Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI
Bu çalışmada inşaat teknikerliği öğrenimi gören öğrencilerin; inşaat teknikerliği eğitim ve öğretiminden bekledikleri, memnuniyet, eleştiri ve önerilerinin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca, inşaat teknikeri adaylarının inşaat sektörü, mesleki düzenleme ve uygulamalar ve ileride mesleki hayattan neler bekledikleri araştırılmıştır. Yukarıda ifade edilen amaca yönelik olarak beş Meslek Yüksekokulunun inşaat teknikerliği programı ikinci sınıf öğrencilerine bir anket çalışması uygulanmıştır. Öğrencilerin temel sosyokültürel profilleri ve mezun oldukları lise tipleri belirlenmiştir. İnşaat teknikerliği öğreniminin neden tercih edildiği, görünen inşaat teknikerliği öğreniminden ne kadar memnun olunduğu, program dahilindeki derslerin hangilerinin ne kadar faydalı bulunduğu, okulların fiziki donanımları ve öğretim kadrosunun nasıl değerlendirildiği, araştırılmıştır. Mezuniyetten sonra neler yapılabileceği, daha iyi, daha verimli bir inşaat teknikerliği eğitiminin nasıl sağlanabileceği gibi konularda inşaat teknikerliği öğrencilerin düşünce ve önerilerinin neler olduğu araştırılmıştır
SKK YÖNTEMİYLE BİRLEŞTİRİLEN ALÜMİNYUM ALAŞIMLARINDA İŞLEM PARAMETRELERİNİN MİKROYAPI VE MEKANİK ÖZELLİKLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Bu çalışmada iki farklı (AA1050 ve AA5083) alüminyum alaşım plakaları, alın pozisyonunda sürtünme karıştırma kaynak (SKK) yöntemiyle birleştirilmiştir. Kaynak işlemi, 1400 dev/dak dönme hızı ve beş farklı ilerleme hızları (200, 250, 300, 350, 400 mm/dak) altında tek tip uç geometrisi (konik vida) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kaynaklı bağlantıların ara yüzeyleri optik mikroskop yardımı ile incelenmiştir. İncelemelerde kaynak ara bölgesinde birbirinden farklı dört bölge oluşmuştur. Ayrıca mekanik özelliklerin belirlenmesi amacıyla numunelere çekme deneyi uygulanmıştır. Çekme deneyleri sonunda, 350 mm/dak ilerleme hızı ile birleştirilen numunede en iyi mukavemet değerleri elde edilmiştir
ATIK BETONLARIN BETON AGREGASI OLARAK KULLANILABİLİRLİĞİ
Katı atıklarının önemli bir bölümünü oluşturan yapısal inşaat atıklarının geri dönüşümü, çevreye verilen zararları azaltacağı gibi büyük şehirlerde doğal agrega kaynaklarının şehir merkezlerinden çok uzak olmasından dolayı nakliye masraflarının yanında, nakliye sırasında harcanan iş ve zaman kaybını da azaltacaktır. Bu çalışmada, beton basınç mukavemeti 20 MPa olan atık betonlardan elde edilen geri dönüşüm agregalarının fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiş, bu agregalardan farklı karışımlarda beton üretilmiştir. 1. karışımın tamamı geri dönüşüm agregasından oluşmaktadır. 2. karışımın iri agregası geri dönüşüm agregası olup ince agregası kırma taş kumdur. 3. karışımın ise tamamı kırma taş agregadan üretilmiştir. Bütün karışımlar aynı dozajda üretilerek birbirleriyle kıyaslanmıştır. Sonuç olarak; geri dönüşüm agregası kullanılarak üretilen betonlarda geri dönüşüm agregası oranı arttıkça beton basınç mukavemetinde azalma olduğu tespit edilmiştir
WC-Co TOZUNUN DÜŞÜK KARBONLU ÇELİK YÜZEYİNE GAZ TUNGSTEN
Bu çalışmada, WC-Co tozu Gaz Tungsten Ark (GTA) yöntemi kullanılarak düşük karbonlu çelik yüzeyine alaşımlandırılmıştır. Yüzey alaşımlama işlemi, kullanılan GTA yönteminde farklı akım değerleri (110 A, 120 A, 130 A) seçilerek gerçekleştirilmiştir. Alaşımlanan numunelerin mikroyapı incelemesi için optik mikroskopta mikroyapı resimleri çekilmiş ve sertlik değerleri ölçülmüştür. Farklı akım değerleri ile yüzeyi alaşımlanan numuneler incelendiğinde, akım değerinin artmasıyla dendrit gövdesinin irileştiği ve buna bağlı olarak ta sertliğin arttığı tespit edilmiştir
ULUSAL VE ULUSLARARASI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI KONULARINDA SORUMLULUK VE RİSKLER
Bu çalışmada iş güvenliği ve işçi sağlığı uygulamalarına proje yönetimi ve sözleşme yönetimi disiplinleri esas alınarak yaklaşılmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve FIDIC İnşaat İşleri Genel Şartnamesi düzenlemelerinde işveren, yüklenici ve taşeronlar arasındaki sorumluluk ve risk dağılımları değerlendirilerek ve Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi yapım firmalarına uygulanan bir anketle yapım projelerinde sorumluluk ve risklerin yüklenici, işveren ve taşeronlar arasında nasıl dağıldığı saptanmıştır. Buna ek olarak 2006-2007 yıllarında gerçekleştirilen 10 farklı uluslar arası yapım ihalesinde yer alan iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili hükümler ve sorumluluk dağılımları da incelenmiştir. Yapılan anket çalışması ve şartname ile sözleşme metni incelemeleri sonucunda; yapım işleri projelerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında gerek ulusal gerekse uluslar arası güncel düzenleme ve uygulamalar büyük oranda yüklenicilerin sorumluluk ve risk altında olduğunu göstermiştir. Bunun yanında bazı sınırlı hallerde taşeronların ve çok düşük bir oranda da işverenlerin sorumluluk taşıdığı belirlenmiştir
ETRİYE VE YERİNE KULLANILAN KANCALI ÇELİK TELLERIN KOLON-KİRİŞ BİRLEŞİM BÖLGELERİNDE MOMENT-DÖNME KAPASİTESİNE ETKİLERİ
In earthquakes the energy should be dissipated by structural elements. The energy concentrated in beam-column connections and the earthquake loads forces the connections to rotate. As a result of this, the connections should have the ability of rotation without reduction in axial load capacity of columns. The concrete in the connection zone should not break, collapse and should stay stiff for no reduction in the load bearing capacity of connection. Because of this all codes forces design engineer and constructor to continue stirrups in beam or column without break in the connection. While application of reinforcement according to the design in construction stage , to put stirrups in connection is very hard and takes a lot of time also it is very hard to concrete this region also. This study concerns with the use of hooked steel fibers instead of stirrups in beam column connections. Recent studies made clear that , use of steel fibers increase ductility, stiffness and toughness in concrete. In this study 5 beam-column connections are tested under cyclic loading. First specimen has stirrups in connection zone according to code, the rest have no stirrups but have hooked steel fibers instead in connection zone with varying volumetric ratio 0,000%, 0,250%, 0,375%, 0,500%. The specimens are tested in Selcuk University Civil Engineering Department Structural Laboratory. Earthquake loads are simulated on the 1/1-scaled specimens and all vertical and horizontal displacements are taken by a dozen of LVDT and this data is sent and saved by the help of an electronic device and computer program. The experimental moment and rotation capacities are found and compared
FIDIC İNŞAAT İŞLERİ GENEL ŞARTNAMESİNDE SORUMLULUK VE RİSKLERİN İŞVEREN, MÜHENDİS VE YÜKLENİCİYE DAĞILIMININ İNŞAAT SÜRESİNE ETKİSİ
İnşaat sözleşmelerindeki düzenlemeler, yapım projelerinin tamamlanma süresini belirlemekte ve taraflar arasındaki tüm sorumluluk ve risklerin dağılımını düzenlemektedir. Risklerin ve sorumlulukların nasıl paylaşıldığı ise maliyetlerin yanı sıra yapım süresini de doğrudan etkilemektedir. Sorumlulukların belirlenmesinde en iyi yaklaşım, söz konusu inşaat sözleşmesindeki risklerin isimlendirilmesi ve adreslendirilmesi ile sorumlulukların tüm taraflara faydalı olacak uygun bir düzeyde sınıflandırılmasıdır. Bu çalışmada uluslar arası inşaat projelerinin uygulanmasında, genel bir yaygınlıkta kullanılan FIDIC İnşaat İşleri Genel Şartnamesi’ndeki sorumluluk ve risklerin; işveren, mühendis ve yüklenici arasındaki dağılımının proje süresine etkileri araştırılmıştır. Yapım süresini direkt olarak etkileyen bu sorumluluk ve risklerin hangi konularda kimlerin üzerinde yoğunlaştığı ve hangilerinin etkilerinin daha fazla olduğu, hazırlanan ve farklı taahhütçü firmalara yanıtlatılan bir anket çalışması temel alınarak incelenmiştir. Yapılan irdelemeler sonucunda, FIDIC tip şartnamesinde, projenin zamanında tamamlanabilmesi konusunda yüklenicinin işveren ve mühendisten daha fazla sorumluluk sahibi olduğu belirlenmiştir. Profesyonel ve sorumlu inşaatçılar açısından ulusal ve uluslar arası mevzuatı ve uygulamaları yakından takip etmek, her türlü sorumluluk, hak ve yetkinin ne zaman, hangi şartlarda doğduğunu/yitirildiğini bilmek, bazı hallerde sözleşmenin feshine kadar gidebilecek konularda tedbirler almak büyük önem arz etmektedir
BETONARME ÇERÇEVELERDE KISMİ KUŞAKLAMANIN ETKİNLİĞİ ÜZERİNE DENEYSEL BİR ÇALIŞMA
Deprem etkisi altındaki ülkelerde oluşturulan modern deprem yönetmeliklerinden önce yapılmış yapıların deprem güvenliğinin artırılması gerekmektedir. Bu konudaki çalışmalar tüm dünyada araştırmacıların başlıca çalışma konularındandır. Yapılan güçlendirme çalışmalarının yapı davranışı üzerine etkilerinin irdelenmesi amacıyla yapılan deneyler ışığında en etkin, en ekonomik, en hızlı güçlendirme metodolojisi oluşturulmaya çalışılmaktadır. Etkin güçlendirme metotlarından birisi de çelik kuşaklama ile yatay yüklere karşı güçlendirmedir. Bu güçlendirme metodunda kullanılan çelik kuşaklamaların kesitinin seçiminde yatay yük altında kuşaklamalarda oluşan basınç kuvvetinin sonucu olarak ortaya çıkan burkulma etkisi baskın rol oynamaktadır. Bu çalışmada, kuşaklamalar yalnızca çekme kuvveti alan çubuklar şeklinde oluşturulmuş ve kuşaklamanın etkinliği 1/5 modellenmiş 3 katlı, 3 açıklıklı 4adet deney numunesinde tersinir-tekrarlanır yatay yükler altında test edilmiştir
ELEKTRONİK TİCARETTE META SEZGİSEL YÖNTEMLERİN KULLANIMI
Sağladığı zaman tasarrufu ve maliyet avantajı nedeni ile hem kullanıcılar hem de hizmet sunucuları tarafından sıklıkla kullanılır hale gelen internetin, önümüzdeki yıllarda daha farklı açılımlara sahne olacağı aşikârdır. İnternetin kullanım alanındaki hızlı artışı, beraberinde çeşitli problemleri ortaya çıkarmış ve bunlara yönelik çözüm önerileri sunmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, internet kullanıcılarının istedikleri bilgiye zaman kaybetmeden ulaşmalarını sağlamak için, çeşitli analizler yapılmıştır. Bugüne kadar meta sezgisel yöntemler, farklı konulardaki bu tip problemlerin çözümünde sıklıkla kullanılmıştır. Bu araştırmada, elektronik ticaret uygulamaları kısaca izah edilmiş ve son yıllarda elektronik ortamlarda yaşanan problemlere çözüm bulunması konusunda, meta sezgisel yöntemlerin kullanımı ile ilgili literatür de yapılan çalışmalar araştırılarak kısaca izah edilmiştir
YÜKLENİCİ FİRMALARIN İNŞAAT PROJELERİNDE KARŞILAŞTIKLARI RİSKLER VE RİSK TUTUMLARININ BELİRLENMESİ AMAÇLI BİR ALAN ÇALIŞMASI
Yüklenici inşaat firmalarının planlama ve risk yönetimi algılamalarının belirlenmesi, eksiklik ve gerekliliklerin anlaşılması, bugünkü durumun fotoğrafının çekilmesi ve bu veriler yardımıyla ileriye yönelik projeksiyonların yapılabilmesi, tedbirlerin alınabilmesi bu çalışmanın ana amaçlarını oluşturmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda yurtiçi ve yurtdışında faaliyet gösteren inşaat firmalarına risk algılama ve tutumlarının değerlendirildiği bir anket uygulanmıştır. Edinilen bulgulara göre firmalarımız geç tamamlanma ve kalite düşüklüğü problemlerini az, maliyet artışı sıkıntısını ise çok sıklıkta yaşamaktadırlar. Tasarım riskleri orta, çevresel riskler düşük, finansal/ekonomik riskler en fazla, politik ve yasal riskler orta ve fazla sıklıkta yaşanmaktadır. Belirsizliklerin ölçülebilir hale getirilmesi, modern planlama tekniklerinin kullanılması ve ciddi sözleşme yönetimi uygulamalarının yapılması gerektiği düşünülmektedir