Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi (E-Journal - PESA: Center of Political, Economical and Social Research)
Not a member yet
134 research outputs found
Sort by
Ekonomik Büyümenin Sürdürülebilirliği ve Orta Gelir Tuzağından Çıkışta Beşeri Sermayenin Önemi: Yüksek ve Üst-Orta Gelirli Ülkeler Üzerine Bir Uygulama
Bu çalışmanın amacı, ekonomilerde büyümenin yavaşlaması, güncel tabiriyle orta gelir tuzağı sorununun çözümü ve büyümenin devamlılığı açısından beşeri sermayenin önemini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda orta gelir tuzağına yakalanmadan yüksek gelir düzeyine ulaşma başarısı göstermiş bir grup yüksek gelirli gelişmiş ülkeyle, orta gelir tuzağında bulunan veya en azından böyle bir riskle karşı karşıya olan bir grup üst-orta gelirli gelişmekte olan ülkenin durumu beşeri sermaye göstergesi olarak kabul edilen ve İnsani Gelişme Endeksi hesaplanırken de dikkate alınan değişkenler aracılığıyla 2010-2014 dönem aralığı için Panel Veri Analiz Tekniği kullanılarak ampirik olarak incelenmiştir. Elde edilen genel sonuçlar, beşeri sermaye unsurlarında zaman içerisinde meydana gelen iyileşmelerin, ekonomik büyümenin sağlanması ve büyümenin devamlılığı üzerinde pozitif etkiye sahip olduğunu ve beşeri sermaye unsurlarının ekonomik büyümeyi açıklama gücünün ve ekonomik büyümeye olan katkılarının, yüksek gelir grubu ülkelerde daha ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir
Exploring the Use of Balanced Scorecards in a Transport Public Administration in Albania
The board of the Directory of transport decided to implement Total Quality Management in the beginning of the 2013. In 2013 the Directory decided to implement the Balanced Scorecard (BSC) as a new way of following up the units’ results. The BSC implementation has led to that all production units write their follow-up reports according to the perspectives suggested in the BSC framework. The head of the production units are responsible for the dissemination and implementation of the BSC in their own units. The purpose of the thesis is to increase the understanding of the use of the BSC in an organization in the Albania. Two research questions derive from the purpose: (1) How is the BSC designed, implemented and used in the organization? (2) What factors enable or constrain the use of the BSC in the organization? Findings from the case study show that the BSC is used in the annual planning, in reporting measures to superiors and in following up the activities in the transport organization. The BSC is also used in discussions between employees, to disseminate information within and outside the organization, to create orderliness and understanding of the annual activities, and in developmental activities.The findings indicate that the BSC has been adapted to the current conditions of the organization with regard to the existing terminology and organizational structures. The BSC is not primarily used as a strategic management system, but rather as an information system that aims to communicate measurable information within and outside the organization. The autonomy of the department and units enables people to develop their own scorecards without considerable influence from superiors. The emphasis on employees’ participation is also identified as an important aspect in making people accept the new concept. In addition, the case shows that change agents play a major role in how the BSC is used in the organization today. Several adaptations have been made to current conditions, that both enable and constrain the use of the BSC in the transport organization
Türkiye İşgücü Piyasasının Değerlendirilmesi ve Ulusal İstihdam Stratejisi Hedefleri İle Uyumu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işgücü piyasasındaki yapısal problemlerin çözümü ve özellikle işsizlik ve istihdama katılımın artırılması yönünde çözümler geliştirmek amacı ile 2014’te Ulusal İstihdam Stratejisi hazırlanmıştır. Bu kapsamda makroekonomik olarak üç, temel politika eksenli olarak dört başlık altında toplam yirmi adet somut hedef bulunmaktadır Bu çalışmada 2014’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan Ulusal İstihdam Stratejisi’nin makroekonomik ve temel politika hedefleri ile işgücü piyasalarının 2000 ve sonrası durumunun karşılaştırmalı analizi yapılmıştır.İşgücü piyasalarının temel göstergelerinden olan; işgücüne katılma, işsizlik, istihdam ve kayıt dışı çalışma oranları ile ilgili veriler, Türkiye İstatistik Kurumu ve ilgili bakanlıklardan derlenerek, Ulusal İstihdam Stratejisi’nin makroekonomik ve temel politika hedefleri ile karşılaştırılmıştır
Suriyeli Sığınmacıların Türk Emek Piyasasına Etkileri Fırsatlar ve Tehditler
İç savaşın başlamasından hemen sonra milyonlarca Suriyeli önce evini sonra da ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. 2011 yılında başlayan bu süreç bugüne kadar yaşanan en büyük zorunlu göç dalgalarından birisini teşkil etmiştir. Suriyeli sığınmacıların başta komşu ülkelere olan bu akını göç edilen ülkelerde birçok sosyo- ekonomik problemi de beraberinde getirmiştir. Süreçten en çok etkilenen Türkiye’de resmi makamların ifade ettiği yaklaşık 3 milyon Suriyeli Sığınmacıdan söz edilmektedir. Başlangıçta geçici olarak bakılan Suriye Sığınmacılar meselesi tam altı yıl geçmesine rağmen çözülememiş, aksine kalıcı olma eğilimi iyice kuvvetlenmiştir. Bu durumda Suriyeli Sığınmacıların toplumsal entegrasyonu daha da önem kazanmıştır. En önemli entegrasyon argümanı da emek piyasası olarak görülmektedir. Çünkü Suriyeli Sığınmacıların iş piyasasına erişimi ve bu yolla gelir elde ederek devletin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların bireysel yardımlarına muhtaç olmaksızın hayatlarını sürdürebilmeleri birçok toplumsal gerilim nedenini ortadan kaldıracak ve topluma yük olma pozisyonundan katkı yapma pozisyonuna geçmeleri anlamına gelecektir. Ancak Suriyeli Sığınmacıların emek piyasasına dahil edilmelerinin ekonomik ve toplumsal birçok katkıları olabileceği gibi çok ciddi riskleri de barındırdığı bir gerçektir. Bu çalışmada Suriyeli Sığınmacıların Türk emek piyasaları üzerindeki olası olumlu ve olumsuz etkileri değerlendirilmektedir. Değerlendirmede sığınmacıların özellikle yoğun olarak yaşadığı illerdeki işgücü piyasası verileri zorunlu göç öncesi ve sonrası olarak karşılaştırmalı olarak irdelenecektir. Ayrıca konu ile ilgili alan araştırması sonuçları, iş dünyası temsilcileri ile yerel halk ve sığınmacılarla yapılan mülakatlar ışığında sağlıklı tespitlere ulaşmak amaçlanacaktır. Bu tespitler zaten ciddi bir işsizlik sorunu ile mücadele eden ve istihdam seferberliği başlatan Türkiye’nin bir yandan emek piyasasını daha dinamik ve etkili hale getirmesini diğer yandan da Suriyeli Sığınmacı meselesini toplumsal kırılganlıklara meydan vermeden çözme noktasında üreteceği politikalara yön verecektir. Süreç iyi yönetildiği ve isabetli politikalar geliştirildiği taktirde Suriyeli Sığınmacıların emek piyasasını tehdit eden yönleri bertaraf edilebilecek ve bu durum katma değere sağlayan bir fırsata dönüştürülebilecektir
Sınıf Öğretmeni Adayların Nükleer Santralle İlgili Metaforları
Günümüzde, enerji sorunları giderek önemini artırmaktadır. Bu sorunun çözümü geleneksel enerji kaynakları yerine yeni ve daha etkili enerji kaynaklarının kullanımını gündeme getirmektedir. Bu enerji kaynaklarından biri de nükleer santrallerdir. Nükleer santraller büyük çapta enerji üretmekle ün salmışlardır. Bununla birlikte nükleer santrallerinin kullanımı özellikle kazalar sonrasında çok büyük afetlere neden olmakta etkisi uzun yıllar sürmektedir. Bu nedenle bugünkü dünyanın güncel tartışmalarından birisi nükleer santrallerin kurulmasının ülkeler için gerekli olup olmadığı ile ilgilidir. Araştırma 2016-2017 güz döneminde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilmiş olup 110 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Araştırma metafor analiz etme yöntemine göre değerlendirilmiştir. Nükleer santral destekleyici olan karşı çıkan ya da kararsız kalan öğrenciler gerekçelerini metaforik olarak açıklamışlardır. Öğrencilerin görüşlerini açıklarken oldukça tutarlı düşünceler ürettikleri görülmüştür
Perakende Noktalarında Satış Performansının Arttırılmasında Tedarikçi ve Dağıtım Kanalı Etkisi; Konya Bölgesi Lastik Sektörü Örneği
Lastik sektörünün çok geniş kitlelere ulaşması ve lastiğin otomotiv sanayisi için önemli bir girdi kalemi olması, bu konuyu önemli kılmaktadır. Bu araştırmada, Lastik perakende noktalarında satışların arttırılmasında tedarikçi ve dağıtım kanalı etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Konya bölgesinde faaliyet gösteren 137 firmadan 114’ü ile 01Eylül–20 Ekim 2016 tarihleri arasında yüz yüze görüşülerek, anket çalışması ile veriler toplanmış ve uygulamalı nicel bir araştırma yapılmıştır. Sektördeki çalışma sürelerine bakıldığında, sevkiyat ve reklam boyutunda anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir. Eğitim düzeyleri arttıkça sevkiyata verdikleri önem düzeyi artmakta ve genç katılımcılar firma boyutunu daha çok önemsemektedirler. Sektörde daha kısa süre faaliyette bulunan firmalar reklama daha fazla önem vermektedirler. Firma sahiplerinin, finans boyutuna, satış sorumlularına göre daha fazla önem verdikleri görülmüştür. Sonuç olarak, dağıtım kanalı ve tedarik zinciri önemlilik arz eden konularda iyileştirmeye giderek lastik perakende noktasının satışını arttırabilir
Kurumlar ve Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları: Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi İçin Panel Veri Araştırması
Ortadoğu ve Kuzey Afrika (ODKA) doğal kaynaklar ve aktif işgücü miktarı bakımından oldukça zengin bir bölgedir. Ancak 90’lı yıllardan sonra kalkınmanın finansmanında en önemli dış kaynak olarak ortaya çıkan ve hem teknoloji hem de yönetim bilgisi transferi açısından önem arz eden küresel doğrudan yabancı sermaye yatırımı akımlarından yeteri kadar pay alamamaktadır. Bu çalışmada, ODKA bölgesinde kurumların doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerindeki belirleyici etkileri panel veri analizi yöntemi ile incelenmiştir. Analiz sonuçları; doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerinde ifade özgürlüğü ve hesap verilebilirliğin %1 düzeyinde anlamlı ve ters yönlü, düzenlemelerin kalitesinin %1 düzeyinde anlamlı ve aynı yönlü, yönetimin etkinliğinin %5 düzeyinde ve aynı yönlü, hukukun üstünlüğünün %10 düzeyinde anlamlı ve aynı yönlü etkisinin bulunduğunu; siyasal istikrar ve şiddetsizlik ile yolsuzluğun kontrolü göstergelerinin ise anlamlı bir etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Diğer taraftan, modele katılan açıklayıcı değişkenlerden GSYİH ve altyapı yeteneğinin doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı; toplam doğal kaynak rant gelirlerinin %1 düzeyinde anlamlı ve ters yönlü, eğitim harcamalarının ise %10 düzeyinde anlamlı ve aynı yönlü etkisinin bulunduğu saptanmıştır
Çalışanların Ücret Düzeyinin Belirlenmesinde Etkili Olan Faktörler: Bursa Örneği
Çalışanların ücretlerinin tespitinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi amacıyla, Bursa’da çalışan 2000 kişiye anket uygulanmıştır. İlk olarak, cinsiyet ayrımı yapılmadan daha sonra ise kadın ve erkekler için ayrı ayrı ücret modelleri tahmin edilmiştir. Genel modelde, kullanılan bağımsız değişkenlerin tamamı ücret üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu görülmektedir. Buna karşın kadın ve erkekler için tahmin edilen modeller karşılaştırıldığında şu sonuçlara ulaşılmıştır. Hem kadın hem de erkekler için tahmin edilen ücret modelinde; medeni durum, yabancı dil bilgisi, ehliyet, haftalık çalışma süresi ve firmadaki statü değişkenleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Farklı olarak kadınların ücret modelinde eşin çalışıyor olması ve deneyim değişkenleri anlamlı iken, erkeklerin ücret modelinde; eğitim, yaş, ofis programları kullanım becerisi, ev sahibi olması ve doğum yeri değişkenleri anlamlı bulunmuştur. Model tahmin sonuçları incelendiğinde, erkek çalışanların, kadın çalışanlara göre ücretlerinin ortalama %7.75 daha fazla olduğu bulunmuştur. Ayrıca, evli kadınların, bekâr kadınlara göre ortalama %10 daha fazla ücret aldıkları, ehliyeti olan kadınların ise ehliyeti olmayanlara göre ortalama %12 daha fazla ücret aldığı belirlenmiştir. Dolayısıyla ehliyeti olan evli kadınların işgücüne katılımı için daha fazla ücret talep ettikleri söylenebilir
Kurumsal Aboneler Açısından Türkiye Mobil İletişim Piyasası
Günümüzde mobil iletişim sistemlerinin gelişmesi ve hayatın her alanındaki etkinliği sebebiyle firmalar da mobil iletişim sistemlerinden yararlanmak üzere kurumsal olarak mobil iletişim operatörlerine abone olmaktadır. Özellikle çalışanlarına her an ulaşabilmek ve iş akışının aksamasına engel olabilmek adına çok sayıda firma sadece yöneticilerine değil tüm çalışanlarına mobil hat tahsis etmektedir. Bu nedenle mobil iletişim piyasasının işleyişini ve operatörlerin pazar payı dağılımlarını kurumsal abonelerin tercihleri de yüksek oranda etkilemektedir. Öyle ki elliden az çalışanı olan firmalar da binlerce çalışanı olan firmalar da personeline kurumsal hat imkanı sunabilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada Türkiye mobil iletişim piyasasının işleyişine değinilerek piyasa aktörlerinden olan kurumsal abonelerin operatör değişikliği sebepleri üzerinde durulacaktır
Finansal Serbestleşme Sonrası Dönem Savunma Harcamalarının Ekonomik Analizi
Uluslararası arenada ülkelerin ekonomik ve siyasal alandaki gücünü belirleyen unsurlardan birisi olan savunma sanayiinde, dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak değişime, yeniliğe ve modernizasyona sürekli olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte yaşanan askeri ve siyasal krizler, bölgesel çatışmalar, artan uluslararası silah ticareti ülkelerin savunma harcamalarını arttırmıştır. Savunma harcamalarının ekonomi üzerine etkileri önemlidir. Bu çalışmanın amacı da savunma harcamalarının ekonomi üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmanın sonucunda savunma harcamaları ile büyüme arasında negatif yönlü bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Modelde yer alan diğer değişkenler nüfus, modernizasyon ve savunma harcamalarının gecikmeli değeri ise istatiksel olarak anlamlı bulunmuş ve bağımsız değişkeni büyük oranda açıkladıkları sonucuna varılmıştır