Journal of Physical Education and Sports Studies (Turkish Physical Education Teachers Association)
Not a member yet
221 research outputs found
Sort by
Sosyal etkinlikler
Geriye dönüp takvim yapraklarını karşıtırdığımız zaman geçen günlerin hiç boş geçmediğini görüyoruz. İşte çıkamadığımız günlerdeki sosyal etkinliklerimizin sizler için şöyle bir özetini hazırladık bilgilerinize sunarız.26 Nisan 1992'de bahar yemeği için Koşuyolu Öğretmen Evinde beraber olmuştuk, işte ondan sonrasını beraber izleyelim
Türkiye Beden Eğitimi Öğretmenleri ve Spor Kulübü Derneği
İlgi dilekçenizde, derneğinizin spor eğitim ve öğretimi ile ilgili yayın faaliyetinin kurumlar vergisinden muaf olup olmadığı sorulmaktadır.Bilindiği gibi, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1/D maddesi ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler vergi mükellefiyetine alınmış, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler vergi mükellefiyetine alınmış, dernek ve vakıfların kendisi Kurumlar Vergisinin konusu dışında bırakılmıştır. Aynı kanunun 5'nci maddesinde de dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu, bunların kazanç gayesi gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla tevdi edilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya iş yerinin bulunmamasının mükellefiyetlerine tesir etmeyeceği hükme bağlanmıştır
Neden Spor Bilimleri Fakültesi?
Ülkemizde 1915 yılından başlayarak askeri okullar dışında kalan okulların programında yer alan beden eğitimi derslerini yürütmek üzere, ilk kez 1932-1933 öğretim yılında Ankara- "Gazi Eğitim Enstitüsü ve Orta öğretmen Okulu" bünyesinde bir Beden terbiyesi Şubesi" açılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının beden eğitimi öğretmeni ihtiyacı; 1934-1935 öğretim yılından başlayarak 1969-1970 İstanbul-Atatürk, 1976-1977 öğretim yılında İzmir-Buca Eğitim Enstitüleri bünyesindeki beden eğitimi bölümlerinin mezun vermesine kadar, Ankara-Gazi Eğitim enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünce karşılanmaya çalışılmıştır
20. asırda sporumuz
Konuya tam girebilmek için eski Türk boylarındaki spor faaliyetlerine özet olarak değinmekte yarar vardır. M.Ö. 4000 yıllarında hayvancılık ve kısmen tarımla uğraşan Moğol Türklerinde spor faaliyetleri olduğunu ve ilkel gereçlerle uygulandığını Prof. Dr. VOLFRAM EBERHARD'ın Çin Tarihi adlı kitabından öğreniyoruz.20. asıra ve önemle Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar Türk toplumlarında genel olarak savaş sporları ağırlıklı şekilde göze çarpmaktadır.Savaş öncesi, savaşa gidecekleri zaman, fiziksel, psikolojik ve fizyolojik olarak hazırlanmak için, savaş sonrasında da zaferleri kutlamada ve diğer şölen, tay gibi eğlencelerde, ayrıca (yug) cenaze törenlerinde yerine göre çeşitli spor gösteri ve oyunları uygulanıyordu
Antropometrik Özelliklerin Mini Voleybolcuların Servis Performanslarına Etkileri
oai:ojs.www.besad.org:article/4Bu çalışmanın amacı, antropometrik özelliklerin küçük yaştaki sporcuların voleybolda servis performansına etkilerinin olup olmadığının incelenmesidir. Modifiye bir voleybol oyunu olan mini voleybol sporuna katılım sağlayan ve yaşları 10 ve 11 olan 14 kız ve 17 erkek denek gönüllü olarak bu araştırmaya katılmıştır. Voleybolda başarıyı etkileyen temel becerilerden bir tanesi servis atışıdır. Deneklerin alttan servis performanslarının değerlendirilmesinde, araştırmacı tarafından geliştirilen alttan servis performans testi (ASPeT) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda kol boyu uzunluğunun erkeklerde performans üzerinde herhangi bir fark yaratmadığı, kız oyuncularda ise kol boyu uzunluğunun alttan servis performansına etkisinin olduğu bulunmuştur (p<0,01). Adölesan dönemde meydana gelen gelişimsel farklılıklara bağlı olarak, bireyler arasında antropometrik özelliklerde de farkların oluşabileceği ve performans farklılıklarının da görülebileceği ancak zaman içerisinde bu avantajın/dezavantajın nötralize olabileceği bilindiğinden, sportif performansın değerlendirilmesinde adölesan dönemde performans değerlendirmesi yapılırken antropometrik özelliklerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır
IAAF Çocuk Atletizmi Oyunlarının 11-12 Yaş Grubu Çocukların 1000m Dayanıklılık Koşu Performansına Etkisi
Bu çalışmanın amacı 8 hafta uygulanan IAAF Çocuk Atletizmi içerisindeki 8 dk dayanıklılık koşusu, formula 1, sprint/engel/slalom bayrak koşusu oyunlarının 11–12 yaş grubu çocukların 1000 m koşu performansı üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya 36 erkek öğrenci (yaş: 11.50±0.52 yıl) gönüllü denek olarak katılmıştır. Denekler 3 gruba ayrılmıştır [Grup 1 (n=12): 8 dk Dayanıklılık Koşusu Grubu, Grup 2 (n=12): Formula 1 Grubu (n=12) ve Grup 3 (n=12) Sprint/Engel/Slalom Bayrak Koşusu Grubu]. Her grup 8 hafta, haftada 3 gün, günde 45 dk (ısınma evresi: 20 dk, esas (oyun) evre: 20 dk, soğuma evresi: 5 dk) antrenman programı uygulanmıştır. Bütün gruplara ön-test ve son-testler öncelerinde 10 dk ısınma koşusu, 10 dk gerdirme ve 4x50 m artırma koşusu yaptırılmıştır. Sekiz haftalık antrenman öncesi ve sonrası 1000m koşu performansları test edilmiştir. Grupiçi ön-test ve son-test karşılaştırmaları için Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testi kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak p £ 0.05 alınmıştır. Her grubun ön-test ve son-testleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur [(Grup 1: Z= -3.061, p £ 0.01, 285.25s’den 255.50s’ye), (Grup 2: Z= -3.061, p £ 0.01, 308.0s’den 289.1s’ye) ve Grup 3: Z= -2.551, p £ 0.05, 301.1s’den 291.0s’ye)]. Sonuç olarak aerobik dayanıklılığın devamlı yüklenme, fartlek, interval gibi yöntemlerin dışında oyun formatındaki çalışmalarla da geliştirildiği ve özellikle çocuklarda sürekli koşular ya da aynı türdeki yüklenme antrenmanlarının sıkıcı geçmesini engellemede etkili olabileceği düşünülmektedir
Üst seviyedeki Türk cimnastikçilerinde seri sonrası laktik asit miktarının ölçülmesi ve diğer parametrelerle ( seri süresi, yorgunluğu, puanı) karşılaştırılması
Çalışmanın amacı cimnastik serisi sonrası kan laktat birikimi ile seri puanı arasında karşılaştırma yapmak ve serisüresi ile seri yoğunluğunun kan laktat üzerine etkisini bulmaktı. Çalışmaya Ankara'daki Türkiye şampiyonasına (1989) katılan 29 cimnastikçi istekli olarak iştirak etmiştir. Cimnastikçilerin klasmandaki yerleri yaş ve cinsiyet kategorilerine göre yapıldı. Her cinsiyetin iki yaş kategorisi vardı ve bunlar 15 yaşından büyükler 1. kategori 11 ile 15 yaş arası 2. kategori olarak sınıflandırılmıştır.Her cimnastikçi için seri bitiminden 5 dakika sonra parmak uçları temizlenip kan örnekleri alındı ve 30 dakika içinde Barker-Summerson metodu kullanılarak kan laktat konsantresi ölçüldü. Çalışmanın sonucunda cimnastikçil er de kan laktat birikimi ile seri puanı arasında önemli bir ilişki bulunamadığı gibi laktat birikimi ile serinin yoğunluğu ve süresi arasında da 0.05 anlamlılık derecesinde bir ilişki bulunamadı. Bunun tersine 2. kategori erkek ve 1. kategori bayan cimnastikçilerde puan ve seri yoğunluğu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışma süresince cimnastikçilerin hareketleri başarmalarındaki kabiliyetlerinin değiştiği ve de çeşitli hareketlerin ifa edilişlerindeki teknik özelliklerin öneminin ortaya çıktığı gözlenmişti
Türk Eğitim ve Öğretim Komisyonu raporu
Fertlerin ve toplumların refahı bir bakıma beden ve ruh sağlığının tam ve sürekli olmasına bağlıdır. İnsanların günlük hayatlarını devam ettirmeleri, fiziki ve ruhi yönden gelişmeler için zaruri ihtiyaçları yanında bedenen de devamlı hareket halinde bulunmaları gerekmektedir.Çağımızda görülen baş döndürücü gelişme ve değişmeler ile özellikle teknolojik ilerlemeler insanı birçok yönden etkilemektedir. Bu gelişme ve değişmeler karşısında bütün toplumlar nitelikli insan gücü yetiştirmek zorundadırlar. Nitelikli insan gücü mutlaka bedenen ve ruhen sağlıklı olmayı gerekli kılmaktadır