1285 research outputs found
Sort by
Aşağı Kızılırmak Deltasındaki (Türkiye) Monogenea Balık Parazitleri, Konak Tercihleri ve Mevsimsel Dağılımları
Bu kapsamlı araştırma, Türkiye’nin kuzeyinde Karadeniz kıyısında bulunan Aşağı Kızılırmak Deltasındaki
Cyprinidae,
Mugilidae, Gobiidae, Percidae, Cyprinodontidae, Gasterosteidae, Cobitidae, Atherinidae, Poecilidae
ve
Syngnathidae
familyalarına
ait 16 balık türünün monogenea faunasını belirlemek amacıyla yapıldı. Toplam 1049 adet balık bireyi Aralık
2010 ve Kasım 2011
tarihleri arasında yakalandı.
Gyrodactylus proterorhini, G. cyprini, G. arcuatus, Dactylogyrus extensus,
D. chalcalburni, D. difformis, Ancyrocephalus paradoxus, Ligophorus mediterraneus, L. cephali, Solostamenides mugilis,
Paradiplozoan homoion
tür bazında tanımlanırken,
bir
Gyrodactylus
ve
bir
Salsuginus
ise cins bazında
tanımlandı. Bazı
monogenea
türlerinin, özellikle
Ligophorus
türlerinin Mugillidae ve
Dactylogyrus
türlerinin Cyprinidae aileleri için
spesifik
olduğu belirlendi.
İncelenen balıklarda
tespit edilen
her bir monogenean tür ve/veya cins için enfestasyon oranları (%) ve
enfestasyon parametreleri hesaplandı ve ilgili konak türlerindeki bulunuşları tartışıldı.
Bu araştırmada tanımlanan tüm
monogenea türleri Aşağı Kızılırmak Deltası için ilk bildirimlerdir.
Gyrodactylus cyprini
ve
Ancyrocephalus paradoxus
ise
Türkiye parazit faunası için yenidir.This comprehensive research study was conducted to determine the monogenean fauna of 16 fish species belonging toCyprinidae, Mugilidae, Gobiidae, Percidae, Cyprinodontidae, Gasterosteidae, Cobitidae, Atherinidae, Poecilidae andSygnidae in Lower Kızılırmak Delta located by the coasts of the Black Sea in the northern part of Turkey. A total of 1049 fishspecimens were collected during the period between December 2010 and November 2011. Gyrodactylus proterorhini, G.cyprini, G. arcuatus, Dactylogyrus extensus, D. chalcalburni, D. difformis, Ancyrocephalus paradoxus, Ligophorusmediterraneus, L. cephali, Solostamenides mugilis and Paradiplozoan homoion were identified to the specific level while oneGyrodactylus and one Salsuginus species were identified only to the generic level. Some monogeneans were found to bespecific to some host families, especially Ligophorus for Mugilidae and Dactylogyrus for Cyprinidae. Prevalence (%) andintensity indices were determined and discussed for each monogenean species and/or genus on respective hosts. All themonogenean species were recorded for the first time in the Lower Kızılırmak Delta. Gyrodactylus cyprini and Ancyrocephalusparadoxus represented new parasite records for Turkey
Preschool social studies education: a case study related to teaching of the professions
Sosyal bilgiler eğitiminin geleceğin vatandaşlarının yetiştirilmesinde ve demokrasinin yerleşmesinde önemli bir rol oynadığına dair yaygın kanı, Türkiye hariç dünyanın birçok ülkesinde okul öncesi dönemde sosyal bilgiler eğitiminin başlamasına ve yaygınlaştırılmasına neden olmuştur. Bu çalışmada, Türkiye’de okul öncesi eğitim programı kapsamına alınmayan sosyal bilgiler eğitiminin önemine dikkat çekmek ve mesleklerin öğretimi ile sosyal bilgiler kazanımlarının uygulanabilirliğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan durum çalışması desenlerinden bütüncül tek durum deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu nitel araştırma yaklaşımı kapsamında amaçlı örnekleme yöntemleri kullanılarak belirlenmiştir. Tipik durum örnekleme ile çalışma yapılacak okul; ölçüt örneklemeyle 48-52 aylık 3 kız ve 3 erkek toplam 6 öğrenci çalışma grubu olarak seçilmiştir. Veriler, çocukların cevapladıkları ön ve son yarı yapılandırılmış görüşme soruları, çizdikleri resimler, sınıf içi kamera kayıtları ve öğretmenle yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak sosyal bilgiler kazanımları bağlamında yorumlanmıştır.
Araştırmada okul öncesi dönem çocukları anne ve babalarının kendi temel istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştıklarını düşünebildikleri, para gibi temel ekonomik kavramları ifadelerinde kullanabildikleri, yer ve mekân algısını mesleklerle ilişkilendirebildikleri, geçmiş kavramını kendi bebeklikleri ile başlayan kısa bir zaman dilimi ile sınırladıkları ve güncel konularla ilgilendikleri görülmüştür. Çocuklar ben merkezlerinden hareketle meslekler ile ilgili tüm öğrenmelerini kendi deneyimlerinden yola çıkarak tanımlayabilmiş ve sosyal bilgiler kazanımlarını edinebilmişlerdir. Araştırma sonuçları okul öncesi döneminde çocukların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor olarak sosyal bilgiler eğitimi almaya hazır olduklarını ve böyle bir eğitimin kazanımlarının gerçekleşebileceğini ortaya koymuştur. Bu kapsamda vatandaşların yetiştirilmesinde ve demokrasinin yerleşmesinde önemli bir rol oynayan sosyal bilgiler eğitiminin okul öncesi dönemde Türkiye’de başlaması ve yaygınlaştırılması zorunlu hale getirilmelidir.Common evidence related to the role of the social studies
education on the next generation and democracy has caused to the
starting of the preschool social studies education in some countries
except for Turkey. In this study, the importance of social science
training that is not included in the preschool training program in
Turkey has been discussed and the applying of the gaining related to
the professions has been revealed. Integrative case pattern that is one
of the case study patterns has been applied in this study. The working
group of the study has been determined by using the purposeful
sampling methods within the qualitative research approach. The school
where the study will applied has been chosen as a working group with 6
students, 3 of them are boys and 3 of them are girls, by using criteria
sampling. The data has been gathered by answers of students,
drawings, camera records and interviews with teachers. The obtained
data has been interpreted in the scope of the gaining of social studies
by using content analysis method. Preschool students and their parents
have arouse their interests in meeting their needs, using the basic
economic concepts like money, relating the sense of space and time
with professions, limiting their backgrounds with time zone, interesting
in current issues. Children have described their learning experiences
related to the professions and they have obtained their social studies
gainings by selfcentredness. The results of the study have revealed that
the children are ready to take the social studies education in terms of
cognitive, affective and psychomotor. For this reason, preschool social
studies education should be given in order to grow the citizens and
democracy in Turkey
Constructing femininity and teaching identity in women's narratives : an oral history studied at micro scale with the retired female teachers
Bu çalışma, 1920 ve 1954 doğumlu ve sırayla biri kentsel, diğeri kırsal bölgede yetişmiş
iki emekli kadın öğretmenin anlatıları doğrultusunda, öğretmen kadınların deneyimlerini, ilgili
tarihsel bağlamlar ekseninde karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma
deseni ve yapılandırılmamış görüşme yönteminin kullanıldığı araştırmada veriler ses kayıt cihazı
yoluyla kayıt altına alınmış; betimsel analiz tekniğine uygun şekilde görüşmelerden doğrudan
alıntılar yapılarak çözümlenmiş; son olarak bu iki anlatı ilgili literatür ile desteklenerek ve
karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır. Çalışma, baba otoritesinin/figürünün, her iki kadının
yaşamını şekillendirmede önemli bir rol oynadığını; 1920 doğumlu Nalân Hanım’ın, kimliğini,
cinsiyetçi işbölümünün içselleştirildiği geleneksel toplumsal cinsiyet perspektifinden “ideal
kadın/ideal evlat” ve “ideal öğretmen” olarak kurgularken; 1954 doğumlu Sevim Hanım’ın
“idealist öğretmen” “eğitimli/çalışan kadın”, ve “adil öğretmen anne” olarak kurguladığını
ortaya koymuştur.This study aims to examine the experiences of female teachers comparatively on the axis
of historical contexts in line with the narrations by two retired female teachers, who was
born in 1920 and grown in urban area, and was born in 1954 and grown in the countryside,
respectively. In this study, qualitative research approach and unstructured interview method are
used. In addition, the data was recorded through a voice recorder, analyzed by quoting directly from the interviews in accordance with the descriptive analysis technique, and finally, these two
narrations were discussed comparatively by being supported with the related literature. The
study suggested that the father’s authority and/or figure played an important role in shaping the
lives of both women. Whereas Ms. Nalan, who was born in 1920, construct her identity as the
“ideal woman/ideal daughter” and “ideal teacher” from the perspective of traditional gender
internalized by the sexual division of labour, Ms. Sevim, who was born in 1954, construct her
identity as “idealist teacher”, “educated/working woman”, and “fair teacher/mother”
Güney Karadeniz’in Sinop Yarımadası’nda Acartia ( Acartiura ) clausi Giesbrecht, 1889 (Copepoda) Yumurta Üretim Oranı
The egg production rate (EPR) of Acartia (Acartiura) clausi was measured between January and December 2008 in Sinop Inner Harbor (southern Black Sea). During the study period, EPR were found to be generally low varying between 2.04±0.43 (20 October) and 19.41±1.73 eggs/female.day (26 March). The mean EPR was recorded 8.62±1.02 eggs/female.day. The results have shown that water temperature and chlorophyll-a concentration are factors that affect the EPR of A. clausi; however, these factors are not always sufficient alone to explain the EPR in Sinop Inner Harbor.Güney Karadeniz’in Sinop İç Liman bölgesinde Acartia (Acartiura) clausi türünün yumurta verimi oranları Ocak-Aralık 2008 tarihleri arasında ölçülmüştür. Araştırma süresince, günlük yumurta verimi oranı genellikle düşük olup; 2,04±0,43’dan (20 Ekim) ile 19,41±1,73 (26 Mart) yumurta/dişi.gün değer aralıklarında bulunmuştur. Ortalama yumurta verimi oranı 8,62±1,02 yumurta/dişi.gün olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Sinop İç Liman bölgesinde su sıcaklığı ve klorofil-a konsantrasyonunun A. clausi türünün yumurta verimi oranını etkileyen faktörler olduğunu, fakat bunların her zaman kendi başına yumurta verimi oranını açıklamaya yeterli olmadığını göstermiştir
Assessing preservice science teachers nature of science understanding: a study of scale development
Bu çalışmada, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası inanışlarını belirlenemeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için önce ilgili literatürün ve farklı kültürlerde geliştirilmiş ölçme araçlarının ışığında Türkçe düşünülerek bilimin doğasına yönelik bir madde havuzu oluşturulmuştur. Sonra da hem uzmanlardan görüş alınarak hem de bir dizi istatistiksel işlemle söz konusu ölçme aracının geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. İlgili süreçte toplam 364 öğretmen adayının cevapları üzerinden yürütülen işlemler neticesinde geliştirilen ölçme aracının geçerli ve güvenilir sonuçlar üretebilecek yapıda olduğu görülmüştür. Ölçme aracının yapısal analizi sonucunda toplam 37 madde ile yedi farklı alt boyutta bilimin doğası inanışlarının sorgulanabileceği tespit edilmiştir. Söz konusu alt boyutlardan altısında ilgili literatürde yaygın olarak gündeme getirilen değişkenlere odaklanılmış ancak bilimin kabulleri ve sınırları biçiminde adlandırılan diğer alt boyutla ölçme sürecine önemli bir katkı yapılmıştır.In this research, the development of an instrument in Turkish for determining the nature of science understandings of preservice science teachers is aimed. For this, firstly an item pool was established by examining the related literature and previously developed instruments. Then the validity and reliability analysis of the developed form were performed with the help of both statistical techniques and expert views. At the end of the analysis process in which the responds of 364 preservice science teachers were utilized, it was concluded that the results yielded by the instrument developed are seen to be valid and reliable. The structural analysis of the instrument showed that it has totally 37 items under seven sub-dimensions. Six of the instruments determined sub-dimensions are the ones which are commonly discussed in related literature whereas the one called assumptions and the boundaries is not. It is assumed that with this subdimension of the instrument, an important contribution to the assessment of nature of science understand- ings is made
Hotel Star Ratings And Perceptions Of Servant Leadership And Service Quality Provided By Front-Line Service Workers In Four-And Five-Star Hotels In Turkey An Exploratory Study*
This research examined employee perceptions of servant leadership provided by their supervisors/managers and employees' reports of service quality provided to clients by their hotels by front line workers employed in four- and five -star hotels in Turk ey. Data were collected from 221 front -line employees, a 37% response rate, 104 work ing in four-star hotels and 93 work ing in five-star hotels, using anonymously completed questionnaires. Consistent with other research on front-line work ers, respondents were generally young, had relatively short organizational tenures, and had high school educations. Previously developed and validated measures of servant leadership (Liden, Wayne, Zhao & Henderson, 2008) and service quali ty (Parasuraman, Zeithaml & Berry, 1998) were used and both were found to be highly reliable in this study. Respondents work ing in five -star hotels reported lower levels of servant leadership with respondents work ing in four - and fivetar hotels indicating similar levels of service quality
Aşağı Kızılırmak Deltasındaki (Türkiye) monogenea balık parazitleri, konak tercihleri ve mevsimsel dağılımları
Bu kapsamlı araştırma, Türkiyenin kuzeyinde Karadeniz kıyısında bulunan Aşağı Kızılırmak Deltasındaki Cyprinidae, Mugilidae, Gobiidae, Percidae, Cyprinodontidae, Gasterosteidae, Cobitidae, Atherinidae, Poecilidae ve Syngnathidae familyalarına ait 16 balık türünün monogenea faunasını belirlemek amacıyla yapıldı. Toplam 1049 adet balık bireyi Aralık 2010 ve Kasım 2011 tarihleri arasında yakalandı. Gyrodactylus proterorhini, G. cyprini, G. arcuatus, Dactylogyrus extensus, D. chalcalburni, D. diffo rmis, Ancyrocephalus paradoxus, Ligophorus mediterraneus, L. cephali, Solostamenides mugilis, Paradiplozoan homoion tür bazında tanımlanırken, bir Gyrodactylus ve bir Salsuginus ise cins bazında tanımlandı. Bazı monogenea türlerinin, özellikle Ligophorus türlerinin Mugillidae ve Dactylogyrus türlerinin Cyprinidae aileleri için spesifik olduğu belirlendi. İncelenen balıklarda tespit edilen her bir monogenean tür ve/veya cins için enfestasyon oranları (%) ve enfestasyon parametreleri hesaplandı ve ilgili konak türlerindeki bulunuşları tartışıldı. Bu araştırmada tanımlanan tüm monogenea türleri Aşağı Kızılırmak Deltası için ilk bildirimlerdir. Gyrodactylus cyprini ve Ancyrocephalus paradoxus ise Türkiye parazit faunası için yenidir.This comprehensive research study was conducted to determine the monogenean fauna of 16 fish species belonging to Cyprinidae, Mugilidae, Gobiidae, Percidae, Cyprinodontidae, Gasterosteidae, Cobitidae, Atherinidae, Poecilidae and Sygnidae in Lower Kızılırmak Delta located by the coasts of the Black Sea in the northern part of Turkey. A total of 1049 fis h specimens were collected durin g the period between December 2010 and November 2011. Gyrodactylus proterorhini, G. cyprini, G. arcuatus, Dactylogyrus extensus, D. chalcalburni, D. difformis, Ancyrocephalus paradoxus, Ligophorus mediterraneus, L. cephali, Solostamenides mugilis and Paradiplozoan homoion were identified to the specific level while one Gyrodactylus and one Salsuginus species were identified only to the generic level. Some monogeneans were found to be specific to some host families, especially Ligophorus for Mugilidae and Da ctylogyrus for Cyprinidae. Prevalence (%) and intensity indices were determined and discussed for each monogenean species and/or genus on respective hosts. All the monogenean species were recorded for the first time in the Lower Kızılırmak Delta. Gyrodactylus cyprini and Ancyrocephalus paradoxus represented new parasite records for Turkey
Balassa-Samuelson hypothesis: A Test of Turkish economy by ARDL bound testing approach
İktisat biliminde popülaritesi artan Balassa-Samuelson Etkisi, Bèla Balassa (1964) ve Paul Samuelson (1964) tarafından geliştirilmi ştir. Bu kavram, dı ş ticarete konu olan ve olmayan malların üretildi ği sektörler aras ındaki göreli verimlilik oranları nı n uluslararas ı düzeyde farklıl ık göstermesinin satın alma gücü paritesinden yapı sal ve kalıc ı sapmalara neden olabilece ğ ini ileri sürmektedir. Bu çalış ma ile Türkiye - Avrupa Birliğ i ekonomisi aç ıs ından söz konusu de ğiş kenlerin birbirleriyle olan iliş kilerinde Balassa-Samuelson Etkisi test edilmektedir. Modeldeki bağ ıms ız de ği şkenler I(0) ve I(1) sürecinin bir karı şım ı oldu ğu için, modelin tahmininde kullan ılan ekonometri tekniğ inin seçimi önemlidir. Bu nedenle reel döviz kurunun belirleyicilerinin tahmininde e ş bütünle ş me analizine ARDL sı nı r testi yaklaşı m ı kullanı lm ış tır. Analizde kullan ı lan veri seti ve ekonometrik yöntemler B-S hipotezini do ğ rular sonuçlar ortaya koymamaktad ır.Balassa-Samuelson effect is a popular theme at last years that introduced by Bèla Balassa (1964) and Paul Samuelson (1964). This concept, suggests that a differentiation at international level between the relative rates of productivity of the tradable and non tradable sectors may cause structural and permanent deviations from the purchasing power parity. In this essay, related variables are tested through Balassa- Samuelson Effect in terms of Turkey-European Economy. The choice of econometric technique used to estimate the model was important because the regressors in the model appeared to be a mixture of I(0) and I(1) processes. Thus ARDL bounds testing approaches to co integration analysis in estimating the long-run determinants of the real exchange rates. Given the dataset and econometric techniques used, the results do not support the B-S hypothesis
Shiism and Alawism in relation with muqaddimah of Ibn khaldun
Şiilik ve Alevilik köken itibariyle peygamberin amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali’ye duyulan sevgi ve bağlılıktan doğmuştur. Kelime anlamı itibariyle yandaş, yoldaş ve dost gibi karşılıkları olan Şia, Hz. Ali’ye ve onun oğullarına bağlı olanları nitelemek için kullanılan bir sözcüktür. Şiiliğin uzun bir zamana yayılan tarihi ve geniş coğrafyalara ulaşan etkileri olmuştur. Bu nedenle zaman ve mekân faktörünün değişmesine bağlı olarak Takrib, İmamiye, Zeydiye, İsmailiye, Alevilik, Nusayrilik gibi farklı adlar ile anılmıştır. İslam dünyasında Şiilik ve Alevilik ile ilgili tartışmalar takribi VII. yüzyılda başlamıştır ve günümüzde hala sıcaklığını korumaktadır. Bir XIV. yüzyıl düşünürü olan İbn Haldun da, kendi döneminde devam eden bu tartışmalara kayıtsız kalmamış ve Mukaddime isimli kitabında Şiilik ile ilgili meselelere değinmiştir. İbn Haldun, Şiilik ile ilgili konuları hafif eleştirel bir tarzda; ama daha çok betimleyici bir üslupla ele almıştır. Bu çalışmanın ana eksenini İbn Haldun’un Mukaddime’de Şiilik ile ilgili dile getirdiği görüşlerinin tanıtılması oluşturmaktadır. Bu bağlamda, çalışmamızda ana kaynak olarak Mukaddime adlı eser kullanılmış olup yeri geldiğince farklı yazarların görüşlerine de atıfta bulunulmuştur.Shiism and Alawism originated from the love and loyalty felt for Hazrat Ali, the cousin and son-in-law of the Prophet. Having a meaning as a term of comrade, supporter and friend, Shia is a word used to define those having loyalty for Hazrat Ali and his sons. Shiism has a long story with a wide geographical feature. Therefore, depending on the factor of time and place, it was called as Taqrib, Imamiyah, Zaydiyah, Ismailiyah, Alawism, Nosayrism. Studies with regard to Shiism and Alawism in the Islamic world starting in almost 7th are still fresh in the current time. As a 14th century thinker, Ibn Khaldun could not remain indifferently for these debates going on and mentioned about the topics related to Shi- isms in his book, Muqaddimah. Ibn Khaldun discussed the issues concerning Shiism in slightly critical way but rather in a descriptive method. The basic aim of the current study comprised of the introduction of the views with regard to Shiism in Muqaddimah of Ibn Khaldun. In this context, Muqaddimah was used as the basic resource in the current study and the views of some other writers were referred when necessary
The First High School Philosophy Course Books in the Republican Period
İnsanın ahlaksal bir eylemde bulunurken özgür olup olmadığı felsefe tarihinin en çok tartıştığı sorulardandır. Bu soru, Cumhuriyetin ilanından sonra liseler için yazılan felsefe ders kitaplarında da canlılığını korumuştur. O dönemde yazılan felsefe ders kitaplarında, günümüzdeki muadillerinden farklı olarak üç ana tema üzerinde durulmuştur. Ahlak, metafizik ve estetik ile birlikte, bu üç konuyu oluşturmuştur. Diğer bir deyişle ahlaksal konular, Cumhuriyetin ilanından sonra liseler için yazılan ilk felsefe ders kitaplarının en temel konularını oluşturmuştur. Bu konular arasında en önemli yeri de insanın iyi ya da kötü olarak nitelendirilebilen bir davranışta bulunurken özgür olup olmadığı konusu oluşturmuştur.Whether human being is free while he is in a moral activity has been a question mostly discussed in the history of philosophy. This question was kept alive in the philosophy course books written for high schools after the proclamation of the Republic. The philosophy books written in this period had three main themes different from that of the current time. Morality comprised these three topics together with metaphysics and aesthetics. In other words, morality issues formed the most basic subjects of the first philosophy course books written after the proclamation of the Republic. Among these issues, the topic of whether human being is free while having a behavior that could be regarded as good or bad takes the most importance place