143 research outputs found

    Cross-section measurement of thulium radioisotopes with an 18 MeV medical PET cyclotron for an optimized 165Er production.

    No full text
    165Er is a pure Auger-electron emitter with promising characteristics for therapeutic applications in nuclear medicine. The short penetration path and high Linear Energy Transfer (LET) of the emitted Auger electrons make 165Er particularly suitable for treating small tumor metastases. Several production methods based on the irradiation with charged particles of Er and Ho targets can be found in the literature. In this paper, we report on the study of 165Er indirect production performed via the 166Er(p,2n)165Tm →165Er reaction at the 18 MeV Bern medical cyclotron. Despite the use of highly enriched 166Er2O3 targets, several Tm radioisotopes are produced during the irradiation, making the knowledge of the cross sections involved crucial. For this reason, a precise investigation of the cross sections of the relevant nuclear reactions in the energy range of interest was performed by irradiating Er2O3 targets with different isotopic enrichment levels and using a method based on the inversion of a linear system of equations. For the reactions 164Er(p, γ)165Tm, 166Er(p,n)166Tm, 166Er(p, γ)167Tm, 167Er(p,3n)165Tm, 167Er(p, γ)168Tm, 168Er(p,2n)167Tm and 170Er(p,3n)168Tm, the nuclear cross section was measured for the first time. From the results obtained, the production yield and purity of the parent radioisotope 165Tm were calculated to assess the optimal irradiation conditions. Several production tests with solid targets were performed to confirm these findings

    Cross section measurement of terbium radioisotopes for an optimized 155Tb production with an 18 MeV medical PET cyclotron.

    No full text
    155Tb [t1/2 = 5.32 d, Eγ = 87 keV (32%); 105 keV (25%) (IAEA, 2021)] is a novel promising radionuclide for theranostic applications in nuclear medicine. Its physical properties make it suitable for single photon emission computed tomography (SPECT) imaging, while its chemistry allows it to be used as a diagnostic partner for therapeutic radiolanthanides or pseudo-radiolanthanides, such as 177Lu and 90Y. Moreover, 155Tb could be used as a precise diagnostic match for the β--emitter 161Tb, opening doors for the true theranostics concept. The availability of 155Tb in quantity and quality suitable for medical applications is an open issue and its production with medical cyclotrons via the 155Gd(p,n)155Tb and 156Gd(p,2n)155Tb nuclear reactions represents a possible but challenging solution. For this purpose, an accurate knowledge of the production cross sections is mandatory. In this paper, we report on the measurement of the production cross sections of 155Tb and other terbium radionuclides formed by proton irradiation of natGd2O3, 155Gd2O3 and 156Gd2O3 enriched targets, performed at the Bern University Hospital cyclotron laboratory. On the basis of the obtained results, the production yield and purity were calculated to assess the optimal irradiation conditions. The results of several production tests are also presented

    Geometri dersindeki başarısızlıkların nedenleri ve çözüm yolları

    No full text
    06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.SAÜ, Sosyal Bilimler Ens titüsü Yüksek Lisans Tez Özetiosy limle nstitüsü Yüktitüs Lis Tez zetiTezin Adı: ?Geometri Dersindeki Başarısızlıların Nedenleri ve Çözüm Yolları?Tezin Yazarı: Talip OKUR Danışman: Yard. Doç. Dr. Ahmet ESK CUMALKabul Tarihi: 22 Haziran 2006 Sayfa sayısı: VIII (ön kısım) + 117 (tez) + 5 (ekler)Anabilim Dalı: Eğitim Bilimleri Bilim Dalı: Eğitim Programları ve ÖğretimiMevcut şartlarda okullarımızda yapılan geometri eğitimi; konuların öğretmen tarafından düzanlatım yöntemi ile anlatılması ve konuyla ilgili örnek çözümlerden ibarettir. Çoğu okullardaanlatılan konu ile alakalı materyallerin eksik olduğu gözlenmiştir. Bu tarz eğitim modelininyanı sıra çoğu dönemlerde ders saatlerinin de azlığı öğrencilerin konulara hakim olmakta güçlükçekmelerine sebep olmaktadır. Teknolojik ve maddi imkanların düzeltilmesi kısa süreli biruygulama olamayacağından içinde bulunduğumuz durumu en güzel şekilde düzeltebilirizdüşüncesi ile hareket edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada model olarak alınan Adapazarı Merkez okullarındaki Türkçe- Matematiköğrencilerinin geometri dersindeki başarı durumları incelenip başarısızlıkların sebepleribulunmaya çalışılmıştır. Çevre şartları ailevi ve sosyoekonomik durumları göz önüne alınanöğrencilerin, hangi şartlarda daha iyi verim alabilecekleri tespit edilmiş, örnek çalışmalarsunulmuştur.Anahtar Kelimeler:Geometri, öğrenci, başarı, seviye.Sakarya University Insitute of Social SciencesAbstract of Master?s ThesisTitle of the Thesis: ?The Reasons of Failure in Geometry and Ways of Solution?Author: Talip OKUR Supervisor: Assis. Prof. Ahmet ESK CUMALDate: 22 June 2006 Nu. of pages: VIII (pre text) + 117 (main body) + 5 (appendices)Department: Science of Education Subfield: Curriculum DevelopmentThe geometry education provided in our schools with the existing condition,consists of teachersteaching in most of the schools, it is seen that materials which are related to the subject are lockingın addition to this type of education model, the scarcityof lesson ours in many terms makes thestudents have difficulty in covering the lessons. Since it is not a short practice to improve thetechnological and financial conditions, it is considered how we can improve the present conditionsin the best way.The success in geometry lesson of Turkısh Math class students in Adapazarı central schools whichwere chasen as a model in research was investigated and then the causes of their failures weretried to be found.Students whose environmental,family and socio economic conditions are considered, in what kindof stuation they would be productive is determined with sample Works.Keywords: Geometry, students, success, leve

    Maternal and fetal outcomes in preterm premature rupture of membranes

    No full text
    Öz:Amaç: Preterm doğum, neonatal morbidite ve mortalitenin önemli ve sık bir nedeni olan Prematür Erken Membran Rüptürü (PEMR) nün maternal ve fetal sonuçlarının incelenmesi. Materyal Metod: Çalışmada Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum servisine Ocak 2011-Aralık 2012 tarihleri ara¬sında başvuran PEMR li 94 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların yaşı, gravidası, paritesi, abortus sayısı, yaşayan çocuk sayısı, obstetrik hikayeleri, doğumdaki gebelik haftası, klinik bulguları ve laboratuvar değerleri, doğum şekli, sezeryan endikasyonu, bebeğin doğum ağırlığı ve boyu, 1.-5. dk APGAR skorları irdelendi. Bulgular: Hastanemizde PEMR insidansı 3.8 % idi. Hastalarımızda ortalama doğum haftası 31.5±3.1, izlem süreleri 6.1±2.2 gündü. Hastalarımızın başvuru esnasında C-reaktif protein değeri 3.2±4.4 mg/dl, beyaz küre değerleri 13626.9±3369.7/mm3 idi. Otuzdördüncü gebelik haftasından küçük 66 hastaya (70.2%) fetal akciğer maturasyonu amacıyla steroid uygulandı. Ondört hastada (14.9%) 37,5 oC üzerinde ateş geliştiği gözlendi. Onüç hastada (13.8%) vaginal ve servikal kültürde üreme olduğu ve tamamında E.coli ürediği gözlendi. PEMR olgularında 51 hasta (54.3%) normal doğum ile 43 hasta (45.7%) ise sezaryenle doğurtuldu. Yenidoğanların 48 i (51,1%) gözleme, 46 sı (48.9%) yenidoğan yoğun bakıma alındı. Yoğun bakıma alınan 14 (14.9%) yenidoğanın postpartum 24 saat içinde ex olduğu, 5 (5.3%) yenidoğanın sepsis sonrası ex olduğu tespit edildi. Ex olan yenidoğanların ortalama gebelik haftaları (26.7 ±1.6) idi. Gestasyonel hafta arttıkça 1. dk (r = 0.660, p = 0.000) ve 5. dk (r = 0.695, p = 0.000) APGAR değerlerinin arttığı gözlendi. Sonuçlar: PEMR maternal-fetal morbidite ve mortaliteye yol açan ve hala güncelliğini koruyan bir obstetrik problemdir. Başvuran hastalar dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli, tanı mutlaka kesinleştirilmeli, gebelik haftası ve enfeksiyon bulguları başta olmak üzere gebeliği komplike edebilecek tüm faktörler göz önünde bulundurularak hastaya özgü uygun tedavi yöntemi uygulanmalıdır. Bu olgular erişkin ve yenidoğan yoğun bakım servisi hizmetinin verildiği ileri merkezlerde takip ve tedavi edilmelidir.Abstract:Objective: To analyze maternal and fetal outcomes of PPROM (preterm premature rupture of membranes), which is an important and frequent cause of preterm birth, neonatal morbidity and mortality. Material and methods: In this study, 94 PPROM patients who had consulted to the Gynecology and Obstetrics Clinics of Dicle University Faculty of Medicine between January 2011 and December 2012 were analyzed retrospectively. Ages, number of gravidas, parities, miscarriages, living children, obstetrical histories, gestational weeks at childbirth, clinical findings, laboratory values, types of deliveries, indications of C-sections, fetal birth weights and fetal lengths and 1.-5. minuteAPGAR scores were assessed. Results: The incidence of PPROM was 3.8 % in our hospital. Mean gestational week at birth and follow-up period of our patients were 31.5±3.1 weeks and 6.1±2.2 days, respectively. Mean C-reactive protein value and White Blood Cell count of our patients on admission were 3.2±4.4 mg/dl and 13626.9±3369.7/mm3, respectively. Steroid therapy was given to 66 (70.2%) patients with gestational age of < 34 weeks so as to achieve fetal pulmonary maturation. Febrile episodes (> 37.5 oC) developed in 14 (14.9%) patients. Growth of E.coli strains was observed in vaginal and cervical cultures of 13 (13.8%) patients. Patients with PPROM were delivered via normal vaginal route (n=51; 54.3%) or cesarean section (n=43; 45.7%). Newborns were brought into observation room (n=48; 51.1%) or neonatal intensive care unit (NICU) (n=46; 48.9%). Fourteen (14.9%) newborns monitored in the NICU died within 24 hours after birth. Five (5.3%) newborns were lost because of sepsis. Mean gestational age of the deceased newborns at delivery was 26.7±1.6 weeks. One- and five minute -APGAR scores increased in parallel with longer gestational weeks of the newborns at birth (r=0.660, p=0.000 and r=0.695, p=0.000, respectively) Conclusion: PPROM is still considered as a prevalent obstetrical complication which leads maternal and/or fetal morbidity and mortality. The patients who seek medical care should be attentively assessed, definitive diagnosis should be absolutely established and patient-specific treatment should be instituted in consideration of all complicating factors of pregnancy predominantly gestational week and infectious manifestations. These cases should be monitored and treated in advanced centers which can provide healthcare services in their adult and neonatal intensive care units

    Stokiyometrik olmayan uranyum dioksitteki alfa hasarı ve helyumun davranışı

    No full text
    Kullanılmış nükleer yakıtta oluşan alfa radyasyon hasarı ve oksidasyonun, uzun süre içerisindeki etkilerinin anlaşılması, nükleer atığın depolanması ve bertaraf edilmesi sürecindeki güvenliği yönünden çok önemli bir konudur. Kullanılmış yakıt içerisinde bulunan, genellikle uzun yarı ömürlü olan alfa yayınlayıcı aktinitler, kullanılmış yakıt matrisi içerisinde büyük oranda helyum oluşturacak ve muhtemel olarak kimyasal ve fiziksel modifikasyonlara neden olacaktır. Stokiyometrik UO2'de helyumun davranışları 1960'lı yıllardan itibaren çalışılmış olmasına rağmen, helyumun çözünürlüğü konusu tam olarak aydınlatılamamış olup, stokiyometrik olmayan UO2'de helyumun davranışları konusunda deneysel çalışmalar bulunmamaktadır. Bunun yanında hata mobilitesi ve self difüzyon gibi atomik boyuttaki birçok özelliğin UO2'in stokiyometrisine bağlı olduğu bilinmektedir. Helyumun çözünürlüğü ve difüzyonu üzerine stokiyometri etkisinin anlaşılabilmesi için stokiyometrik ve hiperstokiyometrik UO2 mono ve polikristal örnekleri ile U3O8 polikristal örneklerinde infüzyon denemeleri gerçekleştirilmiştir. Hipostokiyometrik UO2 yapısı sadece yüksek sıcaklıklarda kararlıdır, UO2'in üç değerlikli lantan ile katkılanması yapı içerisinde hipostokiyometrik UO2 konfigürasyonuna benzeyen oksijen boşlukları oluşturabilir. Stokiyometri etkisinin her yönüyle incelenebilmesi için, farklı oranlarda lantan katkılı UO2 örnekleri hipostokiyometrik UO2 yapısını temsilen kullanılmıştır. İnfüzyon sonrası örnekler lazer ile ısıtılmış Knudsen hücre içerisinde, örnekteki tüm helyum salınana kadar tavlanmış ve helyum salınım profili ve toplam helyum miktarı sırasıyla kütle spektroskopisi ve kantitatif gaz ölçüm sistemiyle ölçülmüştür. Düşük sıcaklık helyum difüzyonu üzerine stokiyometrinin etkisinin anlaşılabilmesi için, stokiyometrik ve hiperstokiyometrik UO2 monokristal örneklerinde izotermal helyum salınım denemeleri, ısıtma sistemi içeren yüksek çözünürlük manyetik sektör kütle spektroskopisi ile gerçekleştirilmiştir. Örneklerin karakterizasyonları, infüzyon öncesi, infüzyon sonrası ve termal desorpsiyon ölçümleri sonrası; termogravimetri, X-ışınları difraksiyonu, lazer flaş ve taramalı elektron mikroskobu teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. La katkılı UO2 örneklerindeki kafes boşluklarının varlığı raman spektroskopisi ile incelenmiştir. Helyum difüzyonu ayrıca %0.1 oranında plutonyum oksit katkılı UO2 örneklerinde farklı parametrelerin etkilerinin tek tek incelendiği çalışmalar ile kullanılmış yakıtta oluşan radyojenik helyumun davranışı ve alfa radyasyon hasarının anlaşılması için incelenmiştir. Örnek karakterizasyonları, X-ışınları difraksiyonu, taramalı ve geçirimli elektron mikroskobu ile gerçekleştirilmiştir. Örneklerdeki helyum salınım profili ve toplam helyum miktarı sırasıyla Knudsen efüzyon kütle spektrometresi ve kantitatif gaz ölçüm sistemiyle ölçülmüştür. Helyum difüzyonunun simülasyonunda tekli gaz atomu ve kabarcıkların migrasyonu ile tuzaklanma, tane ve kabarcık büyümesi etkilerini göz önünde bulunduran yeni bir model geliştirilmiştir. Deneysel verilerin tanımlanabilmesi için, geliştirilen model ticari bir multifizik yazılımına uygulanmış ve gaz atomu ve kabarcık difüzyon katsayıları arasındaki ilişki öngörülmüştür. Son olarak, literatürdeki mevcut veriler ve bu tez çalışmasındaki sonuçlar ışığında, helyum difüzyonu üzerinde radyasyon hasarının etkisi incelenmiştir. Genel olarak bu tez çalışması, helyumun stokiyometrik UO2 ile stokiyometrik olmayan UO2 ve Pu katkılı UO2 gibi kusurlu yapılardaki davranışları konusunda yeni bir bakış açısı kazandırmaktadır

    Toryumun sulu çözeltilerden perlit üzerine adsorpsiyonu

    No full text
    Sulu çözeltilerden, özellikle kirletilmis kaynaklardan, uranyum ve toryum gibi radyonüklitlerin alımı, çevre kirliligi açısından önemli bir konudur. Adsorpsiyon, radyonüklitlerin sulu çözeltilerden alınması için etkili bir yol olup bu prosesin en önemli üstünlüklerinden biri de büyük hacimli çözeltilerden eser miktardaki elementlerin ayrılabilmesidir. Bu çalısmada, sulu çözeltilerden Th(IV) iyonlarının genlestirilmis perlit üzerine adsorpsiyonu incelenmistir. Perlit örnekleri Eti Maden sletmeleri Perlit Maden Müdürlügüʼnden temin edilmistir. Dünyadaki perlit rezervlerinin yarısından fazlası Türkiyeʼde bulunmaktadır. Toryum iyonlarının adsorpsiyonunda, genis yüzey alanı, gözenekli yapısı, yüksek adsorpsiyon kapasitesi, ucuz ve kolay temin edilebilir olusu nedeniyle genlestirilmis perlit kullanılmıstır. Adsorpsiyon denemeleri kesikli (batch) yöntemle gerçeklestirilmistir. Partikül boyutu, çözelti pHʼsi, baslangıç toryum konsantrasyonu, çalkalama süresi, V/m oranı ve sıcaklık gibi çesitli deneysel parametrelerin etkileri incelenmistir. Adsorpsiyon öncesi ve sonrasındaki toryum konsantrasyonları UV-görünür spektrofotometresi kullanılarak ölçülmüs ve adsorpsiyon verimleri hesaplanmıstır. Belirlenen optimum kosullarda genlestirilmis perlitin maksimum toryum alım kapasitesi %84.42 ± 3.85 olarak elde edilmistir. 30 oCʼda gerçeklestirilen adsorpsiyon denemeleri, adsorpsiyon prosesinin Langmuir adsorpsiyon modeline uydugunu göstermistir. Langmuir izoterm parametreleri (Qo= 2.57x10-5 mol/g ve b= 5.09x104 L/mol) bulunmustur. Çesitli sıcaklıklarda saptanan Kd degerlerinden Ho, Go ve So gibi termodinamik nicelikler hesaplanmıstır. Ayrıca, toryumun genlestirilmis perlit üzerine adsorpsiyonunda ortamda bulunan diger iyonların etkisinin incelenmesi amacıyla ülkemizde bulunan toryum cevherlerinin içerigine uygun sentetik karısımlar hazırlanmıs ve bu proses örnek çözeltilere uygulanmıstır

    Children and education themes in the works of Talip Apaydin

    No full text
    Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkçe Eğitimi Ana Bilim DalıÇocuk edebiyatı, geçmişten beri toplumların küçük ve genç bireylerinin yetişkinleri ile aralarında bulunan sosyal, duygusal ve dil farklılıklarından ileri gelen bir gerekçeyle küçük bireylerin edebi- estetik zevklerinin doyurulması amacıyla yaratılmış yazılı ve sözlü ürünlerin tamamını kapsayan bir edebiyat dalıdır. Çeşitli uzmanların çocukluğu 2- 14 yaş aralığında sınırlandırmaları, çocuk edebiyatının da sınırlarını bu yaşlar olarak çizmiştir. Bu bakımdan çocuklar için üretilen eserlerin belirtilen yaş dönemi özellikleri gözetilerek oluşturulmaları, onların hedef kitle üzerindeki etkinliliklerinin derecesinde belirleyici olacaktır.Çocuk edebiyatı, gelişimini yüzyıllar öncesine dayandıran ve zaman içinde toplumların geçirdiği siyasi çalkantılar odaklı zihniyet değişimlerince kendi boyutunu yakalamış ve özellikle Tanzimat dönemi ve sonrasında bugünkü şeklini almıştır. Tanzimat dönemi Türkiye'sinin edebiyat sahasında Batı'dan koparıp yurtta uyguladıkları, Cumhuriyet dönemi ve sonrasındaki harf devrimiyle farklı bir boyut kazanacaktır. 1970'lere kadar yaratılan birçok iyi niyetli eserler görülse de Çocuk edebiyatı bu zaman sonrasında asıl kimliğini kazanacaktır.İletisinin niteliği, öğreticilik gayesinin sınırlandırılması, çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi özelliklerinin edebiyat ürünlerine yansıması gereği, kullanılan dilin milliliği ve estetiği çocuk edebiyatının bugünkü gereklerinden bazıları olarak kabul edilmektedir.Çocuklar için 1960, 1970, 1980 ve 1990'lı yıllarda ürettiği eserleriyle ön plana çıkan yazarlardan biri de Talip Apaydın'dır. Yazar, yetiştiği Köy Enstitüsü kurumlarının kişiliğinde oluşturdukları ve yurdun çeşitli yörelerinde yaptığı öğretmenlik mesleğinden biriktirdiklerini eserlerine yansıtmış ve ?iyi insan?, ?iyi toplum? hedeflerini çocuklara yönelik olarak kaleme aldığı eserlerde sunmuştur.Onun eserlerinde çocuklar dönem Anadolu'sunu kuşları, böcekleri, dağları, ovaları, bitkileriyle tanırken yine dönem Anadolu'sunun içerisinde bulunduğu ya da bırakıldığı yalnızlık ve cehalete dair de farkındalıklar kazanacaktır.ÖZETÇocuk edebiyatı, geçmişten beri toplumların küçük ve genç bireylerinin yetişkinleri ile aralarında bulunan sosyal, duygusal ve dil farklılıklarından ileri gelen bir gerekçeyle küçük bireylerin edebi- estetik zevklerinin doyurulması amacıyla yaratılmış yazılı ve sözlü ürünlerin tamamını kapsayan bir edebiyat dalıdır. Çeşitli uzmanların çocukluğu 2- 14 yaş aralığında sınırlandırmaları, çocuk edebiyatının da sınırlarını bu yaşlar olarak çizmiştir. Bu bakımdan çocuklar için üretilen eserlerin belirtilen yaş dönemi özellikleri gözetilerek oluşturulmaları, onların hedef kitle üzerindeki etkinliliklerinin derecesinde belirleyici olacaktır.Çocuk edebiyatı, gelişimini yüzyıllar öncesine dayandıran ve zaman içinde toplumların geçirdiği siyasi çalkantılar odaklı zihniyet değişimlerince kendi boyutunu yakalamış ve özellikle Tanzimat dönemi ve sonrasında bugünkü şeklini almıştır. Tanzimat dönemi Türkiye'sinin edebiyat sahasında Batı'dan koparıp yurtta uyguladıkları, Cumhuriyet dönemi ve sonrasındaki harf devrimiyle farklı bir boyut kazanacaktır. 1970'lere kadar yaratılan birçok iyi niyetli eserler görülse de Çocuk edebiyatı bu zaman sonrasında asıl kimliğini kazanacaktır.İletisinin niteliği, öğreticilik gayesinin sınırlandırılması, çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi özelliklerinin edebiyat ürünlerine yansıması gereği, kullanılan dilin milliliği ve estetiği çocuk edebiyatının bugünkü gereklerinden bazıları olarak kabul edilmektedir.Çocuklar için 1960, 1970, 1980 ve 1990'lı yıllarda ürettiği eserleriyle ön plana çıkan yazarlardan biri de Talip Apaydın'dır. Yazar, yetiştiği Köy Enstitüsü kurumlarının kişiliğinde oluşturdukları ve yurdun çeşitli yörelerinde yaptığı öğretmenlik mesleğinden biriktirdiklerini eserlerine yansıtmış ve ?iyi insan?, ?iyi toplum? hedeflerini çocuklara yönelik olarak kaleme aldığı eserlerde sunmuştur.Onun eserlerinde çocuklar dönem Anadolu'sunu kuşları, böcekleri, dağları, ovaları, bitkileriyle tanırken yine dönem Anadolu'sunun içerisinde bulunduğu ya da bırakıldığı yalnızlık ve cehalete dair de farkındalıklar kazanacaktır.Children Literature is a branch of literature that contains all of the written and spoken products aimed to satisfy literary and aesthetic delight of little individuals and it is also formed as a reason of social,emotional and language differences between little and young individuals with their adults in societies since past.Because of various experts limit the childhood as a range of 2-14 ages, the boundaries of children literature are described between these ages. In this regard,the works that produced for children formed by considering the characteristic of this specified age will determine their effectiveness on the target audience.The development of Children Literature is based upon the centuries, and has its own scale with the mindset of the time that focused political unrest of the societies in the course of time and takes its current shape especially in Tanzimat Period and after it. The field of literature taken from West and applied at home in Tanzimat Period in Turkey, will take different range with revolution of letters in Republic Period and after it. Although many well-intentioned works created until the 1970s, Children Literature will get its actual identity after this time.The traits of messages, limiting the aim of instruction, the necessity of reflection the characteristics of developmental period that childrens in to the literary products, aesthetic and domestic of the language used are regarded as some of today?s necessities of children literature.For children Talip Apaydın is one of the authors who comes out to the fore with his works that produced in the 1960, 1970, 1980 and 1990s.The author reflects his works the traits of his personality, some of them forms in the Rural Institude, and his accumulations from teaching profession held in various regions of country and presents his goals; `good man? , `good society? in his works written out children oriented.In his works, while children recognize the term of Anatolia with its birds,mountains, insects, plains and plants, they will also gain awareness about loneliness and ignorance

    Study of thulium-167 cyclotron production: a potential medically-relevant radionuclide.

    No full text
    Introduction: Targeted Radionuclide Therapy is used for the treatment of tumors in nuclear medicine, while sparing healthy tissues. Its application to cancer treatment is expanding. In particular, Auger-electron emitters potentially exhibit high efficacy in treating either small metastases or single tumor cells due to their short range in tissue. The aim of this paper is to study the feasibility of a large-scale production of thulium-167, an Auger-electron emitter radionuclide, in view of eventual systematic preclinical studies. Methods: Proton-irradiated enriched erbium-167 and erbium-168 oxides were used to measure the production cross sections of thulium-165, thulium-166, thulium-167, and thulium-168 utilizing an 18-MeV medical cyclotron equipped with a Beam Transport Line (BTL) at the Bern medical cyclotron laboratory. The comparison between the experimental and the TENDL 2021 theoretical cross-section results were in good agreement. Additional experiments were performed to assess the production yields of thulium radioisotopes in the BTL. Thulium-167 production yield was also measured irradiating five different target materials (167 Er 2 O 3, 168 Er 2 O 3, nat Tm 2 O 3, nat Yb 2 O 3, 171 Yb 2 O 3) with proton beams up to 63 MeV at the Injector II cyclotron of Paul Scherrer Institute. Results and Discussion: Our experiments showed that an 8-h irradiation of enriched ytterbium-171 oxide produced about 420 MBq of thulium-167 with a radionuclidic purity of 99.95% after 5 days of cooling time with a proton beam of about 53 MeV. Larger activities of thulium-167 can be achieved using enriched erbium-168 oxide with a 23-MeV proton beam, obtaining about 1 GBq after 8-h irradiation with a radionuclidic purity of 99.5% 5 days post end of bombardment

    TÜRKİYE’DE İNME HASTALARINDA ATRİAL FİBRİLASYON VE YÖNETİMİ: NÖROTEK ÇALIŞMASI GERÇEK HAYAT VERİLERİ

    No full text
    Mehmet Akif Topcuoğlu1, Ethem Murat Arsava1, Atilla&nbsp;Özcan Özdemir2, Mustafa Çetiner3, Elif Sarıönder&nbsp;Gencer4, Aygul Guneş5, Yakup Krespi6, Erdem Yaka7,&nbsp;Levent Öcek8, Zeynep Tanrıverdi9, Ülgen Yalaz Tekan9,&nbsp;Ayça Özkul10, Esra Özkan11, Hadiye Şirin12, Ayşe Güler12,&nbsp;Oguzhan Kurşun13, Refik Kunt14, Utku Cenikli15, Bilgehan Acar16, Yüksel Kablan17, Ayşe Yılmaz18, Canan Togay&nbsp;Işıkay19, Eda Aslanbaba19, Mine Sorgun19, Hesna Bektaş20,&nbsp;Murat Çabalar21, Vildan Yayla21, Hacı Ali Erdoğan21,&nbsp;Mustafa Gökçe22, Songül Bavli22, Nedim Ongun23, Onur Keskin24, Özlem Akdoğan25, Ufuk Emre25, Özlem Kayım Yıldız26, Aslı Bolayır26, Çetin Kürşad Akpınar27, Hasan&nbsp;Hüseyin Karadeli28, Tuğba Özel29, Ali Ünal29, Babur Dora29, Zulfikar Arlıer30, Alper Eren31, Aysel Milanoğlu32, Bijen Nazliel33, Hale Batur Çağlayan33, Bülent Güven34,&nbsp;Mücahid Erdoğan35, Zeynep Özdemir Acar35, Mustafa Bakar36, Semih Giray37, Songul Şenadım38, Talip Asil39, Turgay Demir40, Yaprak Özüm Ünsal41,Neslihan Eşkut41,&nbsp;Yıldız Aslan42, Demet Funda Baş42, Ufuk Şener42, Bahar&nbsp;Değirmenci43, Ufuk Aluçlu43, Birgül Baştan44, Zeynep Acar44, Buket Niftioğlu45, Duran Yazıcı46, Emrah Aytaç47,&nbsp;Fatma Birsen İnce48, Halil Ay49, Halil Önder50, Hasan Huseyin Kozak51, İrem İlgezdi52, Adnan&nbsp;Burak Bilgiç52,&nbsp;Şenol Akyol52, Levent Güngör53, Murat Mert Atmaca54,&nbsp;Mustafa Şen55, Recep Yevgi56, Sinem Yazıcı Akkaş57, Tahir&nbsp;Yoldaş58, Tugrul Atasoy59, Bilge Piri Çınar59, ArdaYılmaz60, Hamid Genç60, Aysın Kısabay61, Faik İlik62,&nbsp;Hayri Demirbaş63, İpek&nbsp;Midi64, Pınar Bekdik Şirinocak65,&nbsp;Taşkın Duman65, Tülin Demir67, Ufuk Can68, Vedat Ali Yurekli69, Zehra Bozdoğan70, Zekeriya Alioğlu71, Dilaver Kaya72, Nazire Afşar72, Erdem Gürkaş73, Eren Toplutaş74,&nbsp;Eylem Değirmenci75, Gülseren Büyükşerbetçi76, İsa&nbsp;Aydın77, M. Tuncay Epçeliden78, Nilda Turgut79, Nilüfer&nbsp;Kale80, Eda Çoban80, Nilüfer Yeşilot81, Esme Ekizoğlu81,&nbsp;Özgü Kizek81, Ozlem Bilgili82, Recep Baydemir83, Merve&nbsp;Akçakoyunlu83, Zahide Yılmaz84, Şerefnur Öztürk85</div
    corecore