1,727,854 research outputs found

    [Muhsin Ertuğrul'un gönderdiği mektup]

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Muhsin Ertuğrul: Türk Sinemasının Kurucusu mu Yoksa Günah Keçisi mi? / Muhsin Ertuğrul: The Founder or the Scapegoat of Turkish Cinema?

    No full text
    Muhsin Ertuğrul (1892-1979), Cumhuriyet’in ilk yıllarında çektiği filmlerle Türk sinemasının genetik kodlarını oluşturmuştur. Ertuğrul hakkındaki literatürde daha çok Nijat Özön’ün yazdıkları egemendir. Özön’ün eleştirilerinden yola çıkanlar, Ertuğrul’u Türk sinemasındaki olumsuzlukların sorumlusu olarak görmüşlerdir. Alim Şerif Onaran’ın çalışmaları, Muhsin Ertuğrul hakkındaki önyargılı değerlendirmelerin etkisini bir ölçüde azaltmıştır. Ne var ki yokluklar içinde mücadele etmenin ve öncü olmanın zorlukları, Ertuğrul’un bir günah keçisi olarak görülmesini engelleyememiştir. Birçok sinema tarihçisinin de ifade ettiği gibi, Muhsin Ertuğrul’un tiyatroculuğu sinemacılığına ağır basmaktadır. Ertuğrul, ancak birkaç filminde vasatın üzerine çıkabilmiştir. Onun sinema mirası birçok açıdan eleştirilebilirse de Türkiye’de sinemanın varolabilmesi için harcadığı çaba göz ardı edilemez. Teknolojiye en çok bağlı sanat dalı olan sinemayı yokluklar içinde var edebilmiş olması Muhsin Ertuğrul’u Türk sinema tarihi içinde ayrıcalıklı bir yere oturtur. Muhsin Ertuğrul’un filmleri, Kemalist modernleşme projesinin sinemadaki yansıması olarak izlenebilir. Ertuğrul, Cumhuriyet devrimlerinin hayata geçirilmesi için özveriyle mücadele etmiş bir kültür adamıdır. Türk kadınını ilk kez beyaz perdeye çıkarmakla kalmamış; tüm hayatı boyunca Cumhuriyet’in ideallerinin sanat alanındaki temsilcisi olmuştur. Bu amaçla eğitmenlik, yönetmenlik, eleştirmenlik, oyunculuk ve çevirmenlik gibi birçok misyonu aynı anda yüklenmek zorunda kalmıştır. Salgın hastalıklarla boğuşmak ve nüfusunu en azından ilkokul düzeyinde eğitmek gibi öncelikleri olan bir ülkede tiyatro ve sinema sanatının temellerini atmıştır. Nitekim bu çalışmanın amacı, Muhsin Ertuğrul’un Türk sinemasındaki kurucu rolünü ortaya koymaktır. / Muhsin Ertuğrul (1892-1979) shaped the genetic codes of Turkish cinema with his films he shot in the early decades of the Rebuplic. The literature about Ertuğrul is dominated by Nijat Özön’s critics. Critics that are influenced by Özön’s arguments, held Ertuğrul responsible for the negativities of Turkish cinema. Alim Şerif Onaran’s studies reduced the effect of biased critics about Ertuğrul to some extent. However, the difficulties of struggling in a severe poverty and being a precursor did not prevent Ertuğrul from being considered as a scapegoat. Muhsin Ertuğrul’s theatrical identity supersedes his filmmaker identity as many historians of cinema stated before. Ertuğrul managed to go beyond average only in a few of his films. Even if his cinema heritage can be criticised in many ways, his effort for founding of Turkish cinema cannot be underestimated. Muhsin Ertuğrul has an exceptional place in the history of Turkish cinema because in severe poverty he managed to establish the cinema, which is the most technological branch of arts. Muhsin Ertuğrul’s films can be watched as a reflection of the Kemalist modernisation project. Ertuğrul was a man of culture who struggled to realize the revolutions of the Republic with self-devotion. He was not only the man who made the Turkish women appear in the silver screen but also he became a representative of the ideals of the Rebuplic in field of art during all his life. For this purpose, he was obliged to undertake many missions such as teaching, directing, criticising, acting and translating at the same time. He laid the foundations of theatre and cinema in a country where fighting against epidemic diseases and educating its population at least in a level of primary school were only priorities. Thus, the aim of this study is to put forward the founder role of Muhsin Ertuğrul in Turkish cinema

    Muhsin Ertuğrul bölümü:Yazarlarımızın Muhsin Ertuğrul'u

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Muhsin

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrul. Not: Gazetenin "Olaylar ve Görüşler" köşesinde yayımlanmıştır.İstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Muhsin Özlükurt ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme, Aziz Elbas ve Ahmet Erdönmez koordinatörlüğünde Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Araştırmaları Merkezi tarafından Bursa’nın Tarihi Mahalleleri III projesi başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 48'dir.1948 yılında Mollaarap Mahallesi’nde doğan Muhsin Özlükurt, askerlik yıllarına kadar bu mahallede yaşar. Günümüzde Umurbey Mahallesi'nde ikamet eder. İki mahallenin iç içe olduğunu söyler. Mahallenin en eskileri Kırım Tatarları sayılır. Dedeleri de Kırım Türklerinden olan Özlükurt, ilk geldiklerinde Kırım Türklerinin Alacahırka, Mollaarap ve Yenimahalle taraflarına yerleştiklerini aktarır. Annesi ve babası Bursa doğumlu olduğu için Tatar kültürünü bilmediklerinden söz eder. İş nedeniyle oralara gitmek fırsatı yakalar. Dillerini anlasa da konuşamaz. Evlerinde bazen Kırım Türkçesi konuşulur. Az bildiği bu dili tamamen unutmamak için aynı zamanda denetleme kurulunda da yer aldığı Kırım Türklerini Yaşatma Derneği’ne gider. Çocukluğunda elektronik aletlerin olmadığını söyler. Merinos Fabrikası'ndan verilmeye çalışılan elektrik yeterli gelmez. Buzdolabları yerine her evde tel dolaplar bulunur. Bugün şehir merkezi olan Kent Meydanı’nın olduğu yer eskiden Bursa’nın çöplüğüdür. Yine eski zamanlarda Mollaarap Camii’nin önünde büyük bir meydan vardır. Mahallenin önceki fiziki durumu hakkında bilgiler verir. Motorlu araçların olmadığı dönemde hayvanlarla odun kömürü taşınır. Bursa’nın fabrikaları bu mahallede olduğundan odun kömürü çıkartmak zordur. Mahallede düğünler üç gün sürer. Pazar günü yatsı namazından sonra damat mutlaka Mollaarap Camii’ne götürülür. Davetlilere evin önünde şerbet ikram olunur. Pazartesi sabahı sağdıçlar damat gezmesi adı altında damadı götürürler. Bu esnada kadınlar kendi aralarında eğlenir. Bu eğlencelere paça denilir. Hıdırellez zamanlarında Kaplıkaya ve Değirmenlikız köyüne gidilip eğlenceler düzenlenir. Üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili'nde her evde un helvası ve lokma pişirilir. Ramazan aylarında imece usulü ile erzaklar hazırlanır. Bu ay daha çok dayanışma ve yardımlaşma içerisinde geçer.Bursa Büyükşehir BelediyesiBursa’nın Tarihi Mahalleleri III. editör Aziz Elbas. Bursa: Bursa Kültür A.Ş., 2014

    Muhsin Ertuğrul

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Ertuğrul Muhsin!

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Muhsin Ertuğrul

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Muhsin Ertuğrul

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 99-Muhsin Ertuğrulİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033
    corecore