International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
Not a member yet
    105 research outputs found

    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Kaynaştırma Uygulamalarındaki Sorunlara İlişkin Görüşleri

    Get PDF
    Okul öncesi dönemde karşılaşılan temel sorunlardan birisi de kaynaştırma uygulamalarındaki sorunlardır. Okul öncesi dönemde kaynaştırma uygulamalarında karşılaşılan sorunlar gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Sınıf ortamı kaynaştırma öğrencilerinin potansiyellerini göstereceği şekilde düzenlenemezse kaynaştırma öğrencileri uyum problemleri yaşar ve öğretmenin bu süreci yönetme becerisi eksik kalırsa diğer öğrencilerin de uyum problemi yaşamasına neden olur. Öğretmenin bir sınıftan verim alabilmesi için o sınıf ortamındaki bütün sorunları belirlemesi ve müdahale etmesi gerekir. Okul öncesi kademesinde karşılaşılan kaynaştırma öğrencilerinin yaşadığı sorunları anlamak, etkili bir müdahale için büyük bir öneme sahiptir. Okul öncesi öğretmenlerinin deneyimlerine dayanan bu araştırmanın amacı kaynaştırma uygulamalarındaki sorunları ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Şanlıurfa merkez ilçeler olan Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprüde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Görüşme soruları ile toplanan verilerin analiz sonuçlarına göre kaynaştırma öğrencilerinin okul ve çevreye uyumunun önemine yönelik öğretmen görüşleri ele alındığında en çok sosyalleşme açısından bu durumun önemli görüldüğü ortaya çıkmıştır. Öğretmen görüşleri incelendiğinde kaynaştırma öğrencileriyle diğer öğrenciler arasında olumlu etkileşim olması öğrencilerin farklılıklara saygı ve hoşgörü geliştirme açısından çok değerli olduğu görülmektedir. Okul öncesi eğitimdeki kaynaştırma öğrencilerinin dil ve iletişim alanında yaşadığı en önemli sorun öğrencilerin kendini ifade edememe sorunudur. Motor becerileri alanında yaşadığı en önemli sorun ise ince motor becerilerinde yaşadığı sorunlardır. Diğer öne çıkan öğretmen görüşlerine göre öğretmenin özel eğitim ile ilgili eğitim alması çocuğun gelişimine katkı sağlaması açısından önemlidir. Sınıfların kalabalık olması kaynaştırma öğrencisine olan ilginin azalmasına sebep olur. Öğretmenlerin mesleki deneyim süresinin fazla olması sınıf içi yaşanılan sorunların daha hızlı çözülmesini sağlar

    Yabancı Dil Olarak Yunanca Öğretiminde Anlambilimsel Çözümleme

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, yabancı dil öğretimi sürecinde anlambilimsel yaklaşımın önemini vurgulamak adına, yabancı dil olarak Yunanca öğretimi temelinde anlambirimcik, anlam ilişkileri, anlam değişmeleri, anlamsal bağıntılar ve söz sanatları çözümlemeleri gerçekleştirmektir. Çözümlemeler kapsamında kullanılan veriler, veri kaynağı olarak belirlenen Elambda%253Blambda%253Beta%253Bnu%253Biota%253Bkappa%253Bά Alpha%253B (Yunanca A) adlı yabancı dil olarak Yunanca öğretimi kitabından elde edilmiştir. Buradaki veri kaynağı, içerik analizine tabi tutulmuş olup hedef başlıklara yönelik örnekler belirlenmiş ve yabancı dil öğretiminde biçim boyutundan anlam boyutuna geçilmeye çalışılmıştır. Anlambilim kapsamında değerlendirilen başlıklar altında ele alınan örneklerin çözümlenmesi ile dilin derin yapısına inilebildiği görülmektedir. Sonuç olarak yabancı dil öğretiminde bu şekilde bir yaklaşımla gerçekleştirilen öğretimin, öğrenmeye olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir

    2005-2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programındaki Coğrafya İçerikli Konuların Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi

    Get PDF
    İnsan ve mekan arasındaki ilişki ve etkileşimi kendine özgü prensipleriyle ele alan ve uygulamalı boyutuyla bugün artık mekan yöntemi konusunda da oldukça önemli veriler sağlayan coğrafya disiplini, doğası gereği yeryüzünün en eski disiplinlerinden birini teşkil etmektedir. Bu anlayış ve realitenin bir gereği olarak coğrafya içerikli konular ülkemizde de birçok disiplinin içeriğini oluşturmaktadır. İlkokulun ilk üç sınıfında Hayat Bilgisi dersi içerisinde yer almaya başlayan coğrafi konular, 4. sınıftan itibaren 7. sınıfa kadar da Sosyal Bilgiler ders içeriklerinde önemli bir alanı teşkil etmektedir. Bu çalışmada, coğrafya içerikli konuların 4-7. sınıflarda okutulan 2005-2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programlarında yer alan amaç, öğrenme alanı, kazanım ve beceri ögeleri bağlamında ne ölçüde yer aldığı ve nasıl bir değişim geçirdiği tespit edilmiştir. İlgili araştırma nitel araştırma yaklaşımına uygun yürütülmüş olup veriler doküman analizi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, 2005 yılı öğretim programının toplam 18 amacının 6sı, 2018 yılındaki toplam 17 amacın 5 tanesinin coğrafya ile doğrudan veya dolaylı ilişkili olduğu belirlenmiştir. Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı coğrafya kazanımları sayısal olarak karşılaştırıdığında 2005 yılı öğretim programından 2018 yılı öğretim programına geçildiğinde coğrafya kazanımlarının tüm sınıf düzeylerinde azaltıldığı tespit edilmiştir. Tüm bu bulgular coğrafya disiplinine ait kazanım sayısının genel anlamda yeni programda azaldığına işaret etmektedir. Ayrıca tüm bu sınıf düzeylerinde coğrafi kazanımların ağırlıklı olarak Insanlar, Yerler ve Çevreler öğrenme alanı içerisinde yer aldığı dikkat çekmektedir. Öte yandan coğrafya ile ilişkilendirilebilecek beceri sayısı 2005 yılı programında 4 iken 2018 yılı programında ise 9 olmuştur. Coğrafya ile ilişkili beceri sayısındaki artış coğrafya disiplininin kapsamı ve derinliği açısından olumlu değerlendirilebilir. Kazanımların önemli oranda Insanlar, Yerler ve Çevreler öğrenme alanında yer alması doğal karşılanırken diğer yandan coğrafya disiplininin doğası gereği diğer öğrenme alanlarıyla da daha fazla ilişkilendirilmesi beklenebilir

    Kent Kimliğinin Mekânsal Yansımaları%253A Siirt Güres Caddesi Örneği

    No full text
    Kentlerin kimliksel kurguları, kentleri birbirinden farklı kılmaktadır. Ancak modernleşme ile birlikte kentlere müdahaleler gerçekleşmekte ve kent planlamaları ile kentler benzeşmeye başlamaktadır. Kentlerin kültürel kimlikleri daha ziyade tarihsel bir arka plana dayanırken yeni kent anlayışları, otobiyografik kopmalara neden olabilmektedir. Özellikle tüketim çağı olarak da isimlendirilen günümüz dünyasında, tüketim üzerinden yeni kurgusal kent kimlikleri ön plana çıkmaktadır. Farklı kimlikleri bir arada barındıran Siirt kent merkezi, modernleşme ile birlikte geçiş süreci yaşamaktadır. Bu geçişin okumasını Güres Caddesi üzerinden gerçekleştirmek mümkündür. Çalışma%253B kent, mekân, kimlik kavramlarından hareketle Siirt Güres Caddesini sosyolojik bir okumaya tabi tutmayı amaçlamaktadır. Geleneksellikten modernliğe geçerken kent kültüründeki geçişler, ara formların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Güres Caddesi bu geçiş sürecini yansıtmakla birlikte, çoklu kimlik mekânlarının bir araya gelmesine olanak sağlayan bir hüviyete sahiptir

    İslami Finans Sistemi ve Katılım Bankacılığının Değerlendirilmesi

    Get PDF
    İslami finans sistemi, dünyada 20. yüzyılın ortalarından itibaren araştırılmaya başlanmış ve geleneksel finans sistemine alternatif bir sistem olarak görülmüştür. Ülkelerin kalkınmasına ve reel ekonomiye kattığı değerler açısından, geleneksel finans sistemine nazaran daha gerçekçi ve belirgin yatırımları desteklemesinden dolayı son dönemde büyük önem arz etmiş ve gelişmiştir. İslami finans sistemi, faizsiz finans sistemi olarak da adlandırılırken, katılım bankaları da bu sistemin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İslami bankacılık ve faizsiz bankacılık olarak da adlandırılan katılım bankacılığı, tüm faaliyetlerini ve işlemlerini İslami kurallar çerçevesinde gerçekleştirmekte, dini vecibelerle geleneksel bankalardan uzak duran yatırımcıların fonlarının atıl kalmasını engelleyerek söz konusu fonları ekonomiye kazandırmaktadır. Bu çalışmada İslami finans sisteminin dünyada ve ülkemizdeki gelişiminin, mevcut durumunun, geleceğinin değerlendirilmesi ve İslami finans sisteminin en büyük uygulama alanı olan katılım bankacılığının hem dünyadaki hem de ülkemizdeki durumunun ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda hem İslami finans sistemine hem de katılım bankacılığına ilişkin alan yazın taranarak teorik bir çalışma gerçekleştirilmiştir

    İş Güvenliği Uzmanlarının Endüstri 4.0 Algılarının Teknoloji Kabul Modeli (TKM) ile Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Teknoloji Kabul Modeli (TKM) 1989 yılında Davis tarafından geliştirilmiş olup çoğunlukla bilgi sistemlerinin kullanılmasına yönelik çalışmalarda uygulanmaktadır. Bu çalışmada, kişisel algıların karar verme süreçlerinde, ağırlıklı istatistiksel değerlendirmesi temelinde geliştirilen ve çoğunlukla bilgi sistemlerinin kullanılmasına yönelik çalışmalarda kullanılan, 1989 yılında Davis tarafından geliştirilmiş olan Teknoloji Kabul Modeli (TKM) kullanılarak, iş güvenliği uzmanlarının teknoloji kullanımına yönelik eğilimlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda iş güvenliği uzmanlarının Endüstri 4.0 (E4.0) teknolojilerinden algıladıkları faydanın kullanıma yönelik niyet ve kullanım davranışı üzerine etkisi, algılanan kullanım kolaylığının kullanıma yönelik niyet ve kullanım davranışı üzerine etkisi, algılanan kullanım kolaylığının algılanan fayda üzerine etkisi ve kullanıma yönelik niyetin kullanım davranışı üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamında 200 iş güvenliği uzmanına ulaşılmış, ancak 32 katılımcının anketi eksik ve hatalı doldurmasından dolayı 168 katılımcının verileri dikkate alınmıştır. Toplanan verilerle SPSS programı üzerinde frekans, faktör, güvenilirlik ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda iş güvenliği uzmanlarının E 4.0 kapsamındaki teknolojilere yönelik algılanan faydanın, kullanıma yönelik niyet ve kullanım davranışı üzerinde, algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda, kullanıma yönelik niyet ve kullanım davranışı üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğu tespit edilmiştir

    Perception of Logistics 4.0%253A A Study of Supply Chain Department Employees

    No full text
    The concept of Industry 4.0, which developed in parallel with the fourth industrial revolution, brought forward the digitalization of processes and automation of production models. The concept of Industry 4.0 led to an impact on sectors along with the latest information technologies while enabling the implementation of logistics 4.0 activities in the logistics sector. Logistics 4.0 stands out as a new paradigm of the logistics system that aims to respond effectively to customer needs and improve customer relationship management. The objective of this study is to determine the Logistics 4.0 perceptions of white-collar employees working in supply chain management department in one of the leading organizations under the building products sector. For this purpose, a semi-structured interview was conducted with the participants on the basis of the questions determined in the literature and the data were collected accordingly. A total of 21 white-collar employees from supply chain departments participated in the study. The outputs of the study were created with the content analysis design, one of the qualitative analysis methods. As a result of the study, it is determined that Logistics 4.0 will provide great advantages to supply chain processes but also bring along some disadvantages. The study findings revealed that the sector will face a number of opportunities and threats as well as some strengths and weaknesses while transitioning to this process

    Femvertising Pazarlama Yaklaşımı Çerçevesinde Cinsiyet İçi Farklılıkları Konu Edinen Koton Şimdi Herkese Saygı Moda Reklam Kampanyasına Yönelik Nitel Bir Çalışma

    Get PDF
    Kadının güçlendirilmesi, güçlü kadın imajı pazarlama yaklaşımı çerçevesinde günümüzde gittikçe yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kadınların pasif gösterildiği rollerden, daha aktif gösterildiği rollere dönüştürülmesi reklam ve pazarlama çalışmalarında da önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Femvertising pazarlama yaklaşımı olarak ifade edilen bu strateji farkındalık oluşturarak kadınların güçlendirilmesine odaklanmakta ve bunu hedeflemektedir. Bu yaklaşımla çalışma kapsamında önemli bir pazarlama stratejisi olarak kullanılmaya başlanan femvertising pazarlamasının önemine değinilerek, ülkemizde Koton markası tarafından hazırlanan reklam filmine Stuart Hallun alımlama analizi çerçevesinde katılımcıların nasıl bir okuma yaptıkları incelenmiştir. Bu amaçla çalışmamızda cinsiyet içi farklılıkları konu edinen Koton markası tarafından hazırlanan Şimdi Herkese Saygı Moda %2523Etiketleri Çıkar reklam filmi ele alınmıştır. Reklam filminde cinsiyetleri eşit dağılım gösteren 6 kadın- 6 erkek olmak üzere, farklı eğitim, gelir, meslek gruplarından 12 katılımcı ile derinlemesine mülakat yöntemiyle görüşmeler yapılmıştır. Reklam filmini izleyen 12 katılımcıyla tek tek, bireysel görüşülerek 10 soru sorulmuş ve düşüncelerini nedenleri ile birlikte ifade etmeleri istenmiştir. Yapılan analizler sonucunda kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre reklama yönelik daha duyarlı olduğu ve genellikle egemen- hakim okuma yaptıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca erkek katılımcılar arasında da aşırı yoğunlukta karşıt ve tartışmalı bir okuma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Katılımcıların verdikleri cevaplar neticesinde ortaya çıkan sonuç ağırlıklı olarak reklam filmini başarılı buldukları yönündedir

    Kazanç Yönetimi ile Ertelenmiş Vergiler Arasındaki İlişkinin Panel Veri Analizi ile Test Edilmesi

    Get PDF
    Muhasebe standartları ile mali mevzuata göre hesaplanan kâr arasında ortaya çıkan farkın, raporlama yapılan dönem vergi gideri üzerindeki etkisi, ertelenmiş vergi olarak adlandırılmaktadır. Finansal raporlama sürecinde yöneticiler, amaçlı olarak objektiflikten uzaklaşarak kazançlarını yönetebilmektedir. Vergi düzenlemelerinin muhasebe standartlarına göre daha katı olması, kazanç yönetimi uygulayan firmalarda ticari kâr ile mali kâr arasında daha büyük farklara, dolayısıyla ertelenmiş vergilerde artışa neden olmaktadır. Bu çalışmada, firmaların kazanç uygulamalarının göstergesi olarak kabul edilen ihtiyari tahakkukları ile ertelenmiş vergi giderleri arasındaki ilişki panel veri analizi ile incelenmiştir. Bu amaçla araştırma örneklemi olarak, 2015-2021 yıllarında XKOBIde listelenen 33 firma kullanılmıştır. Yapılan analizde performans düzeltmeli Jones (Kothari vd.%253A 2005) modeline göre ölçülen kazanç yönetimi ile ertelenmiş vergi gideri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca firmaların kazanç yönetimi düzeyine bağlı olarak, aktif karlılık oranı, faaliyet nakit akışları, efektif vergi oranı, piyasa değeri defter değeri oranının sektör ortalamasından uzaklığının azalış gösterdiği, toplam borç oranı, fvök oranı, aktif devir hızı ve piyasa değerinin satışlara oranının artış gösterdiği tespit edilmişti

    Seçilmiş OECD Ülkelerinde Sosyal Harcamaların Toplumun Mutluluk Düzeyi Üzerindeki Etkisi

    Get PDF
    Kamu harcamaları ekonomik ve sosyal hayat üzerinde birtakım etkiler yaratan maliye politikası araçlarından birisidir. Kamu harcamalarının türüne göre yaratacağı etki de değişiklik göstermektedir. Toplumun mutluluğu açısından düşünüldüğünde sosyal devlet ya da refah devleti olmanın gereği olarak gerçekleştirilen ve kabaca kalkınma carileriyle birlikte sosyal koruma harcamalarından oluşan sosyal harcamaların, mutluluk düzeyini artırması beklenmektedir. Bu çalışmada, sosyal harcamaların mutluluk üzerindeki etkisi ampirik olarak araştırılmıştır. Verilerde bulunan kısıt dolayısıyla 25 OECD ülkesinin ve 2008-2019 dönemine ait zaman serisinin dahil edildiği ekonometrik model kurulmuştur. Panel veri analizi sonuçlarına göre sosyal harcamaların mutluluk üzerinde istatistiki açıdan anlamlı ve pozitif etkisinin bulunduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte%253B kamu kesimi büyüklüğü, vergi yükü ve ekonomik büyümeyle de mutluluk arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir

    61

    full texts

    105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇