1,721,262 research outputs found
Development of innovative electrochemical biosensors system for the analysis of materials used for doping
Tez çalışmasında doping maddelerinin yerinde analizine imkan sunabilecek test kitlerinin tasarlanması ve kromatografik metotlarla doğrulama yapılabilmesi için metot optimizasyonu yapılması hedeflenmiştir. Uygun yüzey kimyası kullanılarak model olarak seçilen dehidroepiandrosteron 3-sülfat (DHEA-S) doping maddesine yönelik, yenilikçi biyosensör metodolojileri için test yüzeyi oluşturulmuştur ve doping standardının teste uygulanması ile çalışma performansları araştırılmıştır. DHEA-S biyosensör sistemi olarak tez kapsamında antikor temelli bir elektrokimyasal biyosensör sistemi geliştirilmiştir. Elektrokimyasal biyosensör sistem için altın elektrotlar kullanılmıştır. Elektrot yüzeyleri ilk olarak sisteamin ile kaplanmış ardından çapraz bağlayıcı olarak glutaraldehit kullanımı ile DHEA antikorları yüzeye immobilize edilmiştir. Modifikasyon adımları, elektrokimyasal teknikler ile görüntülenmiş ve onaylanmıştır. Biyosensör sistemi için lineer çalışma aralığı 2,5-100 ng/mL olarak, dedeksiyon limiti (LOD) ise 3,971 ng/mL olarak belirlenmiştir. Geliştirilen biyosensörün seçimliliğinin belirlenmesi için kolesterol, DHEA, bovin serum albümin gibi girişimci moleküller kullanılmıştır. Ayrıca, sentetik serum ve idrar numunelerinde standart katma yöntemi ile denemeler gerçekleştirilmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Seçilen doping maddesinin analizinin gerçekleştirilmesi amacıyla pratik, yenilikçi, uygun maliyetli, portatif olarak tasarlanmış olan biyosensör sistemi tez çalışmasının çıktılarını oluşturmaktadır.In the thesis study, it is aimed to design test kits that will enable the on-site analysis of doping agents and to optimize methods for verification by chromatographic methods. The test surface has been created for innovative biosensor methodologies for dehydroepiandrosterone 3-sulfate (DHEA-S) doping agent selected as a model using the appropriate surface chemistry, and study performances have been investigated by applying the doping standard to the test. As the DHEA-S biosensor system, an antibody-based electrochemical biosensor system has been developed within the scope of the thesis. Gold electrodes are used for the electrochemical biosensor system. Electrode surfaces were first coated with cysteamine, then DHEA antibodies were immobilized to the surface using glutaraldehyde as a crosslinker. The modification steps were visualized and approved by electrochemical techniques. The linear working range for the biosensor system is 2.5-100 ng/mL, and the limit of detection (LOD) is 3.971 ng/mL. Interference molecules such as cholesterol, DHEA, bovine serum albumin were used to determine the selectivity of the developed biosensor. In addition, experiments were carried out with standard addition method in synthetic serum and urine samples and successful results were obtained. The biosensor system, which has been designed as practical, innovative, cost-effective and portable in order to perform the analysis of the selected doping agent, is the outcomes of the thesis study
Novel surface design by stabilization of aptamer and antibody for illicit drug sensing systems: cocaine and methamphetamine sensors
Antikor ve aptamer temelli sensörler tanılayıcı protein işaretleyicilerin,nükleik asitlerin ve ilaçların analizinde oldukça popülerdir.Bundan dolayı bu sistemler madde analizinde kullanıma çok uygundur.Tez çalışmam kapsamında bu sistemler oluşturularak oldukça yaygın kullanıma sahip olan metamfetamin (MET) ve kokain analizi yapılmıştır.İlk olarak ;çift tabakalı polipeptid olan (EDOT-BTDA-Pala) polimeri MET antikorunu immobilize etmek için camımsı karbon elektroda konakçı olarak kullanıldı.MET analizi öncesinde GCE/EDOT-BTDA-Pala/Antikor yüzeyi ,elektrokimyasal dönüşümlü voltametri ve impedans spektroskopisi kullanılarak karakterize edildi.Sistemin analitik parametrelerinden LOD değeri 13,07 μg/mL; doğrusal aralığı ise y = 0,0429x-0,2347, (R2=0,996) denklemi ile 10 - 100 μg/mL bulunmuştur. Kokain analizi için ise EDOT-BTDA-PPhe iletken polimeri kullanılarak antikor ve aptamer temelli biyosensör tasarlanmıştır.GCE/ EDOT-BTDA-PPhe /Antikor –Aptamer yüzeyi elektrokimyasal tekniklerle karakterize edilmiştir.Tasarlanan aptamer temelli biyosensör sisteminde kokain ve onun metabolite benzoilekgonin (BE)’nin doğrusal tayin aralıkları sırasıyla 0,5μM-0,5 μM ve 25μM-50 μM’dır.Antikor temelli biyosensör sisteminde ise iki analit için de tayin aralığı 0,5-25 μM olarak bulunmuştur.Son olarak tasarlanan üç sistemin de sentetik olarak hazırlanan biyolojik sıvılardaki madde analizi için başarılı bir şekilde kullanıldığı kanıtlanmıştır.Antibody- based and aptamer –based sensors are popular platforms in the detection of diagnostic protein markers, nucleic acids and drugs. Thus these system could be used for abused drugs.Therefore,we created a new platform for the detection of common abused drugs; methamphetamine (METH) and cocaine (COC). Firstly, a fluorescent-labeled polypeptide (EDOT-BTDA-Pala) was used as as a glassy carbon electrode (GCE) covering host to immobilize the METH- antibody.Prior to the analysis of METH, GCE/EDOT-BTDA-Pala/Antibody surface was characterized with electrochemical (cyclic voltammetry and electrochemical impedance spectroscopy). As for the analytical parameters of the system linearity and limit of detection (LOD) was found as 10 - 100 μg/mL with an equation of y = 0.0429x-0.2347, (R2=0.996) and 13.07 μg/mL, respectively.In addition, sample application using the synthetic urine, saliva and serum samples spiked with METH (10, 25, 50 μg/mL) carried out and LC-MS/MS system was used for the confirmation of the platform.For the dedection cocaine ; EDOT-BTDA-PPhe was used as conductive polymer host to immobilize the cocaine –antibody and aptamer. Prior to dedection of cocaine GCE/ EDOT-BTDA-PPhe /Antibody-Aptamer surface was characterized with electrochemical (cyclic voltammetry and electrochemical impedance spectroscopy). The designed aptamer based-biosensing system was applied for the detection of cocaine and its metabolite; benzoylecgonine (BE) which exhibited a linear correlation in the range from 0.5μM up to 25μM and 0.5 μM up to 50 μM for cocaine and BE, respectively. As for the antibody-based sening system ,for both analytes, linearity was obtained between 0.5-25 μM. Finally, the created systems was successfully used for the analysis of synthetic biological fluids
Mikrobiyal hücrelerle hazırlanmış nanopartiküller ile modifiye medyatörlü bakteriyal sensörlerin geliştirilmesi ve karakterizasyonu
Bu tez projesi kapsamında sırasıyla altın nanopartiküller (AuNP) ve (ferrosenil)hegzantiyol (SH-ferrosen) ile modifiye edilen altın yüzeylerde Gluconobacter oxydans hücrelerinin immobilizasyonu suretiyle mikrobiyal bir biyosensörün tasarımı gerçekleştirildi (Sistem I). Oluşturulan sistem için hazırlama koşulları (AuNP miktarı ve boyutu, çalışma pH'sı) optimize edildikten sonra analitik karakterizasyonu (doğrusal tayin aralığı, tekrarlanabilirlik ve operasyonel stabilite) gerçekleştirildi. Ayrıca atomik güç mikroskobu (AFM) ile yüzey morfolojisi görüntülendi. Elde edilen biyosensör sisteminin son yıllarda oldukça popüler olan biyolojik yakıt hücreleri ile kombine edilebilecek bir `Mikrobiyal Anod' yapısı olarak kullanım potansiyeli mevcuttur. Ayrıca çalışma kapsamında tasarlanan sistem, yine ferroseni redoks mediyatörü olarak içeren iki farklı mikrobiyal biyosensör sistemi ile kıyaslanmıştır (Sistem II ve Sistem III). Önerilen sistem (sistem I) ile optimize edilen koşullarda glukoz için doğrusal tayin aralığı 0,5 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) S.D ± 0,006 ? M ve cv % 2,39 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 63'e düştüğü gözlendi. AuNP ile modifiye edilmemiş elektrot için ise doğrusal tayin aralığı 0,5 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) standart sapma (S.D) ± 0,008 ? M ve varyasyon katsayısı (cv) % 4,51 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 52'ye düştüğü gözlendi. Sistem I için Biyosensörün substrat spesifikliği ayrıca incelendi. Sistem II de hücreler ve ferrosen dilayiz memebranı vasıtasıyla AuNP modifiye elktrot üzerinde tutuklandı. Optimum koşullarda doğrusal tayin aralığı 1,0 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) S.D ± 0,003 ? M ve cv % 1,40 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 51'e düştüğü gözlendi. AuNP ile modifiye edilmemiş elektrot için ise doğrusal tayin aralığı 1,0 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) S.D ± 0,007 ? M ve cv % 3,12 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 44'e düştüğü gözlendi. Sistem III için medyatör olarak çözünür formda ferrosen kullanıldı ve her ölçümde ortama ilave edildi. Optimum koşullarda AuNp ile modifiye elektrot ile hazırlanan sistem için doğrusal tayin aralığı 1,0 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) S.D ± 0,006 ? M ve cv % 3,31 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 58'e düştüğü gözlendi. AuNP ile modifikasyon yapılmamış elektrot için ise doğrusal tayin aralığı 1,0 µM-10 µM olarak belirlendi. Tekrarlanabilirlik denemelerinde 5 ? M glukoz için (n=5) S.D ± 0,010 ? M ve cv % 6,12 olarak bulundu. Operasyonel kararlılığının belirlenmesi amacıyla 6 saat boyunca 1 saat aralıklarla ölçümler alındı ve biyosensör cevabının % 53'e düştüğü gözlendi. Yapılan denmeler sonucunda, 6-(ferrosenil)hegzantiyol (SH-ferrosen)'ün medyatör olarak kullanıldığı sistemin diğerlerine glukoz analizinde duyarlılık, operasyonel kararlılık denemelerinde diğer sistemlere üstünlük sağladığı gözlenmiştir
In vitro hücre görüntülenmesine yönelik tasarlanan kuantum noktaların karakterizasyonu ve farklı türde kanser hücreleriyle etkileşimlerinin belirlenmesi
Bu tezde tiyoglikolik asit (TGA) kaplı suda çözünür CdTe/CdS kuantum noktalar ile HER2 antikoru birleştirilmiş (TGA-QDs/Anti-HER2) ve hücre görüntülenmesinde kararlı bir fluoresans prob olduğu elde edilen sonuçlarla kanıtlanmıştır. Yapılan denemelerde TGA-QDs/Anti-HER2 biyokonjugatının HER2 reseptörünü eksprese eden A549, Hela ve CaCo2 hücrelerine spesifik olarak tutunduğu NIH-3T3 hücrelerine ise HER2 reseptörünü yüzeylerinde taşımadıkları için non spesifik olarak az miktarda tutunduğu akış sitometri ve floresans mikroskop çalışmalarıyla gösterilmiştir. Sonuç olarak TGA-QDs/Anti-HER2 biyokonjugatı floresans bir prob olarak gerek toksik olmayışı gerek hedeflendirilmiş olmasıyla HER2'yi eksprese eden hücrelerinin görüntülenmesinde ve hedeflenmesinde başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu konjugatın medikal uygulamalarda ve teşhiste biyoişaretleyicilerin tespitinde örneğin mikroarray çalışmalarında avantajlı olacağı düşünülmektedir
Kanser ilaçlarının taşınımına yönelik multifonksiyonel karbon nanotüplerin (CNT) sentezi, karakterizasyonu ve in vitro uygulamaları
Dünya çapında her yıl görülen 10 milyon tür rahatsızlık içinde kanser, teşhisi ve tedavisi en zor olan ve bunun yanı sıra ölüm oranının en sık görüldüğü hastalıktır. Günümüzde bu rahatsızlığın teşhis ve tedavisinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar, nanoteknoloji platformundaki yeniliklere paralel olarak ilerlemektedir [Baran et al.]. Bunlar arasında en etkili yöntemlerden biri, multifonksiyonel görüntüleme ve ilaç taşınım sistemlerinin geliştirilmesi ile kanserli dokuya spesifik yönlendirilmiş, gerçek zamanlı görüntüleme ve tedavinin her ikisine de olanak sağlayan yapıların tasarlanmasıdır. Bu proje kapsamında taşıyıcı olarak, fonksiyonlandığı taktirde toksik özellik göstermeyen ve yüzey alanının genişliği ile çoklu biyokonjugatların sentezlenmesine olanak sağlayan çok duvarlı karbon nanotüpler (MWCNT) kullanılmıştır. Bu tezde MCF-7 meme adenokarsinoma hücre epiteline spesifik, çok fonksiyonlu MWCNT içerikli biyokonjugatlar sentezlenmiştir. Bu amaca yönelik olarak, MWCNT’lerin yüzeyine, kanser hücrelerini spesifik olarak tanıyabilen estrojen reseptör antikoru (HER2), ve floresans polymer ([Polifenilen-PEG(750)]n) yanında ayrıca anti kanser ilacı (Bleomisin) bağlanması ile çok fonksiyonlu görüntüleme/teşhis probları hazırlanmıştır. Geliştirilen biyokonjugatın ve ara sentezlerin karakterizasyon çalışmaları, Raman spektroskopisi, Zeta Potansiyel, ATR/FT-IR, termal gravimetrik analiz (TGA), Atomik kuvvet mikroskopu (AFM), Taramalı elektron mikroskobu (SEM), kullanılarak gerçekleştirildi. Hücresel etkileşimlerinin incelenmesi ve floresans görüntülerinin alınması ve sitotoksisite çalışmaları hücre kültürü uygulamarı ile paralel olarak yürütüldü
Electrochemical cocaine biosensor
Kokain, merkezi sinir sistemini doğrudan uyarması nedeniyle, güçlü tolerans oluşturan bağımlılık yapma etkisi yüksek bir maddedir. Bu bağlamda, günümüzde, kokainin duyarlı ve hızlı analizi önemli rol oynamaktadır. Bu tez projesi kapsamında, kokain tayinine yönelik geleneksel metodlara alternatif yöntem olarak elektrokimyasal biyosensör hazırlanması, analitik karakterizasyonu, uygulama ve doğrulaması hedeflenmiştir. Bu kapsamda önce, aptamer-temelli yeni platform oluşturulması için biyo-tanıyıcı yüzey tasarlandı. İlk olarak, politiyofen üzerinde homopeptid yapısında ve fonksiyonel grup içeren polialanin yan zincirleri (PT-Pala) elektrokimyasal olarak elektrot yüzeyine kaplandı ve sonrasında kovalent konjugasyon kimyasıyla polimer kaplı yüzeye kokain aptameri bağlandı. Yüzeyde her bir modifikasyon adımı elektrokimyasal karakterizasyon ile doğrulandı. Kokain ve metaboliti olan benzoilekgonine duyarlı olarak tasarlanan biyosensör sistemi sırasıyla tayin aralığı 2,5-10 nM ve 0,5-50 μM olarak bulunmuştur. Ayrıca, benzoilekgonin için dedeksiyon limiti 1,5 nM olarak bulunmasıyla kokain analizi için oldukça duyarlı bir sistem oluşturulmuştur. Diğer önemli husus ise, biyolojik sıvılarda başarılı bir şekilde analiz edilmesi pratik çalışmalarda uygunluğunu kanıtlamıştır. Bu çalışma sonucunda elde edilen verilerin, kokain ve metabolitinin elektrokimyasal tekniklerle özgül ve hızlı olarak tayini gerçekleştirildi. Sonuç olarak, farklı yaklaşımlarla tasarlanan yeni platformun, kokain ve metabolitine karşı geliştirilen seçici platformun elektroanalitik teknolojiler ile birleştirilmesi, hem yasal süreçte hem de klinik testler için ileride yapılacak çalışmaları destekleyeceği düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Kokain, benzoilekgonin, kokain aptameri, biyoaffinite etkileşimleri, elektrokimyasal biyosensörler, biyomoleküller ile konjugasyon.Cocaine is a highly addictive substance developing a strong tolerance due to stimulate directly affects the brain. Therefore, nowadays, fast and sensitive analysis of cocaine which plays important role for law enforcement and medicine diagnostic. The aim of the present study was to develop a novel electrochemical biosensor to detect cocaine alternatively compared to the traditional methods. In this context first step, bio-recognition surface as a new platform was designed on aptamer-based sensing. Initially, polythiophene bearing polyalanine homopeptide side chains (PT-Pala) was electrochemically coated onto the surface of an electrode and then cocaine aptamer was attached to the polymer via covalent conjugation chemistry. The stepwise modification of the surface was confirmed by electrochemical characterization. The designed biosensing system was applied for the detection of cocaine and its metabolite, (BE), which exhibited a linear correlation in the range from 2.5 up to 10 nM and 0.5 up to 50 μM for cocaine and BE, respectively. Moreover, the sensor showed high sensitivity and could easily detect cocaine as low as 1.5 nM for BE. Importantly, the BE was successfully demonstrated in sythentic biological fluids where it showed a potential of the practical application. In conclusion, the effective development of a particular electrochemical techniques was provided analysis of cocaine and its metabolite which have high specifity and sensitivity. It is a fact that this novel aptamer-based biosensing system may support further studies about an evaluable for law enforcement and clinical medicine diagnostic due to a benefical combination of the selective platform with electroanalytical techonolgy. Keyword: Cocaine, benzolyecgonine, cocaine aptamer, bioaffinity interaction, electrochemical biosensors, conjugation with biomolecules
Klinikte kullanımı kanıtlanmış biyobelirteçler için peptit-bazlıelektrokimyasal ve optik test sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulamaları
Günümüzün en önemli hastalıklardan biri olan kolorektal kanserin erken teşhisi oldukça önemlidir. Bu açıdan kolorektal kanser için klinik kullanımı kanıtlanmış olan belirteçlerinin analizini sağlayabilecek hızlı test sistemlerine ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda, ilgili tez çalışmasında kolorektal kanser dedeksiyonu için peptit temelli elektrokimyasal ve optik test sistemlerinin tasarlanması hedeflenmiştir. Septin 9 metillenmiş DNA yapıları, miRNA 221 ve 222 hedef biyobelirteç olarak belirlenmiş olup, diğer biyoreseptörler ile kıyaslandığında avantajlı özelliklere sahip peptit nükleik asitler (PNA) kullanılarak, üç farklı elektrokimyasal ve bir optik biyosensör test sistemi tasarlanmıştır. PNA-DNA ve PNA-RNA hibridizasyon temelli optik ve elektrokimyasal biyosensörler için karakterizasyon çalışmalarına ek olarak, sistemlerin analitik parametreleri belirlenerek literatürdeki benzer çalışmalar ile kıyaslanmıştır. Tasarlanan biyosensörlerin spesifikliği belirlenmiş ve temin edilen gerçek plazma örnekleri ile sistemlerin başarılı şekilde hasta örneklerinde çalışabilirliği kanıtlanmıştır. Ek olarak, geliştirilmiş biyosensörlerin hastabaşı tanı (point of care, PoC) sistemi olarak kullanımının sağlanabilmesi için elektrokimyasal ölçümleri yapabilen ve akıllı telefonlar ile entegrasyonu sağlanabilen bir potansiyotat geliştirilmiştir. Benzer şekilde optik biyosensörün tasarımında da akıllı telefonla entegrasyon sağlanarak, pratik, portatif, hedefe spesifik, yenilikçi sistemlerinin geliştirilmesi sağlanmıştır. Anahtar kelimeler: Kanser, kolon kanseri, peptitler, biyosensör, elektrokimyasal biyosensör, optik biyosensö
Bazı fonksiyonel ve biyoaktif yüzeylerin elektrokimyasal ve optik biyosensör uygulamalarında kullanım potansiyellerinin incelenmesi
Bu tez kapsamında iki kısımdan oluşan bir çalışma gerçekleştirilmiştir. İlk kısımda, poliamidoamin denrimeri (PAMAM) ile modifiye edilmiş altın elektrot yüzeyinde altın nanopartiküllerin (AuNP) ve mediyatör olarak 6-(Ferrosenil) hekzantiyol (FcSH)ün kullanıldığı yeni bir amperometrik biyosensör geliştirilmiştir. Glukoz oksidaz (GOx) model enzim olarak kullanılmış ve FcSH ve sisteamin (Cys) yardımıyla oluşturulmuş kendiliğinden oluşan tek tabaka (SAM) aracılığı ile altın elektrot yüzeyine immobilize edilmiştir. Glukoz substratına karşı okunan elektrokimyasal yanıtın karakterizasyonu için döngüsel voltammetri ve amperometri kullanılmıştır. Ortam pHı enzim miktarı, AuNP ve FcSH miktarlarının optimizasyonunun ardından glukoz subtratının tayini için lineer aralık çalışması gerçekleştirilerek, doğal örneklerde gerçekleştirilen uygulama çalışmasının sonuçları referans yöntem olarak kullanılan HPLC ile karşılaştırılmıştır. İkinci kısımda ise, "click" kimyası ile hazırlanmış olan polisülfon (PSU-Py) yapılı polimerin mikrokuyucuk içeren plakaların tabanlarına bir membran olarak kaplanıp, oluşan bu platformun oksidaz ve hidrolaz/oksidaz temelli enzim analizlerindeki kullanım potansiyeli incelenmiştir. GOx aktivite tayini için hazırlanan bu platform ile glukozun enzimatik oksidasyonuna eşlik eden çözünmüş oksijenin tüketimine paralel olarak, Py in floresans sinyalindeki artış izlenerek enzimatik aktivite ile ilişkilendirilmiştir. İkili enzim sistemiyle analizde ise Ü-Glukozidaz(AG)-GOx sistemi kullanılmış olup, maltozun AGnin substratı olarak kullanılmış ve glukoza hidrolizlenip daha sonra GOx aktivitesi ile okside edilmesi yine Pynin floresans sinyalinde, oksijenin ortamdan tükenmesine bağlı olarak azalma izlenerek gerçekleştirilmiştir
Novel biosensors selective for synthetic cannabinoids
Günümüzde madde kullanım bozuklukları, mücadele edilmesi büyük önem arz eden ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Özellikle son zamanlarda madde kullanım bozuklukları arasında en dikkat çekeni sentetik kannabinoid kullanım bozukluğudur. Çünkü sentetik kannabinoidler tasarım maddelerdir ve çeşitli kimyasal değişikliklerle piyasada farklı formlarıyla var olmaktadırlar. Bu maddelerin hızla değişmesi, güncel madde kullanımının takibini ve tespitini zorlaştıran büyük bir engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla, bu maddelerin belirlenmesi amacıyla kullanılabilecek ve söz konusu tasarım maddeler güncellendiğinde kolaylıkla adapte edilebilecek test sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, hızlı sonuç veren, yüksek duyarlıkta, pratik kullanımlı ve ekonomik yöntemlerle sentetik kannabinoidlerin analizine yönelik antikor ve aptamer temelli elektrokimyasal test platformlarının hazırlanması hedeflenmiştir. Tezde kullanılacak olan hedef sentetik kannabinoid modelleri, JWH-018 (5-pentanoik asit metaboliti) ve JWH-018 (4-hidroksipentil metaboliti) olarak seçilmiştir. Antikor temelli elektrokimyasal test platformu için camımsı karbon elektrot (GCE) ve aptamer temelli elektrokimyasal test platform için altın elektrot (GE) kullanılmıştır. GCE'nin üzerine katekol-bağlı polipeptit immobilize edilmiştir ve modifikasyona uğrayan yüzeye gluteraldehit (GA) çapraz bağlayıcısı kullanılarak antikor immobilize edilmiştir. GE'nin üzerine SELEX yöntemi ile sentezlenen aptamer (APTA-1) GA ile immobilize edilmiştir. Her iki test platformu için de yüzey modifikasyonları, analitik performansları, örnek uygulama çalışmaları elektrokimyasal yöntemlerle incelenmiş ve kromatografik doğrulama çalışması ile başarılı sonuçlar elde edilmiştir.Synthetic cannabinoids are the most remarkable ones among abused drugs. The reason is that synthetic cannabinoids are designed molecules and they can exist in different chemically modified forms. Rapid modification of those drugs is a major hurdle that prevents monitoring and detection of up-to-date use of drugs. For that reason, novel and simple test systems are needed to detect those drugs. Within the scope of this thesis, the preparation, optimization and chromatographic verification of antibody and aptamer-based electrochemical test platforms for the analysis of synthetic cannabinoids with fast results, high sensitivity, practical use and economical methods were aimed. The target synthetic cannabinoid models to be used in the thesis were selected as JWH-018 (5-pentanoic acid metabolite) and JWH-018 (4-hydroxypentyl metabolite). The glassy carbon electrode (GCE) was used for the antibody-based electrochemical test platform and the gold electrode (GE) for the aptamer-based electrochemical test platform. The catechol-attached polypeptide was immobilized onto the GCE and the antibody was immobilized to the modified surface using the glutaraldehyde (GA) crosslinker. Aptamer (APTA-1) synthesized by the SELEX method on GE was immobilized with GA. For both test platforms, surface modifications, analytical performances, sample application studies were examined by electrochemical methods and successful results were obtained with chromatographic confirmation studies
Kuantum noktaların modifikasyonu, kanser hücrelerine ilaç taşınımında kullanım potansiyellerinin in vitro koşullarda belirlenmesi
Bu çalışmada, yüzeyi modifiye edilen biyouyumlu amino-PEG kaplı suda çözünür kuantum noktalara (QD) sırasıyla TAT peptidi ve metotreksatın (MTX) konjugasyonu ile ilacın kanserli hücreye girişinin kolaylaştıran ve etkinliğini artıran, ayrıca hücre görüntülemesi de yapılabilecek bir multifonksiyonel platform geliştirildi. Sentezlenen konjugatın karakterizasyonu florensans ölçümler ve boyut analizleri ile gerçekleştirildi. Konjugatların etkinliği MTT toksisite testi, floresans mikroskopi ve flow sitometrik analizlerle incelendi ve başarılı sonuçların alındığı gözlendi. Sonuç olarak tek başına MTX ile kıyaslandığında QD-TAT-MTX biyokonjugatının kanser hücreleri üzerinde oldukça etkin olduğu ve apoptotik etki gösterdiği görüldü. Çalışmadan elde edilen verilerin, kanser hastalığı için umut vaat eden yeni nano-ilaç taşıyıcı sistemlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir
- …
