Universidad Internacional del Ecuador
Universidad Internacional del Ecuador Quito: Repositorio Digital UIDENot a member yet
4856 research outputs found
Sort by
Detection of maxillary sinus pathologies using deep learning algorithms
PurposeDeep learning, a subset of machine learning, is widely utilized in medical applications. Identifying maxillary sinus pathologies before surgical interventions is crucial for ensuring successful treatment outcomes. Cone beam computed tomography (CBCT) is commonly employed for maxillary sinus evaluations due to its high resolution and lower radiation exposure. This study aims to assess the accuracy of artificial intelligence (AI) algorithms in detecting maxillary sinus pathologies from CBCT scans.MethodsA dataset comprising 1000 maxillary sinuses (MS) from 500 patients was analyzed using CBCT. Sinuses were categorized based on the presence or absence of pathology, followed by segmentation of the maxillary sinus. Manual segmentation masks were generated using the semiautomatic software ITK-SNAP, which served as a reference for comparison. A convolutional neural network (CNN)-based machine learning model was then implemented to automatically segment maxillary sinus pathologies from CBCT images. To evaluate segmentation accuracy, metrics such as the Dice similarity coefficient (DSC) and intersection over union (IoU) were utilized by comparing AI-generated results with human-generated segmentations.ResultsThe automated segmentation model achieved a Dice score of 0.923, a recall of 0.979, an IoU of 0.887, an F1 score of 0.970, and a precision of 0.963.ConclusionThis study successfully developed an AI-driven approach for segmenting maxillary sinus pathologies in CBCT images. The findings highlight the potential of this method for rapid and accurate clinical assessment of maxillary sinus conditions using CBCT imaging
Determination of Classroom Teachers’ Conceptual Knowledge Levels and Attitudes Towards Education 4.0
Biyolojik adaptasyonun mutfakta buluşması: Beslenme alışkanlıklarının evrimsel perspektifi
Bu çalışmanın amacı, insanların yiyecekleri işleme ve pişirme yöntemlerinin evrimini, beslenme alışkanlıklarının tarihsel ve biyolojik temellerini biyolojik adaptasyon üzerine odaklanarak değerlendirmektir. Bu araştırmada, insanların beslenme alışkanlıklarının evrimi ve yiyeceklerin işlenme/pişirme yöntemlerinin biyolojik adaptasyon üzerindeki etkisi ele alınmıştır. İnsan evrimi sürecinde, beslenme alışkanlıklarının değişimi ve besin kaynaklarının türümüz üzerindeki etkisi, adaptasyon stratejilerinin ve insan anatomisinin evriminde önemli bir rol oynamıştır. Özellikle, et tüketiminin artması ve nişastaya adapte olma yeteneği, atalarımızın hayatta kalma stratejilerini ve beyin gelişimini etkilemiştir. İnsanların yiyecekleri işleme ve pişirme yöntemlerinin, beslenme alışkanlıklarının tarihsel ve biyolojik temelleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar, insanlar beslenme alışkanlıklarını evrimleştirmiş ve çeşitli teknolojik ve kültürel faktörlerle şekillendirmiştir. Bu süreçte, insanlar biyolojik ve kültürel olarak doğadan giderek uzaklaşmış, sanayileşmiş dünyada günlük yaşamın bir parçası olan yemek hazırlığına az zaman ayırmak zorunda kalmıştır. Avcı-toplayıcı yaşam tarzı neredeyse yok olma noktasına gelmiş ve modern yaşamın getirdiği kolaylıklarla beslenme ihtiyaçları hızlı ve pratik bir şekilde karşılanmaktadır. Ancak, bu durum insanlığın evrimsel geçmişinde önemli bir yer tutan avcı-toplayıcı yaşam tarzının gitgide tarihe karışmakta olduğunu göstermektedir. İnsan beslenme alışkanlıklarının evrimsel sürecini anlamak ve gelecekteki değişimleri tahmin etmek açısından bu çalışma, sonraki araştırmalar için önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir. İnsanların beslenme alışkanlıklarının geçmişten günümüze nasıl değiştiğini ve bu değişikliklerin biyolojik adaptasyon üzerindeki etkilerini açıklayan bu çalışma farklı disiplinlerden gelen verileri bir araya getirerek kapsamlı bir analiz sunmasıyla da öne çıkmaktadır.The objective of this study is to examine the evolution of human food processing and cooking methods, as well as the historical and biological foundations of dietary habits with a particular focus on biological adaptation. In this study, the evolution of human dietary habits and the impact of food processing/cooking methods on biological adaptation are discussed. The evolution of dietary habits and the influence of food sources on humans have constituted a significant factor in the development of adaptation strategies and human anatomy. In particular, the increased consumption of meat and the capacity to adapt to starch affected the survival strategies and brain development of our ancestors. It has been determined that human food processing and cooking methods have a significant impact on the historical and biological basis of dietary habits. From the beginning of human history to the present day, humans have evolved dietary habits and shaped them through various technological and cultural factors. As a result of this process, people have become increasingly biologically and culturally distanced from nature and have to spend less time on food preparation, which is a part of daily life in the industrialized world. The hunter-gatherer lifestyle has almost disappeared and nutritional needs are met quickly and practically with the conveniences of modern life. However, this situation shows that the hunter-gatherer lifestyle, which has an important place in the evolutionary history of humanity, is gradually becoming obsolete. In terms of understanding evolutionary process of human dietary habits and predicting future changes, this study is considered as a significant step for future research. This study, which explains how human dietary habits have changed from past to present and the effects of these changes on biological adaptation, stands out whit its comprehensive analysis by bringing together data from different disciplines
Türk Siyasi Tarihinde Hamit Fendoğlu
Hamit Fendoğlu siyasi hayatı boyunca bölgesel etkisi sebebiyle hem adını hem de namını Türk siyasetinde üst sıralara taşımayı başarmıştır. Beydağı’nın Hamidosu çok partili hayata geçiş döneminde siyasi yönüyle ön plana çıkan insanlardan olmuş, Malatya’dan DP ile siyaset hayatına atılmıştır. Bilindiği üzere Türkiye’nin en puslu yıllarını içeren 1960-80 arası dönem, darbeler dönemidir. Bu tarihler arası rastlantısal olarak Hamit Fendoğlu’nun da ününün arttığı, halkın kendisini daha çok sevdiği dönem olmuştur. Fendoğlu, kendisine gönderilen bombalı paketin infilak etmesi sonucunda 17 Nisan 1978 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Gelini ve iki torununun da hayatını kaybettiği bu suikast uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. Yapılan saldırı sonucu, vatan ve millet mefhumlarına gönülden bağlı bir Türk evladı yaşamdan koparılmıştır. Hamit Fendoğlu Türk demokrasi tarihinin en önemli gelişmelerinin ve sorunlarının yaşandığı dönemde, Türkiye’de genel ve yerel siyasette önemli hizmetlerde bulunmuş bir siyasi figür olmuştur. Onun siyasi karakteri yıllar geçse de Türk Milleti’nin hafızasında önemli bir yer tutmuştur. Çalışmada Hamit Fendoğlu’nun hayatı, fikir ve düşünce yapısı, siyasete bakış açısı ve bunların yerel siyasetteki etkileri analiz edilmiştir. Ayrıca Hamit Fendoğlu’na karşı işlenen cinayeti ve cinayetin yankılarına ilişkin bilgiler verilmiştir. Çalışma vücuda getirilirken dönemle ilgili arşiv belgelerinden ve telif-tetkik eserlerden faydalanılmıştır. Yine konuyla ilgili yerel ve ulusal gazeteler de çalışmanın kaynakları arasında yer almıştır. </p