1,789,174 research outputs found
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 32
Asırlar boyunca bu topraklarda inşa edilen vakıflar, yalnızca maddi destek mekanizmaları değil, aynı zamanda ilmi, ahlâkı ve toplumsal huzuru besleyen güçlü kurumlar olmuştur. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi de bu köklü mirasın çağımızdaki müstesna temsilcilerinden biridir. Üniversitemiz, eğitim-öğretim faaliyetlerinden araştırma-geliştirme çalışmalarına, ulusal ve uluslararası iş birliklerinden kültür ve sanat etkinliklerine kadar pek çok alanda istikrarlı bir gelişim göstermiştir. Akademik kadromuzun nitelikli çalışmaları, öğrencilerimizin artan başarıları ve kurumsal kapasitemizi güçlendiren yatırım ve işbirlikleri, Üniversitemizin bilim dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştırmıştır. Kurumumuzda yaşanan akademik, kültürel ve toplumsal gelişmeleri bir araya getiren 2025 yılının özetini sunduğumuz Fatih Bülten’in 32. sayısını siz değerli okurlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Bu sayı, yalnızca bir dönemin faaliyetlerini aktaran yayın olmanın ötesinde, kurumsal hafızamızı ve düşünce istikametimizi birlikte görünür kılarak geleceğe taşımaktadır. Adını ilmin, sanatın ve medeniyetin asırlardır süregelen hafızasını taşıyan Ayasofya Medresesi’nden alan Ayasofya bülteni, bugüne kadar ilim ve düşünce dünyamıza müstesna katkılar sunmuş, kendi mecrasında saygın bir yer edinmiştir. Elinizdeki bu sayı ile birlikte, Ayasofya’nın temsil ettiği fikrî derinlik ile Fatih Bülten’in kurumsal ve akademik belleğini aynı yayın dili içinde buluşturuyoruz. Amacımız, ilmi üretimi, düşünceyi ve toplumsal sorumluluğu ortak bir zeminde, bütüncül bir bakışla ele almaktır. Geride bıraktığımız dönemde Üniversitemiz, eğitim- öğretimden araştırma-geliştirme faaliyetlerine, ulusal ve uluslararası iş birliklerinden kültür ve sanat çalışmalarına kadar pek çok alanda istikrarlı ve nitelikli bir gelişim göstermiştir. Hızla değişen ve dönüşen günümüz dünyasında üniversitelerin sorumluluğu, yalnızca bilgi üretmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda eleştirel düşünebilen, etik sorumluluk taşıyan ve toplumsal duyarlılığı yüksek bireyler yetiştirmek de bu görevin ayrılmaz bir parçasıdır. Üniversitemiz, bilimsel üretimi toplumsal fayda perspektifiyle bütünleştiren çalışmalarını kararlılıkla sürdürmüştür. Medeniyet hafızamızın merkezinde yer alan bir mekân olan Ayasofya Medresemizde gerçekleştirmeye başladığımız Ayasofya Söyleşileri, insanı ve anlamı merkeze alan nitelikli düşünce buluşmalarına zemin hazırlamıştır. Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’a fahri doktora unvanı tevdi edilmesi ise, Üniversitemizin bilime, emeğe ve vefaya verdiği değerin anlamlı bir nişanesi olmuştur. Akademisyenlerimizin dünyanın en etkili bilim insanları arasında yer alması ve Bilim Kafe etkinlikleriyle bilginin toplumla buluşturulması, bu istikrarlı duruşun somut göstergeleri arasında yer almaktadır. Tüm bu çalışmalar, geçmişten devraldığımız vakıf mirasını geleceğe taşıma irademizin bir yansımasıdır. Kurucu vakıflarımızın bizlere emanet ettiği bu değerli miras, bilimi ahlâkla, akademik üretimi toplumsal sorumlulukla birlikte düşünmemize rehberlik etmektedir. Fatih Bülten’in bir sonraki sayısında Üniversitemizin bilim dünyasına yeni katkıları, öğrencilerimizin başarıları ve tüm yerleşkelerimizdeki nitelikli faaliyetlerimizi sizler ile buluşturmak adına akademik ve idari kadrolarımızla özverili bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu vesileyle tüm mensuplarımıza, değerli okurlarımıza saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 30
Binlerce yıllık mazide, on binlerce vakıf ve vâkıf... Bunların içerisinde, âdeta parıldayan
bir yıldız; Fatih Sultan Mehmet... 10 asırlık bir hayali gerçekleştiren, hedefe ulaşan ve
kutsal övgüye mazhar olan cihan hükümdarı. Bilim ve inancın gösterdiği yolla fethettiği
İstanbul’u, bizlere yurt eden ve kendi öz mallarını milletin hizmetine sunan bir vakıf insan
ve tarihte birçok farklı isimle anılan eğitim, bilim, kültür ve sanatın olgunlaştığı, vücut
bulduğu yer; Üniversite
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 31
Üniversitemizde yaşanan gelişmelerin yer aldığı Fatih Bülten’in
31. sayıya ulaştığını siz değerli okuyucularla paylaşmanın gururunu
yaşıyoruz.
Görevimizdeki birinci yılı geride bırakırken, Fatih Sultan Mehmet
Vakıf Üniversitesi olarak hep birlikte büyük gayret ve özveriyle
çalıştık. 2024 yılı Üniversitemiz için akademik ve idari anlamda
önemli kazanımların elde edildiği bir yıl oldu. Araştırmalarımız,
akademisyenlerimizin üstün çabalarını yansıttı. Ulusal ve
uluslararası nitelikte düzenlenen etkinliklerimiz katlanarak artarken
Üniversitemizin bilim dünyasına sunacağı yenilikler devam
etmektedir. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi markasını
daha da ileriye taşımak adına büyük bir azim ve kararlılıkla
çalışmayı sürdürüyoruz.
2024’ü uğurladığımız bu günlerde peş peşe önemli kuruluşlar;
geleceğimizi dönüştürüp şekillendirirken göz ardı etmemizin
mümkün olmadığı, toplumların düşüncelerine ne zaman sızdığı
bilinmeyen ‘kavramları’ kamuoyuna açıkladı. Bu kavram, Türk
Dil Kurumu için ‘kalabalık yalnızlık’, Merriam-Webster için
‘kutuplaşma’, Oxford Sözlüğü’ne göre ise ‘beyin çürümesi’ olarak
karşılık buldu. Son derece kritik öneme sahip olan bu kavramlar,
ne yazık ki toplumsal bağların ve sosyal yapının hızla zayıflamaya
başladığına işaret ediyor. Her gün 328,77 milyon terabayt verinin
üretildiği modern dijital dünyada ‘mutlu’ olunmadığı da ortaya
çıkıyor. Dijital dünyada ‘anlık’ zirvede kalınıyor, sonrasında ışık
hızıyla unutuluyor, hatta hiç görünmemiş olunuyor. Seçilen bu
kelimeler, yankılanan kendi sesimizin bile hızla kaybolduğu bir ağ
sistemi üzerinden toplumun inşa edilemeyeceğini de kanıtlıyor.
Dünden Önce
Ekonomik, sosyolojik, psikolojik, iletişimsel yönlerden ele alınıp
incelenebilecek bu kavramlar; vakıf kuran ve vakıf kültürünü
yaşatmaya çalışanlar kadim atalarımızın ne kadar haklı olduğunu
bir kez daha gösteriyor. Yüzlerce yıl öncesinden miras bırakılan
vakıfların hedefleri; insanlığın refahını, dünya barışını ve huzurunu
tesis edecek; soykırımları, savaşları, salgınları bertaraf edecek
bilinç ve sorumluluk sahibi nesillerin yetişmesine öncülük etmekti.
Vakıfların temelinde yer alan bu yüce duygular sayesinde insanlar,
maddi ve manevi her anlamda karşılıklı yardımlaşmış, paylaşmış,
böylelikle bireysel ve toplumsal huzur sağlanmıştır. Eğitim ile bu
öğretiler nesilden nesle aktarılabilmiştir.
Vakıf ruhuyla toplumlarda oluşturulan birliktelik hissi, yardımlaşma
ve dayanışma ilkelerine dayanan derin bir anlayışa sahiptir. Vakıf kuran kişi feragati ve başkalarına yardımcı olmanın mutluluğunu,
vakıftan yararlanan kişi de ihtiyacının karşılanmış olmasının hazzını
yaşamıştır. İşte nesiller boyunca vakıflar, insanlığın ihtiyaç duyduğu
bütün konuları böyle ele alıp, işlemiş ve problemleri çözen
müesseseler olarak günümüze ulaşmışlardır.
Bu vesile ile vakfettikleri miraslarıyla, Üniversitemize hayat veren
kurucu vakıflarımızı, Nurbanu Valide Sultan’ı, Hatice Turhan
Sultan’ı, Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa’yı, Sinan Ağa bin
Abdurrahman’ı, bilinen adıyla Mimar Sinan’ı ve Üniversitemize
adını veren İstanbul’un Fatihi Sultan II. Mehmed Han’ı vefa,
rahmet ve minnetle anıyorum. Ayrıca geçmişte ve günümüzde
bu topraklara hizmet etmiş vakıf kuranları ve vakıf ruhunu taşıyan
medeniyetimizin yüce gönüllülerini hayırla yâd ediyorum.
Vakıf Kültürünün Temeli...
Artık çağımızda bilgiyi üretenlerin de tüketenlerin de berrak
zihne ihtiyacı var. Aslında maneviyata ihtiyacı var. Üniversite
olarak öğrencilerimize sadece akademik bilgiyle donatmıyor aynı
zamanda yaşam boyu kendilerine rehberlik edecek etik değerler,
insan sevgisi ve topluma hizmet bilinciyle yetiştirmeye gayret
gösteriyoruz. Günümüzde karşılaşılan sorunlara çözüm bulmanın
ilk adımının vakıf kültürünün temelinde yatan ‘anlayış’ olduğunu
düşünüyoruz. Tüm çalışmalarımızda bu inançla hareket ediyor,
ağır sorumluluğumuzun bilinciyle daha hassas, daha dikkatli, daha
azimli ve kararlı bir şekilde ilerliyoruz.
İşte bu sayımızda bizi ifade eden vakıf ruhunun kapılarını bir kez
daha aralayan yazılarla karşınıza çıkıyoruz.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi olarak güncel ve toplumsal
meselelere gösterdiğimiz hassasiyet yanında temel misyonumuz
olan eğitim-öğretim faaliyetleri konusunda da son derece özenli,
azimli ve başarı odaklıyız. 2025 yılında da hep birlikte keşfedip
üretmeye ve bilimle yükselmeye devam edeceğiz.
Üniversitemizi ve değerlerimizi daha yakından tanımanız için
bültenimizin sayfalarını açmaya sizleri davet ediyor, gelecek
sayı ve etkinliklerde buluşmak üzere siz değerli okurlarımıza
saygılarımızı sunuyorum
Fatih: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bülteni, 26
2022 yılı Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin 12 yıllık yolculuğunda
kilometre taşlarından birini içeriyor. 24 Temmuz 2020 tarihinde kutlu fethin en
güzel mirası Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılmasıyla eş bir sevinci iki yıl
sonra, 15 Nisan 2022’de yaşadık. Fatih Sultan Mehmed’in, İstanbul’un fethinin
hemen ardından Ayasofya’nın yanı başında inşa ettirdiği Ayasofya Medresesi,
86 yıl sonra yeniden ihya edilerek Üniversitemize tahsis edildi. Özüne uygun
şekilde kullanmak üzere Üniversitemize emanet edilen bu yapı, bundan
böyle Ayasofya Yerleşkesi olarak eğitime hizmet etmeyi sürdürecek. Sayın
Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle açılışı yapılan Medrese büyüme heyecanımızı
ve gayretimizi taçlandırdı
FSM / Ayasofya : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi Bülteni, 6
Üniversitemiz, Fatih Sultan
Mehmed Han dönemi ile
ülkemizin en büyük kültürel
miraslarının başında gelen Ayasofya
Külliyesi ve İstanbul tarihi
hakkında her türlü ulusal ve
uluslararası bilimsel ve kültürel
araştırmalar yapmayı sürdürüyor.
Bu kapsamda Üniversitemiz
bünyesinde faaliyet gösteren
uygulama ve araştırma
merkezlerimizden Fatih Sultan
Mehmet ve Dönemi ile Ayasofya
Araştırmaları Merkezlerimiz
tek çatı altında birleşerek çalışmalarını
“Fatih Sultan Mehmet
ve Ayasofya Çalışmaları Uygulama
ve Araştırma Merkezi”
ismiyle sürdürecek.
Merkezimiz, özellikle şu temalara
odaklanacak: Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi:
Bu dönemin tarihî, sosyal,
kültürel ve ilmî yönlerini araştırmak
ve incelemek.
Osmanlı Klasik Çağı: Osmanlı
Devleti’nin kuruluşu ve klasik dönemine
dair çalışmalar yapmak.
Fatih Dönemi İstanbul’u: İstanbul’un
tarihini, sosyal ve kültürel
dokusunu ve mimarî yapısını,
özellikle Fatih dönemi İstanbul’unun
inşa ve iskân süreçlerini
incelemek.
Ayasofya Camii ve Külliyesi: Bir
mabed olarak Ayasofya’nın tarihî,
sosyal ve kültürel anlamını araştırmak.
Ayasofya Medresesi ve Müderrisleri:
Ayasofya’nın ilmî mirasını
medrese ve müderrisler üzerinden
ele almak
FSM / Ayasofya : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Ayasofya Yerleşkesi Bülteni, 5
Fatih’in şehri İstanbul’da; Üsküdar, Topkapı, Haliç, Gülhane ve
Ayasofya’da “Şehrin Kalbinde” yer alan 5 farklı yerleşkesiyle Fatih
Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, gerçekleştirdiği tüm nitelikli
akademik ve sosyal faaliyetlerle öncü nesiller yetiştirmektedir
Fatih for Poets of the Reign of Fatih Sultan Mehmet
Osmanlı’nın cihan devleti olma yolunda en büyük adımları Fatih Sultan
Mehmet devrinde atılmıştır. Devletlerin hayallerini süsleyen şehir İstanbul’un Fatih
tarafından fethedilmesiyle yeni bir çağ başlamış; Osmanlı Devleti’nin askerî ve siyasi
gelişim gösterdiği bu dönem ilim, kültür ve edebiyat açısından da önemli bir dönüm
noktası olmuştur.
Başarılı bir devlet adamı olan Fatih Sultan Mehmet’in bu husustaki çabası ve
hassasiyeti dikkate değerdir. Kendisi de divan sahibi bir şair olan Fatih, bilhassa
şairleri ve sanatkârları desteklemiş ve sık sık düzenlediği ilim toplantılarıyla bir çevre
oluşturmuştur. Bu devri hakkıyla anlamak Fatih’i hükümdarlığının yanı sıra şahsiyet
yönünden de tanımakla mümkün olacaktır. Fatih dönemindeki şairlerin onun
hakkındaki görüşlerini yansıttıkları şiirlerini incelemek ise bu yolda önemli bir adım
niteliğindedir.
XV. yüzyılın ikinci yarısında Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış ve
onunla münasebeti olmuş şairlerin manzum eserlerinin incelemeye alındığı bu
çalışma, devrindeki şairlerin Fatih’e bakışını ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Çalışma, alan tarama tekniği kullanılarak Fatih’ten bahseden şiirlerin tespiti ve
başlıklar halinde yorumlanmasından meydana gelmektedir.The greatest steps of the Ottoman Empire on the way to the way to the empire were taken during
the reign of Fatih Sultan Mehmet. A new era has begun with the conquest of İstanbul, the city that adors the dreams of the states. This reign,during which the Ottoman Empire developed militarily and politically ,was an important turning point in terms of science, culture and literatüre.
The efforts and sensitivity of Fatih Sultan Mehmet, a successful statesman, is very considerable. Fatih, a poet who owns a divan himself, Fatih supported poets and artists in particular, frequently held scientific meetings and thus created an environment. Understanding this era will be possible by recognizing Fatih in terms of personality as well as his reign. Examining the poems of the poets of the Fatih reign, which reflect their views about him, is an important step in this way.
This study examines the poetry o fthe poest who lived and associated with him during the reign of Sultan Mehmet the Conqueror in the second half of 15th century. The study consists of identification of poems mentioning Fatih by using field scanning technique and interpretation into titles
Persepsi Ustadz Felix Siauw Terhadap Strategi Dakwah Muhammad Al-Fatih (kajian dalam buku Muhammad Al-Fatih 1453)
Skripsi ini disusun dengan berlatar belakang pentingnya strategi dakwah
dalam kesuksesan penyampaian pesan dakwah kepada mad’u yang dilakukan oleh
Muhammad Al-Fatih dalam persepsi Ustadz Felix Siauw. Strategi dakwah
sangatlah penting dalam kesuksesan penyampaian pesan dakwah kepada mad’u.
Muhammad Al-Fatih memiliki teknik strategi dakwah yang bagus untuk dijadikan
pembelajaran dan sebagai panutan dalam menyebarkan dakwah Islam, seorang
pemuda berumur 21 tahun yang telah berhasil menaklukan kota Konstantinopel
dengan kegigihan dan keimanan yang ia miliki. Muhammad Al-Fatih adalah sosok
pemimpin yang menarik perhatian mad’u bukan hanya dari masyarakat umum saja,
tapi khususnya untuk pemuda dan remaja millennial yang menjadikan pemuda
millennial lebih sadar atau terbuka tentang dakwah Islam.
Penelitian ini bertujuan untuk mengetahui strategi dakwah Muhammad AlFatih pada buku yang ditulis oleh Ustadz Felix Siauw berjudul (Muhammad AlFatih 1453).
Penelitian ini menggunakan metode kualitatif yang menghasilkan data
deskriptif berupa kata-kata tertulis. Penelitian ini menggunakan teknik Analisis
kontent dan teori strategi dakwah untuk mengklasifikasikan kalimat yang
mengandung persepsi Ustadz Felix Siauw dalam buku Muhammad Al-Fatih 1453.
Dari analisis strategi dakwah yang dimiliki Muhammad Al-Fatih dalam
buku Muhammad Al-Fatih 1453, terdapat sembilan strategi dakwah yang dilakukan
oleh Muhammad Al-Fatih yakni, strategi dakwah ta’lim, strategi dakwah tilawah,
strategi dakwah tazkiyah, strategi dakwah perubahan masyarakat, strategi dakwah
indrawi, strategi dakwah tazkiyah dai, strategi dakwah tauhid, strategi dakwah
pasukan/organisasi, strategi dakwah berteman dengan orang sholeh
Emir Buhari Tekkesi
Ayvansaray'da Dervişzâde Sokak'ta bulunan Emir Buhari Tekkesi, Fatih semti içinde kurulmuş iki önemli Nakşibendi tekkesinden biridir. Tekkenin arsası, Bizans Dönemi'nde Ayvansaray semtinin tümüne yayılan ve güneye doğru Tekfur Sarayı'nın bulunduğu mevkiye kadar uzanan Blaherna Saray Kompleksi'ne ait tonozlu altyapıların üzerinde yer alır. Yapının restorasyonu 2007 yılı sonunda tamamlanmıştır
Fatih Camii / Fatih Mosque
TR: Fatih Camii ve Külliyesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmış olan cami ve külliyedir. Külliye 16 adet medrese, darüşşifa (hastane), tabhane (konukevi) imaret (aşevi), kütüphane ve hamam bulunmaktadır. Şehrin yedi tepesinden birinde inşa edilmiştir. Cami 1766 depreminde yıkıldıktan sonra onarılarak 1771'de bugünkü halini almıştır.
EN: The Fatih Mosque (Turkish: Fatih Camii, "Conqueror's Mosque" in English) is an Ottoman mosque in the Fatih district of Istanbul, Turkey. The original mosque on the site was constructed between 1463 and 1470 on the site of the Church of the Holy Apostles. It was seriously damaged in the 1766 earthquake and was rebuilt in 1771 to a different design. It is one of the largest examples of Ottoman-Islamic architecture in Istanbul and represents an important stage in the development of classic Ottoman architecture.
Source: Objaverse 1.0 / Sketchfa
- …
