Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi (E-Journal - PESA: Center of Political, Economical and Social Research)
Not a member yet
134 research outputs found
Sort by
Enerji İhracatı Ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Azerbaycan Örneği
Yapmış olduğumuz çalışmada Azerbaycan’da enerji ihracatı ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu amaçla GSYH ile elektrik ihracatı, petrol ihracatı ve doğal gaz ihracatı değerleri kullanılarak pearson korelasyon katsayı testi, ADF birimin kök testi, philips peron birim kök testi, DF-GLS birim kök testleri, JJ eş- bütünleşme testi, Granger nedensellik analizi ve CUSUM testi uygulamaları yapılmıştır. Değerler Azerbaycan Devlet Statiska sitesinden alınmıştır. Alınan değerlere göre test sonuçlarında GSYH ile petrol ihracatı ve doğal gaz ihracatı değişkenleri arasında nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ancak GSYH ve elektrik ihracatı arasında olan nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. Teoride GSYH ile elektrik ihracatı arasında bulunan nedensellik ilişkisi olsa da bu çalışmada istatiksel olarak nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. Pearson korelasyon analiz sonuçlarında GSYH ile elektrik ihracatı arasında negatif bir ilişki gözlemlenirken, petrol ihracatı ve doğal gaz ihracatı arasında pozitif bir ilişki gözlemlenmiştir
Economic Output and High-Technology Export: Panel Causality Analysis
High-technology export is expected to have a positive impact on economic output since it is supposed to have a positive impact on job growth. The relationship between export and economic growth, as well as the relationship between foreign direct investments, export and economic growth has been a popular issue of debate in up-to-date studies. However, empirical evidence treating the direct causality between high-technology export and economic output is lacking. Therefore, this article aims to fill in this gap by providing new evidence on the relationship between aforementioned economic terms. The relevance of high-technology export on economic output is explored in three panels. The first overall panel contains 70 economies; the second contains 32 developed economies, while the third panel contains 38 developing economies over the period 1995-2015. A Granger causality test that implements a vector autoregressive (VAR) framework within the panel setting is employed. Besides this, cointegration test is applied. In order to test for the sensitivity of the results and to avoid robust errors, we employ a panel ARDL model. The findings of ARDL model indicate that there is a short- as well as long-run relationship between high-technology export and economic output in the original model in overall sample of countries as well as for developed and developing. These results are confirmed in the extended model that controls for the impact of foreign direct investments. Cointegration test reports cointegrating relationship between high-technology export and economic output. Granger causality test indicates a bidirectional relationship between economic terms of interest
Petrol Fiyatlarının Tasarruf Oranlarına Etkisi: Panel Veri Analizi
Çalışmanın amacı, IMF, diğer analiz kuruluşları ve bireysel analizcilerin, petrol fiyatlarındaki düşüşün dünya genelinde tasarrufları düşüreceği yönündeki savının uzun dönemdeki geçerliliği incelemektir. Çalışmada 1998-2014 arası yıllık zaman serisi olarak WTI ve Brent petrol fiyatları ile 13 OECD ülkesinin (Türkiye, Güney Kore, A.B.D., Büyük Britanya, Japonya, Almanya, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, Şili, Macaristan, Rusya, Çek Cumhuriyeti) tasarruflarının milli gelirlerine oranları kullanılmıştır. Panel analizdeki kesitlerin bağımlılığını incelemek için düzeltilmiş CDLM testi, paneldeki birim kök varlığının incelenmesi için Hadri LM testi, kesitler arasındaki ilişkilerinin katsayılarının homojen dağılıp dağılmadığını incelemek için Delta homojenlik testi, seriler arasındaki eşbütünleşmeyi incelemek için Westerlund-Edgerton testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, petrol fiyatları ve ülkelerin tasarruf/milli gelir oranlarındaki hareketlerin birbirinden etkilendiği, dalgalanmaların yüksek olduğu, petrol fiyatlarının ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği ve uzun dönemde birlikte hareket ettiği görülmektedir. Seriler arasındaki korelasyonlar incelendiğinde, petrol fiyatları ile tasarruf/milli gelir oranları arasında genel olarak negatif yönlü bir ilişki görülmekte, bazı ülkelerde pozitif ilişki görülmektedir
Türkiye, Çin ve Rusya Federasyonu’nun Lojistik Performans Endeksine Göre Karşılaştırılması
Ülkelerin lojistik performansı, rekabet ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslararası ticaretin önemli bir parçası olma özelliği kazanmıştır. Bu çalışma Dünya Bankası tarafından 2007 yılından beri ölçülen “Küresel Lojistik Performans Endeksi (LPE)” verileri ile Türkiye, Çin ve Rusya Federasyonu’nun temel lojistik aktivitelerini değerlendirmeyi ve yıllara göre gelişim stratejilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Türkiye, Çin ve Rusya Federasyonu birbirleri için stratejik öneme sahip ticari ortaklar arasında yer almaktadır. Her üç ülke arasında artan yoğun ticari gelişmeler lojistik faaliyetler kapsamında yüksek performans sergileyerek rekabet avantajı elde etmeyi gerektirmektedir. Bu kapsamda üç ülkenim yıllara göre LPE performansları, “gümrükleme, altyapı, uluslararası sevkiyatlar, lojistik kalite ve yetkinlik, takip ve izleme ve zamanlama” olmak üzere 6 başlık altında karşılaştırılmıştır. Çalışmada Türkiye, Çin ve Rusya Federasyonu açısından lojistik performansı endeksinin mevcut durumu, üç ülke açısından fırsatlar, işbirliği alanları ve ortak tehdit algıları avantajları ve dezavantajları ile birlikte ele alınarak, çözüm önerileri ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkiye, Rusya Federasyonu, Çin, Lojistik Performans Endeksi, LP
Abandoning Microfinance in Turkey: An Explanatory Study
Microfinance has brought a change in the economic life of the participants of the society by providing an opportunity to the financially disadvantaged individuals to be employed and be financially independent. Microfinance is a financial instrument that can be utilized to combat poverty and other challenges hindering the progress of countries. It has managed to impact the lives of thousands of families within Turkey and on a global level too. Recently, it has been observed that the number of clients of microfinance has decreased. Therefore, the objective of the research is to identify the reasons of dissatisfaction among microfinance borrowers which leads to their separation from the microfinance institution. A total of 150 drop-out clients from Turkish Grameen Microfinance Program have been considered through the random sampling method for the research via the survey method of face-to-face interviews. Change in income level of the drop-out clients was an important reference in the method of microfinance as an instrument against poverty. The recommendations of this research like repayment period and microcredit limit can be considered and these suggestions may contribute to better managerial strategies and organizational plans for the development of microfinance institutions
Etkin Piyasa Hipotezi ve Davranışsal Finans Modelleri, BİST-100 Endeksinde Anomali Testi
Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze oluşturulan finansal teorilerin farklılığını araştırmak ve piyasanın etkinliğini bozan anomalilerden Ocak Anomalisinin varlığını araştırmaktır. Bu teorilerin içinden en önemli olanlardan biri de genel finans teorisini de kapsayan Etkin Piyasa Hipotezidir. Etkin Piyasa Hipotezinin en önemli kavramı yatırımcıların rasyonel olduğu ve piyasadaki tüm bilgilerin fiyatlara yansımasıdır. Fakat bu görüş anomali varlıklarından ötürü reddedilmiş ve yeni bir kavram olarak Davranışsal Finans ortaya çıkmıştır. Çalışmada Etkin Piyasa Hipotezi ve bunun karşısında duran insan psikolojisini de kapsayan Davranışsal Finans etkinliğini incelenmiştir. Aralarında ki en önemli farklara bakarak BİST 100 endeksi 2000-2018 için Güç Oranı testi Ocak Ayı Anomalisi için uygulanmıştır. Ayrıca Ocak Ayı etkisinin varlığı araştırılmıştır
Antalya İlinde Konut Fiyatlarına Etki Eden Faktörlerin Mekânsal Ekonometri İle İncelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, Antalya ilinde konut fiyatlarını etkileyen faktörleri belirlemektir. Mayıs-Haziran 2018 döneminde Antalya ilinde satışa sunulan 26802 konuttan tabakalı örneklem yöntemi ile belirlenen 321 adet konut üzerinde çalışma yapılmıştır. Konut fiyatları ve konutların fiziksel özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla öncelikle mekânsal bağımlılık ve mekânsal değişimi dikkate almayan EKK Modeli ve mekânsal bağımlılığı ve değişimi dikkate alan mekânsal modeller ile tahmin edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre mekansal bağımlılığın ve değişimin göz ardı edilmemesi gerektiğidir. Elde edilen pozitif ve anlamlı mekansal etki birbirine yakın olan konutlarda benzer fiyatlama davranışı olduğu ve fiyatı yüksek olan konutun yakınındaki konutun da fiyatı arttığını göstermektedir. LM testi yardımıyla tercih edilen mekansal hata modeli modele eklenen deniz, avm, üniversite, okul, havalimanı, otogar ve hastaneye olan uzaklığın yanı sıra modele dahil edilmeyen bölgesel alt yapı yatırımları, çevre kirliliği, piyasa yapısına yönelik eksik bilgi gibi değişkenlerden de kaynaklı olabileceğini söylemektedir. Mekansal hata modeli sonuçlarına göre; Antalya ilinde konutların fiyatlarını en fazla arttıran konut özellikleri oda sayısının fazla olması, dairenin metrekaresinin büyük olması, binanın katsayısının fazla olması, dairedeki banyo sayısının fazla olması sonucuna varılmıştır. Konut fiyatını düşüren konut özellikleri ise ilçe nüfusunun artması, dairede balkonun bulunmaması, dairenin site içerisinde olmaması olarak belirlenmiştir. Diğer yandan konutun denize olan uzaklığı, alışveriş merkezine olan uzaklığı arttıkça konut fiyatı üzerinde negatif bir etkiye yol açtığı sonucuna varılmıştır
Altın Mücevherat Sektörünün Vergilendirilmesi, Sorunları ve Çözüm Önerileri
Ülkemizde altın mücevherat üretim geleneğinin kökleri 5000 yıl öncesine kadar dayanmaktadır. Geçmişten günümüze Anadolu coğrafyasında yaşayan bütün uygarlıklar, başta dini ve estetik amaçla olmak üzere birçok nedenle kendi stilleriyle takı tasarlamışlardır. Günümüzde ise ülkemizdeki altın mücevherat sektörü, geçmişinin vermiş olduğu kültürü ve sorumluluğu taşıyan, yenilikçi tasarımlar modern teknoloji ve teknikleri kullanan bir sektör olarak Dünya’da ilk 10 ülke arasında yerini almaktadır. Ülkemizde altın mücevherat sektöründe faaliyette bulunan 50 adet büyük şirket mevcuttur. Bu şirketler 200 ile 1500 arasında kalifiye eleman çalıştırmakta ve sektörde yaklaşık 250.000 kişiye istihdam olanağı sağlanmaktadır (Ticaret Bakanlığı, 2018:1). Altın mücevherat sektörünün ülkemizde bu denli gelişmiş olması, bu sektörün vergilendirilmesine ayrı bir önem katmıştır. Yapılan işin nevine göre altın mücevherat sektörüne yönelik, hem gelir hem de kurumlar vergisi yönünden düzenlemeler yapılmış, sektör katma değer ve özel tüketim vergilerine konu olmuştur. Bu çalışmada altın mücevherat sektörünün tarihsel ve günümüzdeki gelişimi ele alınarak vergilendirilme yöntemleri incelenecektir. Çalışmanın son kısmında sektörün vergisel sorunlarına değinilerek, çözüm önerilerinde bulunulacaktır