1,721,010 research outputs found

    Determination of suitable plant density on drip and furrow irrigation for hybrid corn varieties with different maturity groups in Konya ecological conditions

    No full text
    Araştırma, 2005 ve 2006 yıllarında Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme tarlalarında yürütülmüştür. Çalışmada farklı FAO olum grubundan DK-585 (FAO 500), OSSK-602 (FAO 600) ve P-31G98 (FAO 700), atdişi hibrit mısır çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma ?tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine? göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Ana parsellere sulama yöntemleri (damla sulama ve karık sulama), alt parsellere çeşitler (DK-585, OSSK-602 ve P-31G98), altın altı parsellere ise bitki sıklıkları (70x24 cm (5952 bitki/da), 70x20 cm (7142 bitki/da), 70x18 cm (7936 bitki/da) ve 70x16 cm (8928 bitki/da)) tesadüfi olarak yerleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çeşit ve bitki sıklıklarının ortalaması olarak damla sulama yönteminde tane verimi karık usulü sulama yöntemine göre önemli ölçüde yüksek olmuş, bu verim artışı birinci deneme yılında % 8, ikinci deneme yılında % 9 olarak bulunmuştur. Araştırmada FAO 700 olum grubundan olan P-31G98 geçci mısır çeşidi her iki yılda da en yüksek tane verimine sahip olmuş, diğer çeşitlerden ayrı verim grubunda yer almıştır. FAO 500 olum grubundan olan DK-585 hibrit çeşidi denemenin ilk yılında FAO 600 olum grubundan olan OSSK-602 hibrit çeşidine göre daha yüksek tane verimi ile ayrı verim grubuna dahil olmuştur. Denemenin ikinci yılında bu iki çeşidin aralarındaki verim farkı önemli olmamış aynı verim grubuna dahil olmuşlardır. Araştırmada, bitki sıklığı arttıkça genel olarak tane verimi de artmıştır. Nitekim, en yüksek tane verimlerine 70x16 cm (8928 bitki/da) ve 70x18 cm (7936 bitki/da) bitki sıklıklarında ulaşılmış ve bu bitki sıklıkları aynı verim grubunda yer almıştır. En düşük tane verimi ise en düşük bitki sıklığının olduğu 70x24 cm (5952 bitki/da) parsellerden elde edilmiştir. İki deneme yılı sonuçları dikkate alındığında yüksek verim açısından damla x P-31G98 x 70x18 cm (7936 bitki/da), damla x P-31G98 x 70x20 cm (7142 bitki/da), damla x DK-585 x 70x18 cm (7936 bitki/da) ve damla x OSSK-602 x 70x16 cm (8928 bitki/da) kombinasyonları tavsiye edilebilir nitelikte görülmektedir.This study was conducted at Bahri Dagdas International Agricultural Research Institute?s research fields in between 2005 and 2006 years in Konya Province. In the research, it was used that split split plots in randomized complete blocks experimental design with three replications. In the research, hybrid corn varieties with different maturity groups were used (cv. DK-585 (FAO 500), cv. OSSK-602 (FAO 600), cv. P-31G98 (FAO 700) as materials. Irrigation systems (drip and furrow irrigation), varieties (DK-585, OSSK-602 and P-31G98), plant densities (70x24 cm (59520 plants ha?¹), 70x20 cm (71420 plants ha?¹), 70x18 cm (79360 plants ha?¹), 70x16 cm (89280 plants ha?¹)) were randomizedly placed to main plots, sub plots and sub sub plots, respectively. The grain yields on drip irrigation was higher 8 % and 9 % than on furrow irrigation in the first and second year, respectively. Later cv. P-31G98 (FAO 700) had the highest grain yield. The other hybrid corn varieties had in different grain yield group from cv. P-31G98. On the other hand, the grain yield on cv. DK-585 had found higher than cv. OSSK-602 in the first year, it was not found significant differences with respect to grain yield between these two varieties in the second year. Generally, grain yields were raised by increasing plant densities. According to the grain yields, the interactions of drip irrigation x cv. P-31G98 x 70x18 cm (79360 plants ha?¹), drip irrigation x cv. P-31G98 x 70x20 cm (71420 plants ha?¹), drip irrigation x cv. DK-585 x 70x18 cm (79360 plants ha?¹) and drip irrigation x OSSK-602 x 70x16 cm (89280 plants ha?¹) combinations could be recommended

    The determination of suitable parents and croses in bread wheat breeding for central Anatolian conditions through line x tester method

    No full text
    Orta Anadolu şartlan için uygun ekmeklik buğday melez ve ebeveynlerini belirlemek amacıyla Konya'da üç ekmeklik buğday çeşidi ile 10 ekmeklik buğday hattı arasında 1995 - 1996 üretim yılında çoklu dizi yöntemine göre melezlemeler (30 melez kombinasyonu) yapılmıştır. Bu melezler ebeveynleri ile birlikte 1996 - 1997 üretim yılında yetiştirilmiştir. Fi bitkileri ve ebeveynler üzerinde tek bitki dane verimi, başakta başakçık sayısı, başak uzunluğu, başakta dane sayısı, başakta dane ağırlığı, bitki boyu, üst boğum arası uzunluğu, fertil kardeş sayısı, bin dane ağırlığı, ham protein oranı, kuru öz (gluten) oranı ve sedimantasyon değeri ölçüm, sayım, tartım ve analizleri yapılmıştır. İncelenen özellikler için ebeveyn ve melezlerin çoklu dizi analiz yöntemine göre genel ve özel kombinasyon yetenekleri, heterosis ve heterobeltiosis değerleri, geniş ve dar anlamda kalıtım dereceleri ortaya konmuş ve özellikler arası ilişkiler belirlenmiştir. Tek bitki dane verimi ile danede protein ve gluten oram için eklemeli olmayan gen etkileri ve düşük dar anlamda kalıtım dereceleri bulunmuştur. Tek bitki dane verimi, ham protein ve gluten oranında heterosis değeri pozitif olurken, heterobeltiosis değeri negatif olmuştur. Bu bilgilerin ışığı altında ekmeklik buğdayda verim ve kalite ıslah çalışmalarında kullanılabilecek uygun ebeveyn ve kombinasyonlar belirlenmiştir. 3 ve7 no'lu hatlar hem verim ve hemde kalite, 6 ve 9 no'lu hatların sadece verim potansiyeli, 2 ve 5 nolu hatlar ile Kıraç 66 çeşidi sadece yüksek kalite yönüyle ekmeklik buğday ıslahında kullanılabilecek uygun ebeveynler olarak belirlenmiştir.The crosesses by line x tester between three bread wheat cultivars and 10 lines (30 hybrid combination) were made in 1995-1996 growing season in Konya in order to determine suitable bread wheat combinations and parents for Central Anatolian conditions. These crosses and parents were grown in 1996-1997 growing season. Grain yield per plant, number of spikelet per spike, grain number and weight in spike, spike lenght, plant height, lenght of peduncle, number of tiller, thousand kernel weight, crude protein and gluten contents, sedimantation values were measured, counted, weighted and analysed in all parents and their hybrid progenies. General and spesific combining ability, heterosis and heterobeltiosis, broad and narrow sense heritability of parent and crosses were calculated by using the line x tester method and among characters correlations were determined. Non-additive gene affects and low narrow sense heritability degrees were estimated for both grain yield per plant and crude protein and gluten content of grain. The values for heterosis were found to be positive in grain yield per plant, crude protein and gluten content of the grain, while the values for heterobeltiosis were negative in theirs. As a result suitable combinations and parents to be, used in yield and quality breeding studies in bread wheat were determined. It was determined as suitable parents the lines 3 and 5 for both yield and quality, the lines 6 and 9 for only yield and the lines 2 and 5 and Kıraç 66 variety for only quality used in bread breeding programme

    Determination of suitable bread wheats and general and specific combination ability and heritability parameters for quality and yield by using line x tester analysis method

    No full text
    Verim ve kalite özellikleri yönüyle ekmeklik buğday ıslahında kullanılabilecek anaçların, kombinasyon yeteneklerinin ve kalıtım parametrelerinin belirlenmesi amacıyla Konya'da 13 ekmeklik buğday çeşidi arasında (10 x 3 ) 2002-2003 üretim yılında çoklu dizi (Linextester) yöntemine göre melezlemeler yapılmıştır. Elde edilen 30 melez kombinasyonu ve anaçları tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak 2003-2004 üretim yılında yetiştirilmiştir. F1 bitkileri ve anaçlar üzerinde başakta tane verimi, başak uzunluğu, başakta fertil başakçık sayısı, başakta tane sayısı, fertil kardeş sayısı, bitki boyu, üst boğum arası uzunluğu, başaklanma süresi, başaklanma-erme süresi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, kuru gluten oranı, mini SDS sedimantasyon değeri, tane sertliği değeri özellikleri incelenmiştir. ncelenen özellikler için anaçların ve melezlerin çoklu dizi analiz yöntemine göre genel ve özel kombinasyon yetenekleri, heterosis ve heterobeltiosis değerleri, geniş ve dar anlamda kalıtım dereceleri belirlenmiş ve özellikler arası ilişkiler tespit edilmiştir. ncelenen bütün karakterler için anaçların kombinasyon yetenekleri farklı değerlerde çıkmıştır Genel kombinasyon yeteneğine ilişkin bulgulara göre; başakta tane verimi için Göksu-99, Bağcı-2002, Demir-2000 ve Gün-91 çeşitleri, protein oranı için Momtchill ve Bezostaya-1 çeşitlerinin uygun anaçlar oldukları belirlenmiştir. Başakta tane verimi ve protein oranı özellikleri için eklemeli olmayan gen etkileri, düşük dar anlamda kalıtım dereceleri belirlenmiştir. Ortalama heterosis değerleri başakta tane veriminde pozitif (%5.58), protein oranında ise negatif (%-8.98) olmuştur. Ortalama heterobeltiosis değeri ise hem başakta tane veriminde hem de protein oranında negatif (% -5.00, % -12.89) olmuştur. Bu bilgilerin ışığı altında ekmeklik buğdayda verim ve kalite ıslah çalışmalarında kullanılabilecek uygun anaç ve kombinasyonlar belirlenmiştir.The crosses by line x tester between 13 bread wheat cultivars (10x3) were made in 2002-2003 growing season in Konya in order to determine suitable parents, which may use to obtain new wheat cultivars with better yield and quality characteristics, their combination abilities and heritability parameters. The 30 F1 hybrids and 13 parents were grown in a randomized complete block experimental design with 3 replications in 2003-2004 growing season. Grain yield per spike, spike lenght, number of fertile spikelet per spike, grain number in spike, number of fertile tiller, plant height, lenght of uppermost internode, days to heading, days to heading-maturity, thousand kernel weight, hectolitre weight, protein and dry gluten contents, mini SDS sedimantation value and particle size index value of grain were measured in all parents and their hybrid progenies. General and spesific combining ability, heterosis and heterobeltiosis, broad and narrow sense heritability of parent and crosses were calculated by using the linextester method and among characters correlations were determined. Combining abilities of the parents gave different values for all characteristics studied. According to findings related to general combining ability; Göksu-99, Bağcı-2002, Demir-2000 and Gün-91 varieties for grain yield per spike, Momtchill and Bezostaya-1 varieties for protein content were found to be suitable parents. Non-additive gene effect and low narrow sense heritability degrees were estimated for both grain yield per spike and protein content. The mean values for heterosis were found to positive(%5.58) in grain yield per spike while negative (%-8.98) in protein content and the values for heterobeltiosis were found to be negative both grain yield per spike and protein content (%-5.00, %-12.89). As a result suitable combinations and parents to be used in yield and quality breeding studies in bread wheat determined

    The effects of different seed size and vitreousness on some morphological characters of durum wheat varieties at previous stem elongation stage

    No full text
    Bu araştırma, farklı camsılık oranları ve tane iriliğinin bazı makarnalık buğday çeşitlerinin fide gelişimi üzerine etkilerini belirleyebilmek amacıyla, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi serasında kontrollü koşullarda 2009 yılında yürütülmüştür. Araştırma ?Tesadüf Parsellerinde Faktöriyel Deneme Desenine? göre 3 tekerrürlü olarak yürütülen çalışmada dört makarnalık buğday çeşidi ( Altın 40/98, Mirzabey 2000, Kunduru 1149 ve Kızıltan 91 ), üç camsı tane oranı (%100 camsı, %50 camsı ve %100 dönmeli) ve üç tane iriliği (2.2, 2.5 ve 2.8 mm) deneme konusu olarak ele alınmıştır. Araştırmada GS 19 ve GS 29 dönemlerinde olmak üzere uygulamaların etkileri incelenmiştir. Araştırmada incelenen özellikler üzerine çeşitlerin tepkisi farklılık göstermiştir. Kardeşlenme döneminde (GS 19) kök kuru ağırlığı, embriyonal kök sayısı, fide uzunluğu ve SPAD değerleri bakımından Altın 40/98 ve Mirzabey 2000 çeşitleri en yüksek değerlere sahip olurken, toprak üstü kuru madde ağırlığı bakımından, Altın 40/98 ve Kunduru 1149 çeşitleri, toprak üstü aksamdaki azot oranı yönüyle ise Altın 40/98 ve Kızıltan 91 çeşitleri daha yüksek değerler vermişlerdir. Sapa kalkma dönemine bakıldığında ise, Mirzabey 2000 makarnalık buğday çeşidi daha çok dikkati çekmekte, bazı özellikler yönüyle de Altın 40/98 çeşidi ile yakın değerleri aldığı görülmektedir. Camsılık oranlarına göre kardeşlenme döneminde (GS 19) toprak üstü kuru ağırlığı ve fide uzunlukları yönüyle camsı tane oranları arasındaki farklılık önemli bulunmuş, fakat bu özelliklerde %100 camsı ve %100 dönmeli tanelerin bulunduğu deneme konularının aynı grupta yer aldığı görülmüştür. Toprak üstü aksamdaki azot oranları camsılık oranları arttıkça önemli derecede artmıştır. Sapa kalkma döneminde (GS 29) ise, SPAD değerleri ve toprak üstü aksamdaki azot oranları camsılık oranları arttıkça yükselmiştir. Tane iriliklerine göre, kardeşlenme döneminde (GS 19) kök kuru ağırlığı ve toprak üstü aksamdaki azot değerleri konularında önemli farklılık görülmüş, bu özelliklere ait değerler tane irilikleri arttıkça belirgin bir yükseliş göstermişlerdir. Sapa kalkma döneminde (GS 29) ise tane iriliklerinin yer aldığı deneme konuları arasında farklılık önemli bulunmamıştır.The research was conducted to determine the effects of different seed sizes and vitreousness rates on seedling growth of some durum wheat varieties in green house with controlled conditions of Agriculture Faculty of Selcuk University. The research was designed with respect to randomized plots expermental design in factorial with 3 replicates. In the research, four durum wheat varieties (Altın 40/98, Mirzabey 2000, Kunduru 1149 and Kızıltan 91), 3 seed sizes (2.2 mm, 2.5 mm and 2.8 mm) and 3 vitreousness rates (vitreousness of 100%, vitreousness of 50% and yellowberry 100%) were observed. The differances among varieties were significant statistically on all observed characteristics. Altın 40/98 and Mirzabey 2000 had highest values of root dry weight, embrional root number, seedling height and SPAD readings at tillering stage (GS 19) while Altın 40/98 and Kunduru 1149 were having better result with respect to shoot dry matter weight and Altın 40/98 and Kızıltan 91 with respect to nitrogen rates. Mirzabey 2000 was superior variety for whole observed characters, it was followed by Altın 40/98 at stem elongation stage (GS 29). The differance among vitreousness rates were significant with respect to shoot dry weight and seedling height at tillering stage (GS 19) but vitreousness 100% and yellowberry 100% took place at the same group. Nitrogen rates of shoot were increased by raising of vitreousness rates, SPAD readings and nitrogen rates of shoot were raised by increasing of vitreousness rates at stem elongation stages (GS 29). The differance among seed sizes on root dry weight and shoot nitrogen rates, were significant, these characters were raised by increasing of seed sizes at tillering stages (GS 19). There were shown no significant differences among seed sizes on whole absorved characters at stem elongation stages (GS 29)

    Effects of priming to some physiological parameters on winter bread wheat (Triticum aestivum L.)

    No full text
    Araştırma priming uygulamalarının kurak koşullarda Altay 2000 ve Kıraç 66 ekmeklik buğday çeşitlerinde (Triticum aestivum L.) fizyolojik parametreler üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Kontrollü İklim Odasında ve Bitki Fizyolojisi Laboratuarı' nda yürütülmüştür. Deneme tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre üç tekekkürlü olarak yürütülmüş, denemede faktör olarak iki çeşit (Altay 2000, Kıraç 66), iki ortam (kurak ortam ve normal ortam), beş uygulama (Kontrol, %0,1 NaCl, % 0,5 KH2PO4, %2 KCl, H2O), iki örnekleme zamanı (Çıkıştan sonraki 7. ve 14. günler) ele alınmıştır. Çözeltilerde on iki saat süreyle bekletilmiş tohumlar, çözeltiye aktarılmadan önceki nem içeriklerine dönünceye kadar oda koşullarında karıştırılarak kurutulduktan sonra kurak (%25 saf su ile 48 saat süreyle satura edilmiş) ve normal (ihtiyaç duyuldukça sulama yapılmış) ortam saksılarına ekilmişlerdir. Kontrol grubu olarak kurak ve normal ortamlarda hiçbir uygulamanın yapılmadığı tohumlar kullanılmıştır. Çıkıştan sonraki yedi ve ondördüncü günlerde elde edilen bitki materyalleri üzerinde büyüme paremetreleri (yaş ağırlık, kuru ağırlık, fide uzunluğu) ve fizyolojik parametreler [klorofil miktarı, stomal iletkenlik, fotosentetik verim, bağıl su içeriği, prolin, MDA (malondialdehit)] belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre kurak koşullardaki MDA seviyesi (37,6213 nmol/g) normal koşullardaki MDA seviyesine (32,1725 nmol/g) göre yüksek olmuş, prolin ve MDA dışındaki tüm parametreler ise normal koşullarda daha yüksek olmuştur. Kurak ortamda gelişen bitki örneklerindeki prolin seviyesi (9,4440 µmol/g) normal ortamdaki prolin seviyesinden (4,7650 µmol/g) önemli ölçüde yüksek bulunmuştur. Farklı niteliklerde kimyasallarla hazırlanan çözeltilerde prime edilmiş tohumlardan gelişen bitkilerin kontrole göre daha yüksek yaş, kuru ağırlık, fide uzunluğu, daha fazla klorofil ve düşük MDA seviyesi ile kurak koşullara toleranslarının daha iyi olduğu görülmüştür. Kuraklık stresinin klorofil miktarı üzerinde de önemli etkileri olmuştur. Altay 2000 çeşidinde klorofil miktarı kurak ortam koşullarında (38,9692 spad), normal ortam koşullarına (48,9253 spad) göre önemli ölçüde azalmış, benzer durum ile Kıraç 66 çeşidinde de karşılaşılmıştır (Kurak ortam, 34,6948 spad; Normal ortam; 47,3893 spad). Genel olarak Altay 2000 çeşidinden gelişen fidelerin priming uygulamalarına tepkileri Kıraç 66 çeşidinden gelişen fidelerin priming uygulamalarına tepkilerinden daha iyi bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre, priming uygulamalarının özellikle mevcut suyun etkin olarak kullanılması gereken, kurak koşullarda çıkış ve ilk gelişme dönemindeki söz konusu stres faktörüne karşı dayanıklılığı artırmada kullanılabilecek alternatif bir yaklaşım olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.The study was conducted to determine effects of seed priming to physiological parameters at drought conditions on bread wheat cultivars (Triticum aestivum L., Altay 2000 and Kıraç 66) at Selcuk University Agricultural Faculty Controlled Climate Chamber and Physiology Laboratory. Effects of seed priming on physiological parameters measured using randomised plot design with three replications, two bread wheat cultivars (Altay 2000 and Kıraç 66), five treatments (Control, 0,1% NaCl, 0,5% KH2PO4, 2% KCl and H2O), two sampling times (7th and 14th days after emergence) and two conditions (drought conditions and normal conditions). Seeds were soaked solutions for twelve hours, than were dried till back to untreated moisture level by mixing at room conditions and sowed normal (irrigated as needed) and drought conditions (soil satureted with 25% distile water for 48 hours) pots. Seeds without treatment were used as control group at both drought and normal conditions. Seventh and fourteenth days after emergence, growing (fresh weight, dry weight, seedling height) and physiological parameters [(chlorophyll content, stomatal conductance, photosyntetic efficiency, relative water content, proline, MDA (malondialdehit)] were determined at plant materials. MDA level at drought conditions is (37,6213 nmol/g) higher than normal conditions (32,1725 nmol/g). At normal conditions except MDA and prolin, all parameters increased according to drought conditions. Proline level of plant materials that grown at drought conditions (9,4440 µmol/g) was significantly higher than proline content of normal (4,7650 µmol/g) conditions. Seedlings that grew seeds were soaked solutions, prepared with chemicals that have different properities, better adapted to drought conditions. Fresh weight, dry weight and seedling lenght became higher. Seedlings grew primed seeds have more chylorophyll, less MDA. Drought stress had significant effects to chlorophyll content. Chlorophll content of Altay 2000 at drought conditions (38,9692 spad) significantly decreased according to normal (48,9253 spad) conditions. The same situation was come across with Kıraç 66 also (Drought conditions; 34,6948 spad; Normal conditions; 47,3893 spad). Generally response of seedlings, growth Altay 2000, to priming, was better than Kıraç 66 seedlings. According to results, seed priming is a practical method, can be used at areas that exposed to water deficit. Pre-treatment is an alternative method that can trigger resistance towards water deficit conditions

    The determination of yield, some morphological, phenogical and physiological characteristics of switchgrass varieties (Panicum virgatum L.)

    No full text
    Bu araştırma, 2008 ve 2009 yıllarında Konya ekolojik şartlarında, bazı dallı darı çeşitlerinin adaptasyon ve farklı fizyolojik özelliklerinin ortaya konulması amacıyla yürütülmüştür. “Tesadüf Blokları” deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yapılan bu araştırmada, 4 adet dallı darı çeşidi (Blackwell, Shawnee, Alamo ve Kanlow) kullanılmıştır. Çeşitlerin gerçek performanslarının görüldüğü 2.yıl; çiçeklenme süreleri 93 (Shawnee) - 131gün (Alamo), bitki boyları 156 (Blackwell) – 203 cm (Kanlow), sap ağırlıkları 7.86 (Blackwell) – 14.87 g (Kanlow), biyokütle verimleri 4839 (Blackwell) – 8814 kg/da (Kanlow), kuru madde oranları %31.26 (Alamo) - %35.65 (Kanlow), kuru madde verimleri 1682 (Blackwell) – 3142 kg/da (Kanlow), yaprak nispi su içerikleri %87.67 (Blackwell) – %92.95 (Kanlow), bitki örtüsü (kanopi) sıcaklıkları 20.6 (Kanlow) - 28.4 °C (Blackwell), klorofil miktarları 25.5 (Kanlow) - 37.2 spad (Shawnee) ve prolin içerikleri 1.28 (Kanlow) – 3.95μmol/g (Blackwell) arasında değişmiştir. Uzun boylu, geç çiçeklenen Alamo ve Kanlow çeşitlerinin yeşil ot ve kuru madde verimlerinin yüksek olması, bitki örtüsü sıcaklığı değerlerinin düşük, yaprak nispi su içeriği değerlerinin yüksek olması nedeniyle önemli fizyolojik avantaja sahip olduklarından, bölge koşulları için ümitvar çeşitler olarak dikkati çekmişlerdir. Araştırmada biyokütle verimi ile önemli korelasyon gösteren fizyolojik özellikler; yaprak nispi su içeriği ve bitki örtüsü sıcaklığı olmuştur.This research was conducted to determinate different physiological properties and adaptation capability of switchgrass (Panicum virgatum L.) in Konya ecological conditions in 2008 and 2009 years. The trial was carried out according to randomized complete block design with four replications and four swithcgrass varieties were used as an material (Blackwell, Shawnee, Alamo ve Kanlow). In the second year of the research in which the actual performances of varieties were observed well, flowering period varied from 93 (Shawnee) to 131 days (Alamo), plant height varied from 156 (Blackwell) to 203 cm (Kanlow), stem weight varied from 6.86 (Blackwell) to 14.87 g (Kanlow), biomass yield varied from 4839 (Blackwell) to 8814 kg/da (Kanlow), dry matter ratio varied from 31.26 % (Alamo) to 35.65% (Kanlow), dry matter yield varied from 1682 (Blackwell) to 3142 kg/da (Kanlow), relative leaf water content varied from 87.67 % (Blackwell) to 92.95% (Kanlow), canopy temperature varied from 20.6 (Kanlow) to 28.4 °C (Blackwell), chlorophyll content varied from 25.5 (Kanlow) to 37.2 spad (Shawnee), proline content varied from 1.28 (Kanlow) to 3.95 μmol/g (Blackwell). The Alamo and Kanlow that were the tallest and late flowering varieties come into hopefulness for region conditions because of their important physiological properties like high yield iii of green grass and dry matter, lowest vegetation temperature and high values of relative leaf water content. In the research, physiological properties that have important correlation to biomass yield were relative leaf water content and vegetation temperature

    Effects of different seed sizes and shapes on yield and some yield components of maize grown as silage

    No full text
    Bu araştırma 2006 yılı mısır yetiştirme sezonunda Konya ekolojik şartlarında hibrit mısır çeşitlerinde (Bolson ve OSSK-644) farklı tohum irilik ve şekillerinin yeşil ot verimi ve verim öğeleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada hibrit mısır çeşitlerinin 6 farklı tohum irilik ve şekli materyal olarak kullanılmıştır (LR: iri-yuvarlak, LF: iri-yassı, MR: orta-yuvarlak, MF: orta-yassı, SR: küçük-yuvarlak, SF: küçük-yassı). Araştırma ?Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine? göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüş olup, ana parsellere çeşitler, alt parsellere tohum irilik ve şekilleri yerleştirilmiştir. Araştırmada; bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, bitki ağırlığı, yaprak sayısı, yaprak ağırlığı, yaprak oranı, sap ağırlığı, sap oranı, koçan ağırlığı, koçan oranı, koçanda dane sayısı, yeşil ot verimi, kuru madde oranı, kuru madde verimi özellikleri incelenmiştir. Tohum irilik ve şeklinin denemede incelenen tüm özelliklerde (yaprak ağırlığı hariç) etkisi önemli olmamıştır. Denemede yer alan çeşitler yeşil ot verimi yönüyle benzer değerler almış olup, OSSK- 644 mısır çeşidinde 5373 kg/da iken Bolson çeşidinde 5576 kg/da olmuştur. Farklı tohum şekil ve iriliklerinde belirlenen yeşil ot verimleri de yakın değerler almış olup, 5040 kg/da SF (küçük-yassı) ile 5862 kg/da LR (iri-yuvarlak) arasında değişmiştir. Bu araştırma sonuçları, taze mısır tohumluklarının farklı irilik ve şekillerinin silaj amaçlı yetiştiricilikte yeşil ot verimi ve ele alınan özellikleri önemli olarak etkilemediğinden, tohumculuk tercihinde önemli bir etken olamayacağını ortaya koymuştur.This research was conducted to determine effects of different seed sizes and shapes on yield components and forage yield at hybrid corn varieties (Bolson and OSSK-644) in Konya ecological condition during 2006 maize growing season. In the research, 6 seed sizes and shapes of two hybrid corn varieties (LR: large-round, LF: large-flat, MR:medium-round, MF:medium-flat, SR:small-round, SF:small-flat) were used as materials. The research was arranged as ?split plots experimental design in randomized complete blocks? with 4 replications. Varieties, seed sizes and shapes were placed in main plots and sub plots, respectively. Plant height, first ear height, plant weight, leaf number, leaf weight, leaf ratio, stem weight, stem ratio, ear weight, ear ratio, grain number per ear, forage yield, dry matter ratio, dry matter yield, were observed in the research. The effects of different seed sizes and shapes weren?t significant on whole observed traits (except leaf weight). Forages yields weren?t different among varieties. Forages yields were 53730 kg ha-1 and 55760 kg ha-1 in OSSK-644 and Bolson cv, respectively. Forage yield weren?t also different among seed sizes and shapes; it was varied between 50400 kg ha-1(SF).and 58620 kg ha-1 (LR). These results were shown that if the seed was fresh the seed sizes and shapes didn?t have effect on forage yield and yield component and it wasn?t important as silage production

    The Determination of suitable parents and crosses in durum wheat breeding for central Anatolian conditions through line x Tester method

    No full text
    Orta Anadolu şartlan için uygun makarnalık buğday melez ve ebeveynleri belirlemek amacıyla Konya'da üç makarnalık buğday çeşidi ile 11 makarnalık buğday hata arasında 1993-1996 üretim yılında çoklu dizi yöntemine göre melezlemeler (33 melez kombinasyonu) yapılmıştır. Bu me lezler ebeveynleri ile birlikte 1996-1997 üretim yılında yetiştirilmiştir. Fi bitkileri ve ebeveynler üzerinde tek bitki dane verimi, hasat indeksi, başakta başakcık sayısı, başak uzunluğu, başakta dane sayısı, başakta dane ağırlığı, başak ağırlığı, başak sıklığı, bitki boyu, üst boğumarası uzunluğu, boğum sayısı, bayrak yaprak ayası uzunluğu, genişliği ve alanı, kardeş sayısı, başaklanma süresi, kıştan çıkış oranı, bin dane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, camsılık, ham protein oranı ve kuru öz (gluten) oranı ölçüm, sayım, tartım ve analizleri yapılmıştır. İncelenen özellikler için ebeveyn ve melezlerin çoklu dizi analiz yöntemine göre genel ve özel kombinasyon yetenekleri, heterosis ve heterobeltiosis değerleri, geniş ve dar anlamda kalıtım dereceleri ortaya konmuştur ve özellikler arası ilişkiler tespit edilmiştir. Tek bitki dane verimi ile danede ham protein oranı özellikleri için eklemeli olmayan gen et kileri, düşük dar anlamda kalıtım dereceleri tespit edilmiştir. Heterosis ve heterobeltiosis değerleri tek bitki dane veriminde pozitif, ham protein oranında ise negatif olmuştur. Bu bilgilerin ışığı altında makarnalık buğdayda verim ve kalite ıslahı çalışmalarında kullanılabilecek uygun ebeveyn ve kombinas yonlar belirlenmiştir.The crosses by line xtester between three durum wheat cultivars and 1 1 lines (33 hybrid combination) were made in 1995-1996 growing season in Konya in order to determine suitable durum wheat combinations and parents for Central Anatolian conditions. These crosses and parents were grown in 1996-1997 growing season. Grain yield per plant, harvest index, number of spikelet per skipe, spike lenght, spike density, plant height, lenght of uppermost internode, flag leaf lenght, width and area, number of tiller, heading date, winter survial ratio, thousand kernel weight, hectolitre weight, yellow berry, crude protein and gluten contents were measured, counted, weighted and analysed in all parents and their hybrid progenies. General and spesific combining ability, heterosis and heterobeltiosis, broad and narrow sense heritability of parent and crosses were calculated by using the line x tester method. Non-additive gene effects and low narrow sense heritability degrees were estimated for both grain yield per plant and crude protein content of grain. The values for heterosis and heterobeltiosis were found to be negative in crude protein content of the grain while they were positive in grain yield per plants. As a result suitable combinations and parents to be used in yield and quality breeding studies in durum wheat were determined

    Inheritance of some agronomic and quality characters in diallel hybrids of inbred dent corn (Zea mays indentata Sturt.) lines

    No full text
    Bu araştırma, 6 mısır saf hattı ve bunların yarım diallel melezlerinden oluşan populasyonun genetik yapısını araştırmak amacı ile yürütülmüştür. Çalışmada, yurtdışından temin edilen SF1, SF2, SF3, SF4, SF5 ve SF6 saf mısır hatları kullanılmıştır. Araştırmanın melezleme aşaması 2009 yılında Çanakkale Bölgesinde, melezlerin ve kendilenmiş hatların verim denemesi çalışmaları ise 2010 yılında ise Konya bölgesinde yapılmıştır. Melezleme çalışmalarında ekimler birer hafta ara ile 3 zamanlı ve 3 sıralı olarak yapılmıştır. Yarım diallel melezleme sonucunda oluşan 15 melez ve 6 saf hat ''Tesadüf Blokları Deneme Desenine" göre üç tekerrürlü olarak yetiştirilmiştir. Araştırmada Çiçeklenme süresi, Bitki boyu, Koçan yüksekliği, Koçan görünümü, Koçan uzunluğu, Koçan çapı, Koçandaki tane sayısı, Bin tane ağırlığı, Tane koçan oranı, Tanede nem, Tane verimi, Tanede protein, Hektolitre, Tane yağ özellikleri için Genel ve Özel Kombinasyon yetenekleri, heterosis ve heterobeltiosis değerleri tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ortalama heterosis değerleri bitki boyu % {1.61} ile {31.93} arasında, tane veriminde % {13.26} - {106.91} arasında, heterobeltiosis değerleri bitki boyunda % {7.12} - {29.16}, tane veriminde % {19.60}– {77.43} arasında değişim göstermiştir. Hektolitre özelliğinde 4 adet ebeveynin Genel Konbinasyon Kabiliyeti pozitif, tanede ham protein özelliğinde 9 adet melezin Özel Konbinasyon Kabiliyeti pozitif önemli etki göstermiştir. Araştırmada bitki boyu ortalaması 276 cm, çiçeklenme süreleri ortalaması 64 gün, tane sayısı ortalaması 626 adet/koçan, bin tane ağırlığı 381 g, verim ortalaması 1185 kg/da, tane yağ değerleri ortalaması 4.3 olmuştur. Araştırma sonucu oluşturduğumuz melez mısır populasyonunun bitki boyu, koçandaki tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane koçan oranı, tane verimi, tanede protein, hektolitre, tane yağ özellikler yönünden ümitvar bir yapı gösterdiği kanaatine varılmıştır.This study was carried out in order to research genetic structe of population which consists of 6 purelines train and their half-bred diallel hybrids. In this study, SF1,SF2,SF3,SF4,SF5 and SF6 purelines trains which had been provided from foreign, were used, hybridization process of research was done in the year of 2009 in Çanakkale. Yield studies test of hybrid and inbreds train were done in the year of 2010 in Konya. In hybridization studies, plantations were planted as each one week 3 times and 3 sequential within tervals. According to 'randomized complete black design wıth three replicates '' is hybrid and 6 pures trains which were formed in consequence of half-diallel hybridization, was bred up as 3 recurrences. In study, inflorescence period, plant height, corncob height, corncob appearance, corncob lenght, corncob caliber, grain index in corncob, thousand grain heaviness, grain corncob proportion, moisture in grain, grain growing crops, protein in grain, hectolitre, for grain oil varieties, general and specific combination qualifications, heterosis and heterobeliosis values were appraised. Following the search, average heterosis values plant height between (1.61) and (31.93), grain yield between (13.26) and (106.91), heterobeltiosis values plant height between (7.12) and (29.16) grain yield between( 19.60) and (77.43) showed an alteration for hectolitre qualification 4 pieces parent GCA, for crude protein varieties, 9 pieces positive substantial PCA display an impact. In the study, plant height average has become 2.76 cm, inflorescence period average 64 days, grain number average 626 number, thousand grain weight 381 g, yield average 1185 kg/da, grain oil values average 4.3. 'As a result of the study, we form plant height of hybrid corn population interms of grain number in corncob proportion, thousand grains weight, grain corn cob proportion, grain yield, protein in grain, hectolitre, grain oil values. It was reached conclusion that there is a promising structure

    Adaptation of tritordeum lines and varieties to Konya's irrigated and unirrigated conditions

    No full text
    Bu çalışma Konya Çumra ilçesi ekolojik koşullarında, Tritordeum hat ve çeşitlerinin sulu ve kuru şartlara adaptasyonunu belirlemek amacıyla 2015-2016 sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada Aucan, Bulel, HT-444, HT-460 Tritordeum hat ve çeşitleri ve Larende ve Tarm-92 arpa kontrol çeşitleri ile Kızıltan-91 ve Çeşit-1252 makarnalık buğday çeşitleri "Tesadüf Blokları Deneme Deseni" ne göre üç tekerrürlü olarak yetiştirilmiştir. Araştırmada kılçıklılık durumu, bitki boyu, soğuk zararı, başaklanma süresi, yatma oranı, tane verimi, hastalık gözlemi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, alveograf enerji değeri, yaş glüten oranı, un verimi, b* değeri, zeleny sedimantasyon değeri ve kül oranı özellikleri incelenmiştir. Sulu ve kuru koşullarda yapılan çalışmada çeşit faktörünün bitki boyu, başaklanma süresi, tane verimi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, yaş gluten, alveograf enerji değeri ve zeleny sedimantasyon özellikleri üzerinde istatistiki olarak önemli etkilerde bulunduğu belirlenmiştir. En yüksek bin tane ağırlığı 57,70 gr. ile sulu koşullarda Tarm – 92 çeşidinde belirlenirken, en düşük bin tane ağırlığı 30,80 gr. ile kuru koşullarda HT460 Tritordeum hattında tespit edilmiştir. En yüksek hektolitre ağırlığı 81,20 kg ile kuru koşullarda Çeşit -1252 çeşidinde bulunurken, en düşük hektolitre ağırlığı 64,90 kg ile kuru koşullarda Larende arpa çeşidinde tespit edilmiştir. En yüksek protein oranı %20,40 ile kuru koşullarda Aucan çeşidinde bulunurken, en düşük protein oranı %12,20 ile sulu koşullarda Larende çeşidinde tespit edilmiştir. En yüksek tane verimi 476,70 kg/da ile sulu koşullarda Kızıltan – 91 çeşidinde belirlenirken, en düşük tane verimi 163,30 kg/da ile kuru koşullarda Aucan Tritordeum çeşidinde kaydedilmiştir. Sonuç olarak, Konya yöresi sulu – kuru koşullarında verim açısında kontrol çeşitleri (Kızıltan – 91, Çeşit- 1252, Larende ve Tarm-92 ) ön plana çıkarken, kalite değerleri açısından Tritordeum hat ve çeşitleri (Aucan, Bulel, HT 460, HT 444) un sanayisinde kullanılabilecek yeni nesil bir tahıl türü olarak ortaya çıkmaktadır. Buna ek olarak, yüksek verimli, kaliteli, hastalık ve zararlılara dayanıklı, biyotik ve abiyotik stres faktörlerine dayanıklı stabil çeşitlerin geliştirilmesi için daha detaylı ıslah çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu düşünülmektedir.This research was carried out to determine adaptation of Tritordeum lines and varieties to Konya's irrigated and unirrigated conditions in the Çumra District of Konya ecological contion in 2015-2016 season. At the trial lines and varieties Aucan, Bulel, HT 444, HT 460 control varieties Larende and Tarm-92 and barley varieties Kızıltan-91 and Çeşit -1252 were used. The experiment was established according to "Randomised Block Design" with three replications. In the study spike type, plant height, cold damage, spike date, lodging rate, yield, disease surveillance, thousand grain weight, test weight, protein, alveograph energy values, wet gluten, dry gluten, flour yield, B- value, SDS sedimentation, ash ratio properties were investigated. In the statistical analysis of studies conducted in wet and dry conditions plant height, spike date, yield, thousand grain weight, test weight, protein, alveograph energy values, wet gluten, SDS sedimentation characteristics of the effect of the cultivars were significant. The highest thousand grain weight 57,70 g. was found with Tarm – 92 varieties in the irrigated conditions, the lowest thousand grain weight 30,80 g. was found with HT 460 Tritordeum line in the unirrigated conditions. The highest test weight 81,20 kg. was found with Çeşit – 1252 varieties in the unirrigated conditions, the lowest test weight 64,90 kg . was found with Larende barley varieties in the unirrigated conditions. The highest protein ratio % 20,40 was found with Aucan variety in the unirrigated conditions, the lowest protein ratio % 12,20 was found with Larende variety in the irrigated conditions. The highest yield 476,70 kg/da was found with Kızıltan -91 variesty in the irrigated conditions, the lowest yield 163,30 kg/da was found with Aucan Tritordeum variety in the unirrigated conditions. As a result, while the control varieties (Kızıltan – 91, Çeşit- 1252, Larende ve Tarm-92 ) in terms of efficiency in the hydroplasty conditions of Konya region come to the foreground, Tritordeum lines and varieties (Aucan, Bulel, HT 460, HT 444) in terms of quality values emerge as a new generation of grain that can be used in flour industry. In addition, highly efficient, quality, disease and pest resistant, Resistant to biotic and abiotic stress factors for the development of stable varieties it is thought that more detailed breeding studies are needed
    corecore