Dokuz Eylül University

Dokuz Eylul University Research Information System
Not a member yet
    155199 research outputs found

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda İlaç Tedavisi Uygulamalarındaki Değişimin Retrospektif Olarak İncelenmesi

    No full text
    Giriş: Dünya’da çocuk ve ergen yaş grubunda ruhsal sorunlara yönelik psikotrop ilaç (özellikle antidepresan, antipsikotik ve stimülan) kullanımı zaman içinde artmaktadır. Türkiye’de bu alanda yapılan çalışmalar daha çok bölgesel veya kesitsel nitelikte olup zaman içinde kullanım özelliklerinin değişimine dair veriler eksiktir. Bu bakımdan çocuk ve ergen psikiyatrisinde psikotrop ilaç kullanım özelliklerinin zaman içindeki değişimini etkileyen etkenlerin incelenmesi önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmada amaç, bir çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniğinde psikotrop ilaç tedavisi kullanımı ile ilişkili etkenleri analiz edip önceki dönemle karşılaştırarak zaman içindeki değişimi belirlemek ve bu sayede çocuk ve ergenlerde psikotrop ilaç kullanımına dair klinik karar süreçlerine rehberlik edebilecek güncel verileri sağlamaktır. Yöntem: Polikliniğimize 2023 yılının ilk altı ayında başvurmuş olan 1450 yeni hastanın 1-1.5 yıllık izlem sürecini içeren PROBEL kayıtlarının ve hasta dosyalarının incelendiği bu tek merkezli çalışma, retrospektif kohort araştırma niteliğindedir. Sosyodemografik özellikler, klinik bulgular, değerlendirme uygulamaları, tedavi yaklaşımları ve psikotrop ilaç kullanımı ile ilişkili olabilecek etkenler incelenmiştir. Veriler SPSS v.24 programı ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerde kesikli değişkenler sayı ve yüzdeyle, sürekli değişkenler ise ortalama±SS, medyan (min–maks) ile verilmiştir. Kesikli değişkenler için Ki-kare veya gerektiğinde Fisher’in kesin Ki-kare testi; sürekli değişkenlerde normal dağılım durumuna göre bağımsız gruplar t-testi ya da Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Normal dağılım değerlendirmesi için Skewness, kurtosis, normalite testleri ve histogramlar dikkate alınmıştır.Psikotrop ilaç kullanımıyla ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapılmıştır.Tüm analizlerde p&lt;0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.Sonuç-Tartışma: Bu çalışma sonucunda aynı çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniğinde 21 yıl arayla yapılan değerlendirme sonucunda çocuk ve ergenlere psikotrop ilaç tedavisi uygulamasında artış olduğu;yaş, yakınma sayısı, birden fazla görüşme, önceden psikiyatri başvurusu olması gibi ilaç kullanımını etkileyen etkenlerin bulunduğu, klinik uygulamaların mevcut kılavuzlarla büyük ölçüde uyumlu olduğu saptanmıştır. Bir çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğinde çocuk ve ergenlere psikotrop ilaç uygulamaları ile ilişkili&nbsp;etkenlerin zaman içindeki değişimini gösteren bu veriler, değerlendirme ve tedavi uygulamalarına ilişkin klinik karar süreçlerine rehberlik edebilir.</p

    Radikal Prostatektomi Cerrahisinde Yöntem farklılığının cerrahi ekip yaşam kalitesine etkisinin değerlendirilmesi

    No full text
    Amaç: Radikal prostatektomi (RP), prostat kanseri tedavisinde yaygın olarak kullanılan cerrahi bir yöntem olup açık RP, laparoskopik RP (LRP) ve robot yardımlı laparoskopik RP (RALP) gibi farklı teknikler kullanılarak gerçekleştirilebilir. Cerrahinin türünün, yalnızca hastaların değil, cerrahi ekibin de yaşam kalitesini etkileyebileceği düşünülmektedir. Üroloji alanında hastaların yaşam kalitesini inceleyen çalışmalar bulunmasına rağmen, literatürde ürolojide cerrahi ekibin yaşam kalitesini araştıran bir çalışma bulunmamıştır. Bu çalışmada, RP’de farklı cerrahi tekniklerin cerrahi ekibin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçladık. Gereç-Yöntem: Bu çalışma, Türk Üroonkoloji Derneği Yaşam Kalitesi Çalışma Grubu tarafından yürütülen çok merkezli araştırma projesinin parçası olarak tasarlanmış bir çalışmadır. Her ekip; cerrah, asistan cerrah, hemşire, anestezist ve cerrahi teknisyenden oluşmaktadır. Ocak 2024- Ağustos 2025 tarihleri arasında RP'ye katılan toplam 345 cerrahi ekip üyesi çalışmaya dahil edildi. Demografik veriler, cerrahi bilgiler ve postoperatif anketler (SF-12, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği(HAD), İskandinav Kas İskelet Sistemi Anketi(İKİSA)) kaydedildi. İstatistiksel analizler SPSS 27.0 kullanılarak yapıldı. Bulgular: Toplam 69 vaka ekibi çalışmaya dahil edilmiş olup 21’ i açık RP, 22’ si LRP ve 26’ sı RALP yöntemidir. Çalışma, 73 kadın ve 117 erkek olmak üzere toplam 230 katılımcı içermektedir. Açık, laparoskopik ve robotik ekipler birlikte birer grup olarak alındığında aralarında SF-12 fiziksel puan, SF-12 mental puan, HAD depresyon puanı, HAD anksiyete puanı, İKİSA son 1 yıldaki ağrı-engel puanları ve son 1 haftalık ağrı puanları arasından anlamlı fark saptanmadı. Cerrahlarda açık RP ve RALP cerrahide depresyon puanı açısından(açık RP lehine) anlamlı fark saptandı. (p&lt;0.05) Cerrahlarda ayrıca LRP ve RALP arasında depresyon ve anksiyete puanları(LRP lehine), İKİSA son 1 yıl engel puanları(RALP) arasında anlamlı fark var.(p&lt;0.05) Asistan cerrahlarda hem depresyon hem anksiyete riski(kategorik incelemede) laparoskopide en sık, açık ve robotik en az olmak üzere anlamlı olarak farklı tespit edildi.Hemşirelerde hem depresyon hem anksiyete riski(kategorik incelemede) RALP en sık, takiben açık ve LRP en az olmak üzere anlamlı olarak farklı tespit edildi.Anestezistlerde (kategorik incelemede) en fazla LRP, sonra açık, en son da RALP cerrahide depresyon riski saptandı.Cerrahi teknisyenlerinde en fazla açık cerrahide, sonra robotik cerrahide, en son da laparoskopik cerrahide hem depresyon hem anksiyete riski mevcut olarak tespit edildi. Sonuç: Çalışmamız RP cerrahisinde kullanılan farklı operasyon türlerinin ve cerrahi süreçlerin cerrahi ekibin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerininin farklı olduğu gözlenmiştir. Bulgularımız cerrahi ekibin fiziksel ve zihinsel sağlığı açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Prostatektomi, sağlık personeli, yaşam kalitesi&nbsp;&nbsp;</p

    Assessment of the Diagnostic Accuracy of a Pregnancy-Associated Glycoproteins Test for Early Pregnancy Diagnosis in Dairy Heifers

    No full text
    This study aimed to assess the diagnostic accuracy of a PAG test (Idexx rapid visual pregnancy test, RVPT) for the diagnosis of early pregnancy in dairy heifers. The study material comprised 58 healthy dairy heifers, aged 13-15 months, with a body condition score ranging between 3.0 and 3.5, and raised under the same corporate management and feeding regimen on a dairy farm. The heifers exhibited spontaneous estrus and were inseminated upon detection of heat by visual observation. On days 24, 26, 28 and 32 following artificial insemination (AI), blood sampling was performed by coccygeal venipuncture. Immediately after the extraction of blood serum within approximately 2 h at room temperature, the RVPT was performed. On day 32 post-AI, pregnancy diagnosis was made by transrectal ultrasonography (TRUS) as the gold standard. The sensitivity and specificity, positive and negative predictive values and diagnostic accuracy of the RVPT on days 24, 26 and 28 post-AI were 96.2%, 78.1%, 78.1%, 96.2% and 86.2%, respectively. On day 32 after AI, the same parameters were 96.2%, 96.9%, 96.2%, 96.9% and 96.6%, respectively. Based on the area under the receiver operating characteristics (ROC) curve (AUC), the RVPT provided high accuracy in distinguishing between pregnant and open heifers. In conclusion, open heifers can be safely detected using the RVPT as of day 24 post-AI, whereas heifers diagnosed as being pregnant with the RVPT should be confirmed later

    Effects of Apilarnil on Type 2 Diabetes-Induced IRS-1/PI3K/Akt Mediated Insulin Resistance in Male Rats

    No full text
    Diabetes is one of the most important chronic andmetabolichealthproblemsseenasanepidemicof the21stcentury.Theincidenceof diabetes is gradually increasing, anddifferentmethods areusedtotreat it.Apitherapyproducts suchashoney, propolis, royal jelly,andbeevenomcanbeusedasanalternativetotreatdiabetesandreducesymptoms.Oneof theseapitherapyproducts isApilarnil,whichhasnotyet become popular. The hypolipidemic, hepatoprotective, androgenic,anabolic, and immunesystemenhancingpropertiesofApilarnil indicatethat itmaybeeffectiveinthetreatmentof type2diabetesor inreducingthe symptoms.The studyaimed todetermine the therapeutic effect ofApilarniloninsulinresistanceandthepossibleunderlyingmechanism. Inthestudy,408week-oldmaleWistaralbinoratswereused.Theratsweredividedinto5groupsasControl,Diabetes,Diabetes+Api1(125mg/kg/daylyophilizedApilarnil),Diabetes+Api2(250mg/kg/daylyophilizedApilarnil)andDiabetes+Api3(500mg/kg/daylyophilizedApilarnil).Eachgroupconsistedof8rats.Apilarnildoseswereadministeredbyoralgavagewith1mLofdistilledwater,5daysinaweek, during the last6weeks.The levelsofNrf2,NF-κB,TNF-α, total IRS-1, p-IRS-1, PI3Kp85, totalAkt, p-Akt, IL-1B, andGLUT4proteinsweredeterminedintargettissuesbyWesternblotting.Alanineaminotransferase(ALT),aspartateaminotransferase(AST),high-densitylipoprotein(HDL), low-densitylipoprotein(LDL), total cholesterol (TC), andtriglyceride(TG)levelsweredetectedintheserum. Serumsuperoxidedismutase(SOD), catalase(CAT), glutathioneperoxidase(GSH-Px),malondialdehyde(MDA),andinsulinlevelsweredeterminedbytheELISAmethod.Accordingtothedataobtainedinthestudy, theapplicationofApilarnil, comparedtothediabetesgroup,balancedsomefindings,butdidnotdemonstratea fullyantidiabeticeffect.</p

    0

    full texts

    155,199

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Dokuz Eylul University Research Information System is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Dokuz Eylul University Research Information System? Access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard!