148 research outputs found

    More on fuzzy metric type spaces

    No full text
    2nd International Conference on Advances in Natural and Applied Sciences (ICANAS) - APR 18-21, 2017 - Antalya, TURKEY0000-0002-2882-1666WOS: 000405093100034In this paper, we investigate the further properties of fuzzy metric type spaces introduced by Saadati [1]. We prove that a M-convergent sequence in a fuzzy metric type space has a unique limit. Later we show that for a fuzzy metric type space (X, M, *, K) if M is continuous with respect to the first (second) variable then M is continuous with respect to the second (first) variable and M-convergence are equivalent to convergence. Moreover, in such spaces open balls are open and closed balls are closed, therefore induced topology is Hausdorff, first countable, regular and metrizable.Agri Ibrahim Cecen Univ, IC Fd

    The novels and the novelistic account of Öner Yağcı

    No full text
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıAldığı ödüllerle edebiyat dünyasında yerini sağlamlaştıran, Türkiye tarihinin önemli olaylarını eserlerine yansıtan Öner Yağcı gibi bir şahsiyetin romanlarının incelemesi edebiyat dünyası için bir gerekliliktir. Bu sebeple bu çalışmada, Öner Yağcı'nın romanları (Kardelen, Turnalar, Gökyüzüne Akan Irmak, Kaptan, Yediveren ve Kir) kronolojik sıraya uygun olarak olay örgüsü ve anlatım teknikleri, bakış açısı ve anlatıcı, zaman, mekân, şahıs kadrosu, tematik yapı ve romanları oluşturan ortak yapı gibi kriterler açısından tek tek incelenerek ve romancılığı hakkında çıkarımlarda bulunularak bu gereklilik yerine getirilmiştir.Bu çalışmada, içerik çözümlemesiyle belli bir metnin, belgenin özelliklerinin incelenmesini sağlayan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan doküman incelemesi yönteminin kullanıldığı bu çalışmada Öner Yağcı'nın altı romanı temel dokümanlar olarak kullanılıp incelenmiştir.Çalışma üç bölümden oluşmuştur. Ayrıca çalışmanın ekler kısmına Öner Yağcı ile yapılan mülakat eklenmiştir.I. bölümde Öner Yağcı'nın romancılığını etkileyen siyasi olaylar, 12 Mart ve 12 Eylül romancılığı, Öner Yağcı'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.II. bölümde Öner Yağcı'nın romancılığı ve romanları hakkında çıkarımlarda bulunarak altı romanı olay örgüsü, bakış açısı ve anlatıcı, anlatım teknikleri, zaman, mekân ve romanda şahıs kadrosu kriterleri bakımından incelenmiştir.III. bölümde ise romanların tematik, dil ve üslup, anlatım teknikleri, bakış açısı ve anlatıcı, zaman, mekân, şahıs kadrosu ve romanları oluşturan ortak yapı ve motifler bakımından değerlendirilmesi yapılarak sonuç bölümüne yer verilmiştir.Çalışma sonucunda Öner Yağcı'nın Türk diline gerekli hassasiyeti gösteren toplumcu-gerçekçi bir yazar olmasının yanı sıra savunduğu ideolojiyi eserlerine yansıtan ve edebiyat dünyasında gittikçe yükselen bir değer olduğu ortaya konulmuştur.It is a necessity for the literature world to analyze the novels of Öner Yağcı who reflects the central events of Turkey?s history to his novels and consolidates his places in the literature world with awards. Therefore, in this study, this requirement is fulfilled by the examination of Öner Yağcı?s novels individually (Kardelen, Turnalar, Gökyüzüne Akan Irmak, Kaptan, Yediveren ve Kir) in chronological order considering the criteria such as plot, narration techniques, perspectives and narrator, time, space, characters, thematic structure, and common structures that constitute a novel; and by making inferences about his novelistic account.In this study, document review technique is employed which provides a ground for the analysis of a document or a narrative by using content analysis. Öner Yağcı?s six novels are used as the main documents which are analyzed by means of the document review technique in this study, one of the qualitative research techniques.The study is composed of three sections. Furthermore, the transcription of the interview with Öner Yağcı is attached in the appendix.In the first section, information about the political events which shape the novelistic account of Öner Yağcı, his novelistic account on 12th March and 12th September Military coup, Öner Yağcı?s life, literary personality and his works are presented.In the second section, the six novels of Öner Yağcı are analyzed regarding their plot, perspectives, narrator, narration techniques, space and time, and characters by making deductions about his novelistic account and his works.In the third section, the novels are assessed in terms of their thematic structures, language and style, narration techniques, perspectives, narrator, time, space, characters and common structures and designs that are used in forming a novel and results are presented in the final section.The results of the study reveal that Öner Yağcı is a social and realistic author who shows the necessary sensitivity to Turkish language and reflects his ideological views to his works and he is an increasingly popular author in the recent literature world

    Servant leadership within the context of Prime Minister Erdogan's political communication discourse in 2002 elections in Turkey. Serving the society as customer consumers or citizen consumers

    No full text
    Öner, Z. H. (Dogus Author) -- Conference full title: Leadership and New Trends in Political Communication: LUISS University, Rome, Italy, May 20 - 21, 2011

    Sentetik liflerin ve karışımlarının ultrasonik enerji yardımıyla boyanması

    No full text
    SENTETİK LİFLERİN VE KARIŞIMLARININ ULTRASONİK ENERJİ YARDIMIYLA BOYANMASI Ultrasonik enerji, genellikle 20kHz ve 500MHz arasındaki frekanslara sahip ses dalgası olarak tanımlanmakta ve kimya literatüründe reaksiyon hızlarının arttırılmasında kullanılan bir metot olarak değerlendirilmektedir. Çeşitli endüstriyel ve laboratuvar ölçekli uygulamalarda ultrasonik enerjinin kullanımı teknik literatürde detaylı olarak yer almasına karşılık, tekstil boyama proseslerinde kullanımı yenidir. Bu çalışmada, ultrasonik enerji kaynağı olarak Ultrasonik Prob sistemi kullanılmış ve %60/ 40 oranında PES / PA karışımı materyalin dispers boyarmaddelerle boyama mekanizması araştırılarak, boyama verimliliği incelenmiştir. Boyanmış materyallerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile konvansiyonel ve ultrasonik yöntemle yapılan boyamaların renk değerleri, haslık özellikleri ve tekrarlanabilirliği karşılaştırılmıştır. Temmuz, 2005 Seda Burcu DEĞİRMENCİULTRASOUND ASISSTED DYEING OF SYNTHETIC FIBRES AND THEIR BLENDS Ultrasonic energy, usually described as a sound wave which has frequency range between 20 kHz and 500 MHz, and known as a method to increase the reaction rate in the chemical literature. In different industrial and laboratory scale applications, although the use of ultrasonic energy takes an intimate part in the technical literature, use of ultrasonic energy is new in textile processes. In this study, an ultrasonic prob system was used as an ultrasonic energy source and the dyeing efficiency and the dyeing mechanism of %60/ 40 PES / PA blend materials with dispers dyestuff was investigated. The data obtained from the dyed materials were evaluated and the colour-values, fastness and reproducibility of the dyeings with conventional and ultrasonic methods were compared. July, 2005 Seda Burcu DEĞİRMENC

    SAĞLIK ÇALIŞANLARININ AHLAKİ SIKINTI VE EMPATİK EĞİLİMLERİNİN BELİRLENMESİ: KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KLİNİĞİ ÖRNEĞ

    No full text
    Problem Tanımı: Ahlaki sıkıntı, sağlık alanında çalışan profesyoneller arasında yaygın bir sorundur Sağlık profesyonellerinin sağlık bakım uygulamaları sırasında empati kurması hasta memnuniyetini ve iyileşme sürecinin hızlanmasında da olumlu bir etkiye sahiptir. Amaç: Bu çalışma kadın doğum kliniklerinde çalışan hemşire/ebe ve hekimlerin ahlaki sıkıntı ve empatik eğilimlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal-Metod: Tanımlayıcı nitelikte olan araştırmanın evrenini Akdeniz bölgesinde bulunan bir şehir hastanesinde çalışan 141 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini araştırmaya katılmayı kabul eden toplam 103 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında katılımcıların tanıtıcı özelliklerini içeren “Kişisel Bilgi Formu”, çalışanların ahlaki sıkıntılarını değerlendirmek amacıyla ‘Ahlâkî Sıkıntı Ölçeği (Moral Distress Scale)’ ve empatik eğilimlerini değerlendirmek amacıyla ‘Empatik Eğilim Ölçeği’ kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, T testi, Mann-Whitney U, Kruskall-Wallis ve Korelasyon testleri kullanılmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanlarının ahlaki sıkıntı ölçek toplam puan ortalamalarının 65.86±6.80 olduğu saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının Empatik Eğilim Ölçeği Puan Ortalaması 72.14±40.70 olduğu saptanmıştır. Empatik Eğilim Ölçeği ile Ahlaki Sıkıntı Ölçeği Rahatsızlık Düzeyi arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki olduğu ancak aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır (r=0.79, p=0.42). Sonuç: Kadın doğum kliniklerinde çalışan sağlık çalışanlarının ahlaki sıkıntı yaşama seviyelerinin düşük olduğu ve empatik eğilimlerinin yüksek olduğu saptanmıştır

    The effect of resilience psychoeducation program based on positive psychotherapy on nurses' resi?li?ence and balanced life skills

    No full text
    Bu araştırma, Pozitif Psikoterapiye Dayalı Psikolojik Dayanıklılık Programının hemşirelerin psikolojik dayanıklılıklarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, randomize kontrollü ve fenomolojik (olgu bilim) desende karma bir çalışma olarak yürütülmüştür. Araştırmada, ön test-son test–izlem yaklaşımı ile randomize kontrollü deneysel araştırma tasarımı, hemşirelerin yaşam enerjilerini dengeli kullanma durumlarını ve dengeli yaşam becerilerini belirlemek amacıyla niteliksel yöntemlerden "derinlemesine görüşme tekniği" kullanılmıştır. Araştırma Mayıs 2023-Aralık 2023 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, yapılan güç analizi sonucunda çalışmaya katılmayı kabul eden ve örnekleme alınma kriterlerini taşıyan toplam 66 hemşire (müdahale grubu=31, kontrol grubu=35) oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verileri "Kişisel Bilgi Formu" ve "Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" ile ön test-son test ve izlem testi şeklinde toplanmıştır. Nitel veriler programı tamamlayan 14 gönüllü hemşire ile derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizi SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı paket programı üzerinden yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği alt boyutlarında aile uyumu alt boyutunda deney grubunda; gruplar arası, zamana göre ve grup zaman etkileşimi yönünden anlamlı fark bulunmuştur. Gelecek algısı ve sosyal yeterlilik alt boyutlarında deney grubunda zamana göre ve grup zaman etkileşimi yönünden anlamlı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Psikolojik dayanıklılık toplam puanında gruplar arası düşük, deney grubunda zamana göre yüksek düzeyde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Nitel verilerin analizinde katılımcıların ifadeleri hiç değiştirilmeden bilgisayar ortamında deşifre edilmiştir. Kodlar anlam bütünlüğüne göre gruplandırılmış ve bu kodları temsil edebilecek, ana tema ve alt temalar oluşturulmuştur. Yaşam dengesi, gerçek yetenekler, anahtar çatışma, zorlayıcı yaşam olayları, programın genel değerlendirilmesi ve 5 yıl sonra olarak toplam 6 ana temaya ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda Pozitif Psikoterapiye Dayalı Psikolojik Dayanıklılık Programının hemşirelerin psikolojik dayanıklılık geliştirmesinde ve dengeli yaşam becerilerini öğrenme ve kullanma konusunda etkin olduğunu düşünülerek, programın hemşirelerin psikolojik dayanıklılığını arttırma ve dengeli yaşam becerileri öğrenebilmeleri için kullanılması önerilmektedir.This study was conducted to determine the effect of Positive Psychotherapy Based Resilience Program on the resilience of nurses. The research was designed as a mixed randomized controlled and phenomenological study. In the study, randomized controlled experimental research design with pretest-posttest-follow-up approach, "in-depth interview technique" from qualitative methods was employed to determine nurses' balanced utilization of life energies and balanced life skills. The research was conducted between May 2023 and December 2023 at Düzce University Research and Application Hospital. The sample of the study consisted of 66 nurses (intervention group=31, control group=35) who consented to participate in the study as a result of the power analysis and fulfilled the sampling criteria. The quantitative data of the study were collected through "Personal Information Form" and "Resilience Scale for Adults" as pre-test, post-test and follow-up test. Qualitative data were obtained through in-depth interviews with 14 volunteer nurses who completed the program. The quantitative data of the study were analyzed through SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 software package. As a result of the analyses, in the sub-dimension measurements of the Resilience Scale for Adults, there was a significant difference in family harmony in the experimental group, between groups, in terms of time and group-time interaction. In the total score of resilience, there was a low significant difference between the groups and a high significant difference in the experimental group according to time (p<0.05). In the analysis of qualitative data, the statements of the participants were deciphered in the computer environment without any change. The codes were grouped according to the integrity of meaning and main themes and sub-themes were formed to represent these codes. A total of 6 main themes were reached: life balance, genuine abilities, key conflict, challenging life events, general evaluation of the program and 5 years later. In line with these results, it is believed that the Positive Psychotherapy-Based Resilience Program is effective in developing resilience of nurses and learning and utilizing balanced life skills, and it is recommended that the program should be implemented to increase the resilience of nurses and assist them to develop balanced life skills

    Evaluation of relationship between reaction against patient aggression and fatigue in psyhiatric hospital nurses

    No full text
    YÖK Tez No: 289227Bu çalışma, psikiyatri hastanelerinde çalışan hemşirelerde hasta agresyonuna gösterilen tepkiler ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini ve örneklemini T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı 7 bölge psikiyatri hastanesinin kapalı servislerinde çalışan 395 (296 kadın, 99 erkek) hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri bu çalışmada geçerlik güvenirlik çalışması yapılan Impact of Patient Aggression on Carers Scale (IMPACS) ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanılarak toplandı. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde ki-kare, t testi ve ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve korelasyon katsayısı kullanıldı. Yapılan geçerlik güvenirlik çalışmasında dil geçerliliği, ölçüt geçerliliği, faktör analizi ve Cronbach Alpha katsayısı yöntemleri kullanıldı. Bakım Vericilerin Hasta Agresyonundan Etkilenme Ölçeği (IMPACS)'nin 7 madde ve iki alt boyutla Türk toplumunda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlendi. Alt boyutlar ?Bakım Verici ile Hasta Arasındaki İlişkinin Bozulması? ve ?Kendini Güvende Hissetmeme? olarak isimlendirildi.Araştırmaya katılan hemşirelerin 326'sı (%82.5) son bir yılda fiziksel agresyona maruz kaldığını bildirmiş olup, sözel agresyon sayısı ortalama 15.29±26.96, fiziksel agresyon ise 7.46±13.3 idi. Erkek hemşirelerin daha çok küfür, tekmeleme, yumruklamaya maruz kaldıkları, kadın hemşirelerin daha çok dokunma/taciz etme davranışına maruz kaldıkları; çalışma yılına göre 0-3 yıldır çalışanların daha fazla küfür, tırmalama, itme davranışlarına maruz kaldıkları, gruplar arasındaki farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi. Agresyon yönetimi konusunda eğitim alanlarda ve Manisa RSSH'inde çalışanlarda IMPACS alt boyutlarından bakım verici ve hasta arasındaki ilişkinin daha az bozulduğu, kadın hemşirelerde ve Elazığ RSSH'nde çalışanlarda kendini güvende hissetmeme alt boyut ortalamasının daha yüksek olduğu ve gruplar arası farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi. Psikiyatri hastanelerinde çalışan hemşirelerin %79'unda duygusal tükenme, %35.7'sinde duyarsızlaşma oranı yüksek düzeyde bulundu. Yaş ve çalışma yılı arttıkça duyarsızlaşmanın azaldığı, erkeklerde duyarsızlaşmanın daha yüksek olduğu görüldü. Hemşirelerin hasta agresyonundan etkilenmeleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında pozitif yönde ileri derecede anlamlı bir ilişki belirlendi.Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda psikiyatri kliniklerinde güvenli çalışma ortamını sağlayacak tedbirlerin alınması, agresyon yönetimi konusunda eğitim programlarının düzenlenmesi, agresyona maruz kalan hemşirelere krize müdahale yaklaşımıyla danışmanlık verilmesi ve bu hemşirelerin tükenmişlik açısından yakından izlenmesi önerildi.This study has been done to evaluate the relationship between reaction against patient aggression and fatigue in nurses that working in psyhiatric hospitals. The study was designed in desriptive manner. The universe and sample were onstituted of 395 nurses who were working in closed inpatient services of 7 district psychiatric hospital which are affiliated to T.C. Ministry of Health. Datas were collected with using Impact of Patient Aggression on Carers Scale (IMPACS) ve Maslach Fatigue Scale which?s validity and reliability tests were performed in this stury. In the statistical analysis of datas chi-square test, t test, ANOVA, and correlation coefficient were used. In validity and reliability study language validity, criterion validity, factor analysis, and Cronbach Alpha coefficient methods were used. It was designated that Response of Care Providers to Patient Aggression Scale is valid and reliable scale that can be used in Turkish society with 7 item and two sub-dimensions. Sub-dimensions was named as Corruption of Relation Between Care Provider and Patient and Not Feeling ConfidentNumber of the nurses that exposed to physical aggression during last one year was 326 (%82.5), number of verbal agrression was 15.29±26.96, number of phyiscal aggression was 7.46±13.3. Male nurses were exposed to aggression as swearing, kicking, fisting while female nurses were exposed to touch/solicitation. According to working year; 0-3 years workers were more often exposed to swearing, scratching, pushing, and the differene between groups was statistically significant. It was identified that, in nurses that had an education about aggression management and in nurses that working in Manisa PH, the relation between patient and care provider was less corrupted through sub-dimensions of IMPACS, in female nurses and in nurses that working in Elazığ PH, mean of the sub-dimension of the ?Not Feeling Confident? was higher and differnces between groups were statistically significant. The rate of emotional fatigue in pschiatric hospital nurses was %79 the rate of desensitization was %35.7. It was observed that desensitization was decreasin with age and working year and it was higher in male nurses. There was a positive relation between response to the patient aggression and fatigue levels in nurses.According to the results of the study, it was conclded that, precaution must be taken in psychiatry clinics to provide safer work, education programmes about aggression management must provided, consulting must be provided to the nurses that exposed to aggression and these nurses must closely followed in terms of fatigue

    Çevre sağlığı ve Hemşirelik

    No full text
    Asiye Kartal,&nbsp;Aslıhan Öztürk Eyimaya,&nbsp;Ayfer Tezel,&nbsp;Ayşe Yücesan,&nbsp;Bilge Kalanlar,&nbsp;Dilek Karaoğlan Gülevi,&nbsp;Ebru Öztürk Çopur,&nbsp;Eda Kılınç İşleyen,&nbsp;Enise Sürücü,&nbsp;Esma Atasoy,&nbsp;Fatma Ceylan Çiray,&nbsp;Gülbahar Korkmaz Aslan,&nbsp;Gülümser Kublay,&nbsp;Handan Terzi,&nbsp;Hülya Kulakçı Altıntaş,&nbsp;Makbule Tokur Kesgin,&nbsp;Medine Yılmaz,&nbsp;Meltem Altınışık Öztemur,&nbsp;Mücahide Öner,&nbsp;Naile Bilgili,&nbsp;Nilay Ercan Şahin,&nbsp;Nilgün Kuru Alıcı,&nbsp;Nuriye Yıldırım Şişman,&nbsp;Seda Sibel Işık,&nbsp;Serpil Özdemir,&nbsp;Sultan Ayaz Alkaya,&nbsp;Sultan Kayan,&nbsp;Yeter Kitiş</p

    65 YAŞ ÜSTÜ SÜRÜCÜLERİN, SÜRÜCÜLÜK KABİLİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Dünya’ da sağlık hizmetlerinin artması, doğurganlığın azalması gibi sebeplerle günümüzde 65yaş üstü yani yaşlı nüfus geçmiş yıllara göre daha fazladır. Bu artışla birlikte trafikte yaşlısürücülerin sayısının da artması kaçınılmaz olacaktır. Trafik ortamında yaşlı ve gençsürücüler birbirlerinden farklı davranışlar sergilemektedir. Bu davranışları etkileyen sebeplersürücülük becerileri, sürücülük davranışları ve öz düzenleyici davranışlardır. Ayrıca fizikselve bilişsel sorunlar da trafikte yaşlı sürücülerin güvenli araç kullanmasını olumsuzetkilemektedir. Fiziksel ve bilişsel bu sağlık sorunları nedeniyle yaşlı sürücüler hem trafikiçinde dezavantajlı hem de trafik kazalarına yatkın hale gelmektedir. Dünya’da yaşlısürücülerle ilgili bazı önlemler alınmaktadır. Bu önlemler özellikle sürücü belgesi yenilemeuygulamaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’ de yaşlı sürücülerle ilgili özel denetimlerbulunmamakta, bununla birlikte almış oldukları sürücü belgelerinin belli bir zaman sonrayenilenme şartı aranmamaktadır. Bu sebeple bu çalışmada; Türkiye’de sürücü belgesi alma veyenileme için bir model önerisi geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yaşlı sürücü, 65 yaş, trafik güvenliği</p

    Technology roadmapping of wlans using graphical modelling system

    No full text
    Kablosuz ağlar ve mobil uygulamalar, milyonlara varan kullanıcı sayısındaki artış ile son yıllarda büyük bir patlama gösterdi. Şu andaki gereksinimi karşılamak üzere Kablosuz Yerel Alan Ağları, sınırlı bir coğrafi alanda daha iyi kalite ve daha yüksek bant genişliği sağlamak için geliştirilmektedir. Yerel Alan Ağlarındaki geleneksel ekleme, çıkarma ve değiştirme işlemlerinin yükleme ve destek maliyetleri arttıkça Kablosuz Yerel Alan Ağları Kablolu Yerel Alan Ağlarına bir alternatif olarak görülebilir. Kablosuz Yerel Alan Ağları için bir teknoloji güzergahı oluşturmaktaki amaç bu ağların kullanımında başarılı olmakta gereken altyapıyı geliştirmek için zaman ve işgücü açısından etkili bir yöntem yaratmaktır. Bu amaca erişmek için teknoloji güzergahının rolü ise Kablosuz Yerel Alan Ağlarını kritik uygulamalarda başarılı kullanımı adına gereken teknik özelliklerin geliştirilmesi ve dökümante edilmesidir. Bunlara ek olarak teknik güzergah konusu üzerinde araştırma yapacak üniversite, sanayi ve hükümet projelerinde bir yol gösterici olacaktır. Bu çalışma sırasında kullanıcılarına teknolojik verileri elde etme, görüntüleme, değiştirme ve yönetme imkanı veren bir program olan Grafik Modelleme Sistemi kullanılmıştır. İncelemeler yapılırken uzman görüşlerine de gerektiğinde başvurulmuş ve teknolojiyi etkileyen teknik, ekonomik ve politik faktörler göz önünde bulundurulmuştur.TECHNOLOGY ROADMAPPING OF WLANS USING GRAPHICAL MODELLING SYSTEM Wireless networks and mobile computing are experiencing an explosive growth, with millions of users in the past few years. With current demands, Wireless Local Area Networks (WLANs) are being developed to provide better quality and higher bandwidth to users in a limited geographical area. As the installation and maintenance costs of traditional additions, deletions, and changes experienced in the wired LAN infrastructure increase, WLANs can be viewed as an alternative. The motivation for developing the roadmap for WLANs is to stimulate the timely and effective development of the infrastructure required to be successful in using WLANs. The role of the roadmap in achieving this goal is to develop and document a view of the technical capabilities required to successfully use WLANs in critical applications. The roadmap should provide guidance to university, industry and government R&amp;D working on the subject area. Graphical Modeling System (GMS), which is a program to assist its users to capture, visualize, manipulate, and manage information contained in technology is utilized in this study. While analysing the gathered information expert opinions are taken into consideration whenever necessary and also the factors affecting the technology technically, economically and politically are considered for a fair and objective view on the subject
    corecore