47 research outputs found
Determination of botanical composition and effect of certain rehabilitation methods on forage yield of Düzce Odayeri upland pasture
YÖK Tez No: 560775Ülkemizde yazın hayvan otlatmak amacı ile çıkılan dağların ve ormanların üst sınırında düz ve düze yakın topoğrafyaya sahip ve otlarla kaplı alanlar yayla olarak adlandırılmaktadır. En önemli doğal kaynaklarımızdan biri olan yaylalar, ülkemizin hemen hemen her bölgesinde bulunmakta ve hayvancılığının kaba yem ihtiyacının en ucuz karşılanabileceği alanlar olarak ülke hayvancılığına önemli katkılar sunmaktadır. Ancak yayla veya diğer adı ile dağ meralarında yıllardır süre gelen bilinçsiz otlatma baskısı bugün birçok yaylanın klimaks bitki örtüsünden uzaklaşarak çalı ve yabancı otlarla kaplanmasına neden olmuştur. Fakat bu alanlarda mera durum ve yapısına göre seçilecek uygun ıslah yöntemleri ile bu alanların ıslahı mümkün olabilmekte ve hayvancılığa olan katkısı da artırılabilmektedir. Ancak ülkemizde düşük rakımlı mera alanlarının ıslahı konusunda birçok çalışma yapılmışken, yaylalarda (dağ merası) pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu bağlamda çalışmada yem verimi bakımından zayıf mera sınıfına giren Odayeri yaylasında farklı ıslah yöntemlerinin yaylanın kuru ot verimi üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma 2016 yılında 1200 rakımda ve Türkiye yayla ortalamasına yakın olan Düzce ili sınırları içerinde yer alan Odayeri Yaylasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada rastlantı parselleri deneme desenine göre alanda 6 işlem (Kontrol, Tohum ekimi, herbisit, gübreleme, gübreleme + herbisit, tohum ekimi + herbisit) 3 tekrarlı olarak uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre Odayeri yaylasında Gübre, Herbisit + Gübre ve Herbisit uygulamalarından elde edilen kuru ot verimleri ( 390,0 kg/da, 325,4 kg/da, 222,8 kg/da ) kontrol parseline göre (196,3 kg/da) önemli derecede yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara göre Odayeri yaylası ve benzer ekolojik koşullara sahip yaylalarda Gübreleme, Herbisit + Gübreleme ve Herbisit gibi ıslah yöntemlerinin uygulanabileceği böylece kuru ot veriminde önemli bir artışın sağlanabileceği düşünülmektedir.The upland pastures; are used for the aim of animal grazing in summer periods. Upland pastures are one of the most important natural resources of our country, are located almost everywhere in our country and they. These areas can meet livestock forage in a cheapest way. As a result of overgrazing, pressure on mountain rangeland areas has increased, and today many pastureland areas have been covered with shrubs and weeds and the contribution to animal husbandry as a forage feed has been reduced. However, the amount of forage grazed from these areas can be increased by appropriate rehabilitation methods to be selected according to situation and structure of the grassland in such high mountain pasture areas. While there are many studies on the improvement of lower pasturelands in our country, there are not enough researches on upland pastures. It is important to increase the rehabilitation studies on upland pastures and extend their positive results to other areas. In this study, the effects of different rehabilitation methods on the forage yield of rangelands were investigated in an upland pasture area with low values in terms of feed efficiency. The study was carried out in 2016 in Duzce, Odayeri pastures with an altitude of 1200. The research consisted of 18 parcels of 30 m2 in size; randomly selected 3 plots by applying 6 treatments with 3 replicates. The study revealed fertilizer application increased forage yield (390,0 kg/da), herbicide&fertilizer (325,4 kg/da) and herbicide application (222,8 kg/da) were significantly higher than that of control parcel (196,3 kg/da). Results suggested that rehabilitation methods such as fertilizer, herbicide+fertilizer and herbicide can be applied to Odayeri pastureland and other pasturelands with similar ecological conditions in order to increase forage yield significantly
Siesmic Control Of Structures Isolated With Frictional Bearings
Tez (Yüksek Lisans) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2003Thesis (M.Sc.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2003Bu çalışmada, hareketli mesnetlenmiş sistemlerin dinamik probleminin çözümü için basit ve sayısal analize uygun bir prosedür sunulmuştur. Bu prosedürde, her zaman adımında, iterasyona gerek duyulmadan izolatörlerin hareket durumları olası durumlar arasından kesin olarak belirlenir. Burada kayma fazı ve rölatif hareketsiz faz için kullanılan iki farklı hareket denklemi birleştirilerek ayrık durum-zaman uzayında ifade edilen tek bir denkleme dönüştürülmüştür. Yüzeyler arasındaki sürtünme kuvveti cebirsel matris işlemleri ile bulunduktan sonra sistemin davranışı, zaman artımı faz değiştirme anlarını içeren anlarda bile sabit alınarak, fark denkleminden ardışık olarak belirlenmiştir. Hareketli mesnetlenmiş sürtünmeli sistemlerin deprem etkilerinin azaltılmasında etkinliği iki örnek üzerinde gösterilmiştir.A logically simple and numerically efficient procedure is proposed to solve the dynamic problem of sliding systems with unsynchronized support motions. In this procedure, at each time step the true motion case for bearings is determined among the possible cases without iteration. The motion equations for the sliding and nonsliding modes of isolated structure are unified into a single equation that is represented as a difference equation in a discrete-time state-space form. The base shear forces between sliding interfaces can be determined through simple matrix algebraic analysis. The response of the sliding structure can be obtained recursively from the discrete-time version of the motion equation with constant integration time step even during the transition between the nonsliding and sliding phases. Effectiveness of sliding systems for earthquake protection has been verified by a tree-span continuous bridge and a four-story shear building subjected to the harmonic motion and 1940 El Centro earthquake.Yüksek LisansM.Sc
Statistical Hydrology
Hydrological phenomena such as precipitation, floods, and droughts are inherently random by nature. Due to the complexity of the hydrologic system, these physical processes are not fully understood and reliable deterministic mathematical models are still to be developed. Therefore, in order to provide useful analyses for designing hydraulic facilities and infrastructures, statistical approaches have been commonly adopted.
This chapter describes some statistical topics widely used in hydrology. Among the large number of subjects available in literature, the attention is focalized on some of them particularly useful either for innovative hydrological analyses or for an appropriate application of common procedures.
Precisely, the chapter describes in details the stationary hypothesis on hydrological time series, the univariate extreme value analysis procedure, the intensity–duration–frequency curves, the copula function useful for multivariate analysis, and the regional flood frequency analysis.
Author Keywords: Copula function; Extreme rainfall analysis; Extreme value analysis; Goodness-of-fit tests; IDF – intensity duration frequency curves; L-moments; Multivariate distributions; Nonstationary time series; Regional index flood; RFFA – regional flood frequency analysis; Time series segmentation; Trend detectio
Theological opinions of the honorary author of Sharaf al-'Aqida Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi
Sosyal Bilimler EnstitüsüGEDİKLİ, Ekrem, Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi’nin İtikadî Görüşleri ve Şerefü’l-ak?de Adlı Eseri, Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas, 2019. Müstakimzâde; XII. (XVIII.) yüzyıl Osmanlı Dönemi âlimlerinden olup, ilmî sahada çok yönlü bir şahsiyettir. Dinî, edebî ve sanatsal alanlarda çok sayıda eseri vardır. Eserlerinden Hanefî-Mâtürîdî bir çizgide olduğu anlaşılan Müstakimzâde’nin tasavvufî yönü de vardır. Nakşibendîlik Tarikati’nin Müceddidîlik kolunun önemli isimlerindendir. Nakşibendîliğin Anadolu’da yayılmasında oldukça etkili olmuştur. Müstakimzâde’nin biyografi alanında yaptığı çalışmalar en önemli eserleri arasında yer alır. Tanınmış isimler ve Osmanlı şeyhülislamlarını ele aldığı biyografik eserleri günümüz araştırmacılarının da istifade ettiği başvuru kaynaklarındandır. Kendisi de bir hattat olan Müstakimzâde’nin hattatların biyografisi üzerine hazırladığı eseri de bu alanda gerçek bir başucu kaynağıdır. Müstakimzâde, Osmanlı Devleti’nin neredeyse her alanda güçlü olduğu “Yükselme Dönemi”nden çıkıp “Gerileme Dönemi”nin sürdüğü bir zamanda yaşamıştır. Eserlerinde yaşadığı dönemin tartışma konularının hatta X. (XVI.) yüzyıl tartışma konularının izlerine rastlanmaktadır. Saray, tekke ve medresenin toplum üzerinde oldukça etkili olduğu bu dönemde Müstakimzâde, tasavvufî kimliği nedeniyle “tekke”den yana bir duruş sergilemiştir. Özellikle Kadızâdeliler-Sivâsîler çekişmesine dair tartışma konularının eserlerine yansıdığı görülmüştür. İstanbul’da doğup, büyüyen ve burada yetişen Müstakimzâde 1788’de vefat etmiştir. Ardında yüzden fazla eser bırakmıştır. Bu eserleri arasında Hanefî mezhebinin kurucu imamı Ebû Hanîfe’nin en önemli eserlerinden biri olan el-Fı?hü’l-ekber’in şerhi de yer almaktadır. Müstakimzâde’nin Şerefü’l-ak?de adını verdiği el-Fı?hü’l-ekber şerhi bu çalışmamızın ana konusudur. Çalışmamızda ayrıca Müstakimzâde’nin hayatı, eserleri ve kelâmî görüşleri hakkında da bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Müstakimzâde’nin hayatı ve ilmî kişiliği; ikinci bölümde Şerefü’l-ak?de adlı eseri ve üçüncü bölümde ise itikadi görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmada Müstakimzâde’nin yaşadığı dönem olan XII. (XVIII.) yüzyıl sosyokültürel özelliklerine de yer verilmiştir. Müstakimzâde’nin kelâmî görüşlerinin tespit edilmesinde ulaşılabilen bazı eserlerinden yararlanılmıştır. Başta Şerefü’l-ak?de olmak üzere Terceme-i Mektûbât-ı Kudsiyye, Ahidnâme, İrade-i Cüz’iyye Risalesi, Şerh-i Dîvân-ı Ali, Tefsîru sûreti’l-Fâtihâ adlı eserler tetkik edilmiştir. Ayrıca Müstakimzâde’nin eserleriyle ilgili yapılmış tez çalışmalarından, akademisyenlerce hazırlanan makalelerden ve Müstakimzâde’nin diğer bazı eserlerinden de istifade edilmiştir. Sonuç kısmında ise Müstakimzâde’nin elde ettiğimiz kelâmî görüşlerine dair açıklamalara yer verilmiştir. Yapılan değerlendirmeyle Müstakimzâde’nin Hanefî-Mâtürîdî bir yaklaşımla tasavvufu harmanlanması neticesinde oluşturduğu zengin mirasın daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.GEDİKLİ, Ekrem, Theological Opinions of the Honorary Author of Sharaf al- ‘Aq?da Mustaqimzadeh Sulayman Sad‘al-d?n Efendi, Master Thesis, Cumhuriyet University Institute of Social Sciences, Sivas, 2019. Mustaqim-zadah, is a scholar of the XII. (XVIII.) century Ottoman period and he is also a versatile personality in the scientific field. He has published in many religious, literary and artistic fields. Mustaqimzadeh, whose works are understood to be in a Hanafi-Maturid style, also has a Sufi aspect. He is an important figure in the Mujahideen branch of the Naqshbandi order. He was very effective in the spread of Naqshbandi in Anatolia. Mustaqimzadeh’s works on biography are among the most important works of him. Biographical works of famous names and Ottoman sheikhsislams are among the reference sources that today’s researchers have benefited from. His work which he prepared on the biography of calligraphers by Mustaqimzadeh, himself a calligrapher, is a real bedside source in this field. In the meantime, he emerged when the Ottoman Empire was strong in almost every field, emerged from the “Ascension Period” and entered the “Decline Period”. In his works, traces of the debates of the period he lived, and even the debates of the X. (XVI.) Century are encountered. In this period when palace, dervish lodge and madrasah were highly influential on society, Mustaqimzadeh took a stand for “dervish lodge” because of his sufi identity. It is seen that the discussions about the Kadızâdeliler-Sivâsîler contention are reflected. Born and raised in Istanbul, Mustaqimzadeh, who grew up there, passed away in 1788. He left behind more than a hundred works. Among these works, is the commentary of al-Fıkhu’l-akbar that is one of the most important works of Abu Hanifah, the founding imam of the Hanafi school. The commentary of al-Fıkhu’l-akbar which Mustaqim-zadah named Sharaf al-‘Aq?da is the main subject of this study. In this study, information was also given about Mustaqimzadeh ‘s life, works and theological opinions. In the first part, the life and scientific personality of Mustaqimzadeh; in the second part, his work Sharaf al-‘Aq?da and in the third part the views of creed are given. In the study, XII. (XVIII.) Century, in which Mustaqimzadeh lived, social and cultural characteristics are also included. Some of the works of Mustaqimzadeh, which can be reached in determining the theological views, were used. The works named Terceme-i Mektûbât-ı Kudsiyye, Ahidnâme, İrade-i Cüz’iyye Risalesi, Şerh-i Dîvân-ı Ali, Tefsîru Sûreti’l-Fâtihâ, especially Sharaf al-‘Aq?da, were examined. In addition, the thesis studies about Müstakimzâde’s works, articles prepared by academicians and some other works of Mustaqimzadeh were also utilized. In the final part, explanations about the theological views we have obtained are provided by Mustaqimzadeh. With this evaluation, it is aimed to better understand the rich heritage of Mustaqimzadeh created as a result of blending Sufism with a Hanafi-Maturid approach
Gündüz şartlarında üçgen kesitli çatıda doğal taşınım
Dikey duvarında adyabatik, alt duvarında sabit sıcaklık ve eğik duvarda gün ışığına bağlı olarak yedi farklı sabit ısı akısı sınır şartları altında üçgen kesitli çatıda doğal taşınım sayısal olarak incelenmiştir. Sürekli, laminer ve iki boyutlu durum için süreklilik, momentum ve enerji denklemleri sonlu hacim metodu kullanılarak çözülmüştür. Akım çizgileri, eş sıcaklık eğrileri, yerel ve ortalama Nusselt sayıları AR=0.25, 0.5, 0.75 ve Ra=için sunulmuştur. Isı akısı gün ışığına bağlı olarak 163 W/ ile 808 W/ arasında değişmiş ve Prandtl sayısı 0.7 olarak alınmıştır. Alt duvar ve eğik duvarda ısı transferinin en-boy oranı ve Rayleigh sayısı tarafından oldukça fazla etkilenirken ısı akısı tarafından hafif şekilde etkilendiği belirlenmiştir.The natural convection is numerically investigated in a roof of triangular cross section under constant heat flux with seven different values depending on daylight on the inclined wall, constant wall temperature on the bottom wall and adiabatic on the vertical wall boundary conditions. Continuity, momentum and energy equations are solved by using finite volume method for laminar, two-dimensional and steady-state regime. Streamlines, isotherms, local and mean Nusselt numbers are presented for AR=0.25, 0.5, 0.75 and 1.0 and Ra=. The amount of heat flux ranges from 163 W/ to 808 W/ depending on daylight and the Prandtl number is chosen as 0.7. It is found out that the aspect ratio and Rayleigh number highly affect the heat transfer on the bottom and inclined walls while heat flux slightly affects.WOS:0002774810000112-s2.0-7795325066
Köpük Dolgulu Kaynaklı Konik Tüplerin Enerji Sönümleme Özelliklerinin Optimizasyon Yöntemi Kullanılarak İncelenmesi
Konferans Bildirisi -- Teorik ve Uygulamalı Mekanik Türk Milli Komitesi, 2015Conference Paper -- Theoretical and Applied Mechanical Turkish National Committee, 2015Bu çalışmada, farklı koniklik açısına sahip (0°, 5°, 10°, 15°), alüminyum metalik köpük dolgulu ve kaynaklı dikişli tüplerin (TWT) enerji sönümleme davranışı ileri beslemeli yapay sinir ağları yöntemi kullanılarak sayısal olarak araştırılmıştır. Analizlerde; Al6061 alüminyum alaşımı ve AISI1018 çelik malzemeleri, üç farklı kaynak bölgesi (L0/L=0.25, L0/L=0.50, L0/L=0.75 ) kullanılarak tasarlanmıştır. Kaynaklı tüplerde; alt parça (AISI1018) kalınlığı sabit (1.5 mm) tutulurken üst parça (Al6061) kalınlığı (0.5 mm-2.5 mm) ve dolgu malzemesi köpük yoğunluğu (100 kg/m3-800 kg/m3) değişken alınarak tanımlanmıştır. Analizler sonucunda 5° koniklik açısına sahip tüpler en iyi enerji sönümleme davranışı göstermişlerdir. Ayrıca minimum pik kuvvet ve maksimum SAE değerleri için optimum üst parça kalınlığı ve köpük yoğunluğu değerleri belirlenmiştir.In this study, we numerically evaluated the energy absorbing behavior of aluminum metal foam-filled tailor welded tubes (TWT) with different taper angles (0°, 5°, 10°, and 15°) by using the Feedforward Neural Network (FNN). Within the scope of the study, tubes composed of Al6061 and AISI1018 materials were designed by using three different weld zones (L0/L=0.25, L0/L=0.50, and L0/L=0.75). In the welded tubes, the thickness of the lower part (AISI1018) was held constant, while the thickness of the upper part (Al6061) and the foam density of the filler material were variable (0.5-2.5 mm and 100-800 kg/m3, respectively). Based on the analysis of the study results, it was determined that a 5° taper angle exhibited the best energy absorbing behavior. In addition, we also determined the optimum upper part thickness and foam density for obtaining the minimum peak power and maximum SEA values
