Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
Not a member yet
460 research outputs found
Sort by
INVESTIGATING USE OF PRESSURE PULSES TO ASSESS NEAR WELLBORE RESERVOIR PARAMETERS
Pressure surge in a pipe due to sudden flow rate change or full-stop of fluid flow is a pressure wave propagating in fluid along the pipe. This phenomenon has been used to determine the flow rate and to detect and monitor changes in effective flow diameter. It turns out that the pressure surge, also known as pressure pulse, can be used to estimate the formation transmissivity and storativity in the near wellbore region. In this study, propagation of pressure pulse generated by sudden valve closure is simulated with a transient pipe flow model, and it is coupled with a transient analytical reservoir model. The coupled model is used to estimate the reservoir parameters by history matching approach, which is to iterate the transmissivity and the storativity values until an acceptable match is obtained between the measured and simulated pressure history at the upstream of valve. The developed modeling and estimation scheme is applied with two data sets from a field well test to estimate reservoir parameters. The reservoir parameters transmissivity and storativity in the near wellbore region were obtained from the history matching analysis. Matching analysis with the coupled model on the recorded wellhead pressure during two tests showing obvious different flowing conditions points out very similar reservoir parameter values
ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ SEYİTLER YERLEŞKESİ ENERJİ TALEBİNİN YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIYLA KARŞILANMASI
Dünya genelinde sera gazı emisyonları, fosil yakıtların kıtlığı, artan elektrik talebi, mevcut enerji sisteminin yeniden düzenlenmesinin gerekli olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarının ne denli önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Türkiye’de özellikle hidroelektrik santrallerinden elde edilen enerji yatırımları yıllardır devam etmektedir. Yenilebilir enerjili sistemler üzerine yatırımlar ise son yıllarda hızlı bir şekilde yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Renewable Energy Tecnology Screen (RETScreen) yazılımı kullanarak Artvin Çoruh Üniversitesi Seyitler Yerleşkesinde Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası çerçevesinde lisans alma zorunluluğu bulunmayan 400 kWp güneş enerji sistemi ve 100 kWp rüzgâr enerji sistemini kapsayan bir tesisin fizibilite çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapımı düşünülen hibrit sistem ile yerleşkenin elektrik talebi de göz önüne alınarak şartlara göre en uygun çözüm bulunmaya çalışılmıştır
KİTOSAN/ter(GMA-MA-NTBA) POLİMER İLE MİKROKAPSÜL HAZIRLAMA VE KARAKTERİZASYONU
Bu çalışmada, ilk kez sentezlenecek olan ter(GMA-MA-NTBA) polimer ile mekanik kararlı kompozit kitosan mikrokapsüllerin hazırlanması amaçlanmıştır (glisidil metakrilat: GA, maleik anhidrit: MA, N-ter-butilakrilamid: NTBA). Sentezlenen ter(GMA-MA-NTBA) polimerin farklı oranlarını içeren kitosan tabanlı mikrokapsüller hazırlanmış ve yapısal kararlılığı optimize edilmiştir. Polimer-kitosan mikrokapsüller glutaraldehit çapraz bağlayıcı ile daha dayanıklı hale getirilmiştir. Mikrokapsüllerin morfolojileri taramalı elektron mikroskobu (SEM), kimyasal yapıları FT‐IR spektroskopisi ve Nükleer Magnetik Rezonans (1H-NMR) spektroskopisi ve asit sayısı vizkozimetri ile belirlenmiştir. Bu çalışma, ekonomik, yenilenebilir yeni nesil kompozit mikrokapsül üretiminin gelişmesine katkı sağlayabilir
BİLGİSAYARLI GÖRÜ SİSTEMLERİ İÇİN SİSTEM TASARIMI VE KONTROLÜ
Bilgisayarlı görme uygulamaları için aydınlatma ve sahne önemlidir. Nesnelerin özelliklerini belirlemek ve istenilen kalitede görüntü alabilmek, aydınlatma koşullarının olabildiğince sabit ve kontrollü olması ile sağlanır. Çalışmada bilgisayarlı görü uygulamalarında görüntünün dış koşullardan etkilenmemesi için bir ışık havuzu oluşturulmuştur. Sistemindeki LED aydınlatma armatürlerinin sürülmesi, ışık miktarının ve renk yelpazesinin bilgisayar ile kontrol edilmesi sağlanmıştır. Ayrıca iki farklı aydınlatma kaynağı kullanılarak mesafelere göre ışık havuzunun orta noktasına düşen aydınlık düzeyinin hem lüksmetre hem de görüntü işleme teknikleri ile belirlenmiştir
HASANOĞLAN (KD ANKARA-TÜRKİYE) BÖLGESİNİN JURA-ERKEN KRETASE YAŞLI ÇÖKELLERİNİN SEDİMANTOLJİK VE LİTOFASİYES ÖZELLİKLERİ
Ankara’nın kuzeyinde Erken Jura-Erken Kretase yaşlı kayaçlar yaklaşık olarak GB-KD yönde uzanan tektonik kontrollü bir havzada çökelmiştir. İstif içerisindeki yanal ve düşey yönde değişimler sinsedimanter tektonizmadan kaynaklanmaktadır. Çalışma alanında Jura-Alt Kretase istifi, hafif metamorfik (Karakaya Kompleksi) kayaçlar üzerine açılı uyumsuzlukla yer almaktadır. Sedimanter istif içerisinde 8 litofasiyes ve bu litofasiyeslerin çökeldiği 3 farklı çökelme ortamı tanımlanmıştır. İstif deltaik konglomera ve kumtaşı ardalanması ile başlamaktadır (Bayırköy Formasyonu-Çoraklıktepe Üyesi; Tane destekli kalın tabakalı çakıltaşları, İnce-kaba taneli çakıllı kumtaşları ve İnce-kaba taneli bol fosilli kumtaşları litofasiyesleri). Ortamın derinleşmesi ile bol fosilli kızıl renkli krinoidal kireçtaşları ve ammonitli marnlar, kumlu kireçtaşlarını uyumlu olarak örtmektedir. Geç Pliyensbahiyen-Erken Toarsiyen döneminde kırıntılı kayaçlar tedrici olarak alacalı renkli kırmızı kireçtaşlarına geçiş gösterirler. Bu tipik Ammonitico Rosso fasiyesi (Kırmızı renkli yumrulu kireçtaşı litofasiyesi) kırmızı-bordo renkli çamurtaşları (Kırmızı renkli karbonatlı çamurtaşı litofasiyesi) içerisinde mercek geometrisi sunmaktadır (Beytepe Üyesi). Çalışma alanında Kalloviyen sonrasında gelişen blok faylanmanın bir sonucu olarak taban topoğrafyası değişmiştir. Bunun sonucunda Pelajik Karbonat Platform sedimentleri (Çakırlardere Formasyonu; Pelajik oolitli kireçtaşları ve Mikritik kireçtaşı litofasiyesi) direkt olarak temelin üzerine depolanmıştır. Bu durum sinsedimanter faylanmanın bir sonucu olarak açık denizdeki sığlıkları işaret etmektedir. Pelajik oolitli karbonatlar yanal ve düşey olarak çörtlü kireçtaşlarına geçiş göstermektedir (Soğukçam Formasyonu; Çörtlü kireçtaşı litofasiyesi). Geç Jura- Erken Kretase döneminde ortamın hızla derinleşmesi ile tüm istifin üzerine pelajik biyomikritler çökelmiştir
A NOVEL APPROACH BASED ON ELEPHANT HERDING OPTIMIZATION FOR CONSTRAINED OPTIMIZATION PROBLEMS
Many real-world problems can be formulated as an optimization problem and they have some constraints generally. To overcome these constraints, bio-inspired algorithms are adapted to constrained optimization using constraint handling methods and some modifications. In this study, a new approach is developed to solve constrained optimization problems with elephant herding optimization algorithm which is a newly-emerging optimization technique. Besides the basic EHO, two EHO variants (EHO-NoB and GL-EHO) are adapted to constrained optimization with this approach. The well-known thirteen constrained benchmark functions are used to analysis the performances of algorithms. Experimental results show that the GL-EHO has a better performance than the basic EHO and other algorithms. In addition, the results of GL-EHO are comparable level with the result of another EHO variant in the literature
DELME HIZI VE BASKI KUVVETİNİN ENERJİ TÜKETİMİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
Artan sanayileşme ve madenciliğin gelişmesiyle beraber dünyada son yıllarda sondaj çalışmaları artmıştır. Madencilikte birçok amaçla kaya birimlerinde delikler delinmektedir. Kayaların farklı ekipmanlarla delinmesi esnasında makinelerin performansına birçok faktör etki etmektedir. Araştırmacılar daha verimli bir delme işlemi için, bu faktörler içeresinden, değiştirilebilir parametreler üzerinde çalışmalar sürdürmektedirler. Delinebilirlik analizlerinde delme hızı önemli bir göstergedir. Kaya maddesinde verimli bir delmenin gerçekleştirilebilmesi için, delme hızının genelde yüksek olması arzu edilir. Fakat delme hızının artması için uygulanan prosedürler tüketilen enerjinin de artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, delme işleminde enerji tüketiminin daha önceden tahmin edilebilmesi projeler için büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, yedi farklı kaya biriminde 10 farklı baskı kuvvetinde ve dört faklı dönme hızında delme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Delme deneyleri soncunda elde edilen verilerle güç tüketimlerinin değişimi araştırılmıştır. Ayrıca, delme hızıyla enerji tüketimi arasında ilişkiler değerlendirilerek bazı eşitlikler geliştirilmiştir
KOBALT KATKILI ÇİNKO OKSİT NANOPARÇACIKLARIN YAPISAL ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ
Bu çalışmada, katkısız ve Co (%1, %3 ve %5 ) katkılı ZnO nanoparçacıkları ucuz ve kolay bir yöntem olan mekanik bilyeli öğütme tekniği ile üretildi. Elde edilen nanoyapılı ürünlerin kristal özelliklerini ve yerel atomik yapılarını belirlemek için X-ışını kırınımı ve sinkrotron-temelli X-ışını soğurma spektroskopisi ölçümleri kullanıldı. Tüm örnekler için tek-fazlı wurtzite yapısı gözlendi. X-ışını soğurma spektroskopisi sonuçları, Co2+ iyonlarının saptanabilir herhangi bir ikincil faz oluşturmadan ZnO wurtzite örgüsündeki Zn2+ bölgelerine başarıyla geçtiğini açıkça gösterdi. Co katkılı ZnO nanoparçacıklarının yapısal özelliklerini detaylı şekilde inceleyen bu çalışma, katkılı ZnO’ nun hem spintronik hem de diğer nanoteknolojik uygulama alanlarındaki potansiyel kullanımına önemli bir katkı oluşturabilir
PURIFICATION PHASES OF ZINC SULPHATE SOLUTION OBTAINED FROM NEUTRAL LEACHING PROCESS OF ZINC CALCINE
The aim of this paper is based in analyze of the zinc sulphate solution obtained from neutral leaching process of zinc calcine in "Trepca" and its purification from impurities. This solution besides zinc contains also and other impurities such as (Cu, Cd, Co, Ni, As, Ge, Sb, Se, Te, Ag etc.), which are with different concentrations. The sulphate solution can released from metal impurities based on the fact that they have higher electro - chemical potential than zinc and, as such, during the refining process they separate and precipitate in metallic form .Treatment of solution with appropriate technological methods technologically is very important in continuation of the electrolysis process and is accompanied by economic effects, because of non-ferrous and rare metals benefit. In this paper are described the phases of the purification process including acidic purification, cooling, needed materials and equipments for the refining process. Also, special attention is dedicated to the factors that have influence in the process development such as concentration, temperature, time, compressed air, etc
OPTOELEKTRONİK SENSÖR KULLANARAK NEFESTE BULUNAN SU BUHARI ANALİZİNİN ARAŞTIRILMASI
Bu çalışma kapsamında, biyomedikal uygulamalar için kullanılabilecek olan eksen-dışı kovuk-artırılmış soğurma spektroskopisine dayalı optoelektronik sensör kullanılarak nefeste bulunan su buharı analiz çalışmaları yapılmıştır. İlk önce HITRAN veri tabanı kullanılarak teorik çalışma yapılmış ve su buharı molekülünün algılanması için kullanılabilecek olan soğurma çizgisi tespit edilmiştir. Ardından, bulunan soğurma çizgisi kullanılarak nefesteki su buharı molekülü analiz edilmiştir. Bunun için 1250-1350 nm aralığında dalga boyu taranabilen dış kavite diyot lazer sistemi kullanılmıştır. Lazerden çıkan ışın, 50 cm odak uzaklığına sahip bir mercek ve bir ayna kullanılarak eksen dışı (off axis, OA) düzenekte, kovuk artırılmış soğurma spektroskopi kovuğuna bağdaştırılmıştır. Kovuk, 700 nm ile 1650 nm spektral aralığında çok yüksek geri yansıma katsayısına sahip (% 99.96), 1 m eğrilik yarıçapında ve 2.54 cm çapında iki tane aynadan oluşmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla, su moleküllerinin analizi için ilgili spektral alan ilk defa bu çalışmada kullanılmıştır