İbn Haldun Çalışmaları Dergisi (E-Journal)
Not a member yet
    100 research outputs found

    Pandemi Öncesinde Üniversite Öğrencilerinin Ruh Sağlığı ile İlişkili Faktörler

    Full text link
    Problems such as depression, anxiety and internet addiction are very common among youth. In this study, it was aimed to demonsrate the current situation of youth by examining the mental health conditions and related factors of university students before the pandemic process. Findings of the current study demonsrated that before the pandemic process, 55% of university students showed depressive symptoms and 37% had symptoms of anxiety disorder. The rate of those using the internet for social media purposes was determined as 26%. Smoking, alcohol and internet use were found to be associated with higher depression and anxiety levels. It was found that depression level of students who perform prayer five times a day was statisticaly lower than students who do not perform prayer. Anxiety level of students who fast regularly was statisticaly lower than students who do not fast.Depresyon, anksiyete, internet bağımlılığı gibi sorunlar gençler arasında büyük yaygınlık göstermektedir. Bu çalışmada, pandemi süreci öncesinde üniversite gençliğinin ruh sağlığına yönelik durumları ve ilişkili faktörleri incelenerenerek gençliğin varolan durumunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma bulguları pandemi süreci öncesinde üniversite öğrencilerinin %55’i depresif belirtiler göstermekte olduğu ve %37’oranında anksiyete bozukluğu belirtilerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. İnterneti sosyal medya amacıyla kullananların oranı %26’olarak tespit edilmiştir. Sigara, alkol ve internet kullanımı daha yüksek depresyon ve kaygı düzeyleriyle ilişkili bulunmuştur. Beş vakit namaz kılan gençlerin depresyon düzeyi, kılmayanlarla karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak daha düşük olduğu görülmüştür. Düzenli oruç tutan üniversite öğrencilerinin kaygı düzeyleri, tutmayanlarla karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak daha düşük olduğu tespit edilmiştir

    Ruh Sağlığı ve Dindarlık İlişkisi

    Full text link
    In this study, it was aimed to reveal the current situation of university youth by examining the variables and religiosity levels of university youth after the pandemic process. The study data revealed that after the pandemic process, university students had a high level of loneliness (29%), severe depressive symptoms (31%), severe anxiety disorder (27%), and severe stress disorder (16%). n terms of gender, the anxiety level of men was found to be higher than that of women in the evaluation of mental health. According to the findings of the research; level of religiosity is a negative predictor of depression, anxiety, loneliness and stress levels. All these data support that religiosity may be a protective factor for mental health.Bu çalışmada, pandemi süreci sonrasında üniversite gençliğinin ruh sağlığına yönelik değişkenleri ve dindarlık düzeyleri incelenerek var olan durumunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma verileri, pandemi süreci sonrasında üniversite öğrencilerinin %29 oranında orta ve yüksek yalnızlık düzeyine sahip olduğunu, %31 oranında çok şiddetli düzeyde depresif belirtiler göstermekte olduğu ve %27 oranında çok şiddetli düzeyde anksiyete belirtileri olduğunu, %16 oranında çok şiddetli düzeyde stres bozukluğu belirtilerine sahip bulunduğunu ortaya koymuştur. Cinsiyetler açısında ruh sağlığı değerlendirmesinde erkeklerin kaygı düzeyi kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre; dindarlık düzeyi, depresyon, kaygı, yalnızlık ve stres düzeylerinin negatif yordayıcısıdır. Tüm bu veriler, dindarlığın ruh sağlığı için bir koruyucu faktör olabileceği savını desteklemektedir

    Times Higher Education Dünya Üniversite Sıralaması: Türk Üniversitelerinin Durumu

    Full text link
    The current study systematically reviews the Times Higher Education World University Ranking methodology and the 5-year performances of the top 10 Turkish universities in this ranking, covering the years 2018-2022. The methodology and indicators used in this ranking and the individual and average scores of the top 10 universities in the five-year period were examined. The findings indicate that both foundation and state universities are included in the rankings, but foundation universities have better maintained their positions over the years. A significant finding of the study is that education and research scores of those Turkish universities that are always in the top 10 are higher. Regarding citations, industry income and international outlook scores, high scores obtained in these categories seem to be insufficient to ensure permanence, although it positively affects university positions in the short run.Mevcut çalışma, Times Higher Education Dünya Üniversite Sıralaması metodolojisini ve bu sıralamada yer alan en iyi 10 Türk üniversitesinin 2018-2022 yılları arasını kapsayan 5 yıllık performanslarını değerlendirmektedir. Times Higher Education sıralamasına ilişkin internet sitesinde sunulan veriler ve açıklamaları baz alan mevcut araştırmada bu sıralamada kullanılan metodoloji ve göstergeler incelenmiş; incelenen beş yıllık dönemde en iyi 10 üniversitenin bireysel ve ortalama skorlarına yönelik değerlendirilmeler yapılmıştır. Bulgular, sıralamalarda hem vakıf hem de devlet üniversitelerin bulunduğuna, ancak bazı vakıf üniversitelerinin yıllar içinde sahip oldukları pozisyonları daha iyi koruduğuna işaret etmektedir. Beş yıllık süreçte ilk 10’a giren üniversiteler incelendiğinde, Türk üniversitelerinin dünya sıralamasında geriye düştüğü görülmüştür. Bu beş yıllık süreçte Türkiye’den ilk 10’da hep yer alan üniversitelerin eğitim-öğretim ve araştırma puanlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Atıf, sanayi gelirleri ve uluslararası görünüm puanları bakımından değerlendirildiğinde ise bu kategorilerde elde edilen yüksek puanların üniversiteleri ilk 10’a sokması mümkün olmakla birlikte kalıcılığın sağlanmasında yeterli olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır

    Cinsiyet Eşitsizliği Bağlamında Tekstilde Kadın İşçilerin Sorunlarına İlişkin Nitel Bir Araştırma

    Full text link
    Working life presents various challenges and inequalities for women. These are mainly due to gender inequalities for women. Gender-based wage discrimination is also experienced as a result of gender inequality. In Turkey, the 1980s were the years when neoliberalism began to be implemented. The aim of this research is to examine the reflections of gender-based wage inequalities in the textile sector and the problems experienced by women workers by looking at the applied neoliberal economy and wage policies. This research was conducted by using in-depth interview and participatory observation methods and the data were analyzed by discourse analysis method. In general, it has been observed that female workers working in the textile industry experience gender-based inequalities and accordingly, wage inequalities. In addition, problems arising from the characteristics of the sector such as long working hours, low wages, and threatening human health in the working environment have also been identified. In addition to the abundant literature on this topic, this study highlights the gender basis of wage inequality. As a result, the problems experienced by women in their employment processes, workplaces and dismissal processes were examined.Çalışma hayatı kadınlar için çeşitli zorluklar ve eşitsizlikler barındırmaktadır. Bunlar esas olarak kadınlar için cinsiyet eşitsizliklerinden kaynaklanmaktadır. Cinsiyete dayalı ücret ayrımcılığı da cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak yaşanmaktadır. Türkiye\u27de 1980\u27ler neoliberalizmin uygulanmaya başladığı yıllardır. Bu araştırmanın amacı, tekstil sektöründe yaşanan toplumsal cinsiyete dayalı ücret eşitsizliklerinin tekstil sektörüne yansımalarını ve kadın işçilerin yaşadıkları sorunları uygulanan neoliberal ekonomi ve ücret politikalarına bakarak incelemektir. Bu araştırma derinlemesine görüşme ve katılımlı gözlem yöntemleri kullanılarak yapılmış ve veriler söylem analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Genel olarak, tekstil sektöründe çalışan kadın işçilerin cinsiyet temelli eşitsizliklere uğradıkları, buna bağlı olarak ücret eşitsizlikleri yaşadıkları görülmüştür. Ayrıca sektörün özelliklerinden kaynaklanan, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, çalışma ortamının insan sağlığını tehdit eder nitelikte olması gibi sorunlar da tespit edilmiştir. Bu konuyla ilgili çok sayıda literatüre ek olarak, bu çalışma ücret eşitsizliğinin cinsiyet temeline vurgu yapmaktadır. Sonuç olarak kadınların işe giriş süreçlerinde, çalışma alanlarında ve işten çıkarılma süreçlerinde yaşadıkları sorunlar irdelenmiştir

    Müfessir Ebû Hayyân’ın Hayatı ve Felsefeyle İmtihanı

    Full text link
    In this study, we will briefly discuss the life of Abû Hayyân al-Andalusi, his scientific education, his teachers, his students, his works and his trial with philosophy as a commentator. Our aim is to see the effect of the education that the author received on the formation of his scientific personality and the environment he grew up in, and to reveal the effects of these on the shaping of his culture. Our aim is to reveal the perspective of the researcher on positive sciences, especially his approach to philosophy. In addition, the aim of this research is to determine the place of positive sciences among Islamic sciences in the Andalusia region at that time, based on the person of Abu Hayyân.Bu çalışmamızda Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin kısaca hayatı, ilmî tahsili, hocaları, talebeleri, eserleri ve bir müfessir olarak felsefeyle olan imtihanını ele alacağız. Amacımız müellifin ilmî şahsiyetinin oluşmasında almış olduğu eğitimin ve yetiştiği çevrenin etkisini görmek ve onun kültürünün şekillenmesindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır. Pozitif ilimlere bakışını özellikle de felsefeye yaklaşımını ortaya koymaktır. Ayrıca bu araştırmanın hedefi Ebû Hayyân’ın şahsından hareketle o dönemde Endülüs bölgesinde pozitif ilimlerin İslâmî ilimler arasındaki yerinin tespitine matuftur

    İslamî İlimlere Dair Klasik Metinlerin Çözümlenmesinde Büyük Öneme Sahip Nahiv Eserleri

    No full text
    In the field of Islamic sciences, one of the most significant features of classical texts is their concise and ambiguous writing style. Contrary to classical texts, this writing style is not commonly observed in modern writings. In that sense, learning the Arabic language is not sufficient for mastering classical texts. Therefore, the first aim of a researcher in the field is not to advance in modern Arabic, but to come to grips with the elements of the writing style in classical texts. This article presents an in-depth textual analysis of some foundational classical Arabic grammar texts which are of great importance in qualifying the researchers to master the sentence structure and syntax in classical texts and discusses the benefits of studying these texts for the researchers in the field of Islamic sciences.İslâmî ilimler alanında yazılan klasik metinlerin, genel olarak kapalı ve veciz bir üslupla kaleme alındığı ve bu üslûba modern dönemde yazılan eserlerde çok fazla rastlanmadığı bilinen bir husustur. Bu üslûba hakim olmanın modern Arap dilini öğrenmekle mümkün olmadığı ise açıktır. Nitekim İslâmî ilimlerle ilgilenen bir araştırmacının ilk hedefi de günümüz Arapçasını öğrenmek değildir; bu, gerekli olmakla birlikte ikincil öneme haiz olan ve dolayısıyla yapacağı bir şeydir. Bu sebeple, makalemizde klasik eserlerin diline hakim olmayı sağlayacak bazı nahiv eserlerinin metin tahlili yapılarak bu metinlerin araştırmacıya sağladığı yararlar ele alınacaktır

    Okullarda Manevi Danışmanlık Eğitimi

    Full text link
    Individuals face various difficulties in their lives. Children and young people also face some difficulties brought by their age, time, place and socio-cultural environment, or some problems that they perceive as difficulties. It is thought that spiritual counseling education can be carried out in schools in order to eliminate these negativities. In some countries such as America, England and Singapore, teachers working in schools are given spiritual counseling training and they are provided to help their students. The problems handled within the scope of pastoral care can be related to daily life problems as well as moral and religious issues. In this study, the concept of spiritual counseling in schools, the need for this service, the principles and methods of its application are mentioned. It is considered important to provide a pastoral care service at schools that will help children and young people in their various inquiries about life issues, friendship relations and communication language problems. This study theoretically discusses the need for spiritual counseling at school.Bireyler hayatlarında çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Çocuk ve gençler de kendi yaşlarının, içinde bulundukları zaman, mekân ve sosyo-kültürel ortamın getirdiği bazı zorluklarla, ya da zorluk olarak algıladıkları bazı problemlerle yüzleşmektedirler. Yaşanan bu olumsuzlukların giderilebilmesi için okullarda manevi danışmanlık eğitiminin gerçekleştirebileceği düşünülmektedir. Dünyada Amerika, İngiltere, Singapur gibi bazı ülkelerde okullarda görev yapan öğretmenlere manevi danışmanlık eğitimi verilmekte ve öğrencilerine yardımcı olmaları sağlanmaktadır. Manevi danışmanlık kapsamında ele alınan sorunlar, ahlaki ve dini konularda olabildiği gibi gündelik yaşam sorunları ile de alakalı olabilmektedir. Bu çalışmada okullarda manevi danışmanlık kavramına, bu hizmete duyulan ihtiyaca, uygulamanın ilke ve yöntemlerine değinilmiştir. Çocuk ve gençlerin hayata dair meseleler, arkadaşlık ilişkileri ve iletişim dilinde yaşadıkları problemler ile çeşitli sorgulamalarında yardımcı olacak bir manevi danışmanlık hizmetinin okullarda sunulması önemli görülmektedir. Bu çalışma, okulda manevi danışmalık ihtiyacını teorik olarak tartışmaya açmaktadır

    Yeni Camilerde Çağdaşlık Arayışı: Bosna Hersek Örneği

    Full text link
    The architecture of the contemporary mosque is a popular form of self-expression in Muslim communities. Many societies, including Bosnia and Herzegovina, are divided over the mosque-style dilemma. Today\u27s understanding of mosque architecture is quite varied. Some architects, as well as the vast majority of Muslims, believe that new mosques should always be modeled after popular historic styles. A smaller number of architects and others see the mosque as a modern concept devoid of the past. Yet the number of modern designs in newly constructed mosques is significantly lower. Given that the sources of Islam do not contain strict instructions on mosque design, there is no reason to design a mosque today in the styles of the past. The architectural vocabulary of a contemporary mosque should express the present while adhering to universal Islamic principles. In that sense, contemporary architectural language will best express the cultural identity of Muslim communities. A contemporary mosque, on the other hand, will emphasize the fundamental values of Islamic architectural history in this way.Çağdaş cami mimarisi, Müslüman topluluklarda popüler bir kendini ifade etme biçimidir. Bosna-Hersek de dahil olmak üzere birçok toplum cami tarzı ikilem konusunda bölünmüş durumda. Günümüz cami mimarisi anlayışı oldukça çeşitlidir. Müslümanların büyük çoğunluğu gibi bazı mimarlar da yeni camilerin her zaman popüler tarihi tarzlara göre modellenmesi gerektiğine inanıyor. Daha az sayıda mimar ve diğerleri camiyi geçmişten yoksun modern bir konsept olarak görüyor. Ancak yeni inşa edilen camilerde modern tasarımların sayısı önemli ölçüde düşüktür. İslam kaynaklarının cami tasarımı konusunda katı talimatlar içermediği göz önüne alındığında, geçmişin tarzlarında bugün bir cami tasarlamanın hiçbir nedeni yoktur. Çağdaş bir caminin mimari sözlüğü, evrensel İslami ilkelere bağlı kalarak bugünü ifade etmelidir. Bu anlamda çağdaş mimari dil, Müslüman toplulukların kültürel kimliğini en iyi şekilde ifade edecektir. Çağdaş bir cami ise İslam mimarlık tarihinin temel değerlerini bu şekilde vurgulayacaktır

    Modernite ve Postmodernitede Değişen Ölüm Algısı

    Full text link
    In this study, the perception of death in the changing world was examined and the effects of approaches such as death avoidance and ignoring death on modern and postmodern people were compared. In this context, it has been tried to examine whether peace and happiness, which are lost in the modern and postmodern era, are related to the changing perception of death. With the modernity, man has made it an obligation to avoid death which is an inevitable fact of life and spoils the enjoyment of life. In the postmodernity following the modernity, there have been some changes in the attitude towards death with the increase of interest and orientation towards many things that modernity tries to destroy. With the effect of postmodernity, the reality of death has been replaced by the desire to live long with no problem due to advanced medicine and technology that allows to move away from reality. The thing that psychiatry tries to teach to the people of the era who are driven to despair by the dream of eternity, become mentally unstable and depressed, and constantly seeking help from psychiatrists, is to think about the death which is an inevitable reality and is to face mortality.Bu çalışmada, değişen dünyadaki ölüm algısı irdelenerek ölümden kaçınma, ölümü yok sayma gibi yaklaşımların modern ve postmodern dönem insanı üzerindeki etkileri karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda modern ve postmodern dönemin yitiği olan huzur ve mutluluğun, değişen ölüm algısıyla ilişkili olup olmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Moderniteyi takip eden postmodernitede modernitenin yıkıma uğratmaya çalıştığı birçok şeye karşı ilgi ve yönelimin artmasıyla ölüme bakışta ve ölümle ilgili tutumlarda da birtakım değişiklikler olmuştur. Postmodernitenin etkisiyle ölüm hakikatinin yerini, gerçeklikten uzaklaşmaya imkân sağlayan gelişmiş tıp ve teknoloji sayesinde, uzun ve sorunsuz yaşama arzusu almıştır. Sonsuzluk hayali ile umutsuzluğa sürüklenerek dengesi bozulan, depresyona giren ve psikiyatristlerin kapısını aşındıran çağın insanına psikiyatrinin öğretmesi gereken şey de kaçınılmaz bir gerçek olan ölümü düşünmesi ve fanilikle yüzleşmesidir

    Edebi Düzyazıda Bilimsel Söylem Yoluyla Dilsel Varyasyon Doğurması

    No full text
    Scientific discourse is characterized by the prevalence of assertive linguistic acts denoting facts devoid of fiction. It is mainly used in scholarly writings to serve scientific, technical or didactic objectives. Nevertheless, it may be found in literary works in their distinct genres including scientific and non-scientific fiction. Consequently, the present article aims at depicting the role and implication of the language of science in literature. It attempts to reveal the authors’ manipulation of scientific discourse to denote a sort of linguistic variation within their writings. Various examples were extracted from literary works to illustrate the functional and stylistic variation crafted through the use of the language of science. Discourse analysis was applied to study the functions of scientific language in literary texts. The scrutiny of the mined examples has unveiled that the insertion of scientific discourse in literary prose helps to divulge the characters’ register and the writers’ stylistic craft.Bilimsel dil, kurgudan yoksun gerçekleri ifade eden iddialı dilsel eylemlerin yaygınlığı ile karakterize edilir. Esas olarak akademik yazılarda bilimsel, teknik veya didaktik amaçlara hizmet etmek için kullanılır. Bununla birlikte, edebi eserlerde, bilimsel ve bilimsel olmayan kurgu dahil olmak üzere edebi eserlerin farklı türlerinde bulunabilir. Bu nedenle, bu makale bilim dilinin edebiyattaki rolünü ve etkisini tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, yazarların eserlerinde dilsel varyasyonu belirttiği bilimsel dilin güdümünü ortaya çıkarmaya çalışılmıştır. Bilim dilinin kullanımıyla oluşturulan işlevsel ve üslup çeşitliliğini göstermek için edebi çalışmalardan çeşitli örnekler gösterilmiştir. Bilimsel dilin edebi metinlerdeki işlevlerini incelemek için söylem çözümlemesi uygulanmıştır. Sonuç kısmında, dikkatle incelenen örnekler ile edebi düzyazıya bilimsel dilin dahil edilmesinin edebi yazı karakterlerinin geçmişini ve yazarın üslupbilim becerisini ortaya çıkarmaya yardımcı olduğu görülmüştür

    94

    full texts

    100

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    İbn Haldun Çalışmaları Dergisi (E-Journal)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇