3,188 research outputs found
Stratégies identitaires collectives : dynamiques de restructuration sociale des migrants originaires de Turquie en Suisse
Hasan Mutlu et Annemarie Sancar, «Stratégies identitaires collectives : dynamiques de restructuration sociale des migrants originaires de Turquie en Suisse», pp. 223-25 1
Les migrants turcs et leurs descendants présentent un cas intéressant aussi bien en matière d'organisation sociale que sur le plan des phénomènes identitaires collectifs liés aux migrations internationales. Par la variété de leurs comportements, structures organisational les, identifications et enjeux internes et externes, ils débordent largement les limites des catégorisations monolithiques de types national, culturel, ethnique ou religieux. Ils constituent par ailleurs un groupe particulièrement perturbé voire souffrant dans le gigantesque «marché identitaire » créé par les migrations internationales. Objets dès leur arrivée de représentations collectives particulièrement négatives, ils connaissent une dissonance permanente entre leurs différentes identités collectives "auto-énoncées", et les identités que les autres groupes leur attribuent. Les enjeux identitaires internes et externes à la communauté induisent une dynamique importante dans le processus de restructuration sociale des migrants turcs en Suisse et ailleurs en Europe. L'analyse du tissu associatif des migrants turcs en termes de référents identitaires permet de détecter les différents milieux d'appartenance socioculturelle ainsi que la variété des stratégies identitaires collectives existant au sein de cette communauté. HM & AM SMutlu Hasan, Sancar Annemarie. Stratégies identitaires collectives : dynamiques de restructuration sociale des migrants originaires de Turquie en Suisse. In: CEMOTI, n°30, 2000. Les Diasporas. pp. 223-252
A new sea-nettle from the Eastern Mediterranean Sea: Chrysaora pseudoocellata sp. nov. (Scyphozoa: Pelagiidae)
Mutlu, Erhan, Çağatay, I. Tulay, Olguner, M. Tunca, Yilmaz, Hasan Emre (2020): A new sea-nettle from the Eastern Mediterranean Sea: Chrysaora pseudoocellata sp. nov. (Scyphozoa: Pelagiidae). Zootaxa 4790 (2): 229-244, DOI: https://doi.org/10.11646/zootaxa.4790.2.
Hasan Fehmi Tümerkan's life and works
İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında ve Cumhuriyet Dönemi'nin ilk zamanlarında siyasi olarak oldukça etkili olmuştur. Bu cemiyetin sarıklı mebuslarından Hasan Fehmi Tümerkan Meclis-i Mebusan'da ve akabinde TBMM'de yapmış olduğu konuşmalarla, önerilerle ve kanun teklifleriyle ön plana çıkan mebuslardan biri idi. Kendisi, dönemin yenilikçi anlayışını benimseyerek reform taraflısı oldu. Hasan Fehmi Bey eğitimini bitirince İlahiyat Fakültesi'nde müderrislik yapmış ve Sinop Müftülüğü görevini icra etmiştir. İstanbul'un işgalinin ardından ise Malta'ya sürgün edilen isimler arasındadır. Esaret hayatı boyunca kendisini Kur'an'ı Türkçe'ye çevirme işine adamıştır. Böylelikle sadece bir siyasetçi değil; aynı zamanda dini ilimlere katkı sunan bir yazar da olmuştur. Şunu da belirtmek gerekir ki Sinop mebusu ve ardından Kastamonu milletvekili olarak görev yaptığı zamanlarda, kaleme aldığı eserleri ile ilmi ve fikri yönünü ortaya koymuştur.The Committee of Union and Progress (İttihat ve Terakki Cemiyeti) played a pivotal role in the political landscape during the final years of the Ottoman Empire and the early period of the Turkish Republic. Among its notable members was Hasan Fehmi Tümerkan, a turbaned deputy who distinguished himself through his speeches, legislative proposals, and policy suggestions in both the Ottoman Chamber of Deputies (Meclis-i Mebusan) and later in the Grand National Assembly of Turkey (TBMM). Tümerkan embraced the progressive ideology of the era and was a staunch advocate of reform. Following his education, Hasan Fehmi served as a professor at the Faculty of Theology and later held the position of Mufti of Sinop. After the occupation of Istanbul, he was among those exiled to Malta. During his time in captivity, he dedicated himself to translating the Qur'an into Turkish. In doing so, he emerged not only as a politician but also as an author contributing to Islamic scholarship. It is also worth noting that during his tenure as a deputy representing Sinop and later Kastamonu, he demonstrated his intellectual and scholarly inclinations through the works he authored
Kolesistektomi ameliyatı olan hastalara saptanan gereksinimleri doğrultusunda verilen eğitimin yaşam kalitesine etkisi
Araştırmada laparoskopik kolesistektomi olan hastaların öğrenim gereksinimlerini belirleyerek, belirlenen gereksinimler doğrultusunda hastalara verilen eğitimin hastanın yaşam kalitesine etkisi araştırıldı. Araştırma bir devlet hastanesinin genel cerrahi kliniğinde Temmuz – Aralık 2017 tarihleri arasında ameliyat olan 140 hastayla yapıldı. Etik ve kurum izni alındıktan sonra ilk 40 hastayla öğrenim gereksinimleri saptandı ve bu alanlardaki bilgi gereksinimini karşılayacak bir eğitim programı hazırlandı. Sonraki aşamada kontrol grubuna dâhil edilen 50 hastaya kişisel bilgi formu, yaşam kalitesi ölçeği uygulandı. Sonraki 50 hastaya saptanan öğrenme gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan eğitim programı ile eğitim verildi ve aynı şekilde ameliyattan önce kişisel bilgi formu, ameliyattan sonra yaşam kalitesi ölçeği uygulandı. Deney grubundaki hastaların genel sağlık durumu alt boyutundaki puan ortalamasının kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu, gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu saptandı (p<.05). Deney grubu hastalarının yaşam kalitesi alt boyutları olan fiziksel sağlık, psikoloji, sosyal ilişkiler ve çevre alt boyutlarında da puan ortalamalarının daha yüksek olduğu bulundu. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdı (p>.05). Deney grubundaki hastaların toplam yaşam kalitesi puan ortalamalarının kontrol grubuna oranla yüksek olduğu ve gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu bulundu (p<.01). Deney grubundaki okuryazar-ilköğretim mezunu olan hastaların yaşam kalitesinin fiziksel sağlık alt boyutu puan ortalamasının diğerlerine oranla yüksek olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<.05). Deney grubundaki lise-üniversite mezunu hastaların psikolojik sağlık ve çevre alt boyutlarındaki ve toplam yaşam kalitesi toplam puan ortalamalarının diğer gruplara oranla yüksek olduğu ve gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu bulundu (p<.01)
Üreme çağı kadınlarının kontraseptif yöntem tercihlerine etki eden faktörlerin belirlenmesi
Seda Nur MUTLU. Üreme Çağı Kadınlarının Kontraseptif Yöntem Tercihlerine Etki Eden Faktörlerin Belirlenmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi. Hemşirelik Ana Bilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep. 2020. Değişen doğurganlık politikalarının kontraseptif tercihlere etkisini belirlemek hizmet sunumunu yeniden düzenlemek açısından son derece önemlidir. Yeni politikalar doğrultusunda kadınların aile planlaması yöntem tercihlerine etki eden faktörlerin belirlenmesi, danışmanlık ve hizmet sunumunu yaparken hemşirelik girişimlerinin ve eğitimlerin buna göre yeniden yapılandırılması için rehberlik edeceğinden yola çıkılarak çalışma planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma bir aile sağlığı merkezine kayıtlı 15-49 yaş arası üreme çağı kadınlarının aile planlaması yöntemi tercihlerine etki eden faktörleri belirlemek amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Osmaniye 4 Nolu Aile Sağlığı Merkezi 25 Nolu Birime kayıtlı 1105 kadın oluşturmaktadır. Ancak 598 kadın araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formundan oluşmaktadır. Araştırmaya Osmaniye 4 Nolu Aile Sağlığı Merkezi 25 Nolu Birime kayıtlı 15-49 yaş kadınların katılacağı belirlendikten sonra, veriler bu birimin sisteminden tek tek alınarak toplanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların %79.6'sı aile planlaması yöntemi kullanmaktadır. Kullanılan aile planlaması yöntemleri arasında %34.9 gibi en yüksek oranda kondom olduğu belirlenmiştir. Kadınların aile planlaması yöntemi kullanmama nedenleri arasında; gebe kalmak istemesi (%7.7), eşinin istememesi (%3.8) ve şu an gebe olması (%5.0) gibi çeşitli durumların olduğu bulunmuştur. Kadınların yaş ve sahip oldukları çocuk sayılarının ortalamalarının aile planlaması yöntemini kullanma durumuyla istatististiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kadınların ev halkı hane sayısı ve kronik hastalık durumuyla aile planlaması yöntemini kullanma durumuyla da istatististiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kadınların eğitim düzeyi ile kullanılan aile planlaması yöntemini temin etme durumu arasında da ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Son yıllarda 15-49 yaş kadınların aile planlaması yöntemi kullanma oranlarının oldukça yüksek olduğu ancak etkili yöntem kullanma oranlarının oldukça düşük olduğu belirtilmiştir. Birinci basamakta yürütülen aile planlaması danışmanlık hizmetlerinin etkili bir sunumuyla modern aile planlaması yöntemlerin kullanımı da artacaktır
Beden eğitimi ve spor yüksekokullarında öğrenim gören öğrencilerin boş zaman engellerinin boş zaman motivasyonlarına etkisinin araştırılması (Bartın Üniversitesi örneği)
Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin boş zaman engelleri ve motivasyon düzeylerinin tespit edilmesi, demografik değişkenler açısından karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada, Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen ve Gürbüz vd. (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan Boş Zaman Engelleri Ölçeği ve Pelletier vd. (1991) tarafından geliştirilen Mutlu (2008) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Boş Zaman Motivasyon Ölçeği, 317 gönüllü katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde istatistiki yöntem olarak frekans dağılımları ikili gruplar için T-testi çoklu gruplar için anova analizleri ve ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde katılımcıların boş zaman engellerine yönelik algıları ortalamanın üzerinde olduğu tesis eksikliği ile yeterli zaman bulma boyutlarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Boş zaman motivasyon düzeylerinde yüksek özdeşim-içe atım ve bilmek başarmak boyutlarının daha belirgin olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ile boş zaman motivasyon düzeyleri arasında ilişki saptanamamıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular demografik değişkenler açısından değerlendirildiğinde her iki ölçek arasında cinsiyet ve yaş değişkenleri arasında anlamlı derecede farklılıklar belirlenmiştir.In this study, it was aimed to determine the levels of leisure time and motivation of university students, to compare them in terms of demographic variables and to determine the relations between them. In the research of the relational screening model, the Leisure Time Constraint Scale developed by Alexandris and Carroll (1997), which was adapted to Turkish by Gürbüz et al. (2012) and the Leisure Time Motivation Scaledeveloped by Pelletier et al. (1991), which was adapted to Turkish by Mutlu (2008) was applied to 317 voluntary participants. When the results obtained from the survey were examined, it was determined that the participants were based on the lack of facilities and adequate time finding that the perceptions of leisure time were over the average. At leisure motivation levels, it was found that the dimensions of achieving high self-perception and selfawareness are more pronounced. There was no relationship between leisure time and leisure motivation levels. When the findings obtained from the study were evaluated in terms of demographic variables, significant differences were found between gender and age variables between the two scales
Evaluation of gastronomy and culinary arts students’ perceptions of workshops: A case of Afyon Kocatepe University
Bu araştırmanın amacı; lisans düzeyinde eğitim gören gastronomi ve mutfak sanatları bölümü öğrencilerinin mutfak workshop etkinlikleri hakkındaki algılama, tutum ve beklentilerinin değerlendirilmesi ve bunların katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespit edilmesidir. Bu doğrultuda 7 farklı hipotez kurulmuştur. Araştırmanın evrenini, Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi bünyesinde yer alan Gastronomi ve Mutfak Sanatlı Bölümü tarafından mutfak uygulama alanında düzenlenen “Deniz Ürünleri & Balık”, “Osmanlı Mutfağı” ve “Pizza & Makarna” workshop etkinliklerine katılan öğrenciler oluşturmaktadır. Nicel olarak tasarlanmış olan bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış ve 2018 Ocak ayında workshoplara katılan 64 öğrencinin tamamına anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesine ilişkin istatistik paket programı aracılığıyla tanımlayıcı istatistik, frekans, güvenilirlik, t-testi ve tek yönlü ANOVA analizleri yapılmıştır. Bu doğrultuda, öğrencilerin workshop etkinliklerine yönelik algı, tutum ve beklentilerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, eğitim programı türü, mezun olunan lise türü, mutfak deneyimine sahip olma durumu ya da katıldıkları workshop türü değişkenleri açısından herhangi bir farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır.The purpose of the research is; to determine whether attitudes and expectations of
undergraduate-level gastronomy and culinary arts students for culinary workshop activities
differ according to the socio-demographic characteristics of the participants. In this
direction, the research has seven different hypotheses. The population of the research,
consist of the participant students of the “Seafood & Fish”, “Ottoman Cuisine” and “Pizza
& Pasta” workshops which were organized by the Gastronomy and Culinary Arts
Department in the Faculty of Tourism, Afyon Kocatepe University. In this quantitatively
designed research, survey technique was used as a data collection tool which was carried
out in January 2018. A questionnaire was applied to all 64 students who participated in
workshops. Descriptive statistics, frequency, reliability, t-test and one-way ANOVA
analyses were performed by means of a statistical package program. In this respect, it has
been found that the perceptions, attitudes and expectations of students about workshop
activities do not show any difference in terms of gender, age, class level, type of education
program, type of high school graduated, experience of culinary experience, or workshop
type variables
GENÇ TÜRK TÜKETİCİLERİNİN SATIN ALMA DAVRANIŞLARINDA KÜLTÜRÜ OLUŞTURAN ÖĞELERİN ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI:
Kültürel faktörler, genç tüketicilerin günlük yaşamının önemli bir kısmını oluşturduğu için satın alma kararlarını da etkilemektedirler. Bu bağlamda araştırmanın amacı; günümüz kültürünü oluşturan öğelerin Türk gençlerinin satın alma davranışları üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu araştırma ile genç Türk tüketicilerin alışverişlerinde satın alma kararlarını, içinde bulundukları kültür öğelerinin nasıl etkilediği, bu etkinin demografik faktörlere göre nasıl bir değişim gösterdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma için gereken veri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Anket çalışması Doğu Karadeniz Bölgesi’nde gerçekleştirilmiş olup, araştırmacı yüz yüze ve e-posta yoluyla anket sorularını tüketicilere yöneltmiştir. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programına girilmiş olup, ankette yer alan ölçekler sırasıyla geçerlilik ve faktör analizine tabi tutulmuşlardır. Yapılan analizlerde Anova analizi ve bağımsız t-testi testlerinden, çok alt guruplu karşılaştırmalarda ise Scheffe testinden faydalanılmıştır. İstatistikî yorumlamada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcıların geneline bakıldığında çevre, doğa ve sağlık konularında duyarlı olduklarını, daha ziyade bireyselliklerini öne çıkarmak istediklerini ve adet, gelenek, görenek ve törelerine bağlı olmaya çalıştıkları, güç ve statü sahibi olma ve yasalara uyum gösterme konularında ise pek istekli olmadıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca genç tüketicilerin teknolojiye ve bireyselliklerine daha düşkün oldukları görülmekte dolayısıyla küreselleşmenin en fazla etkisi altında kalan grubu oluşturdukları düşünülmektedir. Erkek tüketicilerin gelenek, görenek ve törelerine, bayanların ise sembol ve simgelerin anlamlarına daha fazla önem verdikleri, lisansüstü eğitim almış bireylerin çevre ve doğa konusunda daha hassas, kariyer, statü ve yasalara ise daha fazla önem verdikleri belirlenmiştir. Memur olarak görev yapan tüketicilerin teknolojik değişimleri pek dikkate almadıkları görülmektedir. Ortaya çıkan sonuçlar, satış tutundurma faaliyetleri yürütmekte olan, yürütmeyi planlayan pazarlamacılara, işyeri ve marka sahiplerine kaynaklarını daha etkin kullanmaları ve dolayısıyla daha bilinçli satış tutundurma ve marka konumlandırma stratejileri belirlemeleri konusunda yol göstermektedir
INVESTIGATION ON TURKISH CONSUMERS’ ECOLOGICAL PURCHASING BEHAVIOURS ON CITIES BASIS IN TERMS OF THE DEMOGRAPHIC VARIABLES
With this study, it is aimed to inform about ecological products of all public and private sector administrators who offer products and services to Turkish consumers and also Turkish consumers in particular and also to raise awareness to this issue by detecting how Turkish consumers' ecological purchasing behaviours change according to their demographic variables. In Turkey, 1820 surveys from 28 cities which have populations over a number of 1% of general population rate were evaluated. From the findings of the evaluation, it was understood that in terms of demographic variables only the "income" demographic variable was showing a significant difference conversely “Gender", "Marital Status", "Age", "Profession" and "Education" were not. When we focus on this research that was conducted in 28 cities, considering the higher overall average at 4.07, it has been identified that while 11 cities were under the overall average, the other 17 cities were all over it
SATIŞ NOKTASI TUTUNDURMA ARAÇLARININ TÜKETİCİLERİN KOLAYDA MAL SATIN ALMA DAVRANIŞLARINA ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Çalışmanın amacı, indirim kuponu, fiyat indirimi, örnek numune, bir alana bir bedava uygulamaları ve tanzim teşhir uygulamaları şeklindeki satış noktası tutundurma araçlarının Doğu Karadeniz Bölgesindeki tüketicilerin kolayda malları satın alma davranışları üzerindeki etkisini ölçmektir. Çalışmada ayrıca satış noktası tutundurma araçlarının tüketicilerin satın alma davranışlarına etkilerinin demografik faktörlere bağlı olarak olası anlamlı farklılıklar gösterip göstermediği incelenmiştir. Oluşturulan anket Doğu Karadeniz Bölgesindeki toplam 404 tüketici üzerinde uygulanmıştır. Sonuç olarak araştırma, indirim kuponu, fiyat indirimi, örnek numune ve bir alana bir bedava şeklindeki satış tutundurma uygulamalarının kolayda malları satın alma davranışıyla ilişkili olduğunu gösterirken, tanzim teşhir uygulamalarının bunun üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. Araştırma sadece kolayda mallar ile sınırlandırılmıştır. İleriki araştırmalarda onların da araştırılması amaçlanmaktadır
- …
