1,720,999 research outputs found
Ameliyathanede Cerrahi Örnek (Spesmen) Yönetimi
Ameliyathanede yönetim organizasyon ve cerrahi uygulamala
Investigation of the Protective Effects of Caffeic Acid Phenethyl Ester against Cisplatin-induced Liver Damage in Rats
Cisplatin (CP) is used as an effective chemotherapeutic drug in the treatment of various solid tumors. However, side effects such as hepatotoxicity limit the use of the drug. We investigated the protective effects of caffeic acid phenethyl ester (CAPE), one of the active ingredients of propolis, against hepatotoxicity caused by CP treatment in the liver. 38 Wistar albino rats were divided into 4 groups. Control group was given physiological saline solution for 12 day. CP group was given a single dose of CP (7 mg/kg) on the day 7. CP+CAPE group, was given CAPE (10 μmol/kg/day) for 12 days and a single dose of CP (7 mg/kg) on day 7. CAPE group received CAPE (10 μmol/kg/day) for 12 days. Livers of rats sacrificed on the 14th day were stained with hematoxylin-eosin after histological tissue follow-up. The preparations were evaluated and scored. Rat weights were measured and recorded at the beginning and end of the experiment. CP caused significant histopathological changes in the liver. CP also prevented the increase in rat weight. CAPE played an effective role as a protective agent against the histopathological changes caused by CP and showed signs of tissue healing. Our results show that CAPE can be protective against hepatotoxicity associated with CP
Sisplatin’in Sıçanlarda Oluşturduğu Böbrek Hasarına Karşı Kafeik Asit Fenetil Ester’in Koruyucu Etkisinin İncelenmesi
Amaç: Sisplatin(SP), katı tümörlerin tedavisinde yaygın olarak kullanılan anti-kanserojen bir
ilaçtır. SP esas olarak böbrekler tarafından atılır ve ana yan etkilerinden biri nefrotoksisitedir
(1). Bu yüzden SP‟in doza bağımlı olarak oluşturduğu nefrotoksisite ..
Krosin, LPS Kaynaklı Akut Akciğer Hasarında (ALI) HMGB1/TLR4 İnflamasyon Yolağının Düzenlenmesi Yoluyla İnflamatuar Yanıtı Baskılar
Acute lung injury (ALI) is a frequent consequence which has high morbidity and mortality in sepsis. The most significant pathogen hypothesized to be causing the formation of ALI in sepsis is thought to be lipopolysaccharide (LPS), a key endotoxin component of gram-negative bacteria. Although endotoxin-induced inflammation is a complex process, it can be artificially produced via administration of lipopolysaccharide (LPS) in Experimental sepsis models. The main objective of thisstudy isto determine possible anti-inflammatory effects of crocin (CRO) which has many biological properties such as anti-inflammatory, antioxidant, and anti-apoptotic in LPS-induced ALI. For this purpose, total 40 Wistar albino rats randomly divided into four groups, ten rats in per group: Control (no treatment), CRO (given 50 mg/kg crocin for 9 days), LPS (given 30 mg/kg LPS at 9th day), LPS+CRO (given 50 mg/kg crocin for 9 days and 30 mg/kg LPS at 9th day). After experimental protocol, rats were sacrificed and lung tissues were extracted for further analysis. Histological examinations were performed for detecting histopathological changes in the lung tissue and the changes in the HMGB1 and TLR4 expressions were determined via immunohistochemical staining. Hemorrhage, mononuclear cell infiltration and HMGB1 and TLR4 expressions significantly increased in the LPS group (p<0.05). However, CRO administrations exerted a strong protective effect on the lung tissues in terms of these parameters in LPS+CRO group (p<0.05). According to our results, we suggest that CRO can be considered as a protective agent against bacterial endotoxin induced ALI via inhibition of HMGB1/TLR4 pathway-mediated inflammatory response
Metotreksat Uyarılı Rat Testis Hasarında Timokinon'un Etkisi
Giriş: Kemoterapi kanser tedavisinde kullanılmasıyla birlikte kemoterapi ilaçlarının yan etkileri de mevcuttur. Kemoterapide kullanılan ilaçlardan biri olan metotreksat (MTX) özellikle meme kanseri ve romatoid artritte kullanılmaktadır. Metotreksat'ın faydalarının yanı sıra testis üzerinde önemli yan etkileri mevcuttur. Metotreksat sperm sayısının azalması, seminifer tübül hücrelerinin dejenerasyonu ve testosteron seviyesinin azalması gibi önemli yan etkilere sahip olup testiste oksidatif hasara yol açmaktadır. MTX uyarılı testis hasarında oksidan/antioksidan denge bozulmaktadır. Nükleer faktör eritroid 2 ile ilişkili faktör 2 (NRF2), oksidatif stresin önlenmesinde önemli rol oynar. Heme oksijenaz-1 (HO-1), hücresel homeostazın korunması için önemlidir. Nrf2 ile HO-1 koordineli olarak hareket etmektedirler ve oksidan/antioksidan dengenin sağlanmasında önemli rol oynarlar. Nigella sativa tohumu yağının aktif bir bileşeni olan Timokinon, bir antioksidan, anti-inflamatuar ve antitümör ajan olarak kullanılır.
Amaç: Bu çalışmada Metotreksat'ın sebep olduğu testis hasarına karşı Timokinon'un koruyucu etkisini araştırmayı amaçladık.
Materyal-Metot:
Gruplar aşağıdaki şekilde belirtildi;
1. Kontrol grubuna (n:8) 10 gün boyunca intraperitoneal serum fizyolojik uygulandı.
2. Zeytinyağı grubuna (n:8) 10 gün boyunca intraperitoneal zeytinyağı uygulandı. 3. Metotreksat grubuna (n:8) deneyin 1. günü 20 mg/kg tek doz MTX intraperitoneal yolla uygulandı. 4. Timokinon Grubuna (n:8) 10 mg/kg THQ intraperitoneal olarak 10 gün boyunca uygulandı. 5. MTX+THQ grubuna (n:8) (MTX: (20 mg/kg 1. gün tek doz intraperitoneal yolla) ve THQ: 10mg/kg intraperitoneal olarak 10 gün boyunca uygulandı.
Deneyin 10. gününde son enjeksiyondan 2 saat sonra yüksek doz ketamin+ksilazin anestezisi altında ratların hayatlarına son verildi. Sakrifikasyon sonrası epididimisden alınan örneklerden sperm sayısı belirlendi. Ratlardan elde edilen testis ve epididymis ağırlıkları ölçüldü. Deney sonunda ratların testis dokuları alınıp fiksasyon ve doku takibi işlemlerinden sonra 5μ kalınlığında kesitler alındı. Hematoksilen&eozin boyama ile seminifer tübül hasarı belirlendi. NRF2 ve HO-1 antikorları immünohistokimya ile değerledirildi.
İstatistiksel analiz: Veriler ortalama ± SD olarak ifade edildi. One-way ANOVA testi ve Tukey's post-hoc testi ile analiz yapıldı. Analizlerde p < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi.
Bulgular: Deney sonunda elde edilen testis ağırlığı, epididimis ağırlığı, sperm sayısı ve ileri hareketli sperm sayısı MTX grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı seviyede azaldı. Hematoksilen&eozin boyama sonucunda MTX grubunda seminifer tübül epitel hücre serisinde azalma ve tübül boyutunda azalma görüldü. NRF2 ve HO-1 antikor ifadesi MTX grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı miktarda azaldı. MTX+THQ grubunda bu hasarlar istatistiksel olarak önemli seviyede düzeldi.
Sonuç: Bizim sonuçlarımız, MTX uyarılı testis hasarını azaltmada THQ’nun NRF2/ HO-1 aktivitesini artırarak antioksidan dengeyi sağlayıp testiküler fonksiyonu düzeltmede rol oynadığını göstermektedir
Difüzyon Tensör Görüntüleri ile Traktografi Yapılarak Beyin İçerisindeki Bazı Liflerin 3 Boyutlu Oluşturulması ve Anatomi Eğitimine Katkısı
Giriş ve Amaç: Difüzyon Tensör Görüntüleme ile dokulardaki difüzyonun hangi yönde kısıtlandığı niceliksel olarak ifade edilebilmektedir. Bu niceliksel ifadenin yanı sıra, fiber traktografi algoritmalarının kullanılmasıyla da, beyindeki ak madde 3 boyutlu olarak gösterilebilmektedir. Bu çalışmada DtiStudio programı ile traktografi yapılarak, tractus corticospinalis, forceps major ve minor, fasciculus arcuatus ve uncinatus, fasciculus longitudinalis superior ve inferior gibi traktların ortaya çıkarılması ve bu traktların MRIcroGL adlı programı ile beyin içerisinde 3 boyutlu olarak gösterilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Görüntüler, DTI mapping menüsü ile traktografiye hazır hale getirilir. Elde edilen dosya, Fiber tracking menüsü kullanılarak; aksiyal, koronal ve sagittal kesitlerin üzerinde, istenen bölgenin seçilmesine olanak sağlar. Ardından bu 3 kesitten ilgili traktusun başlangıç (ROI-1) ve sonlanış noktası (ROI-2) seçilerek, traktus 3 boyutlu olarak elde edilir. Elde edilen bu traktuslar, mricrogl programı yardımı ile şablonlar kullanılarak, beyin içerisine yerleştirilir.
Tartışma ve Sonuç: Literatürde farklı yöntemler kullanılarak fiber traktografi yapılabilmektedir. Ancak klinik bilgiler ile doğruluğu onaylanan ilk traktografi algoritması FACT (Fiber Assignment by Continuous Tracking)’tir. Bu çalışma ile FACT algoritması kullanan Dtistudio kullanılarak bazı traktlar gösterilmiştir. Bu tip programların hem eğitim hem de akademik alanlarda kullanımının yaygınlaşmasının, beyin anatomisinin anlaşılmasında ve klinik problemlere katkı sunmada yararlı olacağı kanaatindeyiz
The Ameliorative Effects of Caffeic Acid Phenethyl Ester in Cisplatin-Induced Nephrotoxicity: Assessment of the Oxidative Stress and Inflammation
TARAMAWOSWOS:000644964900041TARAMASCOPUSThe aim of this study is to determine the potential therapeutic effects of CAPE in CP-induced nephrotoxicity in rats. Cisplatin (CP) is an antineoplastic chemotherapeutic used for treatment of many cancer types but its applications may induce nephrotoxicity. Caffeic acid phenethyl ester (CAPE) is an active component of propolis and it has several important physiological activities. Rats were divided into four groups: Control, CAPE (10 mmol/kg/i.p), CP (7 mg/kg/i.p), and CP+CAPE (7 mg/kg/i.p, CP and 10 mmol/kg/i.p, CAPE). After administrations, animals were sacrificed, and kidney tissues were extracted. Histopathological changes were evaluated and TNF-a and IL-6 immunostaining were performed. Moreover, tissue SOD, CAT and MDA levels were measured by ELISA assay to assessment of oxidative stress and lipid peroxidation. CP group showed histopathological deterioration compared to the Control group and CAPE treatment attenuated this damage. When compared with Control and CAPE group, an increase in TNF-a and IL-6 immunoreactivities and tissue MDA levels were observed in the CP group while a decrease in tissue SOD and CAT levels were detected. Furthermore, an improvement was observed in the CP+CAPE compared to the CP group. We suggest that CAPE can be used as a therapeutic agent to attenuate the toxic effects of cisplatin, thanks to its antioxidant and anti-inflammatory properties
Kadmiyum Uyarılı Testis Hasarına Karşı Timokinon’un Koruyucu Etkisi
Giriş: Metaller, günlük yaşamda mesleki olarak veya çevredeki doğal varlıklarıyla karşılaşılan önemli bir toksik element sınıfı olarak bilinmektedir (1). Toksik ağır metallerden biri olan kadmiyumun (Cd) artan üretimi ve yaygın kullanımı hem insanları hem de diğer canlıları onun toksik etkilerine maruz bırakmaktadır (2). Cd, testis dokusuna nüfuz ederek testis disfonksiyonuna ve ardından spermatogenezin bozulmasına neden olmaktadır. Cd maruziyeti ile hücrelerde HMGB1/TLR4/NF-κB yolağının aktivasyonu ile akut inflamatuar yanıt başlamaktadır (3). Cd aynı zamanda serbest oksijen radikallerinin salınmasına neden olmaktadır. Ayrıca testosteron seviyesini düşürmektedir (4). Sonuç olarak farklı mekanizmalar yoluyla testis toksisitesine neden olan Cd fertiliteyi azaltmaktadır. Nigella Sativa’nın (çörek otu) aktif bileşenlerinden olan timokinon (TK) anti-hiperglisemi, anti-inflamasyon, analjezi, anti-bakteriyel, anti-mutajenik, anti-konvülsiyon, anti-oksidan, anti-kanserojenik ve nöroprotektif etkilerinin yanı sıra testiküler hasar ve düşük sperm kalitesini iyileştirici etki göstermektedir (5, 6). Ancak Cd’nin oluşturduğu testiküler hasara karşı TK’nın koruyuculuğunu gösteren çok az sayıda çalışma olmakla birlikte bu koruyucu etkinin mekanizması yeterince aydınlatılmamıştır.
Amaç: Bu çalışmada Cd’nin sebep olduğu testis hasarına karşı TK’nın koruyucu etkisini araştırmayı amaçladık.
Materyal-Metot: 32 adet erkek Wistar albino sıçan aşağıdaki şekilde 4 gruba ayrıldı.
1. Kontrol grubuna (n=8) 14 gün boyunca intraperitoneal yolla serum fizyolojik uygulandı.
2. Cd grubuna (n=8) 14 gün boyunca intraperitoneal olarak 0.4 mg/kg dozda Cd uygulandı (3).
3. Cd+TK grubuna (n=8) 14 gün boyunca intraperitoneal olarak 0.4 mg/kg dozda Cd ve 10 mg/kg dozda TK uygulandı (7).
4. TK grubuna (n=8) 14 gün boyunca intraperitoneal olarak 10 mg/kg dozda TK uygulandı.
Deneyin 15. gününde sıçanlar ksilazin ve ketamin anestezisi altında dekapite edilerek testis dokusu örnekleri alındı. Fiksasyon ve doku takibi işlemlerinin ardından parafine gömülen testis dokularından 5µm kalınlığında kesitler alındı. Kesitler rutin hematoksilen-eozin boyaları ile boyanarak histolojik hasar belirlendi. Seminifer tübüllerdeki hasarlanmanın derecesinin değerlendirilmesinde Johnsen Testiküler Biyopsi Skoru (JTBS) kullanıldı. Ayrıca testis dokularında HMGB1, TLR4 ve NF-κB antikorları immünohistokimya yöntemi ile değerlendirildi. Veriler ortalama ± SD olarak ifade edildi. One-way ANOVA ve Tukey's post-hoc testleri ile analiz yapıldı. Analizlerde p<0.05 anlamlı olarak kabul edildi.
Bulgular: Deney sonunda testis kesitlerinde JTBS’ye göre Cd grubunda biyopsi skoru kontrol grubuna göre anlamlı şekilde azaldı. Cd+TK grubunda ise Cd grubuna göre anlamlı şekilde fazlaydı. Aynı zamanda Cd grubunda HMGB1, TLR4 ve NF-κB ekspresyonları kontrol grubuna göre anlamlı şekilde fazlaydı. Bu antikorlar Cd+TK grubunda ise Cd grubuna göre anlamlı şekilde azalma gösterdi.
Sonuç: Bizim sonuçlarımız Cd uygulaması ile oluşan testis hasarına karşı TK’nın, HMGB1/ TLR4/NF-κB yolağı aracılığıyla oluşan akut inflamatuar yanıtı baskılayarak, koruyucu etki oluşturduğunu göstermektedir
- …
