393 research outputs found
Dynamics in cardiometabolic risk among Turkish adults: Similarities to that in Iranians?
Based on 20 years experiences of follow-up of the Turkish Adult Risk Factor (TARF) study, this review summarizes the distribution of risk factors among Turks which is dominated by components of the metabolic syndrome (MetS), especially abdominal obesity and atherogenic dyslipidemia. The adoption of a 95 cm cutoff for male abdominal circumference was crucial in the understanding of cardiometabolic risk factors. The prevalence of MetS, type-2 diabetes and coronary heart disease (CHD) are high, alike in Iranians. The TARF study demonstrated that low-grade systemic inflammation and oxidative stress are major determinants of cardiometabolic risk in the population at large, and involves the female sex to a greater extent than the male. As a result, impaired anti-inflammatory and atheroprotective function developed in middle-aged and elderly obese individuals emerging as dysfunction of apolipoprotein A-I and HDL particles. This dysfunction is currently a major driver cardiometabolic risk in Turkish adults leading to substantial excess diabetes and CHD. Separate algorithms for diabetes and CHD were derived that improved the risk prediction of these diseases.
The author strongly suspects that such dynamics in the development of diabetes and CHD exist in Western adults prone to impaired glucose tolerance, and evidence is accumulating regarding general Iranian adults. These issues posing a vast threat on public cardiometabolic health will have to be recognized with the purpose of not delaying implementation of measures for the modification of cardiometabolic risk, especially in women
Altan Öymen ile sözlü tarih görüşmesi
Bu görüşme, Suat Gezgin’in yürütücülüğünde, Veli Polat ve H. Esra Ercan’ın koordinatörlüğünde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nün katkılarıyla Türkiye Sözlü Basın Tarihi Projesi Cilt III başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 22'tir.20 Haziran 1932 yılında İstanbul’da doğan Altan Öymen’in ailesi 1935 yılında babasının tayini vasıtasıyla Ankara’ya taşınır. Öymen, 47 yıl Ankara’da yaşar. İlkokulu Mimar Kemal İlkokulu'nda, liseyi Atatürk Lisesi'nde okur. Daha sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne geçer. Burada 2. sınıftayken gazeteciliğe başlar. Babası Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde dergi çıkarır, kitap tercüme eder ve yazarlık yapar. Babasının gazeteciliğe başlamasında rol model olduğunu belirten Öymen lisedeyken duvar gazeteleri hazırlar. 1950 yılında, Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yayın organı olan Ulus Gazetesi'nde çalışmaya başlar. Babası 1943-1950 yıllarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili olarak görev yapar ancak 1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelişiyle milletvekili seçilemez. Bunun üzerine ailenin maddi durumu sarsılır. Altan Öymen, o sıralarda gazetecilik yapmaktadır. Stajyer olarak başlar, daha sonra kadroya geçer. Bir yandan da okula devam eden Öymen, fakülteyi biraz aksatmaya başladığını belirtir. O zamanlarda gazeteciliğin başlı başına bir meslek dalı olarak kabul edilmediğini söyler. Seneler sonra, 1977 yılında Bülent Ecevit kendisine milletvekilliği teklif ettiğinde gazeteciliği bırakmaya karar verir. Günaydın Gazetesi'nin sahibi Haldun Simavi’nin gazeteciliğin muteber bir meslek olduğunu, bırakıp milletvekili olmamasını söylediğini belirten Öymen, gazeteciliğin yıllar içerisinde değer kazanan bir meslek olduğunu belirtir. Ulus Gazetesi'nde stajyerlik yaptığı dönemde, istihbarat şefi Öymen’i Danıştay, Yargıtay, polis karakolları, adliye, belediye gibi yerlere bilgi toplamak için gönderir. Ulus Gazetesi o sıralarda muhalefet partisinin organı olduğu için siyasi haberler önemlidir. Haberlerin doğruluğu önemsenir. Haber kaynaklarının çoğu devlet görevlileridir. Hükümet ise yazılanlar karşısında tahkikat açar, yazılmasını önlemeye çalışır. Öymen, genelde bu haber kaynaklarını gizlediklerini belirtir. 1950’lere kadar Ankara’ya İstanbul gazeteleri bir gün sonra geldiği için Ankara merkezli gazeteler okunur. Ancak zaman içerisinde gazeteler günü gününe gelmeye, Ankara’da İstanbul gazetelerinin büroları açılmaya başlar. Öymen, 1955 yılında İstanbul merkezli gazetelerden biri olan Tercüman Gazetesi'nin muhabiri ve mümessili olur. Ankara muhabirleri görevlerini evlerinden yaparlar. Ancak sonraları büro kurulması kararlaştırılır. Ulus Gazetesi 1953’te müsadere edilir, Yeni Ulus olarak çıkmaya başlar, sonra Halkçı adını alır. Öymen bu sırada hem Halkçı’da hem Tercüman’da çalışır. Doğrudan kendi bürosunu açan ilk gazete Cumhuriyet Gazetesi'dir. Sonra Milliyet, daha sonra Tercüman’ın bürosu kurulur. Öymen bu büronun bir kısmında eşiyle yaşamaya başlar. 1950’li yılların başında Ankara’da kadın gazeteci sayısı yok denecek kadar azdır. Daha sonraları Nilüfer Yalçın, Dünya Gazetesi'nde çalışmaya başlar. Emel Aktuğ da o sıralardaki kadın gazetecilerden biridir. Öymen, tanıdığı diğer kadın gazetecilerin isimlerini sıralar. Öymen, Ankara Gazeteciler Sendikası ve Gazeteciler Cemiyeti'nde çeşitli zamanlarda başkanlık yapar. Sendika ve cemiyet hakkında bilgi verir. Toplu iş sözleşmelerinde oluşan birtakım pürüzlerden bahseder. Öymen, muhabirlik, genel yayın yönetmenliği, başyazarlık gibi çeşitli pozisyonlarda görev alır. Uğur Mumcu ile beraber Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel’in mobilya ihracatı adı altında ihracatı teşvik amaçlı vergi iadesinden faydalandığıyla ilgili başarılı bir araştırmacı gazetecilik örneği hazırlar. Usulsüzlükleri belirleyip ajansta belgeleriyle yayımlarlar. Haberleri Cumhuriyet Gazetesi verir. Kendilerine bu olay üzerine altı ayrı dava açılır. Bu davalarda savunmalarını, belgeleri toplayarak “Mobilya Dosyası” adı altında bir kitap hazırlarlar, İstanbul Tekin Yayınevi basar. Meslek hayatındaki çeşitli haber atlama-atlatma olaylarını anlatır. Bunlar diğer gazetecilerden farklı ve öncü olarak yaptığı haberler ile kaçırdıkları, diğer gazetelerin doğru yayımladığı haberlerdir. Kaçırdıkları haber dolayısıyla Akis Dergisi Tercüman ekibinin başarısızlığını alaya alan yazılar yazar. Öymen, o dönemde Akis’in bir nevi kontrol mekanizması olduğunu belirtir. Demokrat Parti (DP), muhalefetteyken hükümeti özgürlükler açısından baskıcı olmakla suçlar. 1945 yılına kadar hükümetlerin gazeteleri kapatma yetkisi vardır, demokrasiye geçince kaldırılır. Öymen, birçok antidemokratik kanunun kaldığını belirtir. Basında kısıtlayıcı maddeler azaltılır. Ancak, özellikle 1954 yılından sonra basının eleştirilerine tahammülsüzlük artar. Öymen, Demokrat Parti (DP)’nin ikinci iktidarında yaptığı değişikliklerden bahseder. Hakimlerin emekliye ayrılmaları, seçim kanunundaki değişiklikler, Kırşehir’in il iken ilçe haline getirilmesi gibi olaylardan söz eder. Gazetelere kağıtlar hükümet tarafından verilmektedir. Bu nedenle hükümet bazı büyük tirajlı gazetelere daha az kağıt verir, az tirajlı olup çok kağıt alanlar ise bu kağıtları karaborsada satar. Bunun üzerine diğer gazeteler kağıdı karaborsadan almak zorunda kalır. Gazete kapatma uygulaması mahkemeler vasıtasıyla geri getirilir. Gazeteciler sıklıkla hapse atılmaya başlar. Bunların arasında Hüseyin Cahit Yalçın ve Ahmet Emin Yalman’ın da aralarında olduğu gazeteciler Cebeci Hapishanesi‘ne -şimdiki Ulucanlar Cezaevi Müzesi- atılır. Öymen, basın özgürlüğü açısından durumun daha da kötüleştiğini belirtir.1960 yılında Tahkikat Encümeni’ne gidilir. Komisyon, ülkedeki siyasi faaliyetleri yasaklar. Gazete yayımlarına yasak getirir. Aynı dönemde sıkıyönetim de ilan edilir. Öymen, iktidarın komünist tehlikesi imajı yaratarak Amerika Birleşik Devletleri’nden yardım alma yoluna gittiğini belirtir. Bunun için cebir unsuru da kaldırılır, komünizm propagandası yasaklanır. 27 Mayıs’a kadar olan dönemde gazeteler kapatılır, gazeteciler hapis cezası alır. Öymen, o sırada birçok davadan on aylık bir mahkumiyeti bulunduğunu söyler. 27 Mayıs ihtilali ile kendisinin ve aynı durumdaki birçok gazetecinin kurtulduğunu belirtir. Öncü Gazetesi'nin kadrosunda yer alır. Fakat Aziz Nesin’in bir tefrikasını yayımlayacakları için gazete kapatılacaktır. 1961 Anayasası’nın demokratik bir anayasa olduğunu söyler. Ancak onun da öncesinde birçok akademisyen üniversitelerden atılır, yüksek rütbeli bazı subaylar tasfiye edilir, idamlar yapılır. Öymen, 27 Mayıs ile kıyaslandığında 12 Mart İhtilali'nde demokratik manada geriye gidildiğini belirtir. Bu dönemden sonra Balyoz Harekatı dönemi gelir, tutuklamalar tekrar başlar. Öymen o sıralarda ANKA Ajansı’nın sahibi ve yöneticisidir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı gündeme gelir. Bunun üzerine Öymen içinde Yaşar Kemal, Onat Kutlar, Emil Galip Sandalcı, Erdal Öz gibi isimlerin de bulunduğu arkadaşlarıyla siyasi suçlar için idam cezasının kaldırılması için imza toplamaya başlar. Meclise verilecek bir dilekçe haline getirirler. On iki bin civarında imza toplarlar. Erdal Öz ile bir basın toplantısı düzenlerler. Ancak yasa meclisten geçer ve idamlar infaz edilir. İdamları engellemek amacıyla Sofya’ya bir uçak kaçırılmıştır. İmza toplayanlarla uçak kaçıranların beraber hareket ettikleri düşüncesiyle Öymen ve kırk kadar arkadaşını gözaltına alırlar. Sorguya çektikleri başka bir kişi uçağın kaçırılmasının organizasyonunun Altan Öymen’e ait olduğu iddiasında bulunur. Ancak verilen bilgiler temelsizdir. Nitekim Öymen sorgulandıktan sonra suçsuzluğu anlaşılır ancak kendisini iki ay kadar tutuklu tutarlar. 1977-1980 yıllarında parti yöneticiliği ve milletvekilliği yapmış olan Öymen, yayımlanan bir tebliğ sebebiyle siyaset hakkında yazı yazamamaktadır. Cumhuriyet Gazetesi'nde çalışmaktadır. Bunun üzerine genel yayın müdürü Hasan Cemal kendisini yurt dışındaki siyasi haberleri takip edip yazması hususunda görevlendirir. Bunun dışında siyasi olmayan haberler hazırlar. Öymen hem siyasetçi hem gazeteci olarak iki tarafı da tecrübe ettiğini belirtir. Bazı başbakanların gazeteler ve gazetecilikle olan ilişkilerinden bahseder. Gazetede yazılan haberlerin gerçeğe dayanmasının öneminden bahseder. Eskiden gazetelerin sahibinin yazı işleri müdürü de olduğunu belirten Öymen, şimdiki kadar geniş yelpazede ve çeşitli haberlerin çıkmadığını belirtir. Gazete sahiplerinin çeşitli şekillerde baskı altına alındığını belirten Öymen, okurun gazeteleri desteklemesi gerektiğini belirtir.Suat Gezginİstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik BölümüGezgin, Suat. Türkiye sözlü basın tarihi cilt III. Veli Polat, H. Esra Arcan. İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları, 2016
Türk Yetişkinlerinde Dislipidemik Hipertansiyon: Yaygınlığı ve Koroner Riske Bindirdiği Yük.
Onat A, Toprak S, Ceyhan K, Sansoy V. Türk Yetişkinlerinde Dislipidemik Hipertansiyon: Yaygınlığı ve Koroner Riske Bindirdiği Yük. Turk Kardiyoloji Dergisi Ars. 2002; 30: 402-40
IEEE, Publishing in Open Access
B M. Onat is Managing Editor, IEEE Access. Dr. Onat and his team manage the growth and operations of IEEE Access, IEEE’s first open access mega-journal. Bora M. Onat graduated with a Ph.D. degree in Electrical Engineering from Boston University in May of 1998 focusing on solid state devices and photonics. He joined Lucent Technologies Inc. and became the lead designer of 7 different production photodiodes for telecom applications. He joined Infinera, Inc in July 2002, where he lead the design and processing of unique planar lightwave circuits. Dr. Onat joined Sensors Unlimited (now a division of UTC) in Jan. 2004, where his responsibilities included management of epitaxial growth facility and R&D program management of multiple government contracts. While working at Sensors Unlimited, he also obtained an MBA degree from Temple University, Fox School of Business, in August 2007. Dr. Onat also served as Technical Program Manager at Princeton Lightwave Inc. from November 2007 till November 2013, where his responsibilities included R&D program management of government contracts in addition to wafer and chip fabrication operations management. He has published almost thirty publications including technical journals, conference papers, a book chapter and has four awarded US patents. He is also a Sr. Member IEEE and program committee member for IEEE Photonics Society since 2008. Dr. Onat truly believes that Open Access can have a tremendous impact on advancing technology for humanity, especially in developing countries, and strives to make IEEE Access a mega-journal worthy of the IEEE.
IEEE Access® is an interdisciplinary, applications-oriented, all-electronic archival journal continuously presenting the results of original research or development across all of IEEE\u27s fields of interest. Supported by author publication fees, its hallmarks are a rapid peer review and publication process with open access to all readers. A non-profit organization, IEEE is the world\u27s largest professional association for the advancement of technology. IEEE Access is one of three of IEEE\u27s institute-wide publications that started publication in May 2013
Alkol İçiminin Prospektif İncelemede Risk Değişkenleri, Metabolik Sendrom ve Koroner Risk Üzerine Etkileri
Onat A, Hergenç G, Yazıcı M, Uyarel H, Uzunlar B, Toprak S, Sansoy V. Alkol İçiminin Prospektif İncelemede Risk Değişkenleri, Metabolik Sendrom ve Koroner Risk Üzerine Etkileri. Türk Kardiyol Dern Ars 2003; 31:417-2
Erişkinlerinde Apo CIII Düzeyleri: Koroner Risk ve Metabolik Sendrom ile İlişkileri
- Onat A, Hergenç G, Sansoy V, Fobker M, Ceyhan K, Toprak S, Assmann G. Türk Erişkinlerinde Apo CIII Düzeyleri: Koroner Risk ve Metabolik Sendrom ile İlişkileri. Türk Kardiyol Dern Ars 2003; 31:440-5
Metabolic syndrome: nature, therapeutic solutions and options
Introduction: Metabolic syndrome (MetS) defines the clustering in an individual of multiple metabolic abnormalities, based on central obesity and insulin resistance. In addition to its five components, prothrombotic and proinflammatory states are essential features. The significance of MetS lies in its close association with the risk of type 2 diabetes and cardiovascular disease (CVD). This field being an evolving one necessitated the current review
Turkey’s “Genuine” Contribution to Medicine in the Current Century: Major Recent Decline
Objective: To identify publications from Turkey with highest "genuine" contributions to the field of medicine in the past 15 years and evaluate the performance trend
- …
