International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
Not a member yet
    105 research outputs found

    Hava Lojistiğinin Sürdürülebilirliğinde Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Uygulamalarının Rolü

    Get PDF
    Küresel ticaretin hızlanması, zaman hassasiyetinin artması ve tedarik zincirlerinin karmaşıklaşması, hava lojistiğini çağdaş lojistik sistemler içinde stratejik açıdan kritik bir konuma taşımıştır. Bununla birlikte, çevresel baskılar, yüksek operasyonel maliyetler ve kaynak kısıtları, hava lojistiğinde sürdürülebilirliğin önemini artırmıştır. Bu bağlamda, dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları sürdürülebilir hava lojistiği sistemlerinin temel belirleyicileri olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarının hava lojistiğinin sürdürülebilirliğindeki rolünü nitel bir araştırma yaklaşımıyla incelemektir. Araştırma kapsamında Türkiye’de hava lojistiği ve hava kargo operasyonlarında görev yapan 19 yönetici ve çalışanla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, hava lojistiğinde sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmayıp operasyonel verimlilik, kaynak optimizasyonu ve uzun vadeli sistem sürekliliğini kapsayan çok boyutlu bir kavram olarak algılandığını göstermektedir. Dijital dönüşüm, süreçlerin şeffaflığını ve entegrasyonunu sağlayan temel bir yapı olarak öne çıkarken%253B yapay zekâ uygulamaları tahminleme, optimizasyon ve karar destek süreçleriyle sürdürülebilirlik çıktılarının güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Çalışma, hava lojistiğinde sürdürülebilirliğin dijital teknolojiler aracılığıyla nasıl operasyonelleştirildiğine dair nitel bir bakış sunarak literatüre katkı sağlamaktadır

    Türkiye’de Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Kamu İhale Kanunu’ndaki Yeri%253A İstisna ve Eşik Değerler Üzerinden Bir Değerlendirme

    Get PDF
    Bu çalışma, Türkiye’de kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT’ler) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu karşısındaki konumunu, istisna hükümleri ve eşik değer mekanizması bağlamında incelemektedir. Çalışmada, KİT’lerin kamu mülkiyeti ve denetimi altında olmaları nedeniyle şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleriyle ilişkisi%253B buna karşılık enerji, ulaştırma ve sanayi gibi stratejik alanlarda piyasa koşullarında faaliyet göstermeleri sebebiyle tedarik sürekliliği ve operasyonel esneklik ihtiyacı birlikte ele alınmaktadır. Bu ikili yapı, Kanun’un kural–istisna dengesini KİT’ler bakımından ayrı bir tartışma alanına dönüştürmektedir. Makale, özellikle Kanun’un 3. maddesinin (g) bendinde öngörülen düzenlemenin kapsamını, sınırlarını ve hukuki sonuçlarını doktrinel ve karşılaştırmalı bir yaklaşımla değerlendirmekte%253B “ceza ve yasaklama hükümleri hariç” ibaresinin, istisna kapsamındaki alımların yaptırım ve denetim rejimiyle bağını tamamen koparmadığını göstermektedir. Ayrıca uygulamada sıkça karşılaşılan kavramsal karışıklık giderilerek, 3%252Fg kapsamında belirlenen parasal limitlerin, Kanun’un genel eşik değerlerinden farklı olarak ihale usulünü belirleyen normatif eşikler değil%253B istisna alanını tanımlayan işlevsel sınırlar olduğu ortaya konulmaktadır. Avrupa Birliği’nde kamu teşebbüsleri için öngörülen düzenlemelerle Türkiye uygulaması karşılaştırıldığında, Türkiye’nin AB uyum hedefini korurken stratejik sektörlerde yerli sanayi ve tedarik güvenliği kaygılarını gözeten “seçici ve dengeli uyum” çizgisi izlediği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede çalışma, KİT’lere tanınan esnekliğin kamu yararı, rekabetçilik ve sanayi politikası hedefleriyle ilişkisini tartışmakta%253B istisna alanının kapsam ve sınırlarına ilişkin yorum farklılıklarının uygulamada tartışma ve belirsizlik üretebildiğine işaret etmektedir

    Türk Dili ve Edebiyatı 9. Sınıf Ders Kitabı’ndaki Tema Ölçme ve Değerlendirme Maddelerinin Yenilenmiş Bloom Taksonomisi’ne Yönelik İncelenmesi

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, Türk Dili ve Edebiyatı 9. Sınıf Ders Kitabı’ndaki ölçme ve değerlendirme bölümünde bulunan maddelerin Bloom Taksonomisi’nin bilişsel alanlarına yönelik durumunu ortaya koymaktır. Bu nedenle belirlenen veri kaynağı, Bloom Taksonomisi temel alınarak oluşturulan bir “Analiz Kartı” ve “Kontrol Listesi” aracılığıyla betimsel içerik analizine tabi tutulmuş olup elde edilen bulgular tablolar halinde frekans ve yüzdelik değerleri verilerek sunulmuştur. Tablolardaki veriler analiz kartına göre oluşturulmuş kontrol listeleridir ve burada yer alan bulgular, detaylı bir şekilde Bloom Taksonomisi açısından yorumlanarak ifade edilmiştir. Sonuç olarak maddelerin ünite bazında Alt Düzey Bilişsel Alanlara %252F Üst Düzey Bilişsel Alanlara ait dağılımları%253B %2530 %252F %2570 (1. Ünite), %2540 %252F %2560 (2. Ünite), %2521,05 %252F %2578,95 (3. Ünite), %2520 %252F %2580 (4. Ünite) şeklinde olup ünitelerin genel toplamına göre ise %2572,88 (Üst Düzey Bilişsel Alanlar) ve %2527,12 (Alt Düzey Bilişsel Alanlar) olarak belirlenmiştir. Ancak “hatırlama” (f%253D5), “anlama” (f%253D11), “uygulama” (f%253D0) “analiz etme” (f%253D17) “değerlendirme” (f%253D20) ve “yaratma” (f%253D6) şeklindeki bilişsel alanların arasında asimetrik bir dağılım olduğu da tespitler arasında yer almaktadır

    Bir Alman Filozofu Olarak Walter Benjamin’in Eğitim Felsefesine Yönelik Düşüncelerinin İncelenmesi

    Get PDF
    Bu çalışma, yirminci yüzyılın etkili Alman filozoflarından biri olan Walter Benjamin’in, eğitim felsefesi ile ilgili görüşleri temel alınarak geleneksel öğretme-öğrenme süreçlerinin ötesinde yaklaşmış ve onun toplum, kültür ve tarihsel bağlamlarla ilişkisi üzerine odaklanmıştır. Bu bağlamda, Walter Benjamin’in pedagojik mirası temel alınarak%253B ahlak eğitimi, üniversite yaşamı, çocuk edebiyatı, çocuk oyuncakları ve eğitimde teknoloji kullanımı hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Onun bu konular hakkındaki eleştirel değerlendirmeleri, çağdaş eğitim felsefesine önemli katkılar sağlamaktadır. Mevcut araştırmanın amacı, Benjamin%20in eğitim felsefesi ile ilgili düşüncelerini kapsamlı bir şekilde incelemeyi, temel unsurlarını belirlemeyi ve modern yapılandırmacı eğitimi yaklaşımıyla benzerliklerini ve farklılıklarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel verileri, Benjamin’in “çocuklar, gençler ve eğitim” adlı eserinden elde edilmiş ve akademik literatürle de değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, Benjamin%20in ahlak eğitimi, katı ve şematik olarak eleştirdiğini, bunun yerine Kantçı etik iradeye dayanan içsel ahlaki farkındalığın geliştirilmesini savunduğunu ortaya koymaktadır. Walter Benjamin, üniversitenin sadece mesleki eğitim veren bir kurum olmanın ötesinde, bireyin manevi ve entelektüel gelişimine katkıda bulunması gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca çocuk edebiyatı ve oyuncaklarını tarihsel, sosyal ve kültürel bağlamları içinde değerlendirdiği ve bunların hayal gücü, yaratıcılık ve sosyal kimliği şekillendirmedeki rolüne değinmiştir. Teknolojiyle ilgili olarak Benjamin, ikili bir bakış açısı benimsemiş, teknolojinin özellikle o dönemde radyonun harika oluşundan bahsederken öte yandan sömürgeci bir amaca da hizmet edebileceği uyarısını da yapmıştır. Ayrıca Benjamin%20in eğitim hakkındaki fikirleri ile yapılandırmacı eğitim ilkeleri arasındaki örtüşme ve ayrışmaların olduğu görülmektedir. Benjamin%20in maneviyata, estetiğe ve ahlak eğitiminin din bağlantısına (genç kuşağın eğitim yolu, din olmadan anlamsızdır) odaklanması, yapılandırmacılığın seküler, pragmatik yönelimiyle tezat oluşturmaktadır. Bu sonuçlar, Benjamin%20in eğitim felsefesini, çağdaş eğitim uygulamalarını yeniden düşünmek adına örnek bir çalışma olacağı söylenebilir

    Adil Eğitim Mümkün mü%253F Eşitsizlik Üzerine Disiplinler Arası Kavramsal Bir İnceleme

    No full text
    Eğitimde eşitsizlik%253B bireysel, toplumsal ve yapısal etkenlerden beslenen, karmaşık bir yapıya sahiptir. Eğitim politikaları ve küreselleşme süreçleri bu dinamikleri derinleştirerek yeniden şekillendirmektedir. Bu çalışmada, eğitimde eşitsizliklerin yapısal nedenleri ve fırsat eşitliğini tesis etmeye yönelik çözüm önerileri disiplinler arası bir çerçevede değerlendirilmektedir. Toplumsal tabakalaşma, bireylerin eğitim olanaklarına erişimini sınırlayarak sosyal hareketliliği engelleyebilmektedir. Teorik olarak fırsat eşitliği sağlamayı amaçlayan eğitim sistemleri, uygulamada mevcut sosyo-ekonomik eşitsizlikleri yeniden üretebilmektedir. Küreselleşme, bir yandan sosyoekonomik açıdan avantajlı kesimlerin eğitim olanaklarına erişimini artırırken, diğer yandan kırılgan topluluklar için yeni dezavantaj alanları yaratmaktadır. Ulusal ve uluslararası politika dinamiklerinin karşılıklı etkileşimi, toplumsal yapılar üzerinde bağlama özgü ve çok katmanlı etkiler üretmektedir. Bu çerçevede, fırsat eşitliğini artırmak için erken müdahale programlarının geliştirilmesi, ayrımcılığı besleyen yapısal unsurların ortadan kaldırılması ve küresel eğitim standartlarının sosyal adalet ilkeleriyle uyumlu hâle getirilmesi önerilmektedir. Sonuç olarak, eğitim sistemlerinin sosyal, ekonomik ve politik dönüşümlerle yeniden yapılandırılması, eşitsizlikleri azaltmak ve bireyler için kapsayıcı öğrenme ortamları oluşturmak açısından önem taşımaktadır. Eğitim politikaları, yalnızca akademik başarıyı değil, bireylerin toplumsal konumlarını güçlendiren adil ve kapsayıcı bir yapı sunmalıdır

    Türkiye Yüzyılı Maarif Programı’nda Erdem ve Ahlak Eğitimi%253A Küresel Örnekler ve Türkiye

    No full text
    Bu çalışma, Türkiye’nin Yüzyılı Maarif Programı kapsamında erdem, ahlak ve karakter eğitiminin bütüncül bir şekilde ele alınmasını, ulusal ve uluslararası eğitim uygulamaları bağlamında değerlendirmektedir. Aristoteles ve Kant gibi klasik filozofların erdem ve ahlak anlayışlarından hareketle, çağdaş pedagojik yaklaşımlar ışığında programın öğrenci gelişimini sadece akademik başarıyla sınırlamayıp, etik değerler ve toplumsal sorumluluk ekseninde şekillendirmeye çalıştığı vurgulanmaktadır. Finlandiya’daki sosyal-duygusal öğrenme programları ve ABD’de uygulanan Character Counts! gibi karakter eğitimi modelleri üzerinden yapılan vaka analizleri, bu tür programların etkili pedagojik stratejilerle desteklendiğinde hem bireysel hem toplumsal gelişime önemli katkılar sağladığını ortaya koymaktadır. Türkiye’de ise merkeziyetçi eğitim sistemi, öğretmenlerin pedagojik donanım eksikliği ve ölçme-değerlendirme yetersizlikleri gibi yapısal zorlukların bulunduğu belirtilmekte, ancak yerel kültürel çeşitliliklere duyarlı, kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesinin önemli olduğu savunulmaktadır. Ayrıca, proje tabanlı öğrenme, sosyal-duygusal beceri kazandırma ve çok kültürlü eğitim gibi pedagojik uygulamaların benimsenmesi, programın başarısını artırabilecek temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Öğretmenlerin sürekli mesleki gelişimi ve nitelikli değerlendirme yöntemlerinin yaygınlaştırılması ise sürdürülebilirlik açısından kritik görülmektedir. Sonuç olarak, Türkiye’nin Yüzyılı Maarif Programı, uluslararası deneyimlerden alınan dersler ve pedagojik yeniliklerle desteklendiğinde, erdemli ve ahlaklı nesiller yetiştirerek demokratik ve barışçıl bir toplum inşasında önemli bir rol oynayacaktır

    İlkokul Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama ile Matematik Dersi Akademik Başarısının İncelenmesi

    Get PDF
    Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ile matematik dersi akademik başarısının%253B öğrencilerin sosyo-ekonomik durumuna, anne eğitim durumuna, baba eğitim durumuna, öğrencinin kitap okuma sayısına göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada sistematik tesadüfi örnekleme yöntemi örneklem seçilmiştir. Araştırma verileri “Okuduğunu Anlama Başarı Testi”, “Matematik Dersi Başarı Testi”, kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 26.0 paket programı kullanılmış%253B Öğrencilerin Okuduğunu Anlama Becerisi ve Matematik başarısı arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı hesaplanmış ayrıca Frekans (f), Yüzde (%25) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t test, Varyans Analizi (ANOVA) anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır. "Okuduğunu Anlama" ile "Matematik Başarı Testi‟ puan ortalamaları arasında olumlu yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (r%253D.877, p < .05)

    Türkiye’de Sosyal Belediyecilik%253A Sorunlar ve Çözüm Önerileri

    No full text
    Bu çalışmada Türkiye’de belediyelerin asıl görev tanımlarından uzaklaşarak sosyal hizmet belediyeciliği, sosyal gayeli iktisadi girişimcilik belediyeciliği ve sosyal yardım belediyeciliğine yönelmesinin ortaya çıkardığı sorunlar ele alınmakta ve buna yönelik çözüm önerileri sunulmaktadır. Çalışma içerisinde muhtelif belediyelerde tatbik edilen ve giderek yaygınlaşan sosyal belediyecilik sorunları konusunda örnekler de verilmektedir. Bu çalışma, belediye hizmetlerinin kapsam ve sınırlarının yeniden belirlenmesi gerekliliğinden yola çıkarak idareler-arası hizmet ilişkileri teorisi açısından “optimal hizmet alanı ve kapsamı” konusunda yapılacak çalışmalara yön verecek bir tartışma zemini oluşturmayı amaçlamaktadır

    Öğretmen Adaylarında Yaratıcı Düşünmenin Gelişimine Yönelik SCAMPER Temelli Uygulama ve Torrance Yaratıcılık Boyutlarına Göre Analizi

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının eğitim sistemine yönelik geliştirdikleri yaratıcı çözüm önerilerinin SCAMPER tekniği aracılığıyla yapılandırılmasını sağlamak ve bu önerileri Torrance’ın yaratıcı düşünme boyutları olan akıcılık, özgünlük, esneklik ve ayrıntı düzeyi açısından analiz etmektir. Nitel araştırma deseninde yürütülen çalışmada, katılımcılar eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan 50 öğretmen adayından oluşmaktadır. SCAMPER tekniği, her bir grubun eğitim sistemine yönelik sorunları tanımlayıp bunlara yaratıcı ve uygulanabilir çözümler üretmesini desteklemek amacıyla grup çalışmaları biçiminde uygulanmıştır. Gruplar tarafından geliştirilen öneriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiş%253B elde edilen veriler Torrance’ın yaratıcı düşünme modeline göre çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, SCAMPER tekniğinin öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerilerini çok boyutlu biçimde ortaya koymuştur. Özellikle akıcılık ve özgünlük boyutlarının öne çıktığı, bazı gruplarda esneklik ve ayrıntı düzeyi açısından da dikkat çekici fikirler üretildiği görülmüştür. Katılımcıların önerileri sıklıkla dijitalleşme, bireyselleştirilmiş eğitim, ölçme-değerlendirme sistemlerinin dönüşümü ve eğitim politikalarının yeniden yapılandırılması gibi çağdaş temalarla örtüşmektedir. Bu bağlamda SCAMPER tekniğinin, öğretmen adaylarının yaratıcı problem çözme becerilerini destekleyici bir öğretim stratejisi olarak öğretmen yetiştirme programlarında etkili biçimde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, 21. yüzyılın gerektirdiği yaratıcı düşünme becerilerinin topluma kazandırılmasında, yaratıcı düşünme konusunda yetkin öğretmenlerin yetiştirilmesinin kritik önemde olduğu vurgulanmaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen eğitiminde yaratıcı düşünme becerisini geliştirmeye yönelik yapılandırılmış uygulamalara ve tekniklere daha fazla yer verilmesi önerilmektedir

    Öğretmen Adaylarının Öğretmenliğin Sosyo Ekonomik Durumunu Değerlendirmeleri

    Get PDF
    “Öğretmen Adaylarının Öğretmenliğin Sosyo Ekonomik Durumunu Değerlendirmeleri” konusuyla ilgilenilen bu araştırmanın problem durumunu “öğretmenlerin sosyo ekonomik durumlarını etkileyen değişkenlerin analitik olarak değerlendirilmesi” oluşturmuştur. Araştırmanın genel amacı%253B öğretmenliğin sosyo ekonomik durumunu analitik olarak betimlerken%253B bu genel amaca ulaşabilmek için her biri birer alt amaç niteliğinde olan sorulara öğretmen adaylarının görüşleriyle cevaplar aranmıştır. Araştırma, betimsel türde ve tarama modeli çerçevesinde gerçekleştirilirken%253B “durum nedir%253F”, “yapılmak istenen nedir%253F”, “ne idi%253F” ve “nelerden oluşmaktadır%253F” türünden sorulara araştırmada 12 öğretmen adayından yüz yüze görüşlerinin alınmasıyla dolayısıyla “nitel taramayla” ve bilimsel bulgularla cevaplar aranmıştır. Araştırmanın bulgularında%253B Türkiye eğitim coğrafyasında öğretmen konusunun yaşayan bir konu olarak sürekli gündemde tutulması, öğretmenlerin Maslow’un belirlediği temel ihtiyaçlarını karşılamada zorlandıkları, sosyo ekonomik durum (SED) değişkeninin iyileştirilme gereksinimi olduğu, sosyal statü, sosyal rol ve sosyal prestij değişkenlerinde olumlu değişim gerektiği ve öğretmen maaşlarının güncel enflasyonist ortamın gerisinde kaldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada%253B Türkiye eğitim coğrafyasında öğretmen istihdamındaki kadrolu, sözleşmeli ve vekil öğretmen statüleri arasındaki farklılıkların giderilmesi, özel okullar yerine kamusal eğitime ağırlık verilmesi, öğretmenliğin SED ayrımcılığı yapan ve TC Anayasa’yı örseleyen post-kapitalist eğitim tercihlerinden vazgeçilmesi, öğretmen maaşları güncel enflasyonist ortama ve gerçek oranlarına uygun düzenlenmesi bağlamlı öneriler geliştirilmiştir

    61

    full texts

    105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇