1,721,110 research outputs found
Şizofrenili Bireylerde Allen Bilişsel Seviye Tarama-5 (ABST-5) Testinin Türkçe Uyarlamasının Geçerlilik ve Güvenilirliğinin İncelenmesi
This study was planned to adapt “Allen Cognitive Level Screen-5 (ACLS-5)”, which evaluates cognitive skills, to Turkish and to investigate its validity and reliability in individuals with schizophrenia. The study included 60 individuals with schizophrenia and 60 healthy individuals. ACLS-5 was adapted to Turkish. During the administration, the names given to the stitch tasks were named in accordance with the Turkish culture since they did not have a Turkish equivalent. Reliability of ACLS-5 was examined by test-retest method. In the reliability of the test with the test-retest method, the in-class correlation coefficient was found to be 0.93 (0.85-0.94) high reliable. The construct validity is; It was examined in two sub-parameters: “construct validity with external tests” and “construct validity between groups”. In ACLS-5's intergroup validity, it was observed that healthy individuals had higher results than individuals with schizophrenia and ACLS-5 had a distinctive feature (Z = 7.065; p <0.01). Social Functionality Scale (SFS) and Wisconsin Card Sorting Test (WCST) were used for ABST-5's external validity and construct validity. A weak correlation was found between total SFS (r = 0.426; p <0.001) and its sub parameters (r = 0.104-0.487; p <0.05). The WCST repetitive number of answers (r = -0.537; p <0.01), the percentage of repeating answers (r = -0.540; p <0.01), the number of recurrent errors (r = -0.557; p <0.01) and the percentage of recurrent errors (r = -0.555; p <0.01) and a moderate was found negative correlation. As a result, ACLS-5 was found to be a valid and reliable test for evaluating cognitive skills in individuals with schizophrenia.Bu çalışma bilişsel becerileri değerlendiren “Allen Bilişsel Seviye Tarama-5 (ABST-5)” in Türkçeye uyarlanması ve şizofrenili bireylerde geçerlilik ve güvenilirliğinin araştırılması amacıyla planlandı. Çalışmaya 60 şizofrenili birey ve 60 sağlıklı birey dahil edildi. ABST-5’in Türkçe uyarlaması yapıldı. Uygulama esnasında, dikiş görevlerine verilen isimlerin Türkçe karşılığı olmadığı için, Türk kültürüne uygun olarak isimlendirmeleri yapıldı. ABST-5’in güvenilirliği test-tekrar test yöntemi ile incelendi. Testin test-tekrar test yöntemi ile güvenilirliğinde sınıf içi korelasyon katsayısı 0,93 (0,85-0,94) yüksek güvenilir olarak bulundu. Geçerliliği ise, yapı geçerliliğinin; “dış testler ile yapı geçerliliği” ve “gruplar arası yapı geçerliliği” olmak üzere iki alt parametresinde incelendi. ABST-5’in gruplar arası yapı geçerliliğinde, sağlıklı bireylerin şizofrenili bireylerden daha yüksek sonuçlar aldığı ve ABST-5’in ayırt edici özelliğinin olduğu görüldü (Z=7,065; p<0,01). ABST-5’in dış testler ile yapı geçerliliğinde Sosyal İşlevsellik Ölçeği (SİÖ) ve Wisconsin Kart Eşleme Testi (WKET) kullanıldı. SİÖ toplam (r=0,426; p<0,001) ve alt parametreleri (r=0,104-0,487; p<0,05) arasında zayıf korelasyon bulundu. WKET tekrarlayan cevap sayısı ( r=-0,537; p<0,01), tekrarlayan cevap yüzdesi (r=-0,540; p<0,01), tekrarlayan yanlış sayısı (r=-0,557; p<0,01) ve tekrarlayan yanlış yüzdesi (r=-0,555; p<0,01) ile negatif yönde orta derece ilişki bulundu. Sonuç olarak ABST-5 şizofrenili bireylerde bilişsel becerileri değerlendirmek için Türkçe geçerli ve güvenilir bir test olarak bulundu
Hemiplejik Serebral Palsili Çocuklarda “Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (Çebd)” ve “Çocuk El Beceri Anketi’nin (Çeba)” Türkçe'ye Uyarlanması, Geçerliliği ve Güvenilirliği
This study was planned to adapt the Assessment of Children’s Hand Skills and Children’s Hand Skills Ability Questionnaire to Turkish and investigate the assessments’ reliability and validity in children with hemiplegic cerebral palsy. 112 children with hemiplegic cerebral palsy between 2 and 12 years of age were included. The translation procedure defined by Beaton was conducted. After the Turkish translation, the assessments were translated back to English by native English speakers and necessary cultural adaptations were discussed and determined by the jury. All participants were re-evaluated 1 week after the initial assessments. The researchers did not encounter with any problems related to cultural agreement. Validity of ACHS and CHSQ was tested with construct and criterion validity; and the assessments’ reliability was tested with internal consistency and test-retest methods. When the relationship between ACHS and its reference test, Shriners Hospital Upper Extremity Evaluation (SHUEE) was analyzed, a very strong correlation was detected between ACHS and SHUEE Spontaneous Functional Analysis (r=0.856) as well as SHUEE Grasp and Release Analysis (r=0.862) and a strong correlation was detected between ACHS and SHUEE Dynamic Positional Analysis (r=0.780). When the relationship between CHSQ and its reference test, ABILHAND was analyzed; a strong correlation was detected between CHSQ’s Activities of Daily Living (r=0.762), School Related Work (r=0.745) and Leisure and Play (r=0.799) parameters and ABILHAND scores. For the tests’ construct validity, the score differences between genders were analyzed. The tests were found to be consistent across genders with no difference found between different gender groups’ scores in ACHS (p=0.70) as well as CHSQ’s Activities of Daily Living (p=0,15), School Related Work (p=0,90) and Leisure and Play (p=0,49) parameters. The Cronbach’s α value for was 0.98 for ACHS and 0.84 for CHSQ. The test-retest analysis for CHSQ yielded excellent reliability for time related equability for all the sub-tests (ICC>0.8). The test-retest analysis result was similar for ACHS (ICC>0.8). Conclusively, the Turkish adaptations for ACHS and CHSQ were reliable and valid assessment tools for children with hemiplegic cerebral palsy.ONAY SAYFASI
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI
ETİK BEYANI
TEŞEKKÜR
ÖZET
ABSTRACT
İÇİNDEKİLER
SİMGELER ve KISALTMALAR
TABLOLAR
1. GİRİŞ
2. GENEL BİLGİLER
2.1. Serebral Palsi
2.1.1. Epidemiyolojisi
2.1.2. Etyolojisi ve Risk Faktörleri
2.1.3. Serebral Palsinin Sınıflandırılması
2.1.4. Serebral Palsi ile İlişkili Problemler
2.2. Hemiplejik Serebral Palsi
2.2.1. Hemiplejik Serebral Palside Üst Ekstremite Fonksiyonları
2.2.2. Hemiplejik Serebral Palsili Çocukların Üst Ekstremite Fonksiyonlarının Günlük Yaşam Aktiviteleri Üzerindeki Etkileri
2.2.3. Hemiplejik Serebral Palsili Çocuklar için Kullanılan Üst Ekstremite Değerlendirmeleri
2.3. Çocuk El Beceri Anketi (ÇEBA) ve Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (ÇEBD)
3. GEREÇ VE YÖNTEM
3.1. Bireyler
3.1.1. Örneklem Büyüklüğü
3.2. Yöntem
3.3. Değerlendirme Araçları
3.3.1. Demografik Bilgi Formu
3.3.2. Çocuk El Beceri Anketi (ÇEBA)
3.3.3. Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (ÇEBD)
3.3.4. Shriners Hastanesi Üst Ekstremite Değerlendirmesi (SHÜED)
3.3.5. ABILHAND Çocuk El Yeteneği Anketi (ABILHAND-Kids)
3.4. Çocuk El Beceri Anketi (ÇEBA) ve Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (ÇEBD) Türkçe'ye Uyarlanması
3.5. İstatistiksel Analiz
3.5.1. Geçerlilik Analizi
3.5.2. Güvenilirlik Analizi
4. BULGULAR
4.1. Kültürel Adaptasyon ve ÇEBD ve ÇEBA’nın Pilot Çalışması
4.2. Bireylerin Sosyo-Demografik Özelliklerine Ait Bulgular
4.3. Bireylere Ait Değerlendirme Sonuçları
4.4. Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (ÇEBD) ve Çocuk El Beceri Anketi’nin (ÇEBA) Geçerlilik Analizine Ait Bulgular
4.4.1. ÇEBD ve ÇEBA’ya ait Kriter Geçerliliği Bulguları
4.4.2. ÇEBD ve ÇEBA’ya ait Yapı Geçerliliği Bulguları
4.5. Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi (ÇEBD) ve Çocuk El Beceri Anketi’nin (ÇEBA) Güvenilirlik Analizine Ait Bulgular
4.5.1. ÇEBD ve ÇEBA’ya ait Zamana Göre Değişmezlik Güvenilirliği
4.5.2. ÇEBD ve ÇEBA’nın İç Tutarlılık Güvenilirliği ve Madde Analizi
5. TARTIŞMA
6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
7. KAYNAKLAR
8. EKLER
EK-1. Tez Çalışması İçin Etik Kurul Onayı
EK-2. Orijinallik Raporu
EK-3. Dijital Makbuz
EK-4. Aydınlatılmış Onam Formu
EK-5. Sosyodemografik Bilgi Formu
EK-6. ÇEBD’den Örnek Sorular
EK-7. ÇEBA’dan Örnek Sorular
9. ÖZGEÇMİŞBu çalışma, çocukların el becerilerini değerlendiren ” Çocuk El Beceri Anketi (ÇEBA) ve Çocukların El Becerileri Değerlendirmesi’nin (ÇEBD)” Türkçe’ye uyarlanması, hemiplejik serebral palsili çocuklarda geçerlilik ve güvenilirliğinin incelemesi amacıyla planlandı. Çalışmaya 2-12 yaş arasında 112 hemiplejik serebral palsili çocuk dahil edildi. Beaton‘ın tanımladığı çeviri prosedürü uygulandı. Anket Türkçe çevirisi sonrası, anadili İngilizce olan uzman ekip tarafından İngilizceye çevrildi, jüri tarafından gerekli kültürel adaptasyonlar tartışılarak belirlendi. Değerlendirmelerden bir hafta sonra tüm bireylere tekrar test yapıldı. Uygulama esnasında anketin Türk kültürüyle uyumlanmasında herhangi bir problem yaşanmadı. ÇEBA ve ÇEBD’nin geçerliliği, yapı ve kriter geçerliliği yöntemi ile; güvenilirliği ise iç tutarlık, test-tekrar test yöntemleri kullanılarak incelendi. ÇEBD’nin referans değerlendirmesi olan SHÜED değerlendirmesi ile ilişkisine bakıldığında, ÇEBD ile SHÜED spontan fonksiyonel analiz (r=0,856) ve kavrama-bırakma analizi (r=0,862) alt parametreleri arasında çok yüksek, dinamik pozisyonel analiz (r=0,780) alt parametresi ile ise yüksek ilişki içerisinde olduğu saptanmıştır. ÇEBA’nın, referans değerlendirme olan ABILHAND değerlendirmesi ile ilişkisine bakıldığında, ÇEBA’nın serbest zaman (r=0,799), okul (0,745) ve günlük yaşam aktiviteleri (0,762) alt parametreleri ile ABILHAND arasında ise yüksek ilişki içerisinde olduğu saptanmıştır. ÇEBD ve ÇEBA’ya ait yapı geçerliliği analizi için demografik özelliklere göre gruplar arasında fark olup olmadığı incelendi. Erkek ve kız katılımcılar arasındaki farkın incelendiği analizin sonuçlarında p değerinin anlamlılık değeri olarak kabul edilen 0,05’den büyük olması değerlendirmelerin cinsiyetler arasında tutarlı olduğunu gösterir. ÇEBD (p=0,70), ÇEBA’nın serbest zaman (p=0,49), okul (0,90), günlük yaşam aktiviteleri (p=0,15) alt parametrelerinde farklı cinsiyetlerde tutarlı sonuçlar verdiği ve cinsiyete göre sonuçların değişim göstermediği saptandı. ÇEBD için iç tutarlılık mükemmel (Cronbach’s α=0,98) seviyededir. ÇEBA için iç tutarlılık oldukça yüksek (Cronbach’s α=0,84) seviyededir. ÇEBA’nın test tekrar test analizi sonucunda, tüm alt kategorilerde zamana göre değişmezlik konusunda mükemmel derecede güvenilir bulundu (ICC>0,9). ÇEBD’nin tüm alt parametrelerine ait skorlar ve toplam skoru mükemmel derecede güvenilir bulundu (ICC>0,9). Sonuç olarak, ÇEBD ve ÇEBA’nın Türkçe uyarlaması hemiplejik serebral palsili çocuklarda el becerilerini değerlendirebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak bulundu
Baş Dönmesi Olan Hastaların Vestibüler Rehabilitasyonunda Aktivite Eğitiminin Etkisi
The aim of this study was to assess the effects of activity training programme on dizziness, imbalance and level of independence in daily living activities in patients with chronic dizziness. 75 patients between 18-65 years of age who diagnosed chronic peripheral vestibular disorders and individuals with vestibular rehabilitation indications were included in our study. Patients were randomly divided into 3 groups consist of 25 patients as activity group, exercise group and control group. Education was given to each group. İn addition, activity group was performed training activities programme, exercise group was performed Cawthorne-Cooksey exercises programme. Therapy programmes were prescribed once daily at home for 4 weeks. After demographic informations were obtained from all patients, assessments were performed at the beginning and at the end of the treatment programme (4 weeks). Dizziness severity was assessed by Visual Analog Scale (VAS), activities of daily livings were assessed by Vestibular Disorders Activity Questionnaire (VADL) and balance was assessed by Sensory Organization Testing (SOT). VAS scores, VADL (VADL total, functional and ınstrumental subscales) scores and SOT scores (SOT 5, SOT 6 and SOT composite) improved ın both activity group and exercise group when compared to control group (p<0,05). SOT 5, SOT 6 and SOT (composite) scores decreased ın the activity group when compared to exercise group (p<0,05). The results of this study indicate that home-based standard activity programme was more effective in improving home managemet task, occupational task and balance than home-based standard exercise programme in chronic pheripheral vestibular disorders.ONAY iii
YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI iv
ETİK BEYAN v
TEŞEKKÜR vi
ÖZET vii
ABSTRACT viii
İÇİNDEKİLER ix
SİMGELER ve KISALTMALAR xii
ŞEKİLLER xiii
TABLOLAR xiv
1. GİRİŞ 1
2. GENEL BİLGİLER 5
2.1. Baş Dönmesi Tanımı 5
2.2. Baş Dönmesi Tipleri 5
2.2.1. Vertigo (Tip I Baş Dönmesi) 6
2.2.2. Presenkop (Tip II Baş Dönmesi) 6
2.2.3. Dengesizlik (Tip III Baş Dönmesi) 6
2.2.4. Sersemlik Hissi (Tip IV Baş Dönmesi) 7
2.3. Vestibüler Sistemin Anatomisi ve Fizyolojisi 7
2.3.1. Periferik Vestibüler Sistem 8
2.3.2. Santral Vestibüler Sistem 12
2.3.3. Motor Output Mekanizması 14
2.4. Baş Dönmesi Nedenleri 15
2.4.1. Vestibüler Nedenler 15
2.4.2. Non-vestibüler Nedenler 17
2.5. Baş Dönmesi Olan Hastaya Yaklaşım 18
2.5.1. Tanı Süreci 18
2.5.2. Tedavi Süreci 26
2.6. Baş Dönmesi olan Hastalarda Ergoterapi 32
2.6.1. Değerlendirme Süreci 35
2.6.2. Müdahale Süreci 36
3. GEREÇ VE YÖNTEM 38
3.1. Bireyler 38
3.2. Çalışma Dizaynı 39
3.3. Değerlendirme Parametreleri 40
3.3.1. Baş Dönmesi Şiddetinin Değerlendirilmesi 40
3.3.2. Günlük Yaşam Aktivitelerinin Değerlendirilmesi 40
3.3.3. Dengenin Değerlendirilmesi 41
3.3.4. Ev Rehabilitasyon Programının Uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesi 42
3.4. Tedavi Protokolleri 43
3.4.1. Eğitim Programı 43
3.4.2. Egzersiz temelli ev tedavi programı 43
3.4.3. Aktivite temelli ev tedavi programı 44
3.5. İstatiksel Analiz 52
4. BULGULAR 54
4.1. Hastaların Demografik Özellikleri ve Şikâyet Süreleri ile İlgili Bulgular 54
4.2. Grup İçi İstatiksel Bulgular 57
4.3. Gruplar Arası İstatistiksel Bulgular 67
4.4. Etki Büyüklüğü İstatistiği 71
4.5. Objektif ve Subjektif Ölçümler Arasındaki Kolerasyon 72
4.6. Ev Rehabilitasyon Programlarının Uygulanabilirliğinin Analizi 73
5. TARTIŞMA 74
6. SONUÇ ve ÖNERİLER 83
7. KAYNAKLAR 85
8. EKLER 93
EK-1 Etik Kurul Onayı
EK-2 Tez Çalışması Orjinallik Raporu
EK-3 Hasta Ön Görüşme Formu
EK-4 Baş Dönmesi Şiddeti Vizüel Analog Skalası
EK-5 Vestibüler Bozukluklarda Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği
9. ÖZGEÇMİŞ 104Bu çalışma kronik baş dönmesi olan hastalarda, aktivite eğitim programının baş dönmesi, denge problemleri ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık düzeyi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 18-65 yaş arası, kronik periferik vestibüler bozukluğu olan ve vestibüler rehabilitasyon endikasyonu bulunan 75 birey dahil edildi. Hastalardan aktivite grubu, egzersiz grubu ve kontrol grubu olmak üzere rastgele yöntemle 25’er kişilik 3 grup oluşturuldu. Her üç gruba eğitim programı verildi. Aktivite grubuna ek olarak aktivite programı, egzersiz grubuna ise ek olarak Cawthorne-Cooksey egzersiz programı verildi. Terapiler ev programı şeklinde verildi ve hastalardan programlarını 4 hafta boyunca, her gün ve günde bir kez uygulamaları istendi. Çalışmaya katılan bireylerin demografik bilgileri alındıktan sonra, değerlendirmeler tedavi programına başlamadan ve tedavi programı sonunda (4 hafta sonra) uygulandı. Baş dönmesi şiddeti; Vizüel Analog Skalası (VAS) ile günlük yaşam aktiviteleri Vestibüler Bozukluklarda Günlük Yaşam Aktiviteleri Değerlendirme Ölçeğiyle (VGYA) ve denge; Duyu Organizasyon Testi (DOT) ile değerlendirildi. Aktivite ve egzersiz grubunun kontrol grubuna göre VAS, VBGYA toplam ölçek puanı ile fonksiyonel ve enstrümental alt ölçek puanlarında ve DOT puanlarında (DOT 5, DOT 6 ve DOT birleşik) iyileşme olduğu bulundu (p<0,05). DOT 5, DOT 6 ve DOT (birleşik) skorları açısından aktivite grubunda egzersiz grubuna göre artış olduğu görüldü (p<0,05). Çalışmanın sonuçları standart aktivite temelli ev rehabilitayon programının kronik periferal vestibüler bozukluğu olan hastalarda standart egzersiz temelli ev rehabilitasyon programına göre ev yönetimi aktivitelerinde, mesleki aktivitelerde ve dengeyi düzeltmede daha etkin olduğunu göstermektedir
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Olan Çocuklarda “Çocuk Aktivite Öz Değerlendirme Ölçeği’nin (Cosa)” Türkçe Uyarlamasının Geçerlilik ve Güvenilirliğinin İncelenmesi
IRMAK D.E., Evaluation of the Validity and Reliability of the Turkish Adapta-tion of the "Child Activity Self-Assessment Scale (COSA)" in Children with Attention Deficit and Hyperactivity Disorder, Hacettepe University Graduate School of Health Sciences, Occupational Therapy Master’s Degree Thesis, An-kara, 2021. This study was planned in order to adapt the "Child Activity Self-Assessment Scale (COSA)" into Turkish, which evaluates the perceived competence and significance levels of children in daily life occupations, and to examine the va-lidity and reliability of children with attention deficit and hyperactivity disorder. 101 children with attention deficit and hyperactivity disorder between 7 and 11 years of age were included in the study. Translations were made by applying the translation procedure defined by Beaton. After the scale was translated into Turkish, it was translated into English by a specialist team whose native language is English. No change in scale was made for cultural adaptation. The validity of the COSA is de-termined by the principal component analysis and criterion validity method; Its relia-bility was analyzed for internal consistency using partial credit Rasch analysis, Cronbach alpha value and item analysis methods. When the relationship of the CO-SA and SCOPE, which is the reference evaluation, was examined by Pearson analy-sis, a moderately positive correlation was found between the COSA and SCOPE (p = 0.00, r = 0.675). After the partial credit Rasch analysis, the reliability value for the weighted likelihood estimation was found over 0.70 as suggested (0.86). The scale was reduced to 7 dimensions by performing the main component analysis for the construct validity analysis of the principal component analysis. The total variance ratio explained by 7 dimensions was found to be high in terms of explaining the val-ues (%70.17). In addition, in the visualizations made using the person-item map and item characteristic curves, it was observed that the skills of the people and the item difficulties coincided. Internal consistency was found to be quite reliable for the CO-SA, perceived competence level and significance level (Cronbach's α = 0.86 and 0.77). As a result, the Turkish version of the COSA was found to be a valid and reli-able measurement tool for measuring the proficiency perception levels of children with attention deficit and hyperactivity disorder in performing daily occupations and the significance level of these occupations.Bu çalışma, çocukların günlük yaşam okupasyonlarındaki algılanan yeterlilik ve önemlilik düzeylerini değerlendiren “Çocuk Aktivite Öz Değerlendirme Ölçeği’nin (COSA)” Türkçe’ye uyarlanması, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda geçerlilik ve güvenilirliğinin incelemesi amacıyla planlandı. Çalışmaya 7-11 yaş arasında 101 dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk dahil edildi. Beaton‘ın tanımladığı çeviri prosedürü uygulanarak çevirililer yapıldı. Ölçek Türkçe’ye çevrildikten sonra, anadili İngilizce olan uzman ekip tarafından İngilizceye çevrildi. Kültürel adaptasyon için ölçekte değişiklik yapılmadı. ÇAÖDÖ’nün geçerliliği, ana bileşen analizi (principal component analysis) ve kriter geçerliliği yöntemi ile; güvenilirliği ise iç tutarlık için kısmı kredili Rasch (partial credit Rasch) analizi, Cronbach alfa değeri ve madde analizi yöntemleri kullanılarak incelendi. ÇAÖDÖ’nün referans değerlendirmesi olan Kısa Çocuk Aktivite Performans Profili ( KÇAPP) ile ilişkisine Pearson analizi ile bakıldığında, ÇAÖDÖ ile KÇAPP arasında orta derecede pozitif bir ilişki bulundu (p=0,00, r=0,675). ÇAÖDÖ’ye ait yapı geçerliliği analizi için ana bileşen analizi yapılarak ölçek 7 boyuta indirgendi. 7 boyutun açıkladığı toplam varyans oranı, değerleri açıklama açısından yüksek bulundu (%70,175). Kısmi kredili Rasch analizi sonrasında ağırlıklı olabilirlik tahminine ilişkin güvenilirlik değeri önerildiği gibi 0.70’in üzerinde bulundu (0,86). Ayrıca kişi öğe haritası ve madde karakteristik eğrileri kullanarak yapılan görselleştirmelerde kişilerin becerileri ile öğe zorluklarının örtüştüğü görüldü. ÇAÖDÖ için iç tutarlılık algılanan yeterlilik düzeyi ve önemlilik düzeyi için oldukça güvenilir bulundu (Cronbach's α= 0,86 ve 0,77). Sonuç olarak, ÇAÖDÖ’nün Türkçe uyarlaması dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların günlük okupasyonları gerçekleştirme konusundaki yeterlilik algı düzeylerini ve bu okupasyonların önemlilik düzeyini ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak bulundu
Organik Asidemisi Olan Çocuklarda Günlük Aktivite Performansına Yönelik Bilişsel Oryantasyon (Gapbo) Yaklaşımının Günlük Yaşam Aktiviteleri, Yaşam Kalitesi ve Katılım Üzerine Etkisi
34 children diagnosed with organic acidemia were included in the study. 17 randomized children received a home program, while the other 17 were applied the CO-OP approach additionally through the videoconferencing method, twice a week for five weeks. Children were evaluated with the Canadian
Occupational Performance Measure (COPM) for occupational performance and satisfaction levels, with the Pediatric Evaluation of Disability Inventory (PEDI) for their functional status, with the Child and Adolescent Scale of Participation (CASP) for their social participation, with the Kid-KINDL Quality of Life Questionnaire for Children for quality of life, with the Assistance to Participate Scale (APS) for parental assistance to participation. In conclusion, improvements were observed in occupational performance and satisfaction levels (p=0.001), functional skills on the activities of daily living (p=0.001), participation (p=0.001), and quality of life (p=0.001) in the CO-OP group. In addition, a decrease was found in parental
assistance to participation (p<0.05). In the control group, an increase was observed in occupational performance (p=0.011), caregiver-assisted total score (p=0.032), quality of life; family (p=0.025), school (p=0.034), total score (p=0.013), while there is no significant differences in children's occupational satisfaction, sub-parameters of functional skills, participation, sub-parameters of quality of life, and assistance to participation. In line with these findings, CO-OP is an approach that has positive
effects on activities of daily living, quality of life and participation in children with organic acidemia. occupational therapy interventions in the treatment of children with organic acidemia and the inclusion of the CO-OP approach among these interventions are assessed to be beneficial.Bu çalışmanın amacı, organik asidemisi olan çocuklarda telerehabilitasyon yöntemi ile uygulanan Günlük Aktivite Performansına Yönelik Bilişsel Oryantasyon (GAPBO) yaklaşımının günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesi ve katılım üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya organik asidemi tanısı alan 34 çocuk dahil edildi. Randomize olarak 17 çocuk ev programı alırken, diğer 17’sine ek olarak GAPBO yaklaşımı video konferans yöntemi ile haftada 2 kez 5 hafta boyunca uygulandı. Çocuklar, aktivite performans ve memnuniyet düzeyleri için Kanada Aktivite Performans Ölçeği (KAPÖ) ile, fonksiyonel durumları için Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Envanteri (PÖDE) ile, toplumsal katılımları için Çocuk ve Adölesan Katılım Anketi (ÇAKA) ile, yaşam kaliteleri için Kid-KINDL Çocuk Yaşam Kalitesi Ölçeği ile, katılıma olan ebeveyn yardımı için de Katılıma Yardım Ölçeği ile değerlendirildi. Sonuç olarak, GAPBO grubunda aktivite performans ve memnuniyet düzeylerinde (p=0,001), günlük yaşam aktivitelerindeki fonksiyonel becerilerinde (p=0,001), katılımlarında (p=0,001) ve yaşam kalitelerinde (p=0,001), iyileşme görüldü. Ayrıca katılıma olan ebeveyn yardımında azalma tespit edildi (p<0,05). Kontrol grubunda aktivite performansında (p=0,011), bakıcı yardımlı toplam puan (p=0,032), yaşam kalitesinde aile (p=0,025), okul (p=0,034), toplam puan (p=0,013) artış görülürken, çocukların aktivite memnuniyeti, fonksiyonel
becerilerin alt parametreleri, katılımda, yaşam kalitesinin alt parametrelerinde ve katılıma yardımda anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Bu bulgular doğrultusunda, GAPBO yaklaşımı organik asidemili çocuklarda günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesi ve katılım üzerinde olumlu etkileri olan bir yaklaşımdır. Organik asidemili çocukların tedavisine ergoterapi müdahaleleri ve bu müdahaleler içerisinde GAPBO yaklaşımının dahil edilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir
Disleksili Çocuklarda Bilişsel Terapinin Yürütücü İşlevler ve Aktivite Rutinlerine Etkisi
The aim of this study was to investigate the effects of cognitive therapy on executive function and occupational routines in children with dyslexia. Children with dyslexia were randomly selected from the 162 clients who applied to the clinic. 64 children (between 7-12 ages) with dyslexia were recruited. Children were divided randomly into a treatment group (n = 33) and a control group (n = 31). In order to evaluate the cognition of the children Test of Visual Perceptual Skills-3 and Dynamic Occupational Therapy Cognitive Assessment to evaluate executive functions the Delis Rating Executive Functions and Behavior Rating İnventory Of Executive Function and to evaluate occupational routine The Executive Functions And Occupational Routines Scale were used. As a result of the evaluation, the intervention group was given cognitive therapy for 10 weeks, 3 days a week for one hour sessions while no therapy was given to the control group. The second evaluations were repeated at the end of the therapy sessions for therapy group and at the end of the 10th week for control group and at the end of the 3rd month 3rd evaluations done for both groups. Our results showed that cognitive therapy applied to children with dyslexia significantly affected executive functions and activity routines in the positive direction (p<0.05). As a result, cognitive therapy was found to be an effective therapy that improved executive functioning and occupational routines of children with dyslexia. For this reason, it is important to include cognitive therapy, which increases executive functions and activity routines, into the treatment program for children with dyslexia.Akyürek G. Disleksili çocuklarda bilişsel terapinin yürütücü işlevler ve aktivite rutinlerine etkisi, Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Ergoterapi Programı Doktora Tezi, Ankara 2017. Bu çalışma; disleksili çocuklara uygulanan bilişsel terapinin çocukların yürütücü işlevlerine ve aktivite rutinleri üzerine etkisini incelemek amacıyla planlandı. Disleksili çocuklar, kliniğe başvuranların arasından rastgele seçildi. Çalışmaya yaşları 7-12 yıl arasında olan disleksili 64 çocuk alındı. Çocuklar rastgele yöntemle müdahale grubu (n=33) ve kontrol grubu (n=31) olarak ikiye ayrıldı. Çocukların bilişsel düzeylerini belirlemek için Görsel Algı Beceri Testi-3 ve Dinamik Ergoterapi Biliş Bataryası; yürütücü işlevlerini değerlendirmek için Yönetici İşlevlere Yönelik Davranış Değerlendirme Envanteri ve Delis Yürütücü İşlevler Ölçeği; aktivite rutinlerini değerlendirmek için ise Yürütücü İşlevler ve Aktivite Rutinleri Ölçeği kullanıldı. İlk değerlendirme sonunda müdahale grubuna (G1) 10 hafta, haftada 3 gün birer saatlik seanslar halinde bilişsel terapi uygulandı. İkinci değerlendirmeler müdahale grubu için terapi seanslarının bitiminde, kontrol grubu için 10. haftanın sonunda, 3. değerlendirmeler 3 ayın sonunda tekrarlandı. Disleksili çocuklara uygulanan bilişsel terapinin yürütücü işlevler ve aktivite rutinlerini pozitif yönde anlamlı şekilde etkilediğini gösterildi (p<0,05). Bu bulgular ışığında bilişsel terapinin disleksili çocuklarda yürütücü işlevleri ve aktivite rutinlerini geliştiren etkili bir tedavi olduğu bulundu. Bu nedenle yürütücü işlevler ve aktivite rutinlerini artıran bilişsel terapinin disleksili çocukların tedavi programına dâhil edilmesi önemlidir
Disleksili Çocuklarda Yazı Yazma Performansı ve Performans Algısının Karşılaştırılması
-. Occupational therapists need to make a more detailed examination in order to identify the source of the difficulties they experience in writing activity, which is a complex process in children with dyslexia, and to improve their writing activity. This study was planned to examine the relationship between handwriting performance and perception of performance in children with dyslexia. 45 children with dyslexia and 45 children with typical development were included in our study. Consent forms were obtained from all children and parents, and sociodemographic information of the children was questioned. Minnesota Handwriting Test (MHT) was used to evaluate the handwriting performance of children with dyslexia and with typical development; The Here is How I Write Test was used to evaluate the perception of handwriting performance. After the evaluation, children's handwriting performance and perception of performance were compared. It was found that children with dyslexia had a more positive perception of performance despite low handwriting performance (p˂0.05). In addition it was found that children with dyslexia got lower scores in the speed, legibility, shape, alignment, size and range categories of MHT compared to the control group, and there was a statistically significant difference between the two groups (p˂0.05). A statistically significant difference was found between children with dyslexia and typical development in affect, performance and physical characteristics subtests related to perception of handwriting performance, and children with dyslexia were found to have lower perception of writing performance than children with typical development (p˂0.05). Therefore, it shows that the self-awareness of the dyslexia group is affected and this skill needs to be supported. We think that paying more attention to children's self-awareness during the handwriting evaluation process will contribute to the process.Ergoterapistlerin disleksili çocuklarda karmaşık bir süreç olan yazı yazma aktivitesinde yaşadığı zorlukların kaynağını tespit edip, yazı yazma aktivitesini geliştirebilmesi için daha detaylı inceleme yapması gerekir. Bu çalışma disleksili çocukların yazı yazma performansları ile performans algısı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla plandı. Çalışmamıza 45 disleksili çocuk ve 45 tipik gelişim gösteren çocuk dahil edildi. Tüm çocuklardan ve ebeveynlerden onam formu alındı ve çocukların sosyodemografik bilgileri sorgulandı. Disleksili ve tipik gelişim gösteren çocuklarda yazı yazma performansını değerlendirmek için Minnesota Yazı Yazma Testi (MYYT); yazı yazma performans algısını değerlendirmek için Bak Nasıl Yazı Yazıyorum Testi kullanıldı. Değerlendirme sonrasında çocuklarda yazı yazma performansı ile performans algısı karşılaştırıldı. Disleksili çocukların düşük yazı yazma performansına karşın daha olumlu performans algısına sahip oldukları tespit edildi (p˂0,05). Bununla birlikte, disleksili çocukların MYYT’nin hız, okunaklılık, şekil, hizalama, ölçü ve aralık kategorilerinde kontrol grubuna göre daha düşük puan aldığı saptandı, iki grup arasında istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde fark olduğu görüldü (p˂0,05). Disleksi ve tipik gelişim gösteren çocuklar arasında yazı yazma performans algısına ilişkin duygulanım, performans ve fiziksel özellikler alt testlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu, disleksili çocukların tipik gelişim gösteren çocuklara göre daha düşük yazı yazma performans algısına sahip olduğu saptandı (p˂0,05). Bu sonuçlar disleksi grubunun öz farkındalığının etkilendiğini ve bu becerinin desteklenmeye ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Yazı yazma değerlendirme sürecinde çocukların öz farkındalığını daha fazla dikkate almanın sürece katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Olan Çocuklarda Günlük Aktivite Performansına Yönelik Bilişsel Oryantasyon (Gapbo) Yaklaşımının Motor Performans ve Yürütücü İşlevler Üzerine Etkisi
The study was planned to examine the effects of "Cognitive Orientation to daily Occupational Performance" (CO-OP) approach on motor performance and executive function skills in children with Attention Deficit and Hyperactivity Disorder (ADHD). Thirty children with ADHD were included in the study, and fifteen of them were randomly assigned to the control group, while fifteen of them were administered the CO-OP approach twice a week for six weeks. Children were evaluated by Canadian Occupational Performance Measure, Goal Attainment Scale, Bruininks Oseretsky Motor Proficiency Test Short Form and The Executive Functions And Occupational Routines Scale. In addition, satisfaction levels of families after CO-OP application were evaluated with Visual Analogue Scale. As a result, the CO-OP group's occupational performance and satisfaction level, activity performance goals, running speed and agility, balance, bilateral coordination, upper-limb coordination, visual-motor control, upper limb speed and dexterity and executive function skills (p<0,05) were improved. The children in the CO-OP group have achieved their activity goals (p=0,001). In the second evaluations, a significant difference was observed in the occupational performance and satisfaction and executive skills social routine sub-parameter in the CO-OP group compared to the control group (p<0,05). It was found that the satisfaction level of families with the CO-OP approach (9.24 ± 0.63) was high. CO-OP is an important approach in increasing occupational performance and improving cognitive and motor skills in the treatment of children with CO-OP. The inclusion of the CO-OP approach which is an occupational performance-oriented approach, into occupational therapy intervention approaches supports skill acquisition in children.
Key Words: attention deficit and hyperactivity, CO-OP, motor performance, executive functions.Bu çalışma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarda "Günlük Aktivite Performansına yönelik Bilişsel Oryantasyon" (GAPBO) yaklaşımının çocukların motor performans ve yürütücü işlev becerileri üzerine etkilerini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya 30 DEHB tanılı çocuk dahil edildi ve randomize olarak 15'i kontrol grubuna alınırken, 15'ine GAPBO yaklaşımı haftada 2 kez 6 hafta boyunca uygulandı. Çocuklar, Kanada Aktivite Performans Ölçeği, Hedefe Ulaşma Ölçeği, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi Kısa Form ve Yürütücü İşlevler ve Aktivite Rutinleri Ölçeği ile değerlendirildi. Ayrıca GAPBO uygulaması sonrası ailelerin duydukları memnuniyet düzeyleri Görsel Analog Skalası ile değerlendirildi. Çalışmanın sonucunda, GAPBO grubunda ilk değerlendirmelere göre aktivite performans ve memnuniyet düzeylerinde, aktivite performans hedeflerinde, koşma hızı ve çeviklik, denge, bilateral koordinasyon, üst ekstremite koordinasyonu, görsel-motor kontrol ile üst ekstremite hız ve becerisi ve yürütücü işlev becerilerinde iyileşme görüldü (p<0,05). GAPBO grubundaki çocuklar Hedefe Ulaşma Ölçeği sonuçlarında anlamlı klinik iyileşme gösterdi (p=0,001). Son değerlendirmelerde GAPBO grubunda kontrol grubuna göre aktivite performans ve memnuniyeti ile yürütücü beceriler sosyal rutin alt parametresinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık görüldü (p<0,05). Ailelerin GAPBO yaklaşımından duydukları memnuniyet düzeylerinin (9,24±0,63) yüksek olduğu tespit edildi. Sonuç olarak; GAPBO, DEHB tanılı çocukların tedavisinde aktivite performansını, bilişsel ve motor becerileri geliştirmede önemli bir yaklaşımdır. Aktivite performansına odaklanan GAPBO yaklaşımının ergoterapi müdahalelerine dahil edilmesi çocuklarda beceri kazanımını desteklemektedir.
Anahtar Kelimeler: dikkat eksikliği ve hiperaktivite, GAPBO, motor performans, yürütücü işlev
İnmeli Hastalarda Kognitif Rehabilitasyonun Fonksiyonel Bağımsızlık, Yaşam Kalitesi ve Toplumsal Katılım Üzerine Etkisi
This study was planned to assess the effects of cognitive rehabilitation on functional independence, quality of life and communal participation of stroke patients. 20 people who have been diagnosed with having had stroke, were randomly devided to two groups, each including 10. Patients in each group were treated with neurophysiological exercises and the subjects in Group 1 recieved cognitive rehabilitation additionally. The patients' muscle strengths were evaluated based on Motricity Index, balances based on Tinetti Balance Evaluation Scale, sensation and movement functions based on Fugl-Meyer motor evaluation scale, cognitive states based on Loweinstein Occupational Therapy Cognitive Assessment (LOTCA) and Montreal Cognitive Assessment (MoCA). Canadian Occupational Performance Measure and Craig Handicap Assessment and Reporting Tecnique- Short Form were used to evaluate the communal participation, Short Form – 36 (SF – 36) was used to evaluate the quality of life and Functional Independence Measure (FIM) was used to evaluate the functional independence. All patients recieved therapy 3 days a week for 8 weeks. The group that recieved cognitive rehabilitation (CRG) were treated with 1 hour of curative and functional adaptive approaches together with highly inclusive treatment approaches as well as a combination of all and they were treated with 1 hour of rehabilitation methods being neurophysiological exercise therapy based on Bobath Techniques. The control group (CG) received 1 hour of rehabilitation methods being neurophysiological exercise alone. CRG' s total points at MoCA and points in the areas of Executive Functions and Attention, the improvements they showed in the areas of orientation, visual reception and attention according to LOTCA were found statistically meaningful when compared to CG' s received points (p<0,05). The total points received by CRG at LOTCA and points received in the areas of visual motor organization were found to be highly meaningful when compared to the points received by the CG (p<0,001). Scores received by CRG in the area of physical independence at CRAIG-SF, and quality of life scores received in the areas of physical component and emotional role limitation at SF – 36 were found to be meaningfully higher when compared to CG' s scores (p<0,05). It was concluded that cognitive rehabilitation does have positive impact on communal participation and quality of life.Bu çalışma inmeli hastalarda kognitif rehabilitasyonun fonksiyonel bağımsızlık, yaşam kalitesi ve toplumsal katılım üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla planlandı. İnme tanısı almış 20 kişi rastgele yöntemle 10 kişilik iki gruba ayrılmıştır. Her iki gruba nörofizyolojik tedavi uygulanmış olup I. Gruba kognitif rehabilitasyon müdahaleleri ilave edilmiştir. Hastaların kas gücü Motricity İndeksi, denge durumu Tinetti Denge Değerlendirme Skalası, duyu ve hareket fonksiyonu Fugl-Meyer Motor Değerlendirme Skalası, kognitif durumu Loewenstein Ergoterapi Kognitif Değerlendirme Skalası (LOTCA) ve Montreal Bilişsel Değerlendirme (MOBİD) Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Toplumsal katılımı değerlendirmek için; Kanada Aktivite Performans Ölçümü (COPM) ile Craig Engellilik Değerlendirme ve Bildirme Tekniği- Kısa Formu (CRAIG-SF), yaşam kalitesini değerlendirmek için; Kısa Form-36 (SF-36) ve fonksiyonel bağımsızlığı değerlendirmek için ise Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçümü (FBÖ) kullanılmıştır. Hastalar haftada 3 gün 8 hafta boyunca tedaviye alınmıştır. Kognitif rehabilitasyon grubuna(KRG), 1 saat iyileştirici ve fonksiyonel adaptif yaklaşımların çok içerikli tedavi yaklaşımları ile birleşiminden oluşan kognitif rehabilitasyon ve 1 saat Bobath temeline dayalı nörofizyolojik egzersizlerden oluşan rehabilitasyon programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna(KG) ise sadece 1 saat nörofizyolojik egzersizlerden oluşan rehabilitasyon uygulanmıştır. KRG' da MOBİD ölçeğine göre tespit edilen bu ölçeğin toplam puanı ile yürütücü fonksiyonlar ve dikkat alanlarındaki, LOTCA ölçeğine göre ise oryantasyon, görsel algılama ve dikkat alanlarındaki gelişmeler KG' a kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). LOTCA toplam puanı ile görsel motor organizasyon alanında elde edilen gelişmelerin KG' a göre ileri derecede anlamlı olduğu görülmüştür (p<0,001). Toplumsal katılımın gruplar arası karşılaştırmasında KRG'da CRAIG-SF ölçeğinin fiziksel bağımsızlık bölümündeki, yaşam kalitesinin gruplar arası karşılaştırmasında yine KRG'da SF-36 ölçeğinin fiziksel komponent ile emosyonel rol kısıtlaması alanındaki gelişmelerin KG' e göre daha anlamlı olduğu görülmüştür (p<0,05). İnmeli hastalarda uygulanan kognitif rehabilitasyon müdahalelerinin toplumsal katılım ve yaşam kalitesi üzerine olumlu etkisi olduğu görülmüştür
Serebral Paralizili Çocuklarda Aktivitelere Katılımın Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisinin İncelenmesi
The aim of this study is to compare the children with cerebral palsy between the ages 8-12 years with their healthy counterparts, studying their activity participation and activity preferences and examining the effects of these parameters on their quality of life. For the research group; Cerebral Palsy diagnosed 30 children and for the control group; 60 healthy children participated in the study. As assessment scales CAPE (Children's Assessment of Participation and Enjoyment) for activity participation, PAC (Preferences for Activity of Children) for activity preferences and Kid-KINDL for quality of life has been used. At the end of the evaluation; It has been observed that the children with CP compared to the healthy children has participated in less number of activities, less frequently and more home based (p0,05). The children with CP showed higher points on `enjoyment? levels in total activity participation compared to the healthy children (p0,05), but in terms of social activity children with CP have showed more interest in choosing social activities compared to their healthy counterparts (p0,05). But the children with CP showed lower points on physical well-being, family and friendship domains in quality of life (p0,05). Sp'li çocukların toplam aktivite katılımında eğlenme derecelerinin sağlıklı çocuklara gore yüksek olduğu görülmüştür (p0,05), ancak sosyal aktivite tercihi açısından sp'li çocukların sosyal aktiviteleri sağlıklı çocuklara gore daha fazla tercih ettikleri belirlenmiştir (p0,05). Ancak sp'li çocukların yaşam kalitesi yönünden bedensel iyilik, aile ve arkadaş puanlarının daha düşük olduğu görülmüştür (p<0,05). Toplam aktivite katılımı ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde; sp'li çocuklarda çeşitlilik, sıklık, kiminle ve nerede değerleri ile yaşam kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Toplam aktivite katılımının sadece eğlenme derecesi ile yaşam kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu, sp'li çocuklarda eğlenme derecesi arttıkça yaşam kalitesinin arttığı belirlenmiştir (r=0,370). Sağlıklı çocuklarda ise toplam aktivite katılımı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Aktivite tercihi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiye bakıldığında sp'li çocuklarda toplam aktivite tercihi puanlarının ve sosyal aktivite tercih puanlarının artmasıyla yaşam kalitesinin arttığı görülmüştür (r=0,536). Sp'li çocuklarda eğlenmenin ve sosyal aktivitelerin yaşam ka litesi üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında ergoterapistler açısından çocukların aktivite tercihlerinin ve aktivite katılımlarının önemi görülmektedir. Çocukların ergoterapistler tarafından uygun aktivitelere yönlendirilmelerinin çocukların toplumsal katılımları ve yaşam kaliteleri üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle ergoterapistler tarafından çocuk, çevre ve aktiviteye yönelik detaylı değerlendirmeler yapılarak toplumsal katılımı etkileyen faktörler ışığında müdahaleler planlanmalıdır
- …
