Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
Not a member yet
460 research outputs found
Sort by
ÇEKME BÖLGESİ LİFLİ BETON OLAN CAM FİBER TAKVİYELİ POLİMER (GFRP) ve ÇELİK DONATILI ETRİYESİZ KİRİŞLERİN EĞİLME ETKİSİ ALTINDAKİ DAVRANIŞI ve HASAR ANALİZİ
Donatı çeliğinde meydana gelen korozyon, yapı elemanlarının önemli problemlerinden biri haline gelmiştir. Bu yüzden son yıllarda, lif takviyeli polimerler (FRP), korozyon dayanımı yüksek olması sebebiyle, çelik donatılara alternatif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, FRP donatıların yüksek dayanımı, hafif olması ve kimyasal etkilere karşı dayanımı özellikle endüstriyel alandaki kullanımını arttırmıştır. Bu çalışmada, çekme bölgesinde 5 cm yüksekliğinde polipropilen lif katkılı betonun kullanıldığı çelik ve GFRP donatılı etriyesiz kirişlerin eğilme etkisi altındaki davranışı deneysel olarak incelenmiş ve devamında hasar analizleri yapılmıştır. Bu amaçla geleneksel çelik ve GFRP donatılı etriyesiz kirişler üretilmiş ve üç noktalı eğilme testleri yapılmıştır. Eğilme testleri sonrasında eğilme dayanımları hesaplanarak yük-deplasman grafikleri oluşturulmuş, malzeme davranışındaki farklılıklar incelenmiştir. Deneylerden sonra GFRP donatılarda oluşan hasarlar incelenmiş ve hangi hasar modları olduğu tespit edilmiştir. Çalışmalar sonucunda GFRP donatılı kirişlerin eğilme performanslarının büyük oranda arttığı görülmüştür
A FAST BISECTION BASED ANALYZER DESIGN FOR THE DETERMINATION OF MODES IN CIRCULAR WAVEGUIDES
Determination of zeros of Bessel functions and their derivatives are essential in the TE and TM modes supported by the circular waveguides. However, since these functions are conventionally defined as infinite series, fast calculation of their numerical values and zeros with reliable accuracy requires improved numerical techniques or approximations. Moreover, modes are usually sorted by human inspection and instant retrieval of correctly ordered modes becomes essential especially for higher mode-index values. Here, a fast computational algorithm design based on the numerical Bisection method to determine the sorted TE and TM mode solutions of the circular waveguides is presented. Our suggestion involves: i) determination of the critical points close to the zeros of Bessel functions and their derivatives within the user selected sampling width (typically =0.01), ii) application of the numerical Bisection method to these functions one after another to scan up to the user selected maximum index number by using these critical points up to maintain the user selected sensitivity values, iii) Bubble sorting of the unified roots matrix, iv) scan the bubble sorted roots matrix to decide the mode type. As a result, our design finds the related TE and TM modes along with the cut-off and propagating wave frequencies in the correct order with a very fast calculation by the user controlled Computable Document File (CDF) environment
AN AUTOMATED COMPUTER-AIDED DETECTION (CADe) AND DIAGNOSIS (CADx) SYSTEM FOR BREAST MICROCALCIFICATIONS IN MAMMOGRAMS
ABSTRACTAn automated computer aided diagnosis system has been proposed for detection of microcalcification (MC) clusters in mammograms. The proposed system is a whole system including suspicious regions identification, MCs detection, false positive reduction and benign/malign classification. For classification of suspicious microcalcification regions, a multilayer perceptron (MLP) neural network was used with grey level co-occurrence matrix (GLCM) and statistical features. Then to decrease the false positive classification ratio, we used cascade correlation neural network (CCNN) with grey level run length matrix (GLRLM) features. In the last step, hybrid form of discriminant analysis and support vector machine (SVM) methods were used with GLRLM features for benign/malign classification of detected MC clusters. The open access Mammographic Image Analysis Society (MIAS) database was used for the study. Experimental results show that the proposed algorithm obtained 86% sensitivity, 98.3% specificity and 1.163 FPpI rates for detection an for diagnosis of breast cancer, the obtained sensitivity and specificity values are 100% and 100% respectively. Despite the vision difficulty of MC clusters, the novel system provides very satisfactory results. Furthermore, the developed system is fully automatic whole system which gives outputs as percentages and transformed assessment categories. Keywords: Mammograms, Breast cancer, Computer aided diagnosis, Cascade correlation neural network (CCNN), Grey level co-occurrence matrix (GLCM), Grey level run length matrix (GLRLM).
NANO MATERYAL İÇERİKLİ KATKILARIN YAKIT ÖZELLİKLERİNE VE EGZOZ EMİSYONLARINA ETKİLERİ
Bu çalışma; dizel, biyodizel, su içeren emülsiyon yakıtları ve çeşitli yakıt karışımları gibi dizel motor yakıtlarında nano materyal içerikli katkıların kullanılmasının motor performansı ve emisyonlara etkileri üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltması için üç farklı teknik uygulanmaktadır. Zaralı emisyonları azaltmak için uygulanan tekniklerden ilki motor tasarımda ve yakıt püskürtme sisteminde değişiklikler yapılarak yanmanın iyileştirilmesidir. Ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir süreçtir. İkinci teknik katalitik konvertör ve partikül filtresi gibi çeşitli egzoz gazı cihazlarını kullanmaktır. Ancak, bu cihazlar dizel motorun performansını olumsuz yönde etkiler. Dizel motorlarda, emisyonları azaltmak ve aynı zamanda dizel motorun performansını artırmak için kullanılan üçüncü teknik ise çeşitli yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardan yayılan en önemli kirleticiler azot oksit (NOx) ve partikül madde (PM-is) emisyonlarıdır. Uygulamada, NOx ve PM emisyonlarını birlikte azaltmak oldukça zordur. Emisyonları azaltmanın ve motor performansını artırmanın en iyi yolunun nano materyal içerikli katkıların ve suyla emülsiyonlaştırılmış yakıtların kullanımı olduğu birçok araştırmacı tarafından bildirilmektedir. Bu derlemede çeşitli dizel motor yakıtlarında farklı nano materyal içerikli katkıların kullanımının yakıt özellikleri ve egzoz emisyonlarına etkileri incelenmiştir
KİTOSAN KAPLI KAOLİN BONCUKLARININ SULU ÇÖZELTİLERDEN KROM(VI) UZAKLAŞTIRILMASINDA ADSORBAN OLARAK KULLANIMI
Filtrasyon, iyon değişimi, kimyasal çöktürme ve membran sistemleri gibi fizikokimyasal prosesler ağır metaller içeren atık suların saflaştırılmasında kullanılmaktadır. Adsorpsiyon metodu daha ekonomiktir ve diğer proseslere göre bazı üstünlüklere sahiptir. Son yıllarda araştırmacılar düşük maliyetli ve kolayca elde edilebilen adsorbanların elde edilmesi yönünde çalışmalar yapmaktadırlar. Bu çalışmada, sulu çözeltilerden Cr(VI) iyonlarının giderilmesinde düşük maliyetli adsorban olarak hazırlanılan kitosan kaplı kaolin kompozit bocukları kullanımı araştırılmıştır. Kitosan kaplı kaolin boncukları, kitosan ve kaolin karışımının alkali bir banyoya, damla damla ilavesiyle hazırlanmıştır. Kitosan kaplı kaolin kürecikleri kullanarak sulu çözeltiden Cr(VI) adsorpsiyonu üzerine pH, sorbent dozu, başlangıç metal konsantrasyonu ve temas süresinin etkileri sistematik olarak incelendi. Çözeltinin pH'sı 2-6 aralığında değiştirilmiş ve kitosan kaplı kaolin boncukları ile Cr(VI) adsorpsiyonunun pH’ya bağlı olduğu tespit edilmiştir. Denge verilerini tanımlamak için Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon izoterm modelleri uygulanmıştır. Veriler Langmuir modele uygun olduğu görülmüş ve 2 h temas süresince kitosan kaplı kaolin boncuklarının Cr(VI) için maksimum adsorpsiyon kapasitesi 31.98 mg/g olarak bulunmuştur
FPGA TABANLI DİJİTAL HABERLEŞME SİSTEMLERİNİN SYSTEM GENERATOR ARACI İLE ANALİZİ
Sayısal haberleşme sistemlerinde, verici tarafından iletilen verinin alıcı tarafına minimum hata ile ulaştırılması arzu edilmektedir. Ancak iletilen veri, kullanılan modülasyon tekniği, kodlama ve kanal yapısına dayalı çeşitli sebeplerden dolayı bozulmaya maruz kalmaktadır. Bu bozulma, iletim süresince alıcıya ulaşan hatalı bitlerin sayısının bütün bitlere oranı “bit hata oranı” BER olarak tanımlanmaktadır ve bu oran iletişim sisteminin kalitesini belirlemektedir. Günümüzde yapılan akademik çalışmalarda haberleşme sistemlerini analiz etmek için genellikle Matlab benzetim programları kullanılmaktadır. Ancak, bu şekilde yapılan ölçümlerin zaman alıcı olmasının yanı sıra benzetim programlarının da gerçek bir haberleşme sistemini tam olarak temsil etmediği düşünülmektedir. Bu sebeple, bir haberleşme sisteminin FPGA gibi paralel çalışan hızlı modüllerle gerçekleştirilmesi ve bu sistem üzerinden gerekli ölçümleri yapılmasının daha hızlı, gerçeğe yakın ve özgün olacağı düşünülmektedir.Bu çalışma ile BPSK (iki seviyeli faz kaydırmalı anahtarlama) ve QPSK (dört seviyeli faz kaydırmalı anahtarlama) modellerine uyarlanabilen FPGA (Alan Programlanabilir Kapı Dizileri) tabanlı bir gömülü haberleşme sistem tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan sistem daha sonra FPGA tabanlı sistemleri analiz etmek için kullanılan Xilinx firmasının geliştirdiği System Generator aracı ile analiz edilmiştir. İletilen veri minimum hata ile tekrar elde edilmeye çalışılmıştır
FREKANS ANALİZİNDE ALTERNATİF BİR PARAMETRE TAHMİN METODU
Taşkınlar, sağanaklar ve kurak akımlar gibi ekstrem hidrolojik olayların frekans analizi, su kaynakları sistemlerinin planlanması, boyutlandırılması ve işletilmesi açısından büyük önem arz ettiği gibi, bu ekstrem olayların ekonomik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlarından kaçınma konusunda da büyük fayda sağlamaktadır. Frekans analizinin önemli adımlarından biri uygun dağılım modelinin parametrelerinin tahmin edilmesidir. Bu makalede, merkezi eğilimin robust (sağlam) bir parametresi olan M (medyan), istatistiksel saçılmayı gösteren robust parametre IQR (kuartiller arası uzaklık) ve kuartil çarpıklık katsayısı QCs istatistiklerini kullanan alternatif bir parametre tahmin metodu (RİM) (Robust İstatistikler Metodu) anlatılmaktadır. Çalışma kapsamında, özellikle hidrolojik frekans analizinde yaygın bir şekilde kullanılan altı farklı olasılık dağılım fonksiyonuna (Normal, 2 ve 3 parametreli lognormal, Gamma, Gumbel, ve genelleştirilmiş ekstrem değer GEV) yer verilmiştir. Medyan ve kuartiller arası uzaklık gibi robust istatistiklerin kullanılmasının, aykırı gözlemlerin varlığından veya değişiminden kaynaklanan etkilere karşı daha güvenli parametre tahmini sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada sayısal örnekler olarak, altı yağış istasyonunun 24 saat süreli yıllık maksimum yağış şiddeti verileri kullanılmıştır. Son olarak, Robust İstatistikler Metodu ile elde edilen parametreler kullanılarak hesaplanan belli olasılıklı tahminler (kuantiller), Maksimum Olabilirlik Metodu, Momentler Metodu ve Olasılık Ağırlıklı Momentler Metodu gibi geleneksel parametre tahmin metotlarıyla elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır
ERİMİŞ TUZ İÇİNDE ELEKTROKİMYASAL İNDİRGEME YÖNTEMİYLE SİLİSYUM ÜRETİMİ
Gözenekli silisyum dioksit peletlerinin 2,8 V potansiyel farkı uygulanarak CaCl2 tuzu ve CaCl2-NaCl tuz çözeltisi içerisinde elektrodeoksidasyon yöntemiyle indirgenmesi incelenmiştir. Çalışma, katotta kullanılan iletken malzemelerinin, sıcaklığın ve tane boyutunun indirgenmeye olan etkilerinin araştırılmasını içermektedir. Başlangıçta kullanılan malzemelerin ve elektroliz sonucunda elde edilen ürünlerin yapısı ve morfoljisi X-ışınları kırınımı analizi ve taramalı elektron mikroskobu ile belirlenmiştir. Nikel ve paslanmaz çelik katotta iletken malzemeler olarak kullanılmış ve katotta oluşan silisyumun katot iletken malzemesi olarak kullanılan metallerle reaksiyona girdiği görülmüştür. X-ışınları kırınımı analizi ile silisyumun, katot iletken malzemesi olarak kullanılan nikelle nikel-silis bileşikleri oluşturduğu, paslanmaz çelik içindeki demirle de demir-silis bileşikleri oluşturduğu belirlenmiştir. Oluşan nikel-silis bileşiklerinin, miktar olarak, demir-silis bileşiklerinden daha fazla olduğu görülmüştür. Sonuçlar, akım zaman grafikleri, kompozisyonlar ve mikroyapılar incelenerek yorumlanmıştır
GEOLOGICAL AND GEOMECHANICAL PROPERTIES OF SOME CARBONATE MARBLES AND BASALT STONE FROM MOROCCO
The natural rocks used today as well as in the history for a variety of purposes were a subject of different alteration, weathering and deterioration conditions. These conditions are strictly controlled by environment and nature of rock varieties (marble and stone). This study is a first approach to understand the relation between some geological features and behavior against salt (Na 2SO4) decay of Moroccan marbles and stones. For this purpose, widely used four dolomitic limestones, two crystalline limestones, one limestone and one basalt sample (total 8) were chosen from Morocco. Extra attention paid to choose locations being a representative of all Moroccan country. The carbonate samples (limestone and dolomite) consist of mainly dolomite and calcite with micritic and sparitic cement. The sole, non-carbonaceous sample is basalt of Khenifra containing mainly plagioclase and pyroxene. In general, both bulk-dry and powder density values of the studied rock samples are homogeneous. The limestone of Bir Jdid has the highest (10.81 %) effective porosity and dry weight loss value (4.61 %). The loss on ignition value of the Khenifra basalt has the lowest value with 1.26 %. The loss on ignition values are also relatively uniform. The obtained data indicate that outdoor uses (especially in coastal areas) of limestones of Bir Jdid and dolomitic limestones of Taza are more risky than the others
TREATMENT ALTERNATIVES FOR MICROPOLLUTANT REMOVAL IN WASTEWATER
Present of micropollutants in aquatic environments has become an alarming environmental problem for both living creatures and environment. Micropollutants, also called as emerging contaminants arise from natural substances and increasing variety of anthropogenic events. Micropollutants consist of pharmaceuticals, personal care products, steroid hormones, industrial chemicals, pesticides, polyaromatic hydrocarbons and other recently seen compounds. These emerging contaminants are commonly found in very low concentration in different water bodies ranging from a few ng/L to several μg/L. Many existing Wastewater Treatment Plants (WWTPs) in all over the world are not especially designed for removing micropollutants. Low concentration and diversity of micropollutants complicate the dedection and analysis procedures during the treatment processes. Furthermore, entering micropollutants to the WWTPs continuously and stable structure of many micropollutants make difficult to eliminate these emerging compounds sufficiently. Therefore, many micropollutants of unknown concentration pass to aquatic environment from WWTPs. The occurence of micropollutants with a significant levels in aquatic environments disrupt the aquatic ecosystems with a number of adverse effects including short-term and long-term toxicity such as endocrine disrupting effects. Besides the known negative effects of micropollutants there are great number of micropollutants whose effects on living organisms are still unknown. As a result, removing these compounds is of a great importance both to protect environmental ecosystem and human health. Considering that the conventional methods are insufficient for removing the micropollutants other alternative treatment methods including coagulation–flocculation, activated carbon adsorption (powdered activated carbon and granular activated carbon), advanced oxidation processes (AOPs), membrane processes and membrane bioreactor can be applied for better removal.In this study, alternative treatments methods and removal efficiencies of each treatment methods on different micropollutants were investigated and all alternative treatment methods were compared between each other in terms of micropollutant removal rates