1,720,963 research outputs found

    Taşınmaz kültür varlıklarının korunması

    No full text
    Antik çağlarda yaşamsal gereksinimler, dinsel ya da politik amaçlarla gerçekleştirilen koruma uygulamaları, günümüzde kültürel ve doğal mirasın geleceğe aktarılmasını amaç edinen kapsayıcı bir disipline evrilmiş durumdadır. Yüzyıllar boyunca, farklı dönemlerdeki siyasi - dini koşullar ve mimari - sanat akımları, yapılı çevrelerin biçimlenmesini etkilediği kadar taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına yönelik yaklaşımların gelişimine de yön vermiştir. 'Korumak' fiilinin Türk Dil Kurumu'na göre yedi farklı anlamı olup bunların her biri İngilizce'de 'conservation, preservation, protection' gibi farklı sözcüklere karşılık gelmekte ve ‘dış etkenlere karşı muhafaza etmek, süregelen durumun değişikliğe uğramasını önlemek, tehlikeli durumlara karşı önlem almak’ olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla, 'koruma' kavramı birbirinden farklı durumları ve bu durumlar karşısında alınan tutumların hepsini içine alan geniş kapsama sahiptir. Taşınmaz kültür varlıkları, 1983 tarih ve 2863 sayılı 'Kültür varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde “Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan, o eseri meydana getiren toplumun toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasal, bilimsel ya da estetik niteliklerinin belgesi olan yer üstünde, yer altında veya su altındaki korunması gerekli taşınmaz varlıklar” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama yalnızca tek yapı ölçeğini değil, aynı zamanda antik yerleşimler, geleneksel dokular, kentsel tarihi bölgeler gibi korunması gerekli tüm alanları içine almaktadır

    Afetlerin Tarihi Kentlere Etkisinin Koruma Bağlamında Değerlendirilmesi: İzmir Örneği

    No full text
    Gelişime çok uygun coğrafikonumu ile tarihsel süreçte önemini koruyan, 16. yüzyılın ikinci yarısındanbaşlayarak Anadolu’nun ipek ticaret merkezi, Osmanlı’nın en önemli ihraç limanıniteliğini yansıtan İzmir, kent yaşamını derinden etkileyen pek çok afet yaşamıştır.Özellikle depremler ve yangınlar, sebep oldukları can ve mal kayıpları yanısıra, sonrasında şehrin sosyal ve ticari yaşamına etkisi bağlamında enönemlileridir. Çalışmanın amacı, İzmirkentinde tarihsel süreçte görülen afetlerin tarihi çevrelere etkisiniirdelemektir. Özellikle 17. yüzyıl sonrasında gerçekleşen deprem ve yangınlarınkent dokusuna ve gelişimine etkileri, kent silüetinde yarattığı değişimlerinirdelenmesi çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır.Kentin tarihsel sürecindepek çok büyük deprem olmuştur. M.S. 178 depreminde kentin büyük bölümü harapduruma gelmiş, iç liman kapanmıştır. Bizans Döneminde Justinian zamanındakideprem sonrasında kent yeniden imar edilmiştir. 1654 yılında meydana gelendeprem kent hayatını etkilemiş, 1688’deki korkunç deprem ve ardındangerçekleşen yangın İzmir’in çok büyük ticaretinin parıltısını söndürür gibiolmuştur. Kentteki kervansaray, dükkân ve camilerin çoğu yıkılmış, evleroturulamayacak duruma gelmiştir. İzmir’i adeta yok eden deprem sonrasında,yabancı tüccarlar başka bir ticari merkez oluşturmayı düşünmüşlerse de, sonundakent yeniden imar edilmiştir. İzmir’de 16. yüzyılsonlarından 20. yüzyıl başlarına kadar kentin büyük bölümünü saran ve yok edençok sayıda yangın olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında, 1742 yılında YahudiMahallesi’nde başlayan yangının diğer bölgelere sıçramasıyla 48 saat içindeşehrin üçte ikisini yok ettiği belirtilmektedir. 1841’de Kemeraltı bölgesindeçıkan yangın da kentin yarısını etkileyen büyük bir yıkıma sebep olmuştur. 1922Büyük İzmir Yangını ise kentin işgalden kurtuluşu sürecinde yaşanan savaşınyıkıcı etkisinin daha da artmasına yol açmış, kent merkezinde büyük bir alanyok olmuş ve Cumhuriyet Dönemi planlama çalışmaları ile yeniden düzenlenmiştir.Son olarak 2020 yılındakentte gerçekleşen büyük deprem başta Bayraklı semti olmak üzere, Karşıyaka veAlsancak’ta etkili olmuştur. Bayraklı’da yıkılan pek çok apartman yapısı cankayıplarına neden olmuştur. Kentteki çok sayıda yapı oturulamaz duruma gelmişve bazı bölümler büyük ölçüde yeniden yapılanmıştır. Tüm bu afetler, tarihikent dokusu içinde birçok yapının yok olmasına ya da hasar görmesine sebepolmuştur. Ancak, özellikle 19. Yüzyıl öncesindeki afetlerde yıkıma uğrayantarihi yapılarla ilgili bilgiler oldukça kısıtlıdır. Bu çalışmada bölgeselolarak kent içinde hasar gören, değişime uğrayan alanlar kronolojik olarakdeğerlendirilecek ve yıkıma uğradığı bilinen anıtsal yapıların kent içindekikonumları tespit edilerek kent dokusunda ve siluetindeki değişim ortayakonulmaktadır. Literatür araştırması,belge analizi ve tarihsel yöntem ile ele alınacak olan çalışmada, tarihselsüreçte afetlerin İzmir’in kentsel gelişimi üzerindeki etkisi, 2020 depremisonrasındaki mevcut durum, güncel planlama kararları ve yapılaşmalardeğerlendirilerek, kentin tarihi dokusunun korunması ve kıyı siluetiningeleceği bağlamında irdelenmektedir.</p
    corecore