14 research outputs found

    Bazı tarımsal ürünlerin sorpsiyon izotermlerinin belirlenmesi üzerini bir araştırma

    No full text
    TEZ919Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 1991.Kaynakça (s. 33-34) var.v, 34 s. ; 30. cm.

    Farklı işleyici organ şekline sahip dönel toprak işleme aletlerinin buğday anızı ve sapını parçalayarak toprağa karıştıma başarılarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

    No full text
    TEZ1637Tez (Doktora) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 1996.Kaynakça (s. 105-108) var.viii, 110 s. ; 30 cm.…Bu çalışma Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: FBE 94- 56 ve BAP 95- 06

    Yöresel Olarak Geliştirilen Nohut Hasat Makinesi İle Hasatta Dane Kaybının Belirlenmesi

    No full text
    Uşak ilinde yürütülen bu çalışmanın amacı, çiftçilerin son yıllarda nohut hasadında kullanmaya başladıkları makineli hasattaki dane kaybı ve kayıp nedenleri saptamaktır. Makineli hasadın yoğun olarak kullanıldığı Uşak Merkez ve Ulubey İlçelerinde yürütülen çalışmada örnek olarak seçilen 229 adet işletme değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen verilere göre, Uşak Merkez ve Ulubey ilçelerinde sırasıyla 110 Kg/da ve 94,28 kg/da verim saptanmış ve yine sırasıyla % 8,72 ve % 10,46 toplam dana kaybı tespit edilmiştir. Hasadın geç yapılması durumunda kayıp oranı sırasıyla % 12,57 ve % 13,42 olurken, antraknoz hastalığının görüldüğü parsellerde verimdeki düşmeyle birlikte kayıp oranı sırasıyla % 16,04 ve % 20,08 olarak gerçekleşmiştir. Tarla yüzeyinin hasat için uygun olmadığı durumlarda ise kayıp oranı sırasıyla % 10,78 ve % 11,20 olarak saptanmıştır. Dane kaybının ana nedenlerinin başında yetiştiriciliği yapılan çeşidin bitki boyunun makineli hasat için uygun olmaması ve antraknoz hastalığına karşı bölgede yetiştirilen nohut çeşidinin hassas olması gelmektedir

    Isparta il sınırları içinde 1995-2003 yılları arasında meydana gelen traktör ve tarım iş makineleri kazalarının değerlendirilmesi

    No full text
    Tarımsal üretim sırasında kullanılan başta traktör olmak üzere tarım makineleri çeşitli nedenlerle kaza yapmaktadırlar. Bu kazalar daha çok bir enerji makinesi olarak traktör ve traktörle çalıştırılan hareketli araçlarda meydana gelmektedir. Bu çalışmada Isparta il sınırları içinde 1995-2003 yılları arasında meydana gelmiş olan traktör kazalarının nedenleri, oluş biçimleri ve oluş yerleri gibi etkenler kaza raporlarına dayanılarak irdelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; traktörler tarafından oluşturulan kazaların daha çok Isparta merkez ve devlet yolunda olduğu, kazaların tek veya çift araçlı olarak gerçekleştiği belirlenmiştir. Ayrıca kazalar en fazla; çarpışma (%57.6), devrilme (%35.8), yoldan çıkma (%4.4), yayaya çarpma (%1.1) ve araçtan düşme (%1.1) olarak gerçekleşmiştir. Kazalar sonucunda; yaralanma oranı %173 olurken ölüm oranı %38, ölümlü ve yaralanmalı birlikte oluşan kazalar ise %18 oranında gerçekleşmiştir

    Nohut Yetiştirirciliğinde Farklı Toprak İşleme ve Ekim Yöntemlerinin İncelenmesi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, nohut üretiminde geleneksel toprak işleme (GTİ), azaltılmış toprak işleme (ATİ) ve doğrudan ekim (DE) yöntemlerinin uygulanabilirliğinin incelenmesidir. Kullanılan yöntemlerin, tarla filiz çıkış derecesi (TFÇD), ortalama çimlenme süresi (OÇS), yabancı ot gelişimi ve verim üzerine etkisi belirlenmiştir. Ayrıca kullanılan yöntemlere bağlı toprak hacim ağırlığı, porozite ve penetrasyon dirençleri de saptanmıştır. Elde edilen verilere göre; tarla filiz çıkış derecesi GTİ, ATİ ve DE için sırasıyla %98, %85 ve %88; aynı sırlama ile ortalama çimlenme süresi 22.4, 23.5 ve 23.1 gün olarak belirlenmiştir. Yabancı ot gelişimi GTİ, ATİ ve DE yöntemleri için sırasıyla %15, %56 ve %29 olarak gerçekleşmiştir. Penetrasyon dirençleri, 0-80 cm toprak derinliğinde GTİ, ATİ ve DE 1.67, 1.84 ve 1.83 MPa olarak saptanmıştır. 0-30 cm toprak derinliğindeki hacim ağırlığı GTİ, ATİ ve DE için sırasıyla, 1.15, 1.22 ve 1.24 g cm-3; porozite ise aynı sıralamada %56.7, %53.7 ve %53.1 olarak belirlenmiştir. Ürün verimleri GTİ, ATİ ve DE yöntemleri için sırasıyla 161.7, 128.2 ve 181.7 kg da-1 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak en fazla ürün verimi doğrudan ekim yönteminde gerçekleşirken en az ürün verimi azaltılmış toprak işleme yönteminde elde edilmiştir. Nohut üretiminde yörede doğrudan ekim yönteminin uygulanabilirliği teknik ve ekonomik olarak belirlenmiştir

    SOIL CO2 EMISSIONS UNDER CONVENTIONAL AND CONSERVATIONAL TILLAGE METHODS IN SOYBEAN CULTIVATION IN CUKUROVA PLAIN OF TURKEY

    No full text
    In this study, the carbon dioxide (CO2) emissions for soybean cultivated in Adana province according to conventional tillage practices for chisel tillage with stubble burning (CT), and conservational tillage practices with stubble for disc tillage (DT), rotary tillage (RT) and direct seeding (DS) were determined. Soil carbon dioxide (CO2) emission measurements were started after tillage using a portable CO2 measurement system and were carried out at various intervals over a period of 55 days. According to the obtained results, CO2 emissions in CT, DT, RT and DS treatments were determined as 0.028, 0.036, 0.029, and 0.025 g CO2 m-2 h-1, respectively. It was determined that the CO2 emission level in the DS treatment was lower in comparison with those of the other three treatments. The soil evaporation (H2O) amounts were determined for CT, DT, RT and DS treatments as 4.37, 4.38, 4.21 and 3.50 g H2O m-2 h-1, respectively. Soil temperature was measured on average for CT, DT, RT and DS treatments as 28.7, 28.8, 28.7 and 28.9oC, respectively. The average soil evaporation of DS treatment was found to be lower than the other three treatments. The difference between the soil moisture depending on treatment was not significant

    Physical and nutritional properties of oleaster (Elaeagnus angustifolia L.) growing in Turkey

    No full text
    Several physical and nutritional properties of oleaster fruits (Elaeagnus angustifolia L.) grown in Turkey were investigated. These properties are necessary for the design of equipments for harvesting, processing and transportation, sorting, separating and packing. The average fruit length, width, thickness, the geometric mean diameter, sphericity index, fruit mass, thousand of fruit mass and volume of fruit of oleaster fruits were determined as 25.39 mm, 18.22 mm, 18.27 mm, 20.28 mm, 80.26 %, 2.09 g, 2101.4 g and 4.73 cm3, respectively. The bulk density, fruit density and porosity were 277 kg m-3, 462 kg m-3 and 35.03 %, respectively. While the static friction coefficient on galvanized iron sheet, iron sheet, thin plate, wood and rubber were 0.511, 0.438, 0.292, 0.511 and 0.729, the dynamic friction coefficient on the same surfaces were 0.438, 0.365, 0.219, 0.438 and 0.584, respectively. The moisture content, titrable acidity, ascorbic acid, skin firmness and terminal velocity were 16.91 %, 4.99 %, 4.65 mg 100 g fresh weight-1, 6.65 N mm-2 and 8.26 m s-3, respectively. Protein, K, Ca, P, Mg and N amount were 12.33. 1.10, 0.07, 0.06, 0.05 and 1.97 %, respectively

    Tohum Yatağı Hazırlığında Tapan Kullanımının Topraktan CO2 Çıkışına Etkisi

    No full text
    Sera oluşumuna etkili gazların miktarı, insan aktiviteleri sonucu son yıllarda daha da artmıştır. Bu aktiviteler; endüstriyel, tarımsal ve fosil yakıt kullanımını içeren çalışmalardır. Tarımsal çalışmalarda üretilen sera gazları; CO2, NH4 ve N2O gazlarıdır. Bu gazlar içerisinde en fazla üretileni karbondioksit gazıdır. Toprak ekosistemi özelliklerine bağlı olarak topraktan salınan CO2 miktarı değişmektedir. Bu özelliklerden en önemlileri; toprak nemi, organik madde miktarı, toprak sıcaklığı ve toprağın havalandırılma derecesidir. Bu çalışmada sırasıyla; 0 (P0), 45 (P45) ve 60 (P60) kg ağırlığında tapanlar kullanılarak tohum yatağı hazırlanmıştır. Daha sonra, CO2 çıkışı ve toprak fiziksel özellikleri saptanmıştır. Elde edilen verilere göre; CO2 çıkışı; g m-2 h-1 olarak en çoktan aza doğru sırasıyla, tapansız P0 (0.104), P45 (0.043) ve P60 (0.037) uygulamaları birbirini izlemiştir. P0 ‘da (=0,05) istatistiksel olarak diğer iki uygulamadan daha çok CO2 çıkışı gerçekleşmiştir. Penetrasyon dirençlerinden; P60 (1.80) diğerlerinden (P45 1.44 ve P0 1.37) daha yüksek çıkmıştır. En yüksek porozite, P0 uygulamasında elde edilirken bunu sırasıyla, P45, ve P60 uygulamaları izlemiştir. Hacim ağırlıkları olarak; P0, P45, P60 sırasıyla 1.34, 1.49 ve 1.48 g cm-3 değerleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler:Topraktan CO2 çıkışı, Tohum yatağı hazırlığı, Sera gazı etkisi, Tapa
    corecore