Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi (E-Journal - PESA: Center of Political, Economical and Social Research)
Not a member yet
134 research outputs found
Sort by
Katılım Bankaları İle Mevduat Bankalarının Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi İle Karşılaştırılması
Bu çalışma, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mevduat ve katılım bankalarının 2012 ile 2016 yılları arasındaki performanslarını çok kriterli karar verme yöntemine göre karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmada 2012 – 2016 yılları arasında faaliyet gösteren toplam 26 bankanın finansal performansları çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan TOPSIS ve VIKOR ile değerlendirilmiş ve bankalar performanslarına göre sıralanmıştır. Banklara ait sermaye yeterliliği oranı, özkaynak, toplam aktifler, net bilanço pozisyonu, vergi öncesi kar ve faiz gelirleri gibi veri kalemleri BDDK’dan temin edilerek incelenmiştir. Araştırma sonucunda katılım bankalarının TOPSIS ve VIKOR yöntemleriyle yapılan değerlendirmede mevduat bankalarından daha düşük bir performansa sahip olduğu görülmüştür
The Real Effects of Bank Restructuring in the Wake of Crisis: Evidence from Turkey
Following the two severe crises in the beginnings of 2000s, Turkey had to implement a radical set of reforms in her banking sector. This study is the first attempt to empirically investigate the spillover effects of these reforms on the real economy. Using industry-level data for the period 1998-2003, the study employs a difference-in-differences approach. The set of findings indicate that the restructuring reforms had positive spillovers for bank-dependent large firms, small firms were not able to shield themselves from the stricter measures over banks restricted bank-dependent firms to access external funds. All these findings have important implications for policymakers
Sınai Endeksini Etkileyen Makroekonomik Faktörler ve Arbitraj Fiyatlama Modeli: Borsa İstanbul Örneği
Ülkemizde ilerleme gösteren önemli göstergelerden biride sınai endeksidir. Birçok makroekonomik değişkenin sınai endeksine etki ettiği bilinmektedir. Bu çalışma ile 1998- 2003 yılları arasında enflasyon, döviz kuru ve GSYH değişkenlerinin sınai endeksi ile arasındaki nedenselliğin olup olmadığı VAR analizi ile belirlenmesi amaçlanmıştır. Buna ek olarak nedensellik, etki-tepki analizi ile tekrar tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak sınai endeksi ile GSYH ve döviz arasındaki ilişkinin negatif olduğu belirtilmiştir
Dolar Kuru, Enflasyon ve TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti Arasında Granger Nedensellik Analizi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Bu amaçla, TCMB sahip olduğu para politikası araçlarından ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini aktif olarak kullanmaktadır. Bu çalışmada, 2012-2017 dönemi için, dolar kuru, enflasyon ve ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti arasındaki ilişki Granger nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ile dolar kuru arasında çift yönlü nedenselliğin varlığına ulaşılmıştır
İsraf Ekonomisinin Önlenmesinde Bağımsız Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşların Önemi: Türkiye Örneği
Üretim ve tüketimin kendi halinde piyasa koşullarına bırakılması, bu işlevlerin dengesiz bir şekilde gerçekleşmesine; çevre sorunlarına; fiyat istikrarsızlıklarına veya nihayetinde ekonomik krizlere yol açabilmektedir. Bu yüzden özellikle üretim ve tüketim süreçlerinin bilinçli ve israf etmeden gerçekleştirilebilmesi için piyasaların düzenlenmesi ve denetlenmesi önem kazanmaktadır. Fakat bu işi yapacak kurumların özerk olması ve buralarda çalışacakların, görev alanların da özel düzenlemeye tabi olması gereklidir. Çünkü piyasaların düzenlenmesi ve denetlenmesi kamu hizmeti olmakla birlikte, klasik kamu hizmetlerinin yürütülmesi mantığından farklıdır. Bu çalışmada, Türkiye’de, Bağımsız Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşların, üretim ve tüketim süreçlerini, bilinçli bir şekilde ve kaynakları israf etmeden nasıl düzenleyebileceği ve denetleyebileceği verilmeye çalışılacaktır. Bunun için de, şu an sistemde olan ve yeni kurulabilecek kuruluşlar bazında örneklendirilerek öneriler verilmeye çalışılacaktır
Çevre Sorunları, Uluslararası Ticaret ve Kuruluş Yeri Tercihleri
Küresel ölçekte çevre sorunlarının mahiyeti, uluslararası ticaretin serbestleşmesi ile çevre sorunları arasındaki ilişkinin sorgulanır hale gelmesine yol açmıştır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki çevre politikaları farklılığının, ticaret yönü ve endüstrilerin kuruluş yerine olası etkileri, akademik tartışmalara da konu olmuştur. Endişeler, kirli endüstrilerin, sıkı çevre politikası uygulayan gelişmiş ekonomilerden, daha zayıf çevre politikası uygulayan ülkelere yöneldiği izleniminden kaynaklanmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin kirlilik yoğun üretimde uzmanlaşmasına neden olacak bu süreç, çevre sorunlarının küresel ölçekte azaltılamaması hatta artması ile sonuçlanabilecektir. Doğrudan yabancı yatırımların, çevre politikalarına bağlı olarak kuruluş yeri seçimini belirleyeceği iddiası, kirlilik sığınağı hipotezi olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışma, 1970’lerde başlayıp 1990’lardan itibaren artarak süren serbest ticaret, çevre sorunları ve kuruluş yeri seçimi tartışmalarını değerlendirmektedir. GOÜ’lerin, kirli endüstrilerin merkezi haline gelerek ihracat yoluyla GÜ’ler ve dünyanın ihtiyaçlarını sağlaması, maliyet açısından cazip görünse de, küresel yaşam kalitesi açısından trajik sonuçlar doğurabilecektir
Vergi Kayıp ve Kaçaklarıyla Mücadelede BEPS Eylem Planı ve Değerlendirilmesi
Globalleşme süreciyle birlikte artan çok uluslu şirketler, oluşum nedenleri arasında yer alan vergisel avantajlar sağlama amacıyla birlikte hareket ederek vergi planlaması yapmakta ve böylece vergi yüklerini minimize etmeye çalışmaktadırlar. Ancak günümüzün globalleşen dünyasında çok uluslu şirketlerce gerçekleştirilen vergi planlaması ve bunun neden olduğu gelir kaybı gündemdedir. Çok uluslu şirketlerin kazançlarını vergi avantajı sağlayacak şekilde kaydırarak vergi yükümlülüklerini azaltmaları devletleri vergi geliri kaybına uğratmaktadır. Bunun önüne geçebilmek amacıyla hem çok uluslu şirket kazançlarının vergilendirilmesi hem de matrah aşındırma ve kar aktarımı konusunda reform ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu çalışmada OECD’nin matrah aşındırma ve kar aktarımı (BEPS) konusunda yapmış olduğu çalışmalar ele alınmaktadır. Bu amaçla çalışmada öncelikle BEPS’e neden olan uygulamalara yer verilmiş, ardından OECD’nin bugüne kadar vergi kayıp ve kaçaklarıyla yaptığı mücadeleye değinilmiş ve BEPS planları ele alınarak genel bir değerlendirme yapılmıştır
Mükelleflerin Vergiye Karşı Tutum ve Davranışları: Sakarya İli Alan Araştırması
Mükelleflerin vergi yükümlülüklerini yerine getirmelerinde vergiye karşı tutum ve davranışları önemli bir yere sahiptir. Mükelleflerin vergi ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmesi, mükelleflerin vergi bilincine ve dolayısıyla vergiye karşı olan tutum ve davranışlarına bağlıdır. Bu çalışmada Sakarya ilinde yaşayan mükelleflerin vergi bilinci ve vergiye karşı tutumlarının belirlenmesi ve vergi bilincinin arttırılması için atılması gereken adımların belirlenmesi amaçlanmıştır. Sakarya’da 380 vergi mükellefine anket uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS (22) paket programından yararlanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın dikkat çeken sonuçları olarak katılımcıların ülkemizde vergilerin adil olarak toplanmadığı, vergi oranlarını yüksek buldukları, ödedikleri verginin gelirlerine oranla fazla olduğu inancına sahip olduğu belirtilebilir