165 research outputs found

    Diffraction modeling by a soft-hard strip using finite-difference time-domain method

    No full text
    Uslu, Mehmet Alper (Dogus Author)Diffraction by a strip with one face soft and the other face hard boundary condition is modeled numerically using finite-difference time-domain method, and the results are compared to the method of moments, which was validated against physical theory of diffraction

    Polysemy in verbs: An examination on the equivalence of the verb "Almak" in the German language

    No full text
    Dilin üç temel özelliğinden söz edilebilir; ses, yapı ve anlam. Bunlardan en karmaşık olan şüphesiz anlam boyutudur. Çünkü sözcüklerin anlam kazanması belirli dil kurallarına bağlı olmayıp tarihsel, sosyal ve kültürel etkenler altında yaşanan bir süreçte gerçekleşir. Bu etkenler her dilde farklı olduğundan sözcüklerin anlam özellikleri de farklılık göstermektedir. Anlambilim dilin anlam boyutunu inceleyen dilbilim dalıdır. Bir sözcüğün birden çok anlam bildirme özelliği çokanlamlılık (Polysemie) olarak adlandırılır. "almak" fiili sıkça kullanılan ve çokanlamlılık özelliği taşıyan sözcüklerden biridir. "Almak" fiilinin anlamsal çeşitliliği ve bu sözcüğün Almanca karşılıklarının anlambilim ve çokanlamlılık kapsamında ele alınması çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkçede "almak" fiili ve onu anlamca karşılayan Almanca fiilleri biçimsel ve anlamsal yönden karşılaştırmak, benzerlik ve farklılıklarını incelemektir. Çalışmada betimsel ve karşılaştırmalı yöntem kullanılmıştır. Önce Türkçede "almak" fiili yapı ve anlam açısından incelenmiştir. "Almak" fiilinin temel fiil olarak "bir şeyi kendine doğru yaklaştırma" anlamı taşıdığı, çeşitli türetme ekleriyle çatı özelliğinin değiştirilerek yepyeni anlamlarda kullanılabildiği, başka fiillerle birleşerek tarz bildirme özelliği taşıyabildiği, farklı adlarla kaynaşarak birleşik fiiller ve deyimler oluşturabildiği tespit edilmiştir. Daha sonra bu fiilin Almancadaki karşılıkları incelenmiştir. Her iki dilde de ilgili fiillerin anlam özelliği anlambirimcik çözümlemesi yoluyla ele alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgu ve değerlendirmelere göre Türkçede temel fiil işlevinde kullanılan "almak" fiilinin Almancada birden fazla fiille karşılandığı görülmüştür. Ancak Almancadaki her bir fiil ayrı bir anlam özelliği taşımaktadır. Türkçede kullanılan "almak" fiilinin farklı anlam özellikleri konu bağlamından çıkarılırken, Almancada her bir anlam özelliği için ayrı bir fiil bulunduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Türkçe ve Almanca dillerinde fiillerin çokanlamlı olmasında biçimsel değişmelerin önemli bir etkisi olduğu, Türkçede çatı ve türetme eklerinin, Almancada ise öneklerin fiilin anlamı üzerinde belirleyici olduğu tespit edilmiştir.Three fundamental features of the language can be mentioned; voice, structure and meaning. The one which is the most complex, without doubt, is the meaning dimension. Because, the way of words gaining meanings does not depend on particular language rules rather, they happen in a process where historical, social and cultural factors take place. As these factors are different in every language, the meanings of the words show differences as well. Semantics is a science branch which focuses on the meaning dimension of language. The feature of the word, which enables the word to mean more than one meaning, is called Polysemy. "almak'' is one of the verbs which is mostly used and which carries polysemy feature. "almak'' verb's semantic diversity and this word's German equivalences and tackling these in the context of semantics and polysemy forms the main aim of our study. The aim of this study is to view the morphological and semantic similarities, view the similarities and differences between the verb of "almak" in Turkish and the verbs that are equivalent to "almak" in German. In this study are used descriptive and comparative methods. First the verb of "almak" in Turkish is examined in the standards of meaning and structure. The verb of "almak" means to "to get something closer" priorly but with derivation methods it can be used with different meanings, it can cohere with something words and can be used in expressions. After, the some study is made on the verbs that are equivalent "almak" in German. The verbs are examined under componential analysis method in both languages. The study shows us the verb of "almak" in Turkish in fundamental usage equals more than one verb in German. But every verb in German carries another meaning. In Turkish the meaning of the verb is related with the subject of the matter. In German there is another verb for each subject. As a result, the structural changes have a significant effect on the verbs in Turkish and German having more than one meaning. In Turkish structural and derivate additions provide that, in German prefix usage fixes it up

    The ampelography of some grape cultivars grown in Silifke in the Lower Göksü valley vineyards

    No full text
    Bu çalışma, Mersin ili Silifke ilçesi Aşağı Göksu Vadisinde üretici bağlarında yetiştirilen Vitis vinifera L.'nm kültür formlarının ampelografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2002-2003 yıllarında yapılmıştır. Yörede halen yetiştiriciliği yapılmakta olan 16 üzüm çeşidinin özellikleri International board for plant genetic resources (IBPGR)'un üzüm tanımlayıcılarında yer alan tanımlama ve ön değerlendirme normları, office international de la vigne et du vin (OlV)'de yer verilen minimal tanımlayıcılar ile Galet (1976)'nin ampelometrik ölçü metotlarına göre belirlenmiştir. Çeşitlerin tümü anaç kullanılmadan kurulan bağlarda incelenmiştir. Tanımlanan çeşitlerden Ak üzüm, Ata Sarısı, Barış, Beyaz Razakı, Göğ üzüm, Ergin Çekirdeksiz, Kadın Parmağı, Miskak, Perlette, Sultani Çekirdeksiz, Yalova İncisi yeşil-sarı taneli, Dirmit ve Siyah Razakı mavi - siyah taneli, Koz (ceviz) üzümü pembe, Uslu kırmızı - gri, Cardinal koyu kırmızı - mor taneli çeşitlerdir. Ülkemizde Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü (Ata Sarısı, Ergin Çekirdeksiz, Yalova İncisi ve Uslu) ve Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü (Barış) tarafından ıslahı gerçekleştirilen çeşitlerin yöredeki performansları ilk defa bu çalışmayla ortaya konulmuştur. Sofralık karakterdeki Koz üzümü, hasadı yörede Ocak ayı başına kadar geciktirilerek üreticiye satışta uygun fiyat dönemini bekleme, tüketiciye ise mevsim dışında taze hasat edilmiş ürün tüketme fırsatı sunması nedeniyle, ümit var görünmektedir.This study was carried out during 2002 and 2003 vegetation periods in order to describe the ampelographic characteristics of grape varieties of Vitis vinifera L. grown in producer's vineyards lower Göksu Valley in Mersin Province of Silifke Town. 16 grape cultivars were described by method of International board for plant genetic resources (IBPGR) "Descriptors for Grape" of preliminary evaluation and minimal descriptors from office international de la vigne et du vin (OIV), and ampelometric measurements from Galet (1976) described cultivars. All described cultivar were own rooted. Ak üzüm, Ata Sarısı, Barış, Beyaz Razakı, Göğ üzüm, Ergin Çekirdeksiz, Kadın Parmağı, Koz (ceviz) üzümü, Miskak, Perlette, Sultani Çekirdeksiz, Yalova İncisi are green yellow, Dirmit and Siyah Razakı are blue-black, Koz üzümü is pink, Uslu is red-grey, Cardinal is dark red - violet cultivars described in this study. The performance of breeded varieties by Yalova Atatürk Horticultural Research Institute (Ata Sarısı, Ergin Çekirdeksiz, Yalova İncisi and Uslu) and m Tekirdağ Viticultural Research Institute (Barış) were searched in this research firstly. As a result of this study table grape cultivar Koz üzümü is giving hope that harvest time can be retarded up to beginning of January. The meaning of this is as the way of producers they can wait good price period and aspects of consumers is consume fresh table grapes at this long period

    Almancada ve Türkçede anlamca kaynaşmış birleşik fiiller: Basın dilinde karşılaştırmalı bir çözümleme

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, Almancada ve Türkçede anlamca kaynaşmış birleşik eylemleri karşıtsal dilbilim çerçevesinde incelemektir. Bir ad ve bir eylemin birleşmesiyle oluşan bu yapılar Almancada bir dilbilgisi kategorisi olarak ele alınmaktadır. Buna karşın, bu yapıların Türkçede henüz yeterince araştırılmadığı görülmektedir. Almancada kullanılan belirleyici kriterler Türkçe için de uygulanmış ve birleşik eylemler içinde ele alınan anlamca kaynaşmış ad-eylem yapılarının bu kategoriye uyduğu tespit edilmiştir. Ad-eylem birleşmelerinin her iki dilde morfolojik, sözdizimsel ve anlamsal ortak özellikler taşıdığı belirlenmiştir. İncelenen bu yapıların özellikle yazı dilinde sık kullanılması nedeniyle çalışmanın uygulama bölümünde Almanca ve Türkçe basın dilindeki ad-eylem birleşmeleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda yapının her iki dilde sık kullanıldığı ve benzer özellikler gösterdiği, ad bölümünün genellikle bir fiilden türediği, Almancada ilgeçli yapıların daha sık kullanıldığı, Türkçede ise belirtme durumdaki yapıların daha çok kullanım bulduğu ve yapının edilgen anlam taşıyabildiği tespit edilmiştir.The aim of this study is to investigate the light verb constructions in German and Turkish within the framework of contrastive linguistics. These constructions are obtained by combining a noun and verb and regarded as a grammatical category in German. On the other hand, it is seen that these constructions have not been investigated adequately in Turkish. The determiner criteria in German were applied for Turkish and it was determined that the light verb (noun-verb) constructions discussed in compound verbs fit into this category. It was also determined that noun-verb compounds have common morphological, syntactic and semantic characteristics in both languages. The noun-verb compounds in press language of both German and Turkish were investigated in the application part of this study as these constructions are used especially in written language. As a result of the study, it was determined that these constructions are frequently used in both languages and share similar characteristics, the noun sections are generally derived from a verb, the prepositions are more frequently used in German, the accusative cases are more frequently used in Turkish and these structures may have passive meanings

    EMC/EMI problems and diffraction modeling: Finite difference time domain vs. method of moments

    No full text
    Uslu, Mehmet Alper (Dogus Author) -- Sevgi, Levent (Dogus Author) -- Conference full title: 2014 International Symposium on Electromagnetic CompatibiIity, EMC 2014; Hitotsubashi Hall (National Center of Sciences)Tokyo; Japan; 12 May 2014 through 16 May 2014.Edge and/or tip diffraction has long been investigated. Early attempts were analytical and called High Frequency Asymptotics (HFA). With the use of computers, numerical approaches have also appeared. In this study, two powerful numerical models, Method of Moments (MoM) and Finite Difference Time Domain (FDTD), are used in diffraction modeling on the canonical wedge scattering problem.IEEE Antennas and Propagation Societ

    An analysis of communicative competence and language skills in secondary school German textbooks: A comparative study of A1.2 level "Deutsch" and "Menschen"

    No full text
    Bu araştırma, Türkiye'deki ortaöğretim kurumlarında Almancanın ikinci yabancı dil olarak öğretildiği 11. sınıf düzeyinde kullanılan iki farklı A1.2 seviye ders kitabını; dört temel dil becerisi (dinleme, konuşma, okuma, yazma) ve iletişimsel yeterlik bağlamında karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanarak 2023 yılında yayımlanan Deutsch A1.2 adlı yerli ders kitabı ile Hueber Yayınevi tarafından yayımlanan, uluslararası ölçekte yaygın biçimde kullanılan Menschen A1.2 (2012) kitabı analiz edilmiştir. Her iki kitap da Avrupa Dilleri Ortak Başvuru Metni (AOBM) çerçevesine dayalı olarak incelenmiştir. Araştırmada nitel yöntem tercih edilmiş; doküman incelemesi, içerik analizi ve uygulama sınavlarına dayalı karşılaştırmalı değerlendirme teknikleri bir arada kullanılmıştır. Her iki kitapta yer alan etkinlikler; sayı, tür, beceriye dağılım, çoklu beceri entegrasyonu, iletişimsel işlev ve otantiklik gibi ölçütlere göre değerlendirilmiştir. Ayrıca kitaplara dayalı olarak geliştirilen uygulama sınavları, 11. sınıf öğrencilerine uygulanmış; elde edilen veriler beş beceri alanında ayrı ayrı analiz edilmiştir. Deutsch A1.2 kitabı, Milli Eğitim Bakanlığı öğretim programına uyumlu sade bir yapıya sahiptir. Etkinliklerin sayısı sınırlı olmakla birlikte, dört temel beceriye dengeli biçimde yer verilmiş; ancak iletişimsel yeterliğe doğrudan yönelik etkinliklerin sayısı düşük kalmıştır. Görevler daha çok yapılandırılmış, yönlendirilmiş ve kontrollü biçimde sunulmuştur. Bu durum, kitapta dil bilgisi ve kelime odaklı ilerleyişin, etkileşim temelli öğrenmenin önüne geçtiğini göstermektedir. Buna karşın Menschen A1.2 kitabı, çoklu becerilerin entegrasyonuna dayalı, öğrenci merkezli ve etkileşim odaklı etkinliklerle öne çıkmaktadır. Kitapta görev temelli öğrenmeye dayalı özgün diyaloglar, kültürel içerikler ve otantik iletişim bağlamları ön plandadır. Beceriler arası geçiş doğal bir akışla sağlanmakta; öğrenciler dili hem işlevsel hem de bağlamsal olarak kullanmaya teşvik edilmektedir. Uygulama sınavları sonucunda, öğrencilerin özellikle konuşma ve iletişimsel yeterlik alanlarında zorlandıkları ve bu becerilere yönelik kitap içeriğinin yetersiz kaldığı görülmüştür. Menschen kitabı bu alanlarda göreli olarak daha işlevsel içerikler sunsa da, her iki kitapta da eksiklikler tespit edilmiştir. Bu araştırma, içerik ve uygulama temelli çok boyutlu bir yaklaşımla gerçekleştirilmiş olup, Almanca öğretmenlerine kitap seçimi ve kullanımında bilimsel dayanak sağlamayı ve yabancı dil öğretim materyallerinin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.This study aims to comparatively evaluate two different A1.2-level German textbooks used in 11th-grade classes in Turkish secondary schools, where German is taught as a second foreign language. Within this context, the study analyzes the Deutsch A1.2 textbook, published by the Turkish Ministry of National Education in 2023, and the Menschen A1.2 textbook, published by Hueber Verlag in 2012 and widely used internationally. Both textbooks are examined in line with the Common European Framework of Reference for Languages (CEFR). A qualitative research method was adopted, combining document analysis, content analysis, and comparative evaluation based on application-based performance. Activities in both textbooks were assessed in terms of quantity, type, distribution among skills, integration of multiple competences, communicative function, and authenticity. Additionally, practice-based exams designed according to each textbook were administered to 11th-grade students, and the data obtained were analyzed separately across five skill domains. The Deutsch A1.2 textbook features a simplified structure that aligns with the Ministry of Education's curriculum. Although it includes a balanced focus on the four basic skills, the total number of activities is limited, and tasks that directly target communicative competence are relatively scarce. Most exercises are structured, guided, and controlled. This indicates a progression primarily focused on grammar and vocabulary, rather than on interaction-based learning. In contrast, the Menschen A1.2 textbook stands out with its multi-skill integration, learner-centered design, and interaction-oriented activities. It emphasizes task-based learning, includes authentic dialogues and cultural content, and presents communication in real-world contexts. Transitions between skills occur naturally, encouraging students to use the language functionally and contextually. Results from the implementation exams revealed that students particularly struggled with speaking and communicative competence, showing that the content provided for these skills was insufficient. Although the Menschen textbook performed relatively better in these areas, both books demonstrated certain pedagogical limitations. This study adopts a content- and practice-based multidimensional approach, aiming to provide a scientific foundation for German language teachers in textbook selection and contribute to the development of foreign language teaching materials

    The examination on the transfer of "adjectives intensifying" into German in Yaşar Kemal's novel "Ölmez Otu"

    No full text
    Bu tez çalışması, Yaşar Kemal'in "Ölmez Otu" adlı eserinde yer alan Türkçe pekiştirme sıfatlarının Almanca çevirilerde nasıl aktarıldığını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, özgün metindeki pekiştirme yapılarının hedef dil olan Almancaya aktarımında karşılaşılan çeviri stratejilerini analiz etmek ve anlam kaymalarını, eşdeğerlilik düzeylerini ve biçimsel estetik farklılıkları ortaya koymaktır. Bu kapsamda araştırma, çeviri biliminin eşdeğerlilik kuramı temelinde yapılandırılmıştır. İlk bölümde çalışmanın amacı, araştırma soruları ve kapsamı açıklanmakta; ikinci bölümde ise kuramsal çerçeve sunulmakta ve Türkçe ile Almancadaki pekiştirme sıfatlarının biçimbilimsel ve işlevsel özellikleri karşılaştırılmaktadır. Bu bağlamda, çeviride düz anlamlı, yananlamlı, edimsel ve biçimsel-estetik eşdeğerlilik düzeyleri kuramsal altyapı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde "Ölmez Otu" adlı eserdeki pekiştirme sıfatları metin içinden tespit edilmekte ve bu sıfatların Almanca çeviride nasıl karşılandığı analiz edilmektedir. Tespit edilen örnekler, pekiştirmenin korunduğu, doğrudan aktarılmadan anlamın verildiği ve hedef dilde tam karşılığı bulunamayan durumlar şeklinde üç gruba ayrılarak incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise, Türkçede pekiştirme işlevi gören yapıların Almanca çevirisinde biçimsel karşılık bulmakta güçlük çektiği, bu nedenle anlam aktarımının çoğu zaman bağlamsal veya edimsel yollarla sağlandığı tespit edilmiştir. Çalışma, kaynak ve hedef dillerin yapısal farklılıklarının çeviri stratejilerini nasıl biçimlendirdiğini somut verilerle ortaya koymaktadır.This thesis examines the translation of intensifying adjectives found in Yaşar Kemal's novel Ölmez Otu into German. The primary aim of the study is to analyze the translation strategies employed in rendering these intensified structures into the target language and to identify semantic shifts, levels of equivalence, and formal-aesthetic divergences. The research is grounded in the theoretical framework of equivalence in translation studies. The first chapter outlines the aim, research questions, and scope of the study. The second chapter presents the theoretical framework and provides a comparative analysis of intensifying adjectives in Turkish and German, focusing on their morphological and functional characteristics. Within this framework, four types of equivalence -denotative, connotative, pragmatic, and formal aesthetic- are discussed in relation to the translation of intensifying adjectives. The third chapter identifies instances of intensifying adjectives in the source text and investigates their treatment in the German translation. These cases are categorized into three groups: those in which the intensification is preserved, those where the meaning is conveyed without formal intensification, and those for which no direct equivalent exists in the target language. The final chapter concludes that intensifying structures in Turkish often lack direct formal counterparts in German. As a result, translators tend to rely on contextual or pragmatic strategies to maintain meaning. The study highlights how the structural differences between the source and target languages shape translation choices and illustrates this through concrete examples

    Work in progress: Teaching EM diffraction via virtual tools: “The WedgeTOOL”

    No full text
    Uslu, Mehmet Alper (Dogus Author) -- Conference full title: 2015 IEEE Global Engineering Education Conference (EDUCON 2015), Tallinn, Estonia, 18-20 March 2015A useful wedge diffraction package has been introduced for the illustration and visualization of time- and frequency-domain numerical methods (Finite Difference Time Domain, FDTD, and Method of Moments, MoM) results, as well as analytical High Frequency Asymptotics (HFA) approaches. A MatLab package (WedgeTOOL) is developed for diffraction modeling on the classical non-penetrable wedge problem
    corecore