3161 research outputs found
Sort by
Assessment in terms efficiency of active green space facilities: Çanakkale example
Bu çalışma ile son yıllarda hızla değişen ve gelişen Çanakkale kentsel alanındaki mevcut aktif yeşil
alanlardan mahalle parkı, çocuk oyun alanı ve spor alanı türlerinin verimlilikleri araştırılmıştır. Bunun
için merkez mahalleler kapsamında nüfus grupları ve sayıları ile her mahalle için belirlenen mahalle
parkı, çocuk oyun alanı ve spor alanı kullanım alanları büyüklük ve kullanıcıya uzaklık gibi niceliklerle
ilişkilendirilmiştir. Bu kapsamda merkez mahallelerin yeşil alan endeks değerlerinin 16.46 ile 100;
verimlilik yeşil alan değerlerinin ise 45.32 ile 65.62 arasında dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Yeşil
alan endeks değeri 100 olan Namık Kemal Mahallesi’nin verimlilik yeşil alan değeri 51.25’a gerilemiştir.
Bunun gibi Barbaros (56.41) ve Esenler Mahallesi’nin (65.62) verimlilik yeşil alan endeks değerleri de
gerilemiştir. Bunun tersine, yeşil alan endeks değerleri 44.51, 18.07, 43.18, 16.46 olan aynı sırayla
Cevatpaşa, Kemalpaşa, İsmetpaşa ve Fevzipaşa Mahallelerinin verimlilik yeşil alan değerlerinin ise,
54.22, 45.55 ve 52.20, 45.32 olarak arttıkları görülmüştür. Bu durum, bu mahallelerdeki nüfusun,
rekreasyonel gereksinimlerini diğer mahallelerdeki yeşil alan olanaklarıyla karşıladıklarını
göstermektedir. Dolayısıyla, dengeli dağılıma sahip olmayan yeşil alanların kent genelinde yararlanma
yüzdeleri, yeşil alan verimlilik değeri azalan yönde ise fazla, artan yönde ise az olmaktadır. Buradan bir
kentteki bölgesel yeşil alanların sayı, alan ve olanaklar çerçevesinde fazla olmalarının verimlilikle
ilişkilendirilemeyeceği sonucu çıkmaktadır. Sonuç olarak kent dokusunda önemli bir yere sahip olan
aktif yeşil alan türlerinin planlanmasında nüfus grupları ve gereksinimlerine bağlı kalınması öncelikli
olmalıdırThis study researched the efficiency of neighborhood park, children's playground and sports field
types from active green spaces present in the Çanakkale urban area. For this purpose, population
groups and numbers within the central neighborhoods and the neighborhood park, children's
playground and sports field usage areas determined for each neighborhood were associated with
quantities such as size and distance to the user. Within this scope, of the green space index values in
central neighborhoods were between 16.46 and 100; with efficient green space values distributed
from 45.32 to 65.62. Namık Kemal Neighborhood with green space index value of 100 had an efficient
green space area value of only 51.25. Similar to this, Barbaros (56.41) and Esenler Neighborhoods
(65.62) had regression of efficient green space area values. Contrary to this, Cevatpaşa, Kemalpaşa,
İsmetpaşa and Fevzipaşa Neighborhoods with green space index values of 44.51, 18.07, 43.18 and
16.46, respectively, were observed to have increases in efficient green space values of 54.22, 45.55,
52.20 and 45.32 respectively. This situation shows the population in these neighborhoods fulfilled
their recreational requirements in green space facilities in other neighborhoods. As a result, the
inequality in distribution of benefit percentages for green areas in the city in general is greater in
terms of reducing the efficient green space value, and low in terms of increasing it. From here it is
understood that the excess of regional green spaces in a city within the framework of number, area
and amenities cannot be associated with efficiency. As a result, it should be a priority to depend on
population groups and requirements in planning active green space species that have an important
place in urban tissue
Altitudinal changes in stand density in Abies Nordmanniana subsp. bornmullerıana (mattf.) pinus sylvestris (l.) mixed stands in Ballidag forests, Turkey
The purpose of the present study was to determine the changes in the stand density of Abies nordmanniana subsp. bornmulleriana Mattf. (Uludag fir) and Pinus sylvestris L. (Scots pine) mixed stands according to the altitudinal zones (I: 1050-1250 m, II:1250-1450 m, III: 1450-1650 m). In the study, which was conducted in the Ballidag forests in Daday District of the city of Kastamonu, a total of 172 sample plots, each of which is 800 m(2) in size, were determined in a homogeneous distribution to represent the altitudinal zones. Stem densities (trees.ha(-1)), stand basal area (m(2).ha(-1)) and stand volume (m(3).ha(-1)) values are taking into consideration as stand density parameters. The changes in stand density parameters and mixing rates according to the diameter classes (I:8-19,9 cm, 11:20-35,9 cm, 111:36-51,9 cm, IV: above 52 cm) and altitudinal zones were analyzed with the Kruskal-Wallis test.
At the end of the study, it was determined that the mixing rates of Scotch pine decreased from zone III to zone I; and the mixing rates of Uludag fir increased in the same order. In terms of basal area, the mixing rate decreased to 17.01% from 37.85% in Scotch pine, and increased to 82.99% from 62.15% in Uludag fir. There was a significant difference (P<0.05) in diameter class and between altitudinal zones in terms of basal areas and stem volumes. Significant increases occur in Uludag fir tree in terms of the stem densities, stand basal areas and stand volumes with the altitudinal zones. The increase in the rate of Uludag fir in the mixture indicates that the stand structure might turn into a pure Uludag fir forest. For the purpose of maintaining the dynamics of the stands, a mixture of tree species must be maintained in the forest
Characteristics of hookah smokers according to their dual tobacco products 'cigarettes' use
Introduction: In last decades use of tobacco products other than cigarettes have an increase particularly among young adults. Hookah/water-pipe is known to be one the most common use of dual type. Dual use of tobacco products are known to have effect on intensifying the tobacco dependence. In this study we aimed to evaluate the characteristics of hookah smokers and associated factors with their dual use with cigarettes.
Methods: This study was started after obtaining the ethical approvals in year 2019. The data were collected via face-to-face interviews with smokers at cafes located in Iğdır province. Awareness level about hookah was classified out of 6 points and 4-6 points were accepted adequate awareness.
Results: Totally 186 Hookah smokers were included. Mean age of them was 27.6±7.47 (min:15, max:51), most of them were male (72.6%), younger than age 28 (57.5%), single (67.2%), not working (65.1%) and graduated from university (68.3%). Mean number of hookah smoke section and year were higher among dual smokers (p<0.05). Scoring of knowledge level showed that 65% of hookah smokers had adequate awareness. Comparison of parameters according to awareness level showed that mean number of hookah smoke sections was higher in the group with lack of awareness (p<0.05). Logistic regression analysis revealed that male gender (OR:2.1; 95% CI:1.05-4.25) and being older than 27 years old (OR:2.003; 95%CI:1.046-3.838) were the associated factors with dual smoking.
Conclusion: Hookah smoking is an increasing danger among young population by its both dual and single use
10. sınıf seçmeli “Peygamberimizin Hayatı” dersi bağlamında gençlerin peygamberimizin ahlȃkî vasıflarını anlamlandırması
Bu çalışmada, öğrencilerin Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas)’in ahlȃkî vasıflarını nasıl
anlamlandırdıkları incelenmiştir. Çalışmanın amacı, “Peygamberimizin Hayatı” dersini seçmeli olarak
alan ve Peygamberimizin ahlȃkî vasıflarını öğrenen gençlerin ifadelerinden yola çıkarak, kendi ahlȃkî
tutum ve davranışlarında bir değişim meydana gelip gelmediğini ortaya çıkarmak ve bu dersin gençlere
ahlȃkî vasıf kazandırmadaki rolüne ilişkin bir değerlendirme yapmaktır. Bu kapsamda çalışmada,
ortaöğretim 10. sınıflarda seçmeli olarak okutulan “Peygamberimizin Hayatı dersinin gençlerin ahlȃkî
tutum ve davranışları üzerindeki etkisi nedir?” sorusuna cevap aranmıştır. Çalışma, nitel yöntemlerden
durum çalışması desenine göre tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemi, Kastamonu Merkez ilçede bulunan
Mustafa Kaya Anadolu Lisesi’nde 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında bu dersi alan 132 öğrenci arasından
seçkisiz (random) örnekleme yöntemiyle seçilmiş 40 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, öğrencilere
“Peygamberimizin Ahlȃkî Vasıfları” konusunun kazanımlarıyla ilgili altı adet açık uçlu soru sorulmuş ve
öğrencilerin bu sorulara yazılı olarak verdikleri cevaplar analiz edilerek “Gençlerin Peygamberimizin
Ahlȃkî Vasıflarını Anlamlandırmasına İlişkin Görüşleri” değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda,
öğrencilerin “Peygamberimizin Hayatı” dersinde öğrendikleri ahlȃkî vasıfları kendi hayatlarında
uygulama çabasında oldukları, kendilerini öz değerlendirmeye tabi tutarak daha önce yaptıkları bazı
hataların farkına vardıkları ve bunları bir daha yapmama konusunda çaba sarfettikleri, kişilerarası
ilişkilerinde de daha sakin, sabırlı, anlayışlı, yardımsever, merhametli, saygılı ve adil olmaya gayret
ettikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin hemen hepsinin daha ahlȃklı davranma, hatalarını tekrarlamama,
Peygamberimizin ahlȃkî vasıflarını göz önünde bulundurarak söz, tutum ve davranışlarında daha tutarlı
olmaya gayret gösterdikleri ve olumlu ahlȃkî değişim ve gelişim içinde oldukları görülmüştür
Hartman–wintner and lyapunov-type inequalities for high order fractional boundary value problems
In this paper, we obtain Hartman-Wintner and Lyapunov-type inequalities for the three-point
fractional boundary value problem of the fractional Liouville-Caputo differential equation of order α ∈ (2, 3].
The results presented in this work are sharper than the existing results in the literature. As an application
of the results, the fractional Sturm–Liouville eigenvalue problems have also been presented. Moreover, we
examine the nonexistence of the nontrivial solution of the fractional boundary value problem
Batum, Rize ve Artvin tarihi için yeni bir kaynak: Batum şer’iyye sicili
Osmanlı adliye teşkilatının yargı kayıtlarının yer aldığı Şer’iye Sicilleri, Osmanlı tarihi için
olduğu kadiar yerel tarih için de zengin kaynaklardır. Batum yaklaşık dört asır Osmanlı hâkimiyetinde
kalmış, kaza, sancak ve beylerbeyilik merkezi olmuştur. Bu makalede bugüne kadar bilinmeyen ve
Batum tarihi için olduğu kadar Artvin ve Rize tarihi için de önemli veriler ihtiva eden Batum Şer’iye
Sicili, hakkında ilk değerlendirmelere yer verilerek ilim dünyasının nazarı dikkatine sunulmaktadır
Ranking of countries according to the attitude about immigrants by taxonomy method
Göç, bireylerin daha iyi hayat arayışı ile doğrudan ilişkili bir
olgudur. Söz konusu iyi hayat arayışının içinde iş, eğitim, sağlık,
barınma ve güvenlik gibi etkenler ön planda yer almaktadır. Bununla
birlikte, 11 Eylül saldırıları ve ardından gelen dönemde yaşanan
ekonomik krizler, yerleşik toplumlar nezdinde göç algısının olumsuz
yönde etkilenmesine neden olmuştur. Bu çalışmada belirli ülkeler
bağlamında göçmenlere karşı tutumların incelenmesi amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, Dünya Değerler Araştırması (WVS: World Values
Survey) anket formu içinde göçmenler ile ilgili sorulara verilen
yanıtlardan yararlanılmıştır. WVS’de kırk sekiz farklı ülkede
katılımcılara göç ve göçmen algısı ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Söz
konusu sorulara verilen cevaplar bağlamında, ülkelerin genel göçmen
algılarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Ülkelerin göçmenlere
karşı olumlu algıya göre sıralanması için çok kriterli karar verme
yöntemlerin Taksonomi (Taxonomy) yönteminden yararlanılmıştır.
Taksonomi yönteminde, WVS kapsamında sorulan on soru,
değerlendirme kriterleri olarak kullanılmıştır. Bunlar, göçmenlerin
ülkenin katkısına etkisi, göçmenlerin iş gücündeki yararlılığına bakış,
kültürel çeşitlilik, suç oranı ve göçmenler, siyasi mültecilere sığınma
hakkı verilmesi, göçmenler ve terörizm, göçün yoksullara etkisi,
göçmenler ve işsizlik, sosyal çatışma ile göçmenlik politikası tercihi
kriterleridir. Ülkelerin her bir kriterdeki değerlendirme puanları ilgili
WVS sorusuna verilen cevaplara göre belirlenmiştir. Olumlu veya
olumsuz cevabın dereceli belirtildiği sorularda ilk derece tam, ikinci
derece ise ½ oranında ağırlıklandırılmış ve tartılı ortalama sonucu
elde edilen değerler kullanılmıştır. Göçmenlere karşı olumlu tutum
sıralamasında ilk beş sırada yer alan ülkeler Yeni Zelanda, Andorra,
Avustralya, Vietnam ve Çin’dir. Son beş sırada bulunan ülkeler ise Ürdün, Irak, Türkiye, Kolombiya ve Malezya’dır. Son üç sırada yer alan
ülkelerin Suriye iç savaşı nedeniyle son on yılda yoğun göç alan ülkeler
olduğu dikkat çekmektedir. İlk sırada yer alan ülkeler arasında coğrafi
olarak küçük bir ülke olan Andorra dışarıda bırakıldığında, Avrupa
ülkesi bulunmamaktadır. Avrupa’da son dönemde artan aşırı sağcı
akımların ve göçmen karşıtı politikaların bu durumla ilişkisi olabilir.
Ayrıca, çok kültürlü toplum örneklerini içeren Yeni Zelanda ve
Avustralya gibi gelişmiş iki Okyanusya ülkesi ilk sıralarda yer almıştır.
Ülkelerin farklı coğrafi bölgelerde, ekonomik ve kültürel yapılarda
olduğu bilinen bir gerçekliktir. Bununla birlikte, insanları göçe iten ana
neden ortaktır ve daha iyi yaşam koşullarına kavuşma olarak
özetlenebilir. Bu bağlamda, insanların bulundukları konumda yaşam
koşullarının iyileştirilmesi göçün engellenmesi için bir seçenektir. Diğer
taraftan, göçmenlerin göç ettikleri toplumlar içinde kabul görmesi,
ötekileştirilmemesi, eşit koşullarda yaşam olanaklarının ve
entegrasyonlarının sağlanmasına yönelik çalışmaların artırılması,
ırkçılıkla mücadele politikalarının ve sorunların ötelenmemesi
gerekmektedir.Migration is a phenomenon directly related to individuals'
search for a better life. Factors such as job, education, health,
sheltering, and security are at the forefront in this search for a good
life. However, the September 11 attacks and the economic crises in the
following period have negatively affected the perception of
immigration among settled societies. This study aimed to examine
attitudes towards immigrants in the context of specific countries. For
this purpose, the answers given to questions about immigrants in the
World Values Survey (WVS) questionnaire form were used. In WVS,
questions about migration and immigration perception were asked to participants in forty-eight different countries. In the context of the
answers given to these questions, the countries were evaluated
according to the general immigrant perceptions. To rank the countries
according to the positive perception of immigrants, the Taxonomy
method, one of the multi-criteria decision-making methods, was used.
In the application of Taxonomy method, ten questions asked within the
WVS were used as evaluation criteria. These are the impact of
immigrants on the development of country, filling useful jobs in the
workforce by immigrants, strengthen cultural diversity, increasing
crime rate, giving asylum to political refugees, increasing terrorism
risks, helping poor people establish new lives, increasing
unemployment, social conflict and immigration policy preference
criteria. The evaluation scores of the countries in each criterion were
determined according to the answers given to the relevant WVS
question. The values obtained from the weighted average result were
used in the questions in which the positive or negative answers were
stated in degrees. In the weighted average, the first order is full, and the
second order is weighted by ½. The top five countries in the positive
attitude towards immigrants ranking are New Zealand, Andorra,
Australia, Vietnam, and China. The last five countries are Jordan, Iraq,
Turkey, Colombia, and Malaysia. It is noteworthy that the countries in
the last three places have received heavy immigration in the last
decade due to the Syrian civil war. Excluding Andorra, which is a
geographically small country among the top countries, there is no
European country. There may be a relationship between this situation
of far-right movements and anti-immigrant policies that have recently
increased in Europe. In addition, two developed Oceania countries such
as New Zealand and Australia, which include examples of multicultural
societies, were at the top. It is a known reality that countries have
different geographical regions, economic and cultural structures.
However, the main reason pushing people to migrate is common and
can be summarized as achieving better living conditions. In this
context, improving the living conditions of people in their current
location is an option to prevent migration. On the other hand,
immigrants should be accepted in the societies they migrated to, not be
marginalized, efforts should be increased to ensure equal living
opportunities and their integration, and policies and problems against
racism should not be postponed
Ağaçlandırma çalışmaları üzerinden geçen zamanın toprak özellikleri ve azot mineralizasyonu üzerindeki etkilerinin belirlenmesi (Giresun-Şebinkarahisar örneği)
Aim of study: In this study, it is aimed to reveal the effects of time on some soil properties and nitrogen
mineralization potential in scotch pine afforestation areas.
Material and methods: The study was carried out in the afforestation areas in Şebinkarahisar Forest
Management Directorate. Soil samples were taken from two depth levels (0-15 cm and 15-30 cm Soil
samples were taken from afforestation areas (afforested 1, 5 and 20 years ago) and adjacent
unforested(control) areas. Some physical and chemical analyzes as well as nitrogen mineralization
measurements were done in the soil samples.
Main results: It was determined that the period after afforestation has a statistically significant effect on
the change of soil properties. Thus, while the sand and C / N ratio decreased with afforestation, clay, bulk
density and pH increased. The difference in the effect of the time passed over planting times in terms of net
mineralization data in nitrogen mineralization was found to be statistically insignificant. Equal incubation
conditions prevented the difference in planting time.
Highlights: With the study, changes in soil properties have been revealed through afforestation studies
in areas that are sensitive to erosion and the necessity of improving potantial erosion sites has emerged.Çalışmanın amacı: Bu çalışmada, sarıçam ağaçlandırma sahalarında zamanın bazı toprak özelliklerine
ve azot mineralleşme potansiyeline olan etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
Materyal ve yöntem: Çalışma, Şebinkarahisar Orman İşletme Şefliğinde ağaçlandırma sahalarında
gerçekleştirilmiştir. Toprak örnekleri, ağaçlandırma faaliyeti yapılmamış sahadan(kontrol) 1, 5 ve 20 yıllık
ağaçlandırılmış alanlardan iki derinlik kademesinden (0-15 cm ve 15-30 cm) alınmıştır. Toprak
örneklerinde bazı fiziksel ve kimyasal analizler ve bunun yanında azot mineralizasyon ölçümleri
yapılmıştır.
Temel sonuçlar: Ağaçlandırma sonrası geçen sürenin, toprak özelliklerinin değişimi üzerinde istatistik
olarak önemli düzeyde etkili olduğu belirlenmiştir. şöyleki, kum ve C/N oranı ağaçlandırma ile azalırken,
kil hacim ağırlığı ve pH ise artmıştır. Net mineralleşme verileri bakımından dikim zamanı üzerinden geçen
sürenin etkisi istatistik düzeyde önemsiz çıkmıştır. İnkübasyon koşullarının eşit olması dikim zamanındaki
farklılığı engellemiştir.
Araştırma vurguları: Bu çalışma ile birlikte hem erozyona duyarlı alanlardaki ağaçlandırma çalışmaları
sonucunda toprak üzerindeki değişimler ortaya konulmuş hem de potansiyel erozyon sahalarının
iyileştirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştı
Identification of public awareness on environmental effects and recycling of waste vegetable oils: the case of Malatya Province
Dünyada, hızlı nüfus artışına bağlı olarak çevre kirliliği artmıştır. Çevre kirliliği, toplumun çevre duyarlılığıyla azaltılabilir. Anket
uygulamaları ile, halkın duyarlılığının olup olmadığı ve çevresel konulardaki farkındalıkları belirlenebilir. Ayrıca anket
değerlendirmeleri, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalar yapan belediyeler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının
çalışmalarına yön vermektedir. Bu çalışma, Malatya ili merkez ilçeleri olan Battalgazi ve Yeşilyurt'ta yaşayan bireylere "atık bitkisel
yağların çevreye etkileri ve geri dönüşümü" ile ilgili farkındalıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. 19 sorudan oluşan anket
uygulanarak sonuçları değerlendirilmiştir. Demografik bilgiler, atık bitkisel yağların çevreye etkileri ve geri dönüşümü ile ilgili
bilgilerden oluşan ankete her ilçeden 150 birey olmak üzere 300 birey katılmıştır. Çalışma ile evsel atık yağların su, hava ve toprak
kirliliğine etkileri ve geri dönüşüme verilmesi (özellikle biyodizel üretiminde ham madde olması) hususunda halkın ne derece bilinçli
olduğu belirlenmiştir. Anket sonrası atık yağların çevreye etkileri hakkında bilgilendirmeler yapılarak, bu etkilerin olmaması ya da
asgari seviyelerde olabilmesi için farkındalığı oluşturma hedeflenmiştir. Anket uygulaması sonucunda (i) kızartma tüketiminin
katılımcı yaşı ile ters orantılı olduğu; (ii) ankette spesifik sorular olmasına rağmen halkın büyük çoğunluğunun bu spesifik konulara
hakim olduğu; (iii) bu farkındalıkta çevre duyarlılıkları başta olmak üzere konu ile ilgili internet, TV, radyo, gazete ve dergileri takip
ettikleri; (iv) sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin bilgilendirme faaliyetlerinin etkili olduğu tespit edilmiştir.There has increased in environmental pollution due to rapid population growth in the world. Environmental conscience of society can
reduce environmental pollution. Conducting surveys can determine the existence of this conscience and public awareness on
environmental issues. In addition, survey results guide the activities of municipalities, public institutions and non-governmental
organizations that work to prevent environmental pollution. This study was conducted to determine with individuals living in Battalgazi
and Yeşilyurt, which are the central districts of Malatya province, to determine their awareness on "environmental effects and recycling
of waste vegetable oils". The results were evaluated by applying a questionnaire consisting of 19 questions. 150 individuals from each
district and in total 300 individuals participated in the questionnaire which consisted of information about demography, environmental
effects and recycling of waste vegetable oils. The study determined the public awareness on the effects of domestic waste oils on water,
air and soil pollution and recycling (especially raw materials in biodiesel production). Following the survey, information has been
provided about the effects of waste vegetable oils on the environment by creating awareness to eliminate these effects or minimalize
them. Based on the survey results, it has been determined that: (i) frying consumption is inversely proportional to the age of the
participants; (ii) even though specific questions were asked, the majority of the population have comprehensive knowledge on these
specific issues; (iii) they follow internet, TV, radio, newspapers and magazines related to the subject, especially about the
environmental awareness; (iv) informative activities of non-governmental organizations and municipalities are effective
Natural regeneration of Black Alder (Alnus glutinosa subsp. barbata) stands (An example of Harşit Forestry Enterprise)
Doğada her canlının olduğu gibi ormanların da sürekli var olması, yaşlanan ya da değişik nedenlerle
zarar görüp ölen bireylerin yerini yeni genç bireylerin almasıyla mümkün olacaktır. Bu nedenle
ormanlarımızda uygulanan gençleştirme çalışmaları ve bu çalışmaların başarısı büyük önem
taşımaktadır. Çalışma kapsamında, Harşit Orman İşletme Şefliğine ait Sakallı kızılağaç (Alnus glutinosa
subsp. barbata) meşceresinin doğal gençleştirme yöntemlerinden biri olan büyük alan siper vaziyeti
ile gençleştirilmesi ve gençlik bakımlarından diri örtü temizliğinin gençliğin gelişimi üzerine etkisinin
ortaya konulması amaçlanmıştır. Gençleştirme çalışmasına 2012 yılında arazi hazırlığı ile başlanılmış
ve 2016 Kasım-Aralık ayında ise boşaltma kesimi ile sahadan çıkılmıştır. İlk çimlenmeler 2013 yılı Nisan
ayında gözlemlenmiştir. Gençleştirme alanında üç farklı şiddette diri örtü temizliği yapılmış ve
uygulanan diri örtü temizlik derecelerinin gençlik sayısı ve boy gelişimi açısından etkileri belirlenmiştir.
Çalışma sonucunda; 2013-2015 yılları arasında yapılan ölçüm ve sayımlarla gençlik boyları ve sayıları
ortaya konulmuştur. Bir yaşındaki gençliklerin boylarında yapılan ölçümlerde tüm işlemlere ait
ortalama boy 5.92 cm, iki yaşında 39.23 cm ve üç yaşında ise 65.46 cm’dir. Diri örtü temizliği işlemleri
bakımından bir yaşındaki ve üç yaşındaki gençlik boyları arasında istatistiksel olarak anlamlı (P˂0.05)
farklılıklar olduğu belirlenmiştir.The existence of forests as well as every living thing in nature will be possible by the replacement the
young individuals to the position of aged or dead individuals who have been damaged due to various
reasons. For this reason, the regeneration methods implemented in forests and the success of these
studies are of great importance. In this study, it was aimed to regeneration with compartment
shelterwood system, one of the natural regeneration methods, of Alnus glutinosa subsp. barbata stand
in Harşit Forestry Enterprise, and the determination of effects on juvenility development of land
clearing from regeneration tending. In 2012, regeneration efforts were started with land preparation
and final cutting was made in November-December 2016. The first germination was observed in April
2013. In regeneration area, three different land clearing treatments were carried out and tried to
determine their effects on the number and length of juvenility. As a result of the study; the number of
juvenility and juvenility length were determined by the making measurement and counting between
the years of 2013-2015. In the measurements made in one year-old juvenility, the average juvenility
length of all treatments was 5.92 cm, this was obtained as 39.23 cm for two-year-old juvenility, and
65.46 cm for three-year-old juvenility. In addition, it was determined that there are statistically
significant differences (P<0.05) between juvenility length values of one and three-year-old juvenilities
in terms of land clearing interventions