1,721,055 research outputs found
Çocuk Refahı Alanında Çalışan Meslek Elemanlarının Psikolojik Dayanıklılıkları ve Baş Etme Tarzları
This study was carried out to reveal the resilience and coping styles of the professionals working in the child welfare. The study is a descriptive research designed in the general survey model. The sample of the study consisted of 108 professionals working in Ankara Family, Labor and Social Work Ministry Child Services Branch Directorate and institutions affiliated to the related directorate. The data of the research were collected prepared by the researcher Interview Form, Coping Strategies Scale Short Form (CSS-SF) and Resilience Scale (RS).
The findings of the study were discussed and interpreted in the light of the relevant literature and researches about the subject. It was found that; %67,6 of the participants were female, %74,1 of them were bachelor's degree, half of them were young adults, %38 of them were social workers, half of the them had 1 to 5 years of experience in terms of professional and child welfare experience. It was concluded that almost all of the participants needed in-service training and the number of those receiving training was not low.
The results showed that the resilience of the professionals was moderate level. It was concluded that there was no significant relationship between the total score taken from RS and the socio-demographic and professional characteristics of the professions (p>0,05). It has been found that the most frequently used methods of coping with the difficulties according to CSS-SF are problem-focused and emotion-focused coping methods. The variables related to the socio-demographic characteristics and professional characteristics of the professions were examined together with the seven sub-dimensions most commonly used in the CSS-SF. It was concluded that there is a significant relationship between age variable with the DSDK and DOK sub-dimensions, gender variable with the DOK sub-dimensions, terms of office with ASDK, PL, DOK and DSDK sub-dimensions (p <0.05). Finally, the relationship between total score of CSS-SF and RS was investigated. According to the general result of the research; it has been observed that the professionals tries to maintain their resilience through training and individual coping methods. It has been concluded that institutional methods to build resilience are quite low. It was found that the emotion-focused coping method was more effective at the resilience level of the professionals.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
BİLDİRİM ii
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI iii
ETİK BEYAN iv
TEŞEKKÜR v
ÖZET vii
ABSTRACT ix
KISALTMALAR DİZİNİ xi
TABLOLAR DİZİNİ xiii
ŞEKİLLER DİZİNİ xv
İÇİNDEKİLER xvi
I. BÖLÜM 1
GİRİŞ 1
1.1. ARAŞTIRMANIN PROBLEMİ 1
1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3
1.3. ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ 4
1.4. TANIMLAR 5
II. BÖLÜM 7
KURAMSAL ÇERÇEVE 7
2.1. ÇOCUK REFAHI ALANI 7
2.1.1. Çocuk Refahı Alanı 7
2.1.2. Çocuk Refahı Alanındaki Hizmet Modelleri 14
2.1.2.1. Kurum Temelli Hizmetler 14
2.1.2.2. Aile Temelli Hizmetler 18
2.2. ÇOCUK REFAHI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEK ELEMANLARI VE MESLEK ELEMANLARININ ALANDA KARŞILAŞABİLECEĞİ GÜÇLÜKLER 22
2.2.1. Çocuk Refahı Alanında Çalışan Meslek Elemanları 23
2.2.2. Çocuk Refahı Alanında Çalışan Meslek Elemanlarının Karşılaşabilecekleri Güçlükler ve Güçlüklerle Baş Etme Yöntemleri 26
2.3. GÜÇLÜKLERİN AŞILMASINDA ÖNEMLİ BİR STRATEJİ: PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK 31
2.3.1. Psikolojik Dayanıklılığın Kavramsal Çerçevesi 31
2.3.2. Psikolojik Dayanıklılığın Bileşenleri 36
2.3.2.1. Bağlılık (Commitment) 37
2.3.2.2. Kontrol (Control) 38
2.3.2.3. Meydan Okuma (Challenge) 38
2.3.3. Psikolojik Dayanıklılık ve Sosyal Hizmet Mesleği 39
2.3.4. Psikolojik Dayanıklılığın İnşa Edilmesi İçin Stratejiler 42
2.3.5. Psikolojik Dayanıklılık Konusunda Yapılan Araştırmalar 47
2.3.5.1. Yurt İçinde Yapılmış Araştırmalar 48
2.3.5.2. Yurt Dışında Yapılan Araştırmalar 53
III. BÖLÜM 55
ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 55
3.1. ARAŞTIRMANIN MODELİ 55
3.2. ÇALIŞMA EVRENİ VE ÖRNEKLEM 56
3.3. VERİLERİN TOPLANMASI 57
3.3.1. Veri Toplama Süreci 57
3.3.2. Veri Toplama Sürecindeki Gözlemler 58
3.3.3. Veri Toplama Araçları 59
3.3.3.1. Görüşme Formu 59
3.3.3.2. Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği Kısa Formu (BÇSÖ-KF) 60
3.3.3.3. Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) 61
3.4. VERİLERİN ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ 62
3.5. SÜRE VE OLANAKLAR 62
IV. BÖLÜM 63
BULGULAR VE YORUM 63
4.1. MESLEK ELEMANLARINI TANITICI BULGULAR 63
4.2. MESLEK ELEMANLARININ ALDIKLARI EĞİTİMLERE İLİŞKİN BULGULAR 69
4.3. MESLEK ELEMANLARININ PSİKOLOJİK DAYANIKLILIKLARINA İLİŞKİN BULGULAR 77
4.4. MESLEK ELEMANLARININ ALANDA KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLER VE GÜÇLÜKLERLE BAŞ ETME TARZLARI 90
4.5. MESLEK ELEMANLARININ PDÖ TOPLAM PUANI İLE BÇSÖ-KF ALT BOYUTLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ 103
V. BÖLÜM 105
SONUÇ VE ÖNERİLER 105
5.1. SONUÇLAR 105
5.2. ÖNERİLER 111
KAYNAKÇA 116
EKLER 132
EK-1: GÖNÜLLÜ KATILIM FORMU 132
EK-2: GÖRÜŞME FORMU 134
EK-3: BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ ÖLÇEĞİ KISA FORMU (BÇSÖ-KF) KULLANIM İZNİ 139
EK-4: PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK ÖLÇEĞİ 140
EK-5: PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK ÖLÇEĞİ KULLANIM İZNİ 141
EK-6: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL İZNİ 142
EK-7: BAKANLIK İZNİ 143
EK-8: TURNİTİN RAPORU 144
EK 9: ORİJİNALLİK RAPORU 145Bu çalışma çocuk refahı alanında çalışan meslek elemanlarının psikolojik dayanıklılıklarını ve baş etme tarzlarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma genel tarama modelinde tasarlanmış betimleyici bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini Ankara Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve ilgili müdürlüğe bağlı kuruluşlardaki 108 meslek elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan Görüşme Formu, Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği Kısa Formu (BÇSÖ-KF) ve Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) aracılığıyla toplanmıştır.
Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili literatür ve konuyla ilgili yapılan araştırmalar ışığında tartışılarak yorumlanmıştır. Araştırmaya katılan meslek elemanlarının %67,6’sının kadın olduğu, %74,1’inin lisans mezunu olduğu, yarısının genç yetişkinlik döneminde olduğu, %38’inin sosyal hizmet uzmanı olduğu, mesleki deneyim ve çocuk refahı alanındaki deneyim süreleri bakımından yarısının 1-5 yıl arasında deneyime sahip oldukları bulunmuştur. Katılımcıların tamamına yakınının hizmet içi eğitime gereksinim duyduğu, eğitim alanların sayısının ise az olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Meslek elemanlarının psikolojik dayanıklılıklarının orta düzeyde olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. PDÖ’den alınan toplam puan ile meslek elemanlarının sosyo-demografik ve mesleki özellikleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (p>0,05). Meslek elemanlarının BÇSÖ-KF’ye göre güçlüklerle baş etmede en çok kullandıkları yöntemlerin problem odaklı ve duygu odaklı baş etme yöntemi olduğu bulunmuştur. Meslek elemanlarının sosyo-demografik özellikleri ve mesleki özelliklerine ilişkin değişkenler, BÇSÖ-KF’de en fazla kullanılan yedi alt boyut ile birlikte incelenmiştir. Yaş değişkeni ile DSDK ve DOK alt boyutlarında, cinsiyet değişkeni ile DOK alt boyutunda, mesleki hizmet süresi ile ASDK, PL, DOK, DSDK alt boyutlarında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Son olarak ise BÇSÖ-KF ve PDÖ toplam puanı arasındaki ilişki ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmadan çıkan genel sonuca göre; meslek elemanlarının eğitim ve bireysel baş etme yöntemleri ile psikolojik dayanıklılıklarını korumaya çalıştığı görülmüştür. Psikolojik dayanıklılığın inşa edilmesini sağlayacak kurumsal yöntemlerin ise oldukça az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmaya katılan meslek elemanlarının psikolojik dayanıklılık düzeyinde duygu odaklı baş etme yönteminin daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır
Türkiye’de Sivil Toplum Örgütlerinde Çalışan Sosyal Çalışmacıların Toplumla Sosyal Çalışmaları Deneyimleri
With the growth of neoliberal social welfare implementations, non-governmental organizations started to play an active role in social policy implementations, which has brought about the realization of the social work profession in non-governmental organizations as well. One of the professional practices in NGOs is community social work and more information is need on how to implement such practices in NGOs.
This research aims to determine how social work practices in Turkey are currently carried out in non-governmental organizations and the difficulties faced in social work practices as well as to demonstrate how community social work could be implemented in Turkey.
Qualitative research methods are used in this work. 41 social workers who are working in non-governmental organizations as professional and / or managers were interviewed in-depth.
Main results of the research are as follows. Community social work practices which are not implemented by the government, are carried out by non-governmental organizations in Turkey. The NGOs engaged in community social work practices come across with various financial, managerial and administrative problems As a result, the community social work practices are negatively affected.
These NGOs cannot establish institutional relations with the shareholders. On the other hand, aforementioned institutions form more institutional and functional relations with the shareholders compared to the other NGOs whose social workers are interviewed within the research.
Community social work practices in Turkey consist of social development, community care and social action. The social workers, who carry out community social work practices in NGOs, take responsibility of tasks such as preparing and managing the projects, training and advocacy activities, communication with partners. However, they do not take roles in resource and volunteer management and community organization
The participation of the individuals and communities who are members of the target group is only as beneficiaries. The target group is not included in the decision making process towards determination and fulfillment of their needs. The NGOs do not have the perspective to initiate a collective transformation of their target group. Hence, there is a need to supplement the current practices with social organization methods. Social workers who participated in the research expressed that they need professional supervision and more information on how to implement community social work. As a result, the undergraduate education should be supplemented to solve such deficiencies, and supervision should be provided to the community social work practitioners in collaboration with the Social Workers’ Association and the social work academicians.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY…………………………………………………………………......i
BİLDİRİM……………………………………………………………………………….ii
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI……………….…….….iii
ETİK BEYAN………………………….…………………………..………........….….iv
TEŞEKKÜR v
ÖZET vi
ABSTRACT viii
İÇİNDEKİLER……. x
KISALTMALAR DİZİNİ xv
TABLOLAR DİZİNİ xvi
ŞEKİLLER DİZİNİ xvii
GİRİŞ 1
1. BÖLÜM: KURAMSAL ÇERÇEVE 3
1.1. MAKRO SOSYAL ÇALIŞMA ve TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA 3
1.2. TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA 3
1.2.1. Toplum ve Topluluk Kavramları 4
1.2.2. Toplum Çalışması ve Toplumla Sosyal Çalışma 6
1.2.3. Toplumla Sosyal Çalışmanın Beceri Temeli 8
1.2.4. Toplumla Sosyal Çalışmanın Değer Temeli 10
1.2.5. Toplumla Sosyal Çalışmanın Bilgi Temeli 11
1.3. TOPLUM ÇALIŞMASI UYGULAMA MODELLERİ 12
1.3.1. Toplum Kalkınması 14
1.3.1.2. Toplum Kalkınması Uygulama Süreçleri 21
1.3.1.3. Sosyal Çalışma Mesleği ve Toplum Kalkınması 23
1.3.2. Toplum Örgütlenmesi 25
1.3.2.1. Toplum Örgütlenmesi Yaklaşımları 27
1.3.2.2. Toplum Örgütlenmesinde Uygulama İlkeleri 32
1.3.2.3. Toplum Örgütlenmesinin Aşamaları 33
1.3.2.4. Toplum Örgütlenmesinde Roller ve Beceriler 34
1.3.2.5. Toplum Örgütlenmesi ve Toplumla Sosyal Çalışma 34
1.3.3. Toplum Temelli Bakım 35
1.3.3.1. Topum Temelli Bakımda Toplumla Sosyal Çalışma Becerileri 40
1.3.4. Toplum Planlaması 41
1.3.4.1. Toplum Çalışmaları için Planlama Yaklaşımları 42
1.3.4.2. Toplum Planlamasında Sosyal Çalışmacıların Rolleri 43
1.3.5. Toplum Eğitimi 44
1.3.5.1. Toplum Eğitimine Dair Modeller 46
1.3.6. Sosyal Aksiyon ve Savunuculuk 48
1.3.6.1. Sosyal Aksiyon 48
1.3.6.2. Savunuculuk 51
1.3.7. Feminist Toplum Çalışması 54
1.3.8. Etnik Azınlık Temelli / Irkçılık Karşıtı Toplum Çalışması 54
1.3.9. Yeşil Toplum Çalışması 55
1.4. NEOLİBERAL SOSYAL POLİTİKALAR ve SOSYAL ÇALIŞMA MESLEĞİ 55
1.5. NEOLİBERAL POLİTİKALAR ve TOPLUM ÇALIŞMASI 57
1.6. TÜRKİYE’DE TOPLUM ÇALIŞMASI UYGULAMALARI 60
1.6.1 Türkiye’de Toplum Çalışmasının Tarihçesi 60
1.6.2. Toplum Çalışması Alanlarının Görünümü 63
1.6.2.1. Devlet Eliyle Gerçekleştirilen Toplum Çalışmaları 63
1.6.2.2. Devlet Eliyle Gerçekleştirilmeyen Toplum Çalışması Alanı Olarak Sivil Toplum Örgütleri 65
1.7. ARAŞTIRMANIN SORUNU 68
1.8. ARAŞTIRMANIN AMACI 69
1.9. ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ 70
2. BÖLÜM: YÖNTEM 71
2.1. ARAŞTIRMA MODELİ 71
2.2. ARAŞTIRMANIN KATILIMCILARI 71
2.3. ARAŞTIRMA VERİLERİNİN TOPLANMASI 74
2.4. ARAŞTIRMA VERİLERİNİN ANALİZİ 75
3. BÖLÜM: BULGULAR 77
3.1. TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARI GERÇEKLEŞTİRİLEN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ÖZELLİKLERİ 78
3.1.1. Üye Yapılarına Göre Sivil Toplum Örgütleri 78
3.1.2. Sivil Toplum Örgütlerimde Karar Alma Süreçleri ve Danışan Katılımı: Onlarlaydık ama Karar Süreçlerinde Onlarsız 80
3.1.3. Sivil Toplum Örgütleri ve Kaynak Yönetimi: Fonlar Olmadan Asla 81
3.1.4. Sosyal Politika ile Olan İlişki Açısından Sivil Toplum Örgütleri 85
3.1.5. Sivil Toplum Örgütleri ve Paydaşlarla İlişkiler 86
3.2. SOSYAL ÇALIŞMACILARIN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜNDEKİ BİR GÜNÜ : SORUMLULUKLAR VE ROLLER 87
3.2.1. Eğitim Çalışmaları Düzenleme/ Eğitim Verme 88
3.2.2. Proje Hazırlanması 88
3.2.3. Projelerin Uygulanması 89
3.2.4. Ağ / Platform Çalışmaları 89
3.2.5. Paydaşlarla İletişim Kurma ve Yönetme 90
3.2.6. Gönüllülerle Çalışma 91
3.2.7. Kültür-Sanat Çalışmaları ve Sportif Faaliyetler 91
3.2.8. Kongre / Sempozyum / Toplantı Düzenleme 92
3.2.9. Yayın Hazırlama 92
3.2.10. Politika ve Mevzuat Süreçlerine Katılma 93
3.2.11. Kaynak Bulma ve Yönetme 93
3.2.12. Sivil Toplum Örgütünün Yönetime Dair Sorumlulukları 94
3.2.13. Araştırma Yapmak / Yönetmek 95
3.3. TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARININ GERÇEKLEŞTİRİLMESİ 95
3.3.1. Beceriler 95
3.3.1.1. İletişim ve Sunum Becerileri 96
3.3.1.2. Rapor Yazma Becerileri 98
3.3.1.3. Ekip Çalışması Becerileri 99
3.3.1.4. Analitik Düşünme Becerileri 99
3.3.1.5. Duyguların Yönetimi Becerisi 100
3.3.1.6. Dirençli Olma ve Etkileme Becerileri 101
3.3.2. Toplumla Sosyal Çalışma Uygulamalarında Kullanılan Bilgi 102
3.3.3. Değerler: Olmazsa Olmazımız 108
3.4. TOPLUM ÇALIŞMASI DENEYİMLERİ 112
3.4.1. Toplum Kalkınması Deneyimleri 112
3.4.1.1. Sosyal Kalkınmaya Yönelik Çalışmalar 112
3.4.1.2. Çevresel Toplum Kalkınmasına: Kınalı Keklik Yetiştirme Projesi 116
3.4.1.3. Yerel Toplum Kalkınması Örneği: Mardin Yaz Okulu 117
3.4.2. Toplum Temelli Bakıma Dair Deneyimler 123
3.4.3. Toplum Örgütlenmesi Deneyimleri 126
3.4.3.1. Toplum Örgütlenmesi Çalışması Örneği: Engelli İnisiyatif 127
3.4.4. Toplum Planlaması Çalışmaları Deneyimleri 130
3.4.5. Toplum Eğitimi Deneyimleri 132
3.4.6. Sosyal Aksiyon ve Savunuculuk Deneyimleri 133
3.4.6.1. İmza kampanyası: Mülteci Çocuklar da Süt İçsin 133
3.4.6.2. E-Savunuculuk Çalışması: İstismara Sessiz Kalma 134
3.4.6.3. Basın Toplantıları 134
3.4.6.4. Yasal Eylemlere Başvurma ve Katılma 134
3.4.6.5. Lobicilik Çalışmaları: Karar Vericilere Ulaşalım 135
3.4.6.7. Sosyal Aksiyon / Savunuculuk Çalışması: Okullarda Fiziki Güvenliğin Sağlanması Projesi / Efe Boz Davası 135
3.4.7. Feminist Toplum Çalışması 137
3.5. TOPLUMA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER 139
3.5.1. Maddi Güçlükler 139
3.5.2. Proje Odaklı Çalışmadan Kaynaklanan Güçlükler 139
3.5.3. Bürokrasiden Kaynaklanan Güçlükler 140
3.5.4. Paydaşlarla Olan İlişkilerde Karşılaşılan Güçlükler: Sanki Farklı Adacıklarmış Gibi 141
3.5.5. Güçlük Olarak Siyasi Konjonktür 143
3.5.6. STK’nın Yapısı ile ilgili Olan Güçlükler 145
3.5.7. Sivil Toplum Örgütünün Çalıştığı Alana Dair Güçlük 146
3. 6. TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARINI KOLAYALŞTIRAN UNSURLAR 146
3.7. TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLERE DAİR SOSYAL POLİTİKA ÖNERİLERİ 149
4. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER 153
4.1. SONUÇ: TÜRKİYE’DE TOPLUMLA SOSYAL ÇALIŞMA UYGULAMALARININ GÖRÜNÜMÜ 153
4.1.1. Toplum Kalkınması 154
4.1.2. Sosyal Aksiyon ve Savunuculuk 154
4.1.3. Toplum Temelli Bakım 155
4. 2. ÖNERİLER 155
KAYNAKÇA 160
EK 1. TEZ ÇALIŞMASI ORJİNALLİK RAPORU 170
EK 2. ETİK KURUL İZİN FORMU 171
EK.3 GÖNÜLLÜ KATILIM FORMU 172
ÖZGEÇMİŞ 174Sivil toplum örgütleri neoliberal dönüşümler ile birlikte sosyal refah uygulamalarında aktif rol oynamaya başlamış ve farklı sosyal çalışmaların gerçekleştirildiği alanlar haline gelmiştir. Sivil toplum örgütlerinde gerçekleştirilen mesleki uygulamalardan birisi de toplumla sosyal çalışmadır ve bu alandaki faaliyetlerin nasıl gerçekleştirileceği konusunda bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu araştırma Türkiye’de sivil toplum örgütlerindeki toplumla sosyal çalışma uygulamalarının nasıl gerçekleştirildiğini ve bu uygulamalar sırasında karşı karşıya kalınan güçlüklerin neler olduğunu belirlemek ve uygulamaların daha farklı nasıl gerçekleştirilebileceğini bu ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Araştırmada niteliksel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında sivil toplum örgütlerinde profesyonel olarak çalışan ve/veya yönetici olarak görev yapan 41 sosyal çalışmacıyla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın başlıca sonuçları şöyledir. Türkiye’de devlet eliyle gerçekleştirilmeyen toplumla sosyal çalışma faaliyetleri çeşitli sivil toplum örgütlerince uygulanmaktadır. Bahsedilen sivil toplum örgütlerinde mali, yönetsel ve idari açıdan çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum, bu kuruluşların yürüttüğü toplumla sosyal çalışma uygulamalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca bu sivil toplum kuruluşlarında paydaşlarla kurumsal bir ilişki kurulamamaktadır. Ancak araştırma kapsamında görüşülen sosyal çalışmacıların çalıştığı diğer sivil toplum kuruluşları ile karşılaştırıldığında, sosyal politika konusunda rol oynayan sivil toplum örgütlerinin paydaşlarla görece daha kurumsal ve işlevsel bir ilişki kurdukları görülmektedir. Türkiye’deki toplumla sosyal çalışma uygulamaları ağırlıklı olarak toplum kalkınması, toplum bakımı ve sosyal aksiyondan oluşmaktadır. Sosyal çalışmacılar, toplumla sosyal çalışma uygulaması gerçekleştirdikleri sivil toplum örgütlerinde projelerin hazırlanması ve yönetilmesi, eğitim çalışmaları, paydaşlarla iletişim, savunuculuk, yönetsel ve mali işler konularında sorumluluk üstlenmektedir. Buna karşın kaynak yönetimi, gönüllü yönetimi ve toplum örgütlenmesine gibi konularda daha az görev almaktadır.
Araştırmaya konu olan sivil toplum örgütlerinin gerçekleştirdikleri çalışmalarda, toplum çalışmasının hedef grubu olan bireylerin ve toplulukların katılımı yararlanıcı düzeyinde kalmaktadır. Hedef gruplara üye bireylerin ve toplulukların, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçların giderilmesi süreçlerine katılımı son derece yetersizdir. Bu STÖ’lerde hedef grup mensuplarını bir araya getirmeye ve kolektif bir dönüşüm sağlanmasına dönük bir perspektif bulunmamaktadır. Bu bulgular Türkiye’deki toplumla sosyal çalışma uygulamalarında toplum örgütlenmesi yönteminin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Araştırmaya katılan sosyal çalışmacılar, toplumla sosyal çalışma uygulamalarında nasıl bir yol izleyeceklerine dair mesleki bilgiye ve süpervizyona ihtiyaç duyduklarını belirtmektedirler. Araştırma, sosyal çalışma lisans eğitiminin toplumla sosyal çalışma bilgisini kapsaması; sosyal çalışma meslek örgütü ve sosyal hizmet akademisyenlerinin iş birliği ile toplumla sosyal çalışma uygulamalarına yönelik olarak süpervizyon programlarının düzenlenmesi ihtiyacını ortaya koymuştur
Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocukların Sosyo-Demografik ve Ekonomik Özelliklerinin Travmatik Strese Etkisi
In this study; The purpose of this study was to determine the traumatic stress effect of socio-demographic and economic characteristics of children under 18 years old who were brought together with their families due to sexual abuse of Kocaeli Child Monitoring Center after sexual abuse.
In this study, retrospective research method which is one of the observational research methods is used. The sample of the work was files of 163 children and their families aged 9-18 years who were transferred to Kocaeli Chief Public Prosecutor's Office in Kocaeli between 2013-2016 and directed to Kocaeli Child Monitoring Center. In a retrospective review of the child files exposed to sexual abuse; A screening form and the Post-Traumatic Stress Response Scale for Children and Young People were used to determine the socio-demographic and economic characteristics of children, the characteristics of sexual abuse and psycho-social status of children.
At the end of the study, socio-demographic and economic characteristics of children and their families exposed to sexual abuse constitute a risk factor in terms of sexual abuse, and socio-demographic characteristics such as age, gender, class level, and course success of the child were found to be effective on traumatic stress. It has been determined that older children, children with lower education levels and girls are at risk group in terms of posttraumatic stress symptoms. Penetration of child sexual abuse and domestic sexual abuse have been found to increase traumatic stress. Socio-demographic and economic characteristics of parents did not predict children's traumatic stress but positive relations between child, mother and father and social environment were found to be effective in lowering traumatic stress after child sexual abuse
As a result, there was a significant relationship between traumatic stress and family relations and social environment. Relations with parents and siblings in family relationships have resulted in a decrease in traumatic stress.KABUL VE ONAY i
BİLDİRİM ii
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI iii
ETİK BEYAN 1
TEŞEKKÜRLER v
ÖZET vi
İÇİNDEKİLER viii
KISALTMALAR DİZİNİ xii
TABLOLAR DİZİNİ xiii
BÖLÜM I 1
GİRİŞ 1
1.1. SİSTEM YAKLAŞIMI 4
1.1.1. Ekolojik Sistem Yaklaşımı 7
1.2. ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI VE AİLE SİSTEMİ ÜZERİNE ETKİSİ 10
1.2.1. Çocuk İstismarı 11
1.2.1.1.Çocuk İstismarının Sınıflandırılması 14
1.2.1.1.1. Fiziksel İstismar 14
1.2.1.1.2. Duygusal İstismar 16
1.2.1.1.3. İhmal 17
1.2.2. Çocuk Cinsel İstismarı 18
1.2.2.1. Eylem Biçimine Göre Cinsel İstismar 20
1.2.2.1.1.Temas İçermeyen Cinsel Istismar; 20
1.2.2.1.2. Cinsel İlişki İçermeyen Dokunma; 21
1.2.2.1.3.Çocuğun Vücuduna Yönelik Cinsel Ilişki Içeren Eylemler; 21
1.2.2.2. İstismarcının Çocuğa Olan Yakınlığına Göre Cinsel İstismar Türleri 22
1.2.2.2.1. Ensest 22
1.2.2.2.2. Aile Dışı Cinsel İstismar 22
1.2.2.3. Cinsel İstismarın Yaygınlığı 23
1.2.2.4.Cinsel İstismarda Risk Faktörleri 25
1.2.2.4.1 Bireysel Risk Faktörleri 25
1.2.2.4.2. Ailesel Risk Faktörleri 26
1.2.2.4.3. Toplumsal ve Kurumsal Risk Faktörleri 27
1.2.2.5. Cinsel İstismarın Çocuk Üzerindeki Etkileri 28
1.2.2.5.1. Cinsellik Üzerine Etkiler 29
1.2.2.5.2. Bilişsel Etkiler 30
1.2.2.5.3. Depresif Duygu Durum Üzerine Etkileri 31
1.2.2.5.4. Anksiyete Üzenine Etkiler 31
1.2.2.5.5. Davranışsal Etkiler 31
1.2.2.5.6. Kişilik Gelişimi Üzerine Etkiler 32
1.2.2.6. Cinsel Travma Sonrasında Oluşan Stres Tepkisi 32
1.2.2.7. Cinsel İstismar Sonrasında Aile 35
1.2.2.8. Toplumsal Cinsiyet ve Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocuklar 40
1.2.2.9. Oluşturulan Kavramsal Modele Göre Travmatik Stres İle İlgili Değişkenler 43
1.2.2.9.1. Cinsel İstismarın Şiddeti ve Sıklığı 44
1.2.2.9.2. Sosyo-Demografik ve Ekonomik Değişkenler 45
1.2.2.9.3. Sosyal Destek 47
1.3.ARAŞTIRMANIN PROBLEMİ 48
1.4.ARAŞTIRMANIN AMACI 49
1.5. ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ 50
1.6. ARAŞTIRMANIN SAYILTILARI 50
1.7. ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI 50
1.8. TANIMLAR 51
BÖLÜM II 52
ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ 52
2.1. ARAŞTIRMANIN MODELİ 52
2.2. EVREN VE ÖRNEKLEM 52
2.3. VERİ TOPLAMA ARAÇLARI 53
2.4. VERİ TOPLAMA SÜRECİ 54
2.5. VERİLERİN İŞLENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ 55
2.6. SÜRE VE OLANAKLAR 56
BÖLÜM III 57
BULGULAR VE YORUMLAR 57
3.1.SOSYO DEMOGRAFİK BULGULAR VE YORUMLAR 57
3.1.1.Çocuğa İlişkin Sosyo-Demografik Bulgular ve Yorumlar 57
3.1.2.Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocukların Ailelerine İlişkin Bulgular ve Yorumlar 63
3.2.EKONOMİK DURUMU İLİŞKİN BULGULAR VE YORUMLAR 71
3.3.CİNSEL İSTİSMARA İLİŞKİN BULGULAR VE YORUMLAR 76
3.4.PSİKO-SOSYAL DEĞİŞKENLERE İLİŞKİN BULGULAR VE YORUMLAR 81
3.5.ÇTSS-TÖ ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR VE YORUMLAR 89
BÖLÜM IV 105
SONUÇ VE ÖNERİLER 105
4.1. SONUÇLAR 105
4.2.ÖNERİLER 108
4.2.1. Araştırmaya Yönelik Uygulamalar 109
4.2.2. Uygulamaya Yönelik Öneriler 109
4.2.2.1 Mikro Düzeyde Öneriler 110
4.2.2.2. Mezzo Düzeyde Öneriler 111
4.2.2.3. Makro Düzeyde Öneriler 111
KAYNAKÇA 113
EKLER 137
EK I TARAMA FORMU 137
EK 2 ÇOCUK VE GENÇLERDE TRAVMA SONRASI TEPKİ ÖLÇEĞİ 149
EK 3 ORİJİNALLİK RAPORU 151
EK 4 ETİK KURUL İZNİ 151
EK 5 ÇALIŞMA İZNİ 153
ÖZGEÇMİŞ 154Bu araştırmada; Kocaeli Çocuk İzlem Merkezi’ne maruz kaldıkları cinsel istismar nedeniyle aileleriyle birlikte getirilen 18 yaş altında olan ve adli görüşmeleri yapılmış çocukların, sosyo-demografik ve ekonomik niteliklerinin cinsel istismar sonrasında yaşadıkları travmatik strese etkisini belirlemek amaçlanmıştır.
Bu çalışmada gözlemsel araştırma yöntemlerinden biri olan retrospektif araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2013-2016 yılları arasında Kocaeli ilinde meydana gelen ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile Kocaeli Çocuk İzlem Merkezine yönlendirilen 9-18 yaş aralığındaki 163 çocuk ve ailelerinin dosyaları oluşturmuştur. Cinsel istismara maruz kalan çocuk dosyalarının geriye dönük incelemesinde; çocukların sosyo-demografik ve ekonomik özelliklerini, cinsel istismarın özelliklerini ve çocukların psiko-sosyal durumlarını belirlemek amacıyla bir tarama formu ve Çocuk ve Gençlerde Travma Sonrası Stres Tepki Ölçeği kullanılmıştır.
Çalışma sonunda cinsel istismara maruz kalan çocukların ve ailelerinin sosyo- demografik ve ekonomik özelliklerinin cinsel istismar açısından risk faktörü oluşturduğu, çocuğa ait yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, ders başarısı gibi sosyo-demografik özelliklerin travmatik stres üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Büyük yaşta olan çocuklar, eğitim düzeyi düşük olan çocuklar ve kız çocuklarının travma sonrası stres belirtileri açısından risk grubu oluşturduğu saptanmıştır. Çocukların maruz kaldıkları istismarın penetrasyon içermesi, aile içi bir cinsel istismar olmasının travmatik stresi artırdığı tespit edilmiştir. Anne ve babaların sosyo-demografik ve ekonomik özellikleri çocuklarının travmatik stresi açısından herhangi bir yordayıcı özellik taşımadığı ancak çocuğun, anne ve babası ve sosyal çevresi ile oluşturduğu olumlu ilişkilerin çocuğun cinsel istismar sonrasında oluşan travmatik stresin daha düşük olmasında etkili olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak travmatik stresle özellikle aile içi ilişkiler ve sosyal çevre ile ilişkiler arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aile içi ilişkilerde anne baba, kardeş ile ilişkiler iyileştikçe travmatik stresin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır
Ataerkil İdeolojinin Toplumsal Cinsiyet Çerçevesinde Ortopedik Engelli Kadın ve Erkeklerin Deneyimlerine Yansımaları
The purpose of this study is to analyze the experiences of handicapped women
and men in the framework of gender. In this respect, it is aimed to describe how
the evaluations of disabled women are shaped in the realization of gender roles
and what are the determinants of disabled women's experiences. In the study,
in depth interviews between 15.01.2017-15.02.2017 were done with 10 women
and 10 men who apply to attend the vocational courses which are organized
from the Corum Municipality Handicapped Education Centre or to get psychosocial
support from mentioned centre. It can be said that the orthopedically
handicapped women participants of this research are having difficulties in
education, employment, family/married lives and in their social relations
encountering discrimination due to their handicaps and society’s sexist
approaches. The orthopedically disabled men who participated in the research
are thinking that they are discriminated against because of physical
environmental conditions.Bu araştırmanın amacı ortopedik engelli kadın ve erkeklerin deneyimlerini
toplumsal cinsiyet çerçevesinde incelemektir. Bu doğrultuda toplumsal cinsiyet
rollerini gerçekleştirmede engelli kadına yönelik değerlendirmelerin nasıl
şekillendiğini ve engelli kadınların deneyimlerini belirleyicilerin neler olduğunu
betimlemek amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış ve Çorum
Belediyesi Tesisler Müdürlüğü Engelli Eğitim Merkezi’nde düzenlenen mesleki
eğitim kurslarına katılan ve/veya ilgili merkezden psikolojik destek hizmeti almak
için başvuran ortopedik engelli 10 kadın ve 10 erkek ile 15.01.2017- 15.02.2017
tarihleri arasında derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmaya katılan
ortopedik engelli kadınların engelli olmaları ve toplumdaki cinsiyetçi yaklaşımlar
nedeni ile özellikle eğitim, istihdam, aile ve evlilik yaşamında sorunlar
yaşadıkları ve toplumsal ilişkilerinde ayrımcılığa uğradıklarını düşündükleri
görülmektedir. Araştırmaya katılan ortopedik engelli erkekler ise fiziksel çevre
koşulları nedeniyle yaşadıkları ayrımcılığa uğradıklarını düşünmektedirler
Ankara AMATEM Kliniğinde Tedavi Gören Bireylerin Tedavi Sürecindeki Deneyimleri ve Taburculuk Sonrası Gereksinimleri
This study was done to demonstrate the experiences of individuals during their treatment process and their post-discharge needs. This study utilises a descriptive general survey model. 76 individuals who are diagnosed with alcohol and substance abuse who are being treated in the Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM clinic is the sample space of this study. As a method of data acquisition, a survey prepared by the researcher is used. The data gathered from the research are interpreted using some research and the literature about the subject.
The majority subjects of the research are, young single male adults who are heroin addicts. The average age of substance addicts are lower than that of the alcohol addicts. More than half of the participants are out of work (56,6 %), on the other hand 1/5th of them have irregular jobs and most of them live with their parents and family. Participants’ evaluation of treatment clinics facilities and activities and about the treatment staff is positive. The percentage of subjects who evaluate the treatment they get from the clinic is high. The most negative feedback is about the security guards. The number of subjects find the treatment methods either inadequate or improvable is high. Half of the patients have anxiety about life and they’re afraid of normal everyday life outside the clinic. They thing they have to work and get treatment to stay sober. Half of them have no knowledge about the services provided after post-dischargement. Availibility of a regular job, medical care, personal counselling and family counselling are the most needed services. More than half of the participants (59,2 %) think that they’ll use a half-way house type of model if it was available. Most of them think the issues and needs of the addicted individuals are not taken care of enough. They think that the number of treatment clinics are low, the duration of the treatment is short and the treatment methods are inadequate. The number of treatment options should be widened utilizing the succesful international treatment methods and rehabilitation services provided post-discharge and re-entegration services should be improved.Bu çalışma AMATEM kliniğinde tedavi gören bireylerin tedavi sürecindeki deneyimlerini ve taburculuk sonrası gereksinimlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma tarama türünde betimsel bir araştırmadır. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM kliniğinde tedavi gören 76 alkol ya da madde kullanım bozukluğu tanısı konulmuş birey, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, araştırmacının klinikteki gözlemleri, konu ile ilgili araştırmalar ve literatürden elde edilen bilgiler ışığında yorumlanmıştır.
Araştırmaya katılanların ağırlıklı olarak genç yetişkinlik döneminde, erkek, bekar ve eroin kullanımı olan bireylerden oluştuğu, madde kullananların yaş ortalamasının alkol kullananlara göre oldukça düşük olduğu, katılımcıların yaklaşık yarısının (% 56.6) işsiz olduğu, 1/5’inin ise düzensiz çalıştığı, ailesi ile yaşayanların çoğunlukta olduğu saptanmıştır. Katılımcıların tedavi ortamı olanakları ve tedavi ekibi hakkındaki değerlendirmeleri olumlu yöndedir. Klinikten aldıkları hizmeti iyi bulanların oranı yüksektir. En fazla güvenlik görevlileri ile ilgili sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Tedavi yöntemlerini yetersiz ve geliştirilebilir olarak görenlerin sayısı yüksektir. Hastaların yarısının dışarıdaki yaşamla ilgili kaygılarının olduğu, dışarıdaki yaşamdan korktukları ortaya çıkmıştır. Katılımcılar ayık kalabilmeleri için düzenli olarak çalışmaları ve tıbbi tedavi görmeleri gerektiğini düşünmektedirler. Katılımcıların yaklaşık yarısının taburculuk sonrası sunulan hizmetlerle ilgili bilgisi yoktur. Düzenli iş olanağı, tıbbi tedavi, bireysel danışmanlık ve aile görüşmeleri taburculuk sonrası en fazla ihtiyaç duyulan hizmetlerdir. Katılımcıların yarısından fazlasının (% 59.2) yarı yol evi benzeri bir hizmet modeli olsa bundan yararlanacağı sonucu çıkmıştır. Türkiye’de bağımlı bireylerin sorun ve ihtiyaçları ile yeterince ilgilenilmediğini düşünenler çoğunluktadır. Katılımcılara göre Türkiye’deki tedavi merkezlerinin sayı ve kapasitesi az, tedavi süresi kısa ve tedavi yöntemleri yetersizdir. Uluslararası iyi uygulama örnekleri örnek alınarak tedavi seçenekleri artırılmalı, taburculuk sonrası sunulan rehabilitasyon ve toplumla yeniden bütünleşme hizmetleri güçlendirilmelidir
The Gender Attitudes and Opinions of Professionals Who Work ın The Field of Child Welfare
People cannot decide about which sex they will be of. But from the first moment of the birth, the qualities such as clothing style, life style, economic situation etc. are to be determined based on the child’s sex by the society and especially by the family. In other words, discrimination by sex starts before birth and continues through the life. This discrimination begins within the family and keeps showing its effect in a lot of institutions and organizations present in the society.
The purpose of this research is to understand what professionals who work in the field of child welfare think about gender and what is their attitude about gender. For this purpose, the research was conducted with the quantitative research technique. The research was based on volunteerism. 9 child development specialists, 12 sociologists, 24 psychologists, 29 social workers and 31 teachers who work in the field of child welfare attended this research. The findings of the study were interpreted in the SPSS program.
According to this study, professionals working in the field of child welfare have in generel an traditional idea on the topic of gender mainstreaming, but some profesionals, especially teachers, have discriminatory attitudes towards LGBT individuals. 4 teachers and 1 social worker who work in the field of child welfare in Adana, did not want to participate in the survey, stating that the research questions were too sexual. In this research, the younger and single professionals proved to have more egalitarian ideas than the married and older professionals. In the research conducted, it has been revealed that the professionals should be informed about gender and should have awareness.İÇİNDEKİLER
KABUL VE ONAY i
BİLDİRİM ii
YAYIMLAMA VE MÜLKİ FİKRİYET HAKLARI BEYANI iii
ETİK BEYAN iv
ADAMA v
TEŞEKKÜR vi
ÖZET vii
ABSTRACT viii
İÇİNDEKİLER ix
TABLOLAR DİZİNİ xii
GİRİŞ 1
1.BÖLÜM : ÇOCUK REFAHI ALANI 3
1.1. Çocuk Refahı Alanında Uygulamalar 3
1.1.1. Çocuğun Koruma ve Bakım Altına Alınması 4
1.1.2. 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu 8
1.1.3. Çocuğun Koruma ve Bakım Altına Alınmasında Aile Faktörü 9
1.1.4. Çocuk Refahı Alanındaki Kuruluşlar 12
1.2. Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyet: Temel Kavramlar 16
1.2.1. Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 22
1.2.2. Avrupa Birliği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikaları 25
1.2.3. Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Çocuk Refahı ve Sosyal Hizmet 27
1.3. Çocuk Refahı Alanında Toplumsal Cınsıyet 29
2. BÖLÜM: ARAŞTIRMA BİLGİSİ 35
2.1. Araştırmanın Problemi 35
2.2. Araştırmanın Amacı 36
2.3. Araştırmanın Önemi 37
2.4. Tanımlar 38
2.5. Sınırlılıklar 38
3.BÖLÜM: YÖNTEM 40
3.1 Araştırmanın Modeli 40
3.2. Çalışma Evreni 41
3.3. Veri Toplama Araçları 42
3.4. Verilerin Toplanması 44
3.5. Verilerin Çözümlenmesi 44
4. BÖLÜM: BULGULAR VE YORUM 46
4.1. Meslek Elemanlarını Tanıtıcı Bulgular (Demografık Özellıkler) 46
4.2. Meslek Elemanlarının Uygulamalarında Toplumsal Cınsıyetle İlgili Bulgular 51
4.3. Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği Puan Ortalaması 72
4.4. Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması 73
5. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER 85
5.1. Sonuçlar 85
5.1.1. Meslek Elemanlarının Sosyo-Demografik Özellikleri 85
5.1.2. Meslek Elemanlarının Toplumsal Cinsiyet Konusundaki Görüşleri 86
5.1.3. Meslek Elemanlarının Uygulamalarına Toplumsal Cinsiyetin Etkisi 87
5.1.4. Meslek Elemanlarının Toplumsal Cinsiyet Konusundaki Tutumları 88
5.1.5. Meslek Elemanlarının Toplumsal Cinsiyet Konusundaki Tutumlarını Etkileyen Etmenler 88
5.2. Öneriler 89
5.2.1. Kuruluştaki Meslek Elemanlarına Yönelik Toplumsal Cinsiyetle İlgili Öneriler 89
5.2.2. Kuruluş Ortamındaki Mesleki Uygulamalara İlişkin Öneriler 90
KAYNAKÇA 92
EK I. GÖNÜLLÜLÜK FORMU 100
EK II. ANKET FORMU 102
EK III. TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ TUTUM ÖLÇEĞİ 108
EK IV. ETİK KURUL ONAYI 110
EK V. ORİJİNALLİK FORMU 111İnsan dünyaya geldiği andan itibaren giyim tarzı, yaşam stili, ekonomik durumu gibi özellikler, başta aile olmak üzere, toplum tarafından cinsiyete göre belirlenmeye çalışılır. Yani cinsiyete göre ayrım henüz çocuk dünyaya gelmeden başlar ve devam eder. Bu ayrım ailede başlayarak, toplum içinde var olan birçok kurum ve kuruluşta etkisini göstermeye devam eder. Bu çalışmanın amacı çocuk refahı alanında çalışan meslek elemanlarının toplumsal cinsiyet konusundaki tutumlarının ve görüşlerinin öğrenilmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırma gönüllülük esasına göre yapılmış olup Adana ilinde çocuk refahı alanında çalışmakta olan 9 çocuk gelişimi uzmanı, 12 sosyolog, 24 psikolog, 29 sosyal çalışmacı ve 31 öğretmen olmak üzere toplam 105 kişi ile yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını, araştırmacı tarafından hazırlanan anket ve Zeyneloğlu(2008) tarafından hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği oluşturmaktadır. Araştırmanın bulguları SPSS programında çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Bu araştırmada, çocuk refahı alanında çalışan meslek elemanlarının toplumsal cinsiyet konusunda genel olarak geleneksel bir düşünceye sahip oldukları ancak psikoloji, sosyal hizmet ve çocuk gelişimi mezunlarının eşitlikçi düşünceye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Adana ilinde çocuk refahı alanında çalışmakta olan meslek elemanlarından 4 öğretmen ve 1 sosyal çalışmacı araştırma sorularını çok fazla cinsel içerikli bulduğunu belirterek araştırmaya katılmak istememiştir. Yaş olarak daha genç olan ve bekar olan meslek elemanlarının, evli olan ve yaş olarak daha ileri olan meslek elemanlarına göre daha eşitlikçi bir görüşte oldukları görülmüştür. Yapılan araştırmada, meslek elemanlarının toplumsal cinsiyet konusunda bilgilendirilmesi ve farkındalık sahibi olması gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır
Kurum Bakımındaki Çocuklara İlişkin Sistemin Sosyal Refah Çalışanları Gözüyle Değerlendirilmesi
The child in need of protection is a neglected child who has been subjected to
physical, sexual or emotional abuse that is not maintained by his family for various
reasons. The aim of protecting these children is; to get away from their experiences that
adversely affect their psycho-social development, and to raise the beneficial, mental
health-conscious individuals. However, from time to time it is known that protected
children can experience various problems after being protected. Social welfare workers
are those who are in favor of protected children in solving these problems, and who
support their scientific knowledge and experiences and overcome their problems.
However, it is a fact that social welfare workers can also face various problems in the
process.
The purpose of this study is; the problem that the underprivileged children face
when they are in institutional care and the disruptions in child protection policies are to
be considered by the social welfare workers.
The subjects of the research conducted by the qualitative method constitute 15
social welfare workers who are working in the province of Ankara between 10 February
and 28 February 2017. In the research, an in-depth interview form developed by the
researcher was used to determine the experiences of the social welfare workers.
When the data are analyzed, it is determined that social welfare workers have
problems in different issues such as cooperation, support, enforcement and enforcement
of laws, regulations and injunctions, education and transfers during their professional
work with children.
The study concludes with various social service application proposals aimed at
solving problems for national, international, voluntary persons, institutions and
organizations working with protected children.Korunma ihtiyacı içindeki çocuk, çeşitli sebeplerle ailesi yanında bakımı
sürdürülemeyen fiziksel, cinsel veya duygusal istismara uğramış, ihmal edilmiş ve
yoksulluk sebebi ile korunma altına alınmış çocuktur. Bu çocukları koruma altına
almaktaki amaç; psiko-sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen yaşantılarından
uzaklaşmalarını sağlamak ve topluma yararlı, ruh sağlığı yerinde bireyler yetiştirmektir.
Ancak zaman zaman koruma altındaki çocukların koruma altına alındıktan sonra da
çeşitli sorunlar yaşayabildikleri bilinmektedir. Bu sorunların çözümünde koruma
altındaki çocukların yanında olan, bilimsel bilgi ve tecrübeleri ile çocukların sorunlarını
aşmalarına destek olan kişiler ise sosyal refah çalışanlarıdır. Ne var ki, sosyal refah
çalışanlarının da süreç içerisinde çeşitli sorunlarla karşılaşabildikleri bilinen bir
gerçektir.
Bu çalışmanın amacı da; koruma altındaki çocukların kurum bakımında iken
yaşadıkları sorunların ve çocuk koruma politikalarındaki aksaklıkların sosyal refah
çalışanlarının gözüyle değerlendirilmesidir.
Nitel yöntemle yapılan araştırmanın öznelerini, 10 Şubat-28 Şubat 2017
tarihleri arasında Ankara ilinde görev yapmakta olan 15 sosyal refah çalışanı
oluşturmaktadır. Araştırmada, sosyal refah çalışanlarının alandaki deneyimlerini
belirlemeye yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen derinlemesine görüşme formu
kullanılmıştır.
Veriler analiz edildiğinde sosyal refah çalışanlarının çocuklarla yaptıkları
mesleki çalışmalar sırasında işbirliği, destek alma, yasa, yönetmelik ve tedbir
kararlarının alınması ve uygulanması, eğitim ve nakiller gibi farklı konularda sorun
yaşadıkları saptanmıştır.
viii
Çalışma, koruma altındaki çocuklarla çalışan ulusal, uluslararası, gönüllü kişi,
kurum ve kuruluşlara sorunların çözümüne yönelik çeşitli sosyal hizmet uygulama
önerileri ile son bulmaktadır
Social Cohesion and Intergroup Relations: Local Community and Syrians in Turkey
Social cohesion is the process in which communities have a desire to live together and form a unity in diversity through mutual interaction. The purpose of this study is to understand social cohesion and intergroup relations between Syrians and the local community.
This cross-sectional study is a descriptive qualitative study of phenomenological type. Quota sampling method was used to determine the research sample. In this context, three categories have been identified: population groups (local community, Syrians and institution employees), cities (Hatay, Ankara and Izmir) and gender (women and men). Within the scope of the research, in-depth interviews were held with a total of 45 participants. MAXQDA package program was used to analyze the research data.
Research data are clustered under three main themes, two sub-themes and 24 categories. The main themes are; 'migration process', 'social cohesion' and 'intergroup relations'. The main theme of 'social cohesion' is divided into two sub-themes as 'elements that complicate social cohesion' and 'elements that facilitate social cohesion'.
As a result, it is seen that inequalities in the welfare system, ideologies such as nationalism and patriarchy, the crisis of confidence, the language barrier, the media and political discourse, stereotypes and prejudices, discrimination, social exclusion and violations of rights against the internal and external groups complicate social cohesion. On the other hand, it is understood that philanthropy and rights-based approaches, inclusion processes, intergroup contact, social networks, institutions and institution employees that provide services in the field of social cohesion, the empowerment potential of women facilitate social cohesion. It is observed that intergroup relations are mostly realized in order to meet minimum requirements and in general close relations in terms of friendship or neighborhood cannot be established. On the other hand, it is seen that the relationships among children are much more positive than the relationships among adults.Sosyal uyum, toplulukların birlikte yaşama arzusu duydukları ve karşılıklı etkileşim yoluyla çeşitlilik içinde bir bütünlük oluşturdukları sürece karşılık gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, Suriyeliler ve yerel toplum arasındaki sosyal uyumun ve gruplararası ilişkilerin anlaşılmasıdır.
Bu kesitsel araştırma, fenomenolojik tipte betimleme amaçlı niteliksel bir çalışmadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde kota örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda nüfus grupları (yerel toplum, Suriyeliler ve kurum çalışanları), kentler (Hatay, Ankara ve İzmir) ve cinsiyet (kadın ve erkek) olmak üzere üç kategori belirlenmiştir. Araştırma kapsamında toplam 45 katılımcı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde MAXQDA paket programı kullanılmıştır.
Araştırma verileri, üç ana tema, iki alt tema ve 24 kategori altında kümelenmiştir. Ana temalar; ‘göç süreci’, ‘sosyal uyum’ ve ‘gruplararası ilişkiler’ olarak belirlenmiş, ‘sosyal uyum’ ana teması ‘sosyal uyumu zorlaştıran unsurlar’ ve ‘sosyal uyumu kolaylaştıran unsurlar’ şeklinde iki alt temaya ayrılmıştır.
Sonuç olarak, refah sistemindeki eşitsizliklerin, milliyetçilik ve ataerki gibi ideolojilerin, güven bunalımının, dil bariyerinin, medyanın ve siyasi söylemin, kalıpyargıların ve önyargıların, iç gruba ve dış gruba yönelik ayrımcılığın, sosyal dışlanmanın ve hak ihlallerinin sosyal uyumu zorlaştırdığı görülmektedir. Diğer taraftan, hayırseverlik ve hak temelli yaklaşımların, içerme süreçlerinin, gruplararası temasın, sosyal ağların, sosyal uyum alanında hizmet sunan kurumların ve kurum çalışanlarının ve kadının güçlenme potansiyelinin sosyal uyumu kolaylaştıran bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Gruplararası ilişkilerin daha çok asgari gereksinimlerin karşılanması amacıyla gerçekleştiği ve genel itibariyle iki grup arasında arkadaşlık veya komşuluk düzeyinde yakın ilişkilerin kurulamadığı görülmektedir. Diğer taraftan, çocuklar arası ilişkilerin yetişkinler arası ilişkilere göre çok daha olumlu olduğu görülmektedir
Volunteering as a Component of Social Work in The Area of Child Welfare
The subject of this study is the investigation of the volunteering activities on the basis of
the fundamental principles and universal ethical values of social work profession and
discipline, via the active volunteers in the area of child welfare carried out by nongovernmental
organizations. The main focus of the study is to see whether the social work
activities carried out by the volunteers coincide with the universal ethical principles and
values of the profession and to assess the basic knowledge needed by the volunteers to
carry out their activities according to the standards of practice. The study aims to describe
and examine this relation.
The survey is conducted in Istanbul with volunteers working in non-governmental
organizations carrying out activities in the area of child welfare. In accordance with the
problem and the aim of the survey, in terms of the scanning method with quantitative
data, a quantitative and descriptive design is preferred. By way of questionnaires designed
in this context, 106 non-governmental organizations were contacted, with positive
responses coming from 36 of them, 150 volunteers are reached.
According to the socio-demographic results of the study, it turns out that the volunteers
are generally composed of women, young and early middle-aged adults, well-educated
individuals, low-income earners, students, retirees, and private sector employees. Their
main motivations for volunteering are "(that it is) a necessity of humanistic ethics" and
"for feeling good". Among the expected returns of voluntary work "acquisition of
knowledge and skill" and "fulfilling a civic duty" are of top priority. In general,
volunteers' awareness on the principles and values of the social work profession and their
basic knowledge about the field are limited or partial.Bu araştırmanın konusu, çocuk refahı alanındaki sivil toplum örgütlerinde yürütülen
gönüllülük faaliyetlerinin, sosyal hizmet mesleği ve disiplini temel ilke ve evrensel
değerleri temelinde, faaliyetleri yürüten gönüllüler aracılığıyla incelenmesidir.
Gönüllülerce yürütülen sosyal hizmet faaliyetlerinin mesleğin evrensel etik ilke ve
değerleriyle ne düzeyde örtüştüğü, gönüllülerin faaliyetleri yürütürken ihtiyaç
duyabilecekleri temel bilgi düzeylerinin uygulama standartları bakımından ne yönde
olduğu, araştırmanın temel sorunsalını oluşturmaktadır. Bu araştırmayla söz konusu
ilişkinin irdelenmesi ve betimlenmesi amaçlanmıştır.
Araştırma, İstanbul ilinde, çocuk refahı alanında faaliyet yürüten sivil toplum
örgütlerinde çalışan gönüllü bireylerle yürütülmüştür. Araştırmanın problem ve amacına
uygun olarak nicel verilerle tarama yönteminde tanımlayıcı bir tasarım tercih edilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan görüşme formları aracılılığıyla 106 sivil toplum örgütüyle
bağlantıya geçilmiş, bunların 36’sından alınan olumlu geri dönüşlerle 150 gönüllü bireye
ulaşılmıştır.
Çalışmanın sosyo-demografik sonuçlarına göre, gönüllü bireylerin ağırlıklı olarak
kadınlar, genç ve orta yaşın başlarında yetişkinler, eğitim düzeyleri yüksek, gelir
düzeyleri düşük, öğrenciler, emekliler ve özel sektör çalışanlarından oluştuğu
anlaşılmaktadır. Gönüllülük motivasyonlarının başında “insani ahlakın bir gerekliliği” ve
“kendini iyi hissetme” motivasyonları gelmektedir. Gönüllü çalışmadan beklenilen
faydalardan “bilgi ve beceri edinimi” ve “vatandaşlık görevini yerine getirme” birincil
düzeyde gelmektedir. Gönüllülerin sosyal hizmet mesleği ilke ve değerlerine dair
farkındalıkları ve çalışma alanı hakkındaki temel bilgileri genel olarak sınırlı veya kısmigelişebilir
düzeydedir
Sosyal Hizmet Bakış Açısıyla Tek Ebeveynli Ailelerin Gereksinimleri ve Sosyal Politika Uygulama Süreci Üzerine Bir Değerlendirme
Within the scope of this study, an in-depth examination of the process with single-parent mothers, single-parent fathers and professionals (professional staff) who carry out professional studies for single-parent families; In line with the data obtained, it is aimed to reveal new policy and practices proposals focusing on the needs of single-parent families. In this direction, data were collected from 29 single-parent individuals residing in Kırıkkale and 11 professionals working within the Kırıkkale Provincial Directorate of Family and Social Services. In this study, in which the qualitative research method was applied, the data were obtained through in-depth interviews. Voice recordings of single-parent individuals were taken, and data were collected by taking notes by the researcher in the interviews of the professionals. In the in-depth interviews, semi-structured interview forms prepared based on the single-parent family literature were used. The analysis was made by the researcher without using a qualitative data analysis program. The findings obtained through categories, main themes and sub-themes were shared. While it is understood that single-parent families have more economic and psychological difficulties and needs, it has been concluded that they are disadvantaged in terms of lack of social support, loneliness, employment, working life and child care. In addition, it has been determined that children in single-parent households are exposed to these problems with their single parents, and are at risk for regression in academic achievement and parental deprivation.
Currently, there are no specific policies and practices focusing on the needs of single-parent families in Turkey. In addition, it has been determined that the potential beneficiaries of social and economic support services and free nursery and day care services from existing social work practices are single-parent families. However, it has been understood as a result of the research that these applications need improvement. In line with the results obtained from the research; the research was completed by including suggestions on preventive-preventive services, individuals in single-parent households, group, family and local society, and policy, institutional supports and practices.
Keywords: Social work, social policies, single-parent families, difficulties of single-parent families, policies for single-parent families.Bu çalışma kapsamında tek ebeveyn anneler, tek ebeveyn babalar ve tek ebeveynli ailelere yönelik mesleki çalışmaları yürüten profesyoneller (meslek elemanları) ile sürecin derinlemesine incelenmesi; elde edilen veriler doğrultusunda da tek ebeveynli ailelerin gereksinimlerine odaklanan yeni politika ve uygulama önerilerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda Kırıkkale ilinde ikamet eden 29 tek ebeveyn birey ve Kırıkkale Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 11 profesyonelden veriler toplanmıştır. Nitel araştırma yönteminin uygulandığı bu çalışmada, veriler derinlemesine görüşmeler aracılığıyla elde edilmiştir. Tek ebeveyn bireylerin ses kaydı alınmış olup profesyonellerin görüşmelerinde araştırmacı tarafından notlar alınarak veriler toplanmıştır. Derinlemesine görüşmelerde, tek ebeveynli aile literatürü temel alınarak hazırlanmış olan yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Analiz, araştırmacı tarafından nitel bir veri analiz programı kullanılmaksızın yapılmıştır. Kategoriler, ana temalar ve alt temalar aracılığıyla elde edilen bulgular paylaşılmıştır. Tek ebeveynli ailelerin ekonomik ve psikolojik alanlarda güçlüklerinin ve gereksinimlerinin daha fazla olduğu anlaşılırken sosyal destek yoksunluğu, yalnızlaşma, istihdama girme, çalışma yaşamı ve çocuk bakımı gibi konularda da dezavantajlı oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca tek ebeveynli hanelerdeki çocukların, tek ebeveynleriyle birlikte bu güçlüklere maruz kaldıkları, akademik başarıda gerileme ve ebeveyn yoksunluğu konularında risk altında oldukları belirlenmiştir.
Mevcut durumda Türkiye’de tek ebeveynli ailelerin gereksinimlerine odaklanan özel politikalar ve uygulamalar bulunmamaktadır. Ayrıca mevcut sosyal hizmet uygulamalarından sosyal ve ekonomik destek hizmeti ile ücretsiz kreş ve gündüz bakımevi hizmetlerinin potansiyel yararlanıcılarının tek ebeveynli aileler olduğu belirlenmiştir. Ancak bu uygulamaların iyileştirmeye ihtiyacı olduğu, araştırma sonucunda anlaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; koruyucu-önleyici hizmetler, tek ebeveynli hanelerdeki bireyler, grup, aile ve yerel toplum ile politika, kurumsal destekler ve uygulamalar odağında önerilere yer verilerek araştırma tamamlanmışt
- …
