Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
Not a member yet
    460 research outputs found

    KARBONATLAŞMANIN ÇELİK LİFLİ VE UÇUCU KÜLLÜ BETONLARDA ETKİSİ

    Get PDF
    Bu çalışmada uçucu külü katkılı betonlar ile normal betonlar çelik lif ile güçlendirilmiş ve betonların karbonatlaşma ve diğer özelliklerine bakılmıştır. Uçucu kül çimento ile kütlece %0, %10, %20 ve %30 oranlarında ikame edilmiştir. 30 mm uzunluğunda ve %30 mm çapındaki çelik lif ise hacimce olarak %1 oranında betonlara ilave edilmiştir. Betonlar üzerinde birim ağırlık, işlenebilirlik, aşınma, basınç dayanımı, elastisite modülü, eğilme dayanımı, tokluk, ultra ses hızı ve karbonatlaşma özellikleri incelenmiştir. Uçucu kül oranı tokluğa etkisi olmadı iken liflerin tokluğa önemli etkisi olduğu görünmüştür. Uçucu kül ve çelik lif karbonatlaşmada olumlu etki göstermiştir

    AFYONKARAHİSAR İLİ YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİ

    Get PDF
    Bu çalışmada, Türkiye’nin jeotermal enerji bakımından zengin bir kaynağa sahip ili olan Afyonkarahisar için yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli incelenmiştir. Güncel veriler kullanılarak güneşlenme süresi ve güneş enerjisi potansiyeli ele alınmıştır. Afyonkarahisar merkez, dinar ve Sultandağı istasyonlarının saatlik rüzgâr hızı verileri kullanılarak Weibull ve Rayleigh dağılımları hesaplanmıştır. Her istasyon için 2010 ve 2011 yıllarına ait aylık rüzgâr güç yoğunluğu belirlenmiştir.  Weibull ve Rayleigh dağılımlarının performansları karşılaştırılmış ve Rayleigh dağılımın daha kararlı sonuçlar ürettiği görülmüştür

    AÇIK OCAK NİHAİ SINIRLARININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

    Get PDF
    Bu çalışmada, madencilikte açık ocak nihai sınırlarının belirlenmesinin önemi ve bu amaçla kullanılan blok model kavramı incelenmiştir. Daha sonra açık ocak nihai sınırlarını bulmak için sık kullanılan yöntemlerden Dinamik Programlama, Grafik Teorisi, Hareketli Koni Algoritması ve Maksimum Akış Algoritması detaylı olarak incelenmiştir. Bu dört yöntem kullanılarak iki boyutlu bir blok model örneği üzerinde uygulama yapılmış ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre yöntemlerin avantaj ve dezavantajları belirtilmiştir

    WEB TABANLI AKILLI BİR DURAK SİSTEMİNİN GERÇEKLENMESİ

    Get PDF
    Haritalar; coğrafi ve mekânsal verilerin görüntülenmesi, yorumlanması ve analizinde kullanılan yaygın araçlardır. İnsanlar haritaları günlük hayatlarında yön ve adres bulmasında kullanırlar. Haritalar deprem araştırmaları, yurtiçi güvenlik ve erken uyarı sistemleri gibi çeşitli disiplinlerde uygulama ve kullanım alanlarına sahiptir. Toplu taşıma araçlarını kullanan birçok insanın duraklarda beklemelerinden kaynaklı zaman kaybı yaşanmaktadır. Bu çalışmada, toplu taşıma uygulamalarında araçların duraklarda bulunması gereken zamanı akıllı bir şekilde web tabanlı olarak kullanıcılara sunan bir sistem önerilmiştir. Ayrıca kullanıcılar her bir hattın güzergâhını harita üzerinde görebilmekte ve SMS veya e-posta yoluyla istediği hattın durağa geliş zamanını öğrenebilmektedir. Sistemin etkinliği, sentetik veriler üzerinde test edilmiş olup kullanıcılara zaman kazandırması açısından çok faydalı sonuçlar verdiği görülmüştür.

    YOL ARKADASİ: ANDROİD-TABANLI SİSTEMLER İÇİN BİR ARABA İMECESİ UYGULAMASI

    Get PDF
    Bu çalışmada Türkçe bilen kullanıcılar için Android işetim sistemi üzerinde çalışan akıllı telefon ve tablet bilgisayarlar için Yol Arkadasi isimli bir araç imecesi uygulaması tanıtılmaktadır. Araç imecesi aynı güzergahta sayahat eden kişilerin aynı aracı paylaşma uygulamasıdır. Araç imecesi yakıt tasarrufu, zararlı gaz salınımın azalması gibi çevresel faydalar sağlarken, sosyalleşme ve yol stresinin azalması gibi sosyal faydalar da sağlamaktadır. Benzerleri ile karşılaştırıldığında geliştirilen uygulama güçlü bir haritalama servisi ve güzergah eşleme fonksiyonları sunmaktadır

    MOBİL HİDROLİK TELESKOBİK VİNÇLERDE YÜK SALINIM KONTROLÜ

    Get PDF
    Bu çalışmada, mobil hidrolik teleskobik bir vincin öncelikle tasarımı yapılmış ve burada bir yük ile vinç tanımlanmıştır. Tasarlanan teleskopik vinç gerçek sistemdeki veriler dahil edilerek Matlab/Simulink programında modellenmiştir. Giriş sinyalleri etkisiyle oluşan salınım ölçülüp bu salınımı kabul edilebilir toleranslar dahiline düşürebilecek kontrolcü tasarlanmıştır. Çalışmanın ana hedefi, mobil teleskobik vinçlerin kaldırma silindirleri ve dönme merkezindeki tork tahriki ile hareket etmesi sonucu teleskobik vince bir halat vasıtasıyla bağlı olan yükün x, y, z referans eksenlerine göre açılı bir şekilde oluşan salınımını kontrolcü kullanarak minimize etmektir. Sistemin başarı kriteri, uygulamada ergonomik bir çalışma zemini hazırlayacak şekilde salınımı azaltmak olacaktır. Göz önüne alınması gereken bir diğer nokta ise vinci kullanacak operatörden bağımsız bir şekilde bu kontrolü sağlamak olacaktır.

    DÜŞÜK MALİYETLİ ADSORPLAYICILAR KULLANILARAK SULU ORTAMLARDAN FOSFAT GİDERİMİNİN ARAŞTIRILMASI

    Get PDF
    Bu çalışmada düşük maliyetli farklı atık maddeler kullanılarak atıksulardaki fosfatın giderimi kesikli bir sistemde incelenmiştir.  Fosfat giderimine adsorplayıcı derişimi ve fosfat derişiminin etkisi yüksek fosfat giderimi sebebiyle yumurta kabukları ve ponza taşı kullanılarak araştırılmıştır. Yumurta kabukları ve ponza taşı ile fosfat adsorpsiyonu mekanizması için deneysel verilere Langmuir ve Freundlich modeli uygulanmıştır. Her iki modelin deneysel verilerle uyum içinde olduğu görülmüştür. Langmuir modeli ile yumurta kabukları ve ponza taşı için elde edilen maksimum adsorpsiyon kapasitesi (qmax) sırası ile 19,23 mg/g (R2=0,943) ve 32,26 mg/g’dır (R2=0,894). Freundlich modeli ile elde edilen heterojenlik faktörü (1/n) değeri yumurta kabukları için 0,245, ponza taşı için 0,383 olarak bulunmuştur

    KLASİK RTK ve AĞ-RTK YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

    Get PDF
    Günümüzde nokta konumlarının belirlenmesinde GNSS yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu teknolojinin yoğun kullanımı, yüksek doğruluk ve duyarlıklı olarak gerçek zamanlı konum belirleme ihtiyacını doğurmuş ve bunun sonucu olarak öncelikle Standart (Klasik)- RTK (Real Time Kinematic) tekniği, ardından da Ağ-RTK (Network RTK) tekniği geliştirilmiştir. Günümüzde birçok ülkede sürekli gözlem yapan sabit GNSS istasyonları (CORS - Continuously Operating Reference Station) bulunmaktadır. Ülkemizde de Mayıs 2009’da faaliyete geçen, 146 istasyondan oluşan (KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)’de 4 adet dahil) ve tüm ülkeyi kapsayan TUSAGA-Aktif (CORS-TR) istasyonları bulunmaktadır.Bu çalışmada, Klasik RTK yöntemiyle sabit istasyona olan uzaklıklar 1-10 km.arasında oluşturulan otuzar noktalı 10 bölgede, hem GPS hem de GPS+GLONASS uyduları kullanılarak nokta konumları belirlenmiştir. Elde edilen koordinatlar her bölgede yapılan ölçüler sonucu elde edilen Ağ-RTK koordinatlarıyla ve bölge ayrımı yapılmaksızın tüm noktaların koordinatları bir bütün olarak karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma ile Klasik RTK yönteminde gezici alıcının sabit(referans) istasyonuna olan uzaklığının konum doğruluğuna etkisi araştırılmıştır. Yapılan değerlendirmeler neticesinde, konum doğruluğunu referans noktasına olan uzaklığın ve çevredeki engellerin (bina, hava alanı ve üstgeçit vb.) etkilediği görülmüştür.Test alanında yapılan ölçülerin değerlendirilmesi sonucu Ağ RTK ve Klasik RTK koordinatları arasındaki x ve y yönündeki farklar 0.2 cm. – 9.0 cm., ortalama hatalar ±1.28 cm. - ±4.39 cm, z yönündeki farklar ise 0.1 cm. – 15.7 cm., ortalama hatalar ise ±2.21 cm. - ±7.81 cm. arasında değişmektedir.

    MOBİL HİDROLİK TELESKOBİK VİNÇLERDE YÜK SALINIM KONTROLÜ

    Get PDF
    Bu çalışmada, mobil hidrolik teleskobik bir vincin öncelikle tasarımı yapılmış ve burada bir yük ile vinç tanımlanmıştır. Tasarlanan teleskopik vinç gerçek sistemdeki veriler dahil edilerek Matlab/Simulink programında modellenmiştir. Giriş sinyalleri etkisiyle oluşan salınım ölçülüp bu salınımı kabul edilebilir toleranslar dahiline düşürebilecek kontrolcü tasarlanmıştır. Çalışmanın ana hedefi, mobil teleskobik vinçlerin kaldırma silindirleri ve dönme merkezindeki tork tahriki ile hareket etmesi sonucu teleskobik vince bir halat vasıtasıyla bağlı olan yükün x, y, z referans eksenlerine göre açılı bir şekilde oluşan salınımını kontrolcü kullanarak minimize etmektir. Sistemin başarı kriteri, uygulamada ergonomik bir çalışma zemini hazırlayacak şekilde salınımı azaltmak olacaktır. Göz önüne alınması gereken bir diğer nokta ise vinci kullanacak operatörden bağımsız bir şekilde bu kontrolü sağlamak olacaktır

    BULDAN (DENİZLİ) YÖRESİNDEKİ METAMAGMATİK VE MAGMATİK KAYAÇLARIN JEOLOJİSİ VE PETROGRAFİSİ

    Get PDF
    The acidic magmatism of the Menderes Massif developed in relation with Pan-African orogenesis is represented by augen-gneiss and meta-granites in the region. Existence of ort+bi+gr, pl+gr mineral assemblage in the augen-gneisses indicate that a medium pressure metamorphism took place in high-temperature part of amphibolite-facies. “Chlorite+ epidote” (kt + epi), “chlorite+ biotite+ muscovite” (kt + bi + mus) and "mus + bi + gr" assemblages formed in the augen gneiss and metagranite, respectively suggest that Main Menderes Metamorphism, which can be defined as a Barrow-type regional metamorphism in green schist-lower amphibolite facies conditions (5-8 kb pressure and 430 -550 ° C), took place in the area between Late Paleocene-Middle Eocene. Presence of dark-colored enclaves with quartz diorite composition within the Pan African magmatics indicates existence of a mafic magmatism in the massif, distinct from basic one, mixed/mingled with felsic magmas. Postmetamorphic Gencellidere granite is a two-mica granite with a hypidiomorphic texture.Menderes Masifi'ndeki Pan-Afrikan orojenezi ile ilişkili olarak gelişen asidik magmatik aktivite, yörede gözlü gnays ve metagranitlerle temsil edilmektedir. Gözlü gnaysların sahip olduğu “ortoklaz+biyotit+granat” (ort+bi+gr), “plajiyoklaz+granat” (pl+gr) parajenezi, orta basınç amfibolit-fasiyesinin yüksek sıcaklık bölgesinde bir bölgesel metamorfizmaya işaret etmektedir. Gözlü gnays ve metagranitlerde gelişen “klorit+epidot” (Kt + epi), “klorit+biyotit+muskovit” (kt+bi+mus) ve “mus+ bi+gr” parajenezleri, yörede Geç Paleosen-Orta Eosen aralığında Barrow türü, yeşil şist-alt amfibolit fasiyesi koşullarında (5-8 kb ve 430-550 °C) gerçekleşen “Ana Menderes Metamorfizması” na işaret etmektedir. Pana-Afrikan magmatiklerde gözlenen koyu renkli, kuvars diyorit bileşimindeki anklavların varlığı, muhtemelen masifteki bazik intrüzyonlardan farklı, felsik magma ile karışmış mafik bir magmanın varlığına işaret etmektedir. Postmetamorfik Gencellidere graniti ise iki mikalı granit özelliğinde olup hipidiyomorfik taneli dokuludur

    430

    full texts

    460

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇