Universidad Internacional del Ecuador
Universidad Internacional del Ecuador Quito: Repositorio Digital UIDENot a member yet
4856 research outputs found
Sort by
Avrupa Birliği'nde kamuyu aydınlatma ve kurumsal şeffaflık: AB'ye üye ülkelerde finansal raporlama ve uluslararası muhasebe standartlarına uyum
Bu çalışma, Avrupa Birliği'nde (AB) finansal şeffaflık, kamuyu aydınlatma ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) uyumunu çok boyutlu bir perspektifle incelemektedir. Öncelikle finansal raporlama ve şeffaflığın tarihsel gelişimi ele alınmış, 2000 öncesi düzenlemeler ile 2000 sonrası dönüşüm karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmiştir. Ardından AB'nin finansal raporlama ekosisteminde rol oynayan kurumlar (ESMA, EFRAG ve ulusal otoriteler) ile temel düzenleyici Çerçeveyi oluşturan direktif ve tüzükler analiz edilmiştir. Araştırma, içerik analizi yöntemine dayalı olup hem nitel (tematik kodlama, söylem analizi) hem de nicel (frekans ve uyum endeksleri) tekniklerden yararlanmıştır. Veri seti; ESMA ve EFRAG raporları, ulusal düzenleyici kurum belgeleri ve akademik literatürden derlenmiştir. Bulgular, IFRS uyum trendlerinde AB genelinde ilerleme olmakla birlikte, ülkeler arasında farklılıkların sürdüğünü göstermektedir. Almanya, Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda üzerine yapılan vaka analizleri, raporlama kalitesi, cezai mekanizmaların etkinliği ve dijitalleşme uygulamalarına ilişkin farklı deneyimleri ortaya koymaktadır. Sonuç bölümünde ise AB düzeyinde harmonizasyonun güçlendirilmesi, dijital raporlama (ESAP) entegrasyonu ve Türkiye açısından çıkarımlar öne çıkarılmış, politika önerileri geliştirilmiştirThe research is built upon a theoretical framework (migration concepts,ideological approaches, political sociology) and an analysis of migrant profiles in the EU and Turkey. The comparative analysis examines the governance effectiveness of migration policies, their potential to generate or reduce economic and social inequalities, and their ability to foster social cohesion. The findings reveal that, although EU policies are more institutionalized, they still struggle with internal inequalities and issues of social exclusion; whereas Turkey, particularly in the context of mass refugee influxes, faces significant challenges regarding effectiveness, with local dynamics and the temporary protection status leading to complex inequalities in social cohesion. In both cases, it has been observed that the impact of policies on social cohesion remains limited and may, at times, deepen existing structures of inequality. The study emphasizes the need to focus more on the critical balance between effectiveness, equity, and social inclusion in migration governance, offering concrete recommendations for policymakers and future research.</p
Factors Affecting Consumer Resistance toward Smart Voice Assistants Usage For Online Shopping: The Role of Privacy Cynicism and Perceived Creepiness
Doğal dil işleme ve sesli komut teknolojilerindeki gelişmeler sesli asistanları tüketici davranışlarını şekillendiren önemli yapay zeka araçları haline getirmiştir. Ancak, gizlilik endişeleri akıllı sesli asistanların benimsenmesini engelleyen en önemli sorunlardan biri olmaya devam etmektedir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar sesli asiatanların benimsenme davranış kalıplarını açıklamaya çalışmış ancak sınırlı sayıda araştırma çevrimiçi alışveriş bağlamında direnç faktörlerini ele almıştır. Bu nedenle, bu çalışma, tüketicilerin sesli asistanları çevrimiçi alışveriş davranışında kullanmaya yönelik dirençlerini etkileyen faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Gizlilik kaygılarını açıklamak için gizlilik sinizmi kavramı kullanılmış ve gizlilik sinizminin ve algılanan ütkütücülüğün sesli asistanlara karşı direnç niyeti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve 18 ve üzeri yaş aralığında sesli asistan kulanan üketicilerden oluşan örnekleme ulaşmak için çevrimiçi anket yöntemi uygulanmıştır. Toplamda 252 anketin analizi kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM) ile gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, gizlilik sinizminin algılanan ürkütücülüğü olumlu yönde etkilediğini, algılanan ürkütücülüğün ise direnç niyetini pozitif yönde etkilediğini göstermiştir. Gizlilik sinizminin direnç niyeti üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı olmakla birlikte, bu etki algılanan ürkütücülük aracılığıyla pozitif ve anlamlı hale geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular doğrultusunda uygulayıcılara ve akademisyenlere öneriler sunulmuştur.</p
Yeni Riskler Karşısında Avrupa Birliği Sosyal Güvenlik Hukukunun Evrimi: COVID 19’un Ardından 21. Yüzyıl Çözümleri
21. yüzyılda dijitalleşme, esnek istihdam biçimleri, artan göç hareketliliği ve iklim krizi gibi yeni sosyal riskler, Avrupa Birliği sosyal güvenlik sistemlerini hem ulusal hem de birlik düzeyinde yeniden yapılandırma ihtiyacını gündeme getirmiştir. COVID-19 pandemisi ise bu kırılganlıkları görünür kılarak, sosyal güvenlik hukukunun kriz koşullarında nasıl işlemesi gerektiğine dair kapsamlı bir sınama sunmuştur. Bu çalışma, pandemi sonrası dönemde Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) sosyal güvenlik hukukuna ilişkin kararlarını tematik olarak analiz ederek, normatif yapının içtihat yoluyla nasıl evrildiğini incelemektedir. Sosyal yardım ve aile ödenekleri alanında verilen Martinez Sala, Grzelczyk ve Dano gibi temel kararlar ile INPS v WS ve XI v Caisse gibi yeni nesil kararlar, sınır ötesi sosyal hakların kapsamının genişletildiğine işaret etmektedir. Esnek çalışma modellerine ilişkin D.J. ve R.J. kararlarında ise “stand-by” süresinin çalışma süresi olarak değerlendirilmesi, pandemiyle yaygınlaşan uzaktan çalışmanın hukuki boyutuna ışık tutmaktadır. Devlet yardımları bağlamında görülen Ryanair v Komisyon kararı, sosyal amaçlı desteklerin rekabet hukuku ile çatışabileceği durumları analiz etmek açısından dikkat çekicidir. İnceleme sürecinde her bir karar, normatif ilkelerle uyumu, yaratıcı içtihat kapasitesi ve kriz sonrası sosyal güvenlik rejimlerine katkısı açısından değerlendirilmiştir. ABAD kararlarının sosyal güvenlik hukukunun yönünü belirlemede oynadığı rol, çok düzeyli sosyal koruma yapılarının inşasında yargısal yorumun belirleyici etkisini ortaya koymaktadır.In the 21st century, new social risks such as digitalization, flexible employment patterns, increased migration, and the climate crisis have necessitated a restructuring of European Union social security systems at both national and supranational levels. The COVID-19 pandemic has further exposed these vulnerabilities, serving as a comprehensive stress test for how social security law should operate under crisis conditions. This study thematically analyzes the post-pandemic case law of the Court of Justice of the European Union (CJEU) concerning social security, examining how the normative framework has evolved through judicial interpretation. Foundational rulings such as Martinez Sala, Grzelczyk, and Dano, alongside more recent decisions like INPS v WS and XI v Caisse, point to a broadening of cross-border social rights. In cases such as D.J. and R.J., the classification of "stand-by" time as working time reflects the legal implications of the widespread shift to remote work during the pandemic. The Ryanair v Commission judgment is particularly noteworthy for illustrating the tensions between socially motivated state aid and EU competition law. Each decision is assessed in light of its consistency with EU legal principles, its capacity for interpretive innovation, and its contribution to the post-crisis transformation of social security regimes. The role of the CJEU in shaping the trajectory of EU social security law highlights the pivotal function of judicial interpretation in constructing multi-level social protection frameworks
Examination of the Mathematics Curriculum Through the Stufflebeam Program Evaluation Model
This study aims to evaluate the Mathematics Curriculum of the Maarif Model,which was implemented in 2024 and represents a profound transformation inTurkey’s education system, within the framework of Stufflebeam’s CIPP(Context, Input, Process, Product) program evaluation model. Conductedbased on the qualitative research method, the study employed the documentanalysis technique and examined in detail the introduction section, learningareas, learning outcomes, instructional approach, and assessment dimensionsof the curriculum. The findings revealed that the curriculum is built uponphilosophical foundations that prioritize and give importance to national andmoral values, and that, with its student-centered and progressive structure, italigns with modern and contemporary instructional approaches that supportmeaningful learning. However, the limited number of examples regardingassessment processes and the uncertainties about the measurability ofcertain learning outcomes point to potential challenges that may beencountered during implementation. The study offers recommendations suchas enriching teacher guides in terms of subject explanation and examples,expanding the in-service training requested by teachers, and diversifyingassessment and evaluation tools to enhance the applicability of thecurriculum. It is considered that the study will contribute to students,teachers, academics, and thus to all educators, as well as to everyone workingin the field of curriculum development in education, serve as a reference forthe literature, and contribute to the shaping of educational policies.</p