426 research outputs found

    The Diagnostic value of pleural biopsy culture in tuberculosis pleurisy

    No full text
    Bu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.Tıpta UzmanlıkÖZET Tüberküloz plörezi ekstrapulmoner tüberkülozun ikinci sıklıkta karşılaşılan formu ve eksudatif plevral sıvıları etyolojisinde ilk sıralarda yer alan nedenidir. Olguların ortalama yaşının artması ve 35 yaş üzerinde malignite olasılığının yükselmesinden dolayı kesin tanı büyük önem kazanmaktadır. Plevra biyopsisinin patolojik incelemesi ile olguların %50-80'ine kesin tanı konabilmekte iken, plevral örneklerin mikrobiyolojik incelemesi ile bu oranın %95'e kadar ulaşabileceği belirtilmektedir. Bu çalışmamızda, tüberküloz plörezide plevra biyopsisinin mikrobiyolojik incelemesinin tanı değerini araştırdık. Bunun için eksudatif sıvı saptadığımız ve plevra biyopsisi yaptığımız 73 olguda biyopsi örneklerinin patolojik inceleme, ARB bakı ve kültür sonuçlarını değerlendirildi. Olgularımızın 34'ünde tüberküloz, 39 'unda tüberküloz dışı etyoloji saptandı. Tüberküloz plörezili olguların 23'ünde (%68) histopatoloji, 7'sinde (%21) plevra sıvısı kültürü, 12rsinde (%35) plevra doku kültürü pozitif bulundu. Tüm olgularda sıvı ve doku ARB bakısı negatif bulundu. Dokuz olguya klinik, radyolojik ve anti-tüberküloz tedaviye uygun yanıtla tanı kondu. Mikrobiyolojik inceleme 16 (%47) tanıyı konfirme ederken 2 (%6) olguda tek tanı yöntemiydi. Plevra doku kültürünün tek başına tanıya katkısı 1 (%3) olgu olarak bulundu. Sonuç olarak plevra doku ARB bakısının erken tanıya katkısının olmadığı doku kültürünün ise kesin tanıya katkısı anlamlı bir katkı sağlamadığını saptadık. Ancak etkenin saptanmasının en kesin tanı yöntemi olması ve direnç değerlendirmesine olanak vermesi açısından kültür yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Yeni ve hızlı kültür yöntemleriyle yapılacak çalışmaların plevra biyopsi kültürünün tanı değerini daha net ortaya çıkaracağı inancındayız. Dr. Halil KARAHAN[Abstract Not Available

    An investigation into the parameters of terry fabrics regarding the production

    No full text
    This paper aims at introducing an approach for determining the constructional parameters of a terry fabric for weaving. Experimental work has been conducted with 72 different terry fabric samples designed and produced for this purpose. The weaving contractions of the terry fabrics are found to change between 1.5 -2.0% in both warp and weft directions. Contractions after washing are between 5.5% and 11.5 depending on the fabric construction. The weight per square metre, shearing waste and weft, ground warp and pile warp yarn ratios have been measured, and the effects of the constructional parameters of terry fabrics on these values are discussed. The shearing waste is found to amount to between 9.4% and 17.4% for different fabric constructions. Mathematical expressions are derived for the calculation of weight per square metre in terms of terry fabric constructional parameters, and for the required weft density and pile length satisfying a desired weight per square metre. A close agreement is found between the calculated and measured weight per square metre. A close match is also found between the measured pile lengths and the distance between the short and full beat-up points. It is concluded that the use of mathematical expressions, with the support of some experimental data such as the contractions, minimises or in some cases even eliminates the need for trial production

    Okulöncesi Eğitim Kurumlarında Yapısal ve Dış Mekan Tasarımı

    No full text
    Okul öncesi çocukların gelişimleri ve eğitimlerinde önemli bir role sahip olan oyun çocuğun vazgeçilmez uğraşıdır. Oyun, öğrenme ve çalışma için çok önemli olan içsel motivasyonu içinde barındırmaktadır. Çocuklar tarafından okul öncesi eğitim kurumlarında hangi durumların oyun, hangi durumların çalışma olarak algılandığının belirlenmesi, okul öncesi eğitimde öğretmen katılımının çocuğun oyun algılamasını etkilemeyecek şekilde düzenlenmesi, oyunla öğretim yönteminin bu doğrultuda yapılması ve bu yolla oyundaki yüksek motivasyonun eğitim alanına aktarılması ulaşılmak istenen hedeftir. Çünkü oyun gerçek yaşamın bir provasıdır. Çocuk işittiği, gördüğü ve duyduğunu değil yaşadığını ve denediğini öğrenir, içselleştirir. Oyun sırasında çocuk gerçek yaşamda tanık olduğu şeylere öykünür. Birebir yaşadığı bir durumu yeniden canlandırır. Öykünme, yineleme ve canlandırma sayesinde edindiği bilgi ve deneyimleri pekiştirir ve bu bilgi ve deneyimler kalıcı olur. Bu durumun oluşmasında etkili olan faktörlerden başında, çocuk eğitiminin önemli bir parçası olan oyun eyleminin gerçekleştirileceği mekan ve donatıların nasıl seçileceği ve düzenleneceği olgusu gelmektedir. Daha açık bir anlatımla; çocuğun fizyolojik ve psikolojik gelişimini destekleyecek eylem ve etkinliklerin tasarlanması, bu etkinlikler için mekânsal ve donatı gereksinimlerinin belirlenmesi, bu gereksinimlerin karşılanması bağlamında mekan ve donatıların teknik, işlevsel ve davranışsal başarımlarını sağlayacak koşulların ortaya konulması önem taşımaktadır. Bu bağlamda kitabın birinci bölümünde okul öncesi eğitim ve bu eğitimin en önemli parçası olan oyun kültürü ve eylemi, bu eylemin gerçekleştirileceği mekan ve donatıların seçilmesi ve düzenlenmesindeki kuram ve ilkelerin peyzaj mimarlığı disiplini kapsamında irdelenmesine çaba gösterilmiştir. Kitabın ikinci bölümünde, söz konusu kuram ve ilkelerin uygulamalı bir çalışma ile Çukurova Üniversitesi Anaokulu örneğinde yapısal açıdan yorumlanması, üçüncü bölümünde benzer kuram ve ilkelerin dış mekan organizasyonu açısından yorumlanması, tasarlanması ve uygulama çıktılarının elde edilmesine çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise, okul öncesi eğitim kurumlarının tasarlanmasında teknik, işlevsel ve davranışsal başarımı önemli düzeyde etkileyen bitkisel tasarım kuram ve ilkelerinin ortaya konulması ve aynı anaokulu örneğinde yorumlanması amaç edinilmiştir. Kitap, peyzaj mimarlığı eğitimi alan öğrencilerin, peyzaj mimarlarının ve diğer mekânsal tasarım disiplinlerinin eğitsel ve mesleki çalışmalarına okul öncesi eğitim kurumlarının mekânsal organizasyonu konusunda katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Kuşkusuz eserde, daha sonra yapılacak çalışmalarda dikkate alınması ve daha ayrıntılı incelenmesi gereken eksiklikler bulunabilir. Ancak, bu konuda temel kaynaklardan biri olarak değerlendirilmesi ana beklentimizdir. Bu bağlamda eserin hazırlanmasına bölüm yazarı olarak büyük katkı sağlayan Sn. Y. Doç. Dr. Berrin SİREL, Sn. Müge ÜNAL’a, Sn. Ahmet ÇİLEK’e, Yüksek Mimar Kamer UĞUR’a, eserin hazırlanması konusunda bilgi, deneyim ve desteklerini aldığım Sn. Prof. Dr. M. Faruk ALTUNKASA’ya, çalışma süresince anlayış ve destekleri için Ebru DUYMUŞ’a içten şükranlarımı, kitabın basımındaki yoğun emekleri için Karahan Kitabevi çalışanlarına teşekkürlerimi sunar, kitabın öğrencilere ve meslektaşlarıma yardımcı olmasını dilerim. Adana, Ocak 201

    Simultaneous parameter identification of a heterogeneous aquifer system using artificial neural networks

    No full text
    An artificial neural network (ANN) model is proposed for the simultaneous determination of transmissivity and storativity distributions of a heterogeneous aquifer system. ANNs may be useful tools for parameter identification problems due to their ability to solve complex nonlinear problems. As an extension of previous study - Karahan H, Ayvaz MT (2006) Forecasting aquifer parameters using artificial neural networks, J Porous Media 9(5):429-444 - the performance of the proposed ANN model is tested on a two-dimensional hypothetical aquifer system for transient flow conditions. In the proposed ANN model, Cartesian coordinates of observation wells, associated piezometric heads and observation time are used as inputs while corresponding transmissivity and storativity values are used as outputs. The training, validation and testing processes of the ANN model are performed under two scenarios. In scenario 1, all the sampled data are used through the simulation time. However, in the scenario 2, there are data gaps due to irregular observations. By using the determined synaptic network weights, transmissivity and storativity distributions are predicted. In addition, the performance of the proposed ANN is tested for different noise data conditions. Results showed that the developed ANN model may be used in simultaneous aquifer parameter estimation problems. © Springer-Verlag 2008

    Electronic structure and optical properties of Schiff base hydrazone derivatives by solution technique for optoelectronic devices: Synthesis, experiment and quantum chemical investigation

    No full text
    WOS: 000449310600004In this study, electronic, optical and spectroscopic FT-IR, UV properties of new synthesized Schiff base hydrazone derivatives, 1-(4-nitrophenyl)-2-(4-phenoxybenzylidene)hydrazone and 1-(2,4-dinitropheny1)-2-(4-phenoxybenzylidene)hydrazone are investigated by performing solution techniques and theoretical calculations. Solvatochromism and solute-solvent interactions were discussed based on the spectral results. It is observed that Schiff base hydrazone derivatives exhibit positive solvatochromism. Energy band gap E-g is determined experimentally and theoretically in solution. Concentration effect on E-g was investigated in DCM solvent for different molarities of solute. It is observed that solvent and concentration can be used for tuning E-g. NO2 substituent group gives rise to E-g value lows 0.3 eV. The refractive index (n) values were obtained from Moss, Ravindra, Herve-Vandamme, Kumar-Singh and Reddy relations based on E-g data. It is observed that n can be controlled with solvents and concentration of solutions. External electric field (EF) is theoretically applied in order to tuning HOMO-LUMO gap and dipole moment. Consequently, Schiff base hydrazone derivatives intend to be insulator under applied EFBitlis Eren University, Research Foundation [BEBAP-2013.04, BEBAP-2014.05]; Bitlis Eren UniversityThe authors greatly appreciate Bitlis Eren University, Research Foundation for the financial support via BEBAP-2013.04 and BEBAP-2014.05 projects. The author greatly thanks to Bitlis Eren University for supporting this study by Gaussian 09W and Gauss-View5.0 software. The authors greatly thank Dr. Halil Berber for performing experiments in Chemistry Department, Faculty of Science, Anadolu University

    Sığ su denklemlerinin çözümü için kullanılan sayısal şemaların iyileştirilmesi ve performanslarının karşılaştırılması

    No full text
    Bu tez çalışmasında sırasıyla 1 boyutlu ve 2 boyutlu sığ su akım denklemlerinin çözümü için normal MacCormack ve Lax-Wendroff şemalarının Toplam Değişim Azaltmalı (Total Variation Diminishin) metodu ile bilgisayar ortamında kodlanarak iyileştirilmesi yapılmıştır. Sığ su akım denklemlerinin ayrıklaştırılmasında sonlu farklar yöntemi kullanılarak öncelikle normal MacCormack ve normal Lax-Wendroff şemalarının iyileştirilmiş halleri ile sığ su akım denklemlerinin çözümünde çözüm hassasiyeti ve stabilite karşılaştırılması yapılmıştır. Ardından iyileştirilmiş MacCormack ve iyileştirilmiş Lax-Wendroff şemaları arasında ani değişen akımların çözümü için şok yakalama kabiliyeti, çözüm hassasiyeti ve stabilite karşılaştırılması yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları ile literatürdeki çalışmaların sonuçları oldukça iyi bir uyum içinde oldukları görülmüştür. En sonunda Flow-3D paket programı kullanılarak literatürde mevcut bir baraj yıkılması problemi ve varsayımsal bir dolusavak problemi 3 boyutlu olarak analiz edilmiştir.In this thesis study the normal MacCormack and Lax-Wendroff schemes coded and improved with Total Variation Dinminshin method for solution of 1- dimensional and 2-dimensional shallow water equations respectively. Shallow water equations has discretized by finite difference method and the normal MacCormack and normal Lax-Wendroff has compared with their improved versions in solution sensitivity and stability for the solution of the shallow water equations. Then, shock capture capability, solution sensitivity and stability comparisons were made between the improved MacCormack and the improved Lax-Wendroff schemes for the solution of rapidly varied flow. The results of the analysis and the results of the studies in the literature are shown to be in very good harmony. Finally, a dam failure problem that it is exist in the literature and a hypothetical spillway problem has analyzed by using the Flow-3D package program in 3D

    Heterojen zeminlerde geçiş bölgesindeki akım karakteristiklerinin sayısal olarak incelenmesi

    No full text
    Yeraltısuyu, hidrolojik çevrimin önemli bileşenlerinden biridir. Yeraltısuyu niteliğinin artırılması, toprak ve su kaynaklarının birlikte planlanması ve sızma ile taşınan kimyasalların etkisinin belirlenmesi gibi nedenlerle yeraltısuyunun incelenmesi büyük öneme sahiptir. Bu incelemeler için genellikle modelleme yöntemi kullanılmaktadır. Bu tezde geçiş bölgesindeki akım karakteristiklerinin incelenmesi için yeraltısuyu akımının iki boyutlu temel denkleminde hidrolik iletkenlik katsayılarının harmonik, aritmetik ve geometrik ortalamaları kullanılmıştır. Bu denklem sayısal yöntemlerden biri olan sonlu farklar yöntemi ile değişken ve sabit grid aralıkları kullanılarak çözülmüştür. Sonlu farklar yöntemi implisit yaklaşımla ele alınmıştır. Modelleme ise MS EXCEL ve VISUAL BASIC ile kod yazılarak gerçekleştirilmiştir. Sayısal örnekler oluşturularak sonuçlar somut olarak değerlendirilmiştir. Bu örneklerde hidrolik iletkenlik katsayılarının yukarıda anılan ortalamaları ile hesaplanmış sonuçlar arasında gerekli karşılaştırmalar yapılmıştır.Groundwater is one of the significant components of hydrologic cycle. Examination of groundwater is so important due to needs like increasing quality of groundwater, combined planning of soil and water resources and determination of harms of chemicals carried by seepage. Modeling is generally utilized as a method for this examination. In this thesis to examine the flow characteristics of soil boundary regions harmonic, arithmetic and geometric means of hydraulic conductivities were used in two dimensional groundwater flow equation. This equation was solved with both variable and constant grid distances using finite difference method which is one of the numerical methods. Finite difference method was based on implicit algorithm. Modeling was made by writing code in MS EXCEL and VISUAL BASIC. Then numerical examples were constituted to evaluate the results more effectively. In these examples necessary comparisons were made between the results which were calculated with types of hydraulic conductivities mentioned above

    Sürdürülebilir su yönetimi için optimum bitki deseninin sezgisel algoritmalarla belirlenmesi

    No full text
    Artan nüfusun barınma, beslenme ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için su kaynaklarına olan talep giderek artmaktadır. Bu artan talebin iyi yönetilmemesi nedeniyle su kaynakları ciddi bir kirlenme süreci yaşamaktadır. Diğer taraftan; tarımsal üretimi artırmak amacıyla kullanılan zirai mücadele ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı su kaynaklarının önemli kirlenme sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Bu olumsuzluklara ek olarak global iklim değişiminin etkileri de giderek artan bir şekilde hissedilmektedir. Bu nedenle; iyi planlamış ve etkin bir şekilde işletilen sulama sistemlerinin kurulması yanında, iklim değişikliklerine uygun ve daha az sulama suyu gerektirecek bitki desenlerinin seçilmesi büyük önem taşımaktadır.Bu amaçla; bu tez çalışmasında daha az su kullanımıyla en yüksek geliri sağlayabilecek bitki desenini oluşturacak bir simülasyon-optimizasyon modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen Model; Sulama bölgesine ait iklim verileri, toprak özellikleri, iklime uygun olarak bölgede yetişebilecek potansiyel bitki türleri ve bitki türlerine göre birim alandan elde edilebilecek gelir gibi verileri girdi olarak kullanmaktadır. Geliştirilen model yardımıyla yukarıdaki veriler Penman-Monteith yöntemine kullanılarak farklı bitki desenleri için su ihtiyaçları belirlenmek suretiyle en uygun bitki deseni seçilmektedir. Modelin performansının gösterilmesi için 2010-2019 yılları arasında Çumra (Konya) için bölgedeki çiftçi alışkanlıkları, en az ve en fazla ekim oranları ve o yıllara ait gerekli su miktarları kısıt olarak kullanılmak suretiyle geliştirilen model, 6 farklı senaryo halinde uygulanmıştır. Geliştirilen modelden elde edilen sonuçlar bölgenin mevcut brüt gelirine göre %129, %188, %135, %190, %262 ve %1369’e kadar yükselme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.Demand for water resources is increasing gradually to supply the refuge, nutrition and other needs of the growing population; The poor management of this increasing demand has severely polluted the water resources. Conversely, the unconscious use of pesticides and fertilizers used to increase agricultural production is one of the leading causes of water resource pollution. In addition to these negativities, the effects of global climate change are being felt increasingly. Therefore, besides establishing well-planned and effectively operated irrigation systems, it is crucial to select crop patterns appropriate for climate change that require less irrigation water.For this purpose, in this thesis, a simulation-optimization model has been developed to create a crop pattern that can provide the highest income with less water usage. Developed Model; It uses data such as climate data of the irrigation area, soil characteristics, potential crop varieties that can grow in the region in accordance with the climate, and the income that can be obtained from a unit area according to crop species. With the developed model’s help, the most appropriate crop pattern is selected by determining the water needs for different crop patterns using the aforesaid data by the Penman-Monteith method. To demonstrate the model’s performance, by using the farmers’ habits, the minimum and maximum cultivation rates in the Çumra (Konya) region between 2010 and 2019, and by using the required water amount as a constraint for those years, the developed model was applied for 6 different scenarios. The results obtained from the developed model show that the region’s current gross income has the potential to increase to 129%, 188%, 135%, 190%, 262%, and 1369%

    Gökpınar deresi su kalitesinin belirlenmesi ve Gökpınar barajı su kalitesi yönetimi

    No full text
    Bu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.VI The increasing population and the industrial developments in the recent years caused environmental pollution. This pollution mostly affected our surface water resources. Gökpmar Dam, which is built up for supplying a part of the drinking and usage water need of Denizli, is facing the risk of being polluted by the domestic and industrial wastewater which is being discharged to Gökpmar Stream without having the necessary treatment. laa this study, it is understood that, in case of haying no precaution, Gökpmar Dam will be polluted rapidly and won't be able to carry out its establishment purposes. In order to prevent this situation, the related institutions and organisations must approach to the subject with sensitivity. All the wastewater that is being discharged to Gökpmar Stream musf be discharged to the stream after being gathered by a collector channel and having the necessary processes at a treatment plant which is built on a convenient region. In this study; recent water quality condition of Gökpmar Stream and Gökpmar Dam is determined and the future water quality model of the lake is tried to be determined by a water quality model that is applied to the lake. Metten BİLİCİV Sqn yıllardaki hızlı nüfus artışı ve endüstriyel gelişme çevre kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu kirlenmeden en çok yüzeysel su kaynaklarımız etkilenmiştir. Denizli'nin içme ve sulama suyu ihtiyâcının bir bölümünü karşılayabilmek amacıyla inşa edileft Gökpınar Barajı da, Gökpınar Deresi'ne gerekli arıtım yapılmadan deşarj edilen evsel ve endüstriyel atıksular nedeniyle kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Yaptığımız çalışmada gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Gökpınar Barajr'nın, hızlı bir şekilde kirleneceği ve irişa edilme amaçlarım yerine getiremeyeceği anlaşılmıştır. Busun önüne geçilebilmesi için ilgili kurum ve kuruluşların konuya duyarlılıkla yaklaşması gerekmektedir. Gökpınar Deresi'ne verilen tüm atıksular, bir koliektör hattıyla toplanarak uygun bir bölgeye inşa edilen antma tesisinde gerekli işlemlerden geçtikten sonra dereye deşarj edilmelidir. Bu çalışmada; Gökpınar Deresi ve Gökpınar Barajı'nın su kalitesi açısından bugünkü durumu tespit edilmiş, göle uygulanan bir su kalitesi modeli ile gölün gelecekteki su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Meltem BİLİC
    corecore