26509 research outputs found
Sort by
Suitability of clays from Maroua (Far North Cameroon) and physical properties of their adobe bricks reinforced with staff waste powder for eco-friendly construction
From a perspective of sustainable development in Cameroon in general and in the far north in particular, the development of an ecological material is a major issue. This article deals with the evaluation of clay soil used in the production of adobe bricks and the influence of staff waste powder on the physical and mechanical properties of bricks made from this material. Geotechnical tests consisted of granulometry and Atterberg limits. The physic-mechanical properties, notably linear shrinkage, water absorption, and compressive strength tests of the adobe brick specimens, were performed according to modern material standards. The granulometric analysis reveals dominant proportions of clay fractions ranging from 30.15 to 42.5%. The plasticity test shows that the studied soils are almost essentially low (M1) and medium (M2, M3) plasticity clays, depending on the case. The clay soil samples are made up of quartz, smectite, kaolinite, and illite, according to the mineralogical analyses carried out. The most abundant oxides in the three samples are SiO2 (57.51-60.53%), Al2O3 (11.93-23.49%), and Fe2O3 (6.87-7.51%), while K2O, MgO, TiO2, P2O5, Na2O, and MnO are in small amounts. The measurement of mechanical properties such as water absorption, linear shrinkage, and compressive strength showed an improvement in resistance when increasing staff waste powder in clay soil is observed. Based on the test results, the studied clay soils were suitable for adobe brick production
An iconographic analysis of gothic elements in tim burton's cinema
Gothic is a concept that emerged as an architectural style in the Middle Ages and eventually gained a place in literature, painting, sculpture, music, and cinema. This study aims to determine how the gothic style represents itself in the art of cinema and how it establishes itself iconographically through the films of director Tim Burton. In the study, after mentioning the concepts of gothic and iconography, the gothic elements in the director's films are examined with the method of mise-en-scene criticism within the scope of the examples identified in Burton's eight films belonging before and after 2000, determined by the purposeful sampling method. In the study, it was concluded that the director mostly used recurring gothic elements in his films in the context of mise-en-scene construction, that he frequently referred to works from gothic literature, classical films with gothic elements, gothic architectural structures, and symbols representing the spirit of the gothic style while using these elements, and that these elements formed a standard iconography. © 2025 by IGI Global Scientific Publishing
Synthesis, characterization, and anticarcinogenic potent of green-synthesized zinc oxide nanoparticles via Citrus aurantium aqueous peel extract
Synthesis of nanoparticles with a green approach using plants has attracted great attention from scientific communities because of its characteristics, such as environmentally friendly and time-efficient. In this study, green synthesis of zinc oxide nanoparticles was performed by Citrus aurantium aqueous peel extract. UV-VIS, FTIR, zeta potential, SEM, and EDX were used in characterization studies. In the UV-Vis spectrum, a heightening of the absorbance was monitored in the range of 260-390nm specific to ZnO. The mean particle size of zinc oxide NPs (ZnONPs) was characterized as 632 +/- 41nm with low polydispersity (0.174 +/- 0.055). As a result of EDX analysis, the presence of Zn in the scanned area was determined as 2.32%. The cytotoxic behaviors of ZnONPs on human breast cancer cells (MDA-MB-231) were carried out by MTT method. It was discovered that after ZnONPs application, cell migration decreased and apoptotic cell rate increased with Hoescht/PI staining in MDA-MB-231 cells.Adnan Menderes University [TPF-19037]This work was supported by Adnan Menderes University Research Grant (TPF-19037)
TÜRK MİTOLOJİSİ BAĞLAMINDA TÜRK RESİM SANATINDA AĞAÇ KÜLTÜ MORFOLOJİSİ
Türk topluluklarının başlangıçta doğayla iç içe yapısı ve onların göçer niteliği, doğal güçleri mitolojik anlamda inançlarının önemli bir parçası yapmaktadır. Bu hareketlilik, inançlarının zenginleşmesine ve farklı inanç biçimlerine yaklaşımlarını hoşgörü çerçevesinde değerlendirmelerine yol açmıştır. Ama ağaç kültü her zaman Türkler için önemli bir kült olarak bugüne kadar gelmektedir. Türklerin farklı dinlerle karşılaşmaları, inançlar arasında bir ayrım gözetmemelerine yol açmış ama yer, gök, su ve atalar kültü denilen temel inançlarından vazgeçmemişlerdir. İslam inancına rağmen yer, gök, su ve atalar kültüyle ilgili mitolojik öğeler, özellikle kırsalda yaşayanlar ve hayvancılıkla uğraşan topluluklarda sözsel olarak aktarılarak bugüne kadar gelmiştir. Bunda kuşkusuz yalıtılmış ya da yarı yalıtılmış yaşam sürmelerinin önemli katkısı bulunmaktadır. Bu mitolojik elemanlardan ya da mitolojik kültlerden ağaç, Türk resminde biçim ve renk anlamında nasıl betimlendiği ve bu betimlemenin mitolojik anlamlandırmayla ne kadar örtüştüğü bu araştırmanın temel amacıdır. Morfoloji kavramı araştırmada, biçim ve renk arasındaki ilişkinin önce ayrı sonra bütüncül bir yaklaşımla ağaç kültünün mitolojik anlamıyla beraber değerlendirilmesi olarak kullanılmaktadır
Investigation of the effect of freeze-thaw on the breaking load at dowel hole in carbonated natural stone
Bu çalışmada, bina dış cephe kaplamalarında kullanılan karbonatlı doğal taşların soğuk bölgeler için don etkisindeki fiziksel dayanıklıkları değerlendirilmiştir. Bu amaçla, doğal taşlar üzerinde TS EN 12371 "Dona Dayanım Tayini" ve TS EN 13364 "Saplama Deliğinde Kırılma Yükü Tayini" standartlarına uygun deneyler birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Saplama deliğinde kırılma yükü deneyine uygun şekilde numuneleri hazırlanmış üç farklı doğal taş, 5 ile 40 döngü arasında sekiz farklı kategoride donma-çözülmeye maruz bırakılmıştır. Donma-çözülme döngülerinden önce ve sonra olmak üzere kırılma yükleri ve her döngü için kırılma yük kayıpları hesaplanmıştır. Deney sonuçlarının analizinde, ilk etapta kırılma yük kayıplarıyla donma-çözülme döngülerinin grafiksel ilişkileri incelenmiştir. Sonraki aşamalarda ise, her doğal taş için kırılma yük kayıplarıyla deney parametreleri arasında regresyon analizi gerçekleştirilmiş, kırılma yük kayıplarının ileriye dönük tahminleri yapılmıştır. Doğal taşların dış cephe kaplama malzemesi olarak kullanılabilirliği, donma-çözülme süreçleriyle kırılma yük kayıpları ve kullanım ömürleri hakkında değerlendirmeler ortaya konmuştur. Bu açıdan araştırma sonuçları, doğal taş kaplama malzemelerinin soğuk bölgelerde kullanımına yönelik önemli bir ön çalışma niteliğinde literatüre katkı sağlamaktadır.The present study evaluated the physical strength of carbonated natural stones used in building facade cladding under the frost effect for cold regions. The tests were carried out by combining the TS EN 12371 (Determination of Frost Resistance) and TS EN 13364 (Determination of Breaking Load at Dowel Hole) standards. Specimens of three different natural stones prepared according to the breaking load at dowel hole test were subjected to freeze-thaw between 5 and 40 cycles in eight categories. The breaking loads were measured both before and after the freeze-thaw cycles, and the loss of breaking load for each cycle was calculated. In the analysis of the experimental results, the graphical relationships between the loss of breaking load and the freeze-thaw cycles were studied in the first step. In the subsequent steps of the analyses, regression analysis was conducted to ascertain the relationship between the loss of breaking load and the experimental parameters for each natural stone. Forecasts of the loss of breaking load were also made. Assessments were presented on the usability of natural stones as facade cladding materials, the loss of breaking load through freeze-thaw processes and their lifetime. In this respect, the research results contribute to the literature as a significant preliminary study for the use of natural stone cladding materials in cold regions
Suriye Halep Türkmen Ağızına Özgü Bazı Kelimeler ve Arapça Kökenleri
Canlı bir organizma olarak tanımlanan dil, kendi içeresinde değişip ge-nişlediği gibi diğer dillerden de etkilenmektedir. Tabiî olarak toplumlar ara-sındaki dinî, tarihî, sosyal, kültürel ve siyasi ilişkiler, diller arasında etkileşi-me yol açan başlıca faktörlerdir. Söz konusu bu ilişkiler, bir dilin diğer diller ile temas içerisinde olmasına ve dillerin birbirine nüfuz etmesine yol açmış-tır. İnsanlar, içindeki duygularını daha iyi ifade edebilmek için başka diller-deki sözcükleri kullanmışlardır. Türkçenin etkileşim içesinde olduğu diller-den biri de Arapça olmuştur. Arapça, İslam fetihleri ile birlikte dünyanın birçok yerine yayılmıştır. Bunun sonucunda Arapça dışındaki diller aynı zamanda Kur’an dili olan Arapçadan etkilenmiştir. Bu etkilenme dini kav-ramlarda olduğu gibi siyasi, ticarî, edebî ve kültürel kavram ve kelimelerde de açıkça görülmektedir. Türklerin Müslümanlığı kabul etmeleri neticesinde Tük Dili de Arapçadan etkilenmiş ve çokça Arapça kelime Türkçe dağarcı-ğına girmiştir. Ancak bu kelimelerin bazıları Arapçadaki anlamlarıyla aynı kalsa da bazıları Türkçede anlam değişikliğine uğramıştır. Bu çalışmada, coğrafi olarak Türkiye’ye yakın fakat politik olarak Türkiye’ye çok uzak kalmış Suriye Fırat kalkanı (Kuzey Suriye) bölgesinde ikamet etmekte olan Oğuz Türkmenlerinin konuştuğu Türkçede Arapça kökenli sözcükler ince-lenmiştir. Söz konusu sözcüklerin asli manalarını koruyabildiklerini veya uğradıkları anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam kayma, başkalaşma gibi değişikliklerin üzerinde durulmuştur. Çalışmada sadece bölgeye has kökeni Arapça olan Türkçe kelimeler ele alınmış olup diğer bölgelerdeki müşterek kelimeler kapsam dışında tutulmuştur. Bu çalışmada, Türkçe ağız-larına ve Arapça lehçelerine dair yapılan çalışmalar incelenmiş olup ilgili kelimelerin kökeni karşılaştırmalı incelenmiştir. Çalışmamızın konusu Fırat kalkanı bölgesinde ikamet eden Halep Türkmenleri olarak bilinen Türkmen-lerin ağızlarına özgü kullandıkları Arapça kelimeler üzerine olduğu için Suriye’de varlık gösteren diğer Türkmen unsurları kapsam dışında bırakıl-mıştır
Examining the effect of secondary school teachers' knowledge levels about global climate change on their behavior and awareness.
Bu araştırmada, ortaokul öğretmenlerinin küresel iklim değişikliği hakkındaki bilgi düzeyleri ile sahip oldukları bilgilerin farklı demografik özelliklere (yaş, cinsiyet, hizmet süresi, branş, eğitim durumu) göre davranış ve farkındalıklarına etkisi incelenmiştir. Araştırma, iç ege bölgesinde görev yapan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 293 ortaokul öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Eroğlu (2016) tarafından geliştirilmiş olan Küresel Isınma Bilgi Ölçeği, Deniz, İnel ve Sezer (2021) tarafından geliştirilmiş olan Üniversite Öğrencilerinin Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Farkındalık Ölçeği ve Sahin, Oztekin ve Hiğde (2017) tarafından geliştirilmiş Çevre Dostu Davranış Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri ile elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin küresel ısınma ve iklim değişikliği konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerinin genel olarak yeterli olmadığı, ancak bazı demografik gruplarda (örneğin Din Kültürü öğretmenleri ve lisans mezunları) bu seviyelerin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bilgi düzeyinin, çevre dostu davranışlar ve iklim değişikliği farkındalığı üzerinde pozitif bir etkisi olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, öğretmenlerin bu alanda bilgi ve farkındalık düzeylerinin artırılması, çevre dostu davranışların yaygınlaşmasına ve toplumun genel çevre bilincinin yükselmesine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Sonuçlar, eğitim programlarının ve bilgilendirme kampanyalarının önemi üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir.In this research, the temperature degrees of global climate change and the information they have are determined according to different demographic distribution conditions (age, gender, length of service, branch, education level) and their effects on temperatures. The research was conducted with 293 secondary school teachers working in the inner Aegean region and affiliated with the Ministry of National Education. Data were collected using the Global Warming Knowledge Scale developed by Eroğlu (2016), the University Students' Awareness Scale towards Global Climate Change developed by Deniz, İnel, and Sezer (2021), and the Environmentally Friendly Behavior Scale developed by Sahin, Oztekin, and Hiğde. According to the findings obtained through descriptive statistics and correlation analyses, it was observed that the knowledge and awareness levels of teachers about global warming and climate change were not generally sufficient, but these levels were higher in some demographic groups (e.g., Religious Culture teachers and undergraduate graduates). It has been found that knowledge level has a positive effect on environmentally friendly behavior and climate change awareness. As a result, growth in this field has made a significant contribution to the spread of knowledge and regional growth, environmentally friendly efficiency and the general environmental awareness of society. The results are expected to have an impact on the importance of training programs and information campaigns
Osmanlı’da Sosyal Güvenlik Sisteminin Finansman Kaynakları
The issue of social security finance has been a significant concern since the inception of modern social security. After several centuries of traditional social security systems, the Ottoman Empire established the first modern social security institutions during the Tanzimat Period. This article aims to make a contribution to the literature on the historical sources of financing for social security. The financing sources of the traditional social security institutions of the Ottoman Empire and the teka & uuml;d funds established after the Tanzimat period are discussed in two parts in this article. The change in financing sources during the transition from traditional social security methods to the modern system is revealed
Symmedians and symmedian point in euclidean and hyperbolic geometry
Bu çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, giriş kısmına ayrılmıştır. İkinci bölümde, karmaşık düzlemde ve genişletilmiş karmaşık düzlemde gerekli tanımlar ve temel sonuçlar verilmiştir. Üçüncü bölümde simedyanlar ve simedyan noktası, Öklid geometrisindeki geometrik özellikleri ile incelenmiştir. Dördüncü bölümde üçgenlerin simedyan noktası kullanılarak genel lineer dönüşümlerin yeni bir karakteristiği sunulmuştur. Beşinci bölümde ise hiperbolik düzlemde simedyanlar ve simedyan noktaları kavramı ile ilgili bazı tanım ve teoremlere yer verilmiştir.This study consists of five main sections. The first section is devoted to the introduction. In the second section, we give necessary definitions and basic results in complex plane and extended complex plane. In the third section, symmedians and symmedian point are studied with their geometric properties in Euclidean geometry. In the fourth section, we present a new characteristic of general linear transformations by use of symmedian point of triangles. In the fifth section, some definitions and theorems related to the concept of symmedians and symmedian points in the hyperbolic plane are given
Analysis of Hakan Akdoğan’s novels in terms of structure and theme
Türk romanında, 1970’lerde başlayan yenileşmenin etkisiyle modernizm ve postmodernizm akımlarının ön plana çıktığı görülmektedir. Yaratıcılık kavramının ve kendi yazın biçimini oluşturmanın değer kazandığı bu dönemde kaleme alınan eserlerde, karmaşık olay örgüleri, belirsiz zaman yapısı, bireyde aidiyet duygusu uyandırmayan mekân tasvirleri ve yeni tekniklerle anlatıya farklı bir bakış açısı getirilmiştir. Hakan Akdoğan da bu akımların etkisinde kalan güncel yazarlardan biridir. Toplam üç bölümden oluşan çalışmamızın amacı, yazarın yedi romanındaki yapı ve izlek unsurlarını bu bağlamda incelemektir. Yazın hayatına 1994 yılında başlayan yazar, eserlerinde, varoluş kaygısı içerisinde olan bireylerin içsel mücadelelerini ve yalnızlaşma serüvenlerini konu edinmiştir. Romanlarda yalnızlık, kaçış, aşk, sevgi, şiddet ve zorbalık gibi meselelere değinilmiştir. Aşk ve sevgi hastalıklı birer duygu halidir. Toplum tarafından dışlanan ve yalnız hisseden roman kahramanları sürekli kaçış arzusu içerisindedir. Bu karakterlerin şiddete ve zorbalık yapmaya meyilli kişiler olduğu görülmektedir.In Turkish fiction, modernism and postmodernism movements gained prominence under the influence of the modernization that began in the 1970s. In this period, when creativity and the ability to develop one's own literary style gained value, works written with complex plots, ambiguous time structures, setting descriptions that lacked a sense of belonging, and new techniques brought a different perspective to the narrative. Hakan Akdoğan is one of the contemporary writers influenced by these movements. The aim of this three-part study is to examine the structural and thematic elements in the author's seven novels in this context. The author, who began his writing career in 1994, explores the inner struggles of individuals experiencing existential anxiety and the experiences of loneliness in his works. The novels touch on issues such as loneliness, escape, love, affection, violence, and bullying. Love and affection are pathological emotional states. The protagonists of the novels, excluded and lonely by society, constantly yearn for escape. These characters are seen as prone to violence and bullying