1,720,996 research outputs found

    An experimental research on the use of virtual reality applications as experiential marketing tool

    Get PDF
    Teknolojik gelişmeler her alanı etkilediği gibi pazarlama alanını da etkilemekte, bu sayede müşteriler bilgiye en kısa sürede ulaşabilmektedir. Teknolojik gelişmeler mal ve hizmetlerdeki seçenekleri de artırmaktadır. Mal ve hizmet seçeneklerindeki artış ile birlikte işletmeler arasındaki rekabet de kaçınılmaz bir durum haline gelmektedir. İşletmeler, rakiplerine karşı üstünlük sağlamak amacı ile müşterilerin ilgisini çekecek mal ve hizmet sunmak adına inovatif fikri çalışmalar ortaya koymaktadır. İşletmeler geleneksel pazarlama yöntemlerinin dışında deneyimsel pazarlama yöntemleri kullanarak müşterilere yeni deneyimler sunmakta ve farklılık hissettirmekte bu sayede müşterileri işletmeye bağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, sanal gerçeklik gözlüğü aracılığıyla 3600 video izletilen ve daha önce Kapadokya bölgesine ziyaret gerçekleştirmiş Düzce ili merkez ilçesinde ikamet eden bireylerin destinasyonu tekrar ziyaret etme niyetlerinin belirlenmesine yönelik deneysel bir araştırma ortaya koymaktır. Çalışmada deneysel araştırma ve nedensel araştırma yöntemlerine başvurulmaktadır. Deneysel araştırmada sontest kontrol gruplu seçkisiz desen, nedensel araştırmada ise anket tekniği uygulanarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimleyici analizler, güvenirlik analizi, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında, Kapadokya bölgesinin destinasyon imajının ve alt boyutları olan turistik altyapı ve üstyapı, doğa ve kültür boyutları değişkenlerinin her birinin tekrar ziyaret etme niyetini pozitif etkilediği görülmektedir. Ayrıca turistlerin sanal gerçeklik uygulamaları deneyimleten işletmeleri tercih etmekte olduğu ve çevrelerini bu işletmelere yönlendirecekleri sonucuna da ulaşılmaktadır. Araştırma sonucunda sektörde sanal gerçeklik uygulamalarının artması gerektiği, bu uygulamalara görsel ve video sağlamak üzerine işletmeler kurulabileceği, bu çalışmadan sonraki akademik çalışmalarda ise deneysel araştırmaların artması, farklı destinasyonlara yönelik deneysel çalışma yöntemleri uygulanarak çalışmalar arasında karşılaştırmalar yapılabileceği önerileri sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Sanal Gerçeklik, Destinasyon İmajı, Tekrar Ziyaret Etme Niyeti, KapadokyaTechnological developments affect the marketing among other fields, and thus, make it possible for customers to access information as soon as possible. Technological developments also diversify options in terms of goods and services. With the increase in the number of options in goods and services, the competition between businesses has become inevitable. In order to gain superiority over their competitors, businesses are working on innovative ideas in order to offer goods and services that will attract the attention of customers. By using experiential marketing methods apart from traditional marketing methods, businesses offer new experiences to customers and make them feel different, thus connecting customers to the business. The aim of this study is to conduct an experimental research to determine the intentions of individuals residing in the central district of Düzce, who have visited the Cappadocia region before, to revisit the destination when they watch 3600 videos via virtual reality glasses. Experimental research and causal research methods are used in the study. In the experimental research, the data were collected by applying the posttest random design with control group, and in the causal research, the questionnaire technique was implemented. The obtained data were analyzed with descriptive analysis, reliability analysis, factor analysis, correlation and regression analysis. Within the scope of the study, it is seen that the destination image of the Cappadocia region and the sub-dimensions of touristic infrastructure and superstructure, nature and culture dimensions each positively affect the intention to revisit. In addition, it is observed that tourists prefer businesses that offer the experience of virtual reality applications and they are likely to recommend these businesses to their their familiar circles. As a result of the research, it is suggested that virtual reality applications should increase in the sector, businesses can be established to provide visual and video to these applications, and that experimental studies in this field should increase in academic studies after this study, and comparisons can be made between studies by applying experimental study methods for different destinations. Keywords: Experiential Marketing, Virtual Reality, Destination Image, Revisit Intent, Cappadoci

    Evaluation of the impact of brand image and brand value on customer satisfaction by gas stations

    Get PDF
    Bu çalışma, akaryakıt istasyonlarında, marka imajının ve marka değerinin müşteri memnuniyetine etkilerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Rekabetin yoğun olarak yaşandığı, rekabet adaletinin sağlanamadığı, mevcut ekonomik durum, enerji politikaları, petrol fiyatları ve döviz kurundan en çok etkilenen akaryakıt istasyonları içinde her sektörde olduğu gibi hizmet üretmek üretilen hizmetin sürdürülebilir ve kaliteli olmasını sağlamak çok zorlaşmıştır. Kuruluş yeri itibari ile aktif bir akaryakıt istasyonuna bir gün içerisinde farklı gelir düzeyi, eğitim seviyesi ve kültür düzeylerinde müşteriler uğramaktadır. Bu durumda akaryakıt istasyonunda üretilen temel hizmetler, marka imajı ve marka değeri her müşteri açısından farklı algılanmaktadır. Bu sebep dolayısı ile ileriki zamanlarda sadece satışa ve hizmete dayalı pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra, markaların sosyal duyarlı marka stratejileri ve ihtiyaca yönelik duyarlı çözümleri çok daha önemli olacaktır. Üretilecek her hizmetin maliyeti ve işletme personeline yükleyeceği sorumluluk dolayısı ile sürdürülebilirliği sağlamak bu ekonomik konjonktürde oldukça zor olacaktır. Araştırmada akaryakıt sektörü için marka imajı ve marka değeri müşteri memnuniyetini etkilemektedir. Marka değeri değişkeni, müşteri memnuniyeti değişkenini daha yüksek derecede etkileyen değişken olmuştur. Aynı zamanda marka imajının müşteri memnuniyetine etkisinde marka değerinin kısmi aracılık etkisi vardır.This study aims to measure the impact of brand image, brand value, and customer satisfaction in fuel stations. In a highly competitive environment where competition fairness is not guaranteed, and considering the current economic situation, energy policies, oil prices, and exchange rates, providing sustainable and high-quality service in fuel stations, like in every sector, has become increasingly challenging. A single active fuel station location receives customers with varying income levels, educational backgrounds, and cultural differences in a single day. Consequently, the basic services provided at a fuel station are perceived differently by each customer. For this reason, in the future, besides sales and service-based marketing activities, brands' socially responsible brand strategies and customer-focused solutions will become even more critical. Ensuring sustainability, given the cost of each service and the responsibility it places on the business's personnel, is particularly challenging in this economic climate. The research indicates that brand image and brand value significantly influence customer satisfaction in the petroleum industry. The variable of brand value has been identified as having a higher degree of impact on customer satisfaction. Additionally, there is a partial mediating effect of brand value on the impact of brand image on customer satisfaction

    Evaluation of marketing strategies applied by halal consept hotel enterprises: The case of İstanbul

    No full text
    YÖK Tez No: 603435Dini hassasiyetleri olan tüketici grubunu hedef kitle olarak belirleyen ve ihtiyaçlarını dikkate alan işletmelerin sayısı giderek artmaktadır. Çoğu sektörde dinin gereklerini yerine getirmeye çalışan, tüketiciler dikkate alınarak pazarlama planlarını ve stratejilerini oluşturan işletmeler mevcuttur. Helal konseptli olarak nitelendirilen işletmeler dine göre yasaklı olan hiçbir aktiviteyi içermemektedir. Bu çalışma, helal konseptli otel işletmelerinin uyguladıkları pazarlama stratejilerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'da faaliyet göstermekte olan helal konseptli otel işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma deseni olarak örnek olay analizi kullanılmıştır. Derinlemesine görüşme tekniği ile helal konseptli otel işletme yöneticilerinden veri toplanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, helal konseptli otel işletmelerinin rekabete dayalı ve büyümeye dayalı pazarlama stratejilerine başvurduğu ortaya konmuştur.The number of enterprises that identify the consumer group with religious sensitivities as target groups is increasing. In most sector, there are businesses that make up their marketing plans and strategies considering the consumers who try to fulfill the requirements of religion. Tourism activities and hotel establishments established according to religious rules have begun to emerge. Companies that are considered to be halal concept do not include any activities prohibited according to religion. The aim of this study is to examine the marketing strategies of halal hotels. The universe of the research consists of halal concept hotels operating in Istanbul. Qualitative research method was preferred in the study. Case study analysis was used as research design. In-depth interview technique was used to collect data from halal hotel managers. Content analysis and descriptive analysis technique were used in the analysis of the obtained data. According to the results of the research, it is revealed that the halal concept hotels resort to competitive and growth based marketing strategies

    The effect of perceived teaching quality and student satisfaction on student loyalty: A case of Düzce University

    Get PDF
    YÖK Tez No: 572462Üniversiteler sadece bünyelerinde eğitim öğretim hizmetleri vererek öğrencilerine fayda sağlamakla kalmayıp bir ülkenin gelişmesi ve refah seviyesinin artmasında da kritik bir görev üstlenmektedir. Her geçen gün yükseköğretime artan taleple birlikte açılan devlet ve vakıf olmak üzere üniversite sayısı artmış ve öğrencilerin tercih seçenekleri bir hayli çeşitlenmiştir. Üniversiteler hem yeni öğrencilerin tercihlerinde yer almaya çalışmakta hem de mevcut öğrencilerini tatmin ederek onların ileri seviyelerde yine kendilerini tercih etmelerini sağlamaya çalışmaktadır. Bunu sağlamak için yükseköğretim kurumunun rakip üniversitelerden kendisini farklılaştırması gerekmektedir ve öğretimin kalitesine, öğrenci taleplerine önem vermelidir. Araştırmanın temel amacı, algılanan öğretim kalitesi ve öğrenci tatmininin öğrenci sadakati üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırmada tabakalı örnekleme tekniği kullanılarak, Düzce Üniversitesi'nde öğrenim gören toplamda 567 ön lisans ve lisans öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmada, ölçeklerin veri seti ile doğrulanması amacı ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek ve ilişkilerin anlamlılığını test etmek amacıyla korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, öğrenci sadakatinin öğrenci tatmini ve algılanan öğrenim kalitesi olmak üzere iki öncülü bulunmaktadır. Algılanan öğrenim kalitesi iii ve öğrenci tatmini, öğrenci sadakati üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca öğrenci tatmini, algılanan öğretim kalitesi ile öğrenci sadakati arasındaki ilişkide kısmi bir aracı değişkendir.Universities not only benefit their students by providing educational services within their bodies, they also play a critical role in the development and welfare of a country. With the increasing demand for higher education, the number of universities, including the state and foundations, has increased and the choice of students has been diversified. Universities try to take part in the preferences of new students and also try to satisfy their existing students and make them prefer the same universities again in advanced levels. In order to achieve this, the higher education institution needs to differentiate itself from competing universities and should give importance to the quality of education and student demands. The main purpose of the study is to determine the effect of perceived teaching quality and student satisfaction on student loyalty. Data were collected from 567 associate and undergraduate students studying at Düzce University by using stratified sampling technique. In the study, confirmatory factor analysis was performed to confirm the scales. Correlation and multiple linear regression analyzes were performed to determine the relationships between the variables and to test the significance of the relationships. According to the findings of the study, student loyalty has two precursors: student satisfaction and perceived quality of learning. Futhermore, student satisfaction is a partial mediating variable in predicting student loyalty, and perceived teaching quality and student satisfaction have a significant impact on student loyalty

    Personal branding in social media: A research on travel phenomenes in Instagram

    Get PDF
    YÖK Tez No: 616546İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber insanların karşılıklı iletişim kurmasına olanak tanıyan sosyal medya mecraları kişilerin günlük hayatının bir parçası haline gelmiştir. Kişilerin sosyal medya mecralarında varlık gösterme arzuları artarken buna bağlı olarak farklılaşma istekleri de kişisel markalama kavramını hayatımızın bir parçası haline getirmiştir. Bu nedenle, araştırmada sosyal medya mecralarının kişisel markalama üzerindeki rolü gözlenmek istenmiştir. Araştırma amacı doğrultusunda, örnek olay çalışması deseni tercih edilerek nitel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Son zamanlarda popülerlikleri artan seyahat fenomenleri içerisinden amaçlı örnekleme tekniğiyle belirlenen 12 seyahat fenomeni ile derinlemesine görüşmelere gerçekleştirilmiştir. Nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile elde edilen verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda seyahat fenomenlerinin sosyal medyada kişisel markalama çalışmalarına önem verdiği, takipçilerinden gelen geri dönüşlere dikkat ederek kişisel markalarına katkı sağlayacak şekilde sosyal medyayı kullandıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte sosyal medyada paylaştıkları içeriklerin kişisel markalama çalışmalarına katkı sağladığı sonucuna varılmıştır.With the widespread use of the Internet, social media channes that enable people to communicate with each other have become a part of their daily lives. While people's individuals desire to exist in social media channels has increased, accordingly, their desire to differentiate made the concept of personal branding a part of our lives. Fort his reason, the role of social media channels on personal branding was observed in the research. Researcher applied case study method and used qualitative research methods. Among the travel phenomena whose popularity has increased recently, in-depth interviews were made with 12 travel phenomena determined by purposeful sampling technique. The data obtained from qualitative data analysis methods and content analysis and descriptive analysis methods were analyzed. As a result of the research, it was determined that travel phenomena attach importance to personal branding activities on social media and they use social media to contribute to their personal brands bu paying attention to the feedback from their followers. However, it was concluded that the content they shared on social media contributed to personal branding efforts

    Competitive analysis according to the five power models of the medical device sector: An example of Istanbul province

    Get PDF
    YÖK Tez No: 644144Bu araştırmanın amacı, tıbbi cihaz sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin, rekabet modellerinden M.E. Porter (2000)'ın Beş Güç Modeline göre uluslararası rekabet gücünün analiz edilmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren tıbbi cihaz üretici ve satıcısı işletmeler oluşturmaktadır. Görüşme talebine olumlu şekilde dönüş yapan 12 işletme ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler doğrultusunda beş tema altında toplam on sekiz kategori elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, işletmelerin Beş Güç Modelinin boyutlarına göre; sektördeki rakipler (mevcut rakipler) in yerli rakipler açısından düşük, yabancı rakipler açısından rekabetin yüksek seviyede olduğu, sektör tedarikçilerinin genelde yurtdışı tedarikçi ağının güçlü olduğu sonuçları elde edilmiştir. İkamelerin sektörde fazla olduğu ve bu durumun rekabeti şiddetlendirdiği, alıcıların pazarlık güçlerinin fazla olmasının işletmeleri fiyat anlamında zorladığını ve sektöre yeni girecek işletmelerin rekabeti şiddetlendireceği sonuçlarına varılmıştır. Beş Güç Modelinin boyutları doğrultusunda tıbbi cihaz sektör rekabetinin yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda şiddetinin yüksek olduğu, özellikle yurtdışı pazarlarda rakipler arasındaki rekabet şiddetinin daha yüksek olduğu analiz edilmiştir.The aim of this research is to analyze the international competitiveness of enterprises operating in the medical device sector according to The Five Power models of Porter (2000), one of the competition models. The universe of research consists of medical device manufacturers and sellers operating in Istanbul. Semi- structured interviews were conducted with 12 companies that responded positively to their request for a meeting. Data from the interviews were analyzed using content analysis and descriptive analysis technique. According to the analysis, a total of eighteen categories were obtained under five themes. According to the results obtained in the study, according to the dimensions of the five Power models of enterprises; competitors in the sector (existing competitors) are low in terms of domestic competitors, competition is high in terms of foreign competitors, and industry suppliers are generally strong in the foreign supplier network. It has been concluded that substitution is excessive in the sector and this exacerbates competition, that the excessive bargaining power of buyers forces businesses in terms of prices, and that businesses that will enter the sector will exacerbate competition. According to the dimensions of the five Power models, it was analyzed that competition in the medical device sector was fierce in domestic and foreign markets, especially in foreign markets, the competition intensity was higher

    The impact of social networks impulsivity and encourage - discourage factors on impulse buying behaviour

    Get PDF
    YÖK Tez No: 647946Çevrimiçi alışveriş, internetin sağladığı avantajlardan biri olarak, giderek artan bir ivmede talep görmektedir. Tüketicilerin alışveriş alışkanlıkları, her alanda etkisini artıran dijitalleşmeye paralel olarak, büyük ölçüde değişmekte ve çevrimiçi alışverişe adapte olmaktadır. Çevrimiçi alışverişte yapılan harcamaların içinde, plansız satın almanın payının günden güne arttığı görülmektedir. Sosyal ağlar ise bireylerin en çok vakit geçirdikleri platform olarak dikkat çekmektedir. Sosyal ağların çeşitli uyarıcılar aracılığı ile tüketicileri pazarlama mesajlarına maruz bırakması, çevrimiçi plansız satın alma olasılığını artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sosyal ağların dürtüselliğinin ve çevrimiçi plansız satın almanın tetikleyici - engelleyici faktörlerinin, çevrimiçi plansız satın alma davranışına etkisini belirlemektir. Bu doğrultuda, araştırmada, kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılarak, Düzce ilinde ikamet eden 266 tüketiciden çevrimiçi anket tekniğiyle elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, betimleyici analizler, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda, sosyal ağların dürtüselliğinin ve çevrimiçi plansız satın almanın faktörlerinin, plansız satın almayı önemli ölçüde etkilediği görülmüştür. Bunun yanı sıra, çevrimiçi plansız satın almanın tetikleyici faktörlerinin, sosyal ağların dürtüselliği üzerinde pozitif etkileri olduğu tespit edilmiştir.Online shopping is increasingly in demand as one of the advantages provided by the internet. Nowadays, consumer's shopping habits have changed radically and have adapted to online shopping. It is observed that the share impulsive purchasing within the expenses made in online shopping is increasingly day by day. Social networks attract all attention as the platform where individuals spend the most time in their daily life. Social networks exposing consumers to a variety of stimuli through marketing practices instinctively increase the likelihood of buying online. The purpose of this study, to determine the effect of social networks impulsivity and encourage / discouraging factors of online impulse buying on online impulse buying behavior. In the research, data obtained from 266 consumer via online survey technique were analyzed by using easy sampling technique. The resulting data; ıt was evaluated by descriptive analysis, factor analysis, correlation and regression analysis. As a result of the study, it is seen that the impulsiveness of social networks and factors of online impulse buying significantly affect online impulse buying behaviour. In addition, it has been determined that encourage factors of online impulse buying have positive effects on the impulsiveness of social networks

    Evaluation of the intention of using products with internet of things within the context of technology acceptence model

    Get PDF
    YÖK Tez No: 497216Bilgi teknolojileri ve dijital alanda yaşanan gelişmeler, günlük hayatı kolaylaştıracak yeni birçok uygulamanın da hayatımıza girmesinin önünü açmıştır. Bu yeni uygulamaların kabul edilip kullanılması ya da reddedilmesinin arkasındaki nedenlerin bilinmesi üreticiler bakımından önemlidir. Bu nedenlerin öğrenilebilmesi için pek çok model ortaya atılmıştır. Bu modellerden birisi de teknoloji kabul modelidir. Bu çalışmanın amacı, hayatımıza yeni yeni girmeye başlayan nesnelerin interneti teknolojisine sahip ürünlerin kullanım niyetinin altında yer alan temel faktörlerin teknoloji kabul modeli ile incelenmesidir. Araştırma evrenini, Düzce ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi, kolayda örneklem metodu kullanılarak belirlenmiştir. Çevrimiçi anket uygulaması yoluyla elde edilen toplam 453 geçerli veri analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, betimleyici analizler, faktör analizi, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında incelenen algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, tutum ve niyet değişkenleri arasından tutum ve niyet arasında güçlü bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra algılanan fayda ve tutum üzerinde algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda değişkeninin tutum ve niyet üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Developments in information technology and digital arena have opened the way for many new applications that will facilitate everyday life. It is important for producers to know the reasons behind acceptance, use and rejection of these new applications. Many models have been put forward to learn these reasons. One of these models is the technology acceptance model. The purpose of this study is to examine the basic factors behind the intention of using products with internet of things technology that are new to our life within the technology acceptance model. The research population is composed of individuals living in Düzce province. The sample of the study was determined using the convenience sampling method. A total of 453 valid data from the online survey applications was analyzed. The obtained data were analyzed with descriptive analysis, factor analysis, correlation and multiple regression analysis. It is seen that there is a strong correlation between attitude and intention among perceived usefulness, ease of use, attitude and intention variables examined in the study. In addition, perceived ease of use is concluded to have positive and significant effects on perceived benefits and attitudes while the variable of perceived benefit has the same effect on attitude and intention

    A comparative study of Turkish and Italian business cultures in the context of Hofstede's cultural dimensions theory

    Get PDF
    Küreselleşme, ekonomik ve kültürel sınırların giderek ortadan kalktığı bir dünyada işletmelerin uluslararası bağlamda faaliyet göstermesini kaçınılmaz hale getirmiştir. Günümüzde işletmeler, yalnızca finansal ve teknik yetkinliklere değil, aynı zamanda farklı kültürel bağlamları anlama ve bu bağlamlara uyum sağlama becerisine de sahip olmak zorundadır. Bu durum, işletme yönetiminde kültürün oynadığı rolü daha kritik bir hale getirmiştir. Geert Hofstede'in Kültürel Boyutlar Teorisi, farklı kültürlerin işletme yönetimi üzerindeki etkilerini anlamak için geliştirilmiş önemli bir çerçeve sunmaktadır. Bu çalışma, Geert Hofstede'in dört temel boyutu bağlamında, Türk ve İtalyan işletmelerinin kültürel benzerlik ve farklılıkları karşılaştırarak, o işletme kültürünün içinde çalışanların farklı kültürlerle etkileşime girdiği zaman nasıl bir tepki verebildiğini ve işletmenin farklı bir kültürde nasıl faaliyet gösterdiğini incelemek; yönetim biçimlerini, liderlik stillerini ve organizasyonel yapılarındaki kültürel farkların iş süreçlerine nasıl etki ettiğini ortaya koymaktır. Araştırmada desen olarak çoklu örnek olay analizi benimsenmiştir. Çalışmanın amacı ve yöntemine uygun olarak, araştırma evreni, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı ve faaliyet gösteren 105 ihracatçı işletmeden oluşmaktadır. Ticaret odasına kayıtlı toplam 105 ihracatçı işletme arasından, 5 İtalyan ve 5 Türk işletme kriterlerini karşılayan işletmeler ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşme tekniği olarak yüz yüze yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Toplanan veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada, Hofstede'in Kültürel Boyutlar Teorisi çalışmasında analiz edilmiş olan Güç Mesafesi, Belirsizlikten Kaçınma, Dişillik ve Erillik, Bireycilik ve Kolektivizm gibi 4 kültürel boyutun kapsamında İtalyan ve Türk işletmelerin örgütsel yapıları ve yönetim tarzları incelenmiştir. Araştırma bulguları Türk işletme kültüründe güç mesafesinin yüksek, belirsizlikten kaçınmanın daha düşük, dişil ve kolektivist bir yapısının olduğunu göstermiş; İtalyan işletme kültüründe ise güç mesafesinin Türk İşletme kültürüne göre daha düşük, belirsizlikten kaçınma seviyesinin Türk işletme kültürü ile benzer şekilde daha düşük, dişil ve daha kolektivist bir yapısının olduğu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Kültür, Örgüt Kültürü, Hofstede, Türk İşletme Kültürü, İtalyan İşletme KültürüGlobalization has made it inevitable for businesses to operate in an international context, where economic and cultural boundaries are gradually disappearing. Today, businesses must not only possess financial and technical competencies but also develop an understanding of different cultural contexts and adapt accordingly. This necessity has rendered the role of culture in business management more critical than ever. Geert Hofstede's Cultural Dimensions Theory provides a significant framework for understanding the impact of different cultures on business management. This study, within the framework of Geert Hofstede's four primary cultural dimensions, compares the cultural similarities and differences between Turkish and Italian businesses. It investigates how employees within these business cultures respond to cross-cultural interactions and how organizations adapt their operations in different cultural contexts. Furthermore, it explores the impact of cultural differences on management styles, leadership approaches, and organizational structures, highlighting their influence on business processes. The analysis is conducted based on four key dimensions: power distance, uncertainty avoidance, individualism vs. collectivism, and masculinity vs. femininity. A multiple case study design was adopted as the research method. The study population consists of 105 exporting companies registered with the Düzce Chamber of Commerce and Industry. Among these, five Italian and five Turkish companies that met the selection criteria were included in the research. Data were collected through face-to-face, semi-structured interviews. The collected data were analyzed using descriptive and content analysis methods. The findings indicate that Turkish business culture is characterized by a high power distance, lower uncertainty avoidance, and a more feminine and collectivist structure. In contrast, Italian business culture exhibits a lower power distance compared to Turkish business culture, a similarly low level of uncertainty avoidance, and a more feminine and collectivist orientation

    An application to examine the variables affecting brand loyalty in the banking sector

    Get PDF
    YÖK Tez No: 647945Değişen pazarlama anlayışı ve gelişen teknoloji ile birlikte, müşteriler için ulaşılması kolay ve çok sayıda alternatif mal ve hizmet sunulmaktadır. Müşteriler, oluşan rekabet ortamının menfaatlerinden yararlanarak; düşük tahammül seviyesi ile markalardan olan talep ve beklentilerini üst düzeyde tutmakta, sadakat duygusu geliştirecekleri markayı özenle seçmektedirler. Bu bağlamda özellikle mensubu olduğu hizmet sektörünün özen gerektiren doğası gereği, bankalar için yeni müşteri kazanma çabaları mevcut müşterileri muhafaza etmekten daha yüksek maliyetli hale gelmekte, bu durum da marka sadakati kavramının önemini ortaya çıkarmaktadır. Marka güveni, marka memnuniyeti, marka kişiliği ve marka inovatifliği değişkenlerinin bankaların kendilerine sadık müşteriler oluşturma çabalarında etken faktörlerden olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda, çalışmanın amacı, bankacılık sektöründe marka sadakatine etki eden değişkenlerin incelenmesidir. Çalışmada kolayda örnekleme tekniğinden yararlanılmış olup, çevrimiçi anket tekniğiyle Düzce ili Merkez ilçesinde ikamet etmekte olan 276 banka müşterisinden elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, betimleyici analizler, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında, marka güveni, marka memnuniyeti, marka kişiliği ve marka inovatifliği değişkenlerinin her birinin marka sadakatini pozitif etkilemekte olduğu görülmektedir. Ayrıca marka inovatifliğinin marka memnuniyeti üzerinde; marka memnuniyetinin marka güveni üzerinde ve son olarak marka kişiliğinin marka memnuniyeti üzerinde pozitif etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Marka İnovatifliği, Marka Güveni, Marka Memnuniyeti, Marka Kişiliği, Marka SadakatiWith the changing marketing methods and developing technology, numerous and easy to reach alternative goods and services are offred to customers. Customers, benefiting from the blessings of the competitive environment; keeping their high level of demands and expectations from brands with their low level of tolerance and carefully choose the brand with which they will develop a sense of loyalty. In this context, especially due to the demanding nature of the service sector to which it is a member, efforts to gain new customers have become more costly for banks than retaining existing customers, and this has revealed the importance of the concept of brand loyalty. It is seen that the variables of brand trust, brand satisfaction, brand personality and brand innovation are among the factors influencing the efforts of banks to create loyal patrons. In this direction, the aim of the study is to examine the variables that affect brand loyalty in the banking sector. The convenience sampling technique was used in the study, and the valid data obtained from 276 bank customers residing in Düzce province Merkez district, through the online survey technique was analyzed. Obtained data analyzed by descriptive analysis, factor analysis, correlation and regression analysis. Within the scope of the study, it is seen that each of the variables of brand trust, brand satisfaction, brand personality and brand innovation have positive effects on brand loyalty. In other respects, it is seen that, brand innovation has a positive effect on brand satisfaction and brand satisfaction on brand trust and finally brand personality on brand satisfaction
    corecore