Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
İKİ VEYA ÇOK EKSENLİ HIZ MEKANİZMALARININ WEB TABANLI KİNEMATİK TASARIMI
Hız mekanizmaları takım tezgahlarının hareket ve güç iletiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu mekanizmalar, tezgahlarda en küçük ve en büyük devir sayısı arasında belirli aralıklarda ve sınırlı sayıda devir hızı sağlayan sistemlerdir. Bu çalışmada, iki veya çok eksenli, 4, 6, 8, 9 ve 12 kademeli hız mekanizmalarının kinematik tasarımı ele alınmıştır. Geliştirilen bir yazılım aracılığı ile hız mekanizmasının devir sayılarının geometrik diziye göre dağılımları, iletme oranları, dişlilerin diş sayıları ve devir sayıları, mil çapları gibi önemli tasarım parametrelerinin hesaplanması ve optimizasyonu yapılmıştır. Bu çalışmada klasik yöntemlerle uzun süreler alan kinematik analiz ve optimizasyon işlemlerinin daha hızlı ve esnek bir şekilde yapılması sağlanmıştır. Bunun yanında, uygulamanın daha önce denenmemiş bir şekilde web tabanlı olarak gerçekleştirilmesi, internet kullanıcılarının sistemi test edebilmesi imkanını verecektir
TEKRARLI DONMA VE ÇÖZÜLMENİN KİREÇ İLE STABİLİZE EDİLMİŞ KİL ZEMİNLERİN MUKAVEMET VE PERMEABİLİTESİNE ETKİSİ
Killi zeminler, uzun ömürlü veya dayanıklı yolların inşasında önemli problemler ortaya çıkarır. İki ana problem, killerin büzülmesi ve şişmesi, bir dizi su koşulları altında malzeme özelliklerinin değişmesidir. Kildeki hacim değişimleri önemli olabilir, hacimsel değişimler yolun duraysızlığına, yol kaplamasının şeklinin bozulmasına, yolun kullanılışsız hale dönüşmesine neden olur. Kil zeminlerin diğer özelliği de kuru oldukları zaman taşıma güçlerinin yüksek olması, su muhtevalarının artması halinde plastisitesinin artarak taşıma gücünün azalmasıdır. Killi zeminlerin mühendislik özelliklerini iyileştirmek için bunların kireç ve çimento ile karıştırılması yöntemi özellikle karayolları ve hava meydanları alt yapıları için uzun süredir başarı ile uygulanmaktadır. Uygulamanın başarı derecesini belirleyen etkenlerin belli başlıları zemin cinsi, uygulama yöntemi, kür süresi, katkı malzemesi tip ve oranları, ekonomik kaygılar olarak sıralanabilir. Bu çalışmada donma ve çözülme gibi fiziksel olayların kireç ile stabilize edilmiş kil zeminlerin mukavemet ve permeabilitesine olan etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla düşük ve yüksek plastisiteli iki sınıf kil literatürde belirlenen oranlarda kireç ve çimento ile stabilizasyona tabi tutulmuş, bu numuneler stabilize edilmeden ve edildikten sonra değişik sayıda donma-çözülme çevrimine maruz bırakılarak mukavemet ve permeabiliteleri belirlenmiştir
ÇİFT FAZLI GÜNEŞ ENERJİSİ KAYNAKLI ISI POMPASI SİSTEMİNİN TEORİK ve DENEYSEL İNCELENMESİ
Bu çalışmada, soğuk iklim bölgelerinde konutların ısıtılması için hava-hava çalışan bir ısı pompasına çift fazlı güneş enerjisi destekli düzlemsel güneş kollektörü kaynak olarak kullanıldı. Çalışma, teorik ve deneysel olarak gerçekleştirildi. Teorik çalışmada, sistemin matematik modelini oluşturmak için, sisteme giren ve çıkan tüm büyüklükler ayrı ayrı ifade edildi. Daha sonra deneysel çalışmada öngörülen aylar için Konya Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan son 15 yıla ait veriler kullanılarak teorik sonuçlar elde edildi. Deneysel çalışma, Aralık, Ocak ve Şubat ayları için yapıldı. Çift fazlı güneş kollektöründe R–11, ısı pompası sisteminde ise R–22 akışkan olarak kullanıldı. Kollektördeki buharlaşmayı hızlandırmak için boru içerisine özel formda hazırlanan profiller yerleştirildi. Hava+su-hava çalışan sistemin konvansiyonel sisteme göre Isıtma Tesir Katsayısı (ITK)’ nda %24 lük bir artış sağladığı tespit edildi. Ölçümlerden kaynaklanan hata nedeniyle deneysel sonuçlardan elde edilen ITK değerinin, teorik sonuçlara göre biraz düşük olduğu gözlendi
YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜNÜN YAPAY SİNİR AĞI VE REGRESYON MODELLERİ İLE BELİRLENMESİ VE KARŞILAŞTIRILMASI
İmalat teknolojisinde, malzemenin kullanılabilirliğini ve maliyetleri etkileyen en önemli hususların başında ürün yüzey kalitesinin belirlenmesi gelmektedir. Bu nedenle imalat aşamasından önce en uygun yüzey pürüzlülüğü değerlerini belirlemek için değişik modeller geliştirmişlerdir. Bu çalışmada, endüstride önemli yer tutan tornalama işlemlerindeki uygun pürüzlülük değerlerinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için Regression Modeli (RM) ve yapay zeka tekniği olan Yapay Sinir Ağı (YSA) ayrı ayrı kullanılmış ve karşılaştırılmıştır. Bu iki ayrı model için giriş parametreleri; uç radyüsü (r), yaklaşma açısı (κ), talaş açısı (γ) ve çıkış parametresi; yüzey pürüzlülüğü (Ra) olarak kullanılmıştır. Bu modellemeler ile yüzey pürüzlülük değerleri tahmin edilmiştir. Deneysel veriler ile geliştirilen YSA ve RM modellerinden elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırıldığında, tasarlanan modellerin başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür (P0.001). YSA ve RM ile elde edilen veriler deneysel veriler ile ayrı ayrı karşılaştırıldığında ise YSA ile elde edilen verilerin deneysel verilere RM ile elde edilen verilerden daha yakın olduğu ve yüzey pürüzlülük tahmini için kullanılabileceği görülmektedi
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARINDA SOSYAL BOYUTUN İNCELENMESİ, ANKARA VE LONDRA ÖRNEKLERİ
İkinci Dünya savaşından sonra Dünya’da, 1980’li yıllardan sonra da Türkiye de önem kazanan Kentsel Dönüşüm Projeleri, nüfusu her geçen gün artan metropol kentlerin yeniden planlanması, yapılanması ve halkın daha rahat, daha sağlıklı, daha modern bir çevrede yaşaması; sosyal donatı ve yeşil alanlarıyla daha ferah ve daha güzel bir kent yaratma isteği açısından artık vazgeçilmez bir gereksinim haline gelmiştir. Kentsel Dönüşüm alanlarının metropol merkezlerine yakınlığı ve taşınmazların değerlendirilmesinde yapılan yetersizlikler bölge de yasayan halk ve medya tarafından ‘haksız rant paylaşımları’ nı ve beraberinde mekansal yapı ile sosyal yapının ayrımlaşmasını da gündeme getirmektedir. Bu makalede, kentsel dönüşüm alanlarında yaşanan sosyal sorunlar, kentsel dönüşüm uygulamalarının tüm boyutları çerçevesinde ele alınarak hem kentsel dönüşüm uygulamalarında yaşadığı tecrübelerle hemde kent kimliği ile diğer kentlerden ayrılan Ankara ve Londra başkentlerinde kentsel dönüşüm uygulamalarının sosyal boyutu incelenecek ve kurumsal, ekonomik ve mekânsal yansımaları tartışılacaktır
DEPREM BÖLGELERİNDEKİ YÜKSEK KATLI BETONARME YAPILARDA TAŞIYICI SİSTEM SEÇİMİNİN KESİT TESİRLERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada, farklı taşıyıcı sistemlerle oluşturulan yüksek katlı bina modelinin deprem davranışlarının karşılaştırılması yapılmıştır. İlk model perde sistemli, ikinci model ise çerçeve sistemli olacak şekilde çözülmüştür. Bu analizlerde çözülen modeller 15 katlı olarak seçilmiştir. Modellerin kat deplasmanları ve periyot-mod sayısı değerleri araştırılmıştır. Statik analizlerin yapılmasında SAP 2000 Nonlineer 6.11 programından faydalanılmıştır
HAVA KİRLİLİĞİNİN DOĞAL GAZ KULLANIMI İLE DEĞİŞİMİ, DENİZLİ İLİ ÖRNEĞİ
Günümüz hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden bir tanesi, fosil kökenli yakıtlardır. Bu yakıtların yakılması ile açığa çıkan emisyonlar hava kalitesini önemli derecede bozmakta ve insan sağlığına olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Yapılan bu çalışmada, Denizli İli’nin doğalgaz kullanmaya başlamadan önceki ve doğalgaza geçiş ile hava kirlilik parametreleri (SO2 ve PM10) incelenmiştir. Doğal gaz kullanımının hava kalitesine etkisi araştırılmıştır. İlde ısınma ihtiyacını karşılamak için kömür, fuel-oil ve mazot kullanılırken 2007 yılı sonu itibariyle doğal gaza geçilmiştir. Doğal gazın kullanılmaya başlanmasıyla diğer fosil yakıtların kullanımı azalmıştır. Çalışmanın sonunda, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği’nde (HKDYY) belirtilen, SO2 için 250 μg/m3 değerinin doğal gaz kullanımına geçilmeden ve doğal gaz kullanılmaya başlanmasından sonra hiçbir dönemde aşılmadığı görülmüştür. PM10 için yönetmelikte belirtilen 200 μg/m3 değerinin 2006-2007 kış sezonunda aşılarak 224 μg/m3’e ulaştığı tespit edilmiştir. 2007 yılı sonunda doğal gaz kullanımına geçiş ile birlikte bu değerde bir düşüş gözlenmişti
ÜÇ SERBESTLİK DERECELİ PUMA TİPİ BİR MANİPÜLATÖRÜN PID KONTROLÜ
Bu çalışmada, üç serbestlik dereceli PUMA tipi robot kolunun uç elemanının PID yöntemi ile yörünge kontrolü yapılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında, robota ait kinematik ve dinamik denklemler elde edilmiştir. Yörünge planlanması kartezyen koordinatlarda yapılmıştır. İstenen yörüngenin gerçeklenmesi için gerekli mafsal değişkenleri ters kinematik analizle hesaplanmıştır. Yörüngeyi izlemek üzere tasarlanan kontrolcüye, dinamik analiz sonucu elde edilen servo motor torkları sisteme dış bozucu etki şeklinde dahil edilmiştir. PID kontrol yöntemi uygulanan kontrol sistemine, sikloid, harmonik ve polinom yapılı üç farklı yol alma fonksiyonu giriş olarak kabul edilmiş ve elde edilen sistem cevapları istenen yörüngeye yakınsaması açısından karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, harmonik yol alma fonksiyonun daha avantajlı olduğu gözlemlenmiştir
MİKRODENETLEYİCİ DESTEKLİ OTOMATİK FOTOĞRAF ÇEKİM ÜNİTESİ TASARIMI
Son yıllarda elektronik ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak hayatımızın her alanında akıllı cihazların kullanımı da hızla artmaktadır. Özellikle ucuzlayan fiyatları ve performanslı çalışmaları ile bilgisayar yerine, daha kolay ve esnek bir kullanım imkanı sağlayan mikrodenetleyiciler ile bir cihazın kontrol edilmesi daha kolay olmaktadır. Bu çalışmada sütçü sığırların vücut ölçülerinin sayısal görüntü analiz ile tahmin edilebilmesi için bir stüdyo çekim ortamı oluşturularak, fotoğrafları çekilmiştir. Bu ortamda fotoğraf çekim işleminin otomatik yapılması amaçlanmıştır. Bu hedef için fotoğraflarının çekileceği ve ineklerin geçeceği alana, cisimden yansımalı bir sensör yerleştirilmiştir. İneklerin geçişi esnasında, hayvanı gören bu sensör aktif edilerek, tasarlanan bir elektronik donanımsal birim ile Canon EOS 400D kameraların otomatik çalışması sağlanmıştır. Elektronik devrede PIC 16F877 kullanılmış ve geliştirilen yazılım aracılığıyla senkronize bir biçimde fotoğraflar çekilmiştir. Bu sayede herhangi bir insan etkisi olmadan, hayvanlar ile etkileşime geçilmeden ve hayvanlar strese sokulmadan fotoğraflar otomatik olarak çekilerek bilgisayara kaydedilmiştir
IMPLEMENTATION OF FUZZY EXPERT COOLING SYSTEM FOR CORE2DUO MICROPROCESSORS AND MAINBOARDS
The aim of this study is to construct an effective fuzzy logic based control system for multi core (core2duo) microprocessors and mainboards. Fuzzy Expert Systems were constructed for controlling the power delivered to CPU and mainboard cooling fans. The CPU cooling FES consists of three inputs named as CPU temperature, CPU frequency and CPU core voltage. The output of this FES calculates the optimum speed of microprocessor fan and sends the speed value to the electronic fan driver circuit via serial port. The mainboard cooling FES consists of two inputs named as CPU temperature and the mainboard temperature. This FES calculates the optimum fan speed and controls the power delivered to the chassis fans via electronic fan driver circuit connected to the serial port of the computer. Safe, effective and silent cooling systems were realized by using the FES