde PFOA'nın neden olduğu oksidatif stres ve ferroptozis üzerindeki koruyucu etkileri hakkında yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, PFOA maruziyeti sonucu HepG2 hücrelerinde oluşabilecek oksidatif stres ve ferroptozis üzerine RSV'nin koruyucu etki mekanizmalarını araştırmayı amaçladık. Metod: HepG2 hücreleri, %5 CO2 inkübatöründe 37°C'de %10 FBS ve %1 penisilin/streptomisin içeren DMEM'de kültürlendi. PFOA, 0-450 µM konsantrasyonlarında hücrelere eklendi ve 37°C'de 24 saat inkübe edildi. IC50, 457 ?M olarak belirlendi. RSV'nin koruyucu etkilerini değerlendirmek için hücreler 60 ?M RSV ile muamele edildi. PFOA, RSV ve PFOA+RSV ile muamele sonrasında, hücre lizatı hazırlandı ve analizler için kullanıldı. Oksidatif stres ve ferroptozis parametreleri, ELISA yöntemiyle spektrofotometrik olarak belirlendi.Bulgular: PFOA+RSV grubunda, kontrol grubuna kıyasla antioksidan kapasite artmış ve ferroptozis baskılanmıştır. Buna karşılık, PFOA grubunda antioksidan kapasite azalmış, oksidan kapasite artmış ve kontrol ve RSV ile muamele edilen gruplara kıyasla ferroptozis indüklenmiştir. Sonuç: PFOA maruziyeti oksidatif stresi ve ferroptozisi artırırken, RSV tedavisi karaciğer oksidatif stresini önemli ölçüde azaltır ve PFOA maruziyeti sırasında ferroptozise karşı korur

    Enhancing intercultural sensitivity with children’s picture books: A perspective from Erasmus+ project

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, çokkültürlü çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanımıyla sağlanan deneyimsel öğrenme etkinliklerinin öğretmen adaylarının çokkültürlü resimli çocuk kitaplarıyla gerçekleştirilecek etkileşimli okuma etkinliklerine yönelik bilgilerine ve kültürlerarası duyarlılık becerisine yönelik görüşlerine olan etkisini incelemektir. Yürütülen araştırma hem nicel hem nitel araştırmanın uygulandığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2023 yılında Düzce Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen KA210 kodlu ve ‘Welcome! Intercultural Sensitivity for Integration’ isimli Erasmus+ projesine katılan üç farklı ülkeden 15 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak çoktan seçmeli bilgi testi kullanılmıştır. Bilgi testinde toplamda 20 adet soru yer almaktadır. Uygulanan bu bilgi testiyle öğretmen adaylarının göç, kültürlerarasılık, resimli çocuk kitapları ve etkileşimli okuma uygulamaları ilgili bilgi düzeylerinin ölçmesi hedeflenmektedir. Öte yandan nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde SPSS, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz etkili olmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda farklı ülkelerden araştırmaya katılan öğretmen adaylarıyla uygulanan deneyimsel öğrenme atölyelerinin, katılımcıların etkileşimli okuma ve çokkültürlü resimli çocuk kitaplarına yönelik bilgi düzeylerini geliştirdiği yorumu yapılır.Bu çalışmanın amacı, çokkültürlü çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanımıyla sağlanan deneyimsel öğrenme etkinliklerinin öğretmen adaylarının çokkültürlü resimli çocuk kitaplarıyla gerçekleştirilecek etkileşimli okuma etkinliklerine yönelik bilgilerine ve kültürlerarası duyarlılık becerisine yönelik görüşlerine olan etkisini incelemektir. Yürütülen araştırma hem nicel hem nitel araştırmanın uygulandığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2023 yılında Düzce Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen KA210 kodlu ve ‘Welcome! Intercultural Sensitivity for Integration’ isimli Erasmus+ projesine katılan üç farklı ülkeden 15 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak çoktan seçmeli bilgi testi kullanılmıştır. Bilgi testinde toplamda 20 adet soru yer almaktadır. Uygulanan bu bilgi testiyle öğretmen adaylarının göç, kültürlerarasılık, resimli çocuk kitapları ve etkileşimli okuma uygulamaları ilgili bilgi düzeylerinin ölçmesi hedeflenmektedir. Öte yandan nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde SPSS, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz etkili olmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda, farklı ülkelerden gelen öğretmen adaylarıyla gerçekleştirilen deneyimsel öğrenme atölyelerinin, katılımcıların etkileşimli okuma ve çok kültürlü resimli kitaplar hakkındaki bilgi düzeylerini geliştirdiği görülmüştür. Bunun yanında, uygulanan etkileşimli okuma atölyelerinin katılımcıların kültürlerarası duyarlılık düzeylerini geliştirdiği de söylenebilir

    The Effect Of The Covid-19 Pandemic On The Interest In Supplemental Food In Turkey: A Google Trends Analysis Study

    Get PDF
    Objective: The aim of this study is to determine the impact of the Covid-19 pandemic on consumers' interest in dietary supplements in Turkey using Google Trends analysis.Methods: Search volumes of 30 selected search terms were evaluated on Google Trends between 18.03.2018 and 15.03.2022.Results: Among the search terms during the study period, the term with the highest search volume was vitamin B12. Search volumes for biotin, probiotics, folic acid, calcium, magnesium, iron, prebiotics, fish oil, collagen, vitamin A, multivitamins, vitamin E, lipoic acid, zinc, glutathione, selenium, vitamin C, vitamin D, iodine, melatonin, propolis, vitamin K, bromelain, and curcumin were found to be statistically significantly higher after the declaration of the Covid-19 pandemic (

    Alternative Therapies for Eye Inflammation: Patient Preferences and Patterns

    Get PDF
    Objective: To evaluate the prevalence and patterns of complementary and alternative medicine (CAM) use among patients with inflammatory eye disease.Methods: This cross-sectional study was conducted over three months through direct interviews with 150 consecutive patients at a tertiary care clinic specializing in inflammatory eye diseases. Sociodemographic data and clinical characteristics were extracted from clinical records for analysis. Descriptive and comparative analyses were performed using IBM SPSS Statistics software.Results: In this cohort, 110 of the 150 patients (73.3%) reported employing complementary and alternative medicine (CAM) strategies to mitigate their ocular conditions. The CAM interventions included vitamin supplementation (n=53, 35%), herbal remedies (n=41, 27%), acupuncture (n=23, 15%), and leech therapy (n=11, 7%)—notably, a significant portion—roughly one in three patients—engaged in multiple CAM therapies.Statistical analysis revealed a robust association between CAM applications and several demographic and clinical variables. Females were more likely to use CAM (p=0.04), as were individuals with higher occupational standing (p=0.03) and income levels (p=0.03). Furthermore, patients diagnosed with uveitis exhibited a higher propensity for CAM usage than those with other inflammatory eye diseases (p=0.03). Patients diagnosed with any inflammatory eye disease (? 5 years) exhibited a higher propensity for CAM use (

    Investigation of the Perspectives of Medical Faculty Students in Different Terms on Anatomy Education

    Get PDF
    Amaç: Tıp ve sağlık bilimleri eğitiminde oldukça büyük bir öneme sahip olan anatomi bilimi, insan vücudunu, sistemlerini, organları ve organların birbirleriyle olan ilişkilerini incelemektedir. Tıp biliminin ve de eğitiminin temeli olarak kabul edilen anatomi eğitimine öğrencilerin bakış açısı gerek teknolojinin gelişmesine bağlı olarak gerekse hekim adayı olmaya yaklaşmasıyla değişiklik göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, farklı dönemlerdeki tıp fakültesi öğrencilerinin anatomi eğitimine bakış açılarının incelenmesidir.Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya tıp fakültesinde okuyan Dönem I-VI öğrencilerinden toplam 557 kişi katıldı. Öğrencilere “Whatsapp” uygulaması üzerinden “Google Forms”ta hazırlanan anket çevrimiçi olarak gönderildi. Verilerde tanımlayıcı istatistiksel analizler kullanıldı.Bulgular: Analiz sonuçlarına göre Dönem I-III öğrencilerinin anatomi eğitimine daha çok önem verdikleri belirlendi. Dönem IV-VI öğrencilerinin ise klinikte uygulamaların daha önemli oldukları düşüncesine sahip oldukları belirlendi. Dönem I-III öğrencilerinin mesleki açıdan kadavra üzerinden anatomi eğitiminin önemli olduğu düşüncesine sahip oldukları gözlendi. Dönem IV-VI öğrencilerinin anatomi eğitimde üç boyutlu anatomi materyallerinin de kullanılması gerektiği düşüncesine sahip olduğu tespit edildi.Sonuç: Sonuç olarak öğrencilerinin aldığı anatomi eğitiminin içeriğinin tekrar gözden geçirilerek öğrencilerin mesleki gelişimleri için yeni bir müfredat hazırlanması gerektiği kanısındayız. Anatomi eğitiminin klinik bilimlerle multidisipliner bir müfredata sahip olmasının Dönem IV-VI öğrencilerinin fikirlerini değiştirebileceğini düşünmekteyiz. Bu çalışma anatomi eğitimi açısından tıp ve sağlık bilimleri alanlarında yapılacak çalışmalar için bir kaynak oluşturacaktır.Aim: The science of anatomy, which has a great importance in medical and health sciences, examines the human body, the systems that make up the body, the organs that make up the systems and the relations of organs with each other. As a cornerstone of medical education, students' perspectives on anatomy evolve with technological advancements and their journey to becoming physicians. The aim of this study is to investigate of the perspectives of medical faculty students in different terms on anatomy education. Material and Methods: A total of 557 medical faculty students from Terms I to VI participated in the study.The survey prepared in Google Forms was sent to the students online via the WhatsApp application. Descriptive statistical analyses were used on the data. Results: Analysis revealed that Term I-III students valued anatomy education more, while Term IV-VI students prioritized clinical practices. Term I-III students saw cadaver-based anatomy education as professionally important, whereas Term IV-VI students favored using 3-D anatomy materials in education.Conclusion: We believe the anatomy curriculum should be reviewed and updated to enhance students' professional development. Integrating clinical sciences into a multidisciplinary approach may shift the perspectives of Term IV-VI students. This study will serve as a valuable resource for future research in medical and health sciences education

    Expancel Mikrokürelerinin Testliner Kağıdında Kullanılabilirliğinin Araştırılması

    Get PDF
    Hammadde tedarikinde ciddi sıkıntı yaşayan kâğıt sektöründe ormanların yanında alternatif kaynaklar konusu ve özellikle atık kağıtların daha verimli işlenmesi üzerine yoğun araştırmalar yapılmaktadır. Son yıllarda kağıtların geri dönüşüme katılım oranlarının artması, kağıt üretim sistemine dahil olan geri dönüştürülmüş kağıtların kullanım miktarlarının artmasına da sebep olmuştur. Bu anlamda artan geri dönüşüm sayısı sonucu elyaf özelliklerindeki düşmelere bağlı olarak çok çeşitli katkı kimyasalları ve dolgu maddeleri kullanımı da doğal olarak artmaktadır. Kağıt üretiminde kullanılan temel maddeler lifsel maddeler, su ve lifsel olmayan yardımcı maddeler olacak şekilde genel bir sınıflandırma yapılabilir. Lifsel olmayan yardımcı maddeler arasında dolgu maddeleri, katkı maddeler, tutundurucu maddeler, su itici ve yanma geciktirici kimyasal maddeler gibi gruplara ayırmak mümkündür. Kağıtta dolgu maddeleri opaklığın artırılmasında, yüzey düzgünlüğünün sağlanmasında, baskı kalitesinin iyileştirilmesi, temini kolay ve ekonomik olması, enerji tasarrufu sağlaması gibi sebeplerinden ötürü kağıt üretiminde sıklıkla tercih edilmektedirler. Yapılan çalışmada Expancel adıyla üretilen bir kimyasal bileşenin kağıt üretiminde bir dolgu maddesi olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Sonuçlar kağıt sektörü için umut vericidir. Ayrıca elde edilen sonuçlar ışığında Expancel kullanımı ile kağıtlarda hacimsel artış olmuş, kağıtların eğilme(bükülme) değerlerini yükseltmiştir. Expancel katılımı kağıtların hava direncini artırmış, aşırı katılım da ise hava dirençlerinde düşme meydana gelmiştir. Mukavemet değerlerinde ise kısmi bir düşüş olmuştur

    Bibliometric Analysis of Academic Studies on Particleboard

    Get PDF
    Yongalevha, orman ürünleri sektöründe önemli bir konuma sahip olup son 20 yılda ticaret hacmi ve bilimsel çalışmalar açısından önemli değişimlere yol açmıştır. Bu çalışmanın amacı, yongalevha alanındaki araştırmaları sistematik bir literatür taramasıyla incelemektir. Web of Science veri tabanında 1980-2023 yılları arasında İngilizce olarak yayımlanan çalışmaların bibliyometrik analizi, R programlama dili kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlgili anahtar kelimeler kullanılarak kısıt oluşturulmuş ve 3235 makale, derleme ve konferans bildirisinden oluşan bir veri seti elde edilmiştir. Elde edilen veri seti, RStudio programındaki "biblioshiny" aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, çalışma konusuyla ilgili yapılan çalışmaların yıllara göre üretim sayısı, en sık kullanılan kelimeler, alanda öne çıkan kurumlar ve yazarlar, en çok yayın yapan kurumların bulunduğu ülkeler, çalışmaların miktarları ile atıf kayıtları gibi verileri ortaya koymuştur. Bu çalışma, son 20 yılda yongalevha alanındaki çalışmaların giderek arttığını göstermektedir. Farklı ülkelerden birçok araştırmacının bu konuda çalışmış olması, yongalevha çalışmalarının önemini ve küresel boyutunu vurgulamaktadır. Yongalevha çalışma alanı, dünya çapında işbirliğine açık ve geliştirilebilir bir potansiyele sahiptir.Particleboard has an important position in the forest products sector and has led to significant changes in terms of trade volume and scientific studies in the last 20 years. The aim of this study is to examine research in the field of particleboard through a systematic literature review. Bibliometric analysis of studies published in English in the Web of Science database between 1980 and 2023 was carried out using the R programming language. Constraints were created using relevant keywords and a data set consisting of 3235 articles, reviews and conference proceedings was obtained. The resulting data set was analyzed through "biblioshiny" in the RStudio program. The research results revealed data such as the number of production of studies on the subject of the study by year, the most frequently used words, prominent institutions and authors in the field, the countries where the most publishing institutions are located, the amount of studies and citation records. This study shows that studies in the field of particleboard have gradually increased in the last 20 years. The fact that many researchers from different countries have worked on this subject emphasizes the importance and global dimension of particleboard studies. Particleboard workspace has a potential for collaboration and development around the world

    Bir Yonga Levha Fabrikasında Kalite Çemberleri Yardımıyla Süreç İyileştirme Çalışması

    Get PDF
    Üretim yapılan işletmelerde kalite ve maliyeti düşürmenin yolu sürekli iyileştirme çalışmaları ile büyük ölçüde sağlanabilmektedir. Orman ürünleri sektöründe artan rekabet koşullarında; daha sağlam, daha katma değerli ve özellikle formaldehit salınımının düşük tutulduğu, insan sağlığına daha az zarar veren ihracat ürünlerinin satışı süreklilik sağlamaktadır. Yapılan bu çalışmada, kalite çemberi çalışması ile yonga levha fabrikası tarafından ihracat üretimlerinde kullanılan melamin üre formaldehit tutkalı sonrasında tutkal hatlarının tıkanması sorunu araştırılmıştır. Çalışma kapsamında kaleite çemberlerinden beyin fırtınası tekniği ile çözümler getirilmiştir. Tutkallama bölgesinde yapılan bazı kimyasal hatların revizyonu ve kullanılan ekipmanların yedeklenmesi yapılmıştır. Çalışmanın hayata geçirilmesiyle birlikte üretimde aylık ortalama 360 dakika olan duruş süresi 10-15 dakikalara kadar düşürülmüştür. Üretimde de aylık ortalama 441 m³ kapasite kazancı sağlanmıştır

    BAUHAUS OKULU TEMEL TASARIM EĞİTİMİ: UYGULAMA ODAKLI MI? UYGULAMAYA DAYALI MI?

    Get PDF
    Tasarım eğitimi, birçok katılımcıyı içeren ve tasarımcılar ile kullanıcılar arasında bir dizi etkileşim sunan farklı uygulama ve yöntemlerin ilişkisini kapsamaktadır. Aynı zamanda tasarımı ele alan ve disipline eden analizler içerisinde kapsam, taktik ve stratejilere dayalı bilgi ve tanımlar üretmeyi amaçlayan farklı tasarım araştırması türlerini de içermektedir. Bu makale, tasarım araştırmaları içinde uygulamanın yerini sorgulamakta ve tasarım sürecinde bilginin üretilmesi ve kullanılması yolunda uygulamanın önemine odaklanmaktadır. Bu bağlamda, uygulama odaklı ve uygulamaya dayalı araştırmaların tasarım eğitimiyle etkileşimi Bauhaus Okulu üzerinden okunmaya çalışılmıştır. Bauhaus Okulu, tasarım eğitimine yeni metodolojiler kazandıran öğretileriyle farklı uygulama yöntemlerinin temel düşüncesine dair veriler sunmaktadır. Yaratıcı bilginin oluşturulması ve kullanılmasına yönelik yapılandırılan uygulamalı tasarım öğretileri, Bauhaus Okulu'nun eğitim pratikleri içinde aranmakta ve uygulamanın yeri bu ekol üzerinden temellendirilmektedir. Düşüncenin eyleme geçişini vurgulayan, deneyim ve uygulamanın farklı yönlerine odaklanan bu çalışmada, tasarım etkinliğinin ilk aşaması olan Temel Tasarım dersinin sorumluları Johannes Itten ve László Moholy-Nagy'nin tasarım eğitimindeki yöntemleri incelenmiş ve tasarım-uygulama ilişkisi açısından değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, uygulama temelli geliştirilecek yeni metodolojilerin güncel tasarım eğitimi pratiklerinde yer edinerek mesleğin gelişimine faydalı olacağı ve konuyla ilgili mevcut literatüre katkı sağlayacağı öngörülmüştür

    Mesleki olarak Kronik Etilen Oksit İnhalasyonuna Sekonder Pulmoner Alveolar Proteinozis

    Get PDF
    In this case report, a 40-year-old male patient with a persistent and productive cough lasting over 2 weeks, accompanied by dyspnea, who received an anti-tuberculosis drug regimen for 12 months without any clinical improvement at a different hospital before being referred to Persahabatan Central General Hospital was presented. In-depth clinical, and radiological investigations, the periodic acid-Schiff (PAS)-positive related to pulmonary alveolar proteinosis (PAP) confirmed through transbronchial biopsy (TBB). PAP is a rare lung disease with exceptionally low prevalence and incidence, Notably, the patient’s occupational environment played a crucial role in the diagnosis, as we identified occupational PAP secondary to chronic inhalation of ethylene oxide in a poorly ventilated work setting and inadequate respiratory protection. The patient was administered inhaled filgrastim (1 vial) at four intervals over 30 days, yielding favorable and satisfactory clinical as well as radiological outcomes.Bu olgu sunumunda, 2 haftadan uzun süredir devam eden inatçı ve prodüktif öksürüğün yanı sıra nefes darlığı şikayeti olan, Persahabatan Merkez Genel Hastanesi'ne sevk edilmeden önce farklı bir hastanede 12 ay boyunca anti-tüberküloz ilaç tedavisi alan ve herhangi bir klinik iyileşme göstermeyen 40 yaşında bir erkek hasta sunulmaktadır. Ayrıntılı klinik ve radyolojik incelemelerde, pulmoner alveoler proteinozis (PAP) ile ilişkili periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği, transbronşiyal biyopsi (TBB) ile doğrulandı. PAP son derece düşük prevalansı ve insidansı olan nadir bir akciğer hastalığıdır. Yetersiz havalandırılan bir çalışma ortamında ve yetersiz solunum korumasıyla kronik etilen oksit inhalasyonuna ikincil olarak mesleki PAP belirlediğimiz hastada, özellikle hastanın mesleki ortamı tanıda çok önemli bir rol oynadı.Hastaya 30 gün boyunca dört aralıkla inhale filgrastim (1 şişe) uygulandı ve olumlu ve tatmin edici klinik ve radyolojik sonuçlar elde edildi

    20,878

    full texts

    21,241

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    DSpace@Düzce (Düzce Univ.)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇