197,940 research outputs found
Bulut bilişim ve sağlık bakımı
Giriş: Günümüzde sağlık hizmetlerinin giderek maliyetinin artması, sağlık bakım kurumlarının sağlık bilişim sistemlerini benimseyerek kullanmalarını zorunlu hale getirmektedir. Sağlık Bilişim Sistemleri, sağlık bakım kurumlarına kendi süreçlerini düzene koyabilmelerine ve maliyet-etkin bir biçimde daha etkili hizmet verebilmelerini olanak sağlamaktadır. Son teknolojik gelişmelerden biri olan Bulut Bilişim, sağlık bilişim hizmeti veren sağlık bakım kurumlarına internet üzerinden güçlü bir veri depolama alt yapısı oluşturulmasını mümkün kılmaktadır. Ancak bu yeni teknoloji, sunduğu fırsatların yanı sıra büyük kayıplara neden olabilecek riskleri de içermektedir (Henkoğlu ve Külcü 2013). Yöntemler: Bu makalede, bulut bilişim ve sağlık bakımı ile ilgili literatür ve araştırma bulguları incelenerek konunun önemi tartışıldı ve uygulamaya yönelik öneriler sunuldu. Bulgular: Bulut bilişim, uygulamaların internet ortamında bulunan bir uzak sunucu üzerinden çalıştırılması ya da kullanıcıya ait verilerin uzak sunucu üzerinde her an erişilebilir şekilde bulundurulmasını sağlayan bir servis yapısı olarak tanımlanmaktadır. Bulut platformları ise; hemen her türlü elektronik cihazın bağlanabildiği, Web servisleri üzerinden donanım ve yazılım gibi mevcut BHT kaynaklarının dinamik olarak paylaştırılabildiği ve ölçek ekonomisinin avantajları ile yaygın hizmet sunan servis sağlayıcılardan oluşan internet ortamını ifade etmektedir. Bulut Bilişim, bilgi işlem gücünü her yerde ve herkes için kullanılabilir hale getirmekte ve her türlü bilgiye iletişim cihazı (PC, Mac, iPhone, Android veya BlackBerry) kullanarak ulaşmak mümkün olabilmektedir. Bulut Bilişim, sağlık bakım kurumlarına veri paylaşımı adına büyük bir fırsat yaratmaktadır. Hasta verilerini farklı amaçlarla paylaşma hizmeti sunulan sağlık bakım hizmetlerinin kalitesini arttırmaktadır. Bu teknoloji sayesinde sağlık bakım kurumları sürekli olarak yeni alt yapıya yatırım yapmak, yeni personeli eğitmek veya yeni yazılımların lisanslarını almak zorunda kalmadan bilişim kaynaklarına hızla erişim imkânına sahip olabilmektedir. Bulut bilişim sağlık bakım kurumları için yeni bir ekonomi, bütçeleri üzerinde daha iyi bir kontrol sunmakta, büyük ve masraflı veri merkezlerinin sürdürülmesi ve çalıştırılması gereksinimini ortadan kaldırmaktadır. Türkiye’de sağlık bakım sistemlerinde genel bulut bilişim hizmetlerinden faydalanma oranının hızla arttığı, fakat kurumları meydana gelebilecek zararlar karşısında korumaya alan verilerin korunması kanunu vb. hukuksal düzenlemenin olmadığı görülmektedir. Bu durum bulut sistemi üzerine aktarılan tüm verilerin sorumluluğunun, bulut hizmeti alan kullanıcı üzerinde bulunduğu anlamını taşımaktadır. Bu nedenle bulut sisteminin sunmuş olduğu kolaylık ve imkânlardan faydalanan sağlık bakım kurumların; bulut sisteminin kullanımı esnasında ve sonrasında oluşabilecek riskler ve bu konudaki hukuksal eksiklikler hakkında bilinçli olmaları önem taşımaktadır. Sonuç: Günlük yaşamda maliyetlerin düşürülmesi, erişim ve kullanım kolaylığı noktasında sunduğu avantajlarının yanı sıra; bulut bilişimin beraberinde getirdiği riskler de küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Bu makalede sağlık bakımı kurumlarının ve sağlık çalışanlarının bulut bilişim konusunda farkındalık geliştirmelerine ve sağlık bakım sisteminde kullanmalarına katkıda bulunması planlanmaktadır
Bulut bilisim ve saglık bakımı
Giriş: Günümüzde sağlık hizmetlerinin giderek maliyetinin artması, sağlık bakım kurumlarının sağlık bilişim sistemlerini benimseyerek kullanmalarını zorunlu hale getirmektedir. Sağlık Bilişim Sistemleri, sağlık bakım kurumlarına kendi süreçlerini düzene koyabilmelerine ve maliyet-etkin bir biçimde daha etkili hizmet verebilmelerini olanak sağlamaktadır. Son teknolojik gelişmelerden biri olan Bulut Bilişim, sağlık bilişim hizmeti veren sağlık bakım kurumlarına internet üzerinden güçlü bir veri depolama alt yapısı oluşturulmasını mümkün kılmaktadır. Ancak bu yeni teknoloji, sunduğu fırsatların yanı sıra büyük kayıplara neden olabilecek riskleri de içermektedir (Henkoğlu ve Külcü 2013).
Yöntemler: Bu makalede, bulut bilişim ve sağlık bakımı ile ilgili literatür ve araştırma bulguları incelenerek konunun önemi tartışıldı ve uygulamaya yönelik öneriler sunuldu.
Bulgular: Bulut bilişim, uygulamaların internet ortamında bulunan bir uzak sunucu üzerinden çalıştırılması ya da kullanıcıya ait verilerin uzak sunucu üzerinde her an erişilebilir şekilde bulundurulmasını sağlayan bir servis yapısı olarak tanımlanmaktadır. Bulut platformları ise; hemen her türlü elektronik cihazın bağlanabildiği, Web servisleri üzerinden donanım ve yazılım gibi mevcut BHT kaynaklarının dinamik olarak paylaştırılabildiği ve ölçek ekonomisinin avantajları ile yaygın hizmet sunan servis sağlayıcılardan oluşan internet ortamını ifade etmektedir. Bulut Bilişim, bilgi işlem gücünü her yerde ve herkes için kullanılabilir hale getirmekte ve her türlü bilgiye iletişim cihazı (PC, Mac, iPhone, Android veya BlackBerry) kullanarak ulaşmak mümkün olabilmektedir.
Bulut Bilişim, sağlık bakım kurumlarına veri paylaşımı adına büyük bir fırsat yaratmaktadır. Hasta verilerini farklı amaçlarla paylaşma hizmeti sunulan sağlık bakım hizmetlerinin kalitesini arttırmaktadır. Bu teknoloji sayesinde sağlık bakım kurumları sürekli olarak yeni alt yapıya yatırım yapmak, yeni personeli eğitmek veya yeni yazılımların lisanslarını almak zorunda kalmadan bilişim kaynaklarına hızla erişim imkânına sahip olabilmektedir. Bulut bilişim sağlık bakım kurumları için yeni bir ekonomi, bütçeleri üzerinde daha iyi bir kontrol sunmakta, büyük ve masraflı veri merkezlerinin sürdürülmesi ve çalıştırılması gereksinimini ortadan kaldırmaktadır.
Türkiye’de sağlık bakım sistemlerinde genel bulut bilişim hizmetlerinden faydalanma oranının hızla arttığı, fakat kurumları meydana gelebilecek zararlar karşısında korumaya alan verilerin korunması kanunu vb. hukuksal düzenlemenin olmadığı görülmektedir. Bu durum bulut sistemi üzerine aktarılan tüm verilerin sorumluluğunun, bulut hizmeti alan kullanıcı üzerinde bulunduğu anlamını taşımaktadır. Bu nedenle bulut sisteminin sunmuş olduğu kolaylık ve imkânlardan faydalanan sağlık bakım kurumların; bulut sisteminin kullanımı esnasında ve sonrasında oluşabilecek riskler ve bu konudaki hukuksal eksiklikler hakkında bilinçli olmaları önem taşımaktadır.
Sonuç: Günlük yaşamda maliyetlerin düşürülmesi, erişim ve kullanım kolaylığı noktasında sunduğu avantajlarının yanı sıra; bulut bilişimin beraberinde getirdiği riskler de küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Bu makalede sağlık bakımı kurumlarının ve sağlık çalışanlarının bulut bilişim konusunda farkındalık geliştirmelerine ve sağlık bakım sisteminde kullanmalarına katkıda bulunması planlanmaktadır
A Batch Adsorber Design for Rhodium Adsorption on Gallic Acid Formaldehyde Resin
The adsorption of rhodium (III) ions onto gallic acid formaldehyde resin in a batch adsorber has been studied. Adsorption experiments were carried out by agitating 1 g resin particles with 1000 ml of Rh (III) ion solution of the initial concentrations from 16.54 to 88.80 mg/l (293K, 1M HCl). Using Langmuir isotherm, a single stage batch adsorber was designed for different adsorbent mass/treated effluent volume ratios. An initial rhodium concentration of 100 g/m(3) is assumed and the required amount of resin particles to recover metal ion content by 75%-99% at various volumes of effluents. For a single-stage adsorption system, thus the adsorbent demonstrated recovery capacity. For example, 1 m(3) of solution is to be treated; the required masses of gallic acid resol resin are 25 kg for 75% rhodium removal. In order to recover 90% of the rhodium (III) at various volumes of solution which having different metal concentrations, the required amount of gallic acid resin was calculated. For example, 1 m3 of solution is to be treated, the required amounts of resin particles to reduce the rhodium content by 90% increased from 75 to 76 kg with increase in the initial rhodium metal concentration from 0.1 to 100 g/m(3). Through such a projection, a real single stage adsorption system can be designed
Synthesis and characterization of advanced high capacity cathode active nanomaterials with three integrated spinel-layered phases for Li-ion batteries
Mesoporous cathode active materials that included undoped and separated Cu2+ and Co3+ doped spinels were prepared. The "doped spinel-Layered-Li-rich spinel" composite nanoparticles within the three integrated phased (LiM(0,02)Mn(1,98)O(4)eLi(2)MnO(3)-Li1,27Mn1,73O4; where M is Cu2+ and Co3+) were synthesized by a microwave assisted hydrothermal synthesis. These materials were investigated with X-Ray powder Diffraction spectroscopy (XRD), Scanning Electron Microscopy (SEM and FE-SEM), High Resolution Transmission Electron Microscopy (HR-TEM), galvanostatic cycling at 0.1C and 0.5C rates, Cyclic Voltammetry (CV), and Electrochemical Impedance Spectroscopy (EIS). The effects of the calcination temperature and the partial substitution of Mn3+ in the spinel by Cu2+ and Co3+, and onto the spinel structure were investigated with XRD. The lattice parameters of the spinel structured compounds were calculated from the XRD data using the Williamson-Hall equation. However, the morphological changes, which depended on the calcination temperature, were examined by SEM, FE-SEM and HRTEM. Furthermore, the two other phases which were different from LiM0,02Mn1,98O4 had a great impact on the electrochemical performance over the potential range of the 3-5 V. At the 0.1C rate, the first discharge capacities of undoped and Cu2+, Co3+ doped materials were 577, 285, 560 mAh/g respectively. After 50 cycles at 0.5C rate, we achieved 96.2%; 52.5%; 95.4% capacity retention for the undoped and Cu2+, Co3+ doped materials respectively. (C) 2016 Elsevier B.V. All rights reserved
Synthesis and Characterization of Pyrogallol-Formaldehyde Nano Resin and Its Usage as an Adsorbent
A pyrogallol (PG) and formaldehyde condensation reaction was carried out under alkaline conditions to prepare the pyrogallol formaldehyde resol resin (PGNR). Polymerization was performed to establish the nano resin formation. Obtained nano resin was used as an adsorbent for recovery of rhodium(III) ions from chloride-containing solutions. This kind of recovery was very simple and useful for generating little secondary wastes. The interaction of adsorption also was investigated: The proposed adsorption of the aquachlororhodium(III) species mostly takes place via a ligand exchange mechanism. PGNR and Rh-adsorbed PGNR were characterized by scanning electron microscopy, energy-dispersive spectrometry, X-ray diffraction spectroscopy, and Fourier transform infrared-attenuated total reflection spectroscopy. By utilizing such characteristics of polyphenol resin, PGNR can be applied to recover Rh(III) efficiently and simply with low cost
Synthesis and Characterization of Gallic Acid Resin and Its Interaction with Palladium(II), Rhodium(III) Chloro Complexes
Gallic acid (GA) and formaldehyde condensation reaction was carried out under alkaline condition to prepare the gallic acid-formaldehyde resol resin (GAR). Obtained resin was used as adsorbent for recovery of palladium(II) and rhodium(III) ions from chloride-containing solutions. This kind of recovery was very simple and useful for generating little secondary wastes. Interaction of adsorption also was investigated: Chloropalladium(II) species were reduced to Pd(0), while hydroxyl groups of GAR were oxidized during the adsorption. Proposed adsorption of the aquachlororhodium(III) species mostly takes place via ligand exchange mechanism. GAR, Rh-adsorbed GAR, and Pd-adsorbed GAR were characterized by scanning electron microscopy, energy-dispersive spectrometry, X-ray diffraction spectroscopy, and Fourier transform infrared attenuated total reflection spectroscopy
Seiberg-Witten-like equations on 6-dimensional SU(3)-manifolds
It is known that Seiberg-Witten monopole equations are important for the investigations of smooth 4-manifolds. In this study we write the similar equations for 6-dimensional manifold M with structure group SU(3). For Dirac equation we use the associated Spinc-structure to the SU(3)-structure. For the curvature equation we make use of the decomposition ?2(M) = ?1 2 (M) ? ?6 2 (M) ? ?8 2 (M) [1]. We consider the part ?1 2 (M) ? ?6 2 (M) as the bundle of self-dual 2-forms. Lastly, we give a global solution for these equation
The chemical, physical and electrochemical effects of carbon sources on the nano-scale LiFePO4 cathode surface
LiFePO4-C composite cathode active materials were synthesized by a sol-gel-assisted carbothermal reduction method using tannic (TA), tartaric (TRA) and stearic (SA) acids as both the carbon coating and reducing agent. The effect of different carbon sources on the structural, morphological and electrochemical properties of LiFePO4 are studied in this paper. The samples were characterized by optical-analytical methods and galvanostatic charge discharge tests. The scanning electron microscopy (SEM) images revealed that the majority of the particles lay between 300 and 500 am for pure LiFePO4, while the carbon-coated LiFePO4 particles were from 50 to 300 nm. Furthermore, we found that TA is suitable for producing a LiFePO4-C composite with a fine particle size and a uniformly-coated carbon conductive layer (3.6 nm thickness) by high resolution transmission electron microscopy (HR-TEM). The cycling studies indicated a high and stable discharge capacity of 151 mAh g(-1) for the carbon-coated nanocrystalline LiFePO4 with TA at room temperature. The current rate capability studies between 0.2-10 C (1 C=170 mAh g(-1)) demonstrated an excellent capacity retention efficiency of over 96.9% after 300 cycles. A schematic illustration was proposed based on the physical and chemical adhesion behaviors on the LiFePO4 surface of the three organic structures used as the carbon source. (C) 2014 Elsevier Ltd and Techna Group S.r.l. All rights reserved
Influence of gradual cobalt substitution on lithium nickel phosphate nano-scale composites for high voltage applications
The carbon-free LiNiPO4 and cobalt doped LiNi1-xCoxPO4/C (x = 0.0-1.0) were synthesized and investigated for high voltage applications (>4 V) for Li-ion batteries. Nano-scale composites were prepared by handy sol-gel approach using citric add under slightly reductive gas atmosphere (Ar-H-2,85:15%). Structural and morphological characteristics of the powders were revealed by X-ray powder diffraction (XRD), field-emission scanning electron microscopy (FE-SEM), high resolution transmission electron microscopy (HR-TEM) and inductively coupled plasma (ICP). Except for a small impurity phase (Ni3P), phase pure samples crystallized in the olivine-lattice structure with a linear relationship between lattice parameters (a, b and c) and chemical composition. The FE-SEM images proved that LiNiPO4/C particles (50-80 nm) did not agglomerate, and showed that as the cobalt content was higher agglomeration had increased. The electrochemical properties of all electrodes were investigated by galvanostatic charge-discharge measurements. Substitution of Ni2+ by Co2+ caused higher electronic conductivities and showed more effective Li+ ion mobility. When the cobalt content is 100%, the capacity reached to a higher level (1462 mA h g(-1)) and good capacity retention of 85.1% at the end of the 60 cycles was observed. The cycling voltammogram (CV) revealed that LiCoPO4/C electrode improved the electrochemical properties. The Ni3+-Ni2+ redox couple was not observed for carbon free LiNiPO4. Nevertheless, it was observed that carbon coated LiNiPO4 sample exhibits a significant oxidation (5.26 V)-reduction (5.08 V) peaks. With this study, characteristics of the LiNi1-xCoPO4/C series were deeply evaluated and discussed. (C) 2015 Elsevier Inc. All rights reserved
Characteristics of nanosized LiNi (x) Fe1-x PO4/C (x=0.00-0.20) composite material prepared via sol-gel-assisted carbothermal reduction method
Pure LiFePO4 and LiNi (x) Fe1-x PO4/C (x = 0.00-0.20) nanocomposite cathode materials have been synthesized by cheap and convenient sol-gel-assisted carbothermal reduction method. X-ray diffraction (XRD), scanning electron microscopy (SEM), high-resolution transmission electron microscopy, and inductively coupled plasma have been used to study the phase, morphology, and chemical composition of un-doped and Ni-doped materials. XRD patterns display the slight shrinkage in crystal lattice of LiFePO4 after Ni2+ doping. The SEM images have revealed that Ni-doped particles are not agglomerated and the particle sizes are practically homogeneously distributed. The particle size is found between 50 and 100 nm for LiNi0.20Fe0.80PO4/C sample. The discharge capacity at 0.2 C rate has increased up to 155 mAh g(-1) for the LiNi0.05Fe0.95PO4/C sample and good capacity retention of 99.1 % over 100 cycles, while that of the unsubstituted LiFePO4/C and pure LiFePO4 has showed only 122 and 89 mAh g(-1), respectively. Doping with Ni has a noticeable effect on improving its electrical conductivity. However, serious electrochemical declension will occur when its doping density is beyond 0.05 mol LiNi0.20Fe0.80PO4/C electrode shows only 118 mAh g(-1), which is less than un-doped LiFePO4/C sample at 0.2 C. The cycling voltammogram demonstrates that Ni-doped LiNi0.05Fe0.95PO4/C electrode has more stable lattice structure, enhanced conductivity, and diffusion coefficient of Li+ ions, in which Ni2+ is regarded to act as a column in crystal lattice structure to prevent the collapse during cycling process
- …
