374 research outputs found
Ümit Turan ile sözlü tarih görüşmesi
Bu görüşme Saadet Erciyas yönetiminde Seferihisar Belediyesi bünyesinde Seferihisar'ın Çınarları-1 başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 39’dur.1941 yılında İzmir’de doğan Ümit Turan, İzmir iline bağlı Seferihisar ilçesinde en çok sevilen eğitimcilerden Engin Turan’ın eşidir. Anne tarafı Mora’dan göç eden Turan’ın baba tarafı ise ilçenin yerlilerindendir. Anne tarafındaki büyükler Rumca anlaşmaktadır. Anne ve babasından bahsederken aile içi ilişkilerden evde pişirilen yemeklere kadar birçok konuya değinir. Sinema, tiyatro, kadınlar matinesi yanında 11 Eylül Kurtuluş Şenlikleri, mandalina şenliği gibi eğlenceleri de anlatır. Son olarak eşi Engin Turan’dan ve nasıl bir eğitimci olduğundan bahseder.Seferihisar BelediyesiErciyas, Saadet. Seferihisar’ın çınarları-1. İstanbul: Kırk Yayınevi, 2013
Observations on scalar implicature
Özet: Bu çalışmada ölçümsel sezdirim açığa çıkaran parmağını kıpırdatmak gibi deyimsel olumsuz kutup birimleri ve ne kelime, şöyle dursun gibi deyimsel ifadeler ve hatta bağlacının özellikleri tartışılacaktır. Deyimsel olumsuz kutup birimleri aşağı gerektirim yoluyla ölçüm içerirken, ne kelime’de yukarı doğru tek yönlü gerektirim vardır. Şöyle dursun ise zıtlık bildiren derecelendirme yoluyla ölçüm gösterir. Öte yandan hatta bağımsız tümceleri bağlayan bir bağlaçtır. Bağlanan iki tümcedeki iki ilişkili varlık, atıf veya olay arasında aşağı veya yukarı gerektirim yoluyla ölçümsel sezdirim ortaya çıkar. Hatta bağlacı dinleyiciyi ölçüme yönlendiren bir bağlaç olarak görülebilir.Abstract: In this paper I discuss scalar-implicature-evoking idiomatic negative polarity items such as lift (one’s) fi nger and other scale marking phrases: ne kelime, şöyle dursun, as well as the discourse connective hatta. Ne kelime and şöyle dursun are two predicative expressions that are used to connect two comparable entities, attributes or situations that form a scale. While idiomatic negative polarity items denote scales obtained by downward entailment, ne kelime is used in contexts where the scale is reached by upward entailment. Şöyle dursun marks contrast. Hatta is a discourse connective used to connect two fi nite clauses, whereby two related entities, attributes or actions in the two connected clauses form a scale through either downward or upward entailment. Hatta can be seen as a guide to the hearer to interpret the relevant constituent in the subsequent clause in terms of a scale
Discourse and coherence relations
Söylemi konu alan berimsel kuramlar, bağdaşıklık ve doğal dil işlemleme konularını anlamamızı sağlar. Bu yazıda söylemi inceleyen çeşitli berimsel kuramlar ve ele aldıkları konular ele alınmaktadır. Örneğin, bağdaşıklık türlerini bağlaçların varlığıyla açıklayan, sözdizim-söylem arasında doğrudan bir bağ aramayı öneren ve sonlu sayıda olduklarını öne süren kuramlardan söz edilmekte, bu kuramların yapı ve anlama ne derecede bağlı kaldıkları konusuna ışık tutulmaktadır.Computational theories of discourse have contributed to our understanding of discourse coherence and natural language processing. In this study we address the issues raised in these theories, such as the connective-based approaches to discourse, the possibility ofdirect mapping from syntax to discourse, and whether the number of coherence relations is limited or left open based on empirical observations as suggested by the theories, their degree of reliance on the structure and meaning
Informational Redundant Utterances in Academic Discourse
Bu çalışmada, dilbilim alanında yazılmış olan Türkçe akademik metinlerdeki Eski Bilgi Sözceleri incelenmiştir. Eski Bilgi Sözcelerinin, okuyucunun bilişsel ve bellek kısıtlılıklarından kaynaklanan güçlükleri aşmasını ve okuma eylemini kolaylaştırmasını sağlayan unsurlar olduğu gözlemlenmiştir: Eski Bilgi Sözceleri, daha önce sözü edilen bir ifadenin yeniden anımsatılması amacıyla kullanılabileceği gibi bir önermede örtük olan ve çıkarım gerektiren önermelerin açıkça belirtilmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, Eski Bilgi Sözceleri, yerel ve küresel metin yapısı ile etkileşim içindedir.This study investigates Informationally Redundant Utterances (IRU) in Turkish academic texts written within the field of linguistics. IRUs are used to compensate readers' cognitive limitations, such as the inability to automatically infer some logical conclusions derived from entailments, presuppositions and implicatures. Writers, therefore, do not take it for granted that the logical conclusions will be drawn online by their readers; instead they present the logical conclusions explicitly with IRUs to provide reader-friendly essays. Likewise, they use IRUs which they think are not salient enough for the readers to immediately retrieve from the memory: Thus, they use IRUs to bring old information to the readers' focus of attention. Results also show that IRUs interact with the local and global levels of discourse structure in interseting ways
Correction to: Micro-encapsulation exhibits better protection than nano-encapsulation on phenolics before and after in vitro digestion (Journal of Food Measurement and Characterization, (2024), 18, 12, (9890-9905), 10.1007/s11694-024-02927-7)
The original version of this article unfortunately contained error in co-author’s affiliation. The affiliation of author Ümit Altuntaş were incorrectly given as Department of Food Engineering, Faculty of Chemical and Metallurgical Engineering, Istanbul Technical University, Maslak, Istanbul TR-34469, Turkey but should have been Department of Food Engineering, Gümüşhane University, Gümüşhane, Turkey. The original article has been corrected. © The Author(s), under exclusive licence to Springer Science+Business Media, LLC, part of Springer Nature 2024
Sentence-Initial Verbs: A Corpus-Based Study
Bu çalışmada Türkçede tümce başında (T-başı) yer alan ve nesne olarak yan tümce seçen 22 adet biliş ve duygu eylemi ile bunların yapı ve işlev özellikleri incelenmiştir. Türkçe üzerine yapılan dilbilim araştırmalarında bildiğimiz kadarıyla T-başı eylemler daha önce ele alınmadığı için, bu çalışma bu konudaki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın verisini oluşturan ve çekimli eylemle başlayan tümceler, ODTÜ Türkçe derleminden (Bkz. Say, vd. 2002) otomatik olarak seçilmiş ve daha sonra kapsam dışı veriler elenmiştir. Çalışmanın kapsamı içinde yer alan veriler, betimsel istatistiklere dökülmüş ve her eylemin dilsel özellikleri incelenmiştir. Bulgularımız, T-başı eylemlerin çoğunlukla birinci ve ikinci kişi ekleri ve geniş ve şimdiki zaman ekleriyle kullanıldığını göstermiştir. Bunun nedeni de T-başı eylemlerin konuşmada şimdiki zamanla ilintili, konuşucunun duygu, düşünce ve yan tümce önermesine ilişkin kesinlik derecesini belirttiği kiplik gibi davranması ve bu nedenle öznellik içermesi ya da dinleyicinin dikkatini çekme, onu yan tümcedeki içeriğe yönlendirme görevi üstlenmesidir. Dolayısıyla, verimizde yer alan T-başı eylemler, öznellik ve kişilerarası iletişimde konuşma yönlendiricileri olarak görülebilirThis study investigates sentence-initial verbs that subcategorize for subordinate clauses. We particularly focus on 22 verbs, half of which are cognitive and the other half emotive verbs. Those in the cognitive category are: öğren- (learn), san- (suppose), zannet- (suppose), tinuous tense / aspect morphemes. Results also show that these sentence-initial verbs are used to mark either the speaker’s desire, wishes or varying degrees of commitment to the truth of the state of affairs or proposition in the complement clause, and the speaker’s surprise of an unexpected event in the proposition of the complement clause. In other words, some verbs in our data such as düşünmek (think) and anlamak (understand) can also be used as markers of mirativity. Our data show that sentence-initial verbs are either speaker-oriented or hearer-oriented. In the first case, they appear to be subjectivity markers. When they are hearer-oriented, they seem to be devices for preparing the hearer for an unexpected or incredible proposition expressed in the complement clause, directing the hearer’s attention on what is coming next, leading them to retrieve old information, as well as warning or convincing the hearer. As a result, it appears that sentence-initial verbs in our data appear to mark speaker-oriented subjectivity or hearer-oriented inter-subjectivity and as conversation management devices. That is why the sentence-initial verbs contain first and second person morphemes and present tense / aspect morphemes, subjectivity and inter-subjectivity are anchored to the speaker and the hearer and to the presen
Yoğun Bakım Hemşirelerinin İnformal Bakım Verenlerin Bakım Yüküne İlişkin Görüşleri
Günümüzde tıp ve teknoloji alanındaki gelişmelere paralel olarak yaşam biçimindeki değişiklikler, kronik hastalıklar ve yaşlı nüfus oranının artması, dünyada ve gelişmekte olan ülkelerde bakım gereksinimi olan hastalık yükünü de artırmaktadır. Bireylere kendi yakınları tarafından bakım verilmesi, fiziksel ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamasına rağmen, yapılan çalışmalar bakım verenlerin fiziksel yorgunlukların yanında, ruhsal sıkıntı, fiziksel sağlık sorunları, ekonomik sorunlar, sosyal sorunlar, aile ilişkilerinin bozulması ve kontrolün kendisinde olmadığı duygusu yaşama gibi öznel ve nesnel olumsuzluklar yaşadıklarını göstermektedir. Özellikle bakım verenin ileri yaşta olması, iş durumu ve sosyal destek azlığının bu sorunları arttırabileceği vurgulanmaktadır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda bakım ihtiyacı olan hasta bireyin bakımını üstlenen primer bakım verenlerin emosyonel stres, fiziksel hastalık, sosyal etkinliklere katılımda azalma, aile üyeleri ile ilişkilerde, ekonomik ve iş yaşamında pek çok güçlük yaşadıkları belirlenmiştir. İnformal bakım verenlerin bakım yüküne ilişkin hemşirelerin düşüncelerinin belirlenmesi, informal bakım verenlere karşı empati kurması, bakım verenlere yönelik fiziksel, sosyal, emosyonel ve ekonomik yönden destekleyerek kaliteli bakım vermelerini sağlayarak hem informal bakım verenlerin hem de hasta bireylerin memnuniyetini artırıp, yaşam kalitesini yükseltecektir
Mediating and Moderating Effects of Social Support in the Relationship Between Social Anxiety and Hope Levels in Children
This study aims to examine whether hope levels are predicted by social anxiety and social support and to investigate if the relationship between social anxiety and children's hope levels is mediated and moderated by the social support of children. The Social Anxiety Scale for Children, Children's Hope Scale, and Social Support Appraisals Scale for Children were administrated to a sample of 289 children (148 males and 141 females) enrolled in public school. To determine the relationships between variables, a Pearson correlation coefficient was utilized. Regression-based mediation and moderation analyses assessed whether social support mediates and moderates the relationship between social anxiety and children's hope levels. Social anxiety and social support both correlated significantly with children's hope levels; social anxiety had a negative correlation with children's hope levels, while social support was positively correlated. Regression-based mediation and moderation analyses showed that social support mediates and moderates the relationship between social anxiety and children's hope levels. The results of the present study emphasized the effects of social support on children; it had a positive effect on hope levels and a negative effect on social anxiety. Based on these results, it is recommended that the social support of children is increased via psycho-education programs for parents, caregivers, and teachers. It is further recommended that social-support-seeking behavior programs are developed in educational and mental health settings
Türkçede Kişisiz Gizli Özne ve 'insan'
Türkçe, italyanca, İspanyolca, Yunanca, Korece, Japonca, Çince, vs. dilleri gibi gizli özneli bir dildir. Özne, eylemin sonunda bulunan kişi ve sayı çekim eklerinden anlaşılır. Örneğin, Sen gazeteyi okuyordun tümcesinde olduğu gibi özne açıkça belirtilebilir ya da gazeteyi okuyordun şeklinde gizli özne ile ifade edilebilir. Öznenin gizli ya da açık olması edimbilimsel ve tümce ötesi metin kurallarına dayanarak saptanır. Bu makalede bu edimbilim ve metin kurallarından söz edilmeyecektir. Konu ile ilgili okuyucular aşağıdaki kaynaklara başvurabilirler: Erguvanlı 1986, Enç 1986, Kerslake 1987, Ruhi 1992, Tın ve Akman 1994, Turan 1995a
Yoğun Bakım Ünitelerinde Çalışan Hemşirelerin Karşılaştığı Risk Faktörlerinin Belirlenmesi, Depresyon, Anksiyete ve Stres Düzeylerinin Değerlendirilmesi
[Abstract Not Available
- …
